TRM215U-TARLA BİTKİLERİ
Ünite 7: Yem Bitkileri
Giriş
Hayvanların yaşamlarını sürdürebilmesi ve istenilen ürünleri verebilmesi için bünyelerine almak zorunda oldukları besin maddelerini içeren, belirli miktarda verildiğinde hayvan sağlığına ve hayvansal ürünlere zararlı olmayan, doğada kendiliğinden yetişen veya kültürü yapılan bitkilere yem bitkisi denir.
Yem bitkileri baklagil, buğdaygil ve diğer familyalara ait türler olarak yeryüzünün farklı coğrafyalarında yetişmekte ve hayvanların beslenmesinde kullanılmaktadır.
Yem Bitkilerinin Önemi, Yararlanma ve Kullanım Alanları
İnsanların sağlıklı beslenmesi, sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi bitkisel ve hayvansal ürünlerin dengeli tüketilmesi ile mümkündür. Tarımsal üretimde maliyetin azaltılması son derece önemlidir. Hayvansal ürünlerin maliyetinin azaltılması, hayvan beslemede ihtiyaç duyulan kaliteli kaba yemin karşılanması ile mümkündür. Tarla tarımı içinde yetiştirilen yem bitkileri, çayır ve mera alanları ile birlikte en önemli ve en ucuz kaba yem kaynağını oluşturmaktadır.
Önemi
Dünyada artan nüfus yoğunluğu gıdaya ulaşımı zorlaştırmış, açlıkla mücadelenin önemini artırmıştır. Yetişkin bir insanın günlük ortalama 70 g proteine gereksinimi bulunmaktadır. Sağlıklı beslenebilmek için hayvansal ve bitkisel kaynaklı proteinlerin dengeli olarak alınması gerekir. Önemli hayvansal protein kaynakları et, süt ve yumurtadır. Et üretimini artırmak için hayvanların ihtiyacı olan kaliteli kaba yemin karşılanması gerekir. Kaba yem kaynakları doğal çayır ve meralar ile tarla tarımı içinde üretilen yem bitkileridir. Tarla tarımı içinde ekim nöbeti sisteminde yer alan yem bitkilerinin ekiliş miktarı gelişmiş ülkelerde diğer ülkelere göre daha fazladır. ABD, Almanya, İsveç, Avusturya, Avustralya ve Çin’de yem bitkileri ekiliş oranı %30-%50 arasında değişim göstermektedir. Dolayısı ile adı geçen ülkelerin hayvansal üretim miktarları ile tüketimlerinin de yüksek olması doğaldır.
Ülkemizde 2011 yılında 1,5 milyon ha olan yem bitkileri ekim alanı 10 yıllık süreçte %32 artarak, 2020 yılında 2,3 milyon ha’a ulaşmıştır. Yonca, korunga ve fiğ türlerine ait ekim alanlarında yıllar arasında bazı dalgalanmaların olduğu, ancak mısırın ekim alanının sürekli arttığı bilinmektedir. Ülkemizde en fazla ekim alanına sahip yem bitkisi yonca olmuştur.
Baklagil yem bitkileri kazık kök sistemine sahiptir. Köklerindeki yumrucuk bakterileri sayesinde havanın serbest azotunu toprağa tespit ederler. Güçlü kazık kök sistemine sahip acıbakla ve taşyoncası türleri her yıl pullukla işlenen arazilerde zaman içinde oluşan taban taşını, güçlü kazık kök sistemleri ile kırarak önemli fayda sağlarlar. Ayrıca toprağın derin katmanlarında bulunan bitki, besin maddelerini derine giden kökleri sayesinde yüzeye çıkararak kendilerinden sonra ekilen bitkilerin
verimini ve ürün kalitesini yükseltirler. Kök ve anız artıklarının kısa sürede parçalanması sonucunda, toprakta meydana gelen galeriler sayesinde toprağın havalanması sağlanmaktadır.
Buğdaygil yem bitkilerinin mera vejetasyonunda otlatmaya dayanıklılığı, baklagillerden daha fazladır. Buğdaygillerin sıcağa ve kurağa dayanıklılıkları da yüksektir. Elverişsiz koşullarda gelişen buğdaygil yem bitkileri doğal meraların dominant bitkileri olarak yer alırlar. Serin (15-25 °C) ve sıcak mevsim (30-40 °C) buğdaygilleri, gelişmelerini farklı sıcaklıklarda sürdürürler. Bazı yem bitkisi türlerinin gen merkezi ülkemizdir. Doğal vejetasyonlarda gelişen türlerdir. Yapılan araştırmalar sonucunda 12.700 farklı bitkisel gen kaynağına sahip olduğumuz saptanmıştır.
Yem Bitkilerinden Yararlanma ve Kullanım Alanları
Yem bitkileri yararlanma ve kullanım alanları bakımından farklılık göstermektedir. Yem bitkilerinin yararlanma ve kullanım alanları; kaba yem kaynağı olarak, kesif yem kaynağı olarak, toprakların erozyon tehlikesine karşı korunması, insan beslenmesinde un ve çerez olarak, toprak verimliliğinin artırılmasında yeşil gübre olarak, havanın serbest azotunun tespiti için ekim nöbetinde yer alması, kozmetik sanayinde kullanılması olarak sınıflandırılır. Yem bitkileri, hayvanların ihtiyacı olan kaliteli kaba yemin üretilmesi yanında, yetiştirildikleri toprağı azot ve organik madde açısından zenginleştirirler. Sürdürülebilir tarımsal üretimde, yeşil gübre ve örtü bitkisi olarak yetiştirilmektedir.
Baklagil Yem Bitkileri
Baklagil yem bitkilerinin hayvanların ihtiyacı olan kaliteli kaba yem olarak üretmeleri yanında, sahip oldukları kazık kök ve yumrucuk bakterileri sayesinde toprak verimliliğini artıran özellikleri bulunmaktadır. Protein oranı yüksek, kaliteli kuru ot ve tohum üretirler. Örtü ve yeşil gübre bitkisi olarak çok yönlü yararları bulunur. Toprak yapısını iyileştirirler. Yaban hayatı (fauna) için barınma ve beslenme alanı oluştururlar.
Yonca (Medicago sativa L.)
Dünyanın hemen her ülkesinde çoğunlukla hayvan besleme ile toprak ıslahı amacı ile yetiştirilmektedir. Yonca otu protein içeriği ve kalitesi yanında vitamin ve mineral açısından da zengin yapıya sahiptir. Bu özellikleri ile insan beslenmesinde, gıda takviyesi olarak kullanımı artmıştır.
Yonca genusu tek ve çok yıllık otsu bitkilerden oluşmaktadır. Yoncanın gen merkezi Kafkaslar, Kuzey Batı İran ve Türkiye’nin Kuzey Doğu bölgeleridir. Arkeolojik bulgulara göre Yakın Doğu ve Orta Asya’yı içine alan geniş bir coğrafyada 9000 yıl önce kültüre alınmıştır. Yonca kazık köklüdür. Köklerinde havanın serbest azotunu, bakteriler (Rhizobium spp.) aracılığı ile kök tacı bölgesinde oluşan yumrucukların içine pembemsi sıvı olarak depolar. Yonca kendisini hızla yenileme özelliğine sahiptir. Yoncada bir kökten 5-25 adet bazen daha fazla sap gelişebilmektedir. Yetiştirildiği çeşit ile birlikte bölgenin iklim ve toprak koşullarına bağlı olarak 34-81 cm kadar
boylanır. Genç bitkilerde saplar ince, yuvarlak veya az köşeli olur. Dik olarak gelişen formları yanında yatık ve kök-saplı (Rizom) formda gelişen yoncalar görülebilir. Yaprakçıklar yuvarlak, oval veya uzunca ters kalp şeklinde olabilir. Salkımdaki çiçek sayısı değişkendir. Salkım uzunluğu 1-2.5 cm’dir. Yonca tipik baklagil çiçek yapısına sahiptir. Meyvedeki tohum sayısı 3-7 adet arasında değişmektedir.
Kültürü yapılan yonca türleri, serin mevsim yem bitkileridir. Kurağa dayanıklıdır. Yonca farklı toprak koşullarına uyum sağlayan bir bitkidir. Toprak asitliğine hassas bir bitkidir. En uygun toprak pH’sı 6.5-7.5’tur. Orta ve Doğu Anadolu gibi kışları sert geçen bölgelerde ilkbahar ekimi, kışın ılıman geçtiği Ege ve Akdeniz bölgelerinde ise sonbahar ekimi yapılmaktadır. Yonca gelişme dönemleri boyunca potasyumlu gübrelere ihtiyacı olan bir bitkidir. Tesis edilen yoncadan kaliteli yüksek ot verimi almak için ilk biçim tomurcuklanma döneminde, sonraki biçimler ise %10 çiçeklenme döneminde yapılır.
Korunga (Onobrychis sativa L.)
Korunga ülkemizin bitkisel gen kaynakları arasında yer alan çok yıllık, kireçli arazilere adapte olmuş baklagil yem bitkisidir. Korunga Güney ve Orta Asya’ya özgü kıraç koşullarda yoncadan daha verimli olan çok yıllık baklagil yem bitkisidir. Korunganın derine inebilen gelişmiş ana kök sistemi vardır. Ana kök uygun toprak koşullarında 10 m derinliğe inebilir. Kök tacının gelişmesine bağlı olarak bir taçtan 10-30 adet sap çıkabilir. Sapların boyu 60-100 cm dolayındadır. Karşılıklı bileşik yaprakları vardır. Yaprağı meydana getiren yaprakçıkların her birisi ters yumurta şeklinde veya dar uzundur. Korunga çiçekleri salkım şeklinde ve genel olarak pembe renklidir. Haziran ve eylül ayları arasında çiçek açar. Her birinin uzunluğu 1 cm’dir. Her salkımda 5-80 çiçek bulunur. Korungada meyve, tek tohum içerir ve yarım daire şeklinde yapıya sahiptir. Bitkide meyve sayısı 13-17 adet arasında değişmektedir. Böbrek veya eldiven şeklindeki korunga tohumları yonca ile kıyaslandığında oldukça iridir.
Korunga ılıman kuşakta, orta derecede nemli bölgelerde iyi gelişir. Kurağa dayanımı oldukça iyidir. Kıraç, kireçli, yüzlek ve fazla verimli olmayan toprakları iyi değerlendirir. Kıraç koşullara uyum sağlamış olan korunga, yeşil ot olarak hayvanlara verilir. Yoncada olduğu gibi şişkinlik yapmaz. Ekim zamanı olarak Akdeniz ikliminin hâkim olduğu bölgelerde sonbaharda, karasal iklimin hüküm sürdüğü Orta ve Doğu Anadolu ile geçit bölgelerinde, ilkbaharda şubat ve nisan aylarında ekim yapılır. Korunga ot üretimi için tarlada mevcut bitkilerin %50’sinin çiçeklenmeye başladığı dönemde biçim yapılır.
Yaygın Fiğ (Vicia sativa L.)
Fiğ türlerinin önemli bir bölümü eski dünya kökenlidir. Fiğ türleri arasında en fazla tarımı yapılan tür yaygın fiğdir. Macar fiği, koca fiğ ve tüylü fiğin de tarımı yapılmaktadır. Yabani fiğ türlerinin gen merkezleri Orta ve Güney Avrupa’dan başlayan Türkiye, Kuzey Afrika, Kafkaslar ve
Afganistan’a kadar uzanan bölgelerdir. Ana yayılım merkezleri ise Akdeniz ve İran-Turan bölgeleri olmuştur. Fiğ (Vicia) genusu yaklaşık 190 farklı türü kapsamaktadır.
Yaygın fiğin ince, fazla derinlere inmeyen (80 cm) bir ana kökü ve çok sayıda yan kökleri bulunur. Yaygın fiğ sapları
ince, yumuşak ve hafif tüylüdür. Ana sap kıraçta 40-50 cm, sulanabilen yerlerde 60-100 cm’ye, bazen 2 m’ye kadar boylanabilir. Yaygın fiğ çiçekleri salkım şeklindedir. Taç yapraklarının rengi menekşe ve mordur. Tozlanma ve döllenme sonrası oluşan meyve 3-6 cm uzunluğunda fasulye şeklinde sarı-kahverengi renklidir.
Genel olarak 300-500 mm yağmur alan yarı kurak bölgeler, fiğin doğal yetişme alanlarıdır. Kışları ılıman geçen bölgelerimizde örneğin Ege ve Akdeniz’de iklim koşullarının müsade ettiği ekim ayından itibaren aralık ayının ilk yarısına kadar yaygın fiğ tohumları kolayca ekilebilmektedir. Tarlada mevcut bitkilerin %50’sinde 1-4 çiçek görülmeye başladığı zaman, en uygun biçim dönemidir.
Macar Fiği (Vicia pannonica Crantz.)
Trakya bölgemizin doğal florasında beyaz veya eflatun çiçekli olarak gelişen yabani Macar fiği varyeteleri bulunmaktadır. Düşük sıcaklıklara dayanıklı, mutlak kışlık özelliği ile bazı bölgelerimizde aranan ve ekilen bir tür olmuştur. Macar fiği Balkanların ve Avrupa’nın doğal bitkileri arasında yer alır. Kültür formlarının Macaristan’da bulunması sebebi ile Macar fiği ismini almıştır. Doğal yayılma alanı Orta Avrupa, Balkanlar ve Doğu Akdeniz bölgesidir. Macar fiği, Avrupa, Trakya ve Batı Asya’ya özgü tek yıllık baklagil yem bitkisidir. Sıcağa ve kurağa toleranslı, yoğun kış şartlarının yaşandığı bölgelerde yeşil ot ve tane üretimi amacıyla yetiştirilir.
Macar fiği kökleri 60-70 cm derine giden ve dallanan kök sistemine sahiptir. Macar fiği yarı yatık olarak yetişir, 60- 70 cm boylanır. Yaprak uçlarındaki sülüklerle desteklenen tüylü ve tırmanıcı gövde yapısına sahip tek yıllık bir bitkidir. Macar fiği 45 cm’den fazla boylandığında yatar. Bu yüzden yulaf, kılçıksız buğday veya çavdarla ekimi önerilir. Macar fiği kendine tozlanan (% 95) çiçekleri 2 cm uzunluğa sahip 4-5 çiçeğin bir arada olduğu salkım meydana getirirler. Çiçekleri beyazımsı krem veya açık eflatun-mor renklidir. Bitkide meyve sayısı 7-12 adet, meyvede tohum sayısı ise 4-5 adettir.
Macar fiği Ülkemizin tüm bölgelerinde yetiştirilen mutlak kışlık bir bitkidir. –16 °C’ye kadar dayanır. Ekim-kasım aylarında ekilir. Tarlada mevcut fiğlerin % 50’sinde 1-4 çiçeğin görüldüğü dönem, kaliteli ve yüksek ot verimi için en uygun dönemdir.
Yem Bezelyesi (Pisum arvense L.)
Ülkemiz doğal florasında yem bezelyesinin yabani türleri bulunmaktadır. Bezelye türleri eski dünya kökenlidir. Avrupa’nın Orta kısımlarından Akdeniz bölgesi Ön ve Orta Asya’ya kadar geniş bir coğrafyada doğal olarak bulunmaktadır.
İlkbaharda hızlı gelişen ve erken çiçeklenen yem bezelyesi otsu yapıya sahiptir. Yem bezelyesi 80-110 cm derine giden güçlü kazık kök sistemine sahiptir. Yem bezelyesi tek yıllık serin iklim baklagil yem bitkisidir. Ilıman iklim koşullarında kışlık olarak ekilen yem bezelyesi 60-150 cm. boylanır. Çiçekler yaprak koltuklarından çıkan saplar üzerinde 1 veya 2’li gruplar halinde bulunur. Yemeklik bezelyede beyaz renkli olan çiçekler, yemlik bezelyede mor-menekşe renklidir. Yem bezelyesinde bitkide meyve sayısı 18-38 adettir.
Yem bezelyesi -8 °C’ye dayanıklı, lezzetli tek yıllık serin mevsim yem bitkisidir. Kurağa dayanımı çok fazla değildir. Yıllık yağışı 500-550 mm olan yerlerde iyi gelişir. Kireç ve fosforca zengin, nemli veya sulanabilen yerlerde ot verimi artar. Toprak sıcaklığının +8 °C olduğu dönem ekim için en uygun dönem olarak kabul edilir. Ot üretimi için en uygun biçim zamanı %25 çiçeklenme dönemidir. Tohum hasadı için en uygun zaman ise meyvelerin büyük bir bölümünün olgunlaşıp sarardığı devredir.
Ak Acıbakla (Lupinus albus L.)
Acıbakla türleri Avrupa, Amerika, Avustralya, Avrupa ve Güney Batı Asya ve Akdeniz Bölgesine yayılmıştır. Tek yıllıkların kökeni Akdeniz Bölgesi, çok yıllıkların kökeni ise Orta Amerika ve Brezilya’dır. Ak acıbakla Akdeniz havzası doğal florasında gelişen tek yıllık, gövde, yaprak ve meyveleri tüylü çok yönlü yararlanma imkânı olan bir baklagil yem bitkisidir.
Anavatanı Akdeniz Bölgesi ve Afrika olan ak acıbaklanın 60-90 cm derinliğe inen etkili ve güçlü kök sistemi vardır. Normal koşullarda 80-100 cm, uygun koşullarda 150-200 cm’ye kadar boylanmaktadır. Olgunlaşmaya doğru bitkinin gövdesi odunlaşır. Çiçekler salkım şeklinde sapların uç kısımlarında yer alırlar. Ak acıbakla tohumları yuvarlak- kare şeklinde, 8-14 mm çapında, sıkıştırılmış veya basılmış gibi pürüzsüz ve donuk, açık sarı, açık krem renklidir.
Ak acıbakla (Lupinus albus L.) ülkemizde Isparta, Konya ve Burdur illerinde termiye, tirmis ve yahudi baklası gibi isimlerle yetiştirilmektedir.
Ülkemizde yetiştirilen ak ve mavi acıbakla türleri soğuğa toleranslıdır. Ancak özellikle mavi acıbakla -10°C’den sonra zarar görmeye başlar. Ak acıbaklada ise bazı çeşitler -15, -17°C’ye kadar dayanabilir.
Ak acıbakla tohumlarının iri olması nedeniyle hassas toprak hazırlığına gerek yoktur. Acıbaklalar tohum ve ot üretimi, yeşil gübre ve otlatma amacı ile yetiştirilmektedir. Ak acıbakla tohum üretimi amacı ile yetiştirilir. Meyve çatlatma sorunu olmadığı için en son meyvenin olgunlaşmasına kadar beklenir. Hasat ve harman biçerdöver ile yapılır.
Buğdaygil Yem Bitkileri
Bitkiler aleminde (Plantae) buğdaygil yem bitkileri karbonhidratça zengin özellikleri ile tek çenekliler (Monocotyledoneae) sınıfında, kavuzlu bitkiler (Glumiflorae) takımında yer alır. Buğdaygiller (Poaceae)
familyası, yumaklar (Festucoideae) ve darılar (Panicoideae) olmak üzere iki alt familyaya ayrılır.
İki Alt Familyaya Ait Türlerin Ayırımında Bilinmesi Gereken Özellikleri
Serin mevsime adapte olmuş yumaklar (Festucoideae) alt familyasına dahil olan bitkilerin başakçıklarında bir veya daha fazla çiçek bulunur. Sıcak iklim koşullarına adapte olmuş darılar (Panicoideae) alt familyasına giren türlerin başakçıklarında ise sürekli iki çiçek bulunur. Yumaklar alt familyasına ait türlerin başakçıklarında mevcut olan kısır çiçekler, normal çiçeğin üst kısmında veya başakçık ekseninin uç kısmında yer alır. Darılar alt familyasında kısır çiçekler normal çiçeklerin altında bulunur. Yumaklar alt familyasına ait serin iklim koşullarında yetişen türlerin başakçık ekseni, dış kavuz üzerinden kırılır ve ayrılır. Darılar alt familyasında sıcak iklim özelliğine sahip türlerde ise başakçık ekseni dış kavuzların altından kırılır. Böylece başakçık toplu halde yere düşer. Yumaklar alt familyasında başakçıklar yanlardan basılmış gibi yassı görünümdedir. Darılar alt familyasında ise başakçıklar özellikle tohumlar, hafif sırt kısımdan basık gibidir.
Buğdaygil yem bitkileri saçak köklü bitkilerdir. Gövde (sap) genellikle otsu yapıda, boğum (nodi) ve boğum aralarından (internodi) oluşmuştur. Buğdaygil yem bitkilerinde yumak, sülük ve köksap olmak üzere üç farklı gövde tipi görülür. Buğdaygil yem bitkilerinde yaprak her boğum arasında bağlı, alternatif şekilde dizilmiş ve gövdeye sapsız bağlanmıştır. Buğdaygil yem bitkilerinde yaprak 4 kısımdan oluşmuştur. Buğdaygil yem bitkileri, çok farklı tohum iriliğine sahip bitkilerden meydana gelmiştir.
Silajlık Mısır (Zea mays L.)
Mısır çok yönlü üretim potansiyeli ile dünyada ve ülkemizde geniş alanlarda yetiştirilen önemli bitkilerin başında gelen sıcak iklim bitkisidir. Yağışın düzenli olduğu bölgelerde veya sulanabilen alanlarda iyi verim verir. Kurağa dayanıklı değildir.
Mısır mutlak sıcak iklim bitkisidir. Toprak sıcaklığı 15 °C’yi bulmadan ekim yapılmaz. Ekim ilkbahar son donlarından sonra yapılmalıdır. Mısırın silaj yapımı için en ideal biçim zamanı, süt olum dönemi sonu ile hamur olum döneminin başlangıcıdır. Bu dönemde mısırın kuru madde oranı %30 civarındadır.
Silaj Sorgum (Sorghum bicolor Moench.)
Sorgum Afrika orjinli tek yıllık sıcak iklim yem bitkisidir. Hayvan beslemede çoğunlukla silaj olarak değerlendirilen sorgum, yeşil ot olarak ta değerlendirilmektedir.
Silaj sorgum (Sorghum bicolor Moench), buğdaygiller familyasında darılar alt familyasına ait bir türdür. Sorgum, dünyada en fazla ekimi yapılan buğday, mısır, çeltik ve arpadan sonra beşinci sırada yer alır. Sorgum saçak kök sistemine sahip tek yıllık bir bitkidir. Sorgum, uzun boylu gelişir ve sap kalınlığı 4-5 cm ‘ye ulaşır. Sorgumun çiçek durumu salkımdır. Silajlık sorgumda tohum kırmızımsı,
sarı veya kahverengi hakimdir. Sıcak mevsim bitkisidir. Serin, nemli bölgeler sorgum tarımı için uygun değildir. Ekim zamanı ilkbahar son donlarından bir hafta önce, toprak sıcaklığının 10-12 °C olduğu dönemdir. Hemen her türlü toprakta yetiştirilebilir. Ekimden 8-10 hafta sonra ilk biçim, daha sonra hava sıcaklığı ve su durumuna göre 5-7 hafta aralıklar ile diğer biçimler yapılır. Biçimlerde en az 10-15 cm anız bırakılmasına dikkat edilmektedir.
Kılçıksız Brom (Bromus inermis Leyss.)
Kılçıksız brom Avrupa’nın yerli bitkisidir. Bol yapraklı, rizom meydana getiren, çok yıllık bir serin mevsim yem bitkisidir.
İlk kez Macaristan’da kültüre alınan kılçıksız brom (Bromus inermis Leyss.) kurak şartlarda yeşil kalabilen, verimli ve toprak koruyucu özelliği ile brom türleri içerisinde tarımı en yaygın olanıdır. Batı Avrupa ve Kuzey Avrupa’nın yerli bitkisidir. Festucae oymağında yer alan önemli türlerden brom (Bromus sp.) cinsinin ılıman koşullarına yayılmış 160 farklı türü bulunmaktadır. Kılçıksız brom çok yıllık saçak köklü ve rizomlu gelişen buğdaygil yem bitkisidir. 80-120 cm kadar boylanır. Gelişen yaprak kını kapalı ve tüysüzdür. Yüksek oranda yabancı döllenme özelliğindedir. Kılçıksız brom tohumları zar şeklinde gelişir. Kılçıksız brom, ülkemizin her bölgesinde sonbahar ve ilkbaharda ekilebilir. Soğuğa dayanımı çok iyidir. Toprak yönünden fazla seçici değildir. Kılçıksız bromda kaliteli ot üretimi için en uygun biçim zamanı, çiçeklenme dönemi ile başaklanma zamanı arasındaki dönemdir.
Çok Yıllık Çim-İngiliz Çimi (Lolium perenne L.)
Çok yıllık çim Güney Avrupa, Kuzey Afrika ve Güney Batı Asya orjinlidir. Tarımının ilk olarak 1600’lü yıllarda İngiltere’de yapıldığı bilinmektedir. Erozyonu önlemek amacı ile kullanılan çok yıllık çim, golf sahalarının tesisinde kullanılmaktadır. Verimli topraklarda yüksek ot verimi sağlamaktadır. Çimler yumak oluşturan ve dik gelişen bitkilerdir.
Çok yıllık çimin ekiminden sonra ilk olarak çim kökleri gelişir. Fidenin toprak altında kalan boğumlarından esas kökler oluşur. Bitkinin bu döneminden sonra esas kökler görev yapar. Saçak köklü bir bitkidir. Çiçek durumu seyrek başaktır. Her başakta ortalama 35 adet başakçık bulunur. Çok yıllık çim, önemli mera bitkileri ile birlikte karışımlarda yer almaktadır. Tarla tarımı içinde yetiştirilen yem bitkileri arasında da önemli yeri vardır. En iyi gelişmesini nemli ve ılıman koşullarda verimli, drenajı iyi nötral veya hafif asit (pH:5,5-7,5) topraklarda yapar. Kurağa ve soğuğa dayanıklı değildir.
Fidelerin soğuğa dayanımı zayıf olduğu için, kışları çok sert geçen bölgelerde ilkbahar ekimi tercih edilir. Kışları ılıman geçen bölgelerde erken veya geç sonbahar ekimleri daha başarılı sonuçlar vermektedir. Ot üretimi için başakların görüldüğü dönem, silaj için ise süt olum öncesi en uygun hasat dönemidir.
Tek Yıllık Çim: İtalyan Çimi (Lolium multiflorum Lam.)
Tek yıllık çim hızlı gelişen, yıl içerisinde çok sayıda biçim verebilen uzun boylu bir bitkidir. Anavatanı Avrupa olan tek yıllık çim, buradan tüm dünyaya yayılmıştır.
Güçlü gelişen saçak kökleri bulunmaktadır. Tek yıllık çimde başakçıklar başak eksenine dar kısımları ile bağlanarak başağı oluşturur. Otlatılarak değerlendirilen tek yıllık çim, yeşil ot, kuru ot ve silaj üretimi amacı ile biçilerek te değerlendirilir. Tek yıllık çimlerde başak yapısı çok yıllıklardan daha iri ve uzundur. Tohumları kılçıklıdır. Yıllık çimin bitki boyu (0,9-1,5 m) çok yıllık çimden daha uzundur. Yaprakları daha iridir. Eğimli arazilerde erozyonu önlemek amacı ile yetiştirilir. Tek yıllık çim, seyrek başak yapısına sahiptir. Başak uzunluğu 17-35 cm arasında değişmektedir. Tohumlarında tipik düz bir kılçık bulunur. Tek yıllık çim, toprak isteği bakımından seçici değildir. Fakir, taşlık ve kayalık arazilerde gelişebilir.
Ilıman iklime sahip bölgelerde, erken sonbaharda ekilmesi gerekir. Fidelerin soğuğa dayanımı zayıf olduğu için, kışları çok sert geçen bölgelerde ilkbahar ekimi tercih edilmelidir. Tek yıllık çimde en uygun biçim zamanı çiçeklenme başlangıcıdır. İlk biçim, ekimden 7-8 hafta sonra yapılır.
Otlak Ayrığı (Agropyron cristatum Gaertn.)
Otlak ayrığı kurağa ve soğuğa dayanıklı olması nedeni ile çok farklı iklim ve toprak koşullarında yetiştirilmektedir. Gen merkezi Rusya ve Sibirya’dır. Otlak ayrığı tipik saçak köklü bir bitkidir. İyi gelişmiş otlak ayrığının boyu 30-50 cm’dir. Sapları ince ve alttan dirsek yaparak gelişir. Yaprak ayaları düzdür. Çiçek durumları başaktır. Otlak ayrığında başakçıklar başak eksenine dik açı ile bağlanır. Kılçıksız olan tohumların 1000 tane ağırlığı ortalama 2,0 g dolayındadır.
Susuz koşullarda yıllık yağışı 250-300 mm olan bölgelerde lezzetli ve besleme değeri yüksek kuru ot elde etmek ve otlatmak amacıyla yetiştirilir. Baharda en erken dönemde gelişen türler arasındadır. Otlak ayrığı kumlu ve killi topraklar dahil, hemen her türlü toprakta yetişebilir. Tohumları küçük, fideleri zayıf gelişen otlak ayrığı tohum yatağı kesekleri ufalanmış, merdane ile bastırılmış tohum yatağına yazlık veya kışlık olarak ekim yapılır. Otlak ayrığı kurak bölgelerde iyi gelişme gösterir. Uzun yıllar kıraç koşullarda kaliteli kaba yem üretim potansiyeline sahiptir.
Ot üretimi için en uygun zaman otlak ayrığının tam başaklandığı dönemdir. Bu dönemde 150-250 kg/da kuru ot verimine sahiptir. Tohum üretimi amacı ile ekilen tarlalarda hasat zamanı başakların sarardığı dönemdir. Hasat edilen bitkiler 3-4 gün bekledikten sonra harman edilir. Ortalama 50 kg/da tohum verimi alınır.