AÖF Soru Bankası

Turizm TarihiÜnite 2 Özeti

Endüstri Devrimi ve Sonrasında Turizm

TRZ110U-TURİZM TARİHİ

Ünite 2: Endüstri Devrimi ve Sonrasında Turizm

Modern Dönemin Başlaması

Tatil ve turizm kavramları, büyük ölçüde Batılı toplumlara özgü ve sosyokültürel boyutları olan bir modern dönem olgusudur. Seyahat, modern dönem öncesinde de var olan ancak doğrudan ticaret veya dinle ilişkilendirilen bir olgudur. Turizm ve serbest zaman kavramlarının temelleri, Rönesans dönemindeki toplumsal iyileştirmelerle atılmaya başlandı. Ancak yine de ticaret dışı seyahatler ayrıcalıklı sınıfa veya aristokratlara özgü bir eylem olarak çoğu zaman sağlık ve kültürel amaçlar çerçevesinde gerçekleştirilirdi.

Serbest zaman ve tatil hakkı kavramları, 19. yüzyıl ortalarında toplumun daha büyük katmanlarınca kullanılmaya başlandı.

Endüstri Devrimi

Modern turizm tarihi, Endüstri Devrimiyle başlar. Ham materyallerin bulunabilirliğindeki artış, üretim teknolojilerindeki gelişmeler ve o zamana kadar eşi benzeri görülmemiş bir üretim sisteminin oluşturulmasıyla kitle tüketimi olanaklı hâle gelmiştir.

Üretim süreçlerinin büyük gelişim ve değişim geçirdiği 1770 ve 1780’li yıllarda keşfedilen yöntemler yeni kapitalist girişimciler tarafından ortaya atıldı.

Endüstri Devrimi, malların daha ucuz, işlevsel, kolay elde edilebilir, ulaşılabilir ve çeşitli olmasını sağladı.

Daha önce de belirtildiği üzere turizm, Endüstri Devrimi öncesi çağlarda da var olan bir fenomendir. Endüstri Devrimi’nin getirdiği gelişmeler ve kapitalist toplumun hızlı bir şekilde büyümesi, diğer toplumsal faaliyetlerde olduğu gibi turizm faaliyetlerine yönelen turist sayısında, seyahat ve turizmin doğasında ve motivasyonlarında da radikal değişimlere neden oldu.

18. yüzyıl sonlarında etkinliğini artıran, radikal değişimlerle dönemi etkisi altına alan Endüstri Devrimi gelişmeleri turizmde yeni bir düşünce akımı ve hareketi yarattı: romantizm ve estetik. Kentleşme, üretime dayalı işletme sayısındaki hızla artış, nüfusun artması, birey yaşantılarının işletme egemenliği altına girmesi ve dolayısıyla işin birey hayatının önemli bir kısmını işgal etmeye başlaması gibi çok sayıda nedenin romantik akımın ve estetiğin ortaya çıkmasında etkili olduğu söylenebilir.

Demir Yolunun Yükselişi: Buhar Çağı

Buhar motorlarının icadı 19. yüzyıla özgü bir gelişme değildir. Öncesinde sanayide ve deniz yolu ulaşım araçlarında kullanılan ağır bir nesneydi. Modern turizmin önemli gelişmeleri arasında, daha hızlı ve güvenli ulaşım hizmetleri yer alır.

Demir yollarının ulaşım hizmetlerine kazandırılmasıyla tarihte ilk kez düzenli ve güvenli yolculukların yapılmaya başlanması, rekreatif aktivite sayısının artması ve çeşitlenmesinde etkili oldu.

Buhar çağı, raylı sistemlerin geliştirilmesiyle ülkelere, ekonomilere ve sosyal alışkanlıklara büyük etkileri bulunan seyahat taleplerinde büyük bir patlama yarattı. Liverpool ve Manchester arasında 1830 yılında açılan ulaşım hizmeti, Britanya’dan Avrupa’ya ve sonrasında Kuzey Amerika’da hızlı gelişme kaydetti. İngiltere’de 1841’de yılda ortalama iki milyon, 1851’de 79 milyon, 1860’ta 160 milyon yolcu tren yolu ulaşımından yararlandı. Geçen her on yıllık dönemde yolcu sayısı artmayı sürdürdü (Lickorish ve Jenkins, 1997).

Thomas Cook ve Diğer Yeni Girişimler

Seyahat etme arzusu 19. yüzyıl ortalarına gelindiğinde oldukça gelişti. Bu potansiyeli fark eden girişimciler yolculukların yapıldığı destinasyonlarda arz oluşturdu. Başlangıçta (1841 yılında) ucuz ve kısa mesafeli turlar organize ederek turizm gelişimine katkı sağlayan modern turizmin mimarları arasında gösterilen ve girişimiyle günümüz postmodern toplumuna uzanan Thomas Cook, bunlardan belki de en önemlisidir.

Cook’un kapitalist modernistlere karşı toplumun her kesimini içine alan tur organizasyonu yapmaya başlaması diğer bir İngiliz girişimciyi harekete geçirdi.

Savaş Sonrası Turizm ve Hava Yollarının Yükselişi

Yirminci yüzyılın başlarında uzun mesafeli, uluslararası eğlenme ve dinlenme amaçlı turizm hareketliliği filizlenmeye başladı. Birinci Dünya Savaşı yıllarında yaklaşık olarak her yıl 100.000 Amerikalı turist Avrupa’ya ziyaret etti.

Savaş sonrası motorlu taşıtların ulaşılabilir hâle gelmesi ve ekonomik refahın motorlu taşıt sahipliğine olanak tanıması turizmi daha fazla canlandırdı. Bunlar toplu taşıma sisteminin ötesinde kamusal alanları turizme açtı. Savaşlar arası yıllarda refah seviyesi yüksek, zengin ve elit sınıflar için uçaklar özellikle Avrupa turizm pazarında küçük de olsa rol almaya başladı.

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılabileceği üzere toplumsal bağlamda kitle turizmin tohumları yirminci yüzyılın ilk yarısında George Westinghouse gibi sanayicilerin çalışanlara yıllık izin verilmesinin verimliliği artıracağına inanarak ücreti tatil hakkını çalışanlara sunmasıyla atıldı.

İkinci Dünya Savaşı sonrası meydana gelen gelişmeler yaşanan tüm problemlere, dalgalanmalara ve mevsimselliğe rağmen, turizmi katlayarak büyüttü.

Kitle turizmi, 1945 yılında sona eren İkinci Dünya Savaşı sonrasında yeni gelişmelere sahne oldu. Savaş sırasında dünya genelinde on binlerce insan çeşitli askerî görevlerde bulunduklarından yeni, egzotik ve farklı yerler gördü.

Her şeye rağmen geçen kırk yıllık süreçte meydana gelen değişim ve dönüşümler dikkate alındığında bütün turizm çeşitleri için bir büyüme dönemi olduğu söylenebilir. Jet uçak yolculuklarının ve Akdeniz destinasyonlarının 1950 ve 1970’li yıllar arasında sunduğu tatil olanakları,


transatlantik gemi yolculuklarına ve Kuzey Avrupa destinasyonlarına talebi kayda değer bir oranda düşürdü.

Turizm ve Küreselleşme

Küreselleşme mal ve hizmetler, bilgi ve iletişim ve insanlar açısından sınırlar arası hareketliliğin artmasıyla ilgilidir. Küreselleşme, günümüz iletişim teknolojilerindeki sürekli yeniliklerle desteklenen ulusal/bölgesel yasal sınırlar arasında karşılıklı ticaret ve yatırım akışlarının yanı sıra kültürel, sosyal ve politik bağlantıların uygulanması sürecidir.

Tarihsel düzlemde turizm ve küreselleşmenin ekonomiyle ilgili yönüne de vurgu yapmak gerekir. Buna göre turizmi içine alan ekonomi yönüyle ilişkili olarak küreselleşmenin üç temel özelliğinden bahsedilebilir.

Ekonomik boyutla yakından bağlantılı olan küreselleşmenin politik boyutuna da değinmek gerekir. Küreselleşmenin klasik eleştirilerinden biri; ülkelerin ulusal sınırlarını küresel pazarlara açmasıyla, ülke çıkarlarının çoğu kez, ekonomik dinamiklerin zarar görmemesi amacıyla çok uluslu işletmelerin öncelikleri lehine göz ardı edilmesidir.

Turizmde Modern Sonrası Eğilimler

20. yüzyılın ikinci yarısında kitle turizmi egemen olmaya başladı. Turistler büyük gruplar hâlinde, bilinen destinasyonlardaki büyük konaklama tesislerinde konakladı. 20. yüzyılın son çeyreğine gelindiğinde, turistik arz ve talep arasındaki ilişki dinamikleri; büyük ölçüde algı, beklenti, tutum ve değerlere dayanmaya başladı.

Endüstri Devrimi sonrasındaki metamorfozlardan başlayarak 1950 ve 1970’li yıllar arası dönemde, turizmin kitlesel yönelimli değişim ve dönüşüm geçirdiği dönemi eski; 1980’li yıllar ve sonrasında turizmdeki çeşitlilik ve turist tutumlarındaki gelişmelerin yaşandığı dönemi ise yeni turizm olarak nitelemek yerinde olacaktır.

Kitle turizmi, 1980’lerin sonuna kadar gelişimini sürdürdü. Bu dönem sonrasında kitle turizmi veya geleneksel turizm olarak anılan deniz, güneş, kum turizmine yönelik taleplerde azalmalar başladı. Kitle turizm pazarındaki talep erimesinin bazı nedenleri arasında altyapı eksikliği, hava ve su kirliliği, doğal kaynakların tahribi, taşıma kapasitesinin aşılması, kaynakların aşırı ve kontrolsüz kullanımı bulunur.

Modern sonrası dönem, yeni keşiflere, buluşlara tanıklık etmese de turistik taleplerde, farkındalığa dayalı yeni turizm türlerinde hatta kitle turizmin oluşumunda kilit öneme sahip faktörlerde bile önemli değişimlere sahne oldu.

21. yüzyıl başlangıcı, alt ve üst kültür arasındaki sınırların aşılmasının yanı sıra eğitim, medya, müzik, sanat ve turizm gibi farklı kültürel formlar arasındaki ayrımın kaldırılmasına tanıklık etti. Bu geçiş modernizmden modern sonrası döneme, yani postmodernizme geçişle ilişkilendirilir

Modern sonrası eğilimler, çağdaş kültürel değişimin merkezinde bulunan yüksek düzey farklılıkları bünyesinde bulunduran -çelişkili gibi görünmesine karşın- homojenliğin sağlanmasına katkı sağladı. Sanatta, mimaride, müzikte satın alınan ve tüketilen nesnelerde, deneyimlerde ve daha birçok şeyde yeni kültürel bir tarz inşa etti.

Turizmde modern sonrası dönem; uzmanlaşmış küçük ölçekli seyahat acentaları, nostaljinin artan çekiciliği ve miras turizmi, doğa temelli turizmin ilgi görmeye başlaması, turizmle ilgili çekiciliklerin artırılmasına yönelik yapay çevresel ortamlardaki artış gibi yönlerle karakterize edilir.

Şu ana kadar yapılan açıklamalardan turizm endüstrisinin günümüze ulaşmasına değin çok sayıda fırsat ve güçlüklerin yaşandığı anlaşılabilir. İnternet erişimi, önceden kapalı sınırların açılmaya başlaması, gelişimini sürdüren Çin ve Hindistan gibi büyük nüfuslu ülke vatandaşlarının refahının artması, seyahat tutkunu turistler için yeni destinasyonlar açarak turizm endüstrisine milyonlarca potansiyel turist sağladı.

Post modernizmin, temellerinin dayandığı sanat ve düşünce dünyasında ortaya çıkışı ve gelişimi yaklaşık 19. yüzyıl sonlarına rastlasa da toplumsal dönüşüme yol açan bir paradigma hâline gelmesi 1960’lı yıllardan itibaren olmuştur. Feodalizme ve dogmacılığa karşı aklın üstünlüğünü savunan modern dönemde genel olarak evrensel çapta geçerli doğruların aranışı hakimdir. Modern dönem, amacına uygun olarak toplumsal yapının demokrasi, üretim ilişkileri, teknoloji gibi akla dayalı sistemlerle geliştirilebileceğini gösterirken, bir yandan da krizler, savaşlar, çevrenin hızla tahrip edilmesi gibi olumsuzlukları da beraberinde getirmiştir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında