AÖF Soru Bankası

Turizm ve GüvenlikÜnite 1 Özeti

Turizm ve Güvenlik İlişkisi

TRZ112U-TURİZM VE GÜVENLİK

Ünite 1: Turizm ve Güvenlik İlişkisi

Turizm Kavramı ve Önemi

Turizm bir yer değiştirme faaliyeti olarak düşünüldüğünde insanlar yiyecek bulmak, merak güdülerini doyurmak, içinde bulundukları zorunluluklardan kurtulmak gibi nedenlerle yüzyıllardır bu eylemi gerçekleştirmektedirler. Ancak ilk seyahatler, keyifli bir iş olmaktan ziyade zorunluluklardan kaynaklanmış, mevsimlerin çetin koşullarına karşı koymak ya da savaşmak amacıyla gerçekleşmiştir. İlk başlarda “sefere çıkmak”, “savaşa hazırlanmak” anlamına gelen reisen (Alm. seyahate çıkmak) sözcüğü (Löshburg, 1998) ya da Latinceden türeyen çalışmak, zorlukları aşmak, acı çekmek anlamındaki travail kökünden türeyen travel (İng. seyahat etmek) sözcüğü (İçöz, 2003) yapılan ilk seyahatlerin kapsamını ortaya koymaktadır.

Guyer Freuler’e göre turizm; ticaret, endüstri ve küçük sanatların gelişmesi ve ulaştırmanın mükemmelleşmesi üzerine özellikle toplumsal sınıfların daha kolay kaynaşmasının sonucu olarak artan dinlenme, hava değişikliği gereksinimi ve doğanın güzelliğine yönelik ortaya çıkan eğilim, doğadan zevk almaya dayanan modern döneme özgü bir olaydır.

Yukarıda da değinildiği üzere turizmle ilgili yapıldığı belirtilen ilk tanım, turizmin doğa ile ilişkisine ve modern döneme özgü bir boş zaman etkinliği olmasına odaklanmıştır. Turizmin ekonomik yönünü de dikkate alan ilk tanım ise 1910 yılına tarihlenmektedir. Avusturyalı ekonomist Herman Von Schullar turizmi başka bir ülkeden, şehir veya bölgeden yabancıların gelmeleri ve geçici süre kalmalarıyla ortaya çıkan hareketin ekonomik yönünü ilgilendiren faaliyetlerin tümü olarak tanımlamıştır. Bu tanımda turizm kavramına zamansal boyutta geçicilik unsuru eklenmiştir.

Ulusal literatür incelendiğinde de turizmle ilgili yapılan tanımların benzer unsurları taşıdığı görülür. Turizmle ilgili yapılan en kapsamlı tanım; İnsanların devamlı yaşadıkları konutları dışında sürekli olarak yerleşmemek, sadece para kazanmak, politik veya askeri bir amaç gütmemek üzere; serbest bir ortam içinde, iş, merak, sağlık, spor, dinlenme, eğlence, kültür, deneyim kazanma, özenme gibi amaçlarla veya dost-akraba ziyareti, kongre, seminerlere katılmak gibi nedenlerle, kişisel veya toplu olarak yaptıkları seyahatlerden, gittikleri yerlerde 24 saati aşan veya o yerin konaklama tesislerinden en az bir gece konaklamalarından ortaya çıkan iş ve ilişkileri kapsayan, bir tüketim olayı, sosyal bir olay; ağır ve bütünleşmiş bir hizmet ve kültür endüstrisidir.

Dünya Turizm Örgütü (2008) tarafından yapılan sınıflandırmalar bir ülke için üç temel turizm biçiminin varlığından söz eder: yerli turistin ülke içindeki turizm amaçlı hareketliliğini ifade eden iç turizm (domestic tourism); gittikleri ülkede yaşamayan turistlerin başka ülkelere turizm amaçlı seyahatlerini ifade eden içe yönelik turizm (inbound tourism) ve yabancı turistlerin ikamet ettikleri ülkeden başka bir ülkeye yönelik turizm amaçlı

hareketliliğini ifade eden dışa yönelik turizm (outbound tourism).

Turizm; ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal mübadelenin yapılanması olanak sağlayan önemli bir araçtır.

Turizm; yerel, ulusal ve küresel anlamda ekonomik olduğu kadar sosyal ve kültürel yönüyle de büyük önem taşımaktadır. Turizm, sosyokültürel anlamda toplumların kaynaşması adına büyük önem taşımaktadır. Hem ev sahibi toplum hem de ziyaretçi toplum açısından başka hiçbir sektörün sağlayamayacağı bir yakınlık duygusu yaratmaktadır.

Güvenlik Kavramı ve Önemi

Emniyet; fiziksel, sosyal, finansal, mekanik, kimyasal, psikolojik ve diğer tehdit türlerinin (potansiyel tehditleri temsil eden riskler) en aza indirilmesine yol açan, bunların yapıları ve etkileşimleri dahil olmak üzere bir önlemler zincirinin tezahürüdür. Güvenlik ise yaralanma veya maddi hasara neden olan kasıtlı olarak yıkıcı faaliyetlerden kaçınmak için tasarlanmış önlemler sistemidir.

Emniyet ile ilgili olaylarda kasıt yok iken güvenlik ile ilgili durumlarda kasıt söz konusudur. Güvenlik ihtiyacı, insanın kendini fiziksel, ekonomik, sosyal ve siyasal açıdan güvende hissetmesidir.

Güvenlik suç işlenmesinin önlenmesi, asayiş ise işlenen suçların sanık ve delilleriyle yargı önüne çıkarılarak cezalandırılmasıdır.

Güvenliğin bazı boyutları şunlardır;

• İç güvenlik; bir ülkenin siyasi sınırları içerisinde, halkının huzurunu ve devletinin bekasını sağlamak maksadıyla alınan tedbirlerdir. • Dış güvenlik; bir ülkenin siyasi sınırlarının dışından o ülkeye yönelen tehditlere karşı alınan tedbirlerdir. • Siyasi güvenlik; bir ülke için en üst anlamda rejiminin halka dayanıp dayanmadığını, bunun yanı sıra siyaseten yürütülen konuların ülke yasalarına uygun olup olmadığını ifade eder. • Sosyal güvenlik; çeşitli şekillerde tanımlanır. İnsan olmaktan kaynaklanan, dönemin koşullarına bağlı olarak asgari düzeyde de olsa mutlak karşılanması gereken sosyal nitelikli ihtiyaçlardır. • Ekonomik güvenlik; toplum hayatı ekonomik faaliyetler ile sürdürülebilmektedir. Bu nedenle, ekonomik mekanizmanın işlerliğinin sürdürülmesi esastır. • Askerî güvenlik; ülke içinden veya ülke dışından kaynaklanan tehdidin askerî tedbirlerle giderilmesi anlamına gelmektedir. • Ulusal güvenlik; bir devletin millî menfaatlerinin gerçekleştirilmesi ve bu menfaatlerinin iç ve dış tehditlere karşı korunması ve kollanmasıdır.


• Bölgesel güvenlik; bir bölge içerisinde bulunan devletler tarafından ortaklaşa uygulanan güvenliktir. • Uluslararası güvenlik; ikiden fazla devlet tarafından ortak menfaatler kapsamında oluşturulan güvenliktir. • Küresel güvenlik; dünyanın tamamını ilgilendiren, ortak katkı yapılmadığı takdirde herkesin olumsuz olarak etkilenebileceği güvenliktir.

Geleneksel güvenlik anlayışına göre güvenlik, devletlerarası rekabet ve çekişme ile ilgilidir ve askerî tehditler, geleneksel güvenlik anlayışının ana konularıdır. Fiziksel güvenliğe vurgu yapan geleneksel güvenlik anlayışına göre, ulusal güvenliğin en belirgin unsuru ulusal sınırların diğer devletlerin tecavüzünden korunmasıdır.

Yeni güvenlik kavramının çekirdeği “işbirlikçi güvenlik” tir. Bu güvenliğin kazanılmasının iki şartı; ortak çıkar ve karşılıklı güvenliktir. Ayrıca, eşit olarak karşılıklı çıkarları sağlamak ve iç işlerine karışmamak ilkelerine de uyulmalıdır. Yeni güvenlik kavramı, “eşitlik, görüş alışverişi, karşılıklı anlayış ve karşılıklı güven” sistemi içinde oluşturulmalıdır.

Turizmde Güvenlik Kavramı

Turizm açısından ise güvenlik, turistlerin kasıtlı ya da kasıtsız bir şekilde gerçekleşen ve onlara zarar verebilecek her türlü olaydan korunması olarak ifade edilebilir.

Turizmde güvenlik kavramı da sadece “turistleri korumak” çerçevesinden çıkarak turizm çalışanlarını ve turizm endüstrisinin kendisini de bu tür tehditlere karşı korumayı içerecektir.

Araştırmalara göre; savaşlar, terörizm, suçlar, krizler, kişisel güvenlik meseleleri, gıda güvenliği, siyasi istikrarsızlık ve doğal afetler turizm sektörü için önemli güvenlik endişeleri olmuştur.

Turizm güvenliği kavramındaki değişimler, temel özellikleri ve nitelikleri açısından kitle turizminin 1950- 1970 yılları arasındaki birinci dönem, 1970-1990 yıllarını kapsayan ikinci dönem ve küresel turizme geçiş dönemini kapsayan 1990 ve sonrası dönem olmak üzere üç dönemde incelenebilir.

Turizm ve Güvenlik İlişkisi

Ülkelerin turist akışını yoğunlaştırabilmek ve bunu sürekli etkin kılmak için gerçekleştirmesi gereken ilk ve en önemli husus; turistlerin can ve mal güvenliğini sağlayabilmektir. Bunun için öncelikle ülkenin kendi içinde, kendi vatandaşının can ve mal güvenliğini sağlayabilmesi, kamu düzenini etkin kılması gerekir.

Kamu düzeni, oturulan yerde, yolculuk sırasında veya gidilen yerlerde can ve mal güvenliğini sağlayabiliyorsa turizme özgü davranışlara da elverişli bir ortam oluşmuş demektir. Kamu düzeninin etkin bir şekilde sağlanması ile turizm arasında organik bir bağ vardır.

Güvenlik gereksiniminin karşılanması, bireylerin yeme, içme ve barınma gibi temel yaşam gereksinimlerinden sonra ikinci sırada gelmektedir. Güvenlik gereksinimi karşılanmadıkça ihtiyaçlar hiyerarşisinde yer alan diğer basamaklara geçmek mümkün değildir.

Batı dünyası için düşünüldüğünde, turizmde güvenlik tartışmaları 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra yeni bir boyuta taşınmıştır. Bu saldırılar bir milat olarak kabul edilirse 11 Eylül öncesi dönemin turizm güvenliği ile ilgili olarak bazı zayıflıkları bulunmaktadır. Ancak 11 Eylül 2001 sonrasında seyahat ve turizmin gidişatı sonsuza dek değişmiş ve bu değişim turizm güvenliği olmadan hiçbir pazarlama faaliyetinin endüstride yeri olmayacağını turizm profesyonellerine kabul ettirmiştir. Bu dönemden sonra turizm yetkilileri kısa süre içerisinde ulusal ve uluslararası düzeyde güvenlik meseleleriyle ilgilenmeye başlamıştır.

Turistler, onları korumak için güvenlik önlemlerinin eksik olduğunu algılarlarsa bu durum turizm endüstrisine uzun vadeli zarar verebilir. Seyahatle ilgili riskin algılanması, bir varış yerini ziyaret ederken olumsuz sonuçların ortaya çıkma olasılığına dayanan bir durumdur.

Turistlerin tatil için gideceği yeri seçerken önceliklerinden biri de güvenliktir. Güvenlik gereksinimi doğuştan gelen bir özelliktir. İnsanların huzur içinde yaşayabilmeleri ve toplum içinde yaşamlarını sürdürebilmeleri için kendini güvende hissetmesi gerekir.

Dünya çapındaki kritik olayları tanımlayıp analiz ederek bunları web tabanlı bir coğrafi bilgi sisteminde görüntüleyen bir kriz bilgi sistemi olan A3M Küresel İzleme (A3M Global Monitoring) tarafından yayımlanan Risk Haritası (2020) dünya genelindeki güvenlik durumunu çeşitli kategorilere göre değerlendirmektedir. Bunlar;

• Ülkelere giriş ve çıkış, • Ulaşım (hava trafiği, yerel ve uzun mesafeli toplu taşıma, taksiler, özel ulaşım/araba kiralama, diğer ulaşım araçları), • Hava saldırısı, • Altyapı (para, telefon/cep telefonu, internet, elektrik), • Sağlık (aşılar, enfeksiyon riskleri, hijyen, sağlık hizmetleri altyapısı), • Doğal tehlikeler, • Güvenlik (suç, gösteri/huzursuzluk, terörizm, silahlı çatışma), • İş güvenliği (yolsuzluk, endüstriyel casusluk), • Özel riskler (kültürel özellikler, LGBTİ, kadın gezginler, ceza hukuku özellikleri, diğer riskler).

Turizmde Güvenlik

Buzan ve Hansen (2009) turizm güvenliği ile ilgili çevresel sorunlar açısından iki önemli konuya işaret etmiştir. Bunlardan biri küresel ısınma diğeri ise yaygın ve ölümcül bir salgın hastalığı olasılığıdır.


Turizm açısından güvenlik, turistlerin istenmeyen olaylardan korunması olarak görülebilir. Güvenlik çok önemlidir ve daha önce de söz edildiği gibi turistlerin bir destinasyonu ziyaret edip etmeme kararlarını etkileyebilir. Bu nedenle, belirli bir turistik yerin başarısı ve kalitesi güvenliğe bağlıdır. İş veya eğlence amacıyla planlanan tüm seyahatlerin temel unsuru kesinlikle güvenliktir. Turizm üzerine yapılan araştırmalar da güvenlik sorunları- nın sürdürülebilir turizm açısından önemli faktörler olduğunu ve turistlerin seyahat kararı verirken dikkate aldıkları ilk hususun güvenlik olduğunu göstermektedir.

Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi’nin 2013- 2023 için hazırladığı Master Plan’da (2013) Bölgesel Turizm Güvenliği Eylem Planı yapılmıştır. Buna göre; turizm güvenliği eylem planı yanıltıcı reklamlar, soygunlar, turistik noktalarda saldırılar, uçak kaçırma, gasp, cinayet, tecavüz, adam kaçırma ve büyük ulaşım felaketleri gibi potansiyel risk ve felaketlerle başa çıkabilecek şekilde tasarlanmalıdır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında