AÖF Soru Bankası

FitopatolojiÜnite 9 Özeti

Bitkilerde Hastalığa Neden Olan Parazitik Bitkiler ve Yeşil Algler

TRM207U-FİTOPATOLOJİ

Ünite 9: Bitkilerde Hastalığa Neden Olan Parazitik Bitkiler ve Yeşil Algler

Giriş

Fungus, bakteri, virüs, viroid ve fitoplazmalar gibi mikrobiyal parazitlerin yanı sıra parazit bitkiler de bitkinin su ve mineral maddelerini sömürerek bitkileri parazitlerler. Parazit bitkiler diğer bitkilerden farklı özellikler gösterir ve beslenmeleri bakımından funguslara benzerler.

Çiçekli Parazit Bitkiler

Bir bitkinin diğer bir bitki üzerinde onun zararına olacak derecede su ve besin maddelerine ortak olmasına parazitizm (parazitleme), bu asalak bitkilere de çiçekli parazit bitkiler denir.

Fotosentez durumlarına göre ise parazit bitkiler şu şekilde tanımlanmaktadır:

1. Tam (zorunlu, obligat) parazit bitkiler: Yaşaması için mutlaka canlı bir bitkiye ihtiyaç duyar ve gereksinim duyduğu tüm su, mineral madde ve besin maddelerini parazitlediği bitkinin iletim demetlerinden (ksilem ve floem) karşılar. Klorofilsiz bitkilerdir dolayısıyla da fotosentez yapamazlar. 2. Yarı parazit (hemiparazit) bitkiler: Yaşaması için gereksinim duyduğu su ve mineral maddeleri parazitlediği bitkinin ksileminden alan, klorofilleri bulunduğu için fotosentezi kendi yapan bitkilerdir.

Çiçekli parazit bitkilerin önemli genel özellikleri şu şekildedir:

• Parazitlediği bitkinin su ve besin maddelerini emeç adı verilen organlarıyla alırlar. • Parazit bitkiler parazitlediği bitkinin iletim demetlerine bağlanmıştır. • Parazit bitkinin parazitlediği bitki dokularına bağlandığı kısım dışındaki bütün dokuları gözle görülecek şekilde dışardadır.

Yurdumuzda Sorun Olan Çiçekli Parazit Bitkiler

Ökse Otu

• Ökse otu yarı parazit bir bitkidir. • Ökse otu çok yıllık, iki evcikli, derimsi yapıda, yaprakları her zaman yeşil kalan, dikazyum dallı ve beyaz yapışkan, nohut büyüklüğünde üzümsü meyvelere sahip, 20-80 cm boyunda, küçük, yuvarlak şekilli, çalımsı bir bitkidir. • Bir ökse otu tohumunun çimlenmesi ve bitki oluşturup tekrar tohum verme süresi değişmekle birlikte genelde 5 yıl kadar olmaktadır. • Ökse otu daldan dala, ağaçtan ağaca kuşlar yardımıyla taşınmaktadır. Ökse otu meyvesini tüketen kuşların dışkıları da yayılmada etkilidir. Kuşlar uzun boylu ağaçlara tünemeyi sevdiği için bulaşıklık genellikle büyük ve yaşlı ağaçlarda olmaktadır.

Ökse Otunun Oluşturduğu Zararlar

• Ökse otu, bitkiyi zayıflatarak normal gelişmesini engeller ve bazen de tamamen kurutur. • Bulunduğu dal kısımlarında ve gövdelerde şişlikler meydana getirerek bu kısımların kerestelik değerini düşürür. • Ökse otu yüzünden çamların gövde çapı azalır ve anormal reçine kanalları oluşur.

Mücadele

• Ökse otuna dayanıklı bitki tür ve çeşitlerini kullanmak, • Ökse otları tohum oluşturmadan bağlı oldukları dalları budamak, • Eğer parazit bitki ile bulaşıklık gövde veya ana dal üzerindeyse o kısımlar budanamayacağından ağaca zarar vermeden bitkiyi bulunduğu yerden koparmak ve • Ökse otu için uygun herbisitler kullanmak.

Canavar Otu

• Tam parazit çiçekli bitkilerdir. Cehennem otu, çakır otu, sarı çiçek, boğarsak otu, verem otu gibi isimlerle de bilinmektedir. • Canavar otları genel olarak papatyagiller (Asteraceae), baklagiller (Fabaceae), patlıcangiller (Solanaceae), maydanozgiller (Apiaceae) ve kabakgiller (Cucurbitaceae) familyalarına ait bitkilerde oldukça zararlı olmaktadır. • Canavar otu tohumları çok küçük ve hafiftir, bu yüzden tarım aletleri, su ve rüzgârla kolaylıkla yayılmaktadır. Hayvan dışkısı da yine başka bir yayılma türüdür. Topraktaki canlılığını 15-20 yıl koruyabilen bir türdür.

Canavar Otlarının Oluşturduğu Zararlar

• Canavar otlarından dolayı kültür bitkilerinde % 5 ila %100 arasında değişen verim kaybı olmaktadır. • Canavar otu, kültür bitkisi tohumlarının ağırlığını, yağ ve protein oranını düşürmekte ve bitki gelişimini azaltmaktadır.

Canavar Otlarıyla Mücadele

• Sertifikalı tohum kullanımı: Fide üretimi yapılacak topraklarda hiçbir şekilde canavar otu bulunmamalıdır. • Elle yolma: Tarlada canavar otu çok yoğun değilse bunlar tohum bağlamadan elle toplanmalıdır. Toplanan canavar otları mutlaka yakılarak veya derin çukurlar açılıp buralara gömülerek imha edilmelidir. • Geç ekim: Mercimek ve bakla gibi bazı ürünlerde işe yarayan bir metottur. • Tuzak bitki kullanımı: Canavar otunun yoğunluğunu azaltmak için mısır, keten gibi tuzak bitkiler kullanılabilir.


• Derin sürüm: Canavar otları derinde çimlenemeyeceği için toprak 20-45 cm derinliğinde işlenmeli, sonrasında ise mümkün olduğunca toprak işlemesinden kaçınılmalıdır. • Ekim nöbeti (münavebe): Tarlada kullanılan bütün mücadele yöntemlerine rağmen canavar otunun yoğunluğu azalmıyorsa o sahada artık bu otun konukçusu olmayan pamuk, mısır, arpa gibi bitkiler yetiştirilmelidir. • Solarizasyon: Sıcak yaz günlerinde nemli toprağın şeffaf polietilen plastik örtülerle kapatılıp güneş ışınları ile toprağın ısıtılması işlemidir. Bu yöntem toprakta bulunan pek çok patojeni ve parazit bitki tohumlarını öldürebilmektedir.

• Biyolojik mücadele

• Dayanıklı çeşit yetiştirme

• Kimyasal mücadele

Küsküt

• Tek yıllık tam parazit bir bitkidir. Dünyada 200 kadar türü bulunmaktadır. Ülkemizde cin saçı, şeytan saçı, şeytan sakalı ya da kızıl ot gibi isimlerle de anılmaktadır. • Küsküt türleri dünya genelinde yonca, baklagiller, keten, pancar, tütün, patates, soğan, havuç, krizantem gibi çeşitli endüstri bitkileri, sebze ve süs bitkilerine ve bunların yanı sıra asma gibi bazı odunsu bitkilere zarar vermektedir. Yurdumuzda ise zararı daha çok yoncalarda ve asmalarda görülmektedir. • Küsküt tohumları kültür bitkilerinin tohumlarına karışarak ve su veya hayvan gübreleri ile yayılmaktadır. Küskütler tohumdan başka kopmuş sarılıcı dal parçaları ile de çoğalırlar. • Küsküt tohumları olgunlaşınca yere dökülür ve uygun bir konukçunun mevcut olduğu durumlarda ertesi yıl çimlenir. Eğer uygun bir konukçu mevcut değilse küsküt türüne ve çevre koşullarına bağlı olarak 20 yıldan fazla toprakta dormant olarak kalabilir. Dormant çimlenme, gelişme ve büyüme faaliyetlerinin belirli bir süre için durması durumudur.

Küskütün Oluşturduğu Zararlar

• Küsküt bitki gelişimini orta veya şiddetli derecede engelleyebilmektedir. Bazen bitki küskütten dolayı ölebilir. En büyük zarar konukçu fide dönemindeyken görülmektedir. • Küsküt ile yoğun bulaşık (yaklaşık % 50) yem bitkilerini birkaç hafta sürekli tüketen özellikle sığır ve atlarda karın ağrısı ishal ve kilo kaybı görülmektedir. Kimi zaman da karaciğer ve beyin hasarı ile ilgili kanamalara sebep olabilmektedir.

Mücadele

• Küsküt tohumu içermeyen sertifikalı tohumluk kullanılmalı,

• Yoğun bulaşmalarda küsküt konukçusuyla birlikte yok edilmeli,

• Küsküt bulunmayan alanlara ekim, dikim yapılmalı, • Küsküt ile bulaşık olmayan temiz tarım alet ve ekipmanları kullanılmalı, • Küskütle bulaşık yoncalıklara hayvan sokulup otlatılmamalı ve küskütlü bitki yiyen hayvanların gübreleri kullanılmamalı, • Çevrede bulunan küskütlü yabancı otlar sökülüp yakılmalı, • Bitkilere henüz bulaşmışsa küskütün bitkiye bağlandığı yerin yaklaşık 0.5 cm altından budanmalı, • Küskütler ocak halindeyse bu ocaklar alev makinası ile yakılmalı ve

• Ruhsatlı herbisitler kullanılmalıdır.

Parazit Yeşil Algler

Algler normalde bitkilerde ciddi ekonomik kayıplar yaratmazlar. Genellikle küçük, çok önemli olmayan yaprak lekeleri oluştururlar.

Cephaleuros cinsindeki yeşil algler özellikle tropik ve subtropik alanlardaki çay, kahve, kakao, karabiber, manolya, vanilya, avokado, mango gibi 200’den fazla bitki türünde çeşitli belirtilere sebep olur. Bu belirtiler genellikle alt dallardaki yaprakların üst yüzünde turuncu, kahverengi ya da kırmızı tonlarında yaklaşık 2 cm çapında kadifemsi görünümlü yuvarlak hafif kabarık lekelerdir. Bu alg hassas konukçularda yaprak dökülmesi ve verim düşüşüne sebep olur. Yeşil algler, çayır ve golf sahası çimleri üzerinde geliştikleri zaman çimler güçlerini kaybeder ve seyrelirler. Seyrelen alanlar ise daha sonra başka alglerin işgal alanı haline gelir. Ayrıca algler büyük oranda su ve jelatin içerdiğinden çimleri de kayganlaştırır.

Algler gelişmeye ve üremeye yüksek ne oranı hüküm sürdükçe devam eder. Kurak periyodlarda ise toprak üzerinde gelişen algler kuruyup kabuklaşır, tabakalar çatlar ve bazen de bitki topraktan şerit gibi soyulabilir.

Çim biçim işleminin kötü yapılması, gölgeli koşullar, toprak drenajının zayıf olması ve sık sulama alg gelişimini teşvik etmektedir.

Mücadele

Bitkiler arasında hava dolaşımını ve ışık geçişini sağlayacak ölçüde boşluk bırakılması, drenaj, aşırı sulamadan kaçınmak, sıkı toprağın gevşetilmesi, hastalıklı bitki kısımlarının budanması veya biçilmesi başlıca alglerle mücadele yöntemleri arasındadır. Ayrıca eğer gerekiyorsa algleri yok etmek için ruhsatlı fungisitlerin kullanılması da mücadele etmede etkili bir yöntem olacaktır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında