AÖF Soru Bankası

Toplum Temelli TurizmÜnite 3 Özeti

Sürdürülebilir Toplum Gelişimi ve Toplum Temelli Turizmin Uygulanması

TRZ302U-TOPLUM TEMELLİ TURİZM

Ünite 3: Sürdürülebilir Toplum Gelişimi ve Toplum Temelli Turizmin Uygulanması

Giriş

Sürdürülebilirlik kavramının özünde, insanlığın geleceği ve kullanılan alanın kaynaklarının korunması vardır. Temelinde kaynakların gelecek kuşağa korunarak ve geliştirilerek aktarılması anlayışı bulunan sürdürülebilir kalkınma, ekonomik kalkınma kuramı ile çevrecilik yaklaşımlarının birleşimidir (Sharpley, 2014, s. 2). Sürdürülebilir kalkınma ilkelerine dayanan sürdürülebilir turizm, turistlerin ve bölge halkının ihtiyaçlarının karşılanmasında bütün kaynakların koruma kullanma dengesinde yönetilmesini içermektedir.

Sürdürülebilir Kalkınma ve Turizm

Sürdürülebilirlik Kavramı

Sürdürülebilirlik; bir toplumun, ekosistemin ya da sürekliliği olan herhangi bir sistemin, işleyişini bozmadan, koruyarak, kesintiye uğratmadan faaliyetlerini, süreçlerini ve üretimini gelecekte de devam ettirebilme yeteneğidir. Bir yaklaşım olarak sürdürülebilirlik, insan faaliyetlerinin çevre üzerindeki etkilerinden kaynaklanan, ekonomik, sosyal ve çevresel olumsuzlukların engellenmesini amaçlayan çalışmalardır (Can, 2013). Sürdürülebilirlik yaklaşımının dört temel özelliği bulunmaktadır. Bunlar aşağıdaki şekilde sıralanabilir (Kozak ve Bahçe, 2009, s. 92):

• Genel yaşam kalitesini korumak, • Doğal kaynaklara ulaşımı sürekli kılmak, • Çevre üzerinde kalıcı zarar verecek faaliyetleri engellemek, • Gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılayacak kaynakları tehlikeye atmamak.

Turizmde sürdürülebilirlik, turizme kaynak olan bölgesel/yerel özelliklerin korunması, geliştirilmesi ve bu kaynakların çekicilik özelliğinin devam ettirilmesi olarak ifade edilebilir.

Sürdürülebilir Kalkınma

Sürdürülebilir kalkınma; temel olarak çevresel, sosyal ve ekonomik hizmetleri, ekolojik ve toplumsal sistemlerin varlığını tehlikeye atmadan herkese sunulabilmektir. Kavram Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu tarafından 1987 yılında yayınlanan Brundtland Raporu’nda; “gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneklerinden ödün vermeden günümüzün ihtiyaçlarını karşılayan kalkınmadır” şeklinde tanımlanmıştır. Dünyada; Türkiye dâhil, insanların karşı karşıya kaldığı temel sorunların çözümünü hedefleyen ve Birleşmiş Milletler öncülüğünde hazırlanan “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları” ile konunun önemine dikkat çekilmektedir. Bu amaçlar aşağıda verilmektedir:

1. Yoksulluğa son 2. Açlığa son 3. Sağlık ve kaliteli yaşam 4. Nitelikli eğitim 5. Toplumsal cinsiyet eşitliği

6. Temiz su ve sanitasyon 7. Erişilebilir ve temzi enerji 8. İnsana yakışır iş ve ekonomik büyüme 9. Sanayi, yenilikçilik ve altyapı 10. Eşitsizliklerin azaltılması 11. Sürdürülebilir şehirler ve topluluklar 12. Sorumlu üretim ve tüketim 13. İklim eylemi 14. Sudaki yaşam 15. Karasal yaşam 16. Barış, adalet ve güçlü kurumlar 17. Amaçlar için ortaklıklar

Sürdürülebilir kalkınma stratejisi bu on yedi amaç temelinde; ekonomik, toplumsal ve ekolojik boyut etrafında işlemekte ve bu üç boyut birlikte ele alınarak gerekler arasında bir denge kurmaya çalışılmaktadır (Kahraman ve Türkay, 2012). Bununla ilgili görseli Şekil 3.1 ders kitabının sayfa 73‘nde bulabilirsiniz.

Sürdürülebilir Kalkınma ve Turizm Arasındaki İlişki

Sürdürülebilir kalkınma ile turizm arasındaki temel ilişki doğal olarak çevresel değerlerden kaynaklanmaktadır. Turizm sektörünün temel arz verilerinin bu çevresel değerlerden oluşması turizmi kalkınmayı hızlandıran (Çeken, 2008) ve ekonomide kalkınmanın lokomotifi olarak kullanılan bir sektör yapmaktadır (Bahar vd., 2014). Kalkınma üzerinde olumlu bir değişim meydana getiren turizmin, doğru plan ve programlar kapsamında uygulanmadığında farklı maliyetleri de bulunmaktadır. Turizmin topluma sağladığı fayda ve maliyetler genellikle ekonomik, çevresel, sosyo-kültürel ve politik olarak sınıflandırılır. Ashley (2006) kalkınma içinde turizmin rolünü dört bakış açısıyla özetlemiştir. Buna göre ekonomistler; gelişmekte olan ülkelerde turizmi makroekonomik büyüme ve döviz girişi sağlaması açısından değerlendirirken özel işletmeler; turizmi ticari bir aktivite olarak değerlendirmekte ve ürün geliştirme, çekim bölgesinin rekabetçiliği ve kültürel kaynaklarla ilgilenmektedir. Çevreciler; turizmi doğal ve kültürel kaynakları sürdürme biçimi olarak değerlendirirken kalkınma kurumları ve sivil toplum kuruluşları; turizmi su kaynakları ve yollar gibi altyapılarla yerel toplulukları destekleyen bir araç olarak değerlendirmektedir. Turizm sektörü sürdürülebilirliğin ideal bir şekilde uygulanabileceği bir sektördür denilebilir. Bu durumun gerekçelerini Muhanna (2006) turizmin bazı özellikleri ile açıklamaktadır (akt: Ar ve Çelik Uğuz, 2017):

• Kaynak kullanımında hassas olan turizm sektörü ulaşım dışında yenilenebilir olmayan kaynak tüketmez. • Turizmin kullandığı temel kaynaklar, gelenekler, yöresel ürünler, kültür, vb’dir. Bu kaynaklar turizm yolu ile tekrar canlanır. • Yoksulluğun azaltılmasında etkili bir sektördür. • Sosyal açıdan avantajlı olmayan kişilere istihdam olanağı sağlar. • Bölgesel, yerel ve kırsal kalkınmayı teşvik eder.


• Doğal ve kültürel değerlerin korunması açısından ekonomik bir teşvik sağlar. • İnsanlararası anlayışı ve küresel bilinci destekler.

Sürdürülebilir Turizm ve Toplum Temelli Turizm

Turizm, toplumsal ilişkileri düzenlemede de etkili olan bir araçtır. Diğer taraftan turizm ve sürdürülebilirlik denklemi amaçlar açısından incelendiğinde hareket noktasının toplum olduğu söylenebilir. Toplumun sürdürülebilirliği olmadan turizmin sürdürülebilir olması beklenemez (Richards ve Hall, 2002). Toplum temelli turizm, turizmin bu yönünü ortaya çıkaran bir uygulamadır. Sürdürülebilir turizm, bugünkü turistlerin ve turizm bölgelerindeki halkın ihtiyaçlarını gelecek kuşakların ihtiyaçlarını tehlikeye atmadan karşılamaktır. Bazen bu turizm anlayışı eko turizmle veya kırsal turizm formlarıyla (kuş gözlemciliği, dağcılık, yürüyüş, çiftlik turizmi vb.) eş anlamlı kullanılmaktadır. Bunun nedeni, bu turizm çeşitlerinin ağırlıklı olarak çevresel değerlere dayanmalarıdır. Oysa sürdürülebilir turizm daha öncede belirtildiği gibi çevrenin yanı sıra ekonomik ve sosyal boyutları da kapsamaktadır. Sürdürülebilir turizm bir turizm çeşidi değil, her turizm çeşidinde izlenmesi gereken bir felsefedir. Sürdürülebilir turizm anlayışının bir diğer önemli özelliği de turizm paydaşları arasındaki ilişkinin farklılığıdır. Geleneksel turizmde; turizm endüstrisi, halk ve çevre destekçileri arasında kopuk bir ilişki bulunmaktadır. Sürdürülebilir turizm anlayışında ise halkın, turizm endüstrisinin ve çevre destekçilerinin birbirleriyle dayanışma içerisinde olduğu görülmektedir. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ve Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütüne (UNWTO) göre sürdürülebilir turizmin temel amaçları şunlardır (URL-2):

• Ekonomik Süreklilik • Yerel Kalkınma • İstihdam Kalitesi • Sosyal Katılım ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği • Müşteri Memnuniyeti • Yerelden Kontrol • Toplumsal Refah • Kültürel Zenginlik • Fiziki Bütünlük • Biyolojik Çeşitlilik • Verimli Kaynak Kullanımı • Çevresel Etki

Sürdürülebilir Turizm Gelişiminin Boyutları

Bütüncül ve çok boyutlu olan sürdürülebilir turizm kavramının, sürdürülebilir kalkınma kavramından geliştirildiği dikkate alındığında kavramın doğası gereği ekonomik, sosyal, çevresel boyutları olduğu söylenebilir.

Ekonomik Boyut-Fayda: Toplumun farklı kesimlerinde refah yaratmak ve tüm ekonomik faaliyetlerin maliyet etkinliği üzerinde durmaktır.

Sosyal Boyut-İnsan: Toplumlarda yoksulluğu azaltmaya, yaşam kalitesini korumaya ve iyileştirme ye, kültürel farklılığı ve devamlılığı sağlamaya vurgu yapan bu boyut, insan haklarına saygı gösterilmesi ve toplumun her kesimi için adil ve eşit fırsatların sunulması konularına odaklanır (Zorlu, 2019).

Çevresel Boyut-Dünya: Ekolojik sürdürülebilirlik olarak da bilinen çevresel sürdürülebilirlik bir alanın çevre, biyolojik çeşitlilik ve kaynaklarının korunmasına odaklanır.

Sürdürülebilir Turizm Planlaması

Turizm planlaması; bir dönemde turizm sektöründe ulaşılmak istenen hedefleri, bu hedeflere ulaşabilmek için faydalanılabilecek araçları, olanakları, yapılacak işleri, işlerin gerçekleştirilme zamanları ve işlerde görev alacak birey, kurum ya da kuruluşları gösteren disiplinli bir düzenlemedir (Kahraman ve Türkay, 2012). Genellikle destinasyon planlaması olarak adlandırılan yerel turizm planlaması ise, arazi kullanım planlaması, fiziksel planlama (belirli bölge ve alan planlanması, tesis planlanması, vb.) ve kalkınma planlaması şeklinde olabilmektedir (Ataman, 2010). Sürdürülebilir turizm planlamasında denge esastır. Bir taraftan turizm talebi doğrultusunda, gelen turistlere sunulan hizmet kalitesi yüksek tutulmaya çalışılırken diğer taraftan; bu turistik talebi sağlayan ürünlerin korunması amaçlanır. Turizm planlamasında; destekleme, ekonomik, fiziksel (mekânsal), toplum odaklı ve sürdürülebilir turizm yaklaşımı olmak üzere beş yaklaşım bulunmaktadır (Kuntay, 2004).

Sürdürülebilir Turizm ve Toplumsal Kalkınma

Toplum ile kalkınma kavramlarını bir araya getiren toplumsal kalkınma, insanların eylemlerini bireysel olarak değil gruplar hâlinde gerçekleştirmelerini kapsar. Alternatifleri artıran bir süreç olan toplumsal kalkınma, insanların tam potansiyellerini kullanarak üretken ve yaratıcı bir ortamın oluşmasını sağlar. Toplum dostu ve insan merkezli kalkınmayı sağlamayı amaçlayan toplum temelli turizmde, turizm vizyonunun ve amaçlar ile stratejilerin oluşturulması yerel halkın kontrolünde gerçekleştirilmesi gerekliliği toplum katılımını daha önemli yapmaktadır (Kim vd., 2014).

Sürdürülebilir Turizm ve Toplum Temelli Turizm

Sürdürülebilir turizmin en belirgin özelliği hem yerel halkın hem de turistlerin ihtiyaçlarının karşılanması ve birer ekonomik kaynak olarak kullanılan turistik çekiciliklerin korunarak zenginleştirilmesidir. Toplum temelli turizm özellikle az gelişmiş destinasyonlarda ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda ilerleme kaydetmek için çevrenin korunmasından, kültürlerarası farkındalığın ve bilincin oluşturulmasına kadar tüm yetkinin ev sahibi toplumda olduğu bir turizm yaklaşımıdır. Bu bağlamda toplum temelli turizm anlayışının sürdürülebilir turizmin amacına hizmet edebilen bir anlayış olduğu söylenebilir. iki turizm anlayışının paylaştığı değerler; toplumun


kapasitesinin geliştirilmesi, ekolojik olarak duyarlı projeler, iyi organize edilmiş uyumlu kurulum, adil gelir dağılımı, turist memnuniyeti, tarihi ve kültürel mirasın korunması şeklinde sıralanabilir (Boz, 2013). Her iki turizm anlayışının destek ve denetim mekanizmalarının da benzer olduğu söylenebilir.

Sürdürülebilir turizm ve toplum temelli turizmin; ölçek, kamu/özel sektörün turizme dâhil olma durumu ve yerel halkın rolü gibi konularda farklılaştığı söylenebilir. Sürdürülebilir turizmin, daha öncede belirtildiği gibi, üç temel baskın boyutu (ekonomik, toplumsal ve çevresel) bulunmaktadır. Toplum temelli turizm ise çok boyutlu bir doğaya sahiptir.

Toplum Temelli Turizmin Uygulanması

Toplum temelli turizmin uygulama sürecindeki adımlar bir dizi faaliyetler ve sosyal ortaklıkların geliştirilmesi için paydaşların rollerinden oluşmaktadır. Ancak sürecin başarılı bir şekilde yürütülmesinde ilk ve en önemli ilke, ev sahibi toplumun katılımına odaklanmaktır (Harwood, 2010). Hatton (1999) toplum temelli turizmin geliştirilmesi için sekiz adımdan oluşan bir süreç önermektedir. Süreçteki adımlar: Organize olunması, topluluk değerlerinin tanımlanması, vizyon geliştirme, turistik değerler envanterini oluşturma, turistik değerlerin ölçülmesi, hedeflerin saptanması, etki analizi, iş planı ve pazarlama planı hazırlanması şeklinde sıralanabilir. Toplum temelli turizm uygulamaları sürecine bir diğer örnek ise Hamzah ve Khalifah (2009) tarafından önerilen ve aşağıdaki dokuz adımdan oluşan süreç verilebilir:

• İhtiyaçların belirlenmesi ve toplumu turizme hazırlamak • Topluma turizm konusunda eğitim verilmesi • Yönetim mekanizmasının kurulması ve liderin tanımlanması • Toplumu örgütleme ve geliştirme • Sosyal ortaklıkların geliştirilmesi • Bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesi • Kaliteli ürünlerin planlanması ve tasarımı • Pazar talebini belirleme ve pazarlama stratejisini geliştirme • Uygulama ve işleyişin takibi

Toplum Temelli Turizmin Önündeki Engeller

Toplum temelli turizm karmaşık bir süreçtir ve uygulamadaki gerçeklik her zaman ilkelerdeki idealler ile uyumlu olmayabilir. Toplum temelli turizm, yapısı itibariyle birbirinden farklı gruplar tarafından gerçekleştirilmekte, bu nedenle süreç içerisinde bazı engeller çıkabilmektedir. Söz konusu engeller genellikle toplumun sosyo-ekonomik ve politik özelliklerinden, turizm sisteminin parçalı ve karışık yapısından ve karar verme süreçlerinin karmaşıklığından kaynaklanmaktadır (Ataman, 2010). Toplum temelli turizm uygulama sonuçlarının istenen şekilde gerçekleşmemesi başka bir ifadeyle sonuçların başarısız olması genellikle kaynak ve finansman sorunu ile ilgili olmaktadır. Toplum temelli

turizm uygulamasının önündeki bir diğer engel toplumun turizme katılımı ve insan kaynakları gelişimidir (Boz, 2013). Toplum temelli turizmde profesyonellik eksikliğine bağlı olarak düşük ürün kalitesi ve pazara ulaşmadaki zorluklar uygulamanın önündeki bir diğer engeldir (Strasdas, 2002’den aktaran Arslan, 2016). Toplum temelli turizm uygulamasının önündeki engeller; finansman sorunu, ürün geliştirme ve pazarlama sorunu, toplum yapısı ile ilgili sorunlar ve süreç yönetiminden kaynaklı sorunlar olarak derlenebilir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında