TRZ302U-TOPLUM TEMELLİ TURİZM
Ünite 1: Toplum Temelli Turizm Kavramı, Tarihçesi, Gelişmesi
Giriş
Sürdürülebilir turizm şemsiyesi altında yer alan toplum temelli turizm, yüksek düzeyde toplum katılımını içeren bir turizm çeşididir. Yerel turizmle de ilişkilendirilebilecek toplum temelli turizm, turizmin üzerinde olumsuz etkileri bulunan her şey dahil sistem, kitle turizmi ve büyük işletmeler yerine yerel topluluklarda birey ve grupların, küçük işletme sahiplerinin, girişimcilerin yerel yönetim ve hükümetler tarafından desteklenerek turizme katılımının sağlanmasıyla olumsuz etkilerin en aza indirilmesinin yanı sıra yerelin turizmden en yüksek düzeyde yararlanması sağlanmaya çalışılmaktadır.
Toplum temelli turizm; yerel hizmet sağlayıcılarının ve tedarikçilerin başat rol oynadığı; toplumun, yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının desteklediği; çevresel çekicilik unsurlarının ve yerel kültürün korunduğu sürdürülebilir bir turizm anlayışını destekler. Sadece yatırımcının turizmden elde ettiği kârını artırmaya değil, turizmin toplum ve çevre üzerindeki etkilerine diğer bir ifadeyle günü kurtarmaya değil geleceğe odaklanan bir turizm çeşididir.
Yeni Turizm ve Eski Turizm
Uluslararası turizmdeki hızlı ve baş döndürücü gelişmeler, değişimler ve turist sayılarındaki artış, turizm ilgililerini yeni turizm uygulama arayışlarına yönlendirmektedir. Uluslararası turizm endüstrisinde meydana gelen dönüşüm “eski turizm” ve “yeni turizm” kapsamında incelenebilir. İkinci Dünya Savaşı ve İnsan Hakları Bildirgesi ile başlayan 1945’li yıllar ve 1970’li yılları içine alan kitle turizmi hareketleri, standart ve esnek olmayan seyahatleri karakterize eden süreç “eski turizm” olarak ifade edilebilir (Poon, 2003). Diğer taraftan turizmde esnekliğin, bölümlendirmenin, çeşitlendirmenin ve daha otantik turizm deneyimlerinin izlerini taşıyan 1970’li yıllar sonrası anlayış, “yeni turizm” yani bugünün ve geleceğin turizmi olarak düşünülebilir.
Kitle turizmi veya literatürde sıklıkla Fordist/Fordisyan turizm (Cecilia, Elisabeta ve Magdalena, 2011) olarak da ifade edilen eski turizm, genellikle ekonomik gelire odaklanarak çevresel ve sosyal değerleri büyük ölçüde göz ardı eden, hızlı gelişimle karakterize, üretim ve tüketim odaklı bir turizm çeşididir. Eski turizmin; gelişimin sürdürülebilir olması yerine para akışı yaratma üzerinde durması ve kültür, doğal kaynaklar gibi sürdürülebilirliğin önemli aktörlerine gerekli önemi vermemesi, söz konusu değerleri dikkate alan yeni turizm anlayışlarının ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Bu gelişmeler turizmden elde edilen gelirlerin uzun vadeli olması, sosyal ihtiyaçlara duyarlı olması, ekonomik gelirin toplum içinde kalması, sosyo-kültürel değerlerin korunması ve yavaş büyüme gibi özelliklerle ifade edilebilir. Zamanın değişmesi, bilgi teknolojileri sayesinde bilgiye erişimin kolaylaşması, ulaşımda seyahate teşvik edici yaklaşımlar yeni turistlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Yeni turistlerin farklı
beklentileri, talepleri, deneyim arayışları ve yaşam tarzları yeni turizm olarak nitelenen kavramın önünü açmıştır. Bilgi teknolojilerindeki ilerleme; turizmin yarattığı çevresel, sosyal ve ekonomik tehlikelere yönelik farkındalığı artırmıştır. Diğer yandan; daha önce bilinmeyen destinasyonlarla ilgili bilgilere erişimin kolaylaşması, bu destinasyonlara yakınlık ve merak uyandırmış; yeni bölgeler keşfetme ve bu bölgeleri deneyimleme olanağına sahip yeni bir potansiyel turist kitlesi ortaya çıkarmıştır. Eski turizmin aksine yeni turizm, esneklik, bölümlendirme, çapraz bütünleşme, uygunluk, sağduyu, birlikte oluşturma gibi unsurlara dayalı bir turizm olarak dikkat çekmektedir.
Yeni turizmin geleceğin turizmi olduğunu belirten Poon (1994), bu turizm çeşidinin esneklik, bölümlendirme, daha özgün turistik deneyimler ile karakterize bir turizm çeşidi olması gerektiğini ifade ederek yeni ve eski turizmin ayrımını Tablo 1.1.’de gözler önüne sermektedir
Toplum Temelli Turizm Kavramı, Tarihçesi ve Gelişmesi
Toplum aynı fiziksel çevrede yaşayan belirli kültürü paylaşan insan toplulukları veya grupları olarak ifade edilebilir. Toplum temelli ifadesi ise bir bölgede yaşayan bir grup insanın (yerel halk) sahibi olduğu gelenek, görenek, kültür, doğal miras gibi sosyal ve toplumsal öğeler bütünü olarak açıklanabilir. Yerel halk tarafından bu öğeleri yansıtan mal ve hizmetler de bu kapsamda değerlendirilebilir. Toplum temelli kavramı toplum için toplum mottosunu benimseyen, toplumun önemine vurgu yapan; toplum temelli turizm ise yerel toplumu kapsayan, yönetiminde, gelişiminde ve planlamasında toplumun aktif rolü bulunan turizm çeşidine işaret ettiği belirtilebilir.
Toplum Temelli Turizmin Tanımı
Toplum temelli turizm, yerel toplumun turizm kaynaklarını yönetebilme becerisini güçlendirirken aynı zamanda turizm faaliyetlerine de katılımı olanaklı kılan bir toplum geliştirme aracı olarak nitelendirilebilir. Doğru şekilde uygulanabildiği takdirde yerel halkın turizmin etkilerini kontrol edebilmelerine yardımcı olurken; gelir üretebilmelerine, yerel ekonomiyi çeşitlendirebilmelerine, kültürel bozulmayı önleyebilmelerine, çevreyi koruyabilmelerine ve eğitim fırsatı elde edebilmelerine olanak tanımaktadır. Toplum temelli turizm, turizm kapsamında elde edilen faydaların yerel halkta kalması, yatırıma dönüştürülmesi ve böylelikle kalkınmanın sağlanması amacıyla yerel toplumun sürdürülebilir planlama ve geliştirme faaliyetlerine aktif katılımına vurgu yapar (Beeton, 2006). Diğer geleneksel turizm veya kitle turizm çeşitleri gibi kâr odaklı bir turizm çeşidi olarak görülmemelidir. Uzun dönem planlama yaklaşımı gerektiren toplum temelli turizm, yerel toplum için turizmden elde edilen faydayı arttırmanın yanı sıra, yerel halkı, doğal ve çevresel kaynakları turizmin olumsuz etkilerinden arındırmaya çalışmaktır (Tuffin, 2005).
Toplum temelli turizmde kalkınma şu varsayımlar ekseninde geliştirilmelidir (The Mountain Institute, 2000):
• Kültürel ve doğal kaynakların korunmasına ve geliştirilmesine katkı sağlamalıdır. • Gelişimde emeği bulunan her bir katılımcıya ve topluma turizm gelirlerinin arttırılmasıyla ve diğer faydalarla yarar sağlamalıdır. • Belirli bir katılım düzeyine sahip olmalıdır. • Sosyal ve çevresel açıdan ziyaretçilere sorumlu ürün sunmalıdır.
