AÖF Soru Bankası

Bitki Su İlişkileriÜnite 5 Özeti

Tarla Bitkileri, Su ve Sulama

TRM211U-BİTKİ SU İLİŞKİLERİ

Ünite 5: Tarla Bitkileri, Su ve Sulama

Giriş

Tarım, toprak ve tohum kullanılarak bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi, işlenmesi sürecidir. Tarım, bilim ve teknolojideki gelişmelere paralel olarak evrim geçirmiştir. Günümüzde artan dünya nüfusu ekonomik büyüme ve gıda talebi plansız kentleşme, miras yoluyla arazi bölünmesi, erozyon, yanlış sulama ve aşırı kimyasal kullanımı gibi nedenlerle tarım alanları azalmaktadır.

Türkiye’de işlenen tarım arazisi yaklaşık 27 milyon hektar olup bunun 16 milyon hektarında hektarında ise sulu tarım yapılmaktadır. Artan nüfusun beslenmesi, su kaynaklarının kullanılarak sulu tarım alanlarının artırılmasına bağ

Tarla Bitkilerinin Genel Özellikleri

Türkiye’de tarımsal üretim iki ana kaynaktan oluşur:

Bitkisel üretim: Tarla ve bahçe tarımını kapsar.

Hayvansal üretim: Et, süt, yumurta vb. ürünleri içerir. Tarla tarımı geniş arazilerde yapılan, genellikle bölgelerde sulamasız (kuru tarım) biçimidir.

Tarla bitkileri dört ana grupta incelenir:

Tahıllar

İklime göre ikiye ayrılır:

• Serin iklim tahılları: Tritikale, arpa, buğday, yulaf, çavdar. • Sıcak iklim tahılları: Çeltik, mısır, darı.

Yemeklik Tane Baklagiller

Fasulye, bakla, nohut, mercimek, bezelye, börülce vb. Protein bakımından zengindir, insan beslenmesinde önemli yer tutar. Kök nodüllerinde yaşayan Rhizobium bakterileri havanın serbest azotunu toprağa bağlar. Toprağın yapısını gevşetir, verimliliğini artırır.

Baklagil ve Buğdaygil Yem Bitkileri

Hayvan beslenmesinde ot, kuru yem veya silaj olarak kullanılır.

• Baklagil yem bitkileri: Yonca, korunga, fiğ, üçgül, yem bezelyesi, burçak. • Buğdaygil yem bitkileri: Ayrık, yumak, brom, çim türleri, çayır salkım otu.

Endüstri Bitkileri

Endüstriye hammadde sağlayan Kullanım alanına göre dört alt gruba ayrılır:

a. Yağ Bitkileri

b. Lif Bitkileri

c. Nişasta, Kauçuk ve Şeker Bitkileri

d. Keyif, Baharat ve İlaç Bitkileri

ve değerlendirilmesi

, ndeki hızlı artışa karşın

kuru, 4,5 milyon

sürdürülebilir biçimde lıdır.

kurak olarak yürütülen üretim

kültür bitkileridir.

Ülkemizde Bölgelere Göre En Çok Üretimi Yapılan Tarla Bitkileri

Her bölge, kendi ekolojik koşullarına uygun tarla bitkileriyle öne çıkar:

Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu: Sulamalı alanlarda yılda 2–3 ürün alınabilir.

Örnek: Buğday → mısır → marul veya soğan rotasyonu.

İç Anadolu: Kuru tarım, özellikle buğday ve arpa üretimi yaygındır.

Doğu Anadolu: Geniş çayır ve meralar; yem bitkileri yetiştiriciliği öne çıkar.

Tarla Bitkileri, Su ve Sulama

Su, tarla bitkilerinin büyüme, gelişme, kuru madde üretimi ve veriminde belirleyici en önemli faktörlerden biridir. Bitkiler suyu kökleriyle topraktan alır, gövde aracılığıyla yapraklara taşır. Su, bitkinin metabolik faaliyetlerinde, özellikle fotosentez ve besin taşınımında kullanılır.

Bitkiler aldıkları suyun yalnızca küçük bir kısmını fizyolojik süreçlerde, büyük kısmını ise terleme (transpirasyon) yoluyla kaybeder. Transpirasyon, bitkinin ısısını düzenler ve biyokimyasal dengeyi sağlar. Su eksikliği fotosentezi azaltır, gelişmeyi yavaşlatır ve solmaya yol açar. Bu nedenle, bitkinin ihtiyacı olan su ya doğal yağışlarla ya da sulama yoluyla karşılanmalıdır.

Suyun Elverişliliğine Bağlı Olarak Ortaya Çıkan Tarla Tarım Sistemleri

Kuru Tarım Sistemi

Yıllık yağış miktarının 500 mm’den az olduğu veya yağışın bitki gelişme dönemleri dışında gerçekleştiği bölgelerde, yağış sularını toprakta tutarak en verimli şekilde kullanmayı amaçlayan tarım sistemidir. Türkiye’de tarım alanlarının %60’ından fazlasında, özellikle İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde uygulanır. Bu sistemde sulama yapılmaz, üretim tamamen toprakta depolanan suya dayanır. Başlıca yetiştirilen ürünler: Buğday, arpa, çavdar, nohut, mercimek, haşhaş, aspir, kolza, korunga ve fiğ.

• Nadas Uygulaması: Kuru tarım bölgelerinde yağışın yetersiz olduğu yıllarda toprak nadasa bırakılır. Bu uygulama, toprağın su ve besin dengesini korumak için gereklidir.

Nemli Tarım Sistemi

Tanım: Yıllık yağış miktarının 1250 mm’den fazla olduğu bölgelerde uygulanır. Toprakta fazla su bulunur, bu nedenle drenaj yapılması gerekir.

Sulu Tarım Sistemi

Yıllık yağışın yetersiz olduğu (<500 mm) ancak sulama imkânı bulunan bölgelerde uygulanır. Bitkinin gelişme dönemlerinde ihtiyaç duyduğu suyun sulama ile sağlanmasıdır (Ör: Şeker pancarı, patates, mısır, ayçiçeği,


fasulye, yonca). Her yıl düzenli ve yüksek verim alınabilir. Nadassız tarım yapılır. Ekonomik gelir artar, toprak verimliliği korunur.

Tarla Bitkilerinde Bitki Su Etkileşimi

Toprakta Suyun Tutulmasına Etki Eden Faktörler

Toprakta yeterli su birikimi, sağlıklı bitki gelişimi ve verimlilik için temel koşuldur.

Toprakta Tutulabilen Su; Toprakta tutulabilen su üç biçimde bulunur:

• Sızan su: 1/3 atmosfer basınçtan düşük, aşağıya doğru hareket eden ve mineralleri taşıyan su.

• Kristal ve higroskopik su: Bitkiler için yararsız, çok yüksek kuvvetle bağlı su.

• Kapillar su: Bitkilere yarayışlı sudur; tarla kapasitesi olarak da adlandırılır. Toprak parçacıkları arasında 1/3–15 atmosfer basınçla tutulur.

Toprak dokusu inceldikçe su tutma kapasitesi artar. Tarla kapasitesi, fazla suyun yerçekimiyle sızmasından sonra, kök bölgesinde kalan yarayışlı su miktarını ifade eder.

Solma Noktası; Bitkinin su eksikliğinden dolayı 15 atmosfer basınçta solmaya başladığı noktadır. Günün sıcak saatlerinde topraktaki su azaldıkça bitkiler su alamaz, yapraklarda ozmotik basınç artar. Topraktaki su, bu noktadan aşağıya düştüğünde bitki daimî solma noktasına girer ve ölür.

Toprak Sıcaklığı

Bitkilerin su alım hızını doğrudan etkiler. Sıcaklık optimum düzeyin altında veya üstünde olursa kök faaliyetleri yavaşlar.

Toprak soğuduğunda: Kök gelişimi azalır, protoplazma viskozitesi artar, buhar basıncı düşer ve hücre zarının geçirgenliği ve su hareketi azalır.

Aşırı ısınmada: Suyun alımı da durur.

Serin iklim bitkileri sıcaklık değişiminden daha az, sıcak iklim bitkileri ise daha fazla etkilenir.

Toprak Havalanması

Toprakta hava miktarı arttıkça bitki büyümesi ve su emme kapasitesi artar. Kötü işlenmiş, sıkışmış topraklarda CO₂ birikimi artar, bu da köklerin su alımını azaltır. Aşırı suya batmış topraklarda: Oksijen azalır, anaerobik solunum artar, toksik maddeler birikir ve kökler zarar görür. Bitki kök gelişimi ve su alımı, oksijen miktarıyla doğru orantılıdır.

Toprak Solüsyonunun Yoğunluğu

Aşırı yağış veya sulama → Mineraller yıkanır, ozmotik basınç düşer → Su alımı kolaylaşır. Tuzlu veya aşırı gübrelenmiş topraklar → Ozmotik basınç artar → Su alımı

zorlaşır. Bu durumda bitkilerde kuruma, yanma ve gelişme geriliği görülür.

Bitkilerin suyun %70’inden fazlasını aldığı etkili kök derinliği, su, tuz ve oksijen dengesi açısından uygun olmalıdır.

Bitkilerin Gelişme Durumu ve Gelişme Devrelerine İhtiyaç Duydukları Su Miktarı ve Su Tüketimi

Bitkilerin gelişme durumu ve gelişme devrelerine bağlı olarak iki şekilde su kaybı olur. Bunlar buharlaşma ve terlemedir.

Bitkilerin Gelişme Durumu ve Gelişme Devrelerine İhtiyaç Duydukları Su Miktarı

Fide Dönemi: Ekimden fide dönemine kadar geçen ilk dönemdir; bitkiler diğer dönemlere göre daha az su tüketir.

Yeşil Aksam Dönemi: En hızlı büyüme dönemidir; su tüketimi hızla yükselerek bu dönemin sonunda en fazla seviyeye ulaşır.

Çiçeklenme ve Olgunlaşma Dönemi: Hızlı kuru madde üretiminden dolayı maksimum su tüketimi bu dönemde yüksek düzeyde seyreder.

Tam Olum ve Hasat Dönemi: Bitki gelişimi yavaşladığı ve sararak hasat olgunluğuna geldiği için su tüketimi en aza iner; çoğunlukla sulama suyuna ihtiyaç duyulmaz.

Tarla Bitkilerin Su Tüketimi ve Sulama ile İlgili Önemli Tanımlar

Sulamanın temel amacı, bitkilerde optimum verim ve kalite sağlamak için, bitkinin su stresine girmemesi amacıyla gerekli suyun sulamayla bitki kök bölgesine verilmesidir.

• Evaporasyon: Topraktan meydana gelen su kaybı (buharlaşma).

• Transpirasyon: Bitki yüzeyinden (yaprak stomaları) meydana gelen su kaybı (terleme).

• Evapotranspirasyon (ET): Bitki ve toprak yüzeyinden oluşan toplam su kaybıdır; bitki su tüketimi olarak da adlandırılır.

• Toprağın Tarla Kapasitesi: Toprak suyu aldıktan sonra drenaja bağlı olarak fazla suyun uzaklaşmasının ardından, toprakta adezyon ve kohezyon kuvvetleriyle tutulan kullanılabilir su miktarıdır. Bitkilerin solma başlangıcı gösterdiği nokta (15 atmosfer) ile tarla kapasitesi (1/3 atmosfer) arasında bulunan sudur.

• Toprağın Doyma Noktası: Toprağın sahip olduğu boşluklarının %100 su ile dolduğu durumdur; bu seviyede toprağın nem tansiyonu sıfırdır.

• Toprakta Devamlı Solma Noktası: Toprakta kültürü yapılan bitkilerin kökleri vasıtasıyla suyu topraktan alamadığı ve bitkinin giderek solmaya başladığı noktadaki nem miktarıdır. Bu nokta 15 atmosfer


basınçtan fazla olup, toprağa tekrar su verilse bile bitki kendini toparlayamaz.

• Toprağın Su Tutma Kapasitesi: Tarla kapasitesi ile devamlı solma noktası arasındaki fark olup, bitkinin potansiyel olarak topraktan kullanılabileceği su miktarını gösterir. Toprağın su tutma kapasitesi, toprağın organik maddesiyle yakından ilişkilidir.

• Tüketilmesine İzin Verilen Kullanılabilir Su: Sulama yapılmadan önce bitkilerin su tüketimi için izin verilen kullanılabilir su miktarıdır.

Tarla Bitkilerinin Sulamasında Toprak Neminin Ölçülmesi

Topraktaki nem miktarının bilinmesi, ne kadar sulama suyunun verilmesi gerektiği açısından çok önemlidir.

Gravimetrik Yöntem: En çok kullanılan doğrudan ölçüm yöntemidir. Bitkinin kök bölgesinden alınan toprak örneği yaş olarak tartılır, 105°C'de 24 saat süreyle kurutma fırınında (etüv) kurutulur ve kuru ağırlığa göre nem içeriği belirlenir. Basit ve maliyeti düşük bir yöntemdir, ancak sonucu almak için 24-48 saat beklemek gerekir.

Tansiyometre Yöntemi: Özellikle kumlu topraklarda, derin köklü olmayan ve kuraklığa hassas bitkilerin sulama zamanını belirlemede iyi ve güvenilir bir yöntemdir. -0.80 bar değerindeki toprak nem tansiyonuna kadar olan ölçümlerde sağlıklı sonuç verir.

Alçı Blokları Yöntemi: Toprağa gömülmüş alçı blokları içindeki iki elektrot sayesinde, bu elektrotlar arasındaki direnç farkına göre nem miktarını ölçer.

Nötron Yöntemi: Toprak nemini ölçmede en güvenilir ve en hassas yöntemdir. Çalışma prensibi, toprağa yayılan nötronların toprak suyunda mevcut hidrojen iyonlarınca saptırılması ve bu saptırılan nötronların dijital sayaçtan okunması esasına dayanır.

Tarla Bitkilerinde Sulamanın Etkinliği

Ülkemizde bitkinin su ihtiyacı büyük ölçüde doğal yağışlardan sağlansa da, Anadolu'nun büyük bir kısmında kuru tarım yapıldığı ve yeterli yağış düşmediği göz önünde tutulursa, bitkinin ihtiyacı olduğu dönemde yeterli suyu alabilmesi için mutlaka sulama yapmak gerekir. Sulama, bitkinin ihtiyacı olan suyun zamanında, yeterli miktarda, uygun bir yöntemle ve ekonomik olarak sağlanmasıdır.

Tarla Bitkilerinde Sulamanın Amaçları ve Yararları

Sulamanın esas olarak üç amacı vardır:

- Bitkinin ihtiyacı olan suyu zamanında ve uygun miktarda ekonomik olarak vermek.

- Bitkinin gelişmesi için gerekli nem ve besin maddelerini toprakta bitkinin alabileceği formda hazır tutmak.

- Toprakta oluşan tuzu yıkayarak çözelti haline getirmek.

Sulamanın yararları ise şunlardır:

- Bitki kök bölgesinde uygun gelişme ortamı oluşturularak suyla birlikte besin elementlerinin daha kolay alınmasını sağlar.

- Ilıman bölgelerde yılda birden fazla ürün alma imkânı sağlar.

- Yağışın yetersiz olduğu kurak koşullarda sulu tarıma geçişle daha fazla verim elde etme imkânı yaratır.

- Toprakta oluşan tuzların yıkanarak uzaklaştırılmasını sağlar.

- Sulamayla gübre ve ilaç uygulamasının (fertigasyon) verilen suyla birlikte yapılması mümkün olur.

Tarla Bitkileri Sulamasında Kullanılabilecek Sulama Suyu Kaynakları

Yağış, Göl ve Nehir Suları: Yağmur suları bitkiler için en yararlı sulardır ve bünyelerinde zararlı tuz barındırmazlar. Göl veya nehir suları ise biriktiği toprakların yapısına bağlı olarak bünyelerinde erimiş zararlı mineraller ve tuzlar bulundurabilir. Ayrıca bu sular uzun süre beklediğinden yeterince oksijen içermez; bu nedenle havalandırılarak (bir yüzeye çarptırarak) bir havuzda toplandıktan sonra sulamada kullanılabilir.

Yeraltından Çıkarılan Sular: Kuyulardan veya artezyen şeklinde çıkarılan sulardır. Kullanılmadan önce bitkilere zararlı mineral veya tuzlar yönünden analiz edilmeli ve aynı şekilde havalandırılmalıdır.

Tarla Tarımı Yapılan Topraklarında Oluşan Tuzluluk, Drenaj ve Taban Suyu Sorunu

Toprakta Oluşan Tuzluluk Sorunu: Bilinçsiz ve aşırı sulama, özellikle tuzlu alt tabakalara sahip topraklarda, tuzların eriyerek üst katmanlara taşınmasına neden olur. Yüzeyde suyun buharlaşmasıyla tuz birikir, toprak pH’sı yükselir ve alkalin yapı oluşur. Bu durum toprağın ozmotik potansiyelini artırarak, bitkinin su alımını engeller ve "fizyolojik kuraklık" denilen durum oluşur.

Toprakta Oluşan Drenaj Sorunu: Topraktaki bitki kök bölgesinde bitkinin ihtiyacından fazla suyun birikmesi sonucu, bu fazla suyun drenajla uzaklaştırılması gerekir. Drenajın tekniğine uygun yapılması; toprak havalanmasını sağlar, toprak verimliliğini artırır, yararlı mikroorganizmaların faaliyetini artırır, toprak sıcaklığını yükseltir (5-6°C daha fazla) ve çoraklaşma tehlikesini azaltır.

Sulu Tarımda Drenaj Sistemleri: İki ana sistem uygulanır: (1) Yüzeye Uygulanan Drenaj Sistemleri, toprak yüzeyinde oluşturulan drenaj kanalları ile fazla suyun atılmasıdır; (2) Toprakaltına Uygulanan Drenaj Sistemleri (Kapalı drenaj), toprağın içinde yapılmış olan drenaj kanalı veya borularıyla fazla suyun uzaklaştırıldığı sistemdir.


Tarım Arazilerinde Taban Suyu Sorunu: Taban suyu, geçirimsiz tabaka üzerinde biriken ve çeşitli yüksekliklerde oluşabilen sulardır. Yüksek taban suyu, drenaj ve tuzluluk sorununu beraberinde getirir. Bitki köklerine zarar verir. Taban suyunu azaltmanın en etkili ve kalıcı yolu, tekniğine uygun olarak yapılan drenajdır.

Sulu Tarımda Arazi Tesviyesi

Yüzey sulama sistemlerinde (göllendirerek ve uzun tava) suyun homojen dağılımını sağlamak amacıyla arazi tesviyesi (düzleştirme) uygulanır. Bu işlem, sulama etkinliğini artırmanın yanı sıra su zayiatını, erozyonu ve göllenmeyi de engeller. Tesviye planlamasında arazinin topoğrafik yapısı, toprağın cinsi ve özellikle yüzlek topraklarda verimli toprak tabakasının derinliği dikkate alınmalıdır. Genellikle kaba (buldozer, skreyper) ve ince (greyder, land plain) olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilen tesviye sonrası, dolgu alanlarında çökme veya arazinin yaşken işlenmesi durumunda toprak sıkışması gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

Tarla Bitkilerinde Uygulanan Bitki Sulama Sistemleri

Ülkemizde çoğunlukla kuru tarıma dayalı üretimde birim alandan yüksek verim elde etmek, ancak sulu tarıma geçmekle mümkündür.

Yüzey Sulama Sistemleri

Tarla bitkileri üretim bölgelerinde en yaygın uygulanan sistemdir; dünyada sulu tarımın yaklaşık %85'inde kullanılır. Su, yerçekiminin etkisiyle belirli bir eğimle tarlaya iletilir. İlk kurulum, bakım ve onarım masrafları düşüktür ve uygulaması kolaydır. Drenaj sorunu olan toprakların yıkanması bu sistemle yapılabilir.

Göllendirerek Tava ve Uzun Tava Sulama Sistemleri

Göllendirerek Tava Sistemi: Tesviyeli, eğimi az düz alanlarda uygulanır. Tarla, etrafı 20-40 cm yükseklikte topraktan yapılan yükseltilerle (sedde) çevrilerek tavalar oluşturulur. Su, tava içerisinde göllendirilir ve tamamen toprak içerisine sızmasına izin verilir. Tahıllar, yem bitkileri ve çeltik tarımında kullanılır.

Uzun Tava Sulama Sistemi: Tarlada uzun seddeler oluşturularak uzun tava parselleri meydana getirilir. Sulama suyu tavanın bir ucundan verilir, ilerledikçe toprağa sızarak bitki köklerini ıslatır ve tavanın sonuna doğru akarak tüm alanın sulanmasını sağlar.

Karık Usulü Sulama Sistemi

Karık usulü sulamada, su “V” biçiminde açılan karıklara verilerek eğim doğrultusunda akarken toprağa sızar ve bitki kök bölgesini ıslatır. Basit, pratik ve ekonomik bir yüzey sulama yöntemidir. Karıklar genellikle 30–50 cm genişliğinde, 15–40 cm yüksekliğinde olmalıdır. Özellikle mısır, pamuk, ayçiçeği gibi çapa bitkilerinde yaygın olarak kullanılır. Killi topraklarda: Su yavaş sızdığı için karıklar

geniş ve yüksek, Kumlu topraklarda: Su hızlı sızdığı için karıklar dar ve derin yapılır.

Yağmurlama Sulama Sistemi

Suyun bir kaynaktan belirli bir basınçla alınarak borularla yağmurlama başlıklarına iletildiği ve buradan da yağmurlama şeklinde tarlaya uygulandığı sistemdir. Değişik bitkilerde, farklı toprak tiplerinde, düz veya erozyon sorunu olan eğimli arazilerde kullanılabilen, taşınabilir bir sistemdir.

Damla Sulama Sistemi: Suyun kaynaktan belirli bir basınçla alındığı, boru sistemi vasıtasıyla iletildiği ve damlatıcılar vasıtasıyla damlalar halinde düşük basınç altında düzenli bir şekilde bitkinin kök bölgesine verildiği sistemdir. Günümüzde dünyada günden güne hızla azalan suyun idareli ve tasarruflu kullanımına izin veren, kullanımı gittikçe artan bir sistemdir. Seralarda, meyvecilikte, sebzecilikte ve pamuk, mısır gibi endüstri bitkilerinin üretiminde tercih edilmektedir.

Sulama Suyunun Kalitesi, Toprak Özellikleri ve Bitki Sağlığına Olan Etkileri

Tarımsal üretimde artış ancak sulu tarımla mümkündür. Ancak sulamada kullanılan suyun miktarı kadar kalitesi de önemlidir. Kaliteli su, içerisinde bitki sağlığına zararlı tuz ve iyonları barındırmayan, yeterli hava bulunduran sudur. Sulama suyunun kalitesi, içerdiği minerallerin ve tuzların içerik ve miktarlarına bağlı olarak değişir.

Sulama Suyundaki Tuzluluk: Sulama suyunda bitkiye zararlı olabilecek tuz konsantrasyonunun yüksek olması, bitki kök bölgesinde yüksek ozmotik basınç yaratarak bitkilerin yeterince su almasını engeller. Bitkiler fizyolojik kuraklığa maruz kalır ve solma belirtileri gösterir.

Geçirgenlik: Sulama suyundaki Ca gibi 2 veya 3 değerlikli katyonlar toprağın furda (ufalanmış) yapısına geçmesine, dolayısıyla su geçirgenliğine olumlu katkıda bulunur. Buna karşın Na+1 gibi tek değerlikli katyonlar, bitki gelişimi için

olumsuz olan teksel yapının meydana gelmesine, toprağın tuzlulaşmasına ve alkalin bir yapıda bulunmasına sebep olur.

Toksik Olma Durumu: Sulama suyunda bulunabilecek B (Bor), Cl (Klor) ve Na (Sodyum) gibi iyonlar toksik derecede yüksek olduğu zaman bitki gelişimi için olumsuz etki yapar, gelişme geriliklerine ve hatta ölüme sebep olabilir.

Diğer Faktörler: Toprak suyunda 30~mg/lt'den fazla bulunan yüksek miktardaki Azot (N), bitkilerde aşırı vejetatif büyümeye, ürün kalitesinde düşmeye ve bitki dokusunda gevşekliğe neden olur. Sulama suyundaki yüksek pH, bitkilerin mineral beslenmesinde dengesizlik ve toksisite yaratır.


Seralarda Sulama Sistemlerinin Uygulaması

Seralar, özellikle son yıllarda yaygınlaşan, nüfusun yoğun yaşadığı bölgelerde yıl boyunca düzenli ve garantili üretim yapma imkânı sağlayan kontrollü üretim araçlarıdır. Sera koşullarında bitkinin diğer ihtiyaçları gibi sulama ihtiyacı da kontrollü bir şekilde yapılır.

Seralarda uygulanan başlıca sistemler şunlardır:

1. Hortumla veya Süzgülü Kova Yöntemi

2. Yüzeye Uygulanan Sulama Sistemleri

3. Yağmurlama Sulama Sistemi

4. Damla Sulama Sistemi

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında