TRM215U-TARLA BİTKİLERİ
Ünite 2: Yemeklik Baklagiller
Giriş
Nohut, mercimek, fasulye, bakla, bezelye ve börülceden oluşan baklagillerin özellikle kuru taneleri; dünyada en fazla yemeklik olarak tüketilirler. Bunun için de bu bitki grubu “Yemeklik Baklagiller” olarak isimlendirilir. Yemeklik baklagillerin en önemli özellikleri, insan beslenmesinde protein sağlayan kaynaklar olmalarıdır. Bunun yanında, tarla tarımında toprağın üretkenliğini sürdürülebilirliği ve ekosistemin önemli ögesi olup biyolojik azot döngüsünde Rhizobium bakterileri ile birlikte en önemli ve iki temel bileşenlerinden biridir.
Önemi
Yemeklik Baklagillerin Ekim Alanı ve Üretimi
Yemeklik baklagiller cinsleri (genus) içinde dünyada en fazla ekim alanı ve üretime (toplam baklagil üretiminin %28) sahip olan cins fasulyedir. Bunu üretim bakımından sırasıyla bezelye, nohut, börülce, bakla ve mercimek izlemektedir.
Yemeklik baklagillerin üretimi, dünyanın hemen hemen her ülkesinde az veya çok yapılmaktadır. Ancak, bazı bölge ve ülkeler üretim verileri bakımından daha ön plandadır. Örneğin en fazla ekim alanına ve üretime sahip olan fasulye Asya ve Amerika kıtasında iken; nohut Asya, Afrika ve Amerika; mercimek Amerika ve Asya; bezelye Amerika, Asya ve Avustralya; bakla Asya, Afrika ve Avrupa; börülcenin ise Afrika kıtalarında üretimi daha fazladır. Ülkemizde ise 2022 yılı verilerine göre toplam baklagil ekim alanı 902.4 bin ha üretimi ise 1 305.6 bin tondur. Türkiye’de yemeklik baklagillerin ekim alanı, toplam tarım alanları içinde % 2.4, her yıl ekilen tarla bitkileri içinde ise % 5.5 pay almaktadır
Yemeklik Baklagiller ve Beslenme
Yemeklik baklagiller beslenmede proteininin tek kaynağı olmasa da Asya, Afrika ve diğer az gelişmiş ülke insanlarının çoğunluğu için çok önemlidirler. Buralarda, birincil ürün durumunda iken; gelişmiş ülkelerde ise, kronik hastalıklara karşı koruyucu özellikleri nedeniyle önemi ve tüketimi giderek artmaktadır. Baklagillerin kuru taneleri, proteinin yanı sıra nişasta, lif ve mineral maddeler bakımından da insanlar için temel besinler durumundadır.
Yemeklik baklagil tanelerinde öne çıkan bazı kalite ögeleri: Tanenin iriliği tercih nedenidir. Tane rengi olarak; baklada yeşil, nohutta açık sarı-krem ve fasulyede beyaz olması istenir. Baklagillerde rengin matlaşıp koyulaşması ürünün eski yıllara ait olduğunu gösterir. Tanenin kabuğu ince, yemeklik ve tohumluk olarak hafif kırışık; una işlemede ise düz olması önceliklidir. Protein içeriği fazla, hazmolma, biyolojik ve etkinlik değerlerinin yüksek; amino asit içerikleri özellikle methionine, cysteine ve tryptophan bakımından zengin olması istenir. Pişme süresinin kısa olması önemlidir. Alkaloidlerin varlığı ve miktarının düşük olması arzu edilir. Gaz yapmama istenen özelliklerdir.
Yemeklik baklagiller değerli insan besini olmasının yanı sıra hayvan beslenmesinde de çok önemli bir yere sahiptir.
Özellikle mercimek ve bezelye samanlarının yüksek protein içeriği, bunları değerli bir hayvan yemi yapmaktadır.
Yemeklik Baklagillerin Ekim Sistemindeki Yeri
Baklagiller sürdürülebilir tarım yönünden ayrı bir önem taşırlar. Tarladan hasat edildiklerinde öncekine oranla daha iyi toprak bırakan tek bitki grubu baklagillerdir. Toprağa kazandırdıkları havanın serbest azotundan kendileri yararlanabildikleri gibi hasadından sonra ekilen bitkiler de faydalanırlar. Ayrıca C:N katsayısı düşük organik madde bırakmaları nedeniyle toprak yasını iyileştirirler. Düşük C/N oranı, toprakta kalan artık maddelerin hızla parçalanarak humusa dönüşmesini sağlar. Bu da baklagillerin ekildikleri toprağın ısınma, havalanma ve su tutma güçlerini artırır. Çok sayıda bitki içeren baklagil grubu bitkileri içinde yemeklik olanların da payı büyüktür. Bunların ekili bulundukları alanlara bağladıkları azot miktarı birçok faktör (sıcaklık, pH, bitki besin maddeleri, toprak nemi, tuzluluk vs.) ve baklagil türüne göre değişiklik gösterir.
Yemeklik baklagillerden yararlanma ve kullanılma alanları; sebze olarak, kuru taneleri, fermentasyon amaçlı, yeşil gübre olarak toprak verimliliği, ekim nöbetinde, biyolojik azot fiksasyonu, hayvan beslenmesinde yakacak olarak günlük atıştırmalık ürün, tıbbi amaçlı, kişisel bakım ve endüstri şeklinde sıralanabilir.
Köken, Tarihçe ve Coğrafi Dağılım
Köken
Nohut (Cicer arietinum L.), mercimek (Lens culinaris Medik.) ve bezelye (Pisum sativum L.) diğer kültür bitkileri olan buğday, arpa, çavdar gibi tahıllar ile eş zamanlı olarak kültüre alınan ilk bitkilerdir. Bu bitkilerin köken alanları (orijinleri) ülkemizin güneydoğusunu da içine alan ve “Verimli Hilal” olarak adlandırılan bölgedir. Ladizinsky (1999), kültür mercimeğinde bulunan birçok monomorfik (ayni görünümlü) karakterin ve özellikle de DNA polimorfizm ssp. orientalis’in hatlarında bulunduğunu belirtmiştir. Bezelye, dünyanın eski ve antik bitkisidir. Köken alanı, Verimli Hilal’in (Türkiye, Suriye, Irak, Lübnan) yanı sıra Orta Asya’da İran, Kafkasya, Afganistan ve Tibet’ de gösterilmektedir. Baklanın progenitörü bilinmediğinden, orijin bölgesi ile ilgili bilgiler de sınırlı kalmıştır. Fasulye Orta ve Güney Amerika kökenli bir baklagil bitkisidir.
Tarihçe
Nohutun en eski örnekleri M.Ö. 8000 yılına ait Suriye’deki yerleşim yerleri olan Tell el-Kerkh ve Tell Abu Hureyra’da bulunan örneklerdir. Nohutun, M.Ö. 1000-800 yıllarında Romalılarda hem gıda hem de ilaç olarak kullanıldığına ilişkin bilgiler bulunmaktadır. Alman botanikçi ve fizikçi Medikus 1787 yılında, tane şeklini dikkate alarak mercimeği Lens culinaris olarak adlandırmıştır. Mercimek, tarihsel olarak Mısırlılar ve Yunanlılarda olduğu kadar Romalılar arasında da insan ve hayvan beslenmesinde yer almış önemli bir üründür. Bakla, erken neolitik dönemden
beri kültürü yapılan bir yemeklik baklagildir. İspanya, İtalya, Fransa, İsviçre ve Almanya’da yapılan kazılarda elde edilen bulgulara göre bakla örneklerinin bronz ve demir çağına ilişkin olduğu görüşü egemendir. En eski kayıtlara göre, bezelyenin M.Ö. 7000 yıllarında Türkiye ve İran’da kültüre alındığına ilişkin bilgiler vardır. Bu tarihten yaklaşık 1000-2000 yıl sonra Yunanistan ve Avrupa’da tarımına başlanmıştır. Börülce (Vigna unguiculata (L.) Walp.), Neolitik dönemden beri insanlar tarafından beslenmede kullanılan en eski bitkilerden biridir. Börülce, Batı Afrika’da çiftçiler tarafından kültüre alınmış bir bitkidir. Hindistan ve Afrika’dan elde edilen örnekler arasındaki farklılıklar börülcenin hem Hindistan hem de Afrika’da yüzyıllardan beri yetiştirildiğini göstermiştir
Coğrafi Dağılım
Nohut yerel çeşitleri (köy çeşitleri) ve yabani türleri 8° ile 52° Kuzey enlemleri ile 8° batı ile 85° doğu boylamları arasında kalan bölgede yayılma göstermektedir. Mercimek tarımı dünya üzerinde çok geniş coğrafik koşullarda yapılmasına karşın tarımının sınırlı olduğu yerler tropik koşullardır. Günümüzde dünyanın birçok bölgesinde mercimek tarımı başarılı bir şekilde yapılmaktadır. Gün- nötr (gün uzunluğu ve kısalığından etkilenmeyen) bir bitki olan fasulyenin Phaseolus vulgaris L. türü, yemeklik olarak en çok yetiştirilendir. Fasulye tarımı, genel olarak subtropik iklim kuşağında yaygındır. Soğuğa dayanıklı olmadığı için tarımı 3000 m’ nin üzerindeki rakımlara çıkamaz. Baklanın kültürü ılıman, subtropik ve tropik bölgelerin yüksek kesimlerinde yapılmaktadır. Bezelye tarımı, tropik bölgelerin yüksek kesimlerinde yapılabildiği gibi, deniz seviyesinden başlayarak 1200-4000 m yüksekliklere kadar çıkabilen bir baklagil cinsidir.
Taksonomi ve Sınıflandırma
Serin İklim Baklagillerin Sınıflandırılması
Cicer genusu, bitki gövdesinin odunsu ve otsu olup olmadığına, çiçek boyutuna, tek ya da çok yıllık oluşuna, büyüme şekline, yaprak ekseninin yaprakçık ya da sülükle bittiğine göre taksonomik bölümlere ayrılır. Bugün tür sayısı 44 olan nohutun yer aldığı genus içinde geniş anlamda Cicer arietinum türünün kültürü yapılmaktadır. En eski tür olan Cicer arietinum, microsperma (desi) ve macrosperma (kabuli) olmak üzere iki botanik çeşit olarak gruplandırılır. Mercimek bitkisinin yer aldığı Lens genusu için, birçok kritere göre yapılan sınıflandırmalar olsa da 2000 yıllarından sonra bu cinsin türleri; Lens. culinaris (ssp. culinaris ve orientalis), L. odemensis, L. tomentosus, L. nigricans, L. ervoides ve L. lamottei olarak verilmiştir. Bakla (Vicia faba) toplam 230 tür içeren Vicia cinsinin bir türüdür. Morfolojik olarak Vicia faba L. türü diğer Vicia türlerinden (fiğ türleri), iyi gelişmiş sülüklerinin bulunmaması ile ayrılır. Ayrıca diğer Vicia türleri ile melezlenemez. V. faba genotipleri tane iriliğine göre genel olarak üç botanik varyeteye ayrılırlar, bunlar: (a) V. faba var. major (b) V. faba var. equina (c) V. faba var. minor. Bezelye ile ilgili olarak Govorov, Türkiye’den toplanan 137 genotip üzerinde yaptığı çalışmalarda örnekleri iki
alttür ssp. arvense (yem bezelyesi) ve ssp. sativum (yemeklik) altında toplamıştır.
Sıcak İklim Baklagillerin Sınıflandırılması
Fasulye (Phaseolus), çok sayıda tür içeren bir cinstir. Bu genus içinde yaklaşık 230 tür bulunmaktadır. Bunun 70 türü Orta ve Kuzey Amerika kökenlidir. Bunlardan 5 tür (Phaseolus vulgaris, P. dumosus, P. coccineus, P. acutifolius, P. lunatus) kültüre alınmıştır. Kültürü yapılan türler arasında en önemli ve ekonomik değeri yüksek olan ise P. vulgaris’tir.
Morfoloji
Bitki morfolojisi Bitkilerin fiziksel görünümünün ve dış yapısının (mikroskobik olmayan) incelenip tanımlanmasıdır. Bunun kapsamına, bu bölüm özelinde kök, gövde, yaprak, çiçek, meyve (bakla) ve tohum (tane) girer.
Kök
Türkiye’de yetiştiriciliği yapılan yemeklik baklagillerin tamamı tek yıllık olmasına karşın derin ve kuvvetli bir kazık kök sistemine sahiptirler. Baklagillerde kök gelişimi, bitkinin olgunlaşmasına kadar devam eder. Köklerinin üzerinde, içinde azot fiksasyonu yapan Rhizobium bakterileri olan ve böbreğe benzeyen nodüller vardır. Nohut bitkisinde kök derinliği 1-2 m kadardır. Bu nedenle nohut kurağa iyi dayanabilen bir bitkidir. Genel olarak yemeklik baklagiller içinde mercimeğin kök sistemi biraz zayıftır. Yine de kök 1.5-2 m derinliğe kadar inebilmektedir. Fasulyede ise kök sistemi birincil ve kazık kök olarak adlandırılır.
Gövde
Nohut gövdesi sağlam bir yapıda olup bitki boyu çevresel faktörlere bağlı olarak 30-70 cm arasında değişkenlik gösterir. Mercimek bitkisinde gövde otsu ve yaslanıcıdır. Bitki boyu, çeşitlere ve çevre koşullarına bağlı olarak 15-75 cm arasında değişiklik gösterir. Mercimek gövdesinde çok dallanma olur. Gövde üzerinde ikincil dal sayısı fazladır. Ayrıca, gövde az ya da çok sayıda primer dal taşır. Fasulye gövde yapısı otsu kesiti ilk boğuma kadar yuvarlak, daha sonraları altı köşelidir. Bitki dik, yarı yatık veya yatık gelişebilir. Gövde bir destek bulduğu zaman genelde yukarıya doğru büyür. Bitki boyu uzunluğuna ışıklama ve nem gibi faktörler etkilidir. Fasulye gövde yapısı otsu kesiti ilk boğuma kadar yuvarlak, daha sonraları altı köşelidir. Bitki dik, yarı yatık veya yatık gelişebilir. Gövde bir destek bulduğu zaman genelde yukarıya doğru büyür. Bitki boyu uzunluğuna ışıklama ve nem gibi faktörler etkilidir. Baklada gövde kuvvetli, dik gelişmiş, yatmaya dayanıklı ve üzeri çıplaktır. Bitki boyu genellikle çeşit ve iklim koşullarına bağlı olarak 20-140 cm arasında değişir. Gövdenin kesiti dört köşe ve içi boştur. Bitki dipten 1-2 dal oluşturur. Bezelyede gövdenin içi boş zikzaklar oluşturacak şekilde sıralanmış boğum ve boğum aralarından oluşmuştur. Gövdenin üzeri çıplak, rengi açık yeşil veya mavi yeşildir. Börülce, otsu bir gövde yapısına sahip; bu yönüyle fasulyeye çok benzer. Gövde yivli, üzeri
çıplak ya da hafif tüylü olabilir. Kesit olarak gövde altta yuvarlak, yukarılarda altı köşelidir.
Yaprak
Yemeklik baklagiller, bir yaprak sapı üzerinde değişen sayılarda (en az iki) yer alan yaprakçıklar tarafından oluşturulan bileşik yapraklı bitkilerdir. Fasulye ve börülce 3 çift, diğer cinslerde yaprak sapının gövdeyle birleştiği yerde bir çift kulakçık (stipula) vardır. Nohutta yapraklar bitki gövdesi üzerinde almaşıklı olarak dizilmişlerdir. Tipik bir nohut yaprağı 11-18 yaprakçıktan oluşur. Mercimek yaprakları ise 1-8 çift yaprakçık içerir. Yaprak ekseni 4-5 cm (çoğunlukla 2.5-3.5 cm) arasında değişir. Yaprakçıklar karşılıklı ya da alternatif olarak sap üzerinde dizilirler ve kenarları düzdür. Fasulyenin gelişme döneminde iki tip yaprak görülür. Bunlardan ilki basit yapraklardır. Tohumların çimlenip toprak yüzüne çıkması sırasında görülen, kalp şeklinde ve karşılıklı iki tanedirler. Daha sonra üç yaprakçıktan oluşan asıl yapraklar meydana gelir. Baklada ilk çıkan yapraklar iki yaprakçıktan oluşurlar. İleriki gelişme dönemi olan çiçeklenme sırasında ise yaprakçık sayısı artar. Bezelye yaprakları, 1-4 çift yaprakçığın birleşmesiyle meydana gelir. Yaprak ekseni, sarılıcı formlarda dallanmış (3-5 bazen 7) sülükle son bulur. Börülce yapraklar, tipik olarak fasulye yaprakları formundadır. Asıl yapraktaki yaprakçık sayısı üç, kulakçık sayısı altıdır.
Çiçek
Yemeklik baklagil grubundaki bitkilerin çiçekleri yaprak koltuklarında (axillary) çıkar ve kelebek şekildedirler. Bir yaprak sapı üzerinde 5 çanak ve yine 5 taç yapraktan oluşur. Bir dişi organ (gynoecium) ve 10 erkek organ (androecium) bulunduran baklagil çiçekleri, erkek organlar bakımından diadelphous (9 tane dipten birleşik, 1 tane bunlardan ayrı) durum gösterir. Çiçeğin beş olan taç yapraklarından biri bayrak yaprağı (vexillum), ikisi kayıkçık (carina) ve diğer ikisi de kanatçıklar (alae) olarak isimlendirilir. Nohutun çiçekleri, kısa salkım sapı üzerinde genellikle tek çiçek, nadiren de iki çiçek olarak bulunurlar. Mercimekte çiçekler 4-9 mm uzunluğunda olup küçüktürler. Bodur fasulye formları hem axillary hem de terminal (uçsal), sarılıcı formlar ise sadece axillary çiçek yapısı gösterirler. Bakla çiçekleri, kısa saplı salkımların ucunda yer alan 2-6 çiçekten oluşur. Çiçekler bitki üzerinde genellikle 6. ve 10. boğumlar arasındaki bölgede oluşurlar. Bezelye uzunlukları 1.5-3.5 cm’yi bulan sapların ucunda yer alan salkımdırlar. Börülce çiçekleri, sayısı 8-12 olan ve 5-60 cm uzunluğundaki salkım saplarının ucunda yer alırlar.
Bakla
Çiçekte tozlaşma ve döllenmeyi izleyen günlerde bitkide oluşmaya başlayan baklalarının sayısı hızla artarak en üst düzeye ulaşır. Daha sonra bunların bir kısmı dökülerek bir denge oluşur. Yemeklik baklagillerde baklalar (meyve) iki parçalıdır. Bu iki parça, lifli olan kılçık tabir edilen iplikle birleştirilmiştir. Baklanın içinde, genuslara göre değişen sayıda tohum taslakları ve tohum bulunur. Nohutta baklalar, tek dikişli, şişkin, uçları bazen dikeni andıran sivri yapı ile
sonlanır. Baklanın içinde çoğunlukla oval 1-2 ender olarak da 3 tohum bulunur. Mercimekte baklalar eşkenar dörtgen şeklinde, uzun, yanlardan basık, taneler üzerindeki kısmında şişlik, üzerleri çıplak, esmerimsi sarı renklidir. Fasulyede bakla şekil olarak düz, kıvrık ve S şeklinde olabilir. Bezelye baklaları kısa bir sap ile salkıma bağlanmış 15 cm uzunluğunda ve 1.5-2.5 cm genişliğindedir.
Tane
Yemeklik baklagil taneleri; tohum kabuğu (testa), çenekler (kotiledonlar) ve embriyodan oluşur. Baklagil tanelerinde endospern yoktur. Bunun yerine, cinslere göre değişmekle birlikte, oransal olarak (% 85-90) tanenin en büyük kısmı kotiledonlardan meydana gelir. Tohum kabuğu % 6-15, embriyo ise %1-2 kadardır. Tane üzerinde meyveye bağlandığı yerin kalıntısı olan göbek bağı (hilum) ve çiçek tozunun dişicik borusuna girdiği yerin kalıntısı olan kapıcık (mikropil) vardır. Tane üzerinde bu iki yapı farklı renkte ve görülebilir durumdadır.
Adaptasyon
Bitkilerin adaptasyonu denilince, kısacası onların bulundukları çevreye olan uyumu anlaşılır. Bu kapsamda özellikle iklim ve toprak koşulları, bitkilerin yetiştikleri alandaki etkileri ön plana çıkar. İklim koşulları olarak düşük, optimum ve yüksek sıcaklıklar, güneşlenme isteği ile bikinin nem (su) isteği en önemlileridir.
İklim İstekleri
Yemeklik baklagillerden nohut, mercimek, bakla ve bezelye; sıcaklık istekleri bakımından düşük derecelere biraz daha fazla tolerans gösterdikleri için serin iklim baklagilleri olarak isimlendirilirler. Buna karşın fasulye ve börülce ise daha yüksek sıcaklık istekleri nedeniyle bu ikisi de sıcak iklim baklagilleri olarak adlandırılırlar. Hem serin hem de sıcak iklim olarak ayrılan bu bitkilerin sıcaklık, yağış ve fotoperyota olan tepkileri birbirinden farklıdır. Bu açıdan bakıldığında gün uzunluğu, sıcaklık ve nem; bulunduğu ekolojiye göre farklılaşarak bitkinin gelişimini, fizyolojini ve verimliliğini etkiler.
Toprak İstekleri
Yemeklik baklagiller toprak istekleri yönünden fazla seçici değillerdir. Değişik toprak tiplerinde yetişebilirler. Kumludan killiye kadar varan geniş bir varyasyon gösteren topraklarda bile yetiştirilir. Buna karşılık, kumlu-tınlı topraklar en uygun olanlarıdır. Yemeklik baklagiller kazık kök yapıları nedeniyle derin topraklarda daha iyi yetiştirilir. Toprakta kalsiyum miktarının fazlalığı tane kabuğunu sertleştirerek pişme kalitesinde olumsuzluğa neden olur. Genel anlamda toprak havasızlığına duyarlıdırlar.
Kültürü
Yemeklik baklagillerin yetiştiriciliğinde amaç; biyolojik ve fiziksel özellikleri iyi, verim potansiyeli yüksek olan bir tohumluğu uygun yetiştirme teknikleri ile toprağa ekmektir.
Toprak Hazırlığı
Yemeklik baklagilleri için toprak işleme ekim zamanına göre değişiklik gösterir. Buna karşın, her koşulda toprak işlemenin, nem kaybına ve erozyona neden olmayacak şekilde yapılması gerekir. Ülkemizde mercimek hem kışlık hem de yazlık yetiştirildiğinden; özellikle kışlık ekimler için tahıl hasadından hemen sonra gölge tavında toprak işleme yapılmalıdır.
Ekim Zamanı ve Yöntemleri
Türkiye’de mercimek hem kışlık hem de yazlık olarak ekilir. Yetiştiriciliğin en fazla olduğu Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, ekim ayı sonu kasım ayı içinde ve tamamı kırmızı mercimek olmak üzere kışlık ekim yapılır. İç ve geçit bölgelerimizde ise daha çok yeşil mercimek yazlık olarak ekilir. Nohut, bakla, bezelye kıyı bölgelerimiz hariç yazlık ekilir. Serin iklim baklagilleri olan bu cinslerin en uygun ekim zamanı, iklim ve toprak koşullarına bağlı olarak şubat ayı ortasında başlayarak en geç nisan ayı ortalarına kadar yapılmalıdır. Yemeklik baklagiller için en uygun ekim yöntemi sıralar halinde makine ile yapılandır. Günümüzde de tüm baklagillerde mibzer ile ekim yaygınlaşmıştır. Mercimek için tahıl mibzerleri uygun olurken; nohut, bakla, bezelye, fasulye ve börülce için tahıl mibzerlerinin ayarlanması yapılabileceği gibi, mısır, pamuk, şeker pancarı gibi bitkilerin ekiminde kullanılan mibzerlerle de uygundur.
Tohumluk ve Ekim Sıklığı
Yemeklik baklagillerde de tohum hazırlama hasat ile başlar. Sırasıyla kurutma, ön ve esas temizlik, elekten geçirme, ilaçlama ve paketleme işlemlerinden oluşur. Ekim işine iyi bir tohumluk seçimi ile başlanmalıdır. Baklagil tohumları tercihen en son yılın ürününden seçilmelidir. Safiyeti ve biyolojik değeri yüksek, genetik potansiyeli iyi olan sertifikalı tohumlar kullanılmalıdır. Yabancı ot tohumlarından iyice temizlenmiş olmalıdır. Tohumlar, her cinse özgü daha önce belirtilen bakteri türü ile ekimden önce aşılanmalıdır.
Gübreleme
Yemeklik baklagil yetiştiriciliğinde verime önemli katkısı olan gübrelerin başlıcaları azotlu, fosforlu ve potasyumlu besin maddeleri içerenlerdir. Baklagiller Rhizobium sp. bakterileri aracılığıyla havanın serbest azotundan yararlandıkları için azotlu gübrelere fazla olumlu reaksiyon göstermezler.
Bakım
Yemeklik baklagillerde en önemli bakım işlemi yabancı otlarla savaştır. Kendi içlerinde yabancı otlara karşı olan tepkiler farklı olmasına karşın; baklagiller, gelişmenin her aşamasında yabancı otlara karşı zayıftırlar. Özellikle fide dönemindeki yavaş büyüme ve sıraları daha doldurmamış olması nedeniyle yabancı otların bitkiye olan zararı fazladır. Yabancı otlarla savaşım bakımından en önemli dönem ise çıkıştan sonraki ikinci haftadan başlar ve yaklaşık iki ay devam eder. Bu aralıkta yapılacak ot mücadelesi verimi en üst düzeye çıkarır.
Hasat ve Harman
Yemeklik baklagil yetiştiriciliğinde hasat, en önemli ve kritik bir aşamadır. Hasat zaman ve yöntemleri tohum kalitesini etkileyen çok önemli bir işlemdir. Zamanından erken hasat, tanelerin tam olgunluğa gelmemiş olması nedeniyle tane kabuğun kırışık, yapısının küçük, pişme kaliteleri düşük ve tohumluk olma gibi özelliklerinin zayıf olması ile sonuçlanır. Hasadın gecikmesi durumunda ise bakla çatlamaları sonucu tane dökülmeleri meydana gelebileceği gibi tohumluk özelliği de olumsuz etkilenir.
Hastalık ve Zararlıları
Antraknoz, yemeklik baklagillerin çok önemli bir hastalığıdır. Özellikle nohut, yetiştiriciliğin yapıldığı bütün ülkelerde büyük ekonomik kayıplara neden olur. Fusarium solgunluğu, diğer önemli bir hastalıktır. Bunların yanı sıra yemeklik baklagillerin pas, gövde ve kök çürüklüğü, külleme, mildiyö gibi hastalıkları da vardır. Mücadele için, temiz ve ilaçlanmış tohum kullanmak, ekim nöbeti uygulamak, gerektiğinde kimyasal preparatlara başvurmak ve en önemlisi de bitki ıslahı ile dayanıklı çeşitler geliştirmek gerekir.