Toplum temelli turizme yönelik gerçekleştirilen bazı tanımlamalar şunlardır:
• Sosyal ilişkiler ve gelişim kapsamında yapılan bir tanımlamaya göre toplum temelli turizm, turist ve yerel halkın bir arada olmasına, turistlerin yerel halkın gündelik yaşam pratiklerini deneyimlemelerine olanak sağlayan, ekonomik olarak yerel halkın kalkınmasına yol açan bir turizm çeşididir. • Toplumsal yaşam pratikleri ve etkileşim çerçevesinde yapılan diğer bir tanımlama; toplum temelli turizmin, toplum tarafından toplum yararı için yönetilen ve toplumun sahibi olduğu, turistlerin toplum ve toplumsal yaşam biçimlerini öğrenmelerine ve farkındalıklarının arttırılmasına olanak tanıyan bir turizm çeşidi olduğuna vurgu yapmaktadır (Suansari, 2003). • Toplum temelli turizme kaynak oluşturan kaynaklar bağlamında yapılan tanımlamaya göre, sürdürülebilir geçim kaynaklarını destekleyerek, sosyo-kültürel değerleri ve doğal-kültürel miras kaynakları koruyarak toplum refahına katkı sağlayan, yerel toplum düzeyinde bireylerin sahibi olduğu, işlettiği, yönettiği veya koordine ettiği turizm faaliyetleridir. • Toplumsal refahın dikkate alınarak yapılan tanımlamada; toplum temelli turizm, dünyanın herhangi bir kırsal yerinde yoksul veya ekonomik olarak çökmüş toplumların sürdürülebilir bir şekilde evlerini ve toplumlarını kültürel, rekreasyonel ve eğitimle ilgili seyahat deneyimi arayışı içinde olan turistlere açan bir turizm çeşidine işaret eder (O’Neil, 2008).
Yukarıdaki tanımlamalar ve açıklamalar ışığında toplum temelli turizmi oluşturan kavramsal çerçevenin aşağıdakilerden meydana geldiği belirtilebilir:
• Özellikle kırsal bölgelerdeki yerel halkın veya küçük yerleşim yerlerindeki insanların refahını, kültürel ve çevresel değerlerinin korunmasını amaçlaması, • Turistlerin, yerel toplum içinde ağırlanması, • Elde edilen gelirlerin bir kısmının toplumun kalkınması ve/veya kültürel ve doğal mirası değerlerinin korunması ve bakımı için ayrılması,
• Yerel halkın turizm planlamasına, karar alma, geliştirme ve uygulama süreçlerine dahil edilmesi.
Toplum Temelli Turizmin Gelişimi
Kitle turizminin yıkıcı etkilerinin bir sonucu olarak sürdürülebilir turizm kapsamında araştırmalar 1990’lı yıllar itibariyle dikkat çekici boyutlara ulaşmıştır. Ancak sürdürülebilir turizm çatısı altında toplum temelli turizme yönelimin izlerini çeşitli kurum ve kuruluşların uygulamalarında görebilmek mümkündür. Gelişmekte olan ülkelerin teknik ve finansal kaynaklarının, artan insan nüfusu ve buna bağlı olarak insan gereksinimlerini karşılayacak ve doğal kaynakları koruyabilmeyi sağlayabilecek merkezi bir düzenleme ve yönetim sisteminin olmaması yeni koruma yaklaşımlarının denenmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Ayrıca hızla artan insan nüfus karşısında biyo-çeşitliliğin korunabilmesinin aktif toplum katılımıyla gerçekleştirilebileceğinin anlaşılmasını sağlamış böylelikle toplumun istek ve ihtiyaçları da dikkate alınarak bir dizi uygulamalar gerçekleştirilmiştir (Well, Bradon ve Hannah, 1992). Bu uygulamalar toplum temelli turizmin çatısını oluşturan sürdürülebilir turizmin henüz tartışılmadığı dönemlerde ortaya çıkan, doğrudan toplum temelli turizmle ilgili atılan adımlar olmamasına rağmen, ileriki dönemler için toplum temelli turizmin nüvesi olacak uygulamalardır. Toplumun aktif katılımının sağlanmasıyla gerçekleştirilen programların öncü çalışması UNESCO tarafından 1974 yılından İnsan ve Biyosfer Programı ile başlamıştır. Bunu 1980 yılında hükûmet, hükümet dışı çeşitli kurum ve uzmanlar tarafından düzenlenen Dünya Koruma Stratejisi ve III. ve IV. Dünya Ulusal Parklar Kongreleri, Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nın 1985 yılında hazırladığı Doğal Alanlar ve İnsan İhtiyaçları Programı, 1987 yılında Dünya Çevresel Kalkınma Komisyonu’nun çevresel kalkınma için ülkeleri bir araya getirme önerisi ve son olarak ekosistemdeki tüm canlıların sorunlarını ve etkileşimini dikkate alan Ekosistem Temelli Yönetim yaklaşımı izlemiştir. Biyo-çeşitliliğin korunmasını temel alan bu eğilimler, toplum temelli koruma yaklaşımı olarak adlandırılan “toplum için toplum” ve “toplumla toplum” mottolarını benimseyen yeni bir paradigma dönüşümünün oluşturulmasını sağlamıştır (Rao ve Geisler, 1990). Sürdürülebilir turizm çatısı altında 1990’lı yıllar itibariyle uygulanmaya çalışılan toplum temelli yaklaşımların ise 1970’li yıllarda gerçekleştirilen uygulamaları temel aldığını ifade etmek mümkündür. Turizmde meydana gelen paradigma dönüşümü ışığında son yirmi yılda toplum temelli turizm büyük ivme kazanarak yerel halkın ve küçük ölçekli işletmelerin turizmden fayda sağlamasının önünü açmıştır.
Turistik deneyimi unutulmaz kılması, ziyaret edilen bölgenin kültürel ve doğal sermayesini koruması ve toplumu güçlendirmesi gibi nedenlerle yerel yöneticilerin, hükümet yetkililerinin yanı sıra Dünya Turizm Örgütü gibi çok sayıda uluslararası kurum ve kuruluş toplum temelli turizmi desteklemektedir. Toplum temelli turizm birçok ülke ve bölge için önemli bir turizm çeşidi olarak görülmektedir. Tayland, Kamboçya, Endonezya ve diğer
ülkeleri kapsayan bölgeler arasında ise Afrika, Karayipler, Avustralya ve Avrupa bölgesinde çok sayıda ülke için toplum temelli turizm, turizm endüstrisinin önemli bir türünü oluşturmaktadır (Amin ve Ibrahim, 2015).
Toplum Temelli Turizmin Özellikleri
Toplum temelli turizme yönelik gerçekleştirilen faaliyetlerin kapsamlı araştırılması, incelenmesi ve yapılan karşılaştırmalı değerlendirmeler sonucunda, söz konusu turizm çeşidinin özelliklerinin aşağıda belirtilenleri içermesi gerektiği görülmüştür (Sharpley, 2009; Boonratana, 2010; UNWTO, 2013):
• Yerel toplumun ve turistin korumaya yönelik farkındalığını artırır. • Turist deneyiminin parçası olarak doğa karşılaşmalarının yanı sıra doğal alanlardaki özgün kültürel karşılaşmaları içerir. • Büyük ölçüde uzmanlaşmış küçük ve yerel halkın sahipliğindeki işletmeler tarafından küçük gruplara hizmet sunulur. • Ekonomik fayda sağlayarak doğal ve kültürel alanların korunmasını destekler. Yerel toplumun değerlerini canlı ve dinamik bir şekilde yansıtır. • Turiste ve yerel halka karşılıklı fayda sağlar. • Yerel tarihi, kültürü, mirası, yaşam tarzını ve doğal kaynakları temsil eder, özgünlüğünü korur. Var olan kaynaklara değer kazandırır. • Yerel kapasiteyi yapılandırmak için diğer organizasyonlar ve paydaşlarla iş birliği oluşturur. • Yerel toplum turistlerin ilgisini çeken geleneksel yaşamı ve kültürü korur. • Yerel halkın katılımıyla planlanır, geliştirilir ve yönetilir. Yerel toplumun tüm bireylerine turizmden eşit düzeyde faydalanabilme fırsatı sunar. • Turizmden üretilen gelir alternatif veya ek bir kaynak olarak yoksulluğun azaltılması için kullanılır. Turist gelirlerinin bir kısmı toplumsal projelerde kullanılır. • Turizmin olumsuz etkilerine karşı toplumda farkındalık oluşturur ve bunları azaltmak için önlemler almaya teşvik eder. • Ziyaret öncesi veya sırasında turistlerin sosyal ve kültürel normlara ilişkin bilgilendirilmesiyle sorumlu davranışa teşvik eder. • Turist ve yerel halk arasındaki etkileşim hoşgörü, anlayış ve kültürlerarası öğrenmeyi güçlendirir. • Ev sahibi toplum, turistler ve diğer paydaşlar kutsal değerleri metalaştırmaktan kaçınmak zorundadır.
Toplum Temelli Turizmin Hedefleri
Toplum temelli turizm, ticari işletme faaliyetlerinin ve yönetiminin yerel topluluğun kontrolü altında bulunan bir turizm modeldir. Toplum temelli turizmin yerel toplum gelirini artırmak, yerel toplum ve turist etkileşimini artırmak, gelirleri yerel ekonomi içinde tutmak, yerel
toplumları yetkilendirmek, kültürel kimliği korumak, doğal kaynak yönetimi ve yaban hayatı korumaya yönelik tutum geliştirmek ve sürdürülebilir turizmi geliştirmek gibi ana hedefleri vardır. Toplum temelli turizmin ana hedefleri bütüncül bir yaklaşımla değerlendirildiğinde, söz konusu hedefler ekonomik, kültürel, çevresel, sosyal ve yönetimsel (politik) çerçevesi içinde değerlendirilebilir. Bu ifadeyi destekler bir yaklaşımla yapılan bir değerlendirmede toplum temelli turizmin hedefleri Şekil 1.1.’de şemalaştırılmıştır.
Toplum temelli turizmin hedeflerine yönelik yapılan tüm değerlendirilmeler dikkate alındığında; hedefin sürdürülebilir bir toplum inşa etmek olduğu anlaşılmaktadır. Bunu sağlama sürecinde ise diğer tüm çevrelerin desteğini sağlayarak onları ekonomik, sosyal kalkınmayla teşvik etmektedir. Toplum üyelerine yönetimde yer vererek sorumluluk yüklemekte, üyelerin katılımda rolünü pekiştirmektedir. Turizmden sağlanan faydaların büyük ölçüde kültürel değerler, bozulmamış doğa ve doğal yaşamla ilişkili olduğu konusundaki farkındalığın oluşturulmasını ve toplumun bu değerleri korumasına yönelik daha dikkatli bir tutum sergilemelerini sağlayacaktır. Benzer şekilde toplum temelli turizm yaklaşımlarının uygulandığı bölgeleri ziyaret eden turistlerin, bölge halkına, kültürüne, toplumsal değerlere vb. diğer tüm değerlere yönelik bilgilendirilmesi yoluyla bunların korunmasının sağlanması sürdürülebilirlik açısından önemlidir. Bu ifade edilenler, toplum temelli turizm hedeflerinin sağlanabilmesinin öncülleri olarak görülebilir. Bunun nedeni toplum temelli turizmin devamı ancak yukarıda sözü geçen turizm çekiciliklerinin bir toplum için özgün olması, farklı olması veya biricik olmasıyla mümkündür. Bu nedenle otantikliğin korunması oldukça önemlidir.
Toplum Temelli Turizm Yararları ve Olası Zararları
Toplum temelli turizmin toplumlara fayda sağladığı, turist deneyimlerine değer kazandırdığı ve kültür, doğal kaynaklar vb. turistik çekicilik unsurlarını koruduğu bilinmektedir. Tuffin (2005), toplum temelli turizmin yararlarını ekonomik, sosyal, kültürel, çevresel, politik, eğitim açısından sağladığı fayda ve sağlık açısından sağladığı fayda olmak üzere yedi kısımda incelenebileceğine vurgu yapmaktadır.
Toplum temelli turizme yönelik etkili planlamanın gerçekleştirilmemesi sonucunda meydana gelebilecek sorunları çevresel, sosyal, ekonomik ve kültürel düzlemde incelemek mümkündür. Toplum temelli turizmin destinasyonda fiziksel bozulmaların görülebilmesi, aşırı kullanıma bağlı olarak kaynakların tahrip edilebilmesi, alt yapı ve üst yapı sorunlarının yaşanabilmesi, tarihi, mimari ve arkeolojik yapılarda bozulmaların meydana gelebilmesi gibi çevresel zararları söz konusu olabilir. Ekonomik zararları arasında turizme bağımlılığı artırabilmesi, gelir adaletsizliğine neden olabilmesi, turizm gelirlerinin belli bölgeler ve topluluklar tarafından elde edilmesine yol
açabilmesi, bölgede sunulan mal ve hizmetlerde fiyat artışına neden olabilmesi ve bölgenin tarımsal faaliyetlerinde azalma meydana gelebilmesi sayılabilir. Suç oranlarında artış gözlenebilmesi, güvenlik duygusunun azalabilmesi, aile birliğinde bozulma görülebilmesi, toplumsal sınıfların ortaya çıkmasına yol açabilmesi, turist ve yerel toplum arasında çatışmalar yaşanabilmesi ve yaşam tarzlarında değişime neden olabilmesi toplum temelli turizm kapsamında turizmin neden olacağı olumsuz sosyal durumlardan bazılarıdır.
Toplum temelli turizmin geliştirilmesi planlanan bölgelerin dikkat çekici çevresel ve doğal güzelliklerinin yanı sıra özgün kültürel yapıya sahip olduğu dikkate alındığında kültürel düzlemde meydana gelen ve farkındalığın oluşturulması gereken belli bazı olumsuz sonuçları kültürel değerler metalaşabilmesi, örf, adet ve gelenekler gibi kültürel unsurların yozlaşabilmesi, dilin bozulabilmesi, özgün zanaat ürünlerinin özelliğini kaybetmesine yol açabilme olarak sıralanabilir.
Toplum Temelli Turizmin Paydaşları
Toplum temelli turizm araştırmalarında farklı görev ve sorumluluklara sahip paydaşlara yer verilmektedir. Öncelikli amaçlarından birinin toplumsal kalkınma olduğu toplum temelli turizmin merkezi öneme sahip paydaşları arasında yerel toplum, hükümetler, yardım kurumları veya sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve turist sayılabilir.
Yerel toplum: Toplum temelli turizmin gelişmesi ve sürdürülebilir olmasında, yerel halkın bu mekanizmanın önemli bir fonksiyonunu yerine getiren bileşen olduğu söylenebilir.
Hükümet: Hükümetler, çeşitli bakanlıklar veya devlet destekli diğer turizm geliştirme kurumları aracılığıyla sistem, politikalar, planlamalar ve düzenlemeler yayınlayarak yatırımcıları turistik yatırımlara teşvik etmek ve gelişimi kontrol etmektedir. Bir paydaş olarak hükümet; kanun, finans, bilgi, deneyim, eğitim ve yerel halkı yetkilendirerek katılım, karar alma, sahiplik, fayda ve maliyetlerin dağılımı gibi tüm süreçlerde eşitliğin sağlanmasına katkı sağlamakta; ekonomik çerçeveyi şekillendirmekte, alt yapıyı geliştirmekte, işletmelerin faaliyette bulunduğu çevreleri düzenlemekte ve tanıtım ve pazarlamada rol oynamaktadır.
Yardım Kurumları veya Sivil Toplum Kuruluşları: Gerek küçük ölçekli yerel kuruluşların gerekse çok uluslu büyük ölçekli sivil toplum kuruluşlarının turizmin kalkınmasında istihdam yaratmak, koruma alanlarının zarar görmesini engellemek, turizmin aşırı ve kontrolsüz gelişmesindeki endişeleri dile getirmek gibi rolleri bulunmaktadır.
Özel sektör: Özel sektörün; herhangi bir meslek odasına bağlı olmadan faaliyette bulunan, yerel rehberler gibi formel olmayan girişimcileri, seyahat acentalarını, otel işletmelerini ve yerel zincir otelleri, tur operatörleri ve uluslararası oteller gibi formel küçük ve orta ölçekli girişimleri kapsadığı söylenebilir.
Turist: Turistler tatilleri süresince turizm faaliyetlerine katılarak pasif rol oynayabilecekleri gibi destinasyonun ve toplumsal değerlerin zarar görmemesine yönelik koruyucu bir tutum sergileyebilir, yerel halkın kültürüne uygun bir davranışla gündelik pratiklerin uygulanması şeklinde aktif bir rol üstlenerek kalkınmaya destek olabilir.
Toplum Temelli Turizmin Başarı Faktörleri
Toplum temelli turizmin başarısının belirleyicileri arasında on temel faktörden bahsedebilmek mümkündür.
1. Yerel mülkiyet; turizmle ilgili işletmeler ve turizm çekiciliklerine ilişkin yerel topluma sahiplik hakkının verilmesi olarak düşünülebilir. 2. Yaşam kalitesi; turizmin gelişmesinin bir sonucu olarak yaşam kalitesinin artması olarak ifade edi- lebilir. Yaşam kalitesi yükselen bireyler turizme ve turizme kaynak oluşturan diğer tüm çekiciliklere sahip çıkmada önemli bir faktör olarak değerlendirilebilir. 3. Turist memnuniyeti; kalkınmayı sağlayan en önemli unsurlardan biri olarak turistler, toplum temelli turizmin bugün olduğu gibi gelecekte sürdürülebilir olmasının önemli aktörlerindendir. 4. Turizmin gelişim düzeyi; sürdürülebilirlik için oldukça önemlidir. 5. Ortaklık ve iş birliği; yerel halk, hükümet, sivil toplum kuruluşları, turistler gibi paydaşlarla iş birlikleri ve ortaklıklar olmaksızın toplum temelli turizmin başarıya ulaşması oldukça zordur. 6. Kaynakların korunması; turistlerin dikkatini çeken önemli çekicilikler arasında yer almaktadır. 7. Toplumsal katılım; Turist yerel halk etkileşimi ve iletişimi toplum temelli turizm için oldukça önemlidir. 8. Fayda paylaşımı; turizmin gelişimiyle elde edilen gelirlerin tüm paydaşlar arasında eşit bir şekilde paylaşımı sağlanmalıdır. Aksi halde toplum temelli turizmin önemli kavramlarından biri olan eşitlikten bahsedilemez. 9. İletişim; tüm paydaşlar arası iletişim dengeli toplum temelli turizmin gerekliklerindendir. Paydaşlar için neyin değerli olduğu, ihtiyaçların neler olduğu, tatminin nasıl sağlanabileceği gibi pek çok sorunun cevabı iletişimle yanıt bulabilir. 10. Yönetim ve liderlik; turizmin kalkınmasına öncülük eden lider ve yöneticiler pek çok sorunun aşılmasında önemli rol oynamaktadır.