TRZ114U-KIRSAL TURİZM VE KALKINMA
Ünite 2: Kırsal Turizm Kavramı ve Analizi
Kırsal Turizmle İlgili Kavramlar
Kırsal turizm kavramını açıklamadan önce kırsal turizmin bir alternatif turizm çeşidi olduğunu, kırsal alanlarda gerçekleştiğini belirtmek gerekir. Kitle turizminin neden olduğu olumsuz etkilere ve turizmi kıyı bölgelere sıkıştıran turizm mantığına tepki olarak gelişen alternatif turizm çeşitlerinden biri de kırsal turizmdir.
Alternatif Turizm
Kültür ve Turizm Bakanlığının yaptığı tanıma göre alternatif turizm, “sosyal ve ekolojik uyuma, yerel ve yabancı girişimcilerin iş birliğine ve gelişmede yerli malzeme kullanılmasına öncelik verme amacını güden bir turizm çeşididir” (Yıldız ve Kalağan 2009). Arz yönlü bakış açısına göre değerlendirildiğinde alternatif turizm, turistik açıdan önem arz eden kaynakların koruma kullanma ilkesine uygun olarak kullanılmasını ve daha yüksek getiri potansiyeline sahip turizm türlerinin oluşturulmasını ifade etmektedir. Talep odaklı bakış açısına göre ise, bireyin kişisel istek ve ihtiyaçlarına göre daha fazla uyarlanmış, çevreye saygılı, farklılaştırılmış bir turizm hizmetini ifade etmektedir.
Alternatif turizmin ana konsepti alternatif turizm biçimlerinin, olumlu ekonomik etkilerini azaltmadan varış noktaları üzerinde daha az olumsuz etki oluşturulması üzerinedir (Arslaner ve Erol, 2017: 423). Burada amaç, kitle turizmine bağlı olarak oluşan talebi daha dengeli bir hâle getirmek ve aynı zamanda toplumun refah düzeyi ile yörenin turistik arz kaynakları arasındaki dengeyi de sağlamaktır.
Kırsal Alan
Türkiye’de 1924 tarihli Köy Kanunu’na göre 20 binden daha az nüfusa sahip yerleşim birimleri kırsal alan olarak tanımlanmaktadır (Esengül, 2005:168-171). DPT (Devlet Planlama Teşkilâtı) Sekizinci Kalkınma Planı Kırsal Kalkınma Raporunda kırsal alanlar; yaşam ve ekonomik faaliyetlerin önemli ölçüde doğal kaynakların kullanımı ve değerlendirilmesine bağlı olduğu, ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişme süreçlerinin yavaş ilerlediği, geleneksel hayatın şekillenmesinde etkili olduğu, yüz yüze ilişkilerin önemini koruduğu, teknolojik gelişmelerin yaşama ve üretime yansımasının daha uzun bir zaman aldığı, sosyo ekonomik niteliği ile kentsel alanların dışında kalan mekânlardır (DPT, 2000).
Dünyada kırsal alanı nitelemek için; nüfus yoğunluğu ve yerleşme hacmi, alan kullanımı, kırsal alan ve orman kullanımında hâkimiyet ve geleneksel sosyal yapı gibi üç temel ölçüt göz önüne alınmaktadır (OECD, 1994).1988 yılında yayınlanan dünya kırsal toplumunun geleceği isimli komisyon raporu, kırsal alanları ulusal ekonomilerle bütünleşik olma derecelerine göre sınıflandırmış ve kırsal alanlar ile ilgili farklı sorunları çözmek için tanımlar yapmıştır. Buna göre (Ekiztepe, 2020: 53):
• Bütünleşik kırsal alan: Aşırı bir şekilde çoğalan nüfus, tarım dışı sektörlerin yanı sıra toprağa
dayalı istihdam, çevresel, sosyal ve kültürel miras yönünden tehditlerle karşı karşıya kalmak, modern kentsel planlama ve şehirleşmenin yarattığı baskıların ağır yükünü taşımak ile büyük kentlerin çevresinde yer almak bütünleşik kırsal alanların özellikleri arasındadır. Bütünleşik kırsal alanlar, uzak kırsal bölgelerden daha dinamik bir ekonomik ve sosyal yapıya sahip olmakla birlikte özellikle kentsel bölgelere ekonomik performans göstermektedir. • Orta dereceli kırsal alan: Ekonomik ve sosyal gerileme ile karşı karşıya kalan orta dereceli kırsal alanların özellikleri ise nispeten kentsel alanlara olan uzaklık, tarım sektöründe yaşanan düşüş ve tarım dışı sektörlerin hareketli olmaması sonucunda özellikle genç nüfusun istihdam arayışına bağlı olarak yaşanan göç hareketliliği, yöre insanının yaşam kalitesinin bozulması ve ekonominin gerilemesidir. • Tarımsal kırsal alanlar: Tarımsal kırsal alanlar; daha uzak ve dezavantajlı, çok küçük nüfus yoğunlukları olan, yok denecek kadar az gelir seviyesi bulunan, yaşlı nüfusu temel hizmetlere erişimde sorun yaşayan, daha çok dağlık bölgelerde kurulmuş olan ve küresel şoklar karşısında savunması yeterli olmayan yerlerdir. Bu alanların ekonomik çeşitliliğinin sağlanması ve daha iyi yaşam koşullarına erişim konularında çok az umutları bulunduğu anlaşılmaktadır.
OECD’ye (2018) göre kırsal alanlar; kentsel modellerden farklı olarak gelişen, ekonomik koşulların değişkenlerinden kentsel bölgelere göre daha çok etkilenen, nüfus yoğunluğu düşük ve sınırlı ekonomik aktiviteleri olan yerlerdir. OECD kırsal alanları, nüfus yoğunluğu kriterlerine göre tanımlamaktadır. Bu değerlendirmede nüfus yoğunluğunun kilometrekare başına 150 kişinin altında olduğu tüm yerel yönetim birimleri kırsal alan sayılmakta ve bu bölgeler aşağıda belirtildiği şekilde üç gruba ayrılmaktadır:
• Baskın kırsal alanlar; nüfus yoğunluğunun yüzde elliden fazlasının kırsal alanlarda yaşadığı bölgeler, • Belirgin kırsal alanlar; nüfusunun %15’i ile %50’si aralığının kırsal alanlarda yaşadığı bölgeler, • Baskın kentsel alanlar; nüfusunun %15’inden daha azının kırsal alanlarda yaşadığı bölgeler.
OECD kriterlerine göre;
• Nüfus ve göç, • Ekonomik yapı ve performans, • Sosyal refah ve eşitlik, • Çevre ve sürdürülebilirlik
olmak üzere dört adet temel kırsal alan göstergesi bulunmaktadır.
Kırsal alan turizm açısından değerlendirildiğinde “deniz turizmi merkezleri dışında kalan, kentsel yerleşimlerden uzak, kırsala özgü doğal ve kültürel hayatın korunduğu, oldukça tenha ve kırsal hayatla ilgili çeşitli aktivitelerin gerçekleştirildiği yerler olarak tanımlanmaktadır” (Çeken, vd. 2010: 4). Bu tanıma ek olarak, turizm amaçlı kullanılan kırsal alanlara aşağıdaki özellikleri de ilave etmek yararlı olacaktır (Ekiztepe, 2020: 57):
• Kitle turizmi için donatılmış, ağırlıklı olarak kıyı ve dağlık saha alanlarının olması, • Tarımsal faaliyetlerin zayıfladığı yöreler olması, • Şehirleşmede yeni yeni gelişmelerin yaşandığı alanlar olması, • Yerleşmelerde parçalanmaların olduğu yöreler olarak kategorize edilmiş olması, • Düşük verimlilik, • Yüksek göç, • Orman, dağ ve ada alanlarıdır.
Kırsal Turizm Kapsamı
Kırsal turizm günümüzde tarımsal ve hayvansal faaliyetlerin yoğun olduğu yörelerde, bu faaliyetlerin turizm açısından bir arz kaynağı olarak kullanılması şeklinde gerçekleşen bir turizm çeşididir (Çeken, vd. 2007: 7). Doğal çevre ve tarımla bütünleşen, diğer turizm çeşitleri ile de son derece kolay entegre olabilen kırsal turizm, var olan turizm çeşitlerinin alternatifi ya da tamamlayıcısı olarak önemini her geçen gün daha da arttırmaktadır. Kırsal turizm; konaklama, yiyecek içecek ve turistik ürünlerin tedarik edilmesi olduğu kadar kamuya ve özel sektöre ait doğal ve kültürel kaynakların, altyapı ve hizmet tesislerinin varlığını da içeren çok geniş ve kapsamlı bir kavramdır.
Kırsal turizmin doğa temelli oluşu, sessiz ve oldukça tenha ortamlarda gerçekleşmesinden dolayı turizm talebi de bu alanlara yönelmektedir. Kitle turizminin beraberinde getirdiği sorunlardan kaçmak, şehirdeki trafik yoğunluğu, gürültü ve hava kirliliğinden kaçmak isteyenler ile turizme katılan belli bir kesimin istek ve hobilerine bağlı olarak kırsal alanlara yönelmeleri sonucunda kırsal turizm konseptinin kitle turizminden farklı olduğu görülmektedir. Bu kapsamda kırsal turizmle ilgili olarak şunlar söylenebilir:
• Büyük açık alan, (10.000’den az yerleşme) • Seyrek nüfus • Doğal çevre • Yoğun açık alan aktivitesi • Az yapılaşma • Bireysel aktiviteler yoğundur • Küçük tesisler • Yerel sahipli işletmeler • Tatil süresi kısa (part-time) • Çiftlik/orman gerektirir • Kırsal turizm diğer aktiviteleri destekler • Turizmde çalışanlar genellikle çalıştıkları bölgede yaşarlar
• Genellikle mevsimsel faktörlerden etkilenir • Az sayıda turist vardır • Turist ilişkileri bireyseldir • Amatör yönetim anlayışı • Yerel atmosfer vardır • Eski geleneksel binalar fazladır • Etik gelişme sınırlıdır • Mimari özeldir (yöreye özgü) • Niş (niche-:dar alan) pazarlama vardır
Kırsal Turizmin Gelişimi
Kırsal turizm 19. yüzyılda İngiltere’de doğaya dönüşün yaşanması ile başlamış, daha sonra Avrupa’nın sanayileşmiş ülkelerinde yayılmaya başlamıştır. Bu olgunun hızlı bir şekilde yayılmasında başta şehirlerde yaşayanların sosyo-ekonomik durumunun yükselmesi, büyük şehirlerdeki hayat tıkanıklığı, hava kirliliği, gürültü ve stresten kaçmak etkili olmuş ve bir çıkış yolu olarak kırlarda dinlenmeye karşı bir ilgi doğurmuştur (Halbway ve Taylor 2006’dan aktaran Uçar, vd., 2010: 15). Kırsal turizm, dünyanın en hızlı büyüyen ve gelişen turizm sektörünün bir alanıdır. Euro Barometer Araştırma Raporu (1998), her yıl Avrupa tatilcilerinin %23’ünün kırsal alanları destinasyon olarak seçtiklerini göstermektedir. Kırsal alanlar turistlere destinasyonun etnik ve coğrafi karakterinden, tarihinden, farklı kültüründen ve kırsal doğasından kaynaklanan gizemli bir çekicilik sunmaktadır.
Kırsal turizm, tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu yörelerde tarım faaliyetlerinin yanı sıra turizm sektörüne bağlı olarak gelişen yeni bir turizm çeşididir. Kırsal turizm bir yandan turistlerin mekân içinde yoğunlaşmasından doğan ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunların çözümünde, öte yandan turizmi geleneksel kıyı turizminin egemenliğinden kurtarmak, kırsal yörelerin dinlendirici atmosferinden yararlanmaya olanak sağlamak ve gelir düzeyi diğer sektörlere göre düşük olan tarım üreticisine ek bir gelir sağlamak açısından önem arz etmektedir (Olalı ve Timur 1988: 400). Kırsal tatil aktiviteleri kapsamında şunlar yapılır:
• Macera Tatilleri • Kano-Rafting • Çim Kayağı • Kuş Gözlemciliği • Avcılık • Bisiklet Turları • At Binme • Kırsal Miras Çalışmaları • Küçük Köy Turları • Rahatlama Tatilleri • Küçük Ölçekli Konferanslar • Kırsal Festivaller • Nehir Balıkçılığı • Kır Manzarası İzleme • Yürüyüş • Tırmanış
• Göl Balıkçılığı • Orientering
Kırsal Turizmin Gelişim Faktörleri
Kırsal turizmin gelişimini etkileyen faktörleri şöyle sıralayabiliriz:
• Eğitim Seviyesinin Yükselmesi • Kültüre Duyulan İlginin Artması • Boş Zamanın Artması • Ulaşım ve İletişimin Gelişmesi • Sağlıklı Olma Bilincinin Artması ve Sağlıklı Yaşam • Uygun Ortam Sağlaması • Özel Yemeklere Artan İlgi • Bağımsızlık ve Bireysellik • Ekolojik Yaşam Bilincinin Artması ve Ekoloji • Beslenme Giderleri • Psikolojik Sağlık Etkeni • Yaşlı ama Aktif Nüfus Sayısının Artması • Farklı Eğlence Alternatifleri • Kırsal Acenteler • Kırsal Kökenlilik • Turizm Talebinin Gelişmesi • Çevresel Kirlilik • Kırsal Turizmin Bir Kalkınma Aracı Olarak Görülmesi • Kırsal Turizmin Gelişimi • Akrabalık İlişkileri
Kırsal Turizmin Hedefleri
Kırsal alanlardaki veya yörelerdeki turizm; her şeyden önce, “kırsal çevrenin yenilenmesi ve modernleşmesi sürecine katkıda bulunma” özelliğine sahiptir. Herhangi bir yörede veya alanda mevcut potansiyel kırsal turizmin gelişmesinde devletin ya da ilgili sorumluların dinamik bir politika uygulayabilmeleri için, öncelikle kısa, orta ve uzun dönem hedeflerin saptanması gerekir. Burada amaç planlı bir kırsal turizm gelişim süreci oluşturarak hem kırsal kalkınmaya en fazla katkıyı sağlamak hem de sürdürülebilir turizm ilkeleri doğrultusunda hareket etmektir. Uzun dönem hedefler ise:
• Kırsal alan veya yörenin turizm, açık hava ve rekreasyon etkinliklerine açılması desteklenmeli, • Yöredeki kırsal turistik arz değerlerin pazarlanmasına ve geliştirilmesine gereken önem verilmeli, • Kırsal yöredeki girişimlere katkıda bulunulmalıdır.
Kırsal Turizmin Önemi
Kırsal turizmin önemini maddeler hâlinde aşağıdaki şekilde belirtmek mümkündür:
• Kırsal alanlarda, kırsal turizme bağlı olarak ürünlere olan talep artmakta, talep artışı üretimi artırmakta bunun sonucunda ürün gerçek değerini bulabilmektedir. Böylece gerçek değeriyle satılan
ürünler sayesinde yöredeki üreticinin gelir seviyesi de artmaktadır. • Kırsal turizmin gelişmesine bağlı olarak yörede turizme doğrudan ve dolaylı mal ve hizmet üreten diğer sektörlerle de koordinasyon kurulabilmektedir. • Kırsal alanlardaki turistik değerler kırsal turizm sayesinde etkin biçimde kullanılabilmektedir. • Kırsal turizm iç turizmi canlandırmaktadır. • Kırsal turizm kırsal alanlardaki birçok turizm türüne entegre olabilmektedir. • Kırsal turizm, turizmin coğrafi dağılışında turizm talebi açısından bir denge oluşturmaktadır. • Yörede kırsal turizm gelişmeleriyle birlikte kamu hizmetlerinin geliştirilmesi ve buna bağlı olarak eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim de kolaylaşmıştır.
Kırsal Turizm Talebi
Turizm talebi turizm piyasasını oluşturan ikincil önemli faktördür. Turizmin gelişme ve yayılmasında turizm talebi büyük önem arz etmektedir. Bunun nedeni ise turizm talebinin dinamik bir yapıya sahip olmasıdır. Bu sayede turizm talebi, statik olan turistik arza yönelerek potansiyel arzı efektife dönüştürmektedir.
Genel olarak turizm talebini etkileyen faktörler ekonomik, sosyal, politik ve psikolojik faktörlerdir.
Bunlar sırasıyla:
1. Ekonomik faktörler • Millî gelir (millî gelir miktarı, kişi başına düşen millî gelir ve millî gelirin dağılış şekli). • Turistik mal ve hizmetlerin fiyatı • Ulaştırma • Ödemeler dengesi • Turizm sektörünün durumu • Konjonktürel durum 2. Sosyal faktörler • Ailevi durum • Dil güçlükleri • Eğitim seviyesi • Meslek • Yaş ve cinsiyet • Şehirleşme • Sosyal mevzuat 3. Politik Faktörler • Turistin kendi ülkesinin politik durumu • Gidilen ülkenin politik durumu • Genel politik durum 4. Psikolojik Faktörler • Turistik tüketim bazen daha yüksek kalitedeki turistik mal ve hizmetlere kayabilir. • Turistler, zaman ve mekân imkânları içinde daha uzak yerleri tercih edip turistik
tüketimde bulunma imkânına sahip • Kırsal alanlarda arazi düzenlemelerine ve olabilirler. ulaştırma yatırımlarına hız verilmelidir. • Turistler daha uzun süreli tatil yapabilirler. • Kırsal yörelerde mevcut konut şartlarının • Turistik tüketim, karşılandıkça isteği artıran iyileştirilmesine yönelik yatırımlar devlet bir özellik taşır. tarafından desteklenmelidir. • Kırsal alanlardaki yöresel bayram ve festivallere Kırsal Turizm Arzı fiilen katılmayı sağlayacak düzenlemeler Turizm arzını değişik şekillerde tanımlamak mümkündür. yapılmalıdır. Ancak her tanımın birbirine çok yakın olduğu ve hemen hemen aynı özellikleri kapsadığı görülmektedir. Genel bir tanımla turizm arzı; bir ülkenin, bir bölgenin veya bir şehir merkezinin seyahat edenlerin ihtiyaçlarını gidermek için sahip olduğu varlık, değer ve imkânların tümü ile belli bir zaman süresi içindeki yolculuk ve konaklamaya dönük ve belli bir fiyatta satılmaya hazır mal ve hizmet alımı olarak tanımlanmaktadır (Olalı ve Timur, 1988: 171).
Herhangi bir ülkede veya bölgede turizm arzından bahsedebilmemiz için aşağıda belirtilen öğelerin olması şarttır. Bunlar sırasıyla (Olalı ve Timur, 1988: 174-175):
1. Doğal veriler: Doğal harikalar, iklim, kaplıca ve şifalı sular 2. Sosyal veriler: Sanat şehirleri, tarihi eser ve anıtlar, müzeler, fuar, sergi, seminerler ve diğer sosyal görünüşler 3. Psikolojik veriler: Ülkeler arasındaki tarihi, dini, ailevi, kültürel ilişkiler, toplumun gelenekleri, davranışları ve yönetici davranışları 4. Turizm sektörünün durumu: Turistik altyapı, turistik donatım (miktar, fiyat ve kalite gibi).
Kırsal Turizmin Konaklama Özellikleri
Kırsal turizmde konaklama yöredeki mevcut imkânların değerlendirilmesiyle şu şekillerde yapılmaktadır (Soykan, 1999:71):
• Köy ve çiftlik evlerinde • Çadır ve karavanda • Kırsal otel ve motellerde, • Kırsal pansiyonlarda, kiralık odalarda, • Kırsal tatil köylerinde, • Akraba tanıdık yanındadır.
Kırsal Turizmin Gelişmesine Yönelik Öneriler
Kırsal turizmin gelişmesine yönelik bazı öneriler şu şekilde sıralanabilir:
• Yöresel kültür ürünlerinin ve hizmetlerinin tanıtımı yapılmalıdır. • Kırsal turizmin yoğun olduğu yörelerde kırsal turizmle uğraşacak yeni işletmeler açılmalıdır. • Kırsal turizm hakkında tanıtım yapılmalı ve yerli ve yabancı tur operatörleri davet edilmelidir. • Kırsal yörelerde üretilen mallar ve hizmetler turistlerin zevk, istek ve alışkanlıklarına uygun olmalıdır. • Kırsal alanlarda yerel yönetimler tarafından başlatılan turistik yatırımlar devlet tarafından da desteklenmelidir.