TDE104U-OSMANLI TÜRKÇESİNE GİRİŞ II
Ünite 1: Kelime Sınıfları I: Adlar
Adlar
Türkçe’nin bütün kelime kökleri iki öbek içinde toplanır: isim kökleri, fiil kökleri. Bu iki öbekte yer alan kelimelerin yapım ve çekim ekleri ayrı olduğu gibi, söz içindeki işleyişleri, kurdukları ilişkiler ve karşıladıkları kavramlar da farklıdır. Kendi yapım ekleriyle uzamış, gövde ya da köken diye adlandırdığımız kelimelerle birleşik kelimeler de, kök kelimeler gibi, iki öbek oluşturur. Bunlar taban adını verdiğimiz yeni kelimelerdir.
Adlar, yoğun (somut) ve yalın (soyut) varlıkları gösteren; daha geniş bir tanımla, dış gerçekliği olan, duyularla tanınıp kavranan ya da dış gerçekliği olmayıp da zihinde tanımlanıp biçimlendirilerek kavranır kılınan varlıklara (anlamlara, niteliklere) ad olan kelimelerdir. Adlardan bazıları: hürmet, ,Hudâ ﺥخﺩدﺍا ,Allâh ﺍاﻝلﻝلﻩهﺕتﺍاﻙكﺭریی Tañrı, ﻕقﻡمﺭر Ḳamer, ﻉعﻝلیی Ali gibi.
Adların Çeşitleri
Adları önce gösterdikleri varlıklara göre yoğun adlar ve yalın adlar olarak ikiye ayırırız. Yoğun adların bir kısmı bir tek varlığı veya belli bir topluluğu gösterir; bunlara özel adlar (özlük adlar, has isimler) diyoruz: ﻉعﻡمﺭر Ömer, ,Acemler ﻉعﺝجﻡمﻝلﺭر ,Mekke ﻡمﻙكﻩه ﻑفﺭر.Firengistan gibi ﻥنﻙكﺱسﺕتﺍاﻥن
Bir kısmı ise, yalın kavramların adı ile aynı cinsten olan teklerin oluşturduğu yoğun bir varlık kümesinin ortak ya da her tekinin ayrı ayrı adıdır. Bunlara da cins adları (ortak adlar, cins isimler) deriz: ﺯزﻥن zen “kadın” ﺍاﻱيﻥنﻙك inekk , .keder gibi ﻙكﺩدﺭر ,câm ﺝجﺍاﻡم ,”decâce “tavuk ﺩدﺝجﺍاﺝجﻩه
Adlarda Cinsiyet (Keyfiyet)
Türkçe’de kelimeleri erkek ve dişi oluşlarına göre türlere ayıran ek yoktur. Aynı cinsten canlı varlıkların erkek ve dişi olanlarının ayrı adları vardır: baba-ana, oğlan-kız, amca-hala, erkek aşçı-kadın aşçı, erkek arslan-dişi arslan gibi.
Farsça’da da erkek-dişi ayırımı bulunmaz. Arapça’da ise kelimeler gösterdikleri varlıkların erkek ya da dişi oluşuna göre eril (müzekker) ve dişil (müennes) olmak üzere ikiye ayrılır. Bu ayırım Osmanlı Türkçesi döneminde Arapça isimlerin kimi yerlerde eril-dişil niteliklerine göre kullanılması açısından önemlidir.
Bir Arapça kelimenin dişil olduğu sonunda bulunan şu harflerden anlaşılır:
1. Kelimenin kök harfi olmayan, bulunduğu son hecede kök harfi ile birlikte -et ve -ât gibi okunan ﺍاﺕت ﻩه , ﻩه : ile a, e gibi okunan ﺕت , Örnek olarak: ﻑفﺭر ﺹصﺕت fırsat, ﻅظﻝلﻡمﺕت zulmet, ﺡحﺭرﻙكﺕت hareketﺍاﺭر ,ﺍاﺩدﻩه irâde gibi.
2. Uzun a gibi okunan ,taḳvâ ﻯى ﺕتﻕقﻭوییﺩدﻉعﻭو da‘vâ
3. â‘ gibi okunan ﺍاء . Ancak ﺍا (elif) ardındaki ء (hemze) Osmanlı Türkçesi’nde düşürülür ve ﺍا (elif) uzun ünlü değeriyle yalnız kalır: ﺹصﺡحﺭر ﺩدﺍا ﺱسﻭو , sahrâ ﺍاsevdâ gibi.
Şu altı kelime anlamca dişildir:
1. Kadın adları : ﻱيﻥنﺏب ﺯز Zeyneb ﻡم ;Meryem gibi , ﺭرﻱيﻡم
2. Dişi varlıkları gösteren kelimeler: ﺍاﻡم ümm “anne”, ;bint “kız” gibi ﺏبﻥنﺕت ,”uht “kız kardeş ﺍاﺥخﺕت
3. Ülke, şehir ve kabile adları: ﻡمﺹصﺭر Mısır, ﺵشﺍاﻡم Şâm, H ﺡحﻝلﺏبaleb gibi;
4. Çift organların adları: ﻉعﻱيﻥن ayn “göz, ﺍاﺫذﻥن üzn “kulak”, ﻱيﺩد yed “el” gibi;
5. Rüzgar adları ve ateşe verilen çeşitli adlar: ﺝجﻥنﻭوﺏب cenûb “güney yeli”, ﺵشﻡمﺍاﻝل şemâl “kuzey yeli” gibi.
6. İnsan dışındaki canlı varlıkların topluluk adları: ﻍغﻥنﻡم ğanem “koyun”, ﺍاﺏبﻝل ibl “deve” gibi.
Ayrıca harf adları, ay adları, üç harften çok harfi bulunan bütün mastarlar ve belli kalıplarla yapılan çoğullar da dişil sayılır ve çoklukları dişil çoğul ekleri ile yapılır. Bunlar dışında kalan bütün kelimeler eril sayılır. Bununla birlikte kural dışı, yani eril sayılması gerekirken dişil, dişil sayılması gerekirken eril sayılan kimi kelimeler de vardır. Bunlar ancak sözlükler yardımıyla öğrenilebilir.
Adlarda Sayı (Kemiyet)
Varlık ve kavramlar arasında bir de sayı yönünden ayırım bulunur. Aynı türden varlıklar ve kavramlar sayıca bir (tek) ya da birden çok olabilir. Sayıca biri (teki) gösteren kelime için tekil (tekli, teklik), çoğu gösteren kelime için ise çoğul (çoklu, çokluk) terimlerini kullanıyoruz.
Türkçe’de canlı ve cansız varlıkların ve kavramların birden çok olduğunu anlatan ek ﻝلﺭر -lar/ler’dir. Arapça ve Farsça’dan alınma her türden ismin çoğulu da Osmanlı Türkçesi’nde genel olarak aynı ekle yapılmıştır: ﺍاﻥنﺱسﺍاﻥنﻝلﺭر insânłar, ﺡحﺍاﻝلﻝلﺭر hâller gibi.
Ancak, özellikle Arapça’dan alınmış kelimeler arasında bu dilin çoğul şekilleriyle yapılmış çok sayıda kelime bulunur. Bununla birlikte Arapça’nın çoğulları Osmanlı Türkçesi’nde -lar/ler eki ile yeniden çoğul yapılmıştır; yani çoğuldan çoğul: = devletler ﺩدﻭوﻝلﺕتﻝلﺭر ﻭوﻝل ﺩدdüvel, ash ﺍاﺹصﺡحﺍاﺏبâb “sâhibler, dostlar, arkadaşlar” = ﺍاﺹصﺡحﺍاﺏبﻝلﺭر ashâbłar gibi.
Öte yandan Türkçe ve Farsça kelimelerin Arapça’nın dişil çoğul eki ile yapılmış çoğuliları bulunduğu gibi, bunların Farsça’nın çoğul ekleriyle yapılmış çoğulları da vardır:ﺍاﺕت ﺍاﺭر erât, ﻙكﻝلﺵشﺍاgeliş ﺕتât, ﻙكﻱيﺩدﺵشﺍاﺕت gidişât gibi.
Osmanlı Türkçesi’nde Arapça çoğul kelimelerin bir kısmı topluluk adı olarak kullanılmış ,ulemâ “âlimler ﻉعﻝلﻡمﺍا( bilginler topluluğu”, ﻩهﻭوﺭرﺙث verese “vârisler, mirasçılar”), bir kısmı tekillerinden farklılaşmış anlamlar kazanmış u ﻉعﻕقﻝلﺍا(ḳalâ “âkiller, akıllı kimseler” ama “akıl satan, kendini akıllı göstermek isteyen”); bir kısmı, tekili kullanılmadığı için, çoğu kez aynı ya da farklılaşmış anlamda onun yerini almıştır (ﺥخﻝلﺍاﻱيﻕق halâyıḳ “halîḳatler, yaratıklar, insanlar; yaradılış özellikleri, huylar”, ama tamamen farklı bir anlamda: “cariye”).
Arapça’da isim sınıfından kelimeler sayı bakımından üç durumda bulunurlar: tekli (tekil), ikili (ikil) ve çoklu (çoğul).
İkililer (ikiller): Kurallı yapıdadırlar. Arapça’da, söz içinde bir adın yalın olmasına göre (iki adam) ﺍاﻥن -ân recülân gibi) ve çekimli durumda bulunmasına )ﺭرﺝجﻝلﺍاﻥن göre (iki adamı) ﻱيﻥن-eyn recüleyn gibi) olmak )ﺭرﺝجﻝلﻱيﻥن üzere iki biçimi bulunan bu ikililerden Osmanlı Türkçesi’nde daha çok -eyn’li olanları kullanılmıştır.
Çoğullar (çoklular): Bunlar yapıca iki türlüdür: 1. kurallı, 2. kuralsız. Kurallı çoğulların eril ve dişil olmak üzere ayrı biçimleri vardır. Eril’e örnek ﻡمﺱسﻝلﻡمﻭوﻥن müslimûn dişil olana örnek ise sayhât ﺹصﻱيﺡحﺍاﺕت “sayhalar, çığlıklar”.
Kuralsız çoğullara kırık (mükesser) çoğullar denir. Arapça’nın bu tür çoğulları, kök harflerinin sırası değiştirilmeden, ama bunların yanına belli harfler katıp kelimenin hecelerini de farklı ünlülerle seslilendirerek elde edilmiştir. Örnek olarak, ﺝجﺍاﻩهﻝل câhil’in kırık çoğulu cühelâ’dı ﺝجﻩهﻝلﺍاr. Bu tür çoğulların Arapça’da otuzdan çok kalıbı vardır.
Farsça’da iki çoğul eki vardır: ﺍاﻥن -ân ve ﻩهﺍا -hâ. Bunlardan ilki canlı varlık adlarının, ikincisi ise cansız varlık adlarının çoklusunu yapar: ﺵشﺍاﻩهﺍاﻥن şâhân “şahlar”, ﺯز ﻥنﺍاﻥن zenân “kadınlar” gibi.
Adlarda Çekim
Adlar söz içinde başka kelimelerle girdikleri ilişkilerden kaynaklanan çeşitli durumlarda bulunurlar. Buna adın durumları (hâlleri) deriz. Onların bu durumlarını kimi ekler belirtir. Bu ekleri durum ekleri diye adlandırıyoruz. Bir adın bu ekleri almasına ise ad çekimi diyoruz. Öte yandan, söz içinde bir yandan sahip olan, öte yandan da ait olunan, ilgili ve bağlı bulunulan kişi ve nesneyi gösteren, daha doğrusu onların yerini tutan birtakım eklerimiz vardır. Bunlara iyelik ekleri diyoruz.
Durum ekleriyle: İyelik ekleriyle:
libâsıñ ﻝلﺏبﺍاﺱسﻙك libâsım ﻝلﺏبﺍاﺱسﻡم
ﻝلﺏبﺍاﺱسیی libâsı libâsıñ ﺏبﺍاﺱسﻙك
ﻝلﺏبﺍاﺱسﻩه libâsa ﻝلﺏبﺍاﺱسیی libâsı
ﻝلﺏبﺍاﺱسﺩدﻩه libâsta libâsımız ﻝلﺏبﺍاﺱسﻡمﺯز
ﻝلﺏبﺍاﺱسﺩدﻥن libâstan libâsıñız ﺏبﺍاﺱسﻙكﺯز
ﻝلﺏبﺍاﺱسﻝلﻩه libâsla ﻝلﺏبﺍاﺱسﻝلﻩه libâsları
Türemiş Adlar
Türkçe’de isim ve fiil tabanlarından ad türetmeye yarayan birçok ek vardır. Bunların her biri eklendiği kelimenin anlamında kalıcı değişiklik yapar, farklı kavramları karşılar.
1. Yer Adları: Türkçe’de hem isimlerden, hem fiilerden yer adları yapan ekler vardır. ﻁط ,taşłıḳ ﺍاﺵشﻝلﻕق
ﺏبﺍاﺕتﺍاﻕق .odunłuḳ gibi örnekler isim tabanlıdır ﺍاﻭوﻁطﻭو ﻥنﻝلﻕق bataḳ, ﺍاﻭوﺕتﺭر oturacaḳ ﺝجﻕق örnekleri ise fiil tabanlıdır.
2. Alet ve Kap Adları: Kendisiyle bir iş görülen, bir iş görmek için kullanılan nesne ve bir nesne için nesne’ anlatımındaki alet ve kap adları bazı eklerle yapılmaktadır. ,ayaḳłıḳ ﺁآﻱيﺍاﻕقﻝلﻕق ﺏبﻭوﺭرﻭوﻥنﺱسﺍاﻝلﻕق burunsałıḳ isim tabanlı örneklerdir. ﺁآچچﻩه ,açacaḳ ﺝجﻕق ﺩدﻭوﻙكﻥن döğen “kamçı”, ﻁطﻭوﻕقﻡمﺍاﻕق toḳmaḳ gibi örneklerde fiil tabanlıdır.
3. Küçültme Adları: Ada küçültme anlamı katan başlıca ekler -cıḳ/- cik ve -caḳ/-cek ile bunların başka bir küçültme anlamlı ekle uzamış -cığaz/-ciğez ve - cağız/-ceğiz biçimleridir. Bunlardan -caḳ/-cek daha eski olup örneği azdır; -cığaz/-ciğez ise Osmanlı Türkçesi’nde oldukça sık görülen bir ektir.
4. Eşlik ve Ortaklık Adları: Anlatımca, bir adın kavramında kişiler arasındaki eşliği, ortaklığı bildirir. -daş/-deş, -taş/- teş ekleriyle yapılır. ﻕقﺍاﺭر ḳarındaş ﺩدﺍاﺵش gibi.
5. Kılıcı (Fail) Adları: Bu adlar bir nesne ile uğraşanı, bir iş ya da bir nesne yapanı, bir şey üreteni ve satanı, ayrıca ve daha çok da bir işle sürekli olarak ilgileneni, bir işi meslek olarak yapanı gösterir. -cı/- ci , - çı/- çi ; -cu/- cü, -çu/- çü ekleriyle yapılır. ﺁآﺵشﺝجیی aşçı gibi.
6. Meslek Adları: Bu adlar, uğraşılan işi, kişinin yaptığı işi ve ilgi alanını gösterir. ﺍاﺏبﻩهﻝلﻙك ebelik gibi.
7. Yalın Adlar: Daha çok vasıf (nitelik) bildiren kelimelerden, yani sıfatlardan yapılır: ﻡمﺡحﺕتﺍاﺝجﻝلﻕق muhtaçlık, ﻕقﺭرﻍغﺵشﻩه ﻝلﻕق kargaşalık gibi.
8. Fiil Adları (Ad-fiiler): Türlü eklerle yapılan bu adlar bir yandan bütün fiil tabanlarının yalnızca adları (mastarları), öte yandan her fiilin belirttiği kılış ve oluşun adı; işleyiş bakımından ise, sıfat-fiiller ve zarf-fiiller gibi, fiillerin isimleşmiş biçimleridirler. ﺏبﺍاﻕقﻡمﻕق bakmak, ﺏبﻙكﻥنﻡمﻙكﻝلﻙك beğenmelik gibi.
Arapça Adlar
Türkçe’deki adların karşılığı olan kelimelere Arap gramercileri “sıfat alabilen”, “bir sıfatla vasıflanmış” anlamlarında mevsûf isimler ve men‘ût isimler adını vermişlerdir. Bunlar cins adları ve özel adlar olmak üzere iki bölükte toplanırlar
Yapılış bakımından ise Arapça adlar donuk (câmid) ve türemiş (müştak) olmak üzere ikiye ayrılır. Donuk adlar bir fiilden türememiş adlardır. Bunlar çeşitli kalıplarda (vezinlerde) bulunurlar. Çoğu üç harflidir, dört ve beş harfli olanları da vardır: ﻉعﻱيﻥن ayn “göz”, ﺙثﻉعﻝلﺏب sa’leb gibi. Türemiş adlar ise bir fiilden türetilmiş olanlardır: ﻙكﺕتﺍاﺏب kitab gibi.
Arapça Türemiş Adlar
Arapça’da türemiş adlar, diğer isim sınıfından kelimeler gibi, fiillerden, kök harflerinin belli kalıplara yerleştirilmesiyle elde edilir.
1. Yer Adları: Arapça’da yer adları fiilden türemedir ve belli kalıplarla yapılır: ﻡمﻁطﺏبﺥخ matbah “mutfak”, ﻡمﻕقﺕتﻝل maktel “ölme yeri” gibi.
2. Zaman Adları: Zaman adları da yer adları yapan kalıplarla türetilir: ﻡمﺏبﺩدﺃأ mebde’ “başlama zamanı” gibi.
3. Alet ve Kap Adları: Bunlar da belli kalıplarla türetilmiştir: ﻡمﻍغﻑفﺭر miğfer “tolga” gibi.
4. Küçültme Adları: Canlı ve cansız varlıkların küçük olanını gösteren ya da çok olan bir nesnenin azlığını anlatan bu adlar tek kalıpla yapılır: ﻉعﺏبﻱيﺩد Ubeyd “kulcuk” gibi.
5. Kılıcı (Fail) Adları: Belli kalıplarla türetilmiş Arapça kılıcı adları Osmanlı Türkçesi’nde çok kullanılmıştır. Bir işi sürekli ve çok yapanı, bir işi yapmayı alışkanlık edineni, bir iş göreni, bir meslek sahibini gösteren bu adlar Arapça’da fiillerden belli kalıplarla yapılmıştır. ﺩدﻝلﺍاﻙك dellak “tellak”, ﻡمﺱسﻝلﻡم müslim gibi.
6. Meslek Adları: Meslek adları için Arapça’da ayrı bir kalıp bulunmaz. Üç harfli yalın mastarların fi‘âlet kalıbı bir iş, bir uğraş gösteren fiiller ﻑفﻉعﺍاﻝلﺕت içindir. ﺥخﻱيﺍاﻁطﺕت hıyatet “terzilik” gibi.
7. Yalın Adlar: Arapça’da nispet ekli (یی iyy, Osmanlı Türkçesi’nde î) ad ve sıfatlarınﻙكﻱيﻑفیی keyfîﺍاﻥنﺱسﺍاﻥنیی , insânî gibi) dişil biçimleri (ﻙكﻱيﻑفﻱيﺓة , hâl adı anlamı veren yalın ) ﺍاﻥنﺱسﺍاﻥنﻱيﺓة adlardır. Arapça’da -iyyet gibi okunur, Türkçe’de ise -îyet gibi okunmuştur. ﻙكﻱيﻑفﻱيﺕت keyfiyet gibi.
8. Mastarlar (Kılış Adları ve Adfiller): Arapça’da yapılış bakımından yalın (mücerred), mimli (mîmî) ve arttırılmış (mezîd) olmak üzere üç türlü mastar vardır. Bunların hepsi Osmanlı Türkçesi’nde fiilden türemiş adlar olarak çok yaygın biçimde kullanılmıştır. ﻕقﻁطﻉع kat’ “kesmek”, ﻥنﺱسﻱيﺍاﻥن nisyan “unutmak”, ﻡمﺃأﻙكﻝل me’kel “yemek, yeyiş” gibi örnekleri bulunmaktadır.
Farsça Adlar
Osmanlı Türkçesi’nde Farsça pek çok kelime kullanılmıştır. Bunların hepsi, adlar ve sıfatlar başta olmak üzere, isim sınıfından kelimelerdir. Bunların arasında adlar önemli bir yer tutar. Bunların bazıları: ﺱسﺭر ser “baş”, پپﻱيﺵشﺍاﻥنیی pişani “alın”, ﺁآﺏب ab “su”, ﻙكﺵشﺕت kişt “ekin”, چچﺍاﺵشﺕت çaşt “kuşluk” gibi.
Farsça Türemiş Adlar
Farsça’da türemiş adların çoğu son eklerle isimlerden türetilmiştir. Bu türemiş adlar, Osmanlı Türkçesi
döneminde alınmış, ama konuşma dilinden çok metinlerde yer bulmuştur.
1. Yer Adları: Farsça’da adlardan yer adı yapan çok sayıda ek vardır. گگﺍاﻩه- gah, ﺱسﺕتﺍاﻥن- istan, ﺯزﺍاﺭر-zar gibi eklerden sıklıkla yapılmaktadır: ﺍاﻕقﺍاﻡمﺕتگگﺍاﻩه ikametgah “oturma yeri”, گگﻝلﺱسﺕتﺍاﻥن gülistan “güllük” gibi.
2. Zaman Adları: Yer adları da yapan -gâh ve -istân ekleriyle yapılmıştır: ﺏبﺍاﻡمگگﺍاﻩه bamgah “sabah”, ﺕتﺍاﺏبﺱسﺕتﺍاﻥن tabistan “yaz” gibi.
3. Alet ve Kap Adları: Farsça’da alet ve kap adları - dân ekiyle yapılmıştır: ﻥنﻡمﻙكﺩدﺍاﻥن namekdan “tuzluk”, ﺁآﺕتﺵشﺩدﺍاﻥن ateşdan “ateşlik, mangal” gibi.
4. Küçültme Adları: Farsça adlarda küçültme için birkaç ek vardır: ﺏبﺍاﻍغچچﻩه bağçe “bağcık, küçük bahçe”, ﻡمﺭرﺩدﻡمﻙك merdümek “adamcık; göz bebeği” gibi.
5. Eşlik ve Ortaklık Adları: Bir takı gibi öne gelen hem- kelimesiyle birleşik kelime kalıbında yapılmıştır: ﻩهﻡم ﻉعﺹصﺭر hem-asır “aynı yüzyılda yaşayan”, ﻩهﻡم ﺝجﻥنﺱس hem-cins gibi.
6. Kılıcı (Fail Adları): Çoğu, son eklerle adlardan yapılmıştır: پپﺍاﺱسﺏبﺍاﻥن paspan “bekçi”, ﺥخﻥنﻱيﺍاگگﺭر hunyager “şarkıcı”, ﺥخﺫذﻡمﺕتﻙكﺍاﺭر hizmetkar “hizmetçi” gibi.
7. Meslek Adları: Kılıcı (fail) adlarından یی -î ile türetilmiştir: ﺱسﺍاﺯزﻥنﺩد ﻙكیی sazendegi “çalgıcılık” gibi.
8. Yalın Adlar: Yalın kavramları gösteren adlar, sıfatlardan ve bir nitelik gösteren yalın adlardan یی-î (sonu ﻩه ile bitenlerde گگیی -gî) ekiyle yapılmıştır: ﻩهﺱسﺕتیی hesti “varlık”, ﺵشﻙكﺱسﺕتﻙكیی şikestegi “kırıklık” gibi.
9. Mastarlar (Kılış Adları ve Adfiiller): Farsça’nın asıl mastarları Osmanlı Türkçesi’nde kullanılmamıştır. Kılış adı olarak kullanılmış olanların çoğu geniş zaman tabanına -iş okunan bir eklenerek yapılmıştır. Bunların Türkçe karşılıkları ﺵش -ma/-me ve -ış/-iş’li kılış adlarıdır: ﺥخﻭوﺍاﻩهﺵش hahiş “isteme, isteyiş”, گگﺭر ﺵش gerdiş “dolaşma, dolaşış” gibi.