AÖF Soru Bankası

Turist DavranışıÜnite 8 Özeti

Kültürlerarası Turist Davranışı

TRZ102U-TURİST DAVRANIŞI

Ünite 8: Kültürlerarası Turist Davranışı

Kültürlerarası Karşılaşma

Ülkelerin gelenekleri, görenekleri, tutumları, alışkanlıkları, davranışları; nüfusun dil, din, ırk, sosyal değer ve normları birbirinden farklılık gösterir. Değişik kültürlerden gelen insanlar, farklı kültürel değerler, çeşitli sosyal davranış kuralları, farklı algılama türleri, sosyal etkileşim ve benzer olay veya koşullar karşısında farklı tepkilere sahiptirler.

Modern turizm ve artan insan hareketliliği nedeniyle insanlar, farklı kültürlerle karşı karşıya gelmektedir. Bu yönüyle toplumsal bir olay ve olgu olan turizm; bireysel düzeyde ele alındığında birbirini daha önce hiç görmemiş ve birbiriyle etkileşime geçmemiş iki insanın yüz yüze gelmesini ve etkileşimde bulunmasını ifade eder.

Uluslararası turizm bölgelerinde kişiler arası karşılaşmalar aslında kültürlerarası bir karşılaşmadır. Turizm, kültürlerarası karşılaşmalar için başlangıç noktası olabilir. Kültürel grupların izolasyonunu kırar ve başka yaşamlara sahip başka insanların var olduğuna dair bir farkındalık yaratır.

Turistik bir bölgede genel olarak üç tür karşılaşmadan söz edilebilir:

• Turistlerle yerli halkın karşılaşması • Turistlerle turistlerin karşılaşması • Turistlerle turistlere hizmet eden görevlilerin karşılaşması

Turist-Yerli Halk Karşılaşması

Turist-yerli halk karşılaşması; kültürlerarası bir ortamda farklı kültürel grupların üyesi olan, farklı dilleri konuşan, farklı değerler ve algılama biçimlerine sahip olan turistlerin ve yerli halkın yüz yüze etkileşimi anlamına gelir.

Turistlerin ve yerli halkın ilişkisinin diğer kültürlerarası ilişkilere göre ayrıcalıklı olduğu iki benzersiz özelliği vardır. Birincisi; turistler, göçmenlerin, öğrencilerin ve yabancı işçilerin aksine yerel topluma uyum sağlamak zorunda değillerdir. İkincisi; turistin içinde bulunduğu refah, turisti sosyolojik açıdan bir yabancı veya maceracı olarak özel bir konuma yerleştirir ve böylece turist ziyaret ettiği toplumu gözlemleme ve inceleme fırsatı bulur.

Turistler ve yerel halkın kültürel geçmişlerindeki benzerlik ve farklılıkların nitelik ve derecesine bağlı olarak üç tür sosyal temas tanımlanmıştır:

• Ev sahiplerinin ve ziyaretçilerin kültürel geçmişlerinin aynı veya benzer olduğu; • Ev sahibi toplumun ve ziyaretçilerin kültürel geçmişlerinin farklı ancak bu farklılıkların tamamlayıcı veya bütünleştirici olduğu; • Ev sahiplerinin ve ziyaretçilerin kültürel geçmişlerinin farklı, tutarsız veya uyumsuz olduğu temaslar.

Turistlerle yerli halkın ilişki biçimleri çok çeşitli ve karmaşık olabilir ancak temelde engelleyici ve

destekleyici olmak üzere iki ilişki biçiminden söz edilebilir. Engelleyici ilişkiler, turist-yerli halk karşılaşmasının olumsuz yönlerine; destekleyici ilişkiler ise olumlu yönlerine gönderme yapar.

Engelleyici bir ilişki biçimi, turistin de yerlinin de hiçbir doyum almadığı bir sürece neden olur. Tarafların birbirleriyle ilgili önyargıları artar ve birbirlerine karşı olumsuz tutumlar gelişir. Bu ilişkiler; en hafif şekliyle ilgisizlikle başlar, en ağır şekliyle turistlere yönelik saldırılara kadar varabilir.

Turist-Turist Karşılaşması

Turist-turist karşılaşmasından doğan ilişkilerle ilgili olarak olumlu, tarafsız ve olumsuz bakış açıları vardır. Olumlu bakış açısına göre; diğer turistler potansiyel yakın arkadaşlar, seyahat eşlikçileri, yardımcılar, bir güvenlik unsuru ya da uyaran olarak görülürler. Tarafsız bakış açısına göre turistler diğer turistler yalnızca bir arka plan manzarası olarak görürler ve diğerleri sadece oradadır ve herhangi bir etkisi yoktur. Olumsuz bakış açısına göre ise turistler diğer turistleri bir yabancı, rahatsız edici bir unsur veya rakip olarak görürler.

Turist-Görevli Karşılaşması

Bir turist-görevli ilişkisinde turist, hizmet edilen kimse rolünü oynamaktadır. Böyle bir rolün gereği olarak turist belirli isteklerde bulunmakta, bu isteklerin en iyi biçimde yerine getirilmesini beklemektedir.

Turist-görevli ilişkileri;

• İkincil grup ilişkisidir. • Karşılıklı bağımlılığa dayanan bir ilişkidir. • Turist etkinliği içeren bir ilişkidir. • Turistlik sürecini içerir. • Yabancı ile kurulan bir ilişkidir. • Ön bölgede oluşur.

Kültürlerarası Farklılık

Kültürlerarası turist-yerli halk karşılaşmaları genellikle iletişim zorlukları ile karakterize edilir. Bu zorluklar, yabancı kültürün kurallarını ve yerlilerin iletişim kurma yollarının nasıl ve neden olduğuyla ilgili kültürel anlayışı öğrenerek en aza indirgenebilir ve hatta ortadan kaldırılabilir. Kültürel farklılık kavramı genellikle aşağıdaki şekilde tanımlanır:

• Belirli bir bölgede veya bir bütün olarak dünyadaki farklı kültürler, toplumlar ve insan grupları olarak, • Farklı geçmişler, özellikler, değerler, inançlar, gelenek ve göreneklerin birey ya da grup bağlamında bir mozaiği olarak, • Bir kuruluş, bir toplum ya da ulus içindeki ırk, etnik köken, milliyet, dil ya da din farklılıkları olarak, • İnsanların sosyal yapılarının, inanç sistemlerinin, dünyanın farklı bölgelerindeki durumlara uyum sağlama stratejilerinin çeşitliliği.


Turizmin çok farklı ulus ve kültürlere mensup bireyleri bir araya getirmesi gerçeğinden hareketle turist ve ev sahibi ülke arasındaki kültürel farklılıkların bilinmesi ve bu farklılıkların yönetilmesi büyük önem taşır. Eğer bu farklılıklar yönetilemezse kültürel farklılıklardan değil kültürel sorunlardan bahsedilir. Örneğin turistler ve yerel halkın kendi etnik özelliklerini üstün görme, iletişim sürecindeki konuşma ve yorumlamaları yanlış anlama, hizmet kalitesiyle ilgili olumsuz algılara sahip olma ve konaklama ve yiyecek-içecek konularında yaşam tarzına bağlı olarak bazı farklılıklar sorun olmaya başlar. Yaşanacak bu olumsuzluklar, kısa ve uzun vadede mikro ve makro ölçekte problemler yaratmaya başlayacaktır.

Kültürel farklılıkların derecesi ve etkisi çeşitli nedenlerle önemlidir. İlk olarak, turizm sektöründeki büyüme turizm ürünlerinin etkili bir şekilde pazarlanmasına bağlıdır. Bu pazarların çoğu kültürel olarak farklılık gösterir. İkincisi, turistlerin gereksinim ve beklentileri kültürel olarak belirlenir. Üçüncüsü; bu gereksinim ve beklentilerdeki kültürel farklılıklar, kültürlerarası karşılaşmalarda sorunlara neden olabilir.

Kültürel Farklılığın Boyutları

Kültürel farklılıklar üzerine yapılan çok sayıda çalışma arasında en çok bilinen çalışma, Hofstede’nin kültürel boyutları ortaya koyduğu çalışmasıdır. Hofstede, kültürlerarası farklılıkları, aşağıdaki şekilde dört boyutta incelemiştir:

• Güç mesafesi, • Bireycilik-kolektivizm, • Belirsizlikten kaçınma, • Erillik-dişilik.

Toplumların kültürel farklılıkların boyutlarına daha detaylı bir şekilde değinmek gerekirse şunlar söylenebilir: Batı ve Doğu toplumları arasında fiziksel açıdan ve eğitim açısından eşitsizlik düzeyine dayanan ve güç aralığı ve güç mesafesi olarak ifade edilen farklılıklar, kültürlerarası karşılaşmalarda önemli rol oynar. Çin, Japonya, Tayvan, Kore, Malezya, Arap ve Latin ülkeleri gibi yüksek bağlamlı kültürlere dahil Doğu toplumlarında güç aralığı büyüktür ve güç tepede toplanmıştır. Almanya, Avusturya, İsveç, İsviçre, Finlandiya, İngiltere, ABD, Fransa ve Avustralya gibi düşük bağlamlı ülkelerde güç aralığı daha düşüktür ve insanların kararlara katılımı daha yüksektir ancak bu ülkelerin tamamına güç aralığı yüksek ya da düşük demek mümkün değildir.

Kültürel Süreçler

Kültürel farklılıklar, temelde kültürel değerlerde ortaya çıkar. Bu değerler; rol, statü, sınıf, hiyerarşi, tutumlar, algılar, etkileşim örüntüleri, ilişkiler, sözlü ve sözsüz iletişim araçları olarak sıralanabilir.

Kültürel farklılıklar, küçük ve tamamlayıcı olduğu gibi büyük ve uyumsuz da olabilir. Farklılıklar küçükse insanlar ve toplumsal gruplar birbirinden kültürel mesafe ile ayrılmazlar. Farklılıklar büyükse insanlar ve gruplar

büyük kültürel mesafelerle ayrılırlar. Büyük kültürel farklılıklar; yerli halk ile turistler, turistler ile turistler ve turistler ile görevliler arasında kültürel çatışmaya neden olabilir.

Kültür; toplumsal grupların anlamları nasıl oluşturduklarını, kimliklerini nasıl yarattıklarını, rol ve sorumluluk anlayışlarını etkiler ve insan çatışmalarının en önemli bileşenidir. Kültürel çatışmanın temel kaynakları;

• Kültürel etnosentrizm, • Ziyaretçilerin hizmetle ilgili beklentilerini anlayamama, • Dil ve yorumlamayla ilgili iletişim süreci, • Yaşam tarzında ve özellikle konaklama ve yiyeceklerle ilgili olarak geleneklerdeki farklılıklar

olarak kabul edilmektedir.

Yabancı kültürlerle karşılaşan bireylerin en çok yaşadığı güçlüklerden biri kültür şokudur. Kültür şoku; bilinmeyen ve “yabancı” ile karşılaşan bir kişi için hoş olmayan bir sürpriz veya şok durumudur.

Yeni bir kültürle karşılaşan turistlerin yaşadıkları kültür şoku çeşitli aşamalarda seyreder. Kültür şoku genel olarak balayı, düşmanlık, keyif alma, eve dönüş, ters kültür şoku ve yeniden düzenleme olmak üzere altı aşamadan oluşur.

Kültür şoku, bireysel bir düzlemde yaşanan ve sonuçları yönüyle daha çok bireyin kendisini etkileyen bir süreçtir. Kültür şokunun sonucunda, kültürlerarası karşılaşmaların uzun dönemli ve toplumsal etkilerinden yerel kültürlerin etkilenmesi durumu olarak ifade edilebilecek kültürel yozlaşma görülebilir. Öyle ki, bu durum küreselleşme ve gelişen teknoloji ile birlikte her kültür için kaçınılmaz bir durum hâline gelmiştir.

Turizm açısından kültürel yozlaşma konusu ele alındığında, bu durumun daha çok yerel kültürler üzerinde etkili olduğu görülür. Turistlerin belirledikleri ve kısa sayılabilecek zaman dilimlerinde bir bölgeyi veya yerel kültürü ziyaretlerinin, turist kültürü üzerinde yozlaştırıcı bir etki yaratması neredeyse imkânsıza yakındır ancak yerel kültür açısından durum böyle değildir.

Turistler gibi olma, turistler gibi yaşama, turistler gibi giyinme gibi davranış kalıplarının benimsenmesi zamanla yerel kültürün yozlaşması şeklini alır. Bu duruma yol açan nedenler; geleneklerden, göreneklerden, değerlerden, davranışlardan ve inançlardan ödün verilmesidir.

Kültürlerarası karşılaşmalarda incelenmesi gereken bir diğer konu kültürleşmedir. Kültürleşme; iki kültür bir süre temas ettiğinde, kültürlerden birinin kültürel borçlanma yoluyla diğer kültüre benzemesini ifade eder. Kültürel borçlanma hiçbir şekilde simetrik değildir ve temas durumunun doğasından, etkileşimde bulunan bireylerin veya grupların sosyo-ekonomik özelliklerinden ve nüfus yapılarındaki sayısal farklılıklardan büyük ölçüde etkilenir. Turizm, kültürleşmenin incelenebileceği bir araçtır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında