TDE104U-OSMANLI TÜRKÇESİNE GiRİŞ II
Ünite 3: Kelime Sınıfları III: Zamirler ve Zarflar
Zamirler
Zamirler isim sınıfından kelimelerdir. Kimseleri ve nesneleri temsil ederler, onların yerini tutarlar. Adlar gibi nesneleri karşılayan kelimeler değildirler, bu bakımdan tek başlarına anlamları yoktur.
Diğer önemli fark Türkçede zamirlerin çekim sırasında biçim değiştirmeleridir. Bu da zamirleri öteki kelime türlerinden ayıran belli başlı özelliklerden biridir. Zamirlerle adlar arasında iyelik eklerini almaları bakımından da farklılık bulunur. Bütün adlar bütün iyelik eklerini alabilir, bu eklerle çekimleri yapılabilir; zamirlerin iyelik eklerini alması ise oldukça sınırlıdır.
Zamirlerin adlarla ortak yanı, söz içindeki ilişkilerinden doğan durumlara uygun olarak çekime uğramaları, onlar gibi durum eklerini alarak çekilmeleridir.
Zamirlerin Çeşitleri
Zamirlerin, taşıdıkları kavramlara ve kullanışlarına göre çeşitleri vardır. Bunlar; kişi zamirleri, dönüşlülük zamirleri, gösterme zamirleri, soru zamirleri, belirsiz zamirler ve ilinti zamirler olmak üzere 6 çeşit zamir bulunmaktadır.
Kişi zamirleri ben, sen, o; biz, siz, anłar/onłar’dır. Bunlardan çoğul 3. kişi zamiri tekil 3. kişi zamirinden çoğul eki -ler ile yapılmıştır. Çoğul 1. ve 2. kişi zamirleri biz ve siz de çoğul eki alabilir: bizler, sizler gibi. Ancak bu, topluluk adlarının çoğul eki almaları gibi, birden fazla topluluğu belirmek içindir.
Tekil ve çoğul 1. kişi zamirlerinde ilgi eki -in değil - im’dir: ﺏبﻥنﻡم benim, ﺏبﺯزﻡم bizim gibi. Tekil 1. ve 2. kişi zamirleri ben ve sen’in yönelme eki almış çekim şekillerinde kök değişikliğe uğramıştır. Bu değişiklik yüzünden bana ve sana Osmanlı Türkçesinde ﺏبﻙكﺍا ve ﺱسﻙكﺍا şeklinde yazılır.
Dönüşlülük Zamirleri Osmanlı Türkçesinde ﻙكﻥنﺩدﻭو ve ﻙكﻥنﺩدﻯى şeklinde iki şekilde yazılır. 3. kişiyi gösteren bu zamirin okunuşu da iki türlüdür: gendi, kendi. 3. kişiyi gösteren bu zamirin 1. ve 2. kişisi iyelik ekleriyle yapılmıştır: ﻙكﻥنﺩدﻯىﻡم, ﻙكﻥنﺩدﻭوﻡم (gendüm/gendim, kendüm/kendim) ve ﻙكﻥنﺩدﻙك, ﻙكﻥنﺩدﻭوﻙك (gendüñ/gendiñ, kendüñ/kendin)
Gösterme Zamirleri Osmanlı Türkçesi’nde yakın için bu ﺏبﻭو, işbu ﺍاﺵشﺏبﻭو, oşbu ﺍاﻭوﺵشﺏبﻭو, az uzak için şu ﺵشﻭو, şol ﺵشﻭوﻝل, daha uzak için ise ol ﺍاﻭوﻝل, o ﺍاﻭو’dur. Gösterme zamirleri aynı zamanda gösterme sıfatları olarak kullanılmıştır. Sıfat olarak kullanıldıklarında çekim eki almazlar. Zamir olarak ise çoğul eki alırlar, adlar gibi çekime uğrarlar.
Soru Zamirleri ﻙكﻡم kim ve ﻥنﻩه ne’dir. Bunlar da diğer adlar ve öteki zamirler gibi çekilebilirler. Bunların iyelik ekli biçimleri yeni zamirler meydana getirmiştir.
Belirsiz Zamirler kimseleri ve nesneleri belirsiz bir biçimde temsil eden, başka bir deyişle, zihinde belirsiz bir kimse veya nesne kavramı canlandıran zamirlerdir. Çoğu,
belirsiz sıfatların iyelik eki almış şekilleridir. Osmanlı Türkçesi’ndeki bazı örnekleri aşağıdadır:
Kimse ﻙكﻡمﺱسﻩه , biri ﺏبﺭرﻯى, kimisi ﻙكﻡمﻯىﺱسﻯى, başkası ﺏبﺍاﺵشﻕقﻩه ﺱسﻯى, hepsi ﻩهپپﺱسﻯى gibi.
İlinti Zamirleri Osmanlı Türkçesi’nde işleyiş bakımından eş değerde iki ilinti zamiri vardır: ﻙكﻱيﻡم/ﻙكﻡم kim, ki. İlki ﻙكﻩه Türkçe, ikincisi Farsça’dır. Her ikisi de aynı zamanda zamir ve bağlam olarak kullanılmıştır. İlinti zamirleriyle alakalı bazı örnekler aşağıda verilmektedir:
• kartal ki yükseklerde uçar = yükseklerde uçan kartal • oł ki nush ile ıslâh ołmaz = nush ile (öğütle) ıslâh ołmayan • oł ağa ki anıñ ḳarındaşı dostuñdur = ḳarındaşı dostuñ ołan ağa • Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini = Gözlerimin rengini unuttuğunu duydum
Zarflar
Sıfatların anlattıkları vasfı (niteliği), fiillerin anlattıkları kılış ve oluşu açıklayan ve değiştiren isim sınıfından kelimelerdir. Bu işleyişleriyle sıfat ve fiillerin önünde yer alırlar ve cümlede onlarla bir arada bulunurlar. Adlar ve sıfatlardan en önemli farkları onlardan daha az bağımsız olmaları, daha doğrusu sıfat ve fiillere bağımlı bulunmalarıdır. Öte yandan zarfların pek çoğu başka kelime türlerinden alınmışlardır, bu yüzden onları ancak bir sıfatla ve bir fiille birlikte oluşturdukları öbekler içinde tanır ve ayırt ederiz. Zarf öbekleri dediğimiz bu öbeklerin cümledeki yeri bir sıfat ve fiilin yerine eştir.
Zarfların başka bir özelliği kendi cinsinden kelimelerin önüne de gelebilmeleri, böylece onları da etkilemeleri, anlamlarını değiştirmeleridir.
Zarfların Çeşitleri
Osmanlı Türkçesinde kullanılmış olan zarflar yapıları bakımından oldukça çeşitlilik gösterir. Bir bölüğü herhangi bir ek almaksızın doğrudan zarf olarak kullanılan kök zarflardır. Bu bölükte Türkçe’nin asıl zarfları ile yabancı dillerden alınıp da zarf olarak kullanılmış çok sayıda kelime yer alır: ﺍاﻙك en, پپﻙك pekﺁآﺯز az, ﺩدﻡمﻱيﻥن deminﺍاﻱيﺭر , er, ﻙكﻱيچچ geç, ﻙكﻱيﺝجﻩه gece gibi.
Yapılış bakımından zenginlikleri, kullanış sınırlarının genişlikleri ile zarflar dilin kelime dağarcığında önemli bir yer tutar. Osmanlı Türkçesi’nde Arapça ve Farsça’dan alınmış olanlarla birlikte pek çok zarf kullanılmıştır. Bunlar arasında nicelik (azlık çokluk, miktar), yer yön (mekân) ve zaman zarfları sayılabilir ölçüdedir. Nitelik (hâl, tarz ve tavır) zarfları ise sayılamayacak kadar çoktur. Bunun sebebi, birçok ad ile bunların görelik ve bilelik ekli biçimlerinin ve niteleme sıfatlarının zarf olarak kullanılabilmesi, ayrıca ekler ve takılarla yapılmış çok sayıda Arapça ve Farsça zarfın bu dönemde yazı diline girmiş bulunmasıdır.
• Nitelik (Hâl, Tarz, Tavır) Bildiren Zarflar
aceb ﻉعﺝجﺏب adeta ﻉعﺍاﺩدﺕتﺍا
ancaḳ ﺍاﻥنﺝجﻕق bi'l-hâssa ﺏبﺍاﻝلﺥخﺍاﺹصﻩه
âşıḳâne ﻉعﺍاﺵشﻕقﺍاﻥنﻩه bi'z-zât ﺏبﺍاﻝلﺫذﺫذﺍاﺕت
faḳat ﻑفﻕقﻁط muhaḳḳaḳ ﻡمﺡحﻕقﻕق
hâlâ ﺡحﺍاﻝلﺍا mükemmel ﻡمﻙكﻡمﻝل
• Nicelik (Azlık Çokluk, Miktar) Bildiren Zarflar
aslâ bir nesne ﻥنﺱسﻥنﻩه ﺏبﺭر ﺍاﺹصﻝلﺍا azacıḳ ﺝجﻕق ﺯزﻩه ﺁآ
bir az ﺁآﺯز ﺏبﺭر haylî ﺥخﻱيﻝلیی
bir mıḳtâr ﺏبﺭرﻡمﻕقﺩدﺍاﺭر ḳalîl “az” ﻕقﻝلﻱيﻝل
bu ḳadar ﻕقﺩدﺭر ﺏبﻭو ziyâde ﻱيﺍاﺩدﻩه ﺯز
• Yer, Yön Zarfları
anda ﺁآﻥنﺩدﻩه her yerde ﻩهﺭرېېﺭرﺩدﻩه
aşağı ﺁآﺵشﺍاﻍغیی içerde ﺩدﻩه ﺍاﻱيچچﺭر
bundan ﻥنﺩدﻥن ﺏبﻭو nereye ﻱيﻩه ﻥنﺭرﻩه
ötede ﺩدﻩه ﺕتﻩه ﺍاﻭو ne arada ﺍاﺩدﻩه ﻥنﻩه ﺁآﺭر
• Zaman Zarfları
añsız ﺁآﻙكﺱسﺯز bu def‘a ﺩدﻑفﻉعﻩه ﺏبﻭو
bundan böyle ﻱيﻝلﻩه ﺏبﻭو ﻥنﺩدﻥن ﺏبﻭو ba‘zan ًﺑﻌﻀﺎ
bir az ﺏبﺭرﺁآﺯز der-hâl ﺡحﺍاﻝل ﺩدﺭر
bilâhıre “sonra” ﻩه ﺏبﺍاﻝلﺍاﺥخﺭر demin ﺩد ﻡمﻥن
evvelâ ﻭوﻝلﺍا ﺍا ikide bir ﺏبﺭر ﺍاﻱيﻙكﻱيﺩدﻩه
• Soru Zarfları
kaç kere ﻙكﺭرﻩه ﻕقﺍاچچ ne sebeb ﺱسﺏبﺏب ﻥنﻩه
mi ﻡمﻯى nice ﻥنېېﺝجﻩه
ne kadar ﻕقﺩدﺭر ﻥنﻩه ne yüzden ﻥنﻩهېېﻭوﺯزﺩد
• Olumlu Karşılık, Benimseme, Beğenme ve Onaylama Bildiren Zarflar
ale'r-re‘si ve'l-ayn “baş ve göz üstüne”
ﻉعﻝلییﺍاﻝلﺭرﺃأﺱس ﻭوﺍاﻝلﻉعﻱيﻥن
belki ﺏبﻝلﻙكﻩه eyi ﺍاﻱيﻭو
gerçek چچﻙك ﻙكﺭر şübhesiz ﺵشﺏبﻩهﻩه ﺱسﺯز
• Olumsuz Karşılık, Benimsememe, Beğenmeme, Onaylamama Bildiren Zarflar
Allah göstermesin ﺱسﻭوﻥن ﻙكﻭوﺱسﺕتﺭرﻡمﻩه ﺍاﻝلﻝلﻩه
hiç ﻩهﻱيﺝج aslâ ﺍاﺹصﻝلﺍا
• Gösterme Zarfları
baḳ a ﺁآ ﺏبﺍاﻕق ma ﻡمﺍا
hâ ﻩهﺍا gör ki ﻙكﻩه ﻙكﻭوﺭر
işte ﺍاېېﺵشﺕتﻩه
• Sayı, Ölçü, Sıklık, Seyreklik, Yineleme Bildiren Zarflar
bi'd-def‘ât “defalarca” ﺏبﺍاﻝلﺩدﻑفﻉعﺍاﺕت nâdiren ﻥنﺍاﺩدﺭرﺃأ
sıḳça ﺹصﻱيﻕقچچﻩه tekrâr ﺍاﺭر ﺕتﻙكﺭر
• Sıra Bildiren Zarflar
âhır ﺁآﺥخﺭر iptidâ ﺍاﺏبﺕتﺩدﺍا
muḳaddemâ ﻡمﻕقﺩد ﻡمﺍا pes “sonra” پپﺱس
soñra ﻩه ﺹصﻙكﺭر bir biriyle ﻱيﻝلﻩه ﺏبﺭرﺏبﺭر
• Yoğunluk Derecesi, Çokluk ve Üstünlük Bildiren Zarflar
bir mertebe ﺕتﺏبﻩه ﻡمﺭر ﺏبﺭر haylî ﺥخﻱيﻝلیی
şöyle ki ﻙكﻩه ﻱيﻝلﻩه ﺵشﻭو ne ḳadar ﻕقﺩدﺭر ﻥنﻩه
• Derecelenme Bildiren Zarflar
âheste âheste ﺁآﻩهﺱسﺕتﻩه ﺁآﻩهﺱسﺕتﻩه azar azar ﺁآﺯزﺍاﺭر ﺁآﺯزﺍاﺭر
hiç ołmazsa ﺱسﻩه ﺍاﻭوﻝلﻡمﺯز ﻩهﻱيﺝج yap “az az” ﻱيﺍاپپ ﻱيﺍاپپ
• Selamlama, Uğurlama Zarfları
ḳołay gele ﻙكﻝلﻩه ﻕقﻭوﻝلﺍاﻱي duâłar ﺩدﻉعﺍاﻝلﺭر
hoş geldiñ ﻙكﻝلﺩدﻙك ﺥخﻭوﺵش yâ-hû ﻱيﺍاﻩهﻭو
• Benzerlik Bildiren Zarflar
gibi ﻙكﺏبیی ancileyin ﺍاﻥنﺝجﻱيﻝلﻱيﻱيﻥن
böyle ﻱيﻝلﻩه ﺏبﻭو farzâ ki ﻙكﻩه ﻑفﺭرﺽضﺍا