TDE305U-GENEL DİLBİLİM I
Ünite 8: Temel Sözdizim Terimleri ve Sözdizimde Bilimsel Yöntem
Giriş
İnsan dili, çok karmaşık bir yapıya sahiptir; ancak ses, biçimbirim, tümce yapısı ve anlambilim düzeylerinde çok sistematik ve kural güdümlü bir özelliğe sahiptir, örüntüleri olan ve kurallar ile kısıtlanmış özelliklere sahiptir. Dilbilgisi yapılanmasında dilin kural ve örüntülerine dayalı olarak sesler yan yana gelir, biçimbirimler oluşturulur, biçimbirimlerden sözcük, sözcüklerden öbek, öbeklerden tümceler yapılır. Bu derste tümce ve tümceyi oluşturan ögeleri inceleyen sözdizimin terim ve kavramlarını öğreneceğiz.
Sözdizim
Sözdizim tümce içinde bulunan öbek ve öbeklerin oluşturduğu tümcenin hangi kurallar yoluyla elde edildiğini ve sözcük dizilimlerini bilimsel olarak inceleyen dilbilimin alt dalıdır.
Anadilimizde yapıların kurallı olup olmadığını kolaylıkla değerlendirebiliriz. Yapıları, kurallar açısından bu şekliyle değerlendirebilmek anadili konuşucusunun bilişinde yer alan ve bilinçli olmayan bir dil sezgisi sayesinde gerçekleşir. Bu sezgi, her anadiline ilişkin olarak her dil kullanıcısında mevcuttur. Anadili Türkçe olan kişiler Türkçede mümkün olan yapıları sorunsuzca kullanabilirler; ancak bu yapıya ilişkin kuralları betimlemeleri ve formülleştirerek ifade etmeleri mümkün değildir. Demek ki anadilde sözdizim kurallarına ilişkin bilgi, bilinçli değil de içselleştirilmiş sezgisel bir bilgidir. Her konuşucunun tümcelerin dilbilgiselliğine ilişkin öngörülerini de içeren bilişsel, soyut ve sezgisel kural sistemi edinç (dil yetisi) olarak adlandırmıştır. Edinç, edim kavramı ile karşıttır. Edinç, soyut ve bilinçteki sezgisel dilbilgisi dizgesidir. Edim ise somuttur, üretilen dildir.
Dilbilgisi
Dilbilgisi terimi, dil öğretmenleri ve geleneksel dilbilgisi uzmanları açısından dildeki imla, düzgün yazma ve “doğru” ifade kuralları ve doğru sesletim olarak algılanır. Ancak dilbilimciler için dilbilgisi kavramı bireylerin bilişinde yer alan anadilleri hakkındaki içselleştirilmiş kurallar zinciridir. Farklı dilbilgisi yaklaşımları, değişik adlarla anılır. Aşağıda bunları göreceğiz.
Kuralcı Dilbilgisi
Dili en doğru ve en güzel nasıl kullanabiliriz sorusuna yanıt arayan; dil kullanımında “doğru” ve “yanlış” yargısı belirten, bireylere dilin doğruları hakkında yol gösterme ve reçeteler sunma işlevini üstlenen dilbilgisi yaklaşımına kuralcı dilbilgisi adı verilir. Genellikle yazım, noktalama ve dilbilgisi ile ilgili belirli katı kurallar içerir. Türkçenin güzel kullanılmadığına yönelik şikayetler, dilimizin başka dillerin boyunduruğuna girdiği ve özgünlüğünün bozulduğuna ilişkin görüşler, Kuralcı Dilbilgisi yaklaşımını yansıtır. Bu yaklaşım bilimsel değildir. Bu “uzmanlar”ın önerilere hiçbir nesnel ölçüte dayanmamakta, kendi kişisel tercihlerini mutlak doğru gibi dayatmaktadırlar. Ayrıca, dil
yaşayan bir organizmadır ve zamanla değişebilir; bu da bozulma, çürüme anlamına gelmez.
Betimleyici Dilbilgisi
Dilbilimde dilbilgisi terimi, belli bir yapının oluşturulmasında kullanılan ilke ve kısıtlılıkları içerir. Ayrıca bunları anadili konuşan bireylerin zihinlerindeki içselleştirilmiş dil bilgisini sistematik biçimde çözümlemeye ilişkindir. Dilbilgisi, sesbilim, biçimbilim, sözdizim ve anlambilim alanlarının kurallarını kapsamaktadır. Dilbilgisi çalışmaları, ses, yapı ve anlambilim açısından belli bir dile özgü örüntüleri betimleyebileceği gibi, bu örüntülerin diğer diller ile olan benzerlik ve farklılıklarını karşılaştırabilir. Betimleyici Dilbilgisi var olan durumu bilimsel yöntemle açıklamayı amaçlar, nesneldir; bu nedenle bilimseldir.
Üretici Dilbilgisi
Üretici Dilbilgisi, dildeki yapıların kurallarını formüle etmeyi amaçlayan bir kuramdır. Dildeki sonsuz sayıda kurallı tümcenin kısıtlı sayıda kural sistemiyle üretilebileceğini savunur. Amerikalı dilbilimci Chomsky, 1950’lerde dil ve dil edinimi alanlarında yaygın olan dilbilimdeki yapısalcılık ve psikolojideki davranışçılık kuramlarına tepki olarak Üretici Dilbilgisi kuramını önermiştir. Üretici Dilbilgisi, bir bireyin anadiline ilişkin sezgisel, soyut bilgisini ve dil kullanımını insan bilişinin ürünü olarak görür. Üretici dilbilgisi, insanların anadillerini nasıl öğrendiği, edinçlerinin kapsam ve sınırlılıkları ile bireylerin sezgisel ve soyut dilbilgisini nasıl kullandıkları sorularına yanıt bulmaya çalışır.
Dil edinimi, Dil Edinimi Düzeneği adı verilen bilişsel bir modül sayesinde gerçekleşir. İnsanlar, dil edinmeye doğuştan hazır olarak yaratılırlar. Dil Edinim Düzeneği, Chomsky’ye göre dile özgü ve doğuştan gelen var sayılan dil edinimi yetisidir. Bu düzenek, Evrensel Dilbilgisi kurallarıyla etkileşerek dile maruz kaldığımızda dil edinimini tetikler.
Üretici dilbilgisi çalışmaları şu niteliklerde olmalıdır:
• Üretici dilbilgisi çalışmaları kuralcı değil, betimleyici olmalıdır. • Üretici Dilbilgisi kuramı; edimi değil, edinci açıklamaya odaklanır, psikolojik gerçekliği yansıtmalıdır. • Dilbilgisi kuralları açık seçik formüllerle betimlenmelidir. • Dilbilimsel çözümlemeler azami ölçüde genel ve ekonomik olmalıdır. • Dilbilgisi kuramları, evrensel temelli kurallar önermelidir.
Evrensel Dilbilgisi
İnsan dilleri, yüzeysel olarak farklı görünseler bile, temel özellikleri benzer ve hatta aynıdır. Bunlar, dile özgü doğuştan gelen ilkeler sayesinde mümkün olabilir. Evrensel Dilbilgisi, dillerin doğuştan gelen ilkelerle yönetilip
kısıtlandığı görüşünü savunur. Evrensel Dilbilgisinde ilkeler her dilde aynı olan özellikler, değiştirgenler ise belli bir grup içinde belirli seçenekler bağlamında dillerdeki farklılıklardır. Örnek olarak her dil, yapıya dayalıdır, öyleyse bu bir ilkedir. Öte yandan adıl düşmesi yalnızca belli bir grup dilin özelliği olup, adıl düşürme değiştirgeni olarak adlandırılır.
Sözdizimde Bilimsel Yöntem
Her bilimsel çalışmada olduğu gibi, dilbilimde de veri önemlidir. Araştırmacı, ele alacağı konuya ilişkin alanyazın taraması yapar, veri toplar, veriyi inceler, çözümler, genellemeler yapar ve hipotezler oluşturur. Daha önce oluşturulmuş hipotezden yola çıktıysa ya da kendi hipotez oluşturduysa bulgu ve genellemelerini çerçevesinde hipotezleri doğrular ya da yanlışlar. Hipotezde yanlış kızımlar varsa, bunların belli bir şekilde düzeltilmesini önerir. Bunu yaparken, gözlemsel, betimsel ve açıklayıcı yeterlik bulunduğundan emin olmalıdır. Veri ve kurama dayalı genellemeler oluşturup, kurallar yazarken en sade kuralın etkin olduğunu aklında bulundurmalıdır.
Sözdizim Çözümlemelerinde Kurallı ve Kuralsız Yapıların incelenmesi
Sözdizimciler, dilbilgisi kurallarını ve kısıtlamalarını daha iyi anlamak için dışı tümceleri de incelerler. Bu uygulama şu nedenlerle önemlidir:
• Dilbilgisinin sınırlarını anlamak: Dilbilgisi dışı tümceler, dilbilgisi açısından hangi yapıların olası olduğunu, hangilerinin olmadığını belirleyebilirler. Bu da iyi yapılandırılmış tümcelerin nasıl oluşturulacağı yönündeki kuralları anlamak için önemlidir. • Gizli ilkelerin ortaya çıkarılması: Bazı dilbilgisi dışı tümceler, yüzeyde görülmeyen ve ana dili konuşucularının farkında olmadan takip ettiği derin, genellikle bilinçaltı sözdizimi ilkelerini ortaya çıkarır. • Hipotez ve kuramları test etme: Sözdizimsel kuramlar, hangi tümcelerin dilbilgisel ya da dilbilgisi dışı olması gerektiğini öngörür. Bu kuralları ihlal eden cümleleri inceleyerek, sözdizimciler kuramlarını bir dildeki olası ve olası olmayan tümcelerin tüm aralığını daha iyi öngörmek için test edebilir ve kural, hipotez ve kuramları geliştirebilirler. • Dil evrenselleri hakkında bilgi edinmek: Farklı dillerdeki dilbilgisi dışı tümceleri incelemek, evrensel olarak uygulanan örüntüleri ve ortak kısıtlamaları ortaya çıkarabilir ve sözdizimcilerin evrensel dilbilgisi modellerini geliştirmesine yardımcı olabilir.
Bu nedenlerle, dilbilgisi dışı tümceler, dilin nasıl çalıştığına ilişkin daha kapsamlı ve derin bir anlayış oluşturmak için dilbilgisi örneklerini tamamlayan "olumsuz" bir veri seti görevi görür.