TİC203U-DIŞ TİCARETİN FİNANSMANI VE TEŞVİKİ
Ünite 6: Dış Ticarette Ödeme Şekilleri
Dış Ticarette Kullanılan Finansman Belgeleri
Dış ticarette mal ve hizmetin alım satım süreci boyunca kullanılan belgeler dış ticaretin vazgeçilmez unsurlarıdır. Bu belgeler ülkeden ülkeye ve üründen ürüne farklılık göstermektedir. Finansman belgeleri bir dış ticaret işleminde bankaların kredi verme ve krediye aracılık etme durumlarında kullanılır. Ayrıca bu belgeler taraflar arasındaki borç alacak akitlerini olduğu kadar malların mülkiyetini de temsil etmektedir. Dış ticarette kullanılan en önemli finansman belgeleri şunlardır:
• Poliçe, • Bono, • Aval, • Kontrol ve Numune Alma Yetkisi, • Antrepo Makbuzu, • Teslim Emri, • Rehin Senedi
Poliçe
Poliçe, belirlenmiş bir sürenin sonunda veya vadede, cinsi ve tutarı belirlenmiş meblağın belirli bir lehdara veya hamiline ödenmesi için alacaklının borçluya verdiği yazılı, şartsız bir ödeme emridir ve vadeli ve vadesiz olarak düzenlenebilirler.
Bono
Bono, poliçenin tam tersi olan ve çok fazla kullanılan bir belge olmayan bono, borçlunun alacaklısına hitaben düzenlediği bir ödeme vaadinden ibaret bir kambiyo senedidir.
Aval
Aval, poliçenin yüzüne yazılan şartsız ve rücu edilemez bir kefalettir. Aval veren kimse senedin ödenmesini garanti edeceğinden poliçenin dolaşımı kolaylaşır.
Kontrol ve Numune Alma Yetkisi
Kontrol ve Numune Alma Yetkisi, bankanın, antrepo sorumlusuna verilmek üzere düzenlediği ve bu amaçla alıcı adayına verdiği, bir çeşit yetki belgesidir. Bu belgeyi alan antrepo görevlisi, alıcı adayının banka adına antrepoda veya bankanın deposunda rehin olarak saklanan malı incelemesine ve gerekirse numune almasına müsaade eder.
Antrepo Makbuzu
Nama veya emre düzenlenebilen antrepo makbuzu, malın saklanmak üzere antrepoya alındığını gösteren bir alındı belgesidir.
Teslim Emri
Teslim emri, bankaların malların bir kısmının veya tamamının alıcıya teslim edilmesini teminen, alıcıya antrepo sorumlusuna ibraz için düzenlediği belgedir.
Rehin Senedi
Rehin senedi, sadece itibarlı müşterilerden kabul edilerek karşılığında kredi tahsis edilebilen finansman belgesidir. İthalatçının ülkesindeki bankasının, ihracatçıya yapılacak ödemeyi hatırlı müşterisi olan ithalatçı adına üstlenmesi durumunda ortaya çıkan işleme ilişkin belgedir.
Dış Ticarette Ödeme Şekilleri
İhracatçıların ve ithalatçıların ödeme şekillerinden beklentileri farklı olabilmektedir. İhracatçı malını vermeden önce ya da teslim ettikten hemen sonra ödemeyi almak ister. İthalatçı ise malı teslim almadan ödeme yapmak istemez. Yapılacak olan ticarette hangi ödeme şeklinin kullanılacağı ihracatçı ve ithalatçı arasında karar verilen bir durumdur. Hem ihracatçı hem de ithalatçı en az riskli olan ödeme şeklini tercih etmek ister. Dış ticarette kullanılan ödeme şekilleri şunlardır:
• Peşin Ödeme, • Mal Mukabili Ödeme, • Vesaik Mukabili Ödeme, • Kabul Kredili Ödeme, • Konsinye İhracat, • Akreditifli Ödeme
Peşin Ödeme
Dış ticarette ödeme şekillerinden biri olan peşin ödeme, ithalat yapan tarafın satın alacağı malı teslim almadan önce bedelini ihracatçıya peşin olarak ödemekle yükümlü olduğu ödeme şeklidir. Peşin ödeme yöntemi ithalatçı ve ihracatçı açısından değerlendirildiğinde en önemli unsurun risk olduğu görülmektedir. Çünkü peşin ödeme; ithalatçı açısından en yüksek, ihracatçı açısından ise en düşük riske sahip ödeme şeklidir. Dış ticarette peşin ödeme yönteminde banka havalesi (elektronik ödeme), kredi kartı ve çek gibi nakit veya nakit benzeri ödeme araçları kullanılabilir. Ticaret yapan tarafların isteğine bağlı olarak ihracatçı ya da ithalatçı arasındaki işleme bankalar dâhil olur ya da olmaz.
Mal Mukabili Ödeme
Açık ödeme olarak da isimlendirilen bu ödeme yöntemi, alıcının malı teslim almasından sonraki bir tarihte mal bedelinin ödenmesine olanak sağlayan bir ödeme şeklidir. Mal mukabili ödeme şeklinde risk satıcının üzerindedir ve alıcı kendisinin borçlarına sadık ve güvenilir bir taraf olduğuna satıcıyı bir şekilde ikna etmelidir. Mal mukabili ödemede iyi hazırlanmış bir sözleşme hazırlanması çok önemlidir.
Vesaik Mukabili Ödeme
Vesaik Mukabili Ödeme, bankanın ithalatçıdan mal bedelini tahsil etmesi ya da gelecek bir tarihte tahsil etmek üzere vadeli poliçe düzenlenmesi karşılığında, ihracatçı tarafından kendisine verilmiş (tevdi edilmiş) belgeleri, malları gümrükten çekebilmesi için ithalatçıya vermesidir. Vesaik mukabili ödeme şeklinden, istenilen sonucun elde edilebilmesi; alıcı ile satıcının birbirine güvenmesi,
satıcının alıcının ödeme gücü hakkında kuşku duymaması, malın sevk edildiği ülkedeki ekonomik, hukuki ve siyasal koşulların dengeli olması, malın sevk edildiği ülkede kotaların müsait olması ve sınırlamaların bulunmaması şartlarına bağlıdır. Amir, gönderi bankası, tahsil bankası, ibraz bankası ve muhatap olmak üzere vesaik mukabili ödeme işleminin 5 tane tarafı vardır.
Kabul Kredili Ödeme
Kabul Kredili Ödeme, mal bedelinin belli bir vadede ödenmesini taahhüt eden ve ödemenin bir poliçe ile yapıldığı ödeme yöntemidir. Kabul kredili ödemede taraflara bankalar aracılık eder ve bunun için komisyon alırlar. Bu ödeme şeklinde vadeli alım yapmak isteyen ithalatçıya karşı ihracatçı, poliçeye bankanın kabul veya aval vermesiyle kendisini garanti altına almış olur. Kabul kredi yoluyla yapılan ödemeler; kabul kredili vesaik mukabili, kabul kredili mal mukabili ve kabul kredili akreditif olarak 3’e ayrılır.
Konsinye İhracat
Konsinye ihracat, kesin satışı sonra yapılmak üzere dış alıcılara, komisyonculara, ihracatçının yurt dışındaki şube ve temsilciliklerine mal gönderilmesi şeklinde yapılan ihracattır. Konsinye satış, gerçekte bir satış değil, satış imkânı arama yoludur. Malın kısmen veya tamamen satılamaması mümkündür. Bu durumda satılamayan mallar geri getirilir. Konsinye olarak gönderilen malın ihraç tarihinden itibaren bir yıl içinde kesin satışının yapılması gerekir. Bu süre, haklı ve zorunlu nedenlere istinaden müracaat edilmesi hâlinde, izni veren İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğince iki yıl daha uzatılabilir. Süresi içinde satışı yapılan malın bedelinin kambiyo mevzuatı, satılamaması hâlinde ise malın gümrük mevzuatı çerçevesinde yurda getirilmesi gerekir.
Karşı Ticaret
Genel anlamda bir takas muamelesi olan karşı ticaret,
• Barter, • Kliring, • Karşı alım, • Dengeleme, • Geri alım • Üçlü-ticaret
olmak üzere çeşitli şekillerde uygulanabilmektedir.
Barter, karşı ticaret yöntemlerinin en eskisi ve en basiti olan takastan esinlenerek geliştirilmiştir. Bir firmanın satın aldığı mal ve hizmetin bedelini kendi ürettiği mal ve hizmetle geri ödemesi işlemi olan Barter’da, sahip olunan mal ve hizmete karşılık ihtiyaç duyulan mal ve hizmet satın alınmaktadır. Barter, şirketlerin ihtiyaçları olan malları ve hizmetleri, bu konuda bir sınırlama olmaksızın para ödemeden ve hiçbir şekilde nakit akışını bozmadan alabilmelerine, bunun karşılığında da atıl kapasitesinde duran mal ve hizmetleri yine para almadan satarak ihtiyaçlarını finanse etmelerine olanak sağlar.
Kliring (Clearing): Kliring işleminde devreye iki ülkenin merkez bankaları, yetkili bankalar ya da kliring ofisleri girer. Araya merkez bankalarının ya da diğer aracı kuruluşlarının girmesi aynı ülke ihracatçı ve ithalatçılarının birbirini arayıp bulmaları ve anlaşma yapmaları prosedürünün önüne geçilip zaman ve para kaybını önler. Bu kuruluşlarda açılan kliring hesaplarına ithalatçı firmalar tarafından ülke parası cinsinden yatırılan ithalat bedelleri ihracatçıların alacaklarını karşılamakta, diğer ülkeden döviz transferine gerek kalmamaktadır. Yani ülkelerin millî paraları konvertibl olmasalar da uluslararası ödeme aracı olarak kullanılabilmektedir.
Karşı–Alım (Counter-purchase): Satıcının ihracat sözleşmesindeki değerin belirli bir yüzdesindeki malı karşı taraftan ya bizzat satın alması ya da satışın bir üçüncü tarafça gerçekleştirilmesini sağlamasına dayanan bir işlemdir. Karşı ticaretin en yaygın kullanılan şeklidir. İhracatçının böyle bir taahhüde girmeden önce, üçüncü tarafla anlaşması gerekir.
Dengeleme (Compensation): Satıcının ihraç ettiği mal bedelinin tümünü veya bir kısmını mal karşılığı alması anlamındadır. Dolayısıyla tam dengeleme veya kısmi dengeleme şeklinde iki kısma ayrılmaktadır. İthalatçı ülkede üretilen nihai ürüne özel materyallerin ve yarı mamullerin birleştirilmesiyle ihracat yapılması dengeleyici ticaret anlaşmalarını oluşturur. Dengeleyici ticaret geniş kapsamlı sözleşmeleri de içermektedir.
Geri–Alım (Buy-back): Dengelemenin bir başka şeklidir. Burada ihraç edilen malların (bunlar sermaye malları veya anahtar teslim projeler niteliğindedir) bedeli, bu mallar vasıtasıyla gerçekleştirilecek üretimin satın alınmasıyla ödenmektedir. Geri Alım, üretilecek olan malların in- dirimli fiyattan geri alınması karşılığında satılmasıyla oluşan sistemdir.
Üçlü-ticaret (Switch deals): Bir ülke tarafından ödenecek hesabın başka bir ya da daha fazla ülkeye transfer edildiği işlemdir.
Akreditifli Ödeme
Dış ticarette akreditifli ödeme ise bir banka aracılığı ile ithalatçı adına ihracatçı tarafa verilen bir taahhüttür. Bu ödeme şeklinde ihracatçı belirli şartları yerine getirdiğinde, ithalatçı da malların bedelini ödemeyi garanti eder. Akreditifi genellikle ithalat yapan tarafın bankası açar. Akreditifli ödemede amaç ihracatçı ve ithalatçının korunmasıdır. Bu nedenle ödeme ve teslim işlemlerinin gerçekleşmesi için söz konusu ödeme işleminin bazı tarafları bulunur. Bunlar; amir, amir banka, ihbar veya teyit bankası ve lehdardır.
Dış ticarette ödeme şekli olarak kullanılan akreditiflerin farklı çeşitleri bulunmaktadır. Akreditiflerin bu türleri ithalatçı ve ihracatçı açısından farklı seviyelerde risk taşımaktadır. Akreditif çeşitleri şunlardır:
• Dönülebilir ve Dönülemez Akreditifler, • Teyitli ve Teyitsiz Akreditifler,
• Belge İbrazında Ödemeli/Kabul Kredili/Ertelemeli Ödemeli Akreditifler, • Yenilenen Akreditifler, • Devredilebilir ve Devredilemez Akreditifler, • Karşılıklı Akreditifler • Teminat Akreditifleri
Dönülebilir ve Dönülemez Akreditifler: Dönülebilir akreditifler, ithalatçı tarafından ihracatçıya herhangi bir bilgi verilmeksizin iptal edilebilen akreditiflerdir. Dönülemez akreditifler ise dönülebilir akreditiflerin tam aksine, ithalatçıya akreditifi iptal etme yetkisi tanımaz.
Teyitli ve Teyitsiz Akreditifler: Teyitli akreditifler, ithalatçı tarafın bankasının yani amir bankanın yanında, bir başka bankanın daha ödeme garantisi verdiği akreditif çeşididir. Teyitsiz akreditifler ise, ihracatçıya sadece amir bankanın ödeme garantisi verdiği akreditif çeşididir. Herhangi bir diğer bankanın garantisine ihtiyaç duyulmamaktadır.
Belge İbrazında Ödemeli/Kabul Kredili/Ertelemeli Ödemeli Akreditifler: Belge ibrazında ödemeli akreditif, akreditif belgelerinde herhangi bir sorun yoksa ve belgeler uygunsa ödemenin hemen yapıldığı akreditif türüdür. Kabul kredili akreditifte ödeme, önceden belirlenen bir vadede ve poliçe karşılığında yapılmaktadır. Ertelemeli ödemeli akreditiflerde akreditif belgeleri uygun ve tam olsa da ödeme hemen gerçekleşmez. Ödeme, ihracatçı ve ithalatçı arasında üzerinde anlaşmaya varılan bir zamanda daha sonra yapılır.
Yenilenen Akreditifler: Yenilenen akreditifler, genellikle sürekli ticaret yapan ihracatçı ve ithalatçı arasında kullanılır. Bu tür akreditifin kullanılma sebebi ise her işlem için yeni bir akreditif yerine, bir akreditif sürecince birden çok işlem yapılmak istenmesidir.
Devredilebilir ve Devredilemez Akreditifler: Devredilebilir akreditiflerde ihracatçı tarafından akreditiflerden kaynaklanan hakların devri söz konusudur. Fakat bu devir işlemi sadece bir kereye mahsustur. Devredilemez akreditiflerde ise devredilebilir akreditiflerin aksine akreditiften kaynaklanan hakların devri söz konusu olmamaktadır.
Karşılıklı Akreditifler: Karşılıklı akreditifler daha çok transit ticarette kullanılan bir yöntemdir. Karşılıklı akreditif ile ödeme şeklinde aracı firma hem ithalatçı hem de ihracatçı durumundadır. Satışı yapacağı ülkede, aracı firma adına açılmış olan akreditifi teminat göstererek, ithalat yapacağı ülkenin lehine bir akreditif açabilir. Bu nedenle ikinci akreditif birinciye karşılık gösterilerek açıldığı için, ikinci açılana karşılıklı akreditif adı verilir.
Teminat Akreditifleri: Teminat akreditifleri, esasen akreditifleri garanti altına alan bir akreditif çeşididir. İhracatçı taraf açısından akreditif şartları yerine getirilmediği zaman kullanılır. Akreditiflerin sigortası olarak düşünülebilir.