ünlünün ve firmanın ismi alan adı olarak alınmış ve sonra Elektronik Ticarette Temel Hukuksal Sorunlar bunlara satılmaya çalışılmıştır. Bir alan adının tescilli bir
Elektronik ticaret işletmeler açısından önemli bir yere marka ile aynı olması veya aşırı benzerlik (iltibas) sahip olmakla beraber oldukça yeni bir olaydır. Yeni bir oluşturması da olasıdır. Belirli bir adın, alan adı olarak durum ortaya çıktığında bu yeni duruma uygulanacak kullanılması çeşitli hak ihlallerine neden olabilir. Örneğin kurallara da gereksinim doğar. Böyle bir durumda, mevcut haksız rekabete yol açabilir, birinin adına saldırı kuralları uygulamak en doğru yöntemdir. Ancak, bazen bu oluşturabilir, marka haklarının ihlaline yol açabilir. kuralların elektronik ticarete uygulanması olanaklı olmaz. Bu nedenle her yeni durum ortaya çıktığında olduğu gibi, Marka hukukuna ilişkin alan adı uyuşmazlıklarına ülkeler mevcut kuralların bu yeni duruma uyarlanması ve bugün iç hukuklarındaki mevcut düzenlemeleri gerekiyorsa sadece bu duruma uygulanacak yeni kuralların uygulamakla birlikte, hukuk sistemlerinde alan adlarını oluşturulması gerekir. Bugün, elektronik ticareti özellikle koruyucu düzenlemelere de yer vermeye başlamışlardır. düzenlemeyi amaçlayan hukuk kuralları oluşmuştur. Alan adlarının hukuk düzeni tarafından korunmasının Ülkemizde internet 1990 yıllarından bu yana gelişim nedeni, kullanılan bu adlar üzerinde korunmaya değer göstermiş ve göstermeye de devam etmektedir. İnternetin öncelikli hakların bulunuyor olmasıdır. Türk hukukunda yaygın olarak kullanımı ise son yıllara dayanmaktadır. da Sınai Mülkiyet Kanununun (SMK) 7/3(d) maddesine Türk hukukunda internet ve internetle ilgili konulardaki göre, marka sahibi, izinsiz olarak yapılması halinde, SMK düzenlemelere mevzuatta yer verilmeye başlanmıştır. m. 7(2) kapsamına giren tescilli bir marka ile aynı ve Örgütsel ve bireysel düzeyde tüm ticari eylemlerle ilgili benzer olan, bir işaretin kullanılması önlenebilmektedir. işlemleri içeren elektronik ticaret alanındaki en önemli Bu durumda marka sahibi, kullanan kişinin, işaretin hukuksal konular, fikri mülkiyet hakları ve bu haklarla kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması ilgili konular, haksız rekabet, elektronik imza, elektronik şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında sözleşmeler ve tüketicilerin korunmasıdır. ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılmasının Elektronik Ticaret ve Fikri Mülkiyet Hakları önlenmesini isteyebilir.
Bir Web Varlığının Oluşturulması Fikri Mülkiyet Hakları
Pazarlama aracı olarak elektronik ticareti ve özellikle Bilginin inanılmaz derecede değer ve güç kazandığı interneti kullanan bir işletmenin, öncelikle küresel ağda günümüzde, bilgi temeline dayanan fikri mülkiyet hakları bir varlık oluşturması gerekir. Alan adları (domain name) da önemli hale gelmiştir. Fikri mülkiyet hakları bir yanda bu açıdan çok önemlidir. eser sahibinin hakları ile bunlara komşu hakları, bir
Alan adı (domain name), bir web sitesinin internetteki adı yandan da sınaî hakları içerir. Türkiye’de 1995 yılından bu ve adresidir. Gerçek dünyada nasıl ki her işletme bir posta yana fikrî mülkiyet hakları alanında çeşitli düzenlemeleri adresine gerek duyuyorsa; internette bir şey arz eden biri uygulamaya konulmuş ve bu alandaki uluslararası de internette bulunabileceği bir adrese gerek duyar. sözleşmelere taraf olunmuştur. Fikir ve Sanat Eserleri Aslında arz eden kişinin bilgisayarını tanımlayan bu adres Kanunu, Sınai Mülkiyet Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu uzun bir sayı dizisinden oluşur ve IP (Internet Protocol) ile eserler, tescilli ve tescilsiz markalar, ticaret unvanları, olarak tanımlanır. Ancak, böylesi uzun bir sayının buluşlar ve endüstriyel tasarımların korunması ve haksız kullanımı kolay olmadığı için, harflerdeki ve rekabetin önlenmesi sağlanmıştır.
sözcüklerdeki adresi açıklayan, alan adı sistemi (Domain İşletmelerin mal ve hizmetlerini diğer işletmelerin mal ve Name System-DNS) geliştirilmiştir. Alan adları hizmetlerinden ayırt etmek amacıyla kullanılan sözcükler, başlangıçta sadece internet erişimini kolaylaştırmak için sayılar, harfler, şekiller, ürünün şekli veya ambalajı ile düşünülmüşken, sonradan ticari alanda iş yerini belirleyen bunların birlikte sunuluşları marka olarak değerlendirilir. bir kimlikle eş değer hale gelmiştir. Tanınmış markalar ve Türkiye’de markalar 2016 yılı sonunda yürürlüğe giren işletme adları alan adı olarak kullanılmaya, kartvizitlerde, Sınai Mülkiyet Kanunu ile korunmaktadır. Markaların bu reklamlarda yer almaya başlamıştır. Kanun ile öngörülen haklardan faydalanabilmesi, ancak
Bir yerde benzer ismi taşıyan iki ya da daha fazla işletme onların Türk Patent ve Marka Kurumunca tescil edilmiş varsa, aynı alan adını talep etmeleri olasıdır. Alan adı olmalarına bağlıdır. Marka koruması, ürün ya da kapmada, alan adını kullanan, zapt etmiş olduğu alan hizmetlerinde marka kullanan marka sahiplerini koruyan adına benzer adlara sahip işletmelerin müşterilerinin, bir sistemdir. Marka tescilinin amacı, özel kurallar ile kendi sitesine yönelmesini sağlamak için, bu işletmenin getirilen korumadan yararlanmak anlamındadır. Türkiye adını içeren çekici bir alan adını kullanır.. Bir diğer alan içinde tescil edilmiş bir marka, Türkiye sınırları içinde adı kapma ise, kendi bölgesi dışındakiler de dâhil, o ana geçerlidir. Markaların Sınai Mülkiyet Kanunu’nun etkili kadar alınmamış ancak talep edilebilme olasılığı yüksek korumasından yararlanılabilmesi için tescili olması üst seviye alan adlarını ele geçirerek, ileride bunları gerekir. Marka korumasının sınırları genişletilebilir. kullanmak isteyenlere vermek için yüksek bedeller Bunun için isteğe bağlı olarak istenen ülkede ya da istemek şeklinde ortaya çıkar. Alan adları bugüne dek en Avrupa Topluluğu markası isteniyorsa bu anlaşmaya üye fazla alan adı kapma ile gündeme gelmiştir. Birçok ülkelerde veya Madrid Protokolü’ne dayanarak bu
Protokol’e üye ülkelerin bir kaçında veya hepsinde haksız kullanımlara da yol açar. Elektronik posta (e-Posta) koruma sağlanabilir. Sınai Mülkiyet Kanunu m. 7/3(d)’ye ve özellikle de istenmeyen elektronik posta (spam), alan göre İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin adı (domain name), ağ reklamları (webvertising), ilişim hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin (link, hyperlink), web sayfası bölümleri (frame) ve arama aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki motorlarınca kullanılan ve web sayfasını tanımlayan çoklu yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar metinler (metatag) içindeki anahtar sözcük (AdWord) sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması veya web sayfasında yer alan herhangi bir ifade veya yasaklanabilmektedir. Web sayfalarında yer alan ilişimler metin bu tür haksız kullanımlara zemin hazırlar. ve marka ihlali ile ilgili davalara tüm dünyada Bir işletme kendisine ait bir web sitesinde reklâmını rastlanmaktadır. Bu konudaki en ünlü davalardan biri yapabileceği gibi, başkalarına ait web sitelerinde de Ticketmaster ve Microsoft arasındadır. Türk marka genellikle üst köşelerinde yer alan ve işletmeye ait web hukukuna göre, kişinin web sitesinde bir bağlantı olarak sitesi için bir tür tabela işlevi gören reklâm bantlarını üçüncü kişinin markasının kullanımı, tüketiciler arasında (banner) kullanarak, reklâm verebilir. Genellikle sadece karışıklığa neden oluyor veya üçüncü kişinin markasının işletmenin adı veya logosu ya da kısa bir mesaj olan ününden yararlanmaya yol açıyorsa, hukuka aykırıdır. reklâm bantları işletmenin kendi sitesi için yaratılan ilişim Türkiye’de patent haklarının korunması, Sınai Mülkiyet (link) olarak görüntülenir. Geleneksel reklamlarda olduğu Kanunu hükümlerine tâbidir. Patent, bir buluş üzerinde gibi, bu tür reklamlar da haksız rekabete yol açabilir. Bir buluş sahibine Devlet tarafından verilen haktır. Bu hakkı web sitesine ulaşmayı sağlayan alan adları da haksız gösteren belgeye de patent belgesi denir. Sınaî mülkiyet kullanım oluşturabilir. Elektronik haksız rekabet alanında, haklarının içinde önemli bir yer tutan “patent hakkı”, ticari iletişim kuralları olarak isimlendirilen, haksız özellikle teknoloji transferinin aracı olan maddi olmayan bir rekabet alanındaki bazı kuralları uyumlaştırmayı mala ilişkin haktır. Patentli bir buluş, alınıp, satılabilen, amaçlayan Avrupa Topluluğu e-Ticaret Yönergesi oldukça kiralanıp, kiraya verilebilen diğer mallar gibi, buluş önemli bir düzenlemelere yer vermekte ve ülkeler sahibinin mülkiyeti haline gelir. Türkiye’de alınmış bir açısından model oluşturmaktadır. patent, sadece Türkiye içinde sahibine hak sağlar. Bir e-Ticaret Yönergesi buluşun farklı ülkelerde de korunması için, korunma istenen her ülkede patent başvurusunun yapılması zorunludur. 2000 yılında kabul edilen e-Ticaret Yönergesi, çevrimiçi Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalara dayanarak hizmetlerini ve özellikle e-Ticareti düzenlemektedir. (örneğin Patent İşbirliği Anlaşması ve Avrupa Patent Yönergenin amacı, Avrupa Birliği üyesi Sözleşmesi) tek bir başvuru ile aynı anda birden fazla devletlerarasındaki bilgi toplumu hizmetlerinin serbest ülkede başvuru yapılması olanağı vardır. Türkiye’de patent dolaşımını sağlamak ve iç pazarın tam olarak işlemesine haklarının korunması, 551 sayılı Patent Haklarının yardımcı olmaktır. e-Ticaret Yönergesi, ticari iletişim Korunması Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararname kuralları olarak isimlendirilen, haksız rekabet alanındaki hükümlerine tâbidir. Patent düzenlemelerinin amacı; buluş bazı kuralları uyumlaştırır. Yönergedeki ticari iletişim yapmayı, yenilikleri ve yaratıcı fikrî faaliyetleri teşvik kuralları, çok genel olarak çevrimiçi bazı durumları içerir.
etmek için gerekli olan korumayı ve buluşlarla elde edilen Elektronik Ticarette İşlem Güvenliği ve teknik çözümlerin sanayide uygulanmasını sağlamaktır. Elektronik İmza (e-İmza) Fikrî Mülkiyet Hakları ve Dünya Fikrî Mülkiyet Örgütü Kriptografi: Bilginin güvenli bir şekilde gönderilmesi,
Dünya Fikrî Mülkiyet Örgütü (WIPO-World Intellectual alınması ve saklanması için şifreleme ve şifre çözme Property Organization), ülkeler arasında işbirliği ortamı yöntemlerini türeten, geliştiren ve inceleyen bilim dalıdır. yaratarak fikrî hakların korunması ve bu haklara saygı Elektronik ticaret kullanıcıları açısından sonsuz ticari gösterilmesini sağlamak amacıyla 1970 yılında olanaklar sunmakla birlikte güvenlik, elektronik ticaretin kurulmuştur. Örgütün kuruluş amacı fikrî hakların dünya en önemli konularından biridir. Kapalı ve açık ağlarda çapında korunmasını sağlamaktır. Fikrî mülkiyet karşılaşılan temel güvenlik sorunları şu şekilde alanındaki hak ve yükümlülükler ile bu hakların ihlali sıralanabilir: halinde uygulanacak yaptırımları her devlet kendisi • Ağ kaynaklarına yetkisiz erişim belirlemektedir. Bugün Türkiye de Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü bünyesindeki uluslararası antlaşmaların büyük • Ağ kaynaklarına zarar verilmesi bölümüne taraftır. • Bilginin değiştirilmesi • Bilginin ve ağ kaynaklarının çalınması Elektronik Ticaret ve Haksız Rekabet • Gönderilen ve alınan bilgiye ilişkin doğru
Haksız rekabetin geleneksel şekilleri olan, aldatıcı olmayan iddialar, itirazlar ve inkârlar reklâmlar, rakibi kötüleme, karışıklığa neden olma vb. İşlem Güvenliği internet için de geçerlidir. Bu nedenle Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabeti düzenleyen 56. ve devamı Elektronik ticarette işlem güvenliği açısından üç maddeleri elektronik ticarete de uygulanır. Ancak, internet gereksinim söz konusudur: Gizlilik, Güvenlik, aynı zamanda gerçek dünyada geçerli olmayan farklı Bütünlüktür.
İnternet üzerinden alışveriş yapılmasında ve internet sözleşmenin iptal edileceğini hükme bağlamıştır. Söz üzerinden elektronik ödeme sistemlerinde güvenliği konusu madde elektronik sözleşmelere de uygulanır. sağlamak amacıyla çeşitli internet güvenlik protokolleri geliştirilmiştir. Bunlardan yaygın olarak kullanılan Elektronik Ticaret ve Tüketicilerin Korunması
Güvenli Elektronik İşlemler (Secure Electronic Türkiye’de 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Transactions-SET) ve Güvenli Soket Katmanı (Secure Kanun hazırlanmıştır. Kanun, ayıplı mallardan tüketici Socket Layer-SSL) protokolleridir. SET, kredi kartıyla kredilerine, taksitli satışlardan satış sonrası hizmetlere kadar ödeme transferinin şifrelenmesi amacıyla kullanılan bir birçok konuyu düzenlemiştir. Bu Kanunla birlikte, Türk protokoldür. Hukuk Sistemi; tüketici mahkemeleri, tüketici sorunları hakem heyetleri, tüketici konseyi gibi yeni kurumlarla Elektronik İmza tanışmıştır. Daha da önemlisi bu Kanun ile tüketici
5070 sayılı Elektronik imza Kanunu el yazısı ile atılan haklarının ne olduğu ve bu hakların nasıl kullanılacağı imza dışında elektronik imzaya yer vermiştir. Elektronik ortaya konulmuştur. Daha sonra 4077 Kanunu yürürlükten İmza Kanunu’na göre güvenli elektronik imza, kaldıran ve 28 Mayıs 2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 “münhasıran imza sahibine bağlı olan, sadece imza sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kabul sahibinin tasarrufunda bulunan güvenli elektronik imza edilerek Avrupa Birliği düzenlemeleri ile de uyumlu yeni oluşturma aracı ile oluşturulan, nitelikli elektronik düzenlemelere yer verilmiştir. sertifikaya dayanarak imza sahibinin kimliğinin tespitini sağlayan, imzalanmış elektronik veride sonradan herhangi Tüketici Sözleşmeleri ve Tüketici Hakları
bir değişiklik yapılıp yapılmadığının tespitini sağlayan Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun tüketicinin imzadır”. Kanun, elektronik imza baslığını taşısa da taraflardan birini oluşturduğu her türlü “tüketici işlemi” ile aslında sayısal imzayı düzenlemektedir. Elektronik tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar (m.2). Maddede imzanın genel olarak, üç temel amacı bulunmaktadır: Veri belirtilen tüketici işlemi daha çok tüketici sözleşmelerini Bütünlüğü, Verinin değiştirilmesini, Kimlik Doğrulama ve içerir. Tüketici sözleşmeleri tek tip olmayıp pek çok Onaylama, İnkâr Edilemezlik. değişik tür sözleşmeyi (eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak Elektronik Sözleşmeler üzere) kapsar(satış, trampa, bağışlama, kira, karz vb).
Elektronik sözleşme, en geniş anlamıyla, elektronik Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda özel olarak iletişim araçlarının kullanılması ile gerçekleştirilen sayılmış olan sözleşmelerden başka, tüketici durumunda sözleşmeler olarak tanımlanabilir. Elektronik olan kişiye ivaz karşılığı mal veya hizmet sağlanmasını sözleşmelerin en belirgin özelliğini, elektronik ortamda amaçlayan isimli veya isimsiz her tür sözleşme de bu gerçekleştirilmesi oluşturur. Elektronik ortamda kapsamda değerlendirilir. Tüketici sözleşmeleri karşılıklı, gerçekleştirilmiş olan sözleşmelerin, diğer herhangi bir mal ve hizmet arzını amaçlayan sözleşmelerdir şekilde yapılmış olan sözleşmelerden farkı yoktur. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3(k) Bir sözleşmenin kurulabilmesi için gerekli unsurlar, maddesine göre, tüketici “ticari veya mesleki olmayan taraflar, tarafların irade açıklamaları ve irade amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişidir”. Bir mal açıklamalarının karşılıklı olmasıdır. veya hizmet ticari amaçla satın alınıyorsa satın alma işlemini yapan tüketici sayılmaz ve Tüketicinin Web sayfası aracılığıyla yapılan sözleşmelerde, satıcının Korunması Hakkındaki Kanundan yararlanamaz. malı göndermesi ya da parayı çekmesi sözleşmenin Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 11. kurulmasına neden olur. Eğer dijital bir ürün söz konusu maddesine göre, tüketiciye satın aldığı mal veya hizmetin ise alıcının dijital ürünü bilgisayarına yüklemesi de aynı ayıplı çıkması halinde bir takım haklar tanınmıştır. sonucu doğurur. Doğrudan bağlantılı e-Mail haberleşmelerinde mailin icabı yapanın bilgisayarına Ayıplı hizmetin tanımı TKHK m. 13/1’de verilmiştir. Bu yüklendiği anda, eş zamanlı sohbet programları tanıma göre “ayıplı hizmet, sözleşmede belirlenen süre aracılığıyla yapılan sözleşmelerde kabul beyanının karşı içinde başlamaması veya taraflarca kararlaştırılmış olan ve tarafa yollanmasıyla, İnternet telefonu ve görüntülü objektif olarak sahip olması gereken özellikleri konferans sistemindeyse kabul beyanının açıklandığı anda taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan hizmettir.” sözleşme kurulmuş olur. Belirtilen şekilde kurulan Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 13/2’ye göre, sözleşmenin geçerlilik unsurlarından biri tarafların hukuki “hizmet sağlayıcısı tarafından bildirilen, internet işlem ehliyetine sahip olmasıdır. Türk Hukuk sisteminde portalında veya reklam ve ilanlarında yer alan özellikleri sözleşme özgürlüğü benimsenmiş olmakla birlikte, taşımayan ya da yararlanma amacı bakımından değerini sözleşmenin konusunun emredici hukuk kurallarına, veya tüketicinin ondan makul olarak beklediği faydaları kişilik haklarına, kamu düzenine, genel ahlaka aykırı azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya olmaması ayrıca sözleşmenin konusunun olanaksız ekonomik eksiklikler içeren hizmetler ayıplıdır.” TKHK olmaması, taraflarının iradelerinin sakatlanmamış m. 13’de ayıplı hizmete ilişkin olarak beş durum ortaya olmaması gerekir. Borçlar Kanunu’nun 30 ve devamı konulmuştur: maddeleri yanılma, aldatma ve korkutma hallerinde
• Sözleşmede belirlenen süre içinde başlamaması “Çevrim içi pazarlama” yani çevrimiçi ortamda mal • Taraflarca kararlaştırılmış olan özellikleri satımına ya da hizmet sağlanmasına yönelik sözleşmeler taşımaması ile fiziki ortamda yapılan her türlü malın alım satımının • Objektif olarak sahip olması gereken özellikleri çevrimiçi yapılması mümkündür. Tüketici çeşitli taşımaması işletmelerin web sitesine girmek suretiyle sipariş verebilir • Bildirimlere Aykırılık ve mal geleneksel yollarla tüketiciye ulaştırılabilir. Aynı • Hizmette Bulunması Gerekli Nitelik Eksiklikleri şekilde tüketici telefon yoluyla da sipariş verebilir durum yine aynıdır. Tüketici çevrimiçi olarak sanal sanal bir mal Mesafeli Sözleşmeler ve Tüketici Hakları sipariş ettiğinde ise, teslim, sözleşme yapıldığı anda
Tüketici Kanunu’nda çağın gereklerine uygun bir takım internet üzerinden yapılır. Her iki durum da TKHK 48. düzenlemeler yapıldığından söz etmiştik. 2003 yılında madde kapsamına girer. Tüketici, mesafeli sözleşmelere değişikliğe uğrayan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması ilişkin Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda yer Hakkında Kanunda göze çarpan ilk olumlu değişiklik, alan düzenlemelerden yararlanabileceği gibi, örneğin bir Türk Hukuk Mevzuatı’nda ilk kez elektronik ticaret malın ayıplı çıkması halinde, daha önceki bölümde kavramının “mesafeli sözleşmeler” baslığı altında yer ayrıntılı olarak belirttiğimiz ayıplı mala ilişkin haklarını da alması olmuştur. Kanunun, tanımlar kısmında “mal” kullanabilecektir. Aynı şekilde tüketicinin TBK tanımına artık internet üzerinden satın alman elle tutulur hükümlerine dayanarak tazminat talebinde bulunması da mallar dışında ayrıca elektronik ortamda kullanılmak mümkündür. üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gibi elle tutulamayan mallar da girmiştir. Mesafeli sözleşmelere 4077 sayılı TKHK’da olduğu gibi 6502 sayılı TKHK’da da yer verilmiştir. Mesafeli sözleşmelere 6502 sayılı TKHK m. 48’de yer verilmiştir. TKHK m. 48’e göre “mesafeli sözleşme, satıcı veya sağlayıcı ile tüketicinin eş zamanlı fiziksel varlığı olmaksızın, mal veya hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu ana kadar ve kurulduğu an da dâhil olmak üzere uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmelerdir. Tüketici, mesafeli sözleşmeyi ya da buna karşılık gelen herhangi bir teklifi kabul etmeden önce ayrıntıları yönetmelikte belirlenen hususlarda ve siparişi onaylandığı takdirde ödeme yükümlülüğü altına gireceği konusunda açık ve anlaşılır şekilde satıcı veya sağlayıcı tarafından bilgilendirilir.
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna göre, tüketici, internetten satın alacağı mal ve hizmetle ilgili ayrıntıları yazılı olarak onaylamadıkça sözleşme de kurulamayacak, dolayısıyla ayrıntısı ve özellikleri belirtilmeyen ürünü satın almak zorunda kalmayacaktır. Tüketici, satın alacağı ürünün ayrıntısını ve özelliklerini okuduğunu ve satın alma işlemini onayladığını yine elektronik ortamda yazılı olarak bildirebilecektir. Satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin siparişinin kendisine ulaştığı andan itibaren taahhüt edilen süre içinde edimini yerine getirir. Mal satışlarında bu süre her hâlükârda otuz günü geçemez. Satıcı veya sağlayıcının bu süre içinde edimini yerine getirmemesi durumunda tüketici sözleşmeyi feshedebilir. Tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Mesafeli satışlar, katalogdan, gazete, dergi ilanlarından ve diğer yazılı iletişim araçlarından seçme yolu ile yapılan satışlardır. Mesafeli satışlarda tüketici, mal ve ya hizmet siparişini internet üzerinden, telefonla ya da form göndermek suretiyle verir.