AÖF Soru Bankası

Hayvan YetiştirmeÜnite 1 Özeti

Giriş

selülozdur ve enerji nişasta şeklinde depolanmaktadır. Tarım ve Tarımın Alt Kolu Hayvancılık Hayvansal ürünler belirtilen özellikleri nedeniyle hem

Türk Dil Kurumu’nun (TDK) Güncel Türkçe Sözlüğünde zengin protein, hem de iyi bir enerji kaynağıdır. tarımın tanımı; “Bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi, kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, uygun Süt

koşullarda korunması, işlenip değerlendirilmesi ve Önemli bir hayvansal ürün olan süt; yeni doğan ve türe pazarlanması, ziraat” şeklinde yapılmıştır. Veteriner göre değişen sürelerde olmak üzere memeli yavrularının Hekimliği Terimleri Sözlüğünde ise tarım; “insanların beslenmesinde, onların hızlı ve sağlıklı büyümesinde hayvansal, bitkisel ve diğer maddelere olan tartışmasız bir üstünlüğe sahiptir. gereksinimlerini karşılamak için planlanmış değişiklik üretim sistemlerini kapsayan geniş bir terim” olarak Et

verilmektedir. Etin beslenmedeki birincil önemi proteininin yüksek

Yukarıda verilen tanımlamalardan anlaşılacağı gibi tarım biyolojik değerliliğinden diğer önemi de yağ içeriğinden bitkisel üretim ve hayvancılık olmak üzere iki ana üretim kaynaklanmaktadır. Et yağı; enerji kaynağı olduğu gibi, kolundan oluşmaktadır. Tarım işletmelerinin birçoğunda esansiyel yağ asitleri ve yağda eriyen vitaminler bitkisel ve hayvansal üretim birlikte yer almaktadır. Bu tip bakımından da zengin bir besindir.

işletmeler bitkisel üretim artıklarını, ekilemeyen Yumurta arazilerini, ekim nöbetine aldıkları yem bitkilerini en iyi şekilde hayvancılık alanında değerlendirerek kazançlarını Normal büyüklükte bir yumurta kapsadığı besin maddeleri artırabilmektedirler. Kısaca, bitkisel ve hayvansal üretim bakımından 90 g et ve 160 g süte eşdeğerdir. Proteininin birbirini tamamlayan ayrılmaz bir bütün niteliğindedir. yüksek biyolojik değerliliği bulunan yumurtada; kalsiyum, fosfor, potasyum, iyot, demir, magnezyum, bakır, klor, Hayvancılık, evcil hayvanları; et, süt, yapağı, tiftik, çinko, flor gibi elementler ve B2, B6, B12, A, D, E ve B2, angora, kıl, keşmir, deri, post, sakatat, kuyruk yağı, B1, K vitaminleri bakımından zengin içeriği ile önemli bir yumurta, bal, arı sütü, polen, bal mumu, ipek, barsak, besindir.

işkembe, boynuz, tırnak, tüy, gübre gibi ürünlerini elde Bal etmek; çeki, yük taşıma, binek, spor, süs, ev hayvanı ve korunma amaçlı olarak yararlanmak üzere uygun Arılar tarafından çiçeklerden alınarak yutulan nektarın, koşullarda ve sağlıklı olarak üretmek, ıslah etmek, arıların bal midesi denilen organlarında invertaz enzimi yetiştirmek, bakım ve beslenmesini sağlamak üzere sayesinde kimyasal değişime uğramasıyla oluşan ve gerçekleştirilen ekonomik faaliyet olarak tanımlanabilir. kovandaki petek gözlerine yerleştirilen bir besindir.

Hayvancılığın Yararları Balın tatlı olmasının nedeni içerdiği üzüm şekeri (% 34), sakroz (%2) ve levuloz (meyve şekeri % 40) dur. Bundan Hayvancılık, gerek doğrudan gıda, gerek gıda ve giyim başka balın % 17 ‘si su geri kalan % 7’lik bölümü ise sanayisine hammadde üreterek, yan ürünleriyle bitkisel demir, sodyum, kükürt, magnezyum, fosfor, polen, üretim başta olmak üzere çeşitli üretim dallarını manganez, alüminyum, gümüş, albumin, dekstril, azot, destekleyerek, gelişmemiş bölgelerle dağlık alanlarda, protein ve asitlerden oluşur. ulaşım ve taşıma gücü sağlayarak insanlığa, dünya ve ülke ekonomilerine önemli katkılar vermektedir. Hayvancılığın Diğer Ürünler temel yararlarını aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür: Hayvancılık; yukarıda kısaca değinilen ürünlerin yanı sıra • Hayvansal ürün üretme, yapağı, kıl, keşmir, deri, ipek ve post üretimiyle giyim • Doğal bitki örtüsünü değerlendirme, kuşam, yatak-yorgan ve halı sanayisine; sakatat, kuyruk • Kırsal nüfus ve düşük gelir katmanının; gelir, yağı, arı sütü, polen üretimiyle gıda sanayisine; bal mumu, yaşam ve beslenme düzeyini geliştirme, boynuz, tırnak, tüy, gübre gibi ürünleri ile de diğer sanayi • İşgücünün etkin kullanımı ve üretim dallarına hammadde üretmektedir. • Tarım arazilerinin verimliliğini koruma • Aşırı iklimsel koşullardan bitkilere göre daha az Doğal Bitki Örtüsünü Değerlendirme

etkilenme Hayvancılık ve özellikle geviş getiren hayvanların

Hayvansal Ürün Üretme yetiştiriciliğinde bitkisel üretim artıklarını, çeşitli sanayi yan ürünlerini, bitkisel üretim yapılamayan alanlarda İnsan gereksinmelerinin ilk sırasında yer alan gıdaya yetişen ve insanlar tarafından başka türlü yeterli düzeyde ulaşabilmek, geçmişten bu yana insanlığın değerlendirilemeyen doğal bitki örtüsünü insan tüketimine en temel sorunudur. Et, süt ve yumurta; öncelikle protein, uygun hale getirebilmede tartışmasız bir üstünlüğe mineral ve vitaminler olmak üzere, insan ihtiyacı besin sahiptir. maddelerini, uygun oranda ve yüksek düzeyde içermektedir. Hayvan hücresinin esas öğeleri protein olup Kırsal Nüfus ve Düşük Gelir Katmanının; Gelir, enerji yağ olarak depolanırken, bitki hücrelerinin yapı taşı Yaşam ve Beslenme Düzeyini Geliştirme


Kırsal alanlardaki yerleşimler ile kentlerin yakınında ve Yem Bitkisi Üretimi kenar semtlerinde yaşayanlar alt gelir grubunda yer alırlar. Yem bitkileri yetiştiriciliği, kaba yem üretiminin Bu kişilerin en azından kendi ihtiyaçlarını karşılayacak güvencesidir. Türkiye’de nitelikli kaba yem üretimi veya geçimlik olarak küçük sayılarla da olsa çeşitli amacıyla yetiştirilen bitkilerin en önemlileri; yonca, türlerden hayvan yetiştiriciliği yapmaları beslenme, yaşam korunga ve mısır (hasıl) dır. Yonca ve mısır (hasıl) ekiliş ve gelir düzeylerini artırmalarına katkı sağlamaktadır. alanları yanında, bu alanlarda üretilen taze ve kuru yonca İşgücünün Etkin Kullanımı otu ile mısır hasılı miktarları çizelge 1.3’ de görülmektedir. Hayvancılıkta ise işgücü gereksinmesi süreklidir ve belli yaşın üzerindeki tüm aile bireyleri için yapılabilecek iş Karma Yem çeşitliliğine sahiptir. Bu nedenle hayvancılık aracılığıyla Karma yem sektöründe yeterli sayıda yem üretim tesisi ve çiftçi ailesinin boş zamanlarının daha etkin şekilde ihtiyacın üzerinde kapasite mevcuttur. değerlendirilmesi mümkün olmaktadır. Sermaye Tarım Arazilerinin Verimliliğini Koruma Tarım işletmelerinin büyük bir bölümü ticari nitelikte Tarım arazilerinin verimliliğinin korunması hatta değildir. Ticari tarım işletmelerinde ise alt yapı yetersizliği artırılması amacıyla, aynı tarlada her yıl aynı bitkiyi vardır. Ticari nitelikte işletmelerin oluşumu ancak yetiştirmek yerine, ekim nöbeti uygulayarak farklı yıllarda sermaye eksiklerinin giderilmesi ile mümkün farklı bitkiler yetiştirmek gerekir. Söz konusu nöbet olabilecektir. sisteminde hayvan yemi olarak kullanılacak bitkilerin ekimi de yapılmaktadır. Bu bitkilerin işletmedeki Yetiştirici hayvanlara yedirilmesi en karlı yoldur. Böylece ürünler Türkiye’de 1923’ten itibaren sayısal olarak devamlı artan daha yüksek değere dönüştürülmüş olduğu gibi, tarlanın ve 1980 yılında 25 milyona ulaşan tarımsal nüfus azalma verimliliği de artırılmış olur. sürecine girmiş ve 1990 yılında 23.1, 2000 yılında 22.8 Aşırı İklimsel Koşullardan Bitkilere Göre Daha Az milyona gerilemiştir. Bunun önemli nedenlerinden biri, Etkilenme ekstansif tarımsal üretimde yer alan işgücünün bir bölümünün bu alandan çekilmesidir. Çünkü kırsal Hayvancılık iklimsel koşullardaki aşırı değişikliklerden kesimde, başta koyun ve keçi yetiştiriciliği olmak üzere, bitkilere göre daha az etkilenmektedir. Bu, hayvanların tarımsal faaliyette bulunmak gençler için çekiciliğini sıcaklık değişikliklerine uyum yetenekleri veya yitirmiştir. Önceleri bu işlerle uğraşanlar da, öncelikle toleranslarının daha fazla olması yanında, gerek fizyolojik, yaşlılık olmak üzere, çeşitli nedenlerle sektörü terk gerek davranımsal uyum mekanizmaları aracılığıyla etmiştir. sağlanmaktadır. Politika Türkiye’de Hayvancılık ve Hayvansal Üretim Türkiye Hayvancılığının Yapısal Özellikleri Hayvancılık politikaları hemen tamamen devlet tarafından belirlenmektedir. Tarımsal üretimin her basamağında; yön Hayvancılık İşletmeleri belirleyici, teşvik edici, destekleyici, denetleyici, vergi

Türkiye tarım sektöründe işletme büyüklüğü; miras tahsil edici ve dış piyasa ile ilişkileri belirleyici olarak rol hukuku ve gelenekler nedeniyle sürekli olarak alan kamu örgütlenmesi veya örgütleri, üretici ve üretimi küçülmektedir. 1950-2001 yılları arasında Türkiye’deki önemli ölçüde etkilemektedir.

tarım işletmesi sayısı artarken, ortalama işletme Hayvan Sağlığı büyüklüğü azalmıştır. Hayvan sağlığı, hayvansal üretimin sürekliliği ve Çayır ve Mera karlılığını önemli ölçüde etkileyen bileşenlerden birisidir.

Türkiye hayvancılık sektörü çayır ve meraları, uzun yıllar Türkiye’de, günümüze kadar hayvan sağlığı alanında boyunca, hayvancılık için; ucuz, olabildiğince önemli gelişmeler sağlanmış olmakla birlikte, mevcut sömürülebilir ve sürdürülebilir yem kaynağı olarak durum yeterli görülmemektedir. Özellikle salgın algılamış, bu hatalı değerlendirme sonucu, aşırı otlatma ile hastalıklar konusunda oldukça fazla deneyim kazanılmış, sömürülen meraların nitelikleri bozulmuş, bir bölümü sığır vebası, şap, ruam, tüberküloz, çiçek ve benzeri salgın tamamen elden çıkmış, tarımda mekanizasyon artışı hastalıklarla ciddi mücadeleler gerçekleştirilmiştir. Buna nedeniyle mera alanlarının bir bölümünün bitkisel üretime karşılık sözü edilen hastalıkların eradikasyonu açılması sonucunda da önemli ölçüde daralmıştır. TÜİK; sağlanamamıştır.

2001-2017 yılları arasındaki her yıl için çayır ve mera Türkiye Hayvan Varlığı ve Hayvansal Üretim alanlarını 14,6 milyon hektar olarak bildirmektedir. Hayvan Varlığı

Dünya sığır varlığının son 30 yıllık dönemde yavaş da olsa artış eğilimi göstermektedir. Türkiye’nin de içinde yer


aldığı çok sayıdaki ülkede ise sığır varlığı azalmaktadır. yönelik uygulamalar geliştirilerek sürdürülmeli, karma Türkiye sığır varlığı 1991 yılında yaklaşık 12.0 milyon baş yem denetim mekanizması güçlendirilmelidir. iken, bu sayı 10.5 milyon başa gerilemiş, 2017 yılında Hayvan hastalıklarıyla mücadele etkinleştirilmeli, salgın 15.9 milyon baş olarak belirlenmiş, aynı dönemde Türkiye hastalıkları baskılama yerine eradikasyonuna ağırlık manda varlığı hızlı bir şekilde azalarak 366 bin baştan 161 verilmelidir. Hayvancılığın önündeki engellerden birisi de, bin başa düşmüştür. (çizelge 1.5) hayvancılık ürünleri sanayisindeki tekelleşme eğilimidir. Mera alanlarının daralması ile hayvan varlığın azalması Ayrıca bu sektörde uluslararası sermaye giderek süreci başlamıştır. Çizelge 1.5. incelendiğinde; 1991 yoğunlaşmakta, sektör büyük ölçüde yabancı sermayenin yılında sırasıyla 40.4 ve 10.8 milyon baş olan Türkiye eline geçmektedir. Yeterli tedbir alınmaz, destekleme koyun ve keçi mevcudunun 2009 yılına varıldığında 21.7 sağlanmazsa hayvancılık sektöründe de benzer gelişmeler ve 5.1 milyon başa gerilemiş olduğu görülecektir. olması kaçınılmaz gözükmektedir. Hayvancılık ve hayvansal üretim son dönemlerdeki gerilemesine karşılık Tavukçuluk sektöründe başlayan ve gerçekleşen, daha Türkiye ekonomisi, halkın beslenmesi ve sosyal yaşamı sonra sığırcılık sektöründe görülen ve halen sürmekte bakımından önemini korumaya devam etmektedir. olan, koyun ve keçi yetiştiriciliğinde ise başlama belirtileri görülen değişim, başta genotip olmak üzere verim yönü ve düzeyi ile yetiştirme sistemlerinin büyük ölçüde farklılaşmasına neden olmaktadır.

Aile ihtiyaçlarını karşılamak üzere 10-15 tavukla, ilkel koşullarda yapılan tavuk yetiştiriciliği, kentleşmenin hızlanmasıyla küçük ölçekli tavukçuluk işletmelerinde yapılmaya başlamıştır. Günümüzde ise hibrit yetiştiren dev işletmeler ve entegrasyonlar talebi karşılamaya başlamış, tavukçuluk, sanayiye dönüşmüştür. Koyun ve keçi varlığı ile buna bağlı olarak ürünleri çok büyük ölçüde azalmıştır. Sığır varlığındaki azalma da buna eklenince, artan nüfusun kırmızı et ihtiyacı karşılanamaz olmuş, et açığını kapatmak ve yükselen fiyatları dengelemek için et ithalatı zorunlu olmuştur. Türkiye toplam et üretiminde tavuğun payı hızlı bir şekilde artarken, koyun, keçi ve sığırın payı önemli düzeyde azalmaktadır. Hayvancılık ve hayvansal üretim son dönemlerdeki gerilemesine karşılık Türkiye ekonomisi, halkın beslenmesi ve sosyal yaşamı bakımından önemini korumaya devam etmektedir.

1991-2017 döneminde, 2017 yılına gelindiğinde toplam et ve toplam kırmızı ete üretimimiz arttığı görülür (çizelge 1.7). Süt üretiminde ise durum farklıdır. Dönem başında 10 milyon tona olan süt üretimi, 2017 yılında 20.6 milyon tona yükselmiştir.

Türkiye Hayvancılığının Sorunları ve Çözüm Yaklaşımları

Hayvancılığımızın en temel sorunu envanterinin olmamasıdır. Bu eksiklik hayvancılığın çeşitli alanlarında isabetli çözümlemeler üretilmesini güçleştirmektedir. Bu nedenle hayvancılıkla ilgili sürekliliği olan, güncellenebilen ve doğru verilerin toplanmasını sağlayacak bir sistem oturtulmalıdır.

Türkiye, çevresel koşullar ve üretim sistemleri bakımından geniş bir çeşitliliğe sahiptir. Bu çeşitliliğe uygun farklı genotiplerin geliştirilmesi gereklidir. Hayvancılığın en önemli girdilerinden kaba yem üretimi yetersizdir, kesif yem üretimindeki denetim yetersizliği nedeniyle haksız rekabet ortaya çıkmaktadır. Kaba yem üretimini artırmaya

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında