TRZ114U-KIRSAL TURİZM VE KALKINMA
Ünite 3: Kırsal Alanlarda Gerçekleştirilen Turizm Çeşitleri
Kırsal Turizm Bileşenleri
Dünya Turizm Örgütünün (UNWTO) tanımına göre kırsal turizm; ziyaretçinin deneyiminin genellikle doğa temelli faaliyetler, tarım, kırsal yaşam tarzı, kültür, olta balıkçılığı ve gezi ile bağlantılı geniş bir ürün yelpazesiyle ilgili olduğu bir turizm faaliyetidir.
Kırsal bölgede turizmin gelişmesi ve burada turistik ürünün oluşması, ancak bu bölgelere turistlerin gelmesiyle mümkündür. Kırsal alanlardaki turizm, her şeyden önce yerel halka istihdam ve gelir fırsatı sağlar. Bölgelerarası gelişmişlik farkının ve yoksulluğun daha çok olduğu yerlerde kırsal turizm kaynakları etkin bir şekilde kullanıldığında, bu sorunların giderilmesinde etkin bir alternatif olabilir. Özellikle tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu yerlerde çiftçilerin asıl uğraşı ve geçim kaynağı olan tarımı terk etmeden, bölgenin sahip olduğu doğal, sosyo-kültürel ve tarihsel değerleri, turizm amaçlı kullanarak kendilerine ek gelir sağlamak ve refah düzeylerini yükseltmek, kırsal turizmle mümkündür (Çeken, Karadağ ve Dalgın, 2007).
Kırsal Miras
Kırsal miras kavramı; yerel mimari ve sanatsal ürünler, yerleşim deseni, kırsal yaşama ilişkin sosyal ve ekonomik faaliyetler ile somut ve somut olmayan kültürel miras değerlerine dek uzanan mekânsal ve işlevsel açıdan özgün kimlik ve bütünlük gösteren değerlerdir (Özcan, 2017).
Kırsal turizm bileşenleri içerisinde yer alan kırsal miras kapsamında kırsal değerler maddi ve manevi yani soyut ve somut değerler olarak ikiye ayrılabilir (Özçatalbaş, 2020):
• Maddi (somut) kültürel değerler içerisinde; geleneksel mimari yapıları, camii, mescit, köprü, köy konağı, değirmen, ambar, demirci dükkânları, sarnıç, sulama kanalları, yollar, avlu düzenlemeleri, çamaşırhane, mutfak (yemek) kültürü, çocuk oyunları, oyuncaklar, ahşap, metal ve toprak işçiliğine yönelik zanaatlar ve tüm el sanatları sosyal ve sanatsal yapılar vb. kültür ögeleri sayılabilir. • Manevi (soyut) kültürel değerler kapsamında ise yaşam biçimi, toplum düzeni, sözlü kültür, bireyler arası ilişkiler, komşuluk hukuku, lezzetler, damak tadı, hayata bakış, hayatı algılama, yaşam felsefesi, düşünce biçimi, aidiyet, hissiyat, insani değerleri benimseme ve yaklaşım, el becerisi ve sözlü kültür öğeleri yer alır. Yerel ürünlerin özgünlüğü, özel bir yerde hayat bulması ve belli bir kültürde hayat bulmasıyla, köklenmesiyle ilgili bir durumdur (Özçatalbaş, 2020).
Kırsal Yaşam
Kırsal turizm bileşenlerinden biri olan kırsal yaşam başlığı altında el sanatları, yerel etkinlikler, yerel yiyecekler, tarım turizmi ve geleneksel müzik yer almaktadır.
Kırsal yaşamda geleneksel değerler, kentsel yaşama göre varlığını daha güçlü şekilde sürdürmektedir. Yöresel ürünlerin özgünlüğü genellikle, tarihsel derinlik, bilgi, beceri, beslenme alışkanlığı ve diğer gelenekleri kapsar. Bu özellikler yöresel ürünleri cazip kılan, onların satışlarını etkileyen unsurların başında gelir. Yöresel ürünler, gıdadan el sanatlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsar ve yerel halka da çok yönlü kazanç fırsatı sunar.
Ülkemizde kırsal kalkınmanın desteklenmesinde coğrafi işaretlerin önemli bir yeri vardır. Türk Patent ve Marka Kurumunun tescillediği coğrafi işaretlerin; pazarda ürünleri ayırt ederek pazarlama aracı olmak, yerel üretimi ve kırsal kalkınmayı desteklemek, turizme katkıda bulunmak, ürün taklitçiliği ile mücadele etmek ve kalite göstergesi olmak gibi işlevleri bulunmaktadır.
Kırsal Etkinlikler
Kırsal turizm kapsamında gerçekleştirilen başlıca etkinlikler şöyle sıralanabilir (Soykan, 1999):
• Tarıma ve hayvancılığa dayalı etkinlikler • Yerel el sanatları ile ilgili uygulamalar • Yakın çevre turları • Spor etkinlikleri • Hobiye dayalı etkinlikler • Animasyon gösterileri • Çeşitli kurslar • Bilimsel inceleme, gözlem ve araştırmalar • Özel günler
Kırsal Alanlarda Yapılabilen Turizm Çeşitleri
Kırsal alanlarda gerçekleştirilen turizm çeşitleri üç grupta ele alınmıştır: Bunlar; kültüre dayalı, doğaya dayalı ve hobiye dayalı turizm çeşitleridir. Bu gruplar ve alt başlıkları aşağıdaki gibidir:
• Kültüre dayalı turizm çeşitleri o Kültürel miras turizmi o Festival turizmi o Etnik turizm • Doğaya dayalı turizm çeşitleri o Ekoturizm o Sağlık turizmi o Yayla turizmi o Dağcılık turizmi o Kuş gözlemciliği o Akarsu turizmi o Su altı dalış turizmi o Mağara turizmi o Arıcılık turizmi (apiturizm) • Hobiye dayalı turizm çeşitleri o Tarım turizmi (agro-turizm) ve çiftlik turizmi o Gastronomi turizmi o Şarap turizmi o Alışveriş turizmi o Kamp ve karavan turizmi
Kırsal Alanda Gerçekleştirilen Kültüre Dayalı Turizm Çeşitleri
Kırsal Miras Turizmi
UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu), doğrudan kültürel mirasın korunmasına yönelik olmasa da içinde kültürün de bulunduğu uluslararası alanda önemli ilk düzenlemesini 1950 tarihli “Eğitimsel, Bilimsel ve Kültürel Objelerin Taşınması Üzerine Uzlaşma” başlıklı belge ve bu belgenin 1976 tarihli Protokolü ile yapmıştır. Doğrudan kültürel mirasın korunmasına yönelik UNESCO’nun ilk sözleşmesi 14 Mayıs 1954 tarihinde kabul edilen Silahlı Çatışma Durumunda Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi ve Protokolü’dür. Somut kültürel mirasın yanında somut olmayan kültürel mirasın gündeme gelmesi ise 1973 yılında Bolivya’da yapılan bir toplantıda olmuştur. Bu toplantıda, 1952 yılında hazırlanan ve 1971’de güncellenen Yazar Hakları Evrensel Sözleşmesi’ne Folklorun Korunması Protokolü eklenmiştir. UNESCO tarihine Bolivya Deklarasyonu olarak geçecek olan bu belgenin en önemli yönü, UNESCO çalışmalarında ilk kez böylesi bir belge düzeyine çıkarılarak “folklor”un korunması gereken bir kültürel miras olarak tanınması ve tanımlanmasıdır (Oğuz, 2013).
Kültür turizminde amaç, ziyaret edilen mekân veya alanın içerisinde yaşayan yerli halkın nasıl bir yaşam sürdüğünü öğrenmek, tarihi yapıların, eski sanat eserlerinin, müzelerin ziyaret edilmesi, araştırma ve keşif için yapılan seyahatler ile kültür tecrübeleri edinebilmek, bilgi ve görgüyü artırmaktır (Dünya Turizm Örgütü, 2015). Turistlerin kültürel mirasa ilgileri sonucunda gelişen kültürel miras turizmi, bölge halkının geçmiş medeniyetlere ilişkin değerlerle birlikte süregelen yaşam biçimleri, gelenek, görenek, el sanatları, yemek çeşitleri ve alışkanlıkları gibi kültürel değerlere ilgi gösterilmesiyle gelişme göstermektedir (Kodaş ve Sü Eröz, 2012).
Festival Turizmi
Kırsal alanlarda fiziki çekicilikler yanında yöresel yemeklerin, el sanatlarının, gelenek ve göreneklerin yaşatılmasını sağlamak ve bunları tanıtmak için yapılan festival, şenlik gibi tüm faaliyetler çekicilik unsuru oluşturmaktadır. Sosyal ve kültürel yaşamın göstergesi olarak festivaller ve şenlikler, her geçen gün turizm sektörü ile kurulan ilişkiler ağının bir parçası olmakta; uluslararası, ulusal, bölgesel ve yerel turizm pazarlama stratejileri arasında da önemi gittikçe artmaktadır. Bu etkinlikler için yöreye gelen turistler, hem yerel kültürü gözlemlemekte hem de yerel halkla birlikte ortak bir deneyim yaşamaktadır. Festivallerin hem yöre halkı için hem de ziyaretçiler için olumlu ve olumsuz etkileri şöyledir (Kodaş ve Sü Eröz, 2012):
Olumlu etkileri;
• Yerel gelenek-görenek ve kültürü ziyaretçilere aktaran bir araç olabilir ve böylece bu mirasın korunmasına ve yaygınlaşmasına yardım edebilir. • Yöredeki örf ve adetler yeniden canlandırılabilir.
• Ziyaretçilere yerel zenginlikleri ve kültürü yaşama olanağı sunar. • Yerel halka, kültürlerini geliştirme ve paylaşma olanağı verir, böylece toplumda bir değer duygusu ve inancı yaratır. • Deneyim ve bilgi alışverişini sağlayarak turistlere, yerli toplumun kültürlerinde kutlamaların nasıl olduğunu ve bunun toplumun gelişmesini nasıl etkilediğini görme fırsatı verir. • Ziyaretçilere, ev sahibi toplumla etkileşim içinde olmalarını ve aynı zamanda boş zamanlarını eğlenceli geçirmelerini sağlar. • Ev sahibi toplum da turistlerin getirmiş olduğu bu değer yargılarından, yaşam biçimlerinden, alışkanlıklarından etkilenebilirler.
Olumsuz etkileri;
• Festivaller yabancı oyunlar, şovlar, filmler ve konserler aracılığıyla yabancı kültürleri ithal edebilir, böylece kültürel yozlaşma yaşanabilir. • Ekonomik kaygılar öne çıkarak daha çok turistin ilgisini çekmek için festivallerin kültürel mesajları gölgede kalabilir. • Yerel kültür, ziyaretçi çekmek için sergilenirken ticarileşmenin baskısı altında sürekliliği, devamlılığı tehlikeye düşebilir. • Az da olsa yabancı sözcükler sonucunda dilde yabancılaşma yaşanabilir. • Toplumda var olan dostluk, arkadaşlık ve konukseverlik gibi manevi değerlerin yerini ekonomik çıkar grupları alabilir.
Etnik Turizm
Turist tarafından tüketilen, etnik unsurlara ilişkin müze, lokanta, mahalle, temalı parklar, yerel pazarlar ve turistik köyler gibi yerel kültürle desteklenen turizm ürünlerinin bir bütünü olarak tanımlanabilir. Etnik turizm, bir bölgede yaşayan, yerel veya yerel olmayan, ortak tarihi, kültürü, dini ve dili paylaşan etnik azınlık gruplarının otantik kültürünü yakından tanıma ve tecrübe etme amaçlı seyahatleri içeren bir turizm çeşididir (Gül ve Gül, 2019).
Kırsal Alanda Gerçekleştirilen Doğaya Dayalı Turizm Çeşitleri
Koruma ve kullanma dengesine içindeki politikalara bağlı olarak gelişen doğaya dayalı turizm olgusu, ekoturizm, sürdürülebilir turizm, yeşil turizm, sorumlu turizm gibi isimlerle de anılmaktadır. Kırsal alanlarda gerçekleştirilen doğaya dayalı turizm, genel olarak doğal manzara, habitat, topografya, su yolları, vahşi yaşam ve kültürel mirasında dâhil olduğu bozulmamış doğal kaynakların kullanımına dayanmaktadır (Akoğlan Kozak ve Bahçe, 2012).
Ekoturizm
Ekoturizm, 2002 yılında Kanada’nın Quebec kentinde, 133 ülkeden gelen 1100 delegenin katılımıyla yapılan “Dünya Ekoturizm Zirvesi”nde tanımlanmıştır. Buna göre ekoturizm, “yeryüzünün doğal kaynaklarının
sürdürülebilirliğini güvence altına alan, bunun yanı sıra yerel halkların ekonomik kalkınmasına destek olurken sosyal ve kültürel bütünlüklerini koruyup gözeten bir yaklaşım ya da tavırdır” (Ekoturizm ve Sürdürülebilir Turizm Derneği, 2020).
Ekoturizm, doğal ve kırsal alanlarda doğal ve kültürel mirasın korunmasında önemli katkıları olabilecek bir turizm çeşididir.
Sağlık Turizmi
Sağlık turizmi, kişilerin bedensel ve ruhsal olarak sağlıklı olma hâllerini devam ettirmeleri ya da kendilerini yenilemeleri ile medikal tedaviyi de içeren bir turizm türüdür (Percivil ve Bridges, 2006). Bir başka tanıma göre sağlık turizmi, “sağlığı koruma ve iyileşme amacıyla belirli bir süre için yer değiştiren insanların doğal kaynaklara dayalı turistik bir tesise giderek kür uygulaması, konaklama, beslenme ve eğlence gereksinimlerini karşılaması sonucu doğan hareketlerdir” (Doğan, 2000: 4). Gelişmekte olan ekonomilerin kırsal bölgelerinde, sağlıklı yaşam merkezleri, kaplıcalar ve güzellik terapisi genellikle tesis tarzı konaklamalarda yer almakta ve ek bir değer olarak da pazarlanmaktadır (Saverimuttu ve Varua, 2017).
Yayla Turizmi
Yayla turizmi, kırsal turizm dendiğinde ilk akla gelen turizm çeşidinden biridir. İnsanların bulundukları yerlerden ayrılarak yaz aylarında yaylalara çıkmaları ve orada konaklayarak tüm ihtiyaçlarını sağlayabilmeleri, yayla turizmini ortaya çıkarmaktadır. Yayla turizmine katkı sağlayan bir diğer faktör de yaylalardaki etkinliklerin, yayla kültürü ile bozulmamış doğada yaşamanın diğer insanların ilgisini çekmesi ve bu yaşam tarzına katılmak ve deneyimlemek istemeleridir. Türkiye, uygun iklimsel özelliklere, üstün peyzaj değerlerine, kırsal ögelerin ağırlık kazandığı geleneksel yaşam biçimine sahiptir. Bu nedenle dağcılık/tırmanışlar, flora/fauna incelemesi, trekking, yamaç paraşütü, atlı doğa gezisi, jeep safari vb. doğa sporlarına uygun alanlar ile yayla turizmine son derece elverişlidir. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, yaylaların diğer turizm çeşitlerini destekleyici unsur olarak değerlendirildiği, kalış süresinin uzatılması hedefiyle, Yayla Turizmi Gelişme/Eylem Bölgelerinin belirlendiği bir planlama stratejisi benimsemiş ve yayla turizm merkezlerinin seçimindeki genel kriterleri aşağıdaki gibi belirlemiştir (T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2020):
• Doğal değerlere yönelik potansiyelin zengin olması, • Sivil mimari karakterinin olması, • Kent merkezine ulaşımın kolay sağlanır olması, • Yöre halkının sosyal yapısının turizme yakın olması, • Aktivitenin ekonomik olarak sürdürülebilmesi, • Diğer turizm çeşitleri ile entegrasyonunun sağlanabilir olmasıdır.
Dağcılık Turizmi
Dünya Turizm Örgütü’nün tanımına göre dağcılık turizmi belirli bir peyzaja, topografyaya, iklime, biyolojik çeşitliliğe (flora ve fauna) ve yerel topluluğa özgü ayırt edici özelliklere ve niteliklere sahip tepeler veya dağlar gibi tanımlanmış ve sınırlı bir coğrafi alanda gerçekleşen bir turizm faaliyetidir.
Kuş Gözlemciliği
Doğayı kuşların dünyasından tanımayı sağlayan, kuşları doğal ortamlarında gözlemleme ve tanımlama faaliyetidir. Kuş gözlemcileri genelde eğitimli, yüksek gelirli ve ekolojik bilince sahip turistlerdir. Dünyada kuş gözlemcileri ve kuş gözlemleme ile seyahatlerin sayısının artması, kuş gözlemciliğinin etkilerini de artırmakta ve çevre örgütlerinin, yerel yöneticilerin ve ulusal basının dikkatini çekmektedir.
Akarsu Turizmi
Akarsu turizmi, doğa ile uyum içinde, çevre ile bütünlük içinde yaşama ilkesiyle yakından ilgilidir. Akarsu turizminin yapıldığı çevrenin tarihi, kültürel, arkeolojik değerleri ve diğer turizm çeşitleri ile bir bütün oluşturmaktadır (Tekin, 2019). Akarsu turizminde dikkat edilmesi gereken noktalar arasında, herhangi bir akarsuyun zorluk derecesi saptandıktan sonra, akarsuya verilen derecenin o yılın iklimsel koşullarına bağlı olarak değişebileceğidir.
Su Altı Dalış Turizmi
Su altı dünyasının flora, fauna ve arkeolojik kültür varlıklarını görmek, fotoğraflamak, filme almak ve sportif balık avlama amaçlı olarak gerçekleştirilen tanıtım, sportif ve eğitim amaçlı dalışlar ile kıyıda verilen konaklama ve ağırlama hizmetleri içine alan bir turizm çeşididir. Kırsal turizmin gelişimi kapsamında su altı dalış turizmini değerlendirdiğimizde özellikle kırsal alanlarda bulunan göl, nehir vb. gibi alanların su altı dalışları için değerlendirilmesi yörenin ekonomik anlamda da kalkınmasında önemli rol oynayacaktır.
Mağara Turizmi
Turizm amacıyla kullanılabilecek mağaraların özelliklerinin aşağıdaki gibi olması gereklidir (Arpacı vd.. 2012: 62):
• Korunması gerekli şekil ve canlı bulunmaması • Can güvenliğini tehlikeye sokacak riskler taşımaması • Kullanımından kaynaklanacak yerel ve bölgesel kirlenmenin doğmaması • İlginç mağara içi şekil ve yapılara sahip olunması • Mağaranın fiziki yapısının, insanların rahatlıkla gezmelerine olanak verecek boyutlarda olması • Ana yollar ve büyük yerleşim yerlerine yakın olması ve • Mağara yakınında destek ünitelerin kurulabileceği veya çevre düzenlemesinin yapılabileceği yeterli arazinin bulunması
Mağaraların turizme açılması, kırsal alanların turizme kazandırılması için güzel bir alternatif olmakla birlikte turizm amacıyla kullanılmasına karar verilen bir mağarayı, gelişi güzel kullanıma açmak, mağaranın ve mağara içi şekillerin geriye dönüşü olmayan derecede tahrip olmasına ve ziyaretçilerin can güvenliği açısından büyük riskler doğmasına yol açar.
Arıcılık Turizmi (Apiturizm)
Türkiye’de yeni ortaya çıkan bir turizm çeşidi olan arıcılık turizmi (apiturizm), temelinde çevre bilincini barındıran ve bu bilinci yeni nesillere aktarmayı amaçlayan bir yapıdadır. Türkiye’de henüz yasal bir zemine oturtulamamıştır. Arıcılık turizmi; arının ekolojik dengedeki yerini ve önemini bilen kişilerce, çevre koruma bilinci ile yapılır (Suna, 2020).
Kırsal Alanda Gerçekleştirilen Hobiye Dayalı Turizm Çeşitleri
Kişilerin bu özel meraklarından ve ilgilerinden doğan ihtiyaçlarını gidermek üzere bazı turizm işletmeleri bu özel ürün ve hizmetleri üretmeye ve arz etmeye başlamışlardır.
Tarım Turizmi (Agro-Turizm) ve Çiftlik Turizmi
İnsanların doğal yaşama duydukları özlem ve kaynakların giderek tüketilmesi tarım ve turizmi bütünleştirerek bir paydada toplayan tarım turizmini ortaya çıkarmıştır. En basit hâliyle; herhangi bir kırsal yerleşimde ekonomik etkinlik tarım ise ve turistik uygulamalar da ağırlıklı olarak tarıma dayalı olarak yapılıyorsa bu turizm tarım turizmidir (T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2020).
Tarım turizmi kavramı yer yer çiftlik turizmi yerine de kullanılmaktadır. Tarım turizmi kırsal alanlarda yapılan tüm turizm aktivitelerini kapsamak ile birlikte tarım faaliyetlerinin gerçekleştiği çiftliklerde kamp yapma, eğitim ve atölye çalışmalarına, rekreasyon aktivitelerine ve ürünlerin üretimine katılma veya üretimini izleme, çiftlik ürünlerini satın alma gibi tarımsal çevre ve bu çevrenin ürünleri ile de bağlantılı olabilmektedir. Tarım turizminin gerçekleşebilmesi için turizm faaliyetlerinin bir çiftlikte gerçekleşmesine gerek yoktur. Çiftlik turizmi daha spesifiktir. Tarım turizmindeki faaliyetlerin çiftlik turizmi bünyesinde değerlendirilebilmesi için bir çiftlikte gerçekleştiriliyor olması gerekmektedir.
Çiftlik turizmi, yerel çiftçilere ekonomik katkı sağlar ve faaliyetlerinin çeşitlenerek canlanması için fırsatlar oluşturur. Yerel gıda üretimi ve gastronomik atölye faaliyetleri de mutfak kültürünün korunması için önemlidir. Çiftliklerde düzenlenen atölye ve eğitimlere katılan turistler, kırsal alanlardaki yaşamı daha iyi anlama ve deneyimleme fırsatı yakalar.
Gastronomi Turizmi
Dünya Turizm Örgütü Turizm ve Rekabet Edebilirlik Komitesi gastronomi turizmini, ziyaretçinin seyahat sırasında yiyecek ve ilgili ürünler ve faaliyetlerle bağlantılı deneyimiyle karakterize edilen bir turizm
aktivitesi çeşidi olarak tanımlamaktadır. Otantik, geleneksel ve/veya yenilikçi mutfak deneyimlerinin yanı sıra gastronomi turizmi, yerel üreticileri ziyaret etmek, yemek festivallerine katılmak ve yemek kurslarına katılmak gibi diğer ilgili faaliyetleri de içerebilir (Dünya Turizm Örgütü, 2020).
Şarap Turizmi
“Şarap evleri ve şarap bölgesindeki tarımsal etkinlik (şarap üretimi) etrafında hizmet sunumu ve rekreasyon, eğitim, yerel kültür ve doğa özellikleri gibi eşlik eden unsurların oluşturduğu bütünsel bir deneyimin sunulduğu turistik ürün çeşididir”. Kırsal bölgede şarap turizminin gelişiminin olumlu yöndeki katkıları şöyledir (Yıldız, 2009):
• İstihdam yaratarak yerel ekonomiyi canlandırır. • Yerel mutfak, yerel gelenekler ve folklor, geleneksel şarap yapım yöntemleri, şarap ve bölgenin şaraba ilişkin kültürü, geniş kırsal alanlar, flora ve fauna gibi doğal ve kültürel mirasın korunmasını ve yeniden canlandırılmasını sağlayabilir. • Yerel ve geleneksel üretim yöntemlerini canlandırarak, özgün kalite ürünleri için talep sağlar. • Yerel kaynak kullanımı ve festivallerle yöre halkının yaşam kalitesini yükseltebilir. • Turizmde makro anlamda dönemsel ve coğrafi yoğunlaşmayı önlemeye yardımcı olabilir.
Alışveriş Turizmi
Alışveriş, giderek destinasyon seçimini etkileyen belirleyici bir faktöre, genel seyahat deneyiminin önemli bir bileşenine ve bazı durumlarda ana seyahat motivasyonuna dönüşmüştür. Turizm çeşitleri arasında alışveriş amaçlı yapılan seyahatler, çoğu zaman tek başına yer almamakla birlikte farklı amaçlarla gidilen yerlerde yapılan etkinlikler arasında alışveriş mutlaka vardır.
Kamp ve Karavan Turizmi
Kampçılık, insanların doğa ile iç içe tatil yapabildikleri ve sosyal anlamda etkileşim içinde oldukları, kökeni Antik Yunan’a dayanan en eski açık hava rekreasyon faaliyetlerinden biridir. İnsanlar, büyük kentlerin gürültülü ve stresli ortamlardan uzaklaşmak ve doğa ile içiçe olmak amacıyla kamp yapmak isteyebilirler. Doğada olma isteğini yüksek düzeyde karşılaması, farklı sportif aktivitelere ve konaklama biçimlerine olanak sunması gibi özellikleri ile kampçılık faaliyetleri tercih edilmektedir. Kamp ve karavan kavramları birbirlerinin tamamlayıcısı durumundadır. Kamp alanları olmadan karavan turizmi, karavan turizmi olmadan kamp alanları tek başlarına eksik kalabilir. Kampçılığın yanı sıra son yılların trendi olan ve lüks kampçılık anlamına gelen glamping’ten söz edilebilir. Glamping, sözcük olarak ‘glamorous’ (büyüleyici, lüks) ve ‘camping’in (kamp yapmak) birleştirilmesinden meydana gelmiştir.