AÖF Soru Bankası

Osmanlı Türkçesi Grameri IÜnite 4 Özeti

Arapça Kelime Yapımı: Sıfat-ı Müşebbehe, İsm-i Tafdîl, Mübâlağa-i

TDE205U-OSMANLI TÜRKÇESİ GRAMERİ-I

Ünite 4: Arapça Kelime Yapımı: Sıfat-ı Müşebbehe, İsm-i Tafdîl, Mübâlağa-i

Fâ'il, Diğer Kelime Türleri; Arapça Kelimelerde Değişim: İ’lâl

ﺟﺴﺎﺭرﺕت cesâret - ﺟﺴﻮﺭر cesûr “çok cesaretli”; Arapça Sıfatlar ﺻﺒﺮ sabr - ﺻﺒﻮﺭر sabûr “çok sabırlı”;

Arapçada ism-i fâ'il, ism-i mef'ûl, sıfat-ı müşebbehe, ism-i tafdîl, mübâlağa-i fâ'il ve ism-i mensûb olarak isimlendirilen kelime çeşitleri sıfattır. Bu ünitede Arapçada sıfat teşkil eden kelime çeşitlerinden diğer ünitelerde işlenmeyen ism-i mekân, ism-i zamân, ism-i âlet ve ism-i tasgîr olarak isimledirilen kelime kategorileri işlenecektir.

• Sıfat-ı Müşebbehe

İsm-i fâillerde öznenin durumu ve niteliği kalıcı değildir. Bunun aksine öznedeki değişmeyen bir durum ve niteliği bildiren kelimelere sıfat-ı müşebbehe denir. Türkçedeki - kan/-ken (çalışkan, girişken); -kın/-kin (azgın, pişkin, düşkün) ekleri Arapçadaki sıfat-ı müşebbehe kategorisine denk gelen kelimeler türetir. İsm-i fâ'iller kıyâsîdir, yani bir kurala göre türetilirler. Sıfat-ı müşebbeheler ise semâîdir, yani kuralsızdır. Sıfat-ı müşebbehe kategorisindeki kelimelerin sık kullanılan vezinleri şunlardır:

Fa'îl ﻓﻌﻴﯿﻞ : Bu vezinde ortadaki ye ( یی) harfi ekleme bir harftir:

ﻛﺮﻡم kerem “cömertlik” - ﻛﺮﻳﯾﻢ kerîm “cömert”

ﺭرﺣﻤﺖ rahmet “esirgeme” - ﺭرﺣﻴﯿﻢ rahîm “esirgeyen”

Ef'al ﺍاﻓﻌﻞ : Bu vezinde baştaki elif (ﺍا) ekleme bir harftir. Renkleri, bedendeki kusur ve sakatlıkları bildiren sıfatlar türetir:

ﺳﻮﺍاﺩد sevâd “karalık” - ﺍاﺳﻮﺩد esved “kara”

ﺳﻤﺮﺕت sumret “esmerlik” - ﺍاﺳﻤﺮ esmer

ﺑﻜﺎﻣﺖ bekâmet “dilsizlik” - ﺍاﺑﻜﻢ ebkem “dilsiz”

ﻋﻤﻰ amâ “körlük” - ﺍاﻋﻤﻰ a'mâ “kör”

• İsm-i Tafdîl

İsm-i tafdil sınıfındaki sıfatlar, belirttikleri niteliğin öznede başkalarına göre daha çok veya en çok olduğunu ifade ederler. Bu kategorinin bir tek vezni vardır:

Ef'al ﺍاﻓﻌﻞ : Bu vezinde de baştaki elif ( ﺍا) harfi eklemedir.

ﻛﺒﻴﯿﺮ kebîr “büyük” - ﺍاﻛﺒﺮ ekber “en büyük”

ﺻﻐﻴﯿﺮ sagîr “küçük” - ﺍاﺻﻐﺮ asgar “en küçük”

ﻧﺎﺩدﺭر nâdir “seyrek” - ﺍاﻧﺪﺭر ender “pek seyrek”

• Mübalağa-i Fâil

Belirtilen işin çok yapıldığını, abartıyla yapıldığını veya daima yapıldığını ifade eden kelimelere mübâlağa-i fâ'il denilmektedir. Osmanlı Türkçesinde sıkça kullanılan vezinleri aşağıda gösterilmiştir:

Fa''âl ﻓﻌﺎﻝل : Ortadaki elif (ﺍا) harfi ekleme harftir.

ﺳﻴﯿﺎﺣﺖ seyâhat - ﺳﻴﯿﺎﺡح seyyâh “çok gezen, gezgin”

ﺧﻠﻖ halk “yaratma” - ﺧﻼﻕق hallâk “daima yaratan, Allah”

ﻛﺬﺏب kizb “yalan” - ﻛﺬﺍاﺏب kezzâb “çok yalan söyleyen”

Fa'ûl ﻓﻌﻮﻝل : Burada ortadaki vav ( ﻭو) harfi ekleme harftir.

ﻭوﻻﺩدﺕت vilâdet “doğum” - ﻭوﻟﻮﺩد velûd “doğurgan, üretken”;

• İsm-i Mensûb

Bir şeye ait, bir şeye dair, bir şey ile ilgili vs. anlamlarındaki kelimeler bu kategoride olur. Bu kelimeler kıyâsî, yani bir kurala bağlı olarak üretilir. Bunların yapılışı Türkçedeki ekleme sistemine benzer: Kelimenin

sonuna Arapçada /iyyün/ şeklinde okunan bir ye (یی) getirilir. Yani ye harfi şeddeli ve tenvinlidir. Osmanlı Türkçesinde ise şedde ve tenvinin kaldırılmasıyla bu ek /î/ şeklinde okunur:

Arapça ﻋﻠﻤﻰﱞ ilmiyyün- Türkçe ﻋﻠﻤﻰ ilmî gibi. Kelimeye getirilen bu eke nispet eki denir. Bu ekle türetilen kelimeleri Türkçede +lı/+li, +ça/+çe, +sal/+sel gibi eklerle yapılan kelimeler karşılar:

ﻓﻜﺮ fikr “fikir” - ﻓﻜﺮﻯى fikrî

ﺩدﻳﯾﻦ dîn - ﺩدﻳﯾﻨﻰ dînî

ﺑﺸﺮ beşer “insanlık” - ﺑﺸﺮﻯى beşerî

ﺗﺮﻙك Türk - ﺗﺮﻛﻰ Türkî “Türkçe”

ﻋﺮﺏب Arab - ﻋﺮﺑﻰ Arabî “Arapça” Bazı Arapça kelimelerin sonunda zâid (ekleme) harflerden

ﺕت veya ٥ /e/ varsa bunlar atılır ve nispet eki sondaki harfe eklenir:

ﺍاﺩدﺍاﺭرﻩه idâre - ﺍاﺩدﺍاﺭرﻯى idârî “yönetimle ilgili”

ﺗﺠﺎﺭرﺕت ticâret - ﺗﺠﺎﺭرﻯى ticârî “ticaretle ilgili” Sonu hâ’-i resmiyye ile biten kimi yer adlarına nispet eki -

vî ﻭوﻯى olarak getirilir ve kelime sonundaki hâ’-i resmiyye yazılmaz:

ﺍاﺩدﺭرﻧﻪﮫ Edirne - ﺍاﺩدﺭرﻧﻮﻯى Edirnevî “Edirneli”

ﺁآﻧﻘﺮﻩه Ankara - ﺁآﻧﻘﺮﻭوﻯى Ankaravî “Ankaralı” Sonu çift ye harfi ile biten üç harfli kelimelerde ye harflerinden biri düşer, ikincisi vav harfine dönüşür; bir önceki harfin harekesi de üstün olur. Bunun sıkça kullanılan iki örneği şunlardır:

ﻧﺒِﻰ nebî (nebiyy) - ﻧﺒﻮﻯى nebevî "Peygamberle ilgili"

ﻋﻠﻰ Ali (Aliyy) ® ﻋﻠﻮﻯى Alevî "Hz. Ali'ye mensup, Hz. Ali taraftarı"

İsm-i Mekan

Fiildeki iş ve hareketin gerçekleştiği yeri gösterirler. Dört vezinle türetilirler:

Mef'al ﻣﻔﻌﻞ : Baştaki mim ( ﻡم) harfi ekleme harftir:

ﻛﺘﺎﺑﺖ kitâbet “yazma” - ﻣﻜﺘﺐ mekteb “yazma yeri; okul”

ﺳﻜﻮﻥن sükûn “oturma” - ﻣﺴﻜﻦ mesken “oturma yeri”

ﻋﺒﺎﺩدﺕت ibâdet “kulluk etme” - ﻣﻌﺒﺪ ma'bed “ibadet yeri”

Mef'il ﻣﻔﻌﻞ : Baştaki mim ( ﻡم) harfi ekleme harftir:

ﺟﻠﻮﺱس cülûs “oturma” - ﻣﺠﻠﺲ meclis “oturma yeri”

ﻧﺰﻭوﻝل nüzûl “inme” - ﻣﻨْﺰﻝل menzil “inme yeri, konak”

ﺳﺠﺪﻩه secde - ﻣﺴﺠﺪ mescid “secde etme yeri, mescit”


Ünite 4: Arapça Kelime Yapımı: Sıfat-ı Müşebbehe, İsm-i Tafdîl, Mübâlağa-i

Fâ'il, Diğer Kelime Türleri; Arapça Kelimelerde Değişim: İ’lâl

Mef'alet ﻣﻔﻌﻠﺔ : Baştaki mim (ﻡم) harfi ve sondaki (ﺓة) köklerde kelime türetimi sırasında bazı değişiklikler ekleme harftir. Sondaki (ﺓة) harfi Osmanlı Türkçesinde meydana gelebilir. İllet harfleri nedeniyle meydana gelen

açık te ﺕت veya ٥ /e/ şeklinde yazılır ve okunur:

ﻁطﺒﻊ tab' “tabetme, basma” - ﻣﻄﺒﻌﻪﮫ matba'a “basım yeri”

ﺩدﺭرﺱس ders - ﻣﺪﺭرﺳﻪﮫ medrese “ders verme yeri, okul” Asıl isimlerden (câmid isimlerden) bu vezinde ism-i mekân yapıldığında Türkçede genellikle +lık/+lik ekiyle yapılan kelimeler türetilmiş olur:

ﻣﻠﺢ milh “tuz” - ﻣﻤﻠﺤﻪﮫ memleha “tuzla”

ﺯزﺑﻞ zibl “çöp, süprüntü” - ﻣﺰﺑﻠﻪﮫ mezbele “çöplük” vs.

Mef'ilet ﻣﻔﻌﻠﺔ : Baştaki mim (ﻡم) harfi ve sondaki (ﺓة) ekleme harftir. Bu vezinde daha az kelime türetilmiştir:

ﻣﻨْﺰﻟﺖ menzilet “inecek yer; rütbe”, ﻣﺴﻴﯿﺮﻩه mesîre “gezinti yeri” vs.

İsm-i Zaman

Fiilde ifade edilen hareketle ilgili oluş zamanını bildiren kelimeler ism-i zaman olarak isimlendirilmiştir. Mef'al

ﻣﻔﻌﻞ ve mef'il ﻣﻔﻌﻞ olarak iki vezni vardır. Her iki vezinde

de baştaki mimler (ﻡم) ekleme harftir:

ﺑﺪء bed' “başlama” - ﻣﺒﺪﺃأ mebde' “başlangıç”

ﻭوﻻﺩدﺕت vilâdet “doğum” - ﻣﻮﻟﺪ mevlid “doğum zamanı - Hz. Muhammed'in doğum günü”

İsm-i Âlet

Bu kategorideki vezinlerle, fiilden âlet, araç ve gereç isimleri türetilir. Üç vezni vardır:

Mif'al ﻣﻔﻌﻞ : Baştaki mim (ﻡم) ekleme harftir:

ﻏﻔﺮ gafr “örtme” - ﻣﻐﻔﺮ miğfer “başı örten başlık, tolga”

ﺛﻘﺐ sakb “delme” - ﻣﺜﻘﺐ miskab “burgu, matkap”

Mif'âl ﻣﻔﻌﺎﻝل : Baştaki mim (ﻡم) ve ortadaki elif (ﺍا) harfi ekleme harftir:

ﻓﺘﺢ feth “açma” - ﻣﻔﺘﺎﺡح miftâh “anahtar”

ﺿﺮﺏب darb “vurma” - ﻣﻀﺮﺍاﺏب mıdrâb “mızrap”

ﻗﻴﯿﺎﺱس kıyâs “kıyaslama”- ﻣﻘﻴﯿﺎﺱس mikyâs “ölçek”

Mif'ale ﻣﻔﻌﻠﺔ : Baştaki mim (ﻡم) ve sondaki te (ﺓة) ekleme harflerdir:

ﺷﺮﺏب şürb “içme” - ﻣﺸﺮﺑﻪﮫ mişrebe “içme kabı, maşrapa”

ﻛﻨﺲ kens “süpürme” - ﻣﻜﻨﺴﻪﮫ miknese “süpürge”

İsm-i Tasgîr

Bu kategori isimlerde küçültme kategorisidir. Türkçede +cık/+cik, +cığaz/+ciğez ekleriyle karşılanır. Bunlar aynı zamanda sevgi, şefkat, küçümseme, hakaret gibi anlamlar da içerirler. İsm-i tasgîr kategorisini oluşturan vezinlerden

fu'ayl ﻓﻌﻴﯿﻞ vezni Osmanlı Türkçesinde daha sık kullanılmıştır.

Fu'ayl ﻓﻌﻴﯿﻞ vezninde ortadaki ye ( یی) harfi ekleme harftir:

ﻋﺒﺪ abd “kul” - ﻋﺒﻴﯿﺪ ubeyd “kulcuğaz, kölecik”.

İ’lâl

ﺍا ﻭو ﻯى harflerinin illet harfleri olarak isimlendirildiğini görmüştük. Aslî harfleri içinde illet harfleri bulunan

bu değişikliklere gramerde i’lâl adı verilir. Kelime türetimi sırasında meydana gelen bu değişiklikler ya illet harflerinin kelimeden çıkarılması (hazf) ya da illet harflerinin başka bir harfe dönüştürülmesi (kalb) şeklinde meydana gelir. İçinde illet harfleri bulunmamasına rağmen mehmûz ve muzâ'af kelimelerin vezinlerinde de bazı değişiklikler yapılabilir ve bunlar da i’lâl olarak değerlendirilir. Bu değişikleri birkaç örnekle şöyle gösterebiliriz:

Vücûd ﻭوﺟﻮﺩد kelimesinin aslî harfleri içinde illet

harflerinden vav ﻭو vardır. Bu kelimeden if'âl ﺍاﻓﻌﺎﻝل

vezniyle türetilen îcâd ﺍاﻳﯾﺠﺎﺩد kelimesinde illet harfi vav ye

ﻯى harfine dönüşmüştür.

Hayr ﺧﻴﯿﺮ kelimesinin asli harflerinin biri illet harflerinden

ﻯى ye’dir. Bu kelimeden istif'âl ﺍاﺳﺘﻔﻌﺎﻝل vezniyle türetilen

istihâre ﺍاﺳﺘﺨﺎﺭرﻩه kelimesinde illet harfi düşürülmüştür.

Hubb ﺣﺐ (sevgi) kelimesi muzâ'af bir kelimedir. Bu

kelimeden mef'alet ﻣﻔﻌﻠﺔ vezniyle türetilen mahabbet

ﻣﺤﺒﺖ kelimesinde vezin değişikliğe uğramıştır. Arapça kelime kategorilerinde görülen bazı i'lâlleri şöyle sırlayabiliriz:

1. Masdarlarda Yapılan İ’lâller

Sülâsî Mücerred Masdarlarda Yapılan İ'lâller

fa'l, ﻓَﻌﻞ fi'l ﻓِﻌﻞ ve fu’l ﻓُﻌﻞ vezinleri muzâ'af kelimelerde

fa'' ﻓَﻊّ , fi'' ﻓِﻊّ ve fu'' ﻓُﻊّ şekline dönüşür: medd ﻣﺪّ , hiss

ﺣﺲّ , hubb ... ﺣﺐ ّ

fa'âl ﻓَﻌﺎﻝل , fi'âl ﻓِﻌﺎﻝل , ve fu'âl ﻓُﻌﺎﻝل vezinleri nâkıs

kelimelerde fa'â' ﻓَﻌﺎء , fi'â' ﻓِﻌﺎء , ve fu'â' ﻓُﻌﺎء durumuna gelir ve Osmanlıcada kelime sonundaki hemzeler

genellikle yazılmaz: cezâ ﺟﺰﺍا , cilâ ﺟﻼ , du'â ...ﺩدﻋﺎ

fi'le(t) ﻓﻌﻠﺔ vezni misâl kelimelerde ilk harf atılarak 'ile(t)

ﻋﻠﺔ durumuna gelir: vasl ﻭوﺻﻞ , vasf ﻭوﺻﻒ gibi misâl kelimeler fi'let veznine girdiklerinde vavlar atılarak sıla

ﺻﻠﻪﮫ ve sıfat ﺻﻔﺖ şeklini alırlar. Kıyâsî Masdarlarda Yapılan İ'lâller

if'âl ﺍاﻓﻌﺎﻝل bâbı ilk harfi hemzeli (mehmûz) ve misâl

köklerde î'âl ﺍاﻳﯾﻌﺎﻝل durumuna gelir: emn ﺃأﻣﻦ → îmân ﺍاﻳﯾﻤﺎﻥن,

vuzûh ﻭوﺿﻮﺡح → îzâh ...ﺍاﻳﯾﻀﺎﺡح if'âl vezni ecveflerde illet

harfinin atılması ve veznin sonuna bir zait te (ﺓة) harfi

eklenmesiyle ifâle(t) ﺍاﻓﺎﻟﺔ durumuna gelir: devr ﺩدﻭوﺭر →

idâre ﺍاﺩدﺍاﺭرﻩه , meyl ﻣﻴﯿﻞ →imâle ﺍاﻣﺎﻟﻪﮫ , kıyâm ﻗﻴﯿﺎﻡم →ikāmet

... ﺍاﻗﺎﻣﺖ if'âl vezni nâkıslarda illet harfinin hemzeye

dönüşmesiyle if'â' ﺍاﻓﻌﺎء durumuna gelir ve sondaki hemze Osmanlıcada okunmaz ve genellikle yazılmaz: cereyân

“akma” ﺟﺮﻳﯾﺎﻥن →icrâ “akıtma” ﺍاﺟﺮﺍا , ulüvv “yüce olma”

tef'îl ﺗﻔﻌﻴﯿﻞ bâbı nâkıs ve son harfi hemzeli köklerde zaid

olan ye (یی) harfinin atılması ve sonuna zaid bir te (ﺓة)


Ünite 4: Arapça Kelime Yapımı: Sıfat-ı Müşebbehe, İsm-i Tafdîl, Mübâlağa-i

Fâ'il, Diğer Kelime Türleri; Arapça Kelimelerde Değişim: İ’lâl

eklenmesiyle tef'ile(t) ﺗﻔﻌﻠﺔ veya son harfi vav ( ﻭو) olan istif'âl bâbı nâkıs, lefif ve son harfi hemzeli kelimelerde

köklerde vavların ye harfine dönüşmesiyle tef'iye(t) ﺗﻔﻌﻴﯿﺔ son harflerin hemzeye dönüşmesiyle istif'â' ﺍاﺳﺘﻔﻌﺎء

durumuna gelir:

safâ ﺻﻔﺎء “saf oluş” → tasfiye ﺗﺼﻔﻴﯿﻪﮫ “temizleme”;

semevv ﺳﻤﻮ “ad koyma” →tesmiye ﺗﺴﻤﻴﯿﻪﮫ

tefa''ul ﺗﻔﻌﻞ bâbı nâkıs ve son harfi hemzeli olan mehmûz kelimelerde illet harfinin ve hemzenin ye harfine

dönüşmesiyle tefa''î ﺗﻔﻌّی durumuna gelir: cilâ' ﺟﻼء

“parlatma” → tecellî ﺗﺠﻠی “görünme, belirme”; adâvet

ﻋﺪﺍاﻭوﺕت “düşmanlık” → te'addî ﺗﻌﺪیی “saldırma, zulmetme”...

tefâ'ül ﺗﻔﺎﻋﻞ bâbı muzâ'af kelimelerde son iki harfinin

aynı olması nedeniyle idgam yapılarak tefâ'' ﺗﻔﺎﻉع

durumuna gelir: zıdd ﺿﺪّ → tezâdd ; ﺗﻀﺎﺩد ّ tefâ'ül bâbı nâkıs kelimelerde illet harfinin ye harfine

dönüşmesiyle tefâ'î ﺗﻔﺎﻋی durumuna gelir:

ulüvv ﻋﻠﻮّ “yücelik → te'âlî ﺗﻌﺎﻟی “yükselme”; devâ → ﺩدﻭوﺍا

tedâvî ...ﺗﺪﺍاﻭویی

müfâ'ale(t) ﻣﻔﺎﻋﻠﺔ bâbı nâkıs ve lefif kelimelerde illetli

son harfin elife dönüşmesiyle müfâ'ât ﻣﻔﺎﻋﺎﺕت şekline

girer: cezâ ﺟﺰﺍاء mücâzât “karşılık vermek, ceza vermek”;

necât ﻧﺠﺎﺕت “kurtuluş” → münâcât ﻣﻨﺎﺟﺎﺕت “Allah’tan kurtuluş isteme”...

infi'âl ﺍاﻧﻔﻌﺎﻝل bâbı ecvef kelimelerde ortadaki illet harfinin

ye harfine dönüşmesiyle infiyâl ﺍاﻧﻔﻴﯿﺎﻝل durumuna gelir:

sevk ﺳﻮﻕق → insiyâk “sürülüp gitme”; kavd ﻗﻮﺩد “önden

çekme” → inkıyâd ﺍاﻧﻘﻴﯿﺎﺩد “boyun eğerek tabi olma”...

ifti'âl ﺍاﻓﺘﻌﺎﻝل bâbı misâl kelimelerde illet harfinin te (ﺕت)

harfine dönüşmesi ve te harflerinin idgamıyla itti'âl ﺍاﺗّﻌﺎﻝل şekline girer:

vahdet ﻭوﺣﺪﺕت “birlik” → ittihâd ﺍاﺗﺤﺎﺩد “birleşme” ifti'âl bâbı ecvef kelimelerde ortadaki illet harfinin ye

harfine dönüşmesiyle iftiyâl ﺍاﻓﺘﻴﯿﺎﻝل durumuna gelir:

şevk ﺷﻮﻕق → iştiyâk ﺍاﺷﺘﻴﯿﺎﻕق “arzulama”; âdet ﻋﺎﺩدﺕت →

i'tiyâd ﺍاﻋﺘﻴﯿﺎﺩد “âdet edinme”... ifti'âl bâbı nâkıs kelimelerde illet harfinin hemze harfine

dönüşmesiyle ifti'â' ﺍاﻓﺘﻌﺎء durumuna gelir ve Osmanlıcada kelime sonundaki hemzeler okunmaz ve

genellikle yazılmaz: nihâyet ﻧﻬﮭﺎﻳﯾﺖ → intihâ ﺍاﻧﺘﻬﮭﺎ “sona erme”

istif'âl ﺍاﺳﺘﻔﻌﺎﻝل bâbı misâllerde ve ilk harfi hemze olan mehmûzlarda ilk harflerin ye harfine dönüşmesiyle istî'âl

ﺍاﺳﺘﻴﯿﻌﺎﻝل durumuna gelir: izn → ﺃأﺫذﻥن istîzân ﺍاﺳﺘﻴﯿﺬﺍاﻥن “izin

isteme”; vuzûh ﻭوﺿﻮﺡح → istîzâh ﺍاﺳﺘﻴﯿﻀﺎﺡح “izahat isteme”... istif'âl bâbı ecveflerde illet harfinin atılması ve veznin

sonuna zaid bir te harfinin getirilmesiyle istifâle(t) ﺍاﺳﺘﻔﺎﻟﺔ durumuna gelir:

kıyâm → ﻗﻴﯿﺎﻡم istikāmet ﺍاﺳﺘﻘﺎﻣﺖ ; şûrâ ﺷﻮﺭریی → istişâre

...ﺍاﺳﺘﺸﺎﺭرﻩه

durumuna gelir ve Osmanlıcada sondaki hemzeler

söylenmez ve genellikle yazılmaz: afv ﻋﻔﻮ → isti'fâ ﺍاﺳﺘﻌﻔﺎ İsm-i Fâ'il Vezinlerinde Yapılan İ'lâller

fâ'il ﻓﺎﻋﻞ vezni ilk harfi hemzeli kelimelerde â'il ﺁآﻋﻞ durumuna gelir:

emr ﺃأﻣﺮ → âmir ﺁآﻣﺮ fâ'il vezni ecvef kelimlerde illet harfinin hemzeye

dönüşmesiyle fâ’il ﻓﺎﺋﻞ durumuna gelir:

devr ﺩدﻭوﺭر → dâ’ir ﺩدﺍاﺋﺮ ; meyl ﻣﻴﯿﻞ → mâ’il ...ﻣﺎﺋﻞ fâ'il vezni nâkıs kelimelerde illet harfinin ye harfine

dönüşmesiyle fâ'î ﻓﺎﻋی şekline girer: rızâ ﺭرﺿﺎ râzî ﺭرﺍاﺿی fâ'il vezni muzâ'af kelimelerde son iki harfinin aynı olması

sebebiyle fâ'' ﻓﺎﻉع durumuna dönüşür:

delâlet ﺩدﻻﻟﺖ → dâll ﺩدﺍاﻝلّ “yol gösteren”; firâr → ﻓﺮﺍاﺭر

fârr ﻓﺎﺭرّ “firar eden, kaçan”...

müf'il ﻣﻔﻌﻞ vezni misâl ve ilk harfi hemzeli kelimelerde

mû'il ﻣﻮﻋﻞ durumuna gelir:

îcâd ﺍاﻳﯾﺠﺎﺩد → mûcid ﻣﻮﺟﺪ “icat eden”; îrâs ﺍاﻳﯾﺮﺍاﺙث “miras

bırakma” → mûris ﻣﻮﺭرﺙث “miras bırakan”... müf'il vezni muzâ'aflarda son iki harfin idgamıyla müfi''

ﻣﻔﻊّ şeklini alır:

ısrâr ﺍاﺻﺮﺍاﺭر → musırr ﻣﺼﺮّ “ısrar eden”... müf'il vezni ecveflerde illet harfinin ye harfine

dönüşmesiyle müfîl ﻣﻔﻴﯿﻞ durumuna gelir:

idâre ﺍاﺩدﺍاﺭرﻩه → müdîr ﻣﺪﻳﯾﺮ ; ifâde ﺍاﻓﺎﺩدﻩه “faydalı olma” →

müfîd ﻣﻔﻴﯿﺪ “faydalı”... müf'il vezni nâkıs, lefif ve son harfi hemzeli kelimelerde

son harfin ye harfine dönüşmesiyle müf'î ﻣﻔﻌی biçimine döner:

ihyâ ﺍاﺣﻴﯿﺎ → muhyî ﻣﺤﻴﯿی “dirilten”

müfa''il ﻣﻔﻌّﻞ vezni nâkıs ve son harfi hemzeli kelimelerde son harfin ye harfine dönüşmesiyle müfa''î

ﻣﻔﻌّی durumuna gelir:

terbiye ﺗﺮﺑﻴﯿﻪﮫ → mürebbî ﻣﺮﺑی “eğitmen”

mütefa''il ﻣﺘﻔﻌّﻞ vezni nâkıs, lefif ve son harfi hemzeli

olan mehmûz kelimelerde mütefa''î ﻣﺘﻔﻌّی şekline girer:

tecellî ﺗﺠﻠی → mütecellî ﻣﺘﺠﻠی “tecelli eden, görünen”

mütefâ'il ﻣﺘﻔﺎﻋﻞ vezni muzâ'aflarda son iki harfin

idgamıyla mütefâ'' ﻣﺘﻔﺎﻉع şekline girer:

tezâdd ﺗﻀﺎﺩدّ → mütezâdd ﻣﺘﻀﺎﺩدّ “birbirine zıt olan”

mütefâ'il vezni nâkıs ve lefif kelimelerde mütefâ'î ﻣﺘﻔﺎﻋی durumuna gelir:

tedâvî ﺗﺪﺍاﻭویی → mütedâvî ...ﻣﺘﺪﺍاﻭویی

müfâ'il ﻣﻔﺎﻋﻞ vezni nâkıs kelimelerde müfâ'î ﻣﻔﺎﻋی durumuna gelir:

müsâvât ﻣﺴﺎﻭوﺍاﺕت → müsâvî ﻣﺴﺎﻭویی “eşit olan, denk”...

münfa'il ﻣﻨﻔﻌﻞ vezni muzâ'af kelimelerde aynı harflerin

idgamıyla münfa'' ﻣﻨﻔﻊّ durumuna gelir:


Ünite 4: Arapça Kelime Yapımı: Sıfat-ı Müşebbehe, İsm-i Tafdîl, Mübâlağa-i

Fâ'il, Diğer Kelime Türleri; Arapça Kelimelerde Değişim: İ’lâl

infikâk ﺍاﻧﻔکﺎﻙك “ayrılma, çıkma” → münfekk ﻣﻨﻔﻚّ müf'al vezni ecvef kelimelerde müfâl ﻣﻔﺎﻝل durumuna

“ayrılan, çıkan”... münfa'il vezni ecvef kelimelerde illet harfinin elife

dönüşmesiyle münfâl ﻣﻨﻔﺎﻝل şeklini alır:

inkıyâd ﺍاﻧﻘﻴﯿﺎﺩد “boyun eğme” → münkād ﻣﻨﻘﺎﺩد “boyun eğen”...

münfa'il vezni nâkıs ve lefif kelimelerde münfa'î ﻣﻨﻔﻌی şeklinde gelir:

inzivâ ﺍاﻧﺰﻭوﺍا → münzevî ﻭوﻯى ﻣﻨﺰ“bir köşeye çekilen”...

müfte'il ﻣﻔﺘﻌﻞ vezni muzâ'af kelimelerde son iki harfin

idgamıyla müfta'' ﻣﻔﺘﻊّ şekline dönüşür:

iştikāk ﺍاﺷﺘﻘﺎﻕق “kelime türeme” → müştakk ﻣﺸﺘﻖّ “türemiş, bir kelimenin türevi” müfte'il vezni ecvef kelimelerde illet harfinin elife

dönüşmesiyle müftâl ﻣﻔﺘﺎﻝل şekline dönüşür:

ihtiyâc ﺍاﺣﺘﻴﯿﺎﺝج → muhtâc ....ﻣﺤﺘﺎﺝج müfte'il vezni nâkıs, lefif ve son harfi hemzeli mehmûz

kelimelerde müfte'î ﻣﻔﺘﻌی şekline girer:

iştirâ ﺍاﺷﺘﺮﺍا “satın alma” → müşterî ﻣﺸﺘﺮیی

müstef'il ﻣﺴﺘﻔﻌﻞ vezni muzâ'af kelimelerde son iki harfin

idgamıyla müstefi'' ﻣﺴﺘﻔﻊّ şekline dönüşür: istiklâl

ﺍاﺳﺘﻘﺮﺍاﺭر → müstakırr ﻣﺴﺘﻘﺮّ “istikrarlı”...

müstef'il vezni ecvef kelimelerde müstefîl ﻣﺴﺘﻔﻴﯿﻞ durumuna gelir:

istikāmet ﺍاﺳﺘﻘﺎﻣﺖ → müstakîm ﻣﺴﺘﻘﻴﯿﻢ “doğru, doğruluk

üzre olan”; istifâde → ﺍاﺳﺘﻔﺎﺩدﻩه müstefîd ﻣﺴﺘﻔﻴﯿﺪ “yararlanan”... müstef'il vezni nâkıs, lefif ve son harfi hemzeli mehmûz kelimelerde müstef'î şekline dönüşür:

istihzâ ﺍاﺳﺘﻬﮭﺰﺍا “alay etme” → müstehzî ﻣﺴﺘﻬﮭﺰیی “alay eden”... İsm-i Mef'ûl Vezinlerinde Yapılan İ'lâller

mef'ûl ﻣﻔﻌﻮﻝل vezni illet harfi vav harfi olan ecvef

kelimelerde mefûl ﻣﻔﻮﻝل , illet harfi ye harfi olan ecvef

kelimelerde mefîl ﻣﻔﻴﯿﻞ durumuna gelir:

havf ﺧﻮﻑف “korku” → mahûf ﻣﺨﻮﻑف “korkulu; korkunç”,

bey' ﺑﻴﯿﻊ “satma” → mebî' ﻣﺒﻴﯿﻊ “satılmış, satılan şey”... mef'ûl vezni illet harfi vav olan nâkıs kelimelerde mef'uvv

ﻣﻔﻌﻮّ (Osmanlıcada mef'û şeklinde de okunabilir), illet

harfi ye olan nâkıs kelimelerde mef'iyy ﻣﻔﻌیّ durumuna

gelir: da'vet ﺩدﻋﻮﺕت → med'üvv ﻣﺪﻋﻮّ → med'û “davet

edilmiş”; remy ﺭرﻣی “atma” → mermiyy ﻣﺮﻣیّ → mermî “atılan şey”...

müf'al ﻣﻔﻌﻞ vezni muzâ'af kelimelerde müfa'' ﻣﻔﻊّ şekline gelir:

imdâd ﺍاﻣﺪﺍاﺩد “yardım etme” → mümedd ﻣﻤﺪّ “yardım olunan”...

müf'al vezni misâl kelimelerde mû'al ﻣﻮﻋﻞ durumuna gelir:

îsâl ﺍاﻳﯾﺼﺎﻝل “ulaştırma” → mûsal ﻣﻮﺻﻞ “ulaştırılmış”....

gelir:

irâde → ﺍاﺭرﺍاﺩدﻩه murâd ... ﻣﺮﺍاﺩد

müf'al vezni nâkıs ve lefif kelimelerde müf'â ﻣﻔﻌی durumuna gelir:

i'tâ ﺍاﻋﻄﺎ “verme” → mu'tâ ﻣﻌﻄی “verilmiş”; îmâ ﺍاﻳﯾﻤﺎ →

mûmâ ﻣﻮﻣی “ima edilen”...

müfa''al ﻣﻔﻌّﻞ vezni nâkıs, lefif ve son harfi hemzeli

mehmûz kelimelerde müfa''â ﻣﻔﻌّی durumuna gelir:

tesmiye ﺗﺴﻤﻴﯿﻪﮫ “isimlendirme” → müsemmâ ﻣﺴﻤّی “isimlendirilmiş”

mütefa''al ﻣﺘﻔﻌّﻞ vezni nâkıs kelimelerde mütefa''â ﻣﺘﻔﻌّی durumuna gelir: teveffî “ölme” müteveffâ “ölen, vefat eden”...

müfte'al ﻣﻔﺘﻌﻞ vezninin muzâ'af ve ecvef kelimelerdeki i'lâli ism-i fâ'ili ile aynıdır. müfte'al vezni misâl

kelimelerde mütte'al ﻣﺘّﻌﻞ şekline dönüşür:

İttihâm ﺍاﺗﻬﮭﺎﻡم “suçlandırma” → müttehem ﻣﺘّﻬﮭﻢ “suçlanan”,

müfte'al vezni nâkıs ve lefif kelimelerde müfte'â ﻣﻔﺘﻌی durumuna gelir:

ﺍاﺩدّﻋﺎ müdde'â ﻣﺪّﻋی “dava olunan, davalı”...

müstef'al ﻣﺴﺘﻔﻌﻞ vezni muzâ'af kelimelerde müstefa''

ﻣﺴﺘﻔﻊّ şekline dönüşür:

istihkāk ﺍاﺳﺘﺤﻘﺎﻕق → müstehakk ﻣﺴﺘﺤﻖّ “hak edilen”...

müstef'al vezni ecvef kelimelerde müstefâl ﻣﺴﺘﻔﺎﻝل şekline girer:

isti'âre ﺍاﺳﺘﻌﺎﺭرﻩه “eğretileme” → müste'âr ﺘﻌﺎﺭر ﻣﺴ “eğreti alınan, takma ad”...

müstef'al vezni nâkıs kelimelerde müstef'â ﻣﺴﺘﻔﻌی durumuna girer:

istisnâ ﺍاﺳﺘﺜﻦ ﺍا → müstesnâ ﻣﺴﺘﺜﻨی “istisnâ edilmiş”... Diğer Bazı Vezinlerinde Yapılan İ'lâller

fa'îl ﻓﻌﻴﯿﻞ vezni nâkıs ve sonu hemzeli mehmûz

kelimelerde fa'iyy ﻓﻌیّ şekline dönüşür ve vezin Osmanlıcada genellikle fa'î şeklinde okunur:

gınâ ﻏﻨﺎ “zenginlik” → ganî ﻏﻨی “zengin”, ulüvv ﻋﻠﻮّ

“yücelik” → 'alî ﻋﻠی “yüce”....

ef'al ﺍاﻓﻌﻞ vezni muzâ'af kelimelerde efa'' ﺍاﻓﻊّ biçimindedir: lezîz → ﻟﺬﻳﯾﺬ elezz ﺍاﻟﺬّ “en lezzetli”

ef'al vezni nâkıs ve lefif kelimelerde ef'â ﺍاﻓﻌی şekline dönüşür:

kavî → ﻗﻮیی akvâ ﺍاﻗﻮیی “en güçlü”...

mef’al ﻣﻔﻌﻞ vezni ecvef kelimelerde mefâl ﻣﻔﺎﻝل biçimine dönüşür:

ziyâret ﺯزﻳﯾﺎﺭرﺕت → mezâr ...ﻣﺰﺍاﺭر

mef'alet ﻣﻔﻌﻠﺔ vezni muzâ'af kelimelerde mefa''at ﻣﻔﻌّﻒ şekline girer:

hubb ﺣﺐّ “sevme” → ﻣﺤﺒّﺖ mahabbet ...

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında