AÖF Soru Bankası

Bahçe TarımıÜnite 7 Özeti

Süs Bitkileri Yetiştiriciliği

TRM213U-BAHÇE TARIMI

Ünite 7: Süs Bitkileri Yetiştiriciliği

Giriş

Süs bitkilerinin kültüre alınarak yetiştirilmesi insanlık tarihinde 4000 yıl öncesine dayanmaktadır. Ekonomik önemi ise 1900'lerin başında artmış, kesme çiçek üretimi ile başlayarak iç ve dış mekân bitkileri ile çiçek soğanları üretimi gelişmiştir. II. Dünya Savaşı sırasında duraklama yaşansa da, 1950 sonrası üretim gelişmiş ve farklı ülkelere yayılmıştır. 1970'lerde Kolombiya ve İsrail, 1980'lerde ise Güney Afrika, Kenya ve Ekvator gibi ülkeler önemli ihracatçılar arasına katılmıştır. Türkiye’de süs bitkisi üretimi 1940'larda başlamış, 1980’lerden itibaren ihracat hızla artmıştır. Üretim daha çok Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde yoğunlaşmıştır.

Süs Bitkilerinin Tanımı ve Sınıflandırılması

Süs bitkileri, estetik, fonksiyonel ve ekonomik amaçlarla yetiştirilen dekoratif bitkilerdir. Estetik özellikleri çiçek, meyve, yaprak, koku, dal gibi unsurlarla belirlenirken, fonksiyonel özellikleri erozyon kontrolü, gürültü azaltma gibi faydalar içerir. Türkiye'de süs bitkileri kesme çiçekler, dış mekân bitkileri, iç mekân bitkileri ve doğal çiçek soğanları olmak üzere dört gruba ayrılırken, dünyada üç gruba ayrılır: kesme çiçekler, dış mekân ve iç mekân bitkileri. Kesme çiçekler taze, kurutulmuş veya emprenye edilmiş olarak kullanılabilir. Dış mekân bitkileri ağaçlar, çalılar ve çok yıllık çiçekleri kapsar. İç mekân bitkileri yaprak ve çiçekleri için yetiştirilen bitkiler, kaktüsler ve sukulentler olarak sınıflandırılır.

Dünyada ve Türkiye'de Süs Bitkileri Ticareti

Dünya genelinde süs bitkileri sektörü hızla büyümekte, milyarlarca dolar gelir elde edilmektedir. Gelişmiş ülkeler ileri teknoloji kullanırken, Afrika ve Latin Amerika iklim avantajları ve ucuz işgücü ile pazar paylarını korumaya çalışmaktadır. Dünya süs bitkileri ihracatında Hollanda önde gelirken, Türkiye jeostratejik konumu ile avantaj sağlar. Türkiye’de 2022 yılında süs bitkileri üretim alanı 56 bin 866 da olup, üretimin %70'i dış mekân süs bitkileridir. Türkiye’nin süs bitkileri ihracatı 119 milyon 124 bin dolardır; en fazla ihracat kesme çiçeklerde yapılmaktadır.

Kesme Çiçek Yetiştiriciliği

Kesme çiçeklerin çoğu örtü altında yetiştirilir (örneğin: kesme gül, karanfil, gerbera), bazı türler hem örtü altında hem de açık alanlarda tarla koşullarında üretilebilir (örneğin: kasımpatı, glayöl). Türkiye’de en çok üretilen kesme çiçekler karanfil, kesme gül, kasımpatı ve gerberadır.

Kesme Gül Yetiştiriciliği

Gül, Kuzey Yarım Küre kökenli olup yaklaşık 200 tür ve 40.000 çeşit bulunur. Kesme güller, modern gül sınıfına girer.

Ekolojik İstekleri

Toprak: Güller, iyi drenajlı, organik madde açısından zengin, killi-tınlı topraklarda en iyi şekilde gelişir. pH aralığı 5.5-6.5 olmalıdır.

Sıcaklık: Gündüz 21-28 °C, gece 16-18 °C sıcaklıklar idealdir.

Işık: Optimum ışık intensitesi 30.000-36.000 lüks olup, düşük ışıkta kör sürgün oluşur.

Nem ve Havalandırma: %60-80 nem idealdir. Fazla nem, hastalıklara neden olabilir.

Karbondioksit: CO2 gübrelemesi, verimi artırır.

Çoğaltılması

Güller tohum, çelik, aşı ve doku kültürü ile çoğaltılır. Aşı ile çoğaltılan güllerin ekonomik ömrü çelikle çoğaltılanlardan daha uzundur. Kesme gül yetiştiriciliği, sera içinde veya açık alanda yapılan önemli bir çiçek üretim dalıdır. Güller, verimli topraklarda ve kontrollü iklim koşullarında yetiştirilir. Aşağıda, kesme güllerin dikim, sulama, gübreleme, budama, verim ve hasat aşamaları özetlenmiştir.

Dikim ve Dikim Sıklığı

Kesme güller, toprakta ve topraksız tarımda farklı sıklıklarda dikilir. Toprakta yetiştirilen güller, 50-80 cm genişliğindeki yataklara, sıra arası 30-60 cm, sıra üzeri 25-40 cm aralıklarla iki sıralı olarak dikilir. Topraksız tarımda ise metrekareye 6-8 adet bitki dikilir. Toprakta dekara 4500-7000 adet bitki dikilirken, topraksız tarımda dekara 7200 bitki yerleştirilir. Dikim sırasında, aşılı fidelerde aşı noktası toprağın 2-5 cm üzerinde kalmalıdır.

Sulama ve Gübreleme

Güllerin su ihtiyacı, yetiştirme şekline ve sera içi iklim koşullarına göre değişir. Toprakta yetiştirilen güllere yazın 1-4 günde bir, kışın ise 4-7 günde bir su verilir. Topraksız tarımda ise sulama, solar radyasyon, drenaj ve nem içeriği gibi faktörlere göre düzenlenir. Toprakta yetiştirilen güllerde pH 6.0-6.5, topraksız yetiştirilen güllerde ise 5.3-5.8 arasında tutulur. Besin solüsyonlarının EC değeri başlangıçta 1.3-1.6 mS/cm, ilerleyen dönemde ise 1.6-2.0 mS/cm olarak ayarlanır.

Budama Teknikleri

Kesme güllerde budama, ürün programlaması ve çeşide göre değişir. Türkiye’de Sevgililer Günü için ürün programlamasında, güller yazın dinlenmeye alınır ve ekim ayında 35-90 cm yükseklikten budanır. İlk çiçeklenme şubat başında başlar ve 2. flaş mart sonunda olur. Diğer bir yöntem ise yumuşak uç alma olup, bu yöntemle ilk çiçeklenme şubat başında başlar, ikinci flaş ise mart sonunda devam eder. Topraksız tarımda, bükme budama yöntemi kullanılır. Bükülen dalların altındaki sürgünler çiçeklenir ve zayıf dallar bükülerek kalite artırılır.

Verim

Kesme güllerde verim; yetiştirme şekline, toprak yapısına, sera tipine ve iklim koşullarına bağlı olarak değişir. Türkiye’de toprakta yetiştirilen güller, kışlık üretimde dekara 20.000-40.000 dal, yazlık üretimde ise dekara 70.000-90.000 dal arasında verim sağlar. Topraksız tarımda


ise dekara verim 90.000-200.000 dal arasında değişir. CO2 gübrelemesi ve ek aydınlatma ile verim artar.

Hasat ve Hasat Sonrası İşlemler

Kesme güllerin hasadı, ince dallarda 1-2 göz, kalın dallarda ise 3-4 göz üzerinden yapılır. Topraksız tarımda hasat genellikle 1-3 göz üzerinden yapılır. Hasat edilen güller, su ve koruyucu solüsyon içeren kaplara konur ve soğuk hava deposunda 2-4 ℃’de 12 güne kadar muhafaza edilir. Güller 6 saat oda koşullarında veya 12 saat boyunca 2-4 ℃’de su çektirilerek tazeliğini korur.

Hastalıklar ve Zararlılar

Kesme güllerde yaygın görülen hastalıklar külleme, kurşuni küf, pas, karaleke ve mildiyö gibi hastalıklardır. Zararlılar ise kırmızı örümcek, batı çiçek thripsi, afitler ve beyaz sinektir. Güllerde fizyolojik bozukluklar arasında kör sürgün, bozuk baş, boyun bükülmesi ve petal kararması yaygındır. Düşük ışık, düşük sıcaklık ve sert budama, kör sürgün oluşumunu artırır.

Sonuç

Kesme gül yetiştiriciliği, doğru budama, sulama, gübreleme ve iklim kontrolü ile verimli şekilde yapılabilir. Özellikle seralarda CO2 gübrelemesi ve ek aydınlatma kullanılarak verim artırılabilir. Uygun hasat ve depolama koşulları ile gül kalitesi korunur ve pazar değerini artırır.

Karanfil Yetiştiriciliği

Karanfil (Dianthus caryophyllus L.), Akdeniz kıyılarında doğal olarak yayılır ve süs bitkisi olarak ticari öneme sahiptir. Karanfil yetiştiriciliği, sıcaklık, ışık, nem, karbondioksit ve toprak gibi ekolojik koşullara dikkat edilmesini gerektirir. Optimal gelişim için toprak pH’sı 6-7, sıcaklık gündüz 16-21 ℃, gece 10-14 ℃ olmalıdır. Karanfil nemli ortamları sever ve %65-75 oranında nem idealdir. CO2 gübrelemesi ile verim artırılabilir. Bitkiler genellikle tepe çeliği ile çoğaltılır ve dikim sıklığı bölgeye göre değişir. Karanfilde doğru sulama ve gübreleme, yüksek verim için önemlidir. Verim dekara 100.000- 150.000 dal arasında değişir. Hasat aşamasında, karanfillerin çiçek yapısına göre toplama zamanı belirlenir ve depolama sırasında etilene duyarlıdır. Karanfil yetiştiriciliğinde hastalık ve zararlılarla mücadele de kritik önem taşır. Fusarium, pythium ve alternaria gibi hastalıklar en sık karşılaşılan sorunlardır.

Kasımpatı Yetiştiriciliği

Kasımpatı (Chrysanthemum), Çin kökenli olup günümüzde ticari olarak yetiştirilen çeşitler uzun yıllar süren ıslah çalışmalarının ürünüdür. Kasımpatı, kısa gün bitkisi olup serin iklimlerde iyi gelişir. Gündüz 18-21 ℃, gece 15-16 ℃ sıcaklık ideal koşullardır. Yüksek ışık ve nem oranı kasımpatı için önemlidir; %70-80 nem oranı uygundur. Kasımpatı çelikle çoğaltılır ve ekim sıklığı bitkinin yetiştirme yöntemine bağlıdır. Sulamada yağmurlama ve damla sulama yöntemleri kullanılır. Gübreleme, EC ve pH değerlerine dikkat edilerek yapılmalıdır. Kasımpatının verimi ve kalitesi, ışık, sıcaklık

ve sulama gibi faktörlere bağlıdır. Hastalık ve zararlılarla mücadele edilmesi önemlidir.

Gerbera Yetiştiriciliği

Bitki Tanımı: Gerbera (Gerbera jamesonii), Compositae familyasından, çok yıllık ve yıl boyunca çiçek açabilen otsu bir bitkidir. Doğal yayılışı Güney Afrika ve Asya'nın ılıman sıcak bölgeleridir.

Ekolojik İstekler

Toprak: Hafif, derin, geçirgen, kumlu-tınlı, organik maddece zengin, tuzluluk sorunu olmayan ve pH’sı 5.5-7.0 aralığındaki topraklar uygundur. Taban suyu 1 m’nin altında olmalıdır. Topraksız tarımda kokopit ve kayayünü kullanılır.

Sıcaklık: Gündüz 22-26 °C, gece 15-18 °C arasında gelişir. 12 °C altındaki sıcaklıklarda gelişim yavaşlar, 10 °C altında yapraklar kırmızılaşır ve 7 °C altı çiçek tomurcuğu oluşumunu durdurur. 30 °C üzeri sıcaklıklar çiçek kalitesini düşürür.

Işık: Gerbera kısa gün bitkisi olarak sınıflandırılsa da bazı çeşitleri nötr gün reaksiyonu gösterir. Işık süresi ve şiddetinin artması çiçek tomurcuğu oluşumunu teşvik eder.

Nem ve Havalandırma: Sera nemi %60-85 arasında olmalıdır. Yüksek nem mantar hastalıklarına neden olur, düşük nemde ise çiçeklerde kararma ve yarılma görülür.

Karbondioksit: 600-800 ppm CO2 gübrelemesi verim ve kaliteyi artırır.

Çoğaltma: Genellikle doku kültürüyle çoğaltılır. Türkiye'de bitkiler söküldükten sonra çelik yöntemiyle de çoğaltma yapılabilir, ancak bu yöntemin hastalık yayılma riski yüksektir ve verimi düşüktür.

Phalenopsis Orkidesi

Phalaenopsis, Orchidaceae familyasındaki yaklaşık 70 bitki türünden oluşan bir cinstir. Bu cinsteki orkidelerin anavatanı Hindistan, Tayvan, Çin, Güneydoğu Asya, Yeni Gine ve Avustralya’dır ve çoğunluğu Endonezya ve Filipinler’dir. Botanik Özellikleri Bu cinsteki orkideler; uzun ve kaba kökleri, kısa ve yapraklı gövdeleri, genellikle uca yakın dallanan çiçekli bir gövdede düzenlenmiş uzun ömürlü, düz çiçekleri olan ana eksenin baskın olduğu dallanma şekli gösteren epifit bitkilerdir.

Kalanchoe

Crassulaceae familyasına ait olup yaklaşık 130 tür ile temsil edilmektedir. Kalanşo cinsi, ılıman ve tropik bölgelerde bulunan bir bitkidir. Çoğunlukla başta Madagaskar olmak üzere, Doğu ve Güney Afrika, Güney Amerika, Hindistan, Arap Yarımadası ve Güneydoğu Asya’da doğal olarak yayılış gösterir.

Kauçuk

Moraceae (Dutgiller) familyasına ait sarmaşık, çalı ve ağaç şeklinde olan tropikal bitki türüdür. Kauçuk bitkisinin ana vatanı tropik ve subtropik yağışlı ormanlardır. Doğu


Hindistan ve Malay Takımadaları da, bu bitkinin anavatanı olarak kabul edilir.

Botanik Özellikleri F. elastica’nın yaprakları büyük, elips şeklinde, kalın ve derimsi yapıdadır. Yaprak renkleri parlak koyu yeşil, alt yüzü daha açık renkte ve mattır. Yaprakları renkli olan çeşitleri de vardır. F. benjamina ise oval biçimli, ucu sivri, parlak yeşil veya alacalı yapraklara sahiptir. İklim İstekleri Kauçuklar 16-24 ℃ arasındaki sıcaklıklar ile %75-80 nem koşullarında iyi gelişme gösterirler. Sıcaklığın 10 ℃’nin altına düşmesi bitki gelişimini olumsuz etkiler. Tam güneş, aydınlık ve gölge koşullara dayanıklıdır. Ülkemizde Akdeniz (Adana ve Mersin) ve Ege (İzmir) bölgesinde dış mekân bitkisi olarak da kullanılmaktadır. İç mekânda ortamın nemini düzenlemek için yapraklarına sık sık su püskürtülebilir. Toprak İsteği Kauçuklar torf, kokopit ve çam kabuğu gibi organik materyaller ile perlit, kum ve pomza gibi inorganik materyallerden oluşan toprak karışımlarında iyi gelişme gösterirler. Sulama ve Gübreleme Kauçuk türleri yazın yapraklarına su püskürtülerek bol sulanır ve yapraklar nemli tutulur. Kışın ise bitkiye verilen su azaltılır. İki sulama arasında toprağın tamamen kurumasına izin verilmez. Büyüme ve gelişme döneminde (nisan-eylül arasında) kompoze gübrelerden (24:8:16 vb.) düzenli olarak verilir. Budama Kauçuk türlerinde budamanın yaz başında yapılması önerilir. Budama dallanmayı sağlamak için alttan derin yapılabileceği gibi bitkiye yeni form vermek için üstten yumuşak budama şeklinde de yapılabilir. Budamalarda dal üzerinde en az 2-3 adet yaprak bırakılmasına dikkat edilmelidir. Budama ile aynı zamanda bitki üzerindeki kuru ve sarı yapraklar ile kuru dallar uzaklaştırılır. Kauçuk bitkisinin özsuyu yapışkan olduğundan budama sırasında eldiven takılır.

Dış Mekân Süs Bitkileri

Ağaçlardan başlayarak mevsimlik çiçeklere kadar geniş bir yelpazedeki bitki grubunu içine alan dış mekân süs bitkileri (Şekil 7.24), üretimi ve ticareti ile günümüzde önemli bir sektör hâline gelmiştir. Dış mekân süs bitkileri, süs bitkileri tanımı ve sınıflandırılması başlığı altında tanımlanmış ve gruplandırılmıştır. Dış mekân süs bitkileri ömürleri ve habitüslerine göre; tek yıllık, iki yıllık ve çok yıllık olmak üzere 3 gruba ayrılır. Tek Yıllık (Annual) Bitkiler Vejetatif ve generatif gelişimlerini bir yıl içinde tamamlayarak tohum oluşturan, tohum oluşturduktan sonra yaşam sürecini tamamlayan, sonraki yıllarda da tohum ile çoğaltılan bitkilerdir. Mevsimlik çiçeklerin büyük kısmı, tek yıllık olup tohumla çoğaltılırlar. Zinya, Cam güzeli, Kadife, Petunya, Ateş çiçeği, Vapur dumanı vb. mevsimlik çiçekler tek yıllık dış mekân süs bitkileri içerisinde yer alır. İki Yıllık (Biannual) Bitkiler Vejetatif gelişimlerini (yaprak ve sürgün) birinci yılda tamamlayıp, ikinci yılda generatif (çiçek, meyve, tohum) gelişme gösteren, ikinci yılın sonunda yaşamları sona eren, sonraki yıllarda ise tohumla çoğaltılan bitkilerdir. Aslanağzı, Hüsnüyusuf, Gazanya gibi çiçekler bu grupta yer alan bitkilere örnek verilebilir.

Ağaç: En az 5 m ve daha fazla boylanan, gövde çapı 10 cm’den fazla, dal sürgün ve yaprakların oluşturduğu tepe tacını tek bir gövde ile taşıyan, dokularındaki hücrelerin büyük bölümü odunlaşmış bitkilerdir. Çalı: 1-5 m arasında boylanan, gövde çapı 10 cm’ye kadar gelişebilen çok yıllık odunsu bitkilerdir. Çalılarda, kendi arasında; küçük çalılar (1 çalılar (2-5 m) olmak üzere iki kısma ayrılır. Küçük çalılara; Japon ayvası, Lavanta ve Dağ muşmulası, büyük çalılara ise Keçi sakalı, Tafla örnek olarak verilebilir. Otsu ve Yarı Odunsu Bitkiler: 30 100 cm’ye kadar boylanan, gövdeleri fazla sert olmayan, tek veya çok yıllık bitkilerdir (İris, Phlox, Delphinium, kuyruğu). Yer Örtücüler: 30 cm’ye kad toprak yüzeyinde yoğun bir bitki örtüsü oluşturan, sarılıcı, sürünücü, yayılıcı ve bodur bitkilerdir (Çim türleri, Cezayir menekşesi, Bodrum papatyası, Kazayağı vb.).

olan uzun ömürlü odunsu

-2 m) ve büyük

n, Açelya ve Kadın tuzluğu - ağaç ve çalıların aksine

Kargı, Püsküllü saz, Tilki ar boylanabilen,

Buz çiçeği, Gazanya,

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında