AÖF Soru Bankası

Osmanlı Türkçesi Grameri IÜnite 1 Özeti

Arapçada Kelime Yapımı: Kelime Kalıpları ve Çokluk Kategorisi

TDE205U-OSMANLI TÜRKÇESİ GRAMERİ-I

Ünite 1: Arapçada Kelime Yapımı: Kelime Kalıpları ve Çokluk Kategorisi

6. Nun ( ﻥن) harfi in-, mün- ses gruplarıyla başlayan

Arapça Kelimelerin Yapısı

Arapça’da bir kökten yeni kelimeler türetilirken başa ve sona ekler getirilmez. Kök dediğimiz temel harflerin belli bir kalıba göre başına, sonuna veya ortasına harfler ilâve edilerek yeni kelimeler yapılır. Türkçede kullanılmayan fiil çekimlerini bir tarafa bırakırsak, Arapça kelimeler kabaca iki gruba ayrılır: a) asıl isimler (=ism-i câmid) b) türemiş isimler (=ism-i müştak). Asıl isimler (ism-i câmid) grubuna giren kelimeler özel isimler, cins isimleri ve sayı isimleridir. Fiilden türemiş isimler (ism-i müştak) ise masdar isimleri, ism-i fâ'il, ism-i mef'ûl, sıfat-ı müşebbehe, mübâlağa-i fâ'il, ism-i tafdîl, ism-i mekân, ism-i zamân, ism-i âlet, ism-i tasgîr, ism-i mensûb olarak gruplara ayrılır. Bunların dışında bazı bağlama edatlarıyla, harf-i cer denilen edat ve zarflar da vardır. Edat ve harf-i cerler hariç bu kelimeleri dilbilgisel görevlerine göre isim ve sıfat olarak da sınıflandırmak mümkündür: İsm-i câmid grubuna giren bütün kelimeler ile, masdarlar, ism-i mekân, ism-i zaman, ism-i âlet, ism-i tasgir cinsinden kelimeler isimdirler. İsm-i fâ’il, ism-i mef'ûl, sıfat-ı müşebbehe, mübâlağa-i fâ’il, ism-i tafdîl, ism-i mensûb cinsinden kelimeler ise sıfattırlar.

Arapça Kelime Yapımı

Birleşik kelimeler dışında Arapçada kelimeler ön ve son eklerle değil, bükünlenme yoluyla yani kökün başına, ortasına veya sonuna belli harfler ilavesiyle yapılır. Edatlar ve bazı istisnalar dışında Arapçada bir kelime kökü en az üç harften oluşur. Bunlara aslî harfler denilir. İlâve harflere ise zâid harfler (=ekleme harfler) denilir. Kelime yapımı belli kalıplara göre olduğu için, bu zâid harflerin hangi harfler olabileceği bellidir. Aşağıdaki harfler, kelimenin kalıbına göre zâid harflerden olabilir:

ﺍا , ﺕت , ﺱس, ﻡم , ﻥن , ﻭو , ٥ , ﻯى , (hemze) ﺃأ

Zâid Harflerin Kullanıldığı Yerler:

1. Hemze ( ﺃأ ) sadece kelime başında zâid olur: ﺍاﻓکﺎﺭر

efkâr, ﺍاﺧﺮﺍاﺝج ihrâc (Osmanlı Türkçesinde bu gibi kelimelerde hemze yazılmayıp sadece hemzenin 'kürsüsü' olan elif yazılmıştır.)

2. Elif ( ﺍا ) kelime içinde uzun a (â) sesini karşılamak için

kullanılır: ﻣﺎﻫﮬﮪھﺮ mâhir, ﻣﺨﺎﺑﺮ muhâbir

3. Te ( ﺕت ) kelime başında, ortasında ve sonunda zâid

olarak bulunabilir: ﺗﺸکﻴﯿﻞ teşkîl, ﺍاﻧﺘﻈﺎﺭر intizâr

4. Sin ( ﺱس ) ist-, müst- ses grubuyla başlayan kelimelerde

zâid harf olur: ﺍاﺳﺘﺜﻘﺎﻝل istiskāl, ﻣﺴﺘﻘﺒﻞ müstakbel.

5. Mim ( ﻡم ) harfi sadece kelime başında zâid harf olur:

ﻣﻌﻠﻮﻡم ma'lûm, ﻣﺤکﻤﻪﮫ mahkeme.

kelimelerde başta, -ân ile biten kelimelerde ise sonda zâid

olur: ﺍاﻧکﺴﺎﺭر inkisâr, ﻣﻨکﺴﺮ münkesir, ﻋﺮﻓﺎﻥن irfân.

7. Vav ( ﻭو) harfi genellikle kelime içinde uzun u (û) sesini

karşıladığında zâid olur: ﻣﻌﻠﻮﻡم ma'lûm, ﻣﺠﻬﮭﻮﻝل mechûl.

8. He (٥ ) harfi kelime sonunda Arapçadaki kapalı te harfi

yerine kullanıldığında zâid olur: ﻣﺪﺭرﺳﻪﮫ medrese, کﺘﺎﺑﻪﮫ

kitâbe, ﺿﺮﺑﻪﮫ darbe.

9. Ye ( ﻯى) harfi kelime içinde uzun i (î) sesini

karşıladığında zâid olur: ﺗﻌﻠﻴﯿﻢ ta'lîm, ﻓﻘﻴﯿﺮ fakîr, کﺒﻴﯿﺮ kebîr. Kelime yapılışını daha iyi anlamak için aşağıdaki örneği inceleyelim:

Arapçada ‘yazmak' fiilini oluşturan kök harfler ﻙك ﺕت ﺏب (k- t-b)'dir. Şimdi bu kökten türetilmiş, dilimizde kullanılan bazı kelimelere bakalım:

ﻛﺘﺎﺏب kitâb, ﻛﺎﺗﺐ kâtib, ﻣﻜﺘﻮﺏب mektûb, ﻣﻜﺘﺐ mekteb, ﻛﺘﺎﺑﻪﮫ kitâbe vs. Görüldüğü gibi aslî harfler değişmemekte, bu köke zâid (ilâve) harfler getirilerek yeni kelimeler yapılmaktadır.

Arapça Kelimelerin Vezni

Zâid harflerin aslî harflere getirilmesi kural dahilinde olmakta aslî sesler belli kalıplara girerek yeni kelimeler oluşturmaktadır. Arapça dil bilgisinde bu kalıplar vezin adı verilen yapılarla öğretilir. Bunun için, “yapmak, işlemek”

fiilinin aslî sesleri olan ﻓﻌﻞ (fe-ayın-lâm) harflerine

dayanan bir model geliştirilmiştir: ﻑف harfi kelime

kökünün birinci aslî sesini, ﻉع harfi ikinci aslî sesini, ﻝل harfi üçüncü aslî sesini temsil eder; zâid harfler aynen bırakılır. Ortaya çıkan kalıp kelimenin veznidir. Kelimenin veznini belirlemek, hem kelimeyi doğru okumak, hem de doğru anlamlandırmak açısından önemli bir yardımcıdır.

Arapça Kelimelerin Veznini Bulmak

Yukarıda öğrendiklerimize göre ﺟَﻬﮭﻞ cehl “bilmeme, cahillik” kelimesinin veznini bulalım: Bu kelime üç harften oluştuğuna göre zâid (ilâve) harf yoktur, harflerin hepsi aslîdir. Öyleyse 1., 2. ve 3. harfler

için sırasıyla ﻑف, ﻉع ve ﻝل harflerini yazalım ve kelimenin harekesine göre okuyalım:

Şu hâlde ﺟَﻬﮭﻞ cehl kelimesi ﻓﻌﻞ fa'l veznindedir. Fa'l ﻓَﻌْﻞ vezni birçok kelimenin türetilebileceği bir kalıptır. Aynı

kökten gelen ﺟﺎﻫﮬﮪھِﻞ câhil kelimesinin veznini de aynı şekilde bulabiliriz. Bu kelimede dört harf olduğuna göre bunlardan biri zâid demektir. Zâid olabilecek harf eliftir.

Bu kelimede ﺝج ٥ ﻝل harfleri aslî harflerdir. Bu aslî

harflerin yerine sırasıyla yine ﻑف ﻉع ﻝل harflerini yazalım, elif harfini de kelimedeki yerine ilâve edelim; ortaya çıkan

kalıbı ﺟﺎﻫﮬﮪھِﻞ câhil kelimesinin harekelerine göre okuyalım:

ﻞ ﻓﺎﻋِ fâ'il, bu şekilde ﺟﺎﻫﮬﮪھِﻞ câhil kelimesinin vezninin ﻓﺎﻋِﻞ fâ'il olduğunu belirlemiş oluruz.

Harflerine Göre Arapça Kelimeler

Aksâm-ı Seb'a


Arapçada kelimeler, aslî harflerinin niteliklerine göre iki ﻧﻬﮭﻰ nehy “yasaklama”

gruba ayrılır:

a) sahih ﺻﺤﻴﯿﺢ

b) mu'tell ﻣﻌﺘﻞ

ﺍا ﻭو ﻯى harfleri illet harfleri olarak isimlendirilir ve içinde bulundukları kelimelerde çeşitli değişikliklere uğrayabilirler. Aslî harflerin içinde bu harflerden biri veya ikisi bulunursa böyle kelimelere de mu'tell kelimeler denir. Söz konusu illet harfleri, kelime yapımı sürecinde başka harflere dönüşür veya düşer. Bunların dönüştükleri

harfler de yine bu üç harften biridir. Meselâ vezn ﻭوﺯزﻥن kelimesinde illet harflerinden vav vardır. Bu kökten yeni

bir kelime üretildiğinde vav değişir: mivzân ﻣﻮﺯزﺍاﻥن olması

gereken kelime vav'ın ye'ye dönüşmesiyle mîzân ﻣﻴﯿﺰﺍاﻥن şeklini alır.

ﺳﻴﯿﻞ seyl kökünde ye illet harfidir. Bundan türetilen ﺍاﺳﺎﻟﻪﮫ isâle kelimesinde ye düşmüştür.

ﺻﻮﻡم savm “oruç” kelimesinden türetilen “oruç tutma”

anlamındaki ﺻﻴﯿﺎﻡم sıyâm kelimesinde vav harfi, ye'ye dönüşmüştür. Sahih kelimeler üç kısımdır: sâlim, mehmûz, muzâ'af. Mu'tell kelimeler dört kısımdır: misâl, ecvef, nâkıs, lefîf. Böylece Arapça kelimeler aslî harflerinin niteliğine göre yedi kısma ayrılmış olur ki buna aksâm-ı seb'a (yedi kısım) denir. Aşağıda bu kelimelerin yapılarını örnekleriyle göreceğiz:

1. Sâlim ﺳﺎﻟﻢ : Aslî harflerinden biri elif, vav, ye, hemze olmayan veya içinde aynı cinsten iki harf bulunmayan kelimelere sâlim denir:

ﻧﻈﺮ nazar “bakış”

ﺣکﻢ hükm “yargı”

2. Mehmûz ﻣﻬﮭﻤﻮﺯز : Aslî harflerinden biri hemze olan kelimelere mehmûz denir. Hemze birinci, ikinci veya üçüncü aslî harf olabilir:

ﺃأﺩدﺏب edeb “edep”

ﻳﯾﺄﺱس ye's “ümitsizlik”

ﺟﺰء cüz' “parça”

3. Muzâ'af ﻣﻀﺎﻋﻒ : Aslî harflerinin son ikisi aynı olan kelimelere muzâ'af denir:

ﺳﺒﺐ sebeb

ﺭرﺩد redd

4. Misâl ﻣﺜﺎﻝل : Aslî harflerinden ilki vav veya ye olan kelimelere misâl denir:

ﻭوﻫﮬﮪھﻢ vehm “vehim”

ﻳﯾﺴﺮ yüsr “kolaylık”

5. Ecvef ﺍاﺟﻮﻑف : Aslî ikinci harfi vav veya ye olan kelimelere ecvef denir:

ﻗﻮﻝل kavl “söz”

ﻣﻴﯿﻞ meyl “istek, yönelme”

6. Nâkıs ﻧﺎﻗﺺ : Aslî harflerinden üçüncüsü illet harflerinden biri olan kelimelere nâkıs denir:

ﺳﻬﮭﻮ sehv “yanılma”

7. Lefîf ﻟﻔﻴﯿﻒ : Aslî harflerinden herhangi ikisi illet harfi olan kelimelere lefîf denir:

ﻭوﻓﺎ vefâ “sözünde durma”

ﺭرﻳﯾﺎ riyâ “iki yüzlülük, gösteriş” Yapısı değişen kelimelerin vezinlerini bulmak, anlamlarını, ait oldukları kelime ailesini tespit etmek ancak aksâm-ı seb'a konusunun anlaşılmasıyla mümkün olur. Dil bilgisinde illet harflerinin kelime türetimi sürecinde çeşitli değişikliklere uğramasına i'lâl denilir. Arapçada İsimler ve Çokluk

• Arapçada İsimler

Arapça kelimelerin guruplarını yukarıda gördük. Kelime hangi guruba girerse girsin vezin adı verilen bir kalıba sahiptir ve vezin de Arapçada kelime türetmenin kalıbını ifade eden bir modeldir. Herhangi bir vezinden yüzlerce kelime türetilebilir. Arapça kelimenin kökünü teşkil eden aslî harfler -birkaç istisna dışında- en az üç harfli olur. Bu kök harfler kimi durumlarda dört veya beş tane de olabilir. Üç aslî harften oluşan köklere sülâsî, dört aslî harften oluşanlara rubâî, beş aslî harften oluşanlara humâsî denilir. İsimler, varlıkları gösteren kelimelerdir. Bunlar dil bilgisinde cins isim ve özel isim olarak ayrılırlar. Bütün şahıs isimleri, nesneleri gösteren isimler, sayı isimleri dil bilgisinde hep isim kategorisi altında değerlendirilir. Masdar, hareket, oluş ve kılış bildiren isimlerdir. Arapçada masdarlar mücerred, mimli, mezîdünfih ve mec'ûl olmak üzere dört gruba ayrılır. İsm-i fâ'il, fiilde belirtilen hareketi, oluş veya kılışı yapanı ifade eden kelime türlerine verilen isimdir. Türkçede yazıcı, kırıcı, yazan, kıran gibi kelimelerin ifade ettiği anlamlar ism-i fâ'il kategorisini oluşturur. İsm-i mef'ûl, fiilde belirtilen hareket, oluş ve kılışa maruz kalanı, etkileneni ifade eden kelime türlerine verilen isimdir. Türkçede kırılmış, kırık, kırgın, bozuk, bozulmuş gibi kelimelerin ifade ettiği anlamlar ism-i mef'ûl kategorisini oluşturur. İsm-i tafdîl, sıfatlarda derece açısından daha üstünlüğü gösteren bir kelime kategorisidir. Türkçede bu anlamı üreten özel bir ek yoktur. Bunu sıfatın önüne daha, en gibi sıfatlar getirerek üretiriz: daha güzel, en büyük, en yüksek vs. gibi. İsm-i tasgîr, isimlerde küçültme kategorisidir. Türkçedeki +cık/+cik,+cığaz/+ciğez ekleriyle yapılan kuzucuk, kızcığaz, lokmacık gibi kelimeler de ism-i tasgîr kategorisinin örnekleri olarak düşünülebilir. İsm-i mekân, fiilde belirtilen hareket, kılış veya oluşun gerçekleştiği yeri ifade eden kelime kategorilerine verilen isimdir. Türkçede çoğu zaman bunu işlek bir ek olan +lık/+lik ile kurarız. Kimi zaman de yer kelimesinden faydalanırız. Meselâ derslik, kömürlük, çalışma yeri, toplantı yeri vs. Mübâlağa-i fâ'il, esas olarak fiilde belirtilen hareket, oluş veya kılışın özne tarafından çok fazla, aşırı derecede yapıldığını ifade eder. Bunu Türkçede çok yapan, çok


konuşan, çok gülen gibi sıfat-fiil gruplarıyla Salim çokluğu teşkil eden eklerden +ât eki ise dişil yapabildiğimiz gibi kırılgan, pişegen örneklerinde olduğu (müennes) çokluk yapar. Bu eki alan kelimenin sonunda ٥

gibi -gan/-gen ekleriyle de yapabiliriz. İsm-i mensûb, nisbet ifade eden kelime kategorisidir. Bu kategori, kelime sonuna nispet eki getirmek suretiyle yapılır. Bu kategoriyi Türkçede değişik eklerle yaparız: İstanbullu, demirden, mektupçu vs. İsm-i mensûb dışında bütün bu kategorilerin teşkili, kelime kökünü oluşturan aslî seslerin vezin dediğimiz kimi kalıplara sokulmasıyla mümkün olmaktadır.

• İsimlerin Vezinleri

İsim teşkilinde kullanılan bazı kalıplar, yani vezinler şunlardır:

ﻓَﻌْﻞ fa'l: ﺷﻤﺲ şems “güneş”, ﺛﻮﺭر sevr “öküz”, ﺟﻮﺯز cevz.

ﻓِﻌْﻞ fi'l: ﺫذﺋﺐ zi'b “kurt”, ﺭرﺟﻞ ricl “ayak” vs.

ﻓُﻌْﻞ fu'l: ﺍاﺫذﻥن üzn “kulak”, ﻓﻠﻚ fülk “gemi”, ﻗﻔﻞ kufl “kilit”

ﻓَﻌَﻞْ fa'al: ﻗﻠﻢ kalem, ﻗﻤﺮ kamer “ay”, ﺟﺒﻞ cebel “dağ”.

ﻓَﻌْﻠَﻞْ fa'lel: ﺧﺮﺩدﻝل hardal, ﺛﻌﻠﺐ sa'leb “tilki”, ﺩدﻓﺘﺮ defter vs.

ﻓُﻌْﻠُﻞْ fu'lul: ﺑﻠﺒﻞ bülbül, ﻓﺴﺘﻖ fustuk “fıstık”, ﻓﻨﺪﻕق funduk.

• Arapçada İsimlerde Çokluk

Türkçeden farklı olarak Arapça kelimelerde teklik ve çokluk arasında bir de ikilik vardır ki nesnenin iki adet oluşunu ifade eder. Bu yapıya tesniye adı verilir. Arapçada

kelime yapımında tesniye +eyn ﻳﯾﻦ ) ) ve + ân ( ﺍاﻥن ) ekiyle yapılır. Osmanlı Türkçesinde daha çok +eyn ekli şekiller kullanılmıştır.

taraf ﻁطﺮﻑف tarafeyn ﻁطﺮﻓﻴﯿﻦ "iki taraf"

devlet ﺩدﻭوﻟﺖ devleteyn ﺩدﻭوﻟﺘﻴﯿﻦ "iki devlet"

Harem ﺣﺮﻡم Haremeyn ﺣﺮﻣﻴﯿﻦ "Mekke ve Medine" gibi.

Çokluk (cem') Eklemeli ve bükünlü olmak üzere iki gruptur: Eklemeli çokluklar sâlim çokluk (cem'-i sâlim) adını alır.

+în ( ﻳﯾﻦ ), +ûn ﻭوﻥن ) ) ekleri müzekker (eril), +ât ( ﺍاﺕت ) eki ise müennes (dişil) çokluklar yapar. Bunlar kurallı, düzenli çokluklar sayılır:

ﻣﺄﻣﻮﺭرﻳﯾﻦ me'mûrîn, ﻣﻌﻠﻮﻣﺎﺕت ma'lûmât vs. Bükünlü çokluklar mükesser çokluk (cem'-i mükesser) adını alır. İsmin aslî harflerine çeşitli zâid harflerin ilâve edilip belli vezinlere konulmasıyla elde edilir. Meselâ:

felek "gök" ﻓﻠﻚ - eflâk ﺍاﻓﻼﻙك "gökler": vezni ef'âl ﺍاﻓﻌﺎﻝل

kasr "köşk" ﻗﺼﺮ - kusûr ﻗﺼﻮﺭر "köşkler": vezni fu'ûl ﻓﻌﻮﻝل

kitâb "kitap" ﻛﺘﺎﺏب - kütüb ﻛﺘﺐ "kitaplar": vezni fu'ul ﻓﻌﻞ Sâlim Çokluklar Sâlim çokluğu teşkil eden eklerden +în ve +ûn ekleri eril (müzekker) çokluk yapar:

ﻣﺴﻠﻢ müslim = ﻣﺴﻠﻤﻴﯿﻦ müslim+în ~ ﻣﺴﻠﻤﻮﻥن müslim+ûn “Müslümanlar”

ﻣﺄﻣﻮﺭر me’mûr = ﻣﺄﻣﻮﺭرﻳﯾﻦ me’mûrîn ~ ﻣﺄﻣﻮﺭرﻭوﻥن me’mûrûn

ﺣﺎﺿﺮ hâzır = ﺣﺎﺿﺮﻭوﻥن hâzirûn "huzurda bulunanlar, bir yerde o anda bulunanlar"

ve ﺕت harfleri varsa bu harfler yazılmaz. Tekili dişil olan kelimelerin çoğulu da bu ekle yapılır:

ﻣﻌﻠﻤﻪﮫ muallime “hanım öğretmen” - ﻣﻌﻠﻤﺎﺕت muallimât “hanım öğretmenler” Ayrıca fiillerin masdar şekillerinin pek çoğu ile ism-i fâ'il ve ism-i mef'ül kategorisinden kelimelerinin bazıları +ât ekiyle çokluk haline getirilir.

ﻭوﻗﻮﻉع vukû’ - ﻭوﻗﻮﻋﺎﺕت vukuât

ﺍاﺧﺮﺍاﺝج ihrâc - ﺍاﺧﺮﺍاﺟﺎﺕت ihrâcât

ﺗﺴﻠﻴﯿﻢ teslîm - ﺗﺴﻠﻴﯿﻤﺎﺕت teslîmât

ﻣﺨﺎﺑﺮﻩه muhâbere - ﻣﺨﺎﺑﺮﺍاﺕت muhâberât

ﻣﻌﻠﻮﻡم ma’lûm - ﻣﻌﻠﻮﻣﺎﺕت ma'lûmât Mükesser Çokluklar Mükesser çokluklar esas olarak semâîdir, yani hangi kelimenin hangi kalıba göre çokluk yapılacağını Arapça konuşan halkların asırlar öncesinde oluşmuş uzlaşmaları belirlemiştir. Biz bunları sözlüklerden öğreniriz. Cem'-i mükesserler (=bükünlü çokluk), cinsiyet kategorisinde dişil (müennes) sayılırlar. Böylece, Farsça yapılı sıfat tamlamasında cem'-i mükesser kalıbında olan bir isimden sonra gelen sıfat da müennes yapılır. Başlıca cem'-i mükesser kalıpları şunlardır:

Ef'âl ﺍاﻓﻌﺎﻝل vezni:

keder ﻛﺪﺭر "keder" - ekdâr ﺍاﻛﺪﺍاﺭر "kederler", sebeb ﺳﺒﺐ

"sebep" - esbâb ﺍاﺳﺒﺎﺏب "sebepler" vs.

Fu'ûl ﻓﻌﻮﻝل vezni:

emr ﺍاﻣﺮ "iş, emir" - umûr ﺍاﻣﻮﺭر "işler, emirler", ilm ﻋﻠﻢ

"ilm" - ulûm ﻋﻠﻮﻡم "ilimler" vs.

Fu'ul ﻓﻌﻞ vezni:

ﻛﺘﺎﺏب kitâb "kitap" - ﻛﺘﺐ kütüb "kitaplar", ﺭرﺳﻮﻝل resûl

"elçi" - ﺭرﺳﻞ rusül "elçiler" " vs.

Fu'al ﻓﻌﻞ vezni:

ﺍاﻣﺖ ümmet - ﺍاﻣﻢ ümem "ümmetler", ﺩدﻭوﻟﺖ devlet - ﺩدﻭوﻝل düvel "devletler" vs.

Fi'al ﻓﻌﻞ vezni:

ﻣﺤﻨﺖ mihnet - ﻣﺤﻦ mihen "mihnetler", ﻣﻠﺖ millet - ﻣﻠﻞ milel "milletler" vs.

Fi'âl ﻓﻌﺎﻝل vezni:

ﺟﺒﻞ cebel "dağ" - ﺟﺒﺎﻝل cibâl "dağlar", ﺭرﺟﻞ racül "adam" -

ﺭرﺟﺎﻝل ricâl "adamlar" vs.

Fu''âl ﻓﻌﺎﻝل vezni:

ﺣﺎﻛﻢ hâkim - ﺣﻜﺎﻡم hükkâm "hâkimler", ﻛﺎﺗﺐ kâtib - ﻛﺘﺎﺏب küttâb "kâtipler" vs.

Fa'ale ﻓﻌﻠﺔ vezni:

ﻁطﺎﻟﺐ tâlib "öğrenci" - ﻁطﻠﺒﻪﮫ talebe "öğrenciler" ; ﻋﺎﺟﺰ âciz

"güçsüz" - ﻋﺠﺰﻩه aceze "güçsüzler" vs.

Fu'alâ ﻓﻌﻼء vezni:

ﻋﺎﻟﻢ âlim - ﻋﻠﻤﺎ ulemâ "âlimler" , ﻓﺎﺿﻞ fâzıl - ﻓﻀﻼ fuzalâ vs.


risâle - ﺭرﺳﺎﺋﻞ resâ'il "risâleler" vs.

Fevâ'il ﻓﻮﺍاﻋﻞ vezni:

ﺣﺎﺩدﺛﻪﮫ hâdise - ﺣﻮﺍاﺩدﺙث havâdis "hadiseler", ﺳﺎﺣﻞ sâhil -

ﺳﻮﺍاﺣﻞ sevâhil "sâhiller" vs.

Fevâ'îl ﻓﻮﺍاﻋﻴﯿﻞ vezni:

ﻗﺎﻧﻮﻥن kānûn - ﻗﻮﺍاﻧﻴﯿﻦ kavânîn "kanunlar", ﺗﺎﺭرﻳﯾﺦ târîh -

ﺗﻮﺍاﺭرﻳﯾﺦ tevârîh "tarihler" vs.

Efâ'il ﺍاﻓﺎﻋﻞ vezni:

ﺍاﻛﺒﺮ ekber "en büyük" - ﺍاﻛﺎﺑﺮ ekâbir "büyükler, ulular",

ﺍاﺭرﺫذﻝل erzel "pek rezil" - ﺍاﺭرﺍاﺫذﻝل erâzil "reziller" vs.

Efâ'îl ﺍاﻓﺎﻋﻴﯿﻞ vezni:

ﺍاﻗﻠﻴﯿﻢ iklîm "ülke, diyar" - ﺍاﻗﺎﻟﻴﯿﻢ ekālîm "ülkeler", ﺣﺪﻳﯾﺚ

hadîs – ﺍاﺣﺎﺩدﻳﯾﺚ ehâdîs "hadisler" vs.

Ef'ilâ ﺍاﻓﻌﻼء vezni:

ﻧﺒﻰ nebî "peygamber" - ﺍاﻧﺒﻴﯿﺎ enbiyâ "peygamberler", ﻭوﻟﻰ

velî - ﺍاﻭوﻟﻴﯿﺎ evliyâ "velîler"vs.

Ef'ile ﺍاﻓﻌﻠﺔ vezni:

ﺳﻼﺡح silâh - ﺍاﺳﻠﺤﻪﮫ esliha "silahlar", ﻟﺴﺎﻥن lisân - ﺍاﻟﺴﻨﻪﮫ elsine "lisanlar, diller" vs.

Mefâ'il ﻣﻔﺎﻋﻞ vezni:

ﻣﻜﺘﺐ mekteb - ﻣﻜﺎﺗﺐ mekâtib "mektepler, okullar", ﻣﺬﻫﮬﮪھﺐ

mezheb - ﻣﺬﺍاﻫﮬﮪھﺐ mezâhib "mezhepler, görüşler" vs.

Mefâ'îl ﻣﻔﺎﻋﻴﯿﻞ vezni:

ﻣﺠﻨﻮﻥن mecnûn - ﻣﺠﺎﻧﻴﯿﻦ mecânîn "mecnunlar, deliler",

ﻣﻜﺘﻮﺏب mektûb - ﻣﻜﺎﺗﻴﯿﺐ mekâtîb "mektuplar" vs.

Tefâ'îl ﺗﻔﺎﻋﻴﯿﻞ vezni:

ﺗﺼﻮﻳﯾﺮ tasvîr - ﺗﺼﺎﻭوﻳﯾﺮ tesâvîr "tasvirler, resimler", ﺗﺮﻛﻴﯿﺐ

terkîb - ﺗﺮﺍاﻛﻴﯿﺐ terâkîb "terkibler" vs.

Ef'ul ﺍاﻓﻌﻞ vezni:

ﻧﺠﻢ necm "yıldız" - ﺍاﻧﺠﻢ encüm "yıldızlar", ﻧﻔﺲ nefs -

ﺍاﻧﻔﺲ enfüs "nefsler, ruhlar" vs.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında