TİC203U-DIŞ TİCARETİN FİNANSMANI VE TEŞVİKİ
Ünite 2: Dış Ticarette Başlıca Finansman Yöntemleri
Prefinansman Kredileri ve Post Finansman Kredileri
Prefinansman Kredileri
İhracat, ihracat sayılacak satış ve teslimler gibi faaliyetlerin finansmanında kullanılmak üzere firmaların bizzat kendilerince yurt dışındaki alıcıdan veya uluslararası finans kuruluşlarından döviz ya da efektif olarak sağladıkları kredilerdir. Türkiye’deki bankaların garanti vererek aracılık etmeleri suretiyle kullanılır.
Uluslararası piyasalardan sağlanan prefinansmanın mahsup suretiyle ödenmesi aşağıdaki şekillerde gerçekleştirilebilmektedir.
• İhracat bedelleri ile mahsup edilmek üzere suretiyle ödenmesi • Döviz kazandırıcı hizmet bedelleriyle mahsup edilmek suretiyle ödenmesi • Türk lirası ödemesi suretiyle tasfiyesi
Post Finansman Kredileri
Post finansman, bankaların Türkiye’de faaliyet gösteren ithalat firmalarına kredi kullandırmak amacı ile yurt dışındaki muhabir bankalardan borçlu sıfatıyla sağladığı kredilerdir.
Post finansman kredilerinden yararlanabilecekler aşağıda verilmektedir.
• Vadeli ithalat yapan ve satıcının peşin alım indiriminden faydalanmak isteyen firmalar, • İthalat ödemelerini yurt içinden DEK ya da TL kredi kullanarak yapan firmalar, • Mal alımlarını 1 yıldan kısa vadeli fonlamak isteyen firmalar, • Mal alımının ödemesine 1 ay ya da daha kısa süre kalan firmalardır.
Ticari Bankalar ve Merkez Bankası Tarafından Sağlanan Diğer Krediler
Ticari bankalar ve Merkez Bankası tarafından verilen diğer krediler hem ithalatın hem de ihracatın finansmanda kullanılmaktadır. Ticari bankaların düşük faizli, sabit oranlı ve uzun vadeli ihracat kredisi sağlamaları genellikle kazançlı bir işlem değildir. Bu nedenle ticari bankalar tarafından kullandırılan krediler, Merkez Bankalarınca desteklenmektedir.
İştira ve İskonto Kredileri
Vadesinde ödemeli ihracat poliçelerinin banka tarafından iskonto edilerek kalan tutarın ihracatçıya ödenmesine dayalı olan kredilere iştira ve iskonto kredileri denilmektedir. Görüldüğünde ödemeli (sight) ihracat poliçeleri banka tarafından satın alındığında ise iştira ismini almaktadır.
Gayri Nakdi Krediler
Bu tür krediler, banka müşterilerine ne nakit ne de mal şeklinde kredi verir; sadece müşteri adına bir taahhüt altına girer ve bir garanti yüklenir.
1. Aval/Kabul Kredileri (Banka Kabul Kredileri): Aval, kefalet niteliğinde olup, aval veren banka tarafından mali belgenin (poliçe, senet, vb.) ödemesini garanti etmiş olmaktadır. Poliçelere aval, ‘’avalize edilmiştir’’ ibaresi ön yüzüne yazılarak imzalanmak suretiyle yapılmaktadır. Bankanın, vadeli poliçeye aval vermesi veya bizzat poliçeyi kabul etmesi “aval ve kabul kredisi” olarak adlandırılmaktadır ve gayri nakdi niteliktedir. 2. Teminat Mektubu: Lehtarın muhataba karşı yüklendiği bir edimin yerine getirilmesini garanti etmek amacıyla banka tarafından muhataba hitaben verilen mektuplardır. Bankanın lehine garanti verdiği, gerçek veya tüzel kişiye “lehtar”, edimin yerine getirilmesini aksi takdirde tazminat ödemeyi taahhüt ettiği gerçek veya tüzel kişiye ise “muhatap” denilmektedir. 3. Kontragaranti: Bankalar, verecekleri teminat mektubu veya kullandırdıkları diğer krediler karşılığında karşı garanti olarak bir başka bankadan teminat isteyebilmektedir. Buna kontrgaranti denilmektedir. Bir bankadan gelen kontrgarantiye istinaden teminat mektubu düzenleyen banka, kontrgarantiyi veren bankanın riskini üstlenmiş olmaktadır.
Yurt Dışı Krediler
Yurt dışı kredi genel olarak, ülke içinde yerleşik kuruluş ve kişilerin, ülke dışında yerleşik kuruluş ve kişilerden kısa, orta ve uzun vadeli olarak kredi kullanması şeklinde ifade edilebilir.
Yurt dışı kaynaklı kredilerde, kullanan tarafın hukuki statüsü daha çok bu ekonomilerin gelişmişlik düzeyi konusunda fikir vermektedir. Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülke ekonomilerinin, gelişmiş ülke ekonomileri seviyelerine gelmeleri için kamu kesiminin özel sektöre öncülük etmesi gerekmektedir. Dolayısıyla genel olarak bu ülkelerde kamu kesiminin özel kesime göre kredi kullanım oranlarının gelişmiş ülkelere göre daha fazla olduğu görülmektedir.
Avrupa Birliği Kaynaklı Krediler
1. Avrupa Yatırım Bankası (AYB) Kaynaklı Krediler: Avrupa Yatırım Bankası Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin oluşturduğu bir finansman kuruluşu olup, bu ülkelerin ekonomik ve mali entegrasyonunu arttırarak, Avrupa’nın dengeli ekonomik gelişimini sağlamaya yönelik yatırımları finanse etmektir. Banka, hükümetlere, bankalara ve özel şirketlere kredi vermektedir. Fonlarını hem üye ülkelerin katkılarından hem de
uluslararası piyasalarda menkul kıymet ihraç ederek temin etmektedir. 2. Avrupa Yatırım Fonu (AYF) Kaynaklı Krediler: Avrupa Birliği ekonomisinin kalkınmasına yönelik faaliyetleri kendisine amaç edinmiş Avrupa Yatırım Fonu Küçük ve Orta Ölçekteki İşletmelere (KOBİ) finans sağlayan kurumlara portföy garantisi sağlaması ve KOBİ’lere destek olan risk sermayesi fonlarına yatırım yapmasıdır. 3. Avrupa Birliği Yapısal Fonları Kaynaklı Krediler: AB’nin değişik bölgeler ve değişik sosyal toplulukları arasındaki eşitsizliklerin azaltılmasına yönelik faaliyetlere mali destek sağlayarak, ekonomik ve sosyal uyumun teşvik edilmesi amacına yönelik olarak faaliyette bulunmak AB Yapısal Fonlarının amacıdır. AB Yapısal Fonları, temel olarak Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu ve Avrupa Sosyal Fonu şeklinde sınıflandırılabilir.
Diğer Yurtdışı Kaynaklı Krediler
Diğer yurtdışı kredi kaynakları, hükümet kredileri, ülke kredileri, özel kesimden sağlanan krediler, uluslararası kredi kuruluşlarından sağlanan krediler ve proje finansmanı şeklinde sınıflandırılabilir.
1. Hükümet Kredileri: Gelişmekte olan bir ülke hükümetinin karşılıklı anlaşma ile genellikle gelişmiş bir ülke hükümetinden kullandığı uzun vadeli ve düşük faizli krediler olarak tanımlanabilir. Uygulamada hükümet kredileri, iki yanlı resmi krediolarak da adlandırılmaktadır. 2. Ülke Kredileri (ECA): Avrupa ülkeleri, Amerika ve Japonya gibi ülkeler ihracat faaliyetlerini teşvik etmek amacıyla, bu ülkelerden ithalat yapacak firmalara, İhracat Kredi Kuruluşları (ECA) aracılığıyla orta ve uzun vadeli finansman sağlamaktadırlar. ECA’lar; bulundukları ülkelerdeki ihracatçıları desteklemek ve ticari bankaların direkt olarak üstlenmek istemedikleri ticari, politik, kambiyo rejimi gibi muhtelif risklere karşı koruma sağlamak amacıyla, orta veya uzun kredi garantisi ve sigortası hizmetlerini sunmaktadır. Bu tür kredilere ülke kredisi veya ECA kredisi ismi verilmektedir. ECA kredileri vadesi, ithal edilecek malın özelliğine göre 2 ile 10 yıl arasında değişebilmektedir. 3. Özel Kesimden Sağlanan Krediler: Kredi kullandıran tarafın hükümet ya da uluslararası finansal bir kuruluş olmadığı özel kesim kredilerde, borcu kullandıran tarafta özel kurum, kuruluş veya kişiler bulunmaktadır. Özellikle, 1973’ten sonra petrol fiyatlarında görülen büyük artışlar nedeniyle ellerinde büyük fonlar biriken Arap ülkelerinin, Avrupa ve ABD’ye aktardıkları fonlar bu türdeki kredilerin ortaya çıkışına örnek verilebilir.
4. Finansal Kuruluşlardan Sağlanan Krediler: II. Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle birlikte, ekonomik buhranların tekrar yaşanmaması amacıyla, galip ülkeler tarafından birçok finansal kuruluş faaliyete geçirilmiştir. Küreselleşme ve değişen dünya şartlarında kuruluş amaçlarının yanında çeşitli spesifik rollerde üstlenen bu kuruluşlar, sermayesine birçok ülkenin katıldığı, faaliyetlerinden birçok ülkenin faydalandığı uluslararası kuruluşlar olarak tanımlanabilir. Az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerin kalkınması amacıyla çok yanlı kredi sağlayan kuruluşların başında, Dünya Bankası (World Bank-WB), Uluslararası Kalkınma Birliği (International Development Agency-IDA), Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası (Council of Europe Development Bank-CEB), Uluslararası Para Fonu (International Money Fund-IMF), İslam Kalkınma Bankası (Islamic Development Bank-IDB), Japon Uluslararası İşbirliği Bankası (JBIC), Fransız Kalkınma Ajansı (French Decelopment Agency-AFD), Asya Kalkınma Bankası (Asian Development Bank-ADB) gibi kuruluşlar gelmektedir. 5. Proje Finansmanı: Yeni geliştirilecek projeler için bu amaçla kurulmuş kuruluşa sınırlı rücu imkânı veren veya hiçbir şekilde rücu imkânı vermeyen finansman sağlama yöntemi olarak da tanımlanabilir. Proje finansmanında teminat genellikle projenin maddi varlıkları üzerinde tesis edilen ipotek ve projenin nakit akışı haklarının temlik edilmesi şeklindedir. Bununla birlikte, proje finansmanında projenin teknik fizibilitesi ile projenin ekonomik geleceğine ilişkin değerlendirmelerin daha kapsamlı bir şekilde ele alınması gerekir. Proje finansmanı kredileri bazı yönleriyle ticari kredilerden ayrılmaktadır. Bunlar: • Ticari kredilerde kredi alan ana şirketin kendisi veya iştirakidir. Proje finansmanı kredisinde ise proje, yatırımcıların özel olarak sadece bu amaçla kurduğu bir proje firmasınca gerçekleştirilir ve kredinin borçlusu bu şirkettir. • Geri ödeme düzenine bakıldığında, ticari kredilerde kredinin geri ödemeleri için, şirketin tüm faaliyetlerinden yaratılan nakit akışları esas alınır. Proje finansmanı kredisinde ise kredinin geri ödemeleri için projenin nakit akışları ve yaratacağı gelirler esas alınır. • Ticari kredilerde projenin nakit akışı ve ilgili malvarlığı kredi alanın diğer iş ve işlemlerinden ayrılmazken ve bunlarla birlikte değerlendirilirken; proje finansmanı kredisinde projenin nakit akışları ve projenin mal varlığı,
yatırımcıların diğer iş ve işlemlerinden ayrı tutulur ve değerlendirilir. • Ticari kredilerde kredinin teminatını şirketin tüm varlık portföyü oluşturmaktadır. Proje finansmanı kredilerinde ise kredinin teminatını projenin nakit akışları ve sözleşmeler oluşturur. Yatırımcıların kefaletleri sınırlıdır veya yoktur. • Ticari kredilerde bankalar kredi alanın tüm malvarlığına rücu edebilirken proje finansmanı kredilerinde bankaların yatırımcılara rücu hakkı ya yoktur ya da oldukça sınırlıdır. • Ticari kredilerde kredi alanın kredibilitesi çok önemli bir unsurdur. Bazı koşullarda teminatsız kredi kullandırıldığı da görülebilir. Oysa proje finansmanı kredilerinde proje firmasının tesisleri, gelirleri, sözleşmeleri, lisans ve izinleri önemsenir. Proje gelirlerinin aktarıldığı hesaplar dâhil projenin tüm malvarlığı üzerinde teminat tesis edilmek istenir. • Nakit akışının kullanılması bakımından ticari kredilerde projeden yaratılan nakit akışları diğer projelerde kullanılabilir. Serbest nakit kullanım yetkisi kredi alan şirkettedir. Proje finansmanında ise kredilerde projeden yaratılan nakit akışları rezerv olarak ayrılabilir. Serbest nakdin kullanımı ile ilgili şirketin yetkileri sınırlıdır. • Ticari krediler genel kredi sözleşmesiyle tesis edilir. Proje finansmanı kredilerinde ise kredi sözleşmeleri projelerin özelliklerine göre yapılandırılır ve genellikle İngiliz Hukuku-LMA standardı kullanılır. • Ticari kredilerde borçlanma ana şirketin konsolide mali tablolarına yansıtılırken proje finansmanı kredilerinde borçlanma sadece proje firmasının mali tablolarına yansıtılır. • Ticari kredilerde borçlunun işletmelerinden birinde çıkan bir sorun şirketin tüm mali durumunu etkileyebilir. Proje finansmanı kredilerinde ise, proje, yatırımcıların mali sorunlarından yalıtılabilir ve iflas prosedürü proje firmasının malvarlığı ile sınırlı olduğundan ticari kredilere göre daha basittir ve neticelenmesi daha hızlı olur.