AÖF Soru Bankası

Özel İlgi TurizmiÜnite 1 Özeti

Özel İlgi Turizminin Tarihsel Gelişimi

TRZ104U-ÖZEL İLGİ TURİZMİ

Ünite 1: Özel İlgi Turizminin Tarihsel Gelişimi

Tarihsel Süreç İçerisinde Seyahat ve Turizm

İnsanlar, yüzyıllardan beri çeşitli amaçlarla seyahat etmektedir. Seyahatin tarihi Antik Çağlara kadar dayanmaktadır. Bu dönemde avcı ve toplayıcı göçebe toplulukların seferlerini Antik Roma’daki turistik organizasyonlar, Orta Çağ’daki hac yolculukları, gezgin skolastik öğrenciler ve zanaatkârlar, Aydınlanma ve Rönesans Dönemi’nde ise eğitim gezileri takip etmektedir.

Antik Çağ’da göçebe olarak yaşamını sürdüren ilk insanlar yerleşik düzene geçtikten sonra değişen ihtiyaçlarını karşılamak için seyahat etmeye başlamışlardır. Çevrelerindeki insanlarla alışveriş amacıyla yaptıkları seyahatler, belki de turizmi başlatan ilk hareketlerdir. Sümerlerin MÖ 4000 yıllarında tekerleği icat etmesiyle seyahatler hız kazanmıştır. Ateşin ve tekerleğin bulunması, yeni yerlerin keşfi ve insanların yavaş yavaş barınma ihtiyacına yönelik çabaları da küçük seyahatlerde artışa neden olmuştur.

Seyahat etmek, turizm olayının gerçekleşmesi için tek başına yeterli değildir. Amaç ne olursa olsun bu seyahatler dünya üzerinde yol ve kanal gibi altyapının oluşmasına, yol üzerlerinde kuyular açılmasına, yolcuların yeme içme ve konaklama ihtiyacını karşılayacak mekânların kurulmasına yol açmıştır. Bunların bir kısmı hayır için kurulmuş olsa da MÖ 7. yüzyılda Lidyalıların bulduğu kabul edilen para ile satın alınabilir ilk hizmetler hâlini almıştır.

İlk organize seyahatler olimpiyat oyunları ile başlamıştır. Büyük İskender’in MÖ 334 yılında Anadolu’da kurduğu şehir devleti Efes’i, aynı mevsimde yaklaşık 700 kişi ziyaret etmiştir. MÖ 776’da başlayan olimpiyat oyunları, MÖ 4. yüzyılın sonlarına dek sürmüştür. Yine eski çağlarda insanlar, görgü ve bilgilerini arttırmak için günümüzde Antik Dünyanın Yedi Harikası olarak bilinen yerlere seyahat etmişlerdir. İkisi ülkemizde yer alan harikalar ve günümüzde bulundukları yerler şöyle sıralanabilir:

1. Keops Piramidi (Giza-Mısır) 2. İskenderiye Feros Feneri (Mısır) 3. Babil’in Asma Bahçeleri (Irak) 4. Rodos Heykeli (Girit-Yunanistan) 5. Zeus Heykeli (Olimpos-Yunanistan) 6. Artemis Tapmağı (Efes-Türkiye) 7. Mauseolos’un Anıt Mezarı (Bodrum-Türkiye)

Turistik amaçlı seyahatler, Romalılar Dönemi’nde artış göstermiştir. Ticaretin bu dönemde gelişmesi ile refah düzeyinin artması, ulaşım ağlarının genişlemesi, güvenlik koşullarının sağlanması ve Roma parasının her yerde geçerli olması, bu seyahatlerdeki artışın nedenlerindendir.

Orta Çağ’da seyahat dinin hizmetine girmiş, böylece Hristiyanlık, Antik Çağ ile Orta Çağ arasında bir köprü kurmuştur. Bu anlamda Haçlı Seferleri de Orta Çağ’daki en büyük ve organize kitlesel seyahat hareketi olarak bilinmektedir. Orta Çağ’daki hac yolculukları, Avrupa ile

Arap-İslam dünyası arasında kültürel ve ekonomik ilişkileri güçlendirmiş, bilgi dağarcığının genişlemesini sağlamıştır.

Önceleri yolculuk yapmak eğitim, bilgi ve uzun zaman gerektiriyordu. Örneğin 13. yüzyılda Venedikli Marco Polo, babası ve amcası ile 24 yıl, 14. yüzyılda Faslı İbn Battuta yaklaşık 28 yıl, 17. yüzyılda Evliya Çelebi ise 51 yıl seyahat etmiştir. Bu seyyahlar gittikleri yerlere yönelik izlenimlerini kaleme almışlar ve “seyahatname” adı verilen gezi yazıları yazmışlardır.

Seyahate çıkanlar geziden döndüklerinde çevresindeki insanlara yeni ufuklar açmışlardır. Böylece seyyahlar gezilen yerlere karşı ön yargıları yıkmış, halkları kaynaştırmıştır. 11. ve 13. yüzyıllarda kentler gelişmeye ve seyahat hareketleri canlanmaya başlamıştır. Bu dönemde insanlar yalnızca hac ve macera için değil; sağlığı korumak ve arttırmak, bilimsel araştırma yapmak ve eğitim gibi farklı amaçlarla da seyahate çıkmışlardır.

17. yüzyılda seyahate çıkmak, seyahat esnasında yaşadıklarını detaylarıyla anlatmak, konforsuz araçlardan, sert yataklardan ve uygun olmayan koşullardan şikâyet etmek moda hâline gelmiştir. Bunu takiben Avrupa sosyetesinin davetlerine, kutlamalarına ve eğlencelerine yönelik Grand Tour’lar düzenlenmiştir. 17. yüzyılda Rönesans ve Reform hareketleri ile başlayan aydınlanma hareketleri, sonrasında İngiltere’de başlayıp diğer Avrupa ülkelerinde etki alanını genişleten Sanayi Devrimi ile kurumsallaşmıştır. Bu dönemde artık kitlesel turizm hareketleri başlamıştır. Sanayi Devrimi ile turizmin gelişimini de etkileyen önemli değişimler yaşanmıştır.

Demir yollarının hizmete açılması, trenle yapılan ilk organize turları başlatmıştır. 1841 yılında Thomas Cook tarafından 570 kişi trenle festivale götürülmüş ve bu toplu seyahat, ilk paket tur olarak tarihte yerini almıştır. Thomas Cook 1865 yılında Londra’da ilk seyahat acentesini açmış ve önce Avrupa ülkelerine ve daha sonra da Amerika’ya seyahatler organize eden bir tur operatörü hâline gelmiştir. Devamında ise 1848 yılında önceleri posta taşımacılığı amacıyla kurulan American Express Company Amerika’da, 1876 yılında Belçika’da kurulan Wagons- Lits ise Avrupa’da kitle turizminin gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Wagons Lits Şirketi 1883 yılında birçok yeni hattı işletmeye açarak büyük bir yayılma gerçek- leştirmiştir. Aynı yıl, ilk Orient Ekspres seferini yapmıştır. Bu seferler sayesinde İstanbul’da büyük oteller açılmaya başlamıştır. Bu dönemden sonra yaşanan iki dünya savaşının hem olumlu hem de olumsuz etkisi olmuştur. Savaşlar bir yandan halkın ekonomik ve sosyal refahını, seyahat özgürlüğünü ve güvenliğini kısıtlarken diğer yandan ulaşım teknolojilerindeki ilerlemeler seyahat endüstrisinin gelişimini sağlamıştır.

Osmanlı Devleti kurulduğu dönemden itibaren seyyahların ilgisini çeken bir ülke olmuştur. Özellikle 15. yüzyılda Osmanlı Devleti’ne yapılan seyahatler artmıştır. 18. ve 19. yüzyıllarda Anadolu’ya yapılan seyahatlerin sayısının


belirgin bir biçimde artmasının nedenleri ve 18. yüzyılın sonunda Hindistan’da İngiliz yönetiminin kurulması, Fransızların Mısır’ı işgal etmesi ve İngilizlerle Fransızlar arasındaki rekabet şeklindedir. 19. yüzyılda özellikle Balkan politikası nedeniyle Alman, Avusturyalı, Fransız ve İngiliz “bilgin seyyahların” Anadolu’ya olan ilgisi artmıştır.

1789 Fransız Devrimi ile birlikte Avrupa’da milliyetçi fikirlerin ortaya çıkması ve yayılması, dönemin siyasi ve ekonomik gelişmeleri ve bu döneme hâkim olan ideolojilerin de etkisi ile Avrupa’da bir “şark” kavramı ortaya çıkmıştır. Bunun yanı sıra 19. yüzyılda sömürgecilik ve emperyalizm doruk noktasına ulaşmıştı. Demir yolları ve buharlı gemiler sayesinde seyahat koşulları iyileşmiş, bu da seyahatlerin ve seyahatnamelerin yapısını değiştirmiştir. 19. yüzyılın sonlarına doğru bilimsel çalışmaların değer kazanmasıyla beraber klasik dönemdeki seyyah yerini mesleklerine göre uzman kişilere bırakmış ve böylece jeolog, coğrafyacı, arkeolog ve tarihçi gibi bilimsel disiplinlerden gelenler alanlarına göre daha detaylı araştırmalar için seyahat etmeye başlamışlardır.

Osmanlı Devleti’nde seyahat edenler için belli düzenlemeler getirilmiştir. Seyahat edecek olanların öncelikle Bâb-ı Âli’den yol emri veya tezkeresi alması gerekiyordu. Devlet, yaptığı anlaşmalarla diğer devletlerin vatandaşlarına topraklarında güven içinde seyahat yapma izni ve garantisi vermekteydi. Yabancılar, Osmanlı topraklarında seyahat edebilmek için elçileri aracılığıyla yol emri alırken Osmanlı vatandaşlarının seyahat edebilmek için ellerinde mürur tezkeresi denilen, günümüzdeki pasaportun yerini alan belgeyi bulundurmaları gerekiyordu.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 29 Ekim 1923 tarihinde kurulması ile birlikte turizm alanında düzenlemelere gidilmiştir. Cumhuriyet’in ilanından bir hafta sonra, yani 6 Kasım 1923 tarihinde Atatürk’ün talimatıyla Reşit Saffet Atabinen başkanlığında Türk Seyyahin Cemiyeti kurulmuştur. Kurum, 1926 yılında Türkiye Turing Kulübü, 1931 yılında ise Türkiye Turing ve Otomobil Ku- lübü (TTOK) adını almıştır.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında dünyadaki gelişmelere paralel olarak 1950’li yılların ortalarından sonra Türkiye’de turizm sektöründe hareketlenmeler yaşanmaya başlamıştır. 1957 tarih ve 4951 sayılı Kanun ile “Basın- Yayın ve Turizm Vekâleti” adıyla yeni bir Bakanlık kurulmuş ve böylece Türkiye’de turizmin kamu yönetimi içinde bakanlık düzeyinde ilk kez örgütlenmesi gerçekleşmiştir. Bakanlık daha sonra 1963 tarihli ve 265 sayılı Kanun kapsamında Turizm ve Tanıtma Bakanlığına dönüştürülmüştür. Turizmin Türkiye tarihinde en hızlı gelişimi, 1980 sonrası dönemde yaşanmıştır. Bu dönemde yaşanan en önemli olay 24 Ocak 1980 tarihinde açıklanan Ekonomik İstikrar Tedbirleridir. 24 Ocak Kararları olarak bilinen bu programda turizm sektörünü doğrudan etkileyen maddeler yer almaktadır. Bu kararlar içinde en

önemlisi 12 Mart 1982 tarihinde kabul edilen 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’dur.

Günümüzün küreselleşen dünyasında turizm işletmeleri uluslararası hâle gelmekte, dünyanın çeşitli ülkelerinde ve bölgelerinde ortaklıklar oluşturmaktadırlar.

Turizmin Gelişimini Etkileyen Faktörler

Günümüzdeki anlamıyla turizm olgusu ise 2. Dünya Savaşı’ndan sonra gelişmeye başlamıştır. 1950’li yıllarda deniz-kum-güneş üçlüsüne dayanan ve dinlence turizmi olarak bilinen turizm çeşidi yaygındır. Turizmin gelişimini etkileyen faktörler şu şekilde sıralanabilir:

• Boş zamanın artması • Eğitim ve kültür düzeyinin artması • Ücretli tatil hakkı ve gelirin artması • Sosyal güvenlik ve seyahat özgürlüğü • Nüfus artışı ve insan ömrünün uzaması • Teknolojik gelişmeler

Turizm, insanların boş zamanlarını değerlendirmek istemeleriyle ortaya çıkmış bir boş zaman faaliyetidir. Günlük çalışma saatleri dışındaki zamanlar, hafta sonu izinleri, raporlu olunan izin dönemleri, resmî ve dinî tatiller, yıllık ücretli izinler ve emeklilik sonrası dönem, boş zaman olarak nitelendirilebilir.

Eğitim, insanların ilgilerini ve vizyonlarını genişleterek seyahat etmeye güdülemektedir. Aynı zamanda dünyanın farklı yerlerindeki, kendi ülkesindeki hatta çevresindeki kültürlere karşı da farkındalığı arttırmaktadır. Eğitim ve kültür düzeyi yüksek olan turistlerin müze ziyareti, festival gibi sanatsal faaliyetlere, kültür turlarına, aktif olarak yer alacakları spor türlerine, kruvaziyer turlarına ve alışveriş turizmine daha fazla ilgi gösterdikleri bilinmektedir.

Sanayi Devrimi ile birlikte değişen ve iyileştirilen çalışma koşulları, ücretli tatil hakkını ve düzenli gelir elde etmeyi beraberinde getirmiştir. İnsanın boş zamanı ne kadar çok olursa olsun, bu zamanı değerlendirecek yeterli ekonomik gücü olmadığında turizm faaliyetlerine katılması zordur. Bu nedenle ücretli tatil hakkı ile gelir düzeyi, turizme katılmanın birbirini tamamlayan ön koşuludur.

Sosyal güvenlik, en anlaşılır anlamıyla geleceği güvence altına almaktır. Sosyal güvenlik hakkı bulunmayan insanların turizme katılım sağlaması düşünülemez. Seyahat özgürlüğü, turizmin gelişmesini sağlayan en önemli unsurlarından biridir.

Kentlerde nüfus artışının getirdiği bu sorunlar, insanları yaşadıkları yerlerden kaçmaya ve turizm faaliyetlerine katılmaya itmiştir. Nüfus artışının olumsuz etkileri yanında sağlık koşullarının iyileştirilmesi ve dolayısıyla insan ömrünün uzaması gibi olumlu etkileri de vardır. İnsan ömrü uzadıkça üçüncü yaş grubu adı verilen 60 yaş ve üzerindeki insanların turizme katılımı da artmaktadır. Boş zamana ve yeterli gelir düzeyine sahip kişiler,


emeklilik dönemlerinde seyahat etmekte ve turistik faaliyetlere katılmaktadırlar.

Ulaşımdaki teknolojik gelişmeler ulaştırma araçlarında gerçekleştirilen hız, güvenlik, ucuzluk ve toplu ulaşımdır. Bir destinasyona kara, hava, deniz ve demir yolu ulaşımı ile kısa sürede ve güvenli bir şekilde varılabilmesi, o destinasyonun turizm alanında gelişmesini de sağlamaktadır.

Ulaşım teknolojilerindeki gelişmelerin yanında kitle iletişim araçları ve bilgi teknolojilerindeki gelişmeler de turizmin gelişmesini etkilemektedir. Bunun yanı sıra bilgi teknolojilerindeki yenilikler de turizmde sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır. Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) hemen her yerel yönetimin tanıtım ve halkla ilişkiler faaliyetlerinde faydalandığı ve insanların turizme katılımlarını sağlayan bir karar destek sistemi olup kitle iletişim araçlarının bir uzantısıdır.

Özel İlgi Turizminin Gelişim Süreci

Turizmde ürün çeşitliliği, sürdürülebilirlik ve alternatif arayışların turizme getirdiği en büyük yeniliklerden biridir. Bu sayede tur operatörlerinin pazarı istediği gibi manipüle etmesinin önüne geçilmiş, küçük ve yerel işletmelerin de turizm pazarından pay almasına olanak tanınmış, turizmin mevsimselliğinin azalması ve turizm gelirlerin dengeli dağılımı sağlanmıştır.

Turistlerin zaman içinde değişen tercihleri turizm pazarını da etkilemiştir. İçinde bulunulan çağın koşullarına göre talepler her geçen gün artmakta, turistler özel ilgileri doğrultusunda turistik ürün ve hizmetlere yönelik faaliyetler talep etmekte, turistin boş zamanlarına yönelik davranışları değişmekte, tatilde daha çok deneyim yaşamak istemektedirler.

Özel ilgi turizmi; turizmin boş zaman aktivitesi olarak değerlendirilmeye başlandığı 1970’li yıllarda gündeme gelen ve özellikle 1980’li yıllardan sonra gelişme gösteren, bünyesinde pek çok farklı turizm türünü barındıran, turizmin özel bir şeklidir. Özel ilgi turizminin diğer turizm çeşitlerinden farkını anlayabilmek için şu üç sorunun tüketici gözüyle değerlendirilmesi ve yanıtlanması gerekmektedir:

1. Nereye gitmek istiyorum? (Genel ilgi turisti) 2. Nereye gitmek istiyorum ve orada ne çeşit etkinliklere katılabilirim? (Karma ilgi turisti) 3. Ne çeşit etkinliklere katılmak istiyorum ve bunu nerede yapabilirim? (Özel ilgi turisti)

Özel ilgi turizmini, bir yandan sınırlı ilgilerin dışında ortaya çıkan seyahat motivasyonları açısından ayrı bir kavram olarak ele alırken diğer yandan kitle turizminin içerdiği genel ilgilerden çok farklı özellikler taşıması nedeniyle alternatif turizm hareketleri ile ilişkilendirmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Özel ilgi turizmi en yalın tanımıyla “geleneksel hâle gelmiş boş zaman faaliyetlerinin ve rekreasyonel

etkinliklerin, bireylerin ya da grupların özel ilgi alanlarına yönelik olarak planlanması ve geliştirilmesi sonucunda oluşan turizm türüdür”. Boş zaman değerlendirme faaliyetini özel ilgi turizmi olarak tanımlayabilmek için iki temel unsura gereksinim duyulmaktadır:

1. Bireylerin özel ilgilerini gerçekleştirmeye zaman ayırmış olmaları, 2. Bu tür etkinlikler için yeterli ve tatminkar arz olanağı sağlanarak ticari bir boyutun kazandırılmış olmasıdır.

Özel ilgi turizm çeşitleri genel olarak kültüre dayalı, doğaya dayalı ve hobiye dayalı olmak üzere üç grup altında ele alınmaktadır. Kültüre dayalı özel ilgi turizmi çeşitleri şehir turizmi, dark turizm (hüzün turizmi), kültürel miras turizmi, etkinlik turizmi ve etnik turizm; doğaya dayalı özel ilgi turizmi çeşitleri eko-turizm, çiftlik turizmi, sağlık turizmi, yayla turizmi, kuş gözlemciliği ve botanik turizmi; hobiye dayalı özel ilgi turizmi çeşitleri kumar turizmi, gastronomi turizmi, golf turizmi, alışveriş turizmi ve şarap turizmidir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında