AÖF Soru Bankası

Genel Turizm BilgisiÜnite 8 Özeti

Türkiye’de Turizm ve Turizmde Yeni Eğilimler

TRZ201U-GENEL TURİZM BİLGİSİ

Ünite 8: Türkiye’de Turizm ve Turizmde Yeni Eğilimler

Giriş

Turizm, gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler bakımından en önemli gelir kaynağı olmanın yanısıra, diğer sektörlere göre en hızlı gelişen sektörler arasındadır. Özellikle gelişmekte olan ülkeler için turizm, ekonomik büyümede ve bu doğrultuda yeni istihdam olanakları yaratmada en önde gelen sektörlerdendir. Bu nedenle, ekonomik etkisi diğer sektörlere göre daha kısa zamanda hissedilmektedir.

Türkiye’de Turizmin Tarihsel Gelişimi

Geçmişten günümüze Türkiye toprakları gerek jeopolitik konumu gerekse birçok zengin kaynağa sahip olması, tarih boyunca bu coğrafyanın çok büyük medeniyetlere ev sahipliği yapmasına neden olmuş ve söz konusu bu durum, Türkiye topraklarının kültür, sanat ve ticaret anlamında önemli bir merkez, aynı zamanda da turizm açısından oldukça tercih edilen bir coğrafya hâline gelmesine yol açmıştır. Geçirmiş olduğu değişimlerle birlikte, sosyoekonomik yapı üzerindeki etkileri artarak devam eden turizm sektörü, giderek önemli bir endüstri hâlini alırken, bugünkü konumuyla da değişmeye başlamıştır.

Cumhuriyet’in İlanından Önceki Dönemde Türkiye’de Turizmin Tarihsel Gelişimi

Dünyadaki turizm hareketlerinin gelişimi özellikle İkinci Dünya Savaşı ve sonrasında hızlı bir gelişim dönemine girmiş ve bu doğrultuda da tüm ülkeler bu sektöre eskiye nazaran daha önem vermeye başlamışlardır. Bu kapsamda turizmin Türkiye ayağında da belli başlı gelişme safhalarının olduğu aşikârdır. Türkiye’de turizmin tarihsel gelişimini incelemeden önce Cumhuriyet’in ilanından önceki dönemde turizmin gelişimine öncülük eden bazı olayların vurgulanması yerinde olacaktır. Dönüşümün ilk adımlarını atarken tepeden tırnağa her kurumuyla yeniden yapılanmaya başlamıştır. Yabancı firmaların Türkiye’ye gelişleriyle paralel bir gelişme kaydeden yerel acente ve firmalar, ilk olarak bilet satışları ve pasaport işlemleri gibi faaliyetlerle turizm hareketlerine başlamıştır. O dönemde turizm ve acentelik faaliyetlerinde adı geçenlerden ilki, 18 Ekim 1923 tarihinde Beyoğlu Pera Palas Oteli’nde faaliyete geçen Milli Türk Seyahat Acenteciliği Ziya ve Şürekası (NATTA) isimli kurumdur. NATTA, bilet satışının yanı sıra otomobil kiralama, broşür basma, rehber sağlama, iç ve dış seyahatler düzenleme gibi faaliyetlerde bulunmaktadır. Aynı dönemde kurulan bir diğer acente olan Passrapid, yurt dışından gelen ve yurt dışına gidenlere yönelik olarak pasaport sağlama, gelenlere rehber sağlama, otel ve pansiyon kiralama, vapur ve tren biletlerini satma gibi etkinliklerde bulunulmuştur.

İlk kamu örgütlenmesi ise, 1934 yılında 2450 sayılı İktisat Vekâleti Teşkilat ve Vazifeleri Kanunu ile gerçekleştirilmiştir. 1940’lı yıllara doğru bazı devlet kurumlarının ürünlerinde, turizme ilişkin birtakım düzenlemelerde bulunması, Türkiye turizminde iç ve dış potansiyeli değerlendirmenin ilk araçları olmuştur. İzmir Fuarı nedeniyle Devlet Demir Yollarının indirimli bilet satışlarına başvurması ve bunun sonucunda seyahat eden

yolcu sayısında artış olması, aynı zamanda yurt içi turizm faaliyetlerinin de başlangıcı kabul edilir. 1949 yılında çıkarılan 5392 sayılı Yasa’nın 17. maddesi uyarınca turizm konusunda alınacak önlemleri görüşmek üzere 19 Aralık 1949 tarihinde I. Turizm Danışma Toplantısı ilk toplantısını yaparak, ulusal turizm politikasının oluşturulması yönünde ilk adım atmıştır. Turizm sektöründeki yatırımları teşvik etmek amacıyla 1953 yılında ikinci bir teşvik yasası daha çıkarılmıştır. 6086 sayılı Turizm Endüstrisini Teşvik Kanunu turizm alanında yatırım yapacak özel teşebbüsler, çeşitli bakımlardan teşvik edilmiştir. 1963 yılında Turizm ve Tanıtma Bakanlığı kurulmuştur.

1968 yılına gelindiğinde, Türkiye’de seyahat acentesi olarak çalışan 281 şirketin bulunduğu görülmektedir. Bu gelişmeler sonucunda 1972 yılında Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) kurulmuştur.

Kalkınma Planları Dönemlerinden Günümüze Kadar Türkiye’de Turizm

1962 yılında Devlet Planlama Teşkilatının kurulması ile birlikte oluşturulan, ilki 1963 yılında yürürlüğe konulan ve içinde bulunduğumuz dönemde (2019-2023) 11. Kalkınma Planı uygulandığı dönemler planlı dönem olarak adlandırılmaktadır. Bu planlar kapsamında, devlet ve özel teşebbüs iş birliği ile plan ve politikaların, oluşturulması sonucunda, sektörel sorunlar için programlar yapılmaktadır. Bu planlarda her sektörde olduğu gibi turizm sektöründe de izlenmesi istenen politikalara ve ulaşılmak istenen hedeflere beş yıllık kalkınma planları içerisinde yer verilmektedir. Türkiye’de uzun dönemli ve sağlıklı bir turizm politikası ancak birbirini destekleyen nitelikte düzenlemelerin yapılması ve eş zamanlı diğer yeniliklerle sağlanabilir. Bu sürekliliğin devam etmesi aynı zamanda kontrolsüz büyümenin de önüne geçilmesini kolaylaştıracaktır. Tüm bunları etkin kılmanın yolu ise planlamadan geçmektedir.

Türkiye’de Turizm Sektörünün Genel Özellikleri

Turizm, günümüzde döviz girdisini artırıcı ve istihdam sağlayıcı özellikleriyle ulusal ekonomiye katkıda bulunan, uluslararası kültürel ve toplumsal iletişimi sağlayıcı ve bütünleştirici etkisi ile dünya barışının korunmasında büyük payı olan bir sektördür. Türk ekonomisinin de vazgeçilmez temel taşlarından birisi olan turizm, dış ticaret açığına, enflasyona ve işsizliğe çare arayan hükûmetlerin önemle üzerinde durduğu bir konudur. Bu bağlamda, geniş bir bakış açısı olan turizm Türkiye’de yer alan birçok örgütsel yapıyı da içinde barındırmaktadır.

Türkiye’de Turizmin Örgütsel Yapısı

Kamu Düzeyinde Turizm Örgütlenmeleri

Türkiye’de kamu düzeyinde turizm alanda örgütlenme yapılarını, “Kültür ve Turizm Bakanlığı”, “Türkiye Seyahat Acentaları Birliği” ve “Turist Rehberleri Birliği” olmak üzere üç ana örgüt üzerinde incelemek mümkündür.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı

Sanayi Devrimi’nin bir ürünü olan turizm hareketleri Osmanlı Devleti’nde sanayileşme çabaları ve Sergi-i


Umum-i Osmani ile başlamış olup, turizm deyimi 19. yüzyıl sonlarına doğru gelişim göstermeye başlamıştır. Hızla gelişen teknolojik gelişme ile değişim gösteren dünya koşullarında turizm tanıtma ilişkisi de ön plana çıkmıştır. 1940 yılında 3857 sayılı Başvekâlete bağlı “Matbuat Umum Müdürlüğü Teşkiline ve Vazifelerine dair Kanun” uyarınca kurulan ve 1943 yılında Basın Yayın Genel Müdürlüğü adını alan birim içerisinde “Turizm Müdürlüğü” de yerini almıştır. 1949 yılında ise “Basın Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü” adını almıştır.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB)

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB), 28 Eylül 1972 tarihinde yürürlüğe giren 1618 sayılı “Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu” uyarınca kurulmuş olan bir meslek kuruluşudur.

Turist Rehberleri Birliği (TUREB)

Turist Rehberleri Birliği (TUREB) 22.06.2012 tarihinde 28331 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6326 sayılı “Turist Rehberliği Meslek Kanunu” uyarınca kurulmuş, kendisine bağlı 7 Meslek Odası ile 6 Bölgesel Meslek Odası olmak üzere tüm Türkiye’de örgütlenmiş 13 odanın kamu kurumu niteliğinde meslek üst kuruluşudur.

Özel Sektör Düzeyinde Turizm Örgütlenmeleri

Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED)

Bir milyon kişiyi aşkın istihdam gücüyle Türkiye’nin konaklama sektöründeki en büyük şemsiye örgütü, Türkiye Otelciler Birliğinden yola çıkarak 2005 yılından sonra daha da güçlü yeni bir yapılanma içine girmiştir. Birlik Yasası’nın bir türlü hayata geçmemesi gerçeği karşısında genel kurullarını yapan 8 üye dernek Otelciler Federasyonunu kurma kararını almıştır. Sektörün seyahat acenteliği bölümünden farklı olarak üyeliğin zorunlu olmadığı, gönüllü üyeliğin esas olduğu sektörün, bu kesimindeki örgütlenme kurumsallaşarak hızlanmaya devam etmektedir

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD)

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) 1988 yılında başlıca turizm yatırımcıları tarafından turizmin ve turizm yatırımcılarının çeşitli sorunlarının çözümüne yardımcı olma, kamuoyuna turizm yatırımcılığının önemini anlatma, ülkemizin dünya turizminden aldığı payı arttırmak için çalışmalar yapma, turizm sektöründe yatırım yapan kişileri ve şirketleri temsil etme misyonuna sahip bir sivil toplum kuruluşudur.

Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği (TUROB)

TUROB, 1971 yılında Marmara Bölgesi Turistik Otelciler Derneği (T.O.D) adıyla ve 13 kişi ile kurulmuştur. 1983 yılına kadar faaliyet gösteren bu Dernek, Dernekler Kanununun değişmesi üzerine Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği (TUROB) olarak çalışmalarına devam etmiştir. TUROB, 2015 yılında resmen Türkiye adını almıştır ve faaliyetine TUROB (Türkiye Otelciler Birliği) olarak devam etmektedir.

Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu (TTOK)

Önce “Türk Seyyahin Cemiyeti” sonra da “Türkiye Turing Kulübü” (Touring Club Turc) adlarını alan kurum, 1930 yılında kamu yararına çalışır dernek olarak tanınmış, gümrük ve trafik mevzuatı ile de özel yetkiler ve görevler almıştır. Turing, Türkiye Cumhuriyeti’nde bir boşluğu doldurup gerçek bir ihtiyaca cevap vererek, uzun yıllar turizm, kültür ve otomobil alanlarında, bir devlet organı gibi görev yapmıştır.

Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD)

Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD), 1992 yılında Antalya’da kurulmuştur. Amacı, otelcilik sektöründe, profesyonelliği geliştirmek, sektör yöneticileri arasındaki yardımlaşma ve iletişimi kuvvetlendirmek, sektörün ve yöneticinin sorunlarına müşterek çözümler aramak, yöneticinin sektördeki gerçek rolünü ve yerini bulmasını sağlamak ve otel yöneticiliği mesleğine belli bir düzen getirmektir.

Türkiye Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TUYED)

Türkiye Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TUYED), turizm sektörüne yönelik yazılı ve görsel basın yayın organlarında çalışan gazeteci, yazar, editör, muhabir ile araştırmacılarının 1996 yılında kurduğu bir dernektir. Amacı, turizm haberi yazan muhabir, turizm yayını çıkaran yayıncı veya editör ya da turizm ile ilgili yazı yazan yazarlar ve turizm sektörüne yönelik araştırma yapan akademisyenlerin sahip oldukları deneyim ve birikimleri ile sektöre ve genel kamuoyuna seyahat endüstrisi konusunda kurum ve kişileri sağlıklı bilgi aktarılmasını sağlamaktır.

Türkiye’de Turizm Eğitimi ve Öğretimi

Küreselleşen dünyada yeni gelişen iş alanlarına bağlı olarak nitelikli işgörenlerin istihdam edilmesi zorunlu hâle gelmiştir. Büyüyen ve gelişen turizm endüstrisi emek yoğun bir özellik göstermektedir. Bu bağlamda turizm endüstrisinde istihdam edilecek personelin niteliği hizmetin kalitesini ve devamlılığını sağlamaktadır.

Türkiye’de Örgün Turizm Eğitimi

Turizm sektöründe çalışacak olan bireylere temel eğitim vermek, paydaşlara turizm bilincini kazandırmak, yönetim tekniklerini sunmak ve dünya genelinde kabul gören anlayışa uyum göstermek, yeni olgu-fikir ve teknolojilere ayak uydurabilecek üst seviye bilgili turizmciler yetiştirmek amacı ile ifade edilebilmektedir. MEB bünyesinde; Anadolu Ticaret Meslek Liseleri, Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Liseleri, Anadolu Meslek Liseleri ve Özel Mesleki Ortaöğretim Okullarıdır. YÖK bünyesinde ise; Ön Lisans (MYO), Lisans ve Lisansüstü (Yüksek lisans/Doktora)’dür

Türkiye’de Yaygın Turizm Eğitimi

Belli başlı turizm alanlarında sektörde çalışmalarına rağmen turizm eğitimi almamış bireylere, toplumsal seviyede turizm eğitimi programları ile mesleki bilgilerin aktarılması ve mesleki yeteneklerin kazandırılmasını


sağlayan eğitimdir. Türkiye’de yaygın mesleki turizm eğitimi; Kültür ve Turizm Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Anadolu Üniversitesi (Açık Öğretim Sistemi – Uzaktan Eğitim), AB Eğitim ve Gençlik Programları Dairesi Başkanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (İŞ-KUR), özel kuruluşlar, meslek kuruluşları, üniversite ve vakıflar aracılığı ile verilmektedir.

Türkiye’de Turizmde Yeni Eğilimler

Turizmin disiplinlerarası bir özellik göstermesi birçok alanda yaşanan gelişme, değişim ve yenilikten etkilenmesini kaçınılmaz kılmaktadır. Bu nedenle toplum yapısında yaşanan değişimlerden, teknolojik yeniliklere kadar çok çeşitli unsur turizmi etkilemekte ve dönüştürmektedir.

Türkiye’de Turizmin Çeşitlendirilmesine İlişkin Stratejiler/Uygulamalar

Rekabetin küresel bir boyuta ulaştığı turizm sektöründe işletmeler, farklı ürün ve hizmetler üretme çabasındadırlar. Farklı ve/veya alternatif ürün üretmek ise hiç kimsenin görmediği, bilmediği ve üretmediği yeni fikirlerin geliştirilmesi ve uygulanmasıyla mümkün olabilir. Çünkü yenilik anlayışına göre hazırlanan ürün ve hizmetler, işletmeler hem sosyal hem de ekonomik üstünlükler sağlayabilir. Ancak bu üstünlüğün elde edilebilmesi için işletmelerde yapılması gereken ilk iş, yenilik türünün belirlenip buna uygun hareket edilmesidir. Yenilik türü belirlendikten sonra hazırlanan stratejiler ile yenilik süreci daha kolay gerçekleşebilir.

Bilimsel, teknolojik, sosyal ve kültürel gelişmelere uygun hazırlanan stratejiler, işletmelere yeniden dizayn edilmiş ürün ve hizmetlerle birlikte hem ürün çeşitliliği hem de yeni fırsatlar sunabilmektedir.

Türkiye Turizminde Ortaya Çıkan Yeni Eğilimler

Dünya turizminde gelecek dönemlerde oluşacak olası gelişmelerden Türkiye’nin de etkilenip etkilenmeyeceğinin bilinmesi gerekmektedir. Hiç kuşkusuz, Türkiye ve diğer benzeri dünya ülkeleri ile ilgili toplumsal, siyasal ve ekonomik gelişmeler bir yana bırakıldığında, Türkiye’nin dünya turizm hareketlerinde meydana gelen gelişmelerden olumlu bir şekilde etkileneceğini söylemek daha kolay olacaktır.

Turizmde yeni eğilimlerle birlikte teknolojik gelişmelerle farklılık göstermiş olup alternatif turizm türlerine yönelimini güçlendirmektedir. 2020 yılına bakıldığında, turizm piyasasını analiz eden seyahat teknolojisi alanında hizmet veren bilişim şirketi Amadeus uzmanları 10 ana trendi aşağıdaki şekilde ifade etmiştir;

Sosyal ağların popülaritesi (özellikle Instagram ve genç nesilin akıllı telefonlar), Bilinçli turizm (çevre dostu bilincin olması), Tek başına seyahat, yeni ödeme yöntemleri (mobil yöntemlerle ödemenin yapılması), Sadakat paradigması değişimi, sesli asistanlar (ses teknolojilerine yapılan yatırımlar, Yolcuların verilerine hızlı erişim sağlamayı, operasyonel bildirimler

göndermeyi ve uçuş sırasında canlı diyalog kurma), Mobil uygulamalar (uygulamalar çeşitli hizmetleri birleştirerek sosyal ağları izlemek, alışveriş yapmak, yemek siparişi vermek, bilet ve otel rezervasyonları yapmaya olanak tanıması ve 5G ağların ve mobil cihazların çoğalması, mobil içeriğin daha da büyümesine imkân tanınması), Turizm dünyasında sanal gerçeklik ve her ne kadar teknoloji gelişse de müşterilerin karşısında muhatap olacağı insan aradığı sonucunda başarılı olabilineceği ifade edilmiştir.

Turizm ve Sosyal Medya

Teknolojinin hızlı bir şekilde gelişmesiyle birlikte, internet ve bilişim alanındaki gelişmeler bilgiye erişimi ucuzlatmış ve kolaylaştırmış, bu durum işletmeler ve tüketiciler arasındaki aracısız doğrudan etkileşimi artırmıştır. İşletme-tüketici ilişkisinin interaktif bir şekil alması sonucu, işletmeler tarafından tüketicilerin istek ve ihtiyacı doğrultusunda ürün ve hizmetlerin daha sağlıklı bir şekilde analiz edilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır

Sosyal Medyanın Turizme Etkisi

Sosyal medyanın birçok sektörde (yiyecek-içecek, ulaşım vb.) olduğu gibi turizm sektöründe de tüketiciler ile etkileşime geçmek, ilişki kurmak ve marka farkındalığı oluşturmak amacıyla kullanımının hızlı bir şekilde arttığı görülmektedir. Sosyal medya platformlarında yaşanan hızlı teknolojik gelişmeler pek çok sektörde olduğu gibi turizm sektörü ve sektörde yer alan küçük, orta, büyük, çoğu işletmenin kendini gelişmeye uydurmaya çalışmasına yol açmaktadır. Günümüzde sosyal medya platformunun geldiği nokta pazarda yer alan her işletmenin yok olmamak için sosyal medya platformunu takip etmek zorundadır. Genel olarak bakıldığında, sosyal medyanın turizmin her alanında etkisi yadsınamayacak kadar büyük önem arz etmektedir. Özellikle tanıtım ve pazarlama açısından işletmelere katkısı hem dünya açısından hem de ülke yatırımları açısından getirisi bulunmaktadır. Turizm sektörü emek-yoğun olma özelliğinden dolayı ayrıca küreselleşmenin de etkisiyle sürekli yenilenme sürecinde olup dünyada oluşan yeni trendlere ayak uydurmak zorundadır.

Turizmde Sosyal Medya Kullanım Alanları

İnsanoğlu toplumsal bir varlıktır. Bundan dolayı insanlar birbirlerine devamlı bir şekilde kendi duygu ve düşüncelerini aktararak iletişim kurma ihtiyacı hissetmektedirler. Geçmiş yıllara nazaran günümüzde iletişim ağlarının gelişmesiyle insanlar, dünyanın bir ucundan bir ucuna kolaylıkla iletişim kurmaktadır. Özellikle internet aracılığıyla kurulan sosyal medya, kişilerin birbirleri arasında düşünce alışverişinde bulunmalarını oldukça kolay hâle getirmiştir. Sosyal medya ortamlarında içerikler profesyoneller tarafından değil, kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır. Günümüzde insanların vazgeçilmezi olan sosyal medya çok hızlı bir büyüme göstermektedir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında