Yaratıcı eleştiri, aşırıya gitmiş bir izlenimci eleştiri olarak Bilimsel Eleştiri tanımlanabilir. Bunlar, bir eseri vesile ederek şiir, roman,
XIX. yüzyıldan sonra özellikle üniversite çevrelerinde edebiyat hakkındaki fikirlerini ortaya koyarlar. Eleştirmeyi bilimsel bir eleştiri anlayışı geliştirmek için büyük bir bir “yaratma” olarak gören ilk kişi Baudlaire’dir. çaba görülür. Bunun iki önemli sebebi vardı: Mutlakçı ve öznel eleştirinin güvenirliğinin olmadığı anlaşılmıştı. Edebiyat Eğitimine Yansıyan Eleştiri Anlayışları
Günümüz edebiyat eğitiminde bir metin genellikle dört Hippolyte Taine, Ferdinand Brunetière, Gustave Lanson ayrı bakış açısı altında incelenmektedir. Bu dört yöntem, gibi bilginler bilimsel yöntemlerden yararlanarak gelişmiş bir metin analizi yöntemi değildir. Metin analizi işleminde bir eleştiri anlayışının örneklerini verdiler. göz önünde bulundurulması gereken dört temel yaklaşım Hippolyte Taine biçimidir.
Bir filozof olan Hippolyte Taine (1828-1893), tarihin, Edebî bir eseri tahlil etmek, analiz etmek için öncelikle şu psikolojinin, sanatın ve edebiyatın bilim ilkeleri ile dört temel sorunun cevabı aranmaktadır: açıklanabileceğini düşünüyordu. Meteoroloji bilimi nasıl 1. Eser hangi edebî akıma aittir? önceden asla tahmin edilemez gibi görünen atmosfer 2. Türü nedir? olaylarını tahmin edebiliyorsa, sanat eleştirmeni de eserle 3. Metin Tipi nedir? yazar arasındaki bağı sebep-sonuç ilişkileri içinde 4. Duygu tonu nedir? açıklayabilir diyordu. Edebi akımlar şu şekilde sıralanmaktadır: Taine’e göre bir edebî eserin değerini tespit ederken kullanacağımız nesnel üç ölçüt vardır: • Türk edebiyatında edebi akımlar • Batı edebiyatında edebi akımlar 1. Sanatçının bulduğu ana karakterin önem derecesi, 2. Bu ana karakterin topluma sağlayacağı fayda Edebi Türler
derecesi, Günümüzdeki edebî türleri çok genel bir tarzda olmak 3. Ana karakter ortaya çıkarılırken eserdeki her türlü üzere şu şekilde sınıflandırabiliriz: ayrıntının bir bütünlük içinde birleştirilme başarısı. Hikaye etme türü, anlatı türü: Hayalî yahut gerçek olayları Ferdinand Brunetière anlatan eserlerdir.
Eleştiri türünü öznellikten kurtarıp ona nesnel ve bilimsel • Masallar bir nitelik vermek için çalışanlardan birisi de • Hikâyeler Brunetière’dir. Brunetière’e göre eleştirinin konusu, • Romanlar “edebiyat eserlerini yargılamak, sınıflandırmak, • Biyografiler açıklamak”tır. Bir eseri açıklamak, eserin edebiyat tarihi içindeki yerini belirlemek, türü ile ilişkisini incelemek, Tiyatro türü: Sahneye koymak üzere yazılan eserlerdir. Bu eserin yazar ve çevresi ile bağlantılarını göstermektir. eserlerde anlatma yerini göstermeye bırakır. Metin, karşılıklı konuşmalardan ve açıklamalardan oluşur. Gustave Lanson • Trajedi Çok ciddî bir araştırmaya ve sağlam bir mantığa dayanan • Komedi bir yöntem geliştirdi. Edebiyat tarihi ve eleştiri • Dram çalışmalarını seçilmiş, sağlam ve anlamı kavranmış metinlere dayandırdı. Şiir türü: Dilin özel kullanılmış olmasıyla yahut vezni, kafiyesi ve biçimiyle diğer türlerden ayrılır. Başlıca alt Orijinal olanı geleneksel olandan, ferdî olanı ortak olandan türleri şunlardır: ayırmaktan ibaret olan dar bir mukayese anlayışının yerine art zamanlı ve eş zamanlı olarak iki düzlemde birden yürütülen • Lirik şiir geniş bir mukayese anlayışını benimsedi. • Destanî şiir • Didaktik şiir İzlenimci Eleştiri XIX. yüzyılın sonlarında Fransa’da bütün sanat İspatlayıcı türler: Fikir ağırlıklı yazılardır.
alanlarında, resimde, müzikte, edebiyat ve eleştiri • Fikir yazıları, alanlarında izlenimcilik en gözde akımdı. 1885-1915 • Felsefî yazılar yılları arasında üzerinde en çok durulan akımlardan birisi • Denemeler izlenimcilik oldu. • Vecizeler
Anatole France, nesnel bir eleştirin olamayacağını ve Kişisel hayat hikayesi türü: Yazarın kendi hayat eleştirinin diğer edebî türler gibi bir tür olduğunu ilan etti. hikâyesini anlattığı eserlerdir. Hikâye etme ve tasvir A.Gide, A. France, Lemaître ve Gourmont’a göre eleştiri, ağırlıklı metinlerdir. Bu türe bağlı türler şunlardır: her şeyden önce okumadan elde edilen izlenimler üzerine • Günlükler kurulur. • Hatıratlar
• Otobiyografiler Metin analizinde metni tanımak için öngörülen bu • Kişisel portreler çalışmalar, filoloji araştırmalarının temel prensiplerinin • Kişisel hayali hayat hikayesi eğitime yansımasıdır.
Öğretici tür: Edebiyatta bilgi verme amacıyla yazılan Metnin Tarihî ve Sosyal Şartları İçinde Anlaşılması
yazılar öğretici türe girer. Bu türün alt dalları şunlardır: Metnin içinde geliştiği tarihî, sosyal ve kültürel şartlar • Deneme içinde değerlendirilmesidir. Buna eserin dış bağlamı denir. • Biyografi Böyle bir araştırma yapılırken metnin hangi şartlar altında • Gazete Fıkrası üretildiği araştırılır. Metnin yaratıldığı çevrenin, muhitin nitelikleri değerlendirilir, metnin ait olduğu devrin diğer • Edebî akım bildirileri, edebî eser önsözleri eserleri araştırılır. • Ahlâkî türler: Vecizeler, fabller, portreler • Felsefî yazılar: Fikir yazıları, Diyaloglar, Dilin Görevlerinin (Fonksiyonlar) Araştırılması Sözlükler, edebî tenkit yazıları. Dilin altı görevi vardır:
Metin Tipi 1. İfade etme
Metinler, yazarın amacına göre sınıflandırılabilir: 2. Etkileme • Hikaye etme metinleri 3. Bilgi verme 4. Algılama • Betimleme/tasvir metinleri 5. Estetik • İspatlama metinleri 6. Üst dil • Bilgi veren metinler Metnin Edimbilimsel (pragmatik) İncelenmesi: Sözceleme Duygu Tonu Bu bilim dalına göre, söz, hangi şekliyle olursa olsun Duygu tonu, türlerden ve akımlardan bağımsız olarak doğuşu itibarıyla “şimdiki zaman”a bağlı bir olgudur. metnin okuyucu üzerinde uyandırdığı duygudur. Dilin esası olan konuşma, “şimdi”, “burada” ve “bu şartlar Başlıca duygu tonları şunlardır: altında” prensiplerine bağlıdır. Bir söz, daima söylendiği • Patetik ton anın belirtilerini taşır.
• Trajik ton Metnin Dilbilimsel Bir Olgu Olarak İncelenmesi • Komik ton XX. yüzyılda Ferdinand de Saussure (1857-1913) • İronik ton tarafından çağdaş bir dilbilimin kurulması, bütün sosyal • Lirik ton, bilim sahalarında köklü değişiklikler yaratmış ve bu • Fantastik ton değişimler edebiyat öğrenimini de etkilemiştir.
Bir edebî metnin tahliline şu dört soruyu sorarak Saussure’e göre bir kelime yahut dil işareti (gösterge), başlamakta yarar vardır: işaretleyen (gösteren) ve işaretlenenden (gösterilen) 1. Eser hangi edebî akıma aittir? oluşur. işaretleyen, dil işaretinin (yani bir kelimenin) 2. Türü nedir? zihnimizde canlandırdığı ses imajıdır, işaretlenen, dil 3. Metin Tipi nedir? işaretinin, kelimenin ifade ettiği kavramdır.
4. Duygu tonu nedir? Metnin Diğer Metinlerle İlişkisi
Eğitimde Kullanılabilecek Bir Metin Analizi Aşağıdaki şekilde sınıflandırılır: Modeli • Metinler arası ilişkiler Bu model, size çağımızın metin incelemeleri konusunda • Nazire metinler derli toplu bir fikir verecektir. Bu modelde, bütün eleştiri • Asıl metne ait olmayan cümleler akımlarının izlerini bulacaksınız. Kültür Nesnesi Olarak Metin Bu modelin her esere olduğu gibi uygulanmasına da gerek yoktur, her metin özeldir, bir metin incelenirken ona has olan Aşağıdaki şekilde sınıflandırılır:
unsurlar üzerinde durmak çok zaman yeterli olabilmektedir. • Metin dışı
Metni Tanıma Çalışmaları • Ürünün takdim kipi • Anlam tabakaları Her metin analizi çalışması, sağlam bir metin üzerinde yapılabilir. Verilecek bütün hükümlerin sağlamlığı bu şarta Metnin Yapısının İncelenmesi bağlıdır. Yazma eserlerin yahut basma eserin birçok nüshası Vladimir Propp’un, Gérard Genette’in ve A. J. Greimas’ın olabilir, elde edilen bir yazmanın sayfaları noksan olabilir. kuramlarının temel unsurlarına göre metinler analiz Bundan dolayı metin analizinde yapılacak ilk iş, sağlam bir edilebilir. metin bulmaktır. Bundan dolayı tarih boyunca filolojik çalışmaların ilk amacı orijinal metni elde etme olmuştur.