AÖF Soru Bankası

Xı-Xııı. Yüzyıllar Türk DiliÜnite 1 Özeti

Karahanlı Türkçesiyle Yazılmış Eserler

TDE301U-XI-XIII. YÜZYILLAR TÜRK DİLİ

Ünite 1: Karahanlı Türkçesiyle Yazılmış Eserler

Karahan Türkçesi

Eski Türk yazı dilinden gelişen Islâmî Orta Asya Türk

yazı dilinin ilk evresi Karahanlı Türkçesi'dir. 11.-13.

yüzyıllar arasında gelişen bu yazı dilinin merkezi Doğu

Türkistan'da Kaşgar'dı. Orhon ve Uygur Türkçesinin de-

vamı olan bu dönem Türkçesi için Hakaniye Türkçesi

terimi de kullanılmaktadır. Orta Asya'daki bu yazı dilinin, Islami Dönem Doğu Türk edebiyatının başlangıç dönemi-

nin devamını ise Harezm-Altınorda Türkçesi (XIII-XIV.

yüzyıl) ve Çağatay Türkçesi (XIV-XVI. yüzyıl) ile

yazılmış eserler oluşturur.

Karahanlıların hangi Türk boyundan çıktığı konusu tarih-

çiler arasında tartışma konusu olmuştur. Bu konuyla ilgili

olarak kaynaklarda çeşitli teoriler ileri sürülmüştür. Bun-

ların en önemlileri şunlardır: 1. Uygur teorisi, 2. Türkmen

teorisi, 3. Yağma teorisi, 4. Karluk teorisi, 5. Karluk-

Yağma teorisi, 6. Çigil teorisi, 7. T'u-chüe teorisi.

Bu teorilerin en doğrusu kabul edilen Karluk teorisine

göre Karahanlılar sülâlesi, T'u-chüe A-shi-na hanedanının

bir kolu olan Karluk hanedanına dayanmaktadır. 840

yılında Uygur-Karluk birliğinin çökmesinden sonra kuru-

lan Karahanlı devletinin kurucusu Bilge Kül Kadır

Handır. Eski Türk yazı dilinden gelişen İslâmî Orta Asya

Türk yazı dilinin ilk evresi, Karahanlı Türkçesiyle

yazılmış eserlerin oluşturduğu 'Karahanlı Dönemidir. XI-

XIII. yüzyıllar arasında gelişen bu yazı dilinin merkezi

Doğu Türkistan'da Kaşgar'dı. Orhon ve Uygur Türkçesinin

devamı olan bu dönem Türkçesi için Hakaniye Türkçesi

terimi de kullanılmaktadır. Eski Türkçe ve Orta Türkçenin

hangi yüzyılları ve hangi dönem dillerini kapsadığı konusu

bilim adamları tarafından farklı biçimlerde yorumlanmış ve dolayısıyla farklı görüşler ortaya çıkmıştır.

Eski Türkçe, Orhon Yazıtlarının dili olan Orhon Türkçesi

ile başlar ve Eski Uygur Türkçesi ile devam eder. VI. ve

X. yüzyılları kapsayan bu dönemden sonra gelen Karahan-

lı Türkçesi (= Hakaniye Türkçesi) kronolojik olarak XI.

yüzyıl ile başlar. Karahanlı Türkçesi ile başlayan dönem

ilk yapılan çalışmalarda Orta Türkçenin başlangıcı kabul

edilmiştir. K. Gr0nbech ile 1936 yılında Der türkische

Sprachbau çalışmasıyla başlayan Türk dilinin tarihsel

dönemlendirilmesi şu biçimde değerlendirilmiştir:

1.Eski Türkçe: Orhon, Uygur. 2.Orta Türkçe: Karahanlı

Türkçesi, Çağatayca, Osmanlıca Metinler 3. Yeni Türkçe:

Güney Türkçesi (Osmanlı, Azeri, Türkmen), Batı Türkis-

tan ağızları (Özbek, Hive), Doğu Türkçesi (Kaşgar, Kuça,

Turfan), Kuzey Türkçesi (Koybal, Al-tay, Abakan),

Kıpçak Türkçesi (Kırgız, Volga lehçeleri. Louis Ligeti'nin

de bu konudaki görüşlerini içeren bir çalışması vardır. Ligeti tarafından şöyle bir sınıflandırma yapılmıştır:

1. Eski Türkçe (VI-IX. yüzyıl): Göktürkçe, Uygurca

devri

2. Orta Türkçe (X-XV. yüzyıl): Uygur yazı dilinin

oluşumu, Çağatay yazı dili, Kıpçak ve Oğuz dil yadi-

garları

3. Yeni Türkçe (XVI. asırdan bugünkü Türkçenin ku-

ruluşuna kadar).

Bu konuda son yıllarda yapılan çalışmalar farklılıklar

göstermektedir. Görüldüğü gibi birbirinden farklı yak-

laşımlarla Karahanlı Türkçesi ya Eski Türkçe içinde de-

ğerlendirilmiş ya da Orta Türkçenin başlangıç dönemi

kabul edilerek 11. yüzyılın başından itibaren tarihlendiril-

miştir.

Karahanlı Türkçesiyle Yazılmış Eserler

Kutadgu Bilig

Kutadgu Bilig, Yusuf Has Hâcib tarafından yazılmıştır.

Yusuf Has Hâcib, Kutadgu Bilig'i Karahanlı sülalesinden

Buğra Karahan Ebu Ali Hasan bin Süleyman Arslan Ka-

rahan adına hicri 462 (1069-1070) yılında, onsekiz ay

içinde yazmıştır Kutadgu Bilig 'mutluluk ve kutsallık

veren bilim' demektir. Kut 'mübarek, mukaddes'; bilig ise,

'bilgi, bilim' anlamındadır. Kutad- 'mutlu, kutlu olmak'

eylemine gelen -gu ortaç ekiyle kurulmuş kutadgu 'mutlu

olma' demektir. Kitabın konusu, devlet idaresinin yollarını

ve gidişini göstermektedir.

Yusuf Has Hâcib eserini meydana getirirken gerek nazım

örgüsü, gerekse epik üslup açısından Firdevsî'nin 1010

yılında tamamladığı Şehnâme’sinden etkilenmiş, O'nun

Farsçada yaptığını Türkçede yapmak istemiştir. Yusuf Has Hacib bu eseriyle hem Türk hükümdarlık felsefesi ve

devlet idaresinin hem de hikmet geleneklerinin Arap ve

Fars gelenekleri ile karşılaştırılabilecek derecede başarılı

olduğunu göstermek ve ispatlamak amacını gütmüştür.

İlk islâmî eser olması dolayısıyla ilk müslüman filozoflar

ve onların kaynağı olan Batılı düşünürlerden Eflatun ve

Aristo'nun bu konuda yazdıkları, görüşleri ve felsefeleri

Yusuf'a kaynak olmuştur.

Yusuf Has Hâcib eserinde dört soyut kavramı kişileştirmiş

ve bu kişilere de temsil ettikleri kavramlara göre şu adları

vermiştir: Kün Togdı (hükümdar) "gün doğdu,doğan

güneş", adaleti temsil eder. Ay Toldı (vezir) "ay doldu,

dolunay", baht, talih ve ikbali temsil eder. Ögdülmiş

(vezirin oğlu) "övülmüş", akıl ve anlayışı temsil eder.

1


Odgurmış (vezirin kardeşi) "uyanık", dünya işlerinin sonunu temsil eder.

Eserin ilk yarısı bu karakterlerin ilk üçü arasındaki ilişki-

leri anlatır ve çoğunlukla İran edebiyatından kaynaklanan

geleneksel "hükümdarlara ayna" temalarını ele alır. Eserin

ikinci yarısı ise, daha çok muhalif karakter olan Odgurmış

üzerinde yoğunlaşır ve sufilik ya da İslâm mistisizmine

ilişkin dinî temaları içerir.

Eserde bu dört ana karakterin dışında anlamlı adlar taşıyan

üç kişi daha vardır: Küsemiş (Ay Toldı başkente geldi-

ğinde ona yardım eden kişi), Ersig (hükümdarın mabeyn-

cisi) ve Kumaru (Odgurmış'un müridi)'dir.

Kutadgu Bilig 900 yıllık bir geçmişi olan İslâmî Türk

edebiyatının ilk en büyük ürünüdür. Aruzun mütekarib

(feûlün feûlün feûlün fe'ûl) vezniyle yazılan bu didaktik

eser, 6645 beyittten oluşmaktadır. Eserin bütünü her be-

yitin kendi arasında kafiyeli olan mesnevi tarzında

yazılmıştır, yalnızca eserin sonundaki üç bölüm gazel

tarzında kafiyelenmiştir.

Kutadgu Bilig'in üç yazma nüshası vardır: Viyana (Herat)

nüshası, Mısır nüshası ve Fergana nüshası. 1439'da Uygur

harfleriyle kopyalanmış olan Herat nüshası bulunan ilk

nüshadır. Osmanlı saraylarında Uygur hafleriyle ilgilenen

yazıcılar bulunmuştur. Şeyhzade Abdürrezzak Bahşı da

bunlardan biriydi, Kutadgu Bilig'in Herat nüshasını To- kat'tan Istanbul'a getirtmiştir ancak eser hakkında herhangi

bir şey yapılmamıştır. Bu nüshayı Avusturyalı doğu bilgi-

ni Joseph von Hammer-Purgstall, 18. yüzyılın sonlarına

doğru bir sahaftan satın alarak Viyana'ya götürüp Viyana

Sarayı Kitaplığına vermiştir.

Kutadgu Bilig'in Mısır nüshasının 1374'ten önceki bir

tarihte Izzeddin Aydemir adına kopyalandığı düşünülmek-

tedir. Arap harfleriyle yazılmış olan bu nüsha (5800 be-

yit), 1896'da Kahire'deki Hidiv Kütüphanesi müdürü Dr.

Moritz tarafından bulunmuştur ve halen Kahire'deki Mısır

Devlet Kütüphanesindedir.

Kutadgu Bilig'in üçüncü nüshası olan Fergana nüshasının

14. yüzyılın ilk yarısında Harezm coğrafyasında kopya-

landığı tahmin edilmektedir. Bu nüsha da Arap harflidir,

1914 yılında Fergana'da Zeki Velidi Togan tarafından

bulunmuş ve bir yazıyla bilim dünyasına tanıtılmıştır.

Dîvânu Lugati't-Türk

Karahanlı döneminden bize kalan ikinci önemli eser ise,

Türkçenin bilinen ilk sözlüğü olan ve Kaşgarlı Mahmud

bin Hüseyin bin Muhammed tarafından yazılan Dîvânu

Lugati't-Türk'tür (asıl adı: haza kitabu divani lugati't-turk).

Eldeki bilgilere göre Kaşgar-lı Mahmud eserini 1072

yılında yazmaya başlamış 1077'de bitirmiştir. Ansiklope- dik bir sözlük olan Dîvânu Lugati't-Türk, içerik olarak

bize o dönemdeki Türk boyları, bu boyların kullandıkları

Türkçe arasındaki farklılıkları ve en önemlisi de sözcükle-

ri hakkında bilgi veren geniş bir sözlüktür. Türk Lehçeleri

Divanı anlamını taşıyan DLT, eserin yazarının yaşadığı

dönemdeki Türk toplulukları ve onların dili hakkında ses,

biçim, anlam ve sözvarlığı konusunda bilgiler vermekte-

dir. Eser hem Araplara Türkçe öğretmek hem de sözvarlı-

ğı, anlatım özelliği, külterel zenginlik açısından Türkçenin

Arapçadan hiç de geri kalmayan bir dil olduğunu göster-

mek amacıyla meydana getirilmiştir. DLT'nin temel söz-

varlığını Kaşgarlı'nın kendisinin de mensubu olduğu dö-

nemin ve ülkesinin yazı dili olan Karahanlı (Hakaniye)

Türkçesi, yazarın kendi tabiriyle "Türkçe"nin oluştur-

masının yanı sıra Hakaniye Türkçesinin yayılma alanına

yakın Çigil, Yagma, Karluk, Yemek, Oğuz, Bulgar, Suvar,

Argu, Kençek, Basmıl boylarının dilleri de oluşturmak-

tadır. Kaşgarlı Mahmud eserini hazırlarken bir alan

araştırıcısı gibi çalışmış, böylece Türk dilinin lehçelere

göre dilbilgisi kurallarını başarıyla ilk kez belirlemiştir.

Kaşgarlı Mahmud, Türkçenin İslâmiyetten dolayı Türkle-

rin bulunduğu coğrafyada önem kazanmış olan Arapçadan

geri kalmadığını göstermeye çalışmış; sözlüğünde yer

verdiği lehçeler arasındaki farklılıklar, şiirler, atasözleri ve deyimlerle bu amacını gerçekleştirmiştir.

DLT'te yer alan manzum parçalar (dize sayısı 764'tür) ve atasözleri (289 tane) eserin edebi değerini arttırmaktadır. Dîvânu Lugati't-Türk'ün tek yazma nüshası vardır. Bu nüsha Diyarbakırlı Ali Emirî Efendi tarafından İstanbul'da 1917 yılında bir sahafta bulunmuştur. Eser halen Ali Emiri Efendi'nin bağışladığı kitaplarla kurulmuş olan millet Kütüphanesi’ndedir.

Atebetü'l-Hakayık

12. yüzyılda yazıldığı tahmin edilen Atebetü'l-hakâyık (Hakikatlerin Eşiği) manzum öğüt kitabıdır. Nerede ve ne zaman yaşadığını bilmediğimiz Türk ve Acem meliki Muhammed Dâd İspehsâlâr Bey'e sunulmuştur. On üç bölümden oluşan eserde kırk beyit ile yüz bir tane

dörtlük bulunmaktadır, eserin tamamı 484 mısradır; eser,

Kutadgu Bilig gibi aruzun mütekarip feûlün fe'ûlün feûlün

fe'ûl) vezniyle yazılmıştır.

Eserin giriş bölümü Tanrı övgüsüyle başlar bunu peygam-

ber, dört halife, Emir Muhammed Dâd İspehsalar'ın övgü-

sü izler. Kitabın yazılış nedeninin belirtildiği altı beyitlik

kısımdan sonra bilginin yararı, bilgisizliğin zararı, dilini

tutmanın erdemi, dünyanın dönekliği, cömertliğin övülme-

si, cimriliğin yerilmesi, kibir, harislik, zamanenin bozuk- luğu gibi konuların işlendiği bölümler yer alır. Öğretici bir

ahlak kitabı olan eser, işlediği konular açısından Kutadgu

2


Bilig'le benzerlik göstermektedir, ancak edebî açıdan Ku- tadgu Bilig daha sanatkârane yazılmıştır. Edip Ahmed

eserini herkesin rahatça okuyup anlayacağı bir dille, kendi

ifadesiyle Türkçe yazmıştır. Atebetü'l-hakâyık'ın baş

kısmındaki övgü ve sebeb-i telif kısımları beyitlerle ve

övgü tarzındaki asıl eser ise, aaba/ccdc/eefe biçiminde

uyaklanmış dörtlüklerle yazılmıştır. Ayrıca İslâmiyet

öncesi Türk şiirinde görülen dize başı uyak da çok kul-

lanılmıştır. Tam ve yarım uyakların yanı sıra bazen redife

de yer verilir. Vezin ve uyak bakımından kusurlu olan

eserde çok sayıda imale ve zihaf bulunmaktadır. Aruzla

şiir yazma geleneğinin yeni yeni başlamış olmasından

dolayı bu kusurlar olağandır.

Atebetü'l-hakâyık'ın dört nüshası bilinmektedir. Bu

nüshalardan biri yazılışından çok sonra 15. yüzyılda dü-

zenlenmiştir biri de oldukça eksiktir; en iyi ve en eski

tarihli olanı ise Semerkand nüshasıdır ve İstanbul'da Sü-

leymaniye kütüphanesi, Ayasofya bölümü nr. 4012'de

kayıtlıdır. 848 (1444) yılında Semerkand'da hattat Zeyne-

labidin tarafından kopyalanmıştır. Bu nüsha Uygur harfle-

riyle yazılmıştır. Ayasofya kütüphanesi nr. 4757'de kayıtlı

bir mecmuanın baş kısmında bulunan Ayasofya nüshası

ise, 884 (1480)'te Abdürrezak Bahşı tarafından İstanbul'da

düzenlenmiştir. Metin, üst satırları siyah mürekkeple Uy-

gur harfleri ve alt satırları kırmızı mürekkeple Arap harfle- riyle olmak üzere iki alfabeyle yazılmıştır. Topkapı Sarayı

kütüphanesi Hazine kısmı nr. 35552'de kayıtlı bulunan

Topkapı Müzesi nüshası Arap harflidir. Eserin dördüncü

nüshası ise, Uzunköprü'de Seyit Ali'nin kitapları arasında

bulunmaktadır. Arap harfli olan bu nüsha baştan, ortadan

ve sondan eksiktir.

Karahanlı Türkçesiyle Yazılmış Kur'ân Tercüme- leri

İslamiyet Türkler tarafından X. yüzyılda devlet dini olarak

kabul edilmiştir. Bu dinin kutsal kitabı olan Kuran'ın

Türkçeye ilk tercümesinin kimin tarafından ve ne zaman

yapıldığı bilinmemektedir. Ancak ilk tercümelerin islami-

yetin kabul edildiği X. yüzyıl ya da XI. yüzyılda yapıldığı

tahmin edilmektedir. Karahanlılar döneminde Karahanlı

Türkçesiyle yapılan ilk Kur'ân tercümeleri, satır-altı ter-

cüme niteliğindedir. İlk çevirilerin ne zaman yapıldığı

konusunda elimizde kesin bilgiler bulunmamaktadır. Satır-

altı Kur'ân tercümelerinden Karahanlılar dönemine ait

olduğu tahmin edilen çeviriler şunlardır:

1.Türk İslâm Eserleri Müzesi (TİEM) No. 73'te kayıtlı

olan nüsha: Bu nüsha Muham-med bin el-Hâc Devletşah

eş-Şîrazî tarafından 734/1333-34 yılında kopyalanmıştır.

2.Anonim Tefsir: Bu eser Orta Asya Tefsiri, Anonim

Tefsir ve Müellifi Meçhul Kur'ân Tefsiri adlarıyla da bi-

linmektedir. Bu tefsir Peterburg'daki Asya Halkları Ensti- tüsü Kitaplığındadır.

3. Manchester-John Rylands Nüshası: Manches-

ter,Rylands Kitaplığı Arapça Yazmalar Bölümü 25-38'de

kayıtlı olan nüshanın telif ve istinsah tarihi belli değildir.

4.Taşkent, Özbek Bilimler Akademisi, No. 2854'te

kayıtlı olan bu nüsha da satır-arası Türkçe ve Farsça çe-

viri yer alır, yorumlar içermez.

Karahanlı Türkçesiyle Yazılmış Eserler Üzerine Yapılan Belli Başlı Çalışmalar

Kutadgu Bilig Üzerine Yapılan Çalışmalar

Yukarıda da belirttiğimiz gibi Kutadgu Bilig'in ilk bulu- nan nüshası Viyana (Herat) nüshasıdır. Viyana (Herat) nüshasını, 1796 sıralarında diplomat olarak İstanbul'da bulunan Avusturyalı doğu bilgini Joseph von Hammer- Purgstall bir sahaftan satın alarak Viyana'ya götürüp Vi- yana Sarayı Kitaplığına vermiştir. Hammer kitabın kimi sayfalarını Paris'te bulunan Amédée Jaubert'e göndermiş, Jaubert de 1825'te yazdığı bir makaleyle Kutadgu Bilig i bilim dünyasına tanıtmıştır: "Notice d'un manuscrit turc en caractères ouigours envoyé par M. de Hammer à Abel Rémusat", Journal Asiatique, c. VI, s. 39-52; 78-95, Paris 1825. Bu yayın Kutadgu Bilig üzerine yapılan ilk yayındır, ama bu yazı fazla ilgi uyandırmamıştır.

Eser üzerindeki ikinci çalışma Hermann Vambéry'ye attir. Uig-urische Sprachdenkmäler und das Kudatku Bilik. Uigurischer Text mit Transcription und Übersetzung nebst einem uigurisch - deutschen Wörterbuch und lithogra- phierten Facsimile aus dem Originaltext des Kudatku Bilik, Innsbruck 1870. Aynı yazma üzerine daha sonra Wilhelm Radloff'un çalışmaları başladı. Radloff ilk çalışmasında bu nüshanın tıpkıbasımını yayımlar: Kudatku Bilik, Facsimile der Uigurischer Handschrift der K. K. Hofbibliothek in Wien, St. Petersburg 1890. İkinci çalışmasında ise eserin çeviri yazısı yer alır. Das Kudatku Bilik des Jusuf Chasshadschib aus Balasagun, Theil I. Der Text in Transcription, 1891.

Eserin bulunan ikinci nüshası Mısır nüshasıdır. Kutadgu Bilig üzerine çalışmaları devam eden Radloff, Rus çeviri yazı harfleri ve Almanca çeviriyle yayımlar: Das Kudatku Bilik des Jusuf Chasshadschib aus Balasagun, Theil II. Text und Übersetzung nach den Handschriften von Wien und Kairo, St. Petersburg 1900.

Kutadgu Bilig'in üçüncü nüshası olan Fergana nüshası ise, 1914 yılında Fergana'da Zeki Velidi Togan tarafından bulunmuş ve bir yazıyla bilim dünyasına tanıtılmıştır: A. Z. Validi, "Vostoçniye rukopisi v Ferganskoy ob'lastı", ZVO (1914). Arap yazısıyla yazılmış olan bu nüsha, 6095

3


beyittir. Birinci Dünya Savaşı ve Bolşevik isyanları sırasında kaybolan bu nüsha, 1925 yılında Özbek bilgini Fıtrat tarafından tekrar bulunmuş ve bir yazıyla tanıtılmıştır: "Kutadgu Bilig", Maârif ve Okutguçı II (1925) Taşkent, Türkçesi: TM c. I (1925). Almancası: (Rachmeti) "Qutadgu Bilig" Ungarische Jahrbücher. Bu yayınların arkasından Türk Dil Kurumu üç nüshanın tıpkıbasımını yayımlamıştır: Kutadgu Bilig Tıpkıbasım I Viyana Nüshası, (A), TDK, İstanbul 1942. Kutadgu Bilig Tıpkıbasım II Fergana Nüshası, (B), TDK, İstanbul 1943. Kutadgu Bilig Tıpkıbasım III Mısır Nüshası, (C), TDK, İstanbul 1943.

Reşit Rahmeti Arat, 1947 yılında Kutadgu Bilig'in üç nüshasını (A, B, C) karşılaştırarak eserin metnini yayımlar. Kutadgu Bilig I Metin, TDK, İstanbul 1947, (Ankara 19792, Ankara 19913) ; Kutadgu Bilig I Tercüme, TTK Ankara 19 59, (19742, 198 53, 199 55) ;Kutadgu Bilig

III, index, TKAE Ankara 1979; İndeksi neşre hazırlayanlar: Kemal Eras-lan, Osman F. Sertkaya, Nuri Yüce. Dizin üzerine önemli bir yayın Semih Tezcan ta- rafından yapılmıştır: "Kutadgu Bilig Dizini Üzerine" TTK- Belleten, c. XLV/2, sayı: 178, Nisan 1981. Reşit Rahmeti Arat'ın Kutadgu Bilig'in tercümesini yayımladığı 1959 yılında Mecdut Mansuroğlu tarafından "Das Karakhanidi- sche" adlı Karahanlı Türkçesi üzerine yazılmış ilk küçük Karahanlı Türkçesi grameri Philologiae Turcicae Funda- mentada yayımlanmıştır. TKAE, Türk Kültürü Kutadgu Bilig Sayısı, sayı: 98, Aralık 1970. Kutadgu Bilig üzerine Agop Dilaçar tarafından 900. yıldönümü dolayısıyla hazırlanmış olan kitapta eser her yönüyle incelenmiştir: "900. Yıldönümü Dolayisiyle KUTADGU BİLİG İNCE- LEMESİ, TDK Ankara 1972. Reşat Genc'in Karahanlı Devlet Teşkilatı adlı çalışması 1981'de yayımlanmıştır. Robert Dankoff tarafından Kutadgu Bilig'in İngilizce çevirisi yapılmıştır: Wisdom of Royal Glory (Kutadgu Bilig) A Turko-Islamic Mirror for princes, Chicago 1983. A. B. Ercilasun, Kutadgu Bilig Grameri -Fiil-, GÜ Ankara 1984. Aynı yazarın diğer çalışması ise, eser hakkındaki genel bilgileri içermektedir: "Karahanlı Devri Edebiyatı", Büyük Türk Klasikleri I, İstanbul 1985. Kutadgu Bilig diğer Türk dillerine de çevrilerek yayımlanmıştır. Askar Ekewbayev, Jusup Balasagun - Kuttı Bilik, Almatı 1986. Kamil Veliyev-Ramiz Asker, Yusif Balasagunlu: Gutadgu Bilik - Xoşbehtliye Aparan Elm, Bakı 1994. Tölögön Ko- zubekov, Cusup Balasagun-Kuttuu Bilim-Dastan, Moskva 1993. Mehmet Ölmez tarafından yapılmıştır: "Çağdaş Türk Dillerinde Kutadgu Bilig Çevirileri", Kebikeç 1, 1995. Zühal Ölmez, "Kutadgu Bilig'de İkilemeler (1)", Türk Dilleri Araştırmaları, 7, 1997. —, "Kutadgu Bilig'de İkilemeler (1)", Bahşı Ögdisi, Festschrift für Klaus Röhrborn anlaslich seines 60. Geburtstags, 60. Doğum

Yılı Dolayısıyla Klaus Röhrborn Armağanı, Feiburg- İstanbul 1998.

Zafer Önler, "Kutadgu Bilig'de Yer Alan Deyimler", Türk Dilleri Araştırmaları, cilt: 9, İstanbul 1999. Necmettin Hacıeminoğlu, Karahanlı Türkçesi Grameri, TDK Ankara 1996. İbrahim Taş, Kutadgu Bilig'de Söz Yapımı, TDK, Ankara 2009.

Dîvânu Lugati't-Türk Üzerine Yapılan Çalışmalar

Dîvânu Lugati't-Türk hakkında ilk çalışma, Ali Emiri tarafından bulunan ve yayımlanmak üzere sadece Kilisli Rıfat Bilge'ye verildiğinden, ilk yayın O'nun tarafından yapılmıştır: Kitabü Divânı Lugat-it-Türk, cild-i evvel 1333 (1917), cild-i sâni 1333 (1917), cild-i sâlis 1335 (1919. Dîvândaki sözvarlığı ise ilk defa Carl Brockelmann ta- rafından incelenmiştir: Mitteltürkischer Wortschsatz nach Mahmûd Al-Kâşgârîs Divân Lûgat at-Türk, Budapest 1928. Türk Dil Kurumu 1941 yılında Dîvânu Lugati't- Türk'ün tıpkıbasımını yayımlamıştır: Dîvânu Lugati't-Türk Tıpkıbasımı "Faksimile", TDK Ankara 1941. Eserin Be- sim Atalay tarafından Türkçeye çevrilmesinden sonra Dîvânu Lugati't-Türk hakkında kitap, makale ve tez çalışmaları olmak üzere birçok yayın yapılmıştır.

Besim Atalay'ın çalışması 1939-1943 yılları arasında yayımlanmıştır: Divânü Lûgat-it-Türk Tercümesi I, Anka- ra 1939, TDK (1985 , 1994 ) ; Divânü Lûgat-it-Türk Ter- cümesi II, Ankara 1940, TDK (1986 , 1994 ) ; Divânü Lûgat-it-Türk Tercümesi III, Ankara 1941, TDK (1986 , 1994 ) ;

Divânü Lûgat-it-Türk Dizini "Endeks", Ankara 1943, (1986 , 1994 ). Atalay'ın çalışmasından sonra Özbek bilgini Salih Mutallibov Türkiy Sözler Devani adıyla eserin Özbekçeye çevirisini yayımlamıştır.

James Kelly-Robert Dankoff, Mahmud al-Kaşgarı, Com- pendium of the Turkic Dialects (Diwan lugat at-Turk), I 1982, II 1982, III 1985. Talat Tekin, XI. Yüzyıl Türk Şiiri, Dîvânu Lugati't-Türk'teki Manzum Parçalar, TDK

Ankara 1989. 1941 yılında yapılan tıpkıbasımdan sonra ikinci bir tıpkıbasım 1990 yılında Kültür Bakanlığı ta- rafından yapılmıştır: Dîvânü Lugati't-Türk, Kaşgarlı Mahmud, Tıpkıbasım/Facsimile, Ankara 1990. Mehmet Vefa Nalbant, Divânü Luğüti't-Türk Grameri-I İsim, Bil- geoğuz Yayınları, İstanbul 2008.

Atebetü'l-hakâyık Üzerine Yapılan Çalışmalar

Eser üzerine ayrıntılı tek çalışma Reşit Rahmeti Arat ta- rafından yapılmıştır. Karşılaştırmalı metin, çeviri, notlar ve indeksi içeren bu çalışma 1951'de yayımlanmıştır.

Kuran Tercümeleri Üzerine Yapılan Çalışmalar

TİEM 73'te kayıtlı nüshanın ilk yarısı Abdullah Kök ta- rafından doktora tezi olarak yapılmıştır: Karahanlı Türk- 4


çesi Satır-Arası Kur'an Tercümesi (TİEM 73 1v-235v/2) Giriş-İnceleme-Metin-Dizin, Ankara 2004. İkinci yarısı ise, Suat Ünlü tarafından doktora tezi olarak çalışılmıştır: Karahanlı Türkçesi Satır-Arası Kuran Tercümesi (TİEM 235v/3-450r7) Giriş-Metin-İnceleme-Analitik Dizin, An- kara 2004.

Anonim Tefsir'in sözvarlığı A. K. Borovkov tarafından hazırlanmıştır: Leksika sred-neaziatskogo tefsira XII-XIII vv. Moscow, 1963. Borovkov'un bu çalışması Halil İbra- him Usta ve Ebülfez Amanoğlu tarafından Tükçeye çev- rilmiştir: Orta Asya'da Bulunmuş Kur'an Tefsirinin Söz Varlığı (XII.-XIII. Yüzyıllar), TDK, Ankara 2002.

John Rylands Kitaplığındaki nüshanın sözlüğü Eckmann tarafından hazırlanmış, ölümünden sonra 1979'da L. Lige- ti'nin önsözüyle yayımlanmıştır: Middle Turkic Glosses of the Rylands İnterlinear Koran Translation, Bibliothece Orientalis Hungarica XXI, Akade-miai Kiadö, Budapest 1976. Bu nüsha üzerine diğer bir çalışma da Aysu Ata tarafından yapılmıştır: Türkçe İlk Kuran Tercümesi (Ry- lands Nüshası) KARAHANLI TÜRKÇESİ (Giriş-Metin- Notlar-Dizin), TDK, Ankara 2004.

Taşkent'teki tercüme üzerine ise şu çalışma yapılmıştır: A. A. Semenov, "Sobraniye vostoçnıh rukopi- sey, Taşkent 1957.

5

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında