TRZ206U-TURİZM VE İLETİŞİM
Ünite 7: Kültürlerarası İletişim ve Turizm
Kültürlerarası İletişim
Günümüzde yaşanan teknolojik gelişmeler ve ekonomik küreselleşme nedeniyle eskiye oranla, farklı dünya görüşüne, farklı değer ve normlara, farklı davranış örüntülerine, dolayısıyla farklı kültürlere sahip daha fazla insan bir araya gelerek iletişim kurmaktadır. Kültürlerarası iletişim iki temel kavramın tanımlanmasıyla anlaşılabilir: Kültür ve iletişim.
Kültür çok çeşitli biçimlerde tanımlanabilir. En genel düzeyde bir toplumdaki maddi ve sembolik üretim olarak tanımlanabileceği gibi bir grup insanı diğerlerinden ayıran gündelik hayattaki uygulamaları, gelenekleri ve alışkanlıkları kapsayan bir yaşam biçimi olarak da tanımlanabilir. Ama her şeyden öte kültür bir arada yaşayan insanların birlikte anlam inşa ettikleri bir yaşam düzenidir. Anlam inşa edilen etkinlikler açısından kültür ikiye ayrılır: Maddi ve manevi kültür. Maddi kültür teknoloji, üretim araçları, ekonomik-finansal sosyal altyapı vb. unsurları içerirken manevi kültür dil, din, ahlak anlayışı, değer yargıları, adet ve gelenekleri içerir. Manevi kültür bir insan topluluğunu diğerinden ayıran bir zihniyete işaret ettiğinden maddi kültürden ziyade manevi kültür kültürlerarası iletişimin konusunu oluşturur.
Diğer yandan iletişim bilginin, düşüncelerin, duyguların ve becerilerin aktarılması süreci olduğu kadar bir anlam yaratma sürecidir. Diğer bir deyişle iletişim, insanların kolektif olarak toplumsal gerçekliği yaratıp düzenledikleri bir süreçtir. Kültür ve iletişim kavramları yan yana geldiğinde kültür yapıyı, iletişim ise daha çok süreci işaret etmektedir.
En genel anlamıyla kültürlerarası iletişim farklı kültürler arasındaki bilgi alışverişidir. Farklı kültürler terimi aynı topluluk içindeki alt kültürleri de içermektedir. Kültürlerarası iletişimin amacı farklı kültürler arasındaki iletişimi anlamak, açıklamak ve iletişim süreçleriyle ilgili tahminlerde bulunmaktır.
Schmidt kültürlerarası iletişimin üç yaklaşımla incelenebileceğini ileri sürer: Pozitivist yaklaşım, göreceli yaklaşım ve yapılandırmacı yaklaşım. Pozitivist yaklaşıma göre bir ülkenin kültürü somut olarak ölçülebilen ve algılanan unsurlarla öğrenilebilir. Bunlar sanat, mimari, edebiyat vb. unsurları kapsar. Göreceli yaklaşım kültürler arasındaki benzerlik ve farklılıkların öğrenilmesini kapsar. Yapılandırmacı yaklaşım farklı kültürlerin zihinsel yapılarının empati yoluyla öğrenilmesini kapsar.
Kültürlerarası İletişimin Özellikleri
Kültürlerarası iletişimin özellikleri şöyle özetlenebilir:
• Kültürlerarası iletişimin doğası kesin olarak tanımlanamadığı için bu iletişim süreci engellerle doludur. Farklı kültürü kendininkiyle benzer varsaymak, davranışları yanlış yorumlamak vb. • Kültürlerarası iletişim tarihsel, toplumsal ve çevresel faktörlere göre değişkenlik gösterir. Daha spesifik olarak kişiler arası mesafe,
ilişkiler, arkadaşlıklar, toplumsal sınıf sitemi, cinsiyet, toplumsal normlar, gelenekler, etik kurallar bu faktörler arasında sayılabilir. • Kültürlerarası iletişimin başarısı tarafların normları, etno-merkezciliği, kalıp düşünceleri ve önyargılarından etkilenmektedir. Taraflar doğru- yanlış ve iyi-kötünün kültüre özgü olduğunu kabul etmelidir. • Kültürlerarası iletişim farklı ülkeler arasındaki iletişimle sınırlı değildir. Aynı ülke içinde farklı alt kültürler arasında, aynı şehir ve aynı hatta aynı mahalle içinde bile kültürlerarası iletişim mümkündür. Dolayısıyla bu iletişim belirli alanlarda ve sınırlı zamanlarda gerçekleşen bir iletişim değildir. • Kültürlerarası iletişim sonucunda ortaya bazı iletişim sorunları çıkabilir. Bunlar anlaşamama, yanlış anlama, önyargı, mesafeli durma, sosyal ve psikolojik izolasyon gibi olumsuz sonuçlardır. • Kültürlerarası iletişim sürecinde dil, din, tarihsel bağlar, sosyal yapı, psikolojik dinamikler gibi temel konuların yanı sıra siyaset, diplomasi, medya, sanat, spor gibi faaliyetler de yer alır. • Kültürlerarası iletişim sürecinin amacı farklılıkları azaltıp yok etmek değil, farklılıkları kabul etmek ve farklılıklara saygı durmaktır. Dolayısıyla önyargı ve genellemelerden kaçınmak gereklidir.
Kültürlerarası İletişim ve Turizm İlişkisi
Turizm farklı kültürden insanları bir araya getiren ve aralarında iletişim başlatan bir olgudur. Kültür değişimi ve kültürün yayılmasına aracılık eden en önemli endüstri turizmdir. Turizm sayesinde yerel kültür değerli hale gelir. Yerel halk hem kendi kültürünü hem de yabancı kültürü öğrenir. Yeni teknoloji, dünya ekonomik merkezlerinin değişmesi ve nüfus artışı nedeniyle günümüzde milyonlarca insan turist olarak dünyanın en uzak köşelerine gitmektedir.
Kültür ve turizm arasındaki ilişki kültürün turizme neden olması ve turistlerin gittikleri kültüre etkileri yoluyla iki boyutlu görülebilir. Ayrıca turist deneyimleriyle gerçekleşen kültürleşme yoluyla kültürün yeni formları oluşmaktadır. Çok kültürlü yapının temeli olan kültürleşme en az iki farklı kültürün sürekli ilişki içinde olmasıdır.
Turistlerin gittikleri her destinasyonun kendine özgü kültürel yapısı ve değerleri vardır. Bu kültürel unsurlar arasında yaşam tarzı, gelenekler, normlar, müzik ve sanat, el işleri, el sanatları, dini inançlar, eğitim sistemi, dil ve boş zaman aktiviteleri sayılabilir.
Turizm bağlamında kültürlerarası iletişim turist-yerel halk, turist-turist, turist-potansiyel turist ve turist-tedarikçiler arasında gerçekleşse de, bunlar içinde en önemli olanı turist ile yerel halk arasındaki etkileşimdir. Bir destinasyonun turizminde istihdam edilen kişiler (taksi
şoföründen tur rehberine kadar) yerel halktan vatandaşlardır. Turistler ile yerel halk üç alanı paylaşmaktadır: Mekansal alan (plaj ve park gibi ortak alanlar, ulaşım, eğlence gibi ticari hizmetlerin paylaşımı, hastane ve polis gibi topluma destek hizmetlerinin paylaşımı), geçici alan (mekansal alanların yerel halk ve turistleri için anlamının farklı olması, yerel halkın sürekli ama turistlerin geçici olarak kullandığı alanlar, sorumluluk ve saygı alanı (turistlerin bu alanları koruma sorumluluğu yokken yerel halkın böyle bir sorumluluğu vardır.). Turist- yerel halk, “burası-orası”, “ev sahibi-misafir” gibi ayrımlar temelinde paylaşılan ve paylaşılmayanları incelemek için sayfa 191’deki Tablo 7.1’i inceleyiniz.
Turistlerle yerel halk arasında gerçekleşen üç ana iletişim durumu şunlardır:
1. Turistlerin yerel halktan ürün ve hizmet satın alması 2. Herhangi çekici bir etkinlikte yerel halk ve turistlerin yan yana gelmesi 3. İki tarafın da bilgi alma sırasında yüz yüze gelmesi
Farklı bir kültürle ilk kez karşılaşan bireylerin verdiği tepkilerden biri kültürü şokudur. Yeni bir kültürel ortama girmek, bilinmeyen uyaranlarla çevrili olmak, hiç aşina olmadığı yaşam biçimiyle karşılaşmak, soru soramama, cevapları anlamamak gibi deneyimler kültür şokunu ifade eder. Kültür şokunun olumsuz sonuçları vardır: Zorlanma, kişinin tanıdık çevreden uzaklaşmasının yaşattığı kayıp hissi, yeni ortamla başa çıkamamaktan kaynaklanan iktidarsızlık hissi, utanç, aşağılanma, depresyon, yeni ortamda reddedilme hissi, ev sahiplerine yönelik olumsuz duygular, yeni dil öğrenmeyi reddetme, sinirlilik, yorgunluk, girişimlerde azalma bunlar arasındadır.
Turistlerin de yerel halk üzerinde sosyal ve psikolojik etkileri vardır. Sosyal taşıma kapasitesi kavramı yerel halkın turist davranışlarına ya da turistin yerel halkın tutum ve davranışlarına tahammül etme sınırını tanımlar.
Turizmde Kültürlerarası İletişim Örnekleri
Turizmde kültürlerarası iletişimin temelini belirleyen turist tarafındaki unsurlar turistlerin profili (yaş, eğitim, gelir vb.), kalış süreleri, turist sayısı, turizm sezonunun süresi, turistlerin yerel halka yönelik tutum ve davranışları iken; yerel halk tarafındaki unsurlar yerel halkın profili (yaş, eğitim, gelir vb.), sahip oldukları kültür (değerler, normlar, dil, din, yeme-içme alışkanlıkları vb.) ve turistlere yönelik tutum ve davranışlarıdır.
Kültürün önemli bir ögesi olan dil, turistlerle yerel halk arasındaki iletişimde çok önemlidir. Dil yoluyla anlaşılamadığında pek çok zorluk yaşanır, bu durumunda devreye turist rehberleri girer. Turist rehberleri yerel halk ile turistler arasındaki kültürel etkileşimde aracılık rolü oynarlar. Ayrıca farklı fillerde hazırlanan haritalar, kent rehberi kitapçıkları, yön levhaları, yemek mönüleri, tanıtım levhaları dil sorunlarını büyük ölçüde çözmektedir.
Dile ilişkin olumsuz bir boyut da yerel halkın yabancı dilden çok etkilenerek, yerel dilin bozulmasıdır.
Başka bir kültürel öge dindir. Kültürlerarası iletişim açısından dinle ilgili turizm iki şekilde gerçekleşir: Kendi dinince kutsal sayılan yerleri ziyaret (hac) ve kutsal mekanların başka dinlere mensup insanlarca ziyaret edilerek kültürün tanınması.
Yeme-içme turizmdeki belki de en güzel iletişim örneklerini barındıran kültürel ögedir. Yemeğin hazırlanışı, sunumu, yemek saatleri, yemek porsiyonları vb. bir toplumun yemek kültürünü oluşturur. Yemek yemek sadece fizyolojik bir ihtiyacı gidermek değil pek çok kültürel anlamı (statü simgesi, dostluk, arkadaşlık, toplumsallaşma aracı vb.) olan bir aktivitedir. Yemek aynı zamanda iletişim ortamı, iletişim biçimi, iletişim içeriği gibi iletişimin pek çok yönüyle ilişkilendirilebilir. Türk kültürünün parçası olan yemek kültürü Türklerin misafirperverliği ile de ilişkilendirilir. Yiyeceklerin yanı sıra içecekler de kültürlerarası iletişimin önemli bir ögesidir. Örneğin şarap turizm endüstrisinde çok önemli olan bir içecektir. Şarap tadım turları popüler turizm aktivitelerinden biridir. Bu bağlamda Türkiye’den de Türk kahvesi örneğinden bahsedilebilir.
Mimari bir destinasyonun tarihi ve estetik kimliğini yansıtan bir kültürel ögedir. İletişimin gerçekleşebilmesinin koşullardan biri de anlamın oluşturulması ise toplumsal değerler bu süreçte önemli rol oynar. Toplumsal değerlerin en önemli göstergelerinden biri yaşam alanlarıdır. Bu yaşam alanları ve yapılar kültürel kimliği yansıtır.
Spor etkinlikleri ve organizasyonları farklı kültürleri bir araya getirme kaynaştırma ve farklı kültürlerin tanınmasına olanak sağlamasından dolayı kültürlerarası iletişim açısından önemli turizm faaliyetleridir. Uluslar arası iyi niyet atmosferinin oluşmasında, farklı kültürlerin aktarılmasında ve sağlıklı kültürlerarası ilişkilerin kurulmasında spor organizasyonlarının önemli bir payı vardır. Bunun en güzel örneği olimpiyatlardır.
Turizm endüstrisinde yaşam tarzının önemli bir yeri vardır. Turistler yerel halkın yaşam tarzını, geleneklerini, tavır ve davranışlarını merak ederken yerel halk da turistlerin yaşam tarzlarını merak eder. Aralarındaki bu etkileşim turizmin kültürel etkilerinin bir sonucudur ve yerel halk üzerindeki etkisi her zaman olumlu olmayabilir. Yerel halkın ahlaki değerlerinin değişimi, turistlerin yaşam biçimlerine özenme, alkol ve uyuşturucu kullanımının artması, suç oranında artış, kültürün ticarileşmesi gibi olumsuz etkilerden söz edilebilir. Ama diğer taraftan paylaşma, yardım etme, misafirperverlik, hoşgörü, saygı duyma gibi olumlu davranışların gelişmesinden söz edilebilir. Turistler açısından da yerel halkla etkileşimin olumlu ve olumsuz sonuçları olabilir.