AÖF Soru Bankası

Gümrük MevzuatıÜnite 2 Özeti

Gümrük İşlemlerinde Gümrük Vergileri

TİC205U-GÜMRÜK MEVZUATI

Ünite 2: Gümrük İşlemlerinde Gümrük Vergileri

Giriş

Gümrüklerde uygulanan mali yükümlülüklerin ana hedefi, gümrük geçiş kontrollerini sağlamak, yerli üreticiyi korumak, uluslararası anlaşmalar çerçevesinde gümrük işlemlerini gerçekleştirmek veya cari işlemler dengesini korumak gibi piyasaya müdahale etmek ve düzenlemektir.

Gümrük Vergileri: Temel Kavramlar

Gümrük vergileri kavramı 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 3. maddesinde tanımlanmaktadır. Kanuna göre gümrük vergileri kavramı “ilgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin ya da ihracat vergilerinin tümünü ifade eder” (GK,1999-4458, m. 3.8/a). Gümrük Kanunu her türlü ürün, madde ve değerli eşya olarak tanımlanmaktadır.

Gümrük vergileri kavramı ile gümrük vergisi kavramı birbiri ile karıştırılmamalıdır. Gümrük vergileri şemsiye bir kavram olarak kullanılırken, gümrük vergisi, gümrük vergilerinden bir tanesidir.

Gümrük Rejimi Kavramı ve Uygulamadaki Gümrük Rejimleri

Rejim kelimesinin Türk Dil Kurumunda (TDK) belirtilen anlamı düzenleme biçimi, düzen anlamında açıklanmaktadır (TDK,2023). Gümrük rejimi ise gümrük işlemlerinin yürürlükteki mevzuat çerçevesinde düzenlenme biçimidir. Bu düzenleme, Türkiye Gümrük Bölgesi sınırlarından geçiş yapacak eşyanın, geçiş kurallarının belirli bir düzende gerçekleşmesi anlamına gelmektedir.

Türkiye Gümrük Bölgesine giriş ve çıkışlarda Gümrük Kanunu kapsamında sekiz adet gümrük rejimi belirlenmiştir. Bu rejimler, Serbest dolaşıma giriş rejimi, transit rejimi, gümrük antrepo rejimi, dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi, geçici ithalat rejimi, hariçte işleme rejimi ve ihracat rejimidir.

Serbest dolaşım statüsü kazanmış eşya ya da serbest dolaşımda bulunan eşya kavramı gümrük mevzuatı açısından önemli bir kavramdır. Çünkü serbest dolaşıma giriş rejiminden yararlanarak Türkiye Gümrük Bölgesine giren ithal bir eşya ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmuş, özet beyan ile başlayan daha sonra asıl beyannamesi verilen ve muayene ile devam eden gümrük işlemleri tamamlanmış en son aşamada da mali yükümlülükleri yerine getirilmiş bir eşyadır.

Transit rejimi, serbest dolaşıma girmemiş eşyanın gümrük gözetimi altında Türkiye Gümrük bölgesinde bir noktadan diğer bir noktaya taşınabilmesi için uygulanan gümrük rejimidir.

Gümrük antrepo rejimi, gümrük işlemlerine konu olan eşyanın bir gümrük antreposunda muhafaza edilebilmesi için yararlanılan bir rejimdir.

Dahilde işleme rejimi, Türkiye gümrük bölgesine ithal edildikten sonra işlenerek yeniden ihraç edilecek eşyalar

için uygulanmaktadır. Bu rejim ekonomik etkili bir gümrük rejimidir.

Gümrük kontrolü altında işleme rejimi, gümrük mevzuatı ile belirlenmiş istisnai durumlar için serbest dolaşıma girmemiş eşyanın işlenmesi durumunda faydalanılabilen rejimdir.

Geçici ithalat rejimi, gümrük idaresinin iznine bağlı bir rejimdir. Olağan yıpranma dışında Türkiye gümrük bölgesine geçici olarak giriş yapan eşya için uygulanmaktadır.

Hariçte işleme rejimi, Türkiye gümrük bölgesinde serbest dolaşımda bulunan eşyanın, geçici olarak Türkiye gümrük bölgesi dışına çıkarılması yani ihraç edilmesi sonrasında yeniden ithalini kapsamaktadır.

Son olarak ihracat rejimi ise Türkiye gümrük bölgesinde serbest dolaşımda bulunan eşyanın ihraç amacıyla Türkiye gümrük bölgesinden çıkışı için uygulanan gümrük rejimidir.

Gümrük mevzuatı kapsamında düzenlenen rejimler kanunda iki şekilde sınıflandırılmaktadır. Serbest dolaşımda olmayan eşyaya uygulanan transit, antrepo, dahilde işleme, hariçte işleme, gümrük kontrolü altında işleme ve geçici ithalat rejimleri şartlı muafiyet düzenlemeleri olarak sınıflandırılmaktadır. Şartlı muafiyet düzenlemesi kapsamındaki gümrük rejimleri, belirli kriterleri sağlayan eşyada veya özellik taşıyan gümrük bölgesi geçiş işlemlerinde, gümrük işlemleri ve vergilerinde farklı ve kolaylaştırıcı uygulamalara sahiptir.

Gümrük rejimleri kapsamında mevzuatta karşımıza çıkan bir diğer sınıflandırma ise ekonomik etkili gümrük rejimleri sınıflandırmasıdır. Gümrük Kanunu’na göre uygulamadaki rejimlerden ekonomik etkili gümrük rejimleri, antrepo rejimi, dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi, geçici ithalat rejimi ve hariçte işleme rejimidir. Ekonomik etkili rejimler, yerli üreticiyi uluslararası rekabete karşı korumak, cari işlemler dengesini düzenlemek gibi makro ekonomik politikaları önceleyen rejimlerdir.

Menşe Kavramı ve Eşyanın Tercihli/Tercihli Olmayan Menşe

Gümrük Kanunu’nun 18. maddesinde ise menşei kavramı, “Tümüyle bir ülkede elde edilen veya üretilen eşya, o ülke menşeilidir.” şeklinde tanımlanmaktadır (GK,1999-4458, m. 18/1). O hâlde bir eşyanın menşei o eşyanın ekonomik milletidir. Eşyanın menşei kavramı gümrük mevzuatı için oldukça kritik bir kavramdır. Çünkü gümrük vergilerinin hesaplanması veya uygulanacak bir istisna veya muafiyetin şekli gümrüğe konu olan eşyanın menşei ile doğrudan ilgilidir.

Gümrük Kanunu’nun 19. maddesinde “Üretimi birden fazla ülkede gerçekleştirilen eşyanın bir ülke menşeli sayılabilmesi için, o ülkede yeni bir ürün imal edilmesi veya imalatın önemli bir aşamasının ve ekonomik yönden


gerekli görülen en son esaslı işçilik ve eylemin o ülkede bu amaçla donatılmış işletmelerde yapılması gerekir.” düzenlemesi ile bu duruma açıklık getirilmiştir.

Bir eşyanın gümrük işlemleri esnasında menşei bilgisi, gümrük idaresine menşei şahadetnamesi ile ispatlanmaktadır. Menşei şahadetnamesi, gümrük işlemi gerçekleştirilecek eşyaya ilişkin tüm ayrıntıların gümrük idaresine bildirildiği evraktır. Menşei şahadetnamesinde, eşyayı gönderenin ve alıcısının bilgileri, eşyanın cinsi, ağırlıkları, ölçüleri ve kaplarına ilişkin bilgiler ile tereddütte yer bırakmayacak şekilde eşyanın menşei bilgisi yer almalıdır (GY,2009. m.40).

Gümrük mevzuatında, bir eşya için iki türlü menşei bilgisi tanımlanmaktadır. Bunlar eşyanın tercihli menşei ve tercihli olmayan menşeidir. Bir eşyanın tercihli olmayan menşei Türk Gümrük tarifesine göre belirlenen menşeidir. Gümrük tarifesi kavramı bu ünitenin ilerleyen bölümlerinde ayrıntılı olarak açıklanacaktır. Tercihli olmayan menşei uygulamasında eşyanın menşei şahadetnamesinde yer alan menşei bilgileri kullanılarak ilgili tarife kapsamında gümrük işlem ve yükümlülükleri hesaplanır.

Türkiye bazı ülke veya ülke gruplarıyla ticareti geliştirmek ve kolaylaştırmak için çeşitli ticaret anlaşmaları imzalamaktadır. Bu kapsamda imzalanan anlaşmalardan biri de tercihli bir tarife uygulaması gerektiren anlaşmalardır. Tercihli tarife uygulamaları her zaman karşılıklı olarak gerçekleşmemektedir. Tek taraflı olarak bazı ülkeler, ülke grupları veya toprak parçalarına tercihli tarife uygulaması tanınabilir.

Gümrük Vergilerinin Konusu ve Vergiyi Doğuran Olay

Verginin konusu, verginin kaynağını oluşturan ekonomik unsurdur. Gümrük vergilerinin konusunu Türkiye gümrük bölgesine giriş veya çıkış yapan veya transit geçiş yapan her türlü eşya oluşturmaktadır. Gümrük vergisine konu olacak eşyanın gümrük bölgeleri arasında geçiş yapması temel unsurdur. Bir eşyanın gümrük vergisinin konusunu oluşturabilmesi için taşınabilir nitelikte olması gerekir.

Vergi Usul Kanunu’nun 19.maddesinde vergiyi doğuran olay “Vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü̈ ile doğar.” şeklinde tanımlanmaktadır (VUK, 1961-123). Gümrük vergilerinde vergiyi doğuran olay ise vergiye konu eşyanın gümrüğe sunulmasıdır. Gümrük vergisinin konusunu oluşturan eşya ithalat, ihracat veya transit geçiş amacıyla gümrüğe sunulduğunda, sunan kişi mükellefiyeti kabul eder ve vergiyi doğuran olay gerçekleşmiş olur.

Gümrük Vergilerinin Yükümlülüğü

Gümrük vergilerinin bir diğer önemli unsuru ise yükümlülük kavramıdır. 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 3. maddesinin 11. fıkrasında yükümlülük kavramı, “gümrük yükümlülüğünü yerine getirmekle sorumlu bütün kişiler” olarak tanımlanmıştır. Gümrük yükümlülüğü ise eşyanın gümrüğe sunulması sonucunda ortaya çıkan bütün

gümrük vergilerini ödeme yükümlülüğünü ifade etmektedir (GK,1999-4458, m. 8/b).

İthalat vergileri kapsamında, Türkiye gümrük bölgesi dışından, yürürlükteki rejimler kapsamında Türkiye gümrük bölgesine giriş için gümrük idaresine sunulan eşyaya ilişkin beyannamenin tescilinden itibaren gümrük yükümlülüğü başlar. İhracat vergilerine tabi eşyada ise eşyanın Türkiye gümrük bölgesi dışına çıkarılması için gümrüğe sunulan beyannamenin tescili ile gümrük yükümlülüğü başlar (GK,1999-4458, m. 188).

Gümrük yükümlülüğü sadece usule uygun gümrüğe sunulan eşya için değil yasal veya yasa dışı yollarla Türkiye Gümrük Bölgesine giriş yapan her türlü eşya için doğabilir.

Eşyanın gümrüğe sunulması sonucunda oluşan yükümlülük esasen vergilerin ödenmesi ile son bulur. Gümrük yükümlülüğünün sona ermesinin tek yolu vergilerin ödenmesi değildir. Vergilerin kaldırılmasına karar verilmesi, gümrük beyannamesinin iptal edilmesi veya gümrüğe sunulan eşyanın zarp, müsadere veya imha edilmesi ile de gümrük yükümlülüğü sona erer.

Gümrük Vergileri

Gümrük Kanunu, gümrük vergileri kavramını şemsiye bir kavram olarak kullanmıştır. 2023 yılı itibariyle gümrük vergileri kavramı, gümrük vergisi, ilave gümrük vergisi, katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, tek-maktu vergi, anti-damping vergisi, sübvansiyona karşı telafi edici vergi, damga vergisi ve telafi edici vergi ile diğer mali yükümlülükleri kapsamaktadır.

Gümrük vergisi, gümrük bölgeleri arasında geçiş yapmak için gümrük idaresine sunulan eşyaya ilişkin ilgili gümrük tarifesinde yer alan usule göre hesaplanan vergidir.

İlave gümrük vergisi, 2011 yılında gümrük mevzuatına girmiştir. Yerli üreticiyi korumak için yürürlüğe konan vergi, bazı ülke gruplarından ve sektörlerden kimi malların ithalatına ilişkin ek gümrük vergisi yükümlülüğü doğurmaktadır.

Katma Değer Vergisi (KDV), Türk vergi sisteminde yer alan en kapsamlı, dolaylı bir harcama vergisidir. Katma değer vergisi kanununun 1. maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatı, KDV’nin konusu içerisinde sayılmaktadır.

Özel Tüketim Vergisi, Türk vergi sisteminde Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli listelerde belirlenen mal ve ürünlerden alınan bir harcama vergisidir. 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda dört farklı listede belirlenen ürün gruplarından, maktu veya oransal olarak bir defaya mahsus olmak üzere ithalat işlemleri esnasında tahsil edilir.

Tek-maktu vergi, ticari mahiyette olmayan veya sınır ticareti kapsamında Türkiye gümrük bölgesine giriş yapan eşya için uygulanan bir vergidir.

Anti-damping vergisi, ticaret politikası önlemleri kapsamında uygulanan vergilerden biridir. Anti damping vergisi, yerli üreticiyi haksız rekabete karşı korumak için


düşük fiyattan zarar gören tarafların başvurusu ve yetkili makamın kararı ile uygulanmaktadır.

Sübvansiyona karşı telafi edici vergi, devletlerin sübvansiyon politikalarına karşı yerli üreticiyi, dolayısıyla kendi endüstrilerini korumak için uyguladıkları vergidir.

Telafi edici vergi, dahilde işleme rejimi kapsamında ihracat taahhüdüyle ithal edilmiş kimi ürünler için uygulanan ve piyasanın işleyişini korumaya yönelik bir vergidir.

Damga vergisi, bir hususu ispat veya belli etmek amacıyla ibraz edilen bütün evraklar için uygulanmaktadır. Gümrük beyannamesi de gümrük idaresine eşyaya ilişkin bilgileri ibraz etmek için kullanılan belge olması nedeniyle damga vergisine tabidir.

Diğer mali yükümlülükler, bir eşyanın ithalatı sırasında verginin yanında ortaya çıkan fon, ücret, kesinti, harç, katılma payı, katkı payı gibi diğer yükümlülükleri ifade etmektedir. Yürürlükteki başlıca mali yükümlülükler Toplu Konut Fonu, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu, Tütün Fonu, Maden Fonu, Çevre Katkı Payı ve Bandrol ücretidir.

Gümrük Vergilerinde Muafiyet ve İstisnalar

Vergi istisnası, verginin konusunda vergi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaktadır. Vergi muafiyeti ise verginin mükellefine yani yükümlü kişiye ilişkin bir ayrıcalık sağlanmaktadır. Gümrük vergilerinde de muafiyet ve istisna kavramları aynı başlık altında açıklanmaktadır.

Gümrük vergileri muafiyetleri dört başlık altında, genel muafiyetler, şartlı muafiyetler, geri gelen eşya ile ilgili muafiyetler ve deniz balıkçılığı ürünleri ve denizden çıkarılan diğer ürünlere ilişkin muafiyetler olarak sıralanabilir.

Genel Muafiyetler

Gümrük vergilerinden genel muafiyet, kanunun 167. maddesinde sayılmıştır. Genel muafiyet kapsamında muaf tutulan eşya gümrük vergilerinin tamamından muaftır. Genel muafiyetlerin açıklandığı 167. madde de kimi muafiyetler kişiye bağlanmış kimi muafiyetler de konuya bağlanmıştır. Bu nedenle vergi teorisi açısından bu düzenlemelerden bazıları vergi muafiyeti hükmündedir.

Gümrük Kanunu’nun ilk düzenlediği muafiyet, cumhurbaşkanın zat ve ikametgahına gelen eşyaya ilişkin uygulanan genel muafiyettir. Bu kapsamda Türkiye gümrük bölgesine ithal edilen eşya bütün gümrük vergilerinden muaftır. Genel muafiyet olması nedeniyle belirli bir eşya, miktar vb. bir sınır bulunmamaktadır.

Gümrük Kanunu’nun genel muafiyetler kapsamında belirttiği ikinci muafiyet ise diplomatik muafiyettir. Diplomatik muafiyet ile mütekabiliyet esasına uygun olarak ithal edilen diplomatik eşya gümrük vergilerinin tamamından muaftır.

Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Kuvvet Komutanlıkları, Milli İstihbarat Teşkilatı, Savunma Sanayii Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil

Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün münhasıran asli görevleri ile Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketinin faaliyet alanı ve gümrük teşkilatının kaçakçılıkla mücadele görevi ile ilgili olarak ithal edecekleri her türlü araç, gereç, silah, teçhizat, makine, cihaz ve sistemleri ve bunların araştırma, geliştirme, eğitim, üretim, modernizasyon ve yazılımı ile yapım, bakım ve onarımlarında kullanılacak yedek parçalar, akaryakıt ve yağlar, hammadde, malzeme ile bedelsiz olarak dış kaynaklardan alınan yardım malzemesi gümrük vergilerinden muaftır (GK,1999-4458. m.167/3).

Gümrük Kanunu’nda sayılan genel muafiyetlerden biri de eşyanın değerine ilişkin 167.maddenin 4. fıkrasında sayılan 150 Euro’yu geçmeyen eşya muafiyetidir. Bu muafiyetin temel nedeni belirli bir ekonomik değerin altındaki eşyanın gümrük işlemlerine tabi olmadan Türkiye gümrük bölgesine giriş yapabilmesidir.

Gümrük Kanunu kapsamında düzenlenen bir diğer muafiyet ise şahsi eşya muafiyetidir. Şahsi eşya kapsamını Kanun, Türkiye gümrük bölgesine taşınan gerçek kişilerin üç yaşından büyük olmayan motorlu veya motorsuz özel nakil araçları, ev eşyaları, çeyiz eşyaları, miras yoluyla intikal eden kişisel eşyalar, Türkiye’ye öğrenim görmek amacıyla gelen öğrencilerin eşyaları ile geçici olarak Türkiye’den çıkış yapmış olup, geri getirilen eşyalar ile yolcuların kişisel eşyaları olarak tanımlamıştır.

Genel muafiyetler kapsamında bir diğer muafiyet ise yolcu muafiyetidir. Herhangi bir nedenle Türkiye gümrük bölgesine giriş yapan yolcunun, değeri 430 Euro’yu geçmemek kaydıyla beraberinde hediyelik olarak getirdiği eşyası gümrük vergilerinden muaftır.

Şartlı Muafiyet

Şartlı muafiyet düzenlemesinde, tahakkuk edebilecek her türlü gümrük vergilerine karşılık teminat verilmesi gerekir. Teminat, eşya ile ilgili ithalat vergilerini garanti altına almak amacıyla rejime giriş gümrük idaresince alınır. Transit rejimi hariç, şartlı muafiyet sisteminde teminat iki şekilde verilebilir. Toplu teminat, yükümlünün gümrük idaresine, gümrüğe sunduğu eşya için teminat vermesi ve bu teminat ile bütün gümrük işlemlerini gerçekleştirmesidir. Götürü teminat uygulaması ise yükümlünün, bir veya birden fazla ithalat işlemi için toplu olarak teminat vermesidir. Götürü teminat uygulamasından yararlanabilmek için gümrük mevzuatında belirtilen şartları sağlamak gerekmektedir.

Geri Gelen Eşya ile İlgili Muafiyet

İhraç edilen bir eşyanın, ihraç edildiği tarihten itibaren üç yıl içinde yeniden serbest dolaşıma girmesi durumunda bu eşya geri gelen eşya statüsünü kazanır. Geri gelen eşya için Gümrük Kanunu, ithalat vergilerinden muaflık tanımıştır. Eşyanın geri gelen eşya muafiyetinden yararlanabilmesi için temel esas, olağan yıpranma dışında kullanılmamış olması ve ayniyeti değişmeden yeniden ithal edilmesidir. Bu esas gerçekleşse bile her geri gelen eşya, geri gelen eşya muafiyetinden yararlanamamaktadır.


Deniz Balıkçılığı Ürünleri ve Denizden Çıkarılan Diğer Ürünler

Gümrük Kanunu Türkiye’ye kayıtlı ve tescille ve Türk bandırası taşıyan gemiler için kimi muafiyetler öngörmektedir. Bu gemilerin başka kara sularından çıkarttığı deniz balıkçılığı ürünleri ve diğer deniz ürünleri ile fabrika gemilerde deniz ürünleri kapsamında elde edilen ürünler, serbest dolaşıma girerken ithalat vergilerin muaf tutulmuştur.

Gümrük Vergilerinin Hesaplanması

Gümrük vergisinin hesaplanabilmesi için öncelikle matrahının belirlenmesi ve tarifede uygulanacak vergi oranının ya da miktarının tespit edilmesi gerekmektedir.

Gümrük Vergilerinin Matrahı

Gümrük vergilerinde matrah, vergisi değer üzerinden alınacak eşyanın gümrük kıymeti; miktar üzerinden alınacak eşyaya ilişkin ise tarifede belirtilen fiziki ölçüttür. Değer üzerinden alınacak vergilerde gümrük kıymeti, esas itibariyle eşyanın satış bedellidir. Satış bedeli, genellikle eşyanın teslimi için sigorta, navlun, nakliye gibi giderlerin toplamını ifade eder.

Eşyanın gümrük vergisinin miktar üzerinden alındığı durumlarda ise spesifik olarak gümrük tarifesinde belirtilen miktar üzerinden vergi alınır ve miktarın adet, ağırlık, uzunluk, hacim gibi eşyaya özgü olması nedeniyle matrah tespitinde genelleme yapılabilmesi söz konusu değildir.

Gümrük Vergilerinde Tarife ve Oranlar

Gümrük vergilerinin hesaplanabilmesi için ikinci unsur tarifedir. Bir verginin tarifesi, matraha uygulanan ölçü birimidir.

Gümrük Vergisinde Tarife

Gümrük tarifesi gümrüğe konu eşyanın gümrük vergisinin hesaplanabilmesi için matraha uygulanan değerin belirtildiği listedir. Gümrük tarifeleri spesifik, advalorem veya karma tarife şeklinde olabilir.

Teknik ve fiziksel ölçütler üzerinden alınan vergilere ilişkin tarife spesifik tarife; ekonomik bir değer üzerinden alınan vergilere ilişkin tarife ise advalorem tarife olarak adlandırılır. Gümrük tarifelerinde bir eşya için hem spesifik hem de advalorem tarifenin uygulandığı karma tarifeler de bulunmaktadır. Karma tarife örneğini Türkiye’de özel tüketim vergisinde de dolayısıyla yine gümrük vergilerinde de görmekteyiz.

Gümrük vergisinde tarife 1947 yılında imzalanan Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) ile yürürlüğe girmiştir. Bu anlaşmanın temelini, İkinci Dünya Savaşı’nın dünya ticaretinde yarattığı tahribat ile dış ticaretin önündeki tarife, kota gibi engellerin kaldırılması oluşturmaktadır.

Dünya Ticaret Örgütüne üye ülkeler tarafından uygulanan gümrük tarife cetveli, uluslararası ticaretin aynı sistem ve tanımlar üzerinden yürütülmesini sağlamaktadır. Cetvel kapsamında aynı tanımda olan malların rahatlıkla

sınıflandırılabilmesi ve tanımlanabilmesinin birçok etkisi vardır.

İlk olarak gümrüğe sunulan eşya için vergi oranlarının hesaplanması ve eşyanın tanımlanması açısından her ülkede bir standardın yakalanmasını sağlamakta böylece vergisel yükümlülükler açısından hem gümrük idareleri hem de yükümlüler açısından şeffaflık oluşmaktadır.

İkinci olarak aynı cetveli kullanan ülkeler arasından gerçekleştirilen uluslararası ticarette gümrük işlemlerinin yürütülmesi kolaylaştırılmakta, böylece bürokratik süreçlerin ticareti etkilemesinin önüne geçilmektedir

Üçüncü olarak ülkelerin ticaretini gerçekleştirdikleri eşyaları takip etmesini kolaylaştırmaktadır.

Dördüncü olarak eşyaya ilişkin ortak bir cetvel kullanmak, ticaret politikası önlemlerinin takibi açısından önemlidir.

Türk Gümrük Tarife Cetveli Cumhurbaşkanınca kabul edilir ve her yıl Resmî Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe girer. Türk Gümrük Tarifesi eşyaya uygulanacak;

• Gümrük vergisi oranlarını, • Tarım politikası veya tarım ürünlerinin islenmesi sonucu elde edilen bazı ürünlere uygulanan özel düzenlemeler çerçevesinde alınan ithalat vergilerini, • Türkiye’nin bazı ülkeler veya ülke grupları ile yaptığı tercihli bir tarife uygulaması gerektiren anlaşmalarda yer alan tercihli tarife uygulamalarını, • Türkiye tarafından tek taraflı olarak bazı ülkeler, ülke grupları veya toprak parçaları için tanınan tercihli tarife uygulamalarını, • İthalat vergilerinde, bazı eşyaya şartlı olarak uygulanacak muafiyet veya indirim uygulamalarını kapsar.

Gümrük Vergilerinin Hesaplanması

Gümrük vergileri genel bir oran üzerinden değil, ticaret politikası önlemleri, karşılıklı ve çok taraflı anlaşmalar ve eşyaya özgü düzenlemeler gibi nedenlerden dolayı her eşya için Türk Gümrük Tarife Cetvelinde ayrı ayrı belirlenmektedir. Gümrük vergileri, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihte yürürlükte olan gümrük tarifesine göre hesaplanmaktadır.

Bir eşyanın gümrük vergileri hesaplanırken eşyanın menşei, cinsi ve teslimi ile teslim şekli temel hesaplama girdileridir. İthal edilecek bir eşyanın gümrük vergileri hesaplanırken öncelikle GTİP numarası belirlenir. Türk Gümrük tarife cetvelinde GTİP numarası karşılığında bulunan üç farklı vergi haddinden hangisinin kullanılacağı eşyanın geldiği ülke ile Türkiye arasındaki serbest ticaret anlaşmaları kapsamında belirlenir. Ardından eşyanın kıymeti tespit edilip ilgili taşıma giderleri eğer gerekiyorsa eklenerek verginin matrahı hesaplanır. Hesaplanan matraha tarifedeki oran uygulanır ve gümrük vergisi tutarına ulaşılır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında