AÖF Soru Bankası

Sömürgecilik Tarihi (Avrupa-Amerika)Ünite 1 Özeti

Portekiz ve İspanyol Sömürgeciliği

XVI. yüzyıl ortalarında en parlak dönemini yaşayan Keşifler Çağı’nda Portekiz İmparatorluğu Portekiz İmparatorluğu;

Portekiz ilk defa 1143’te bağımsız bir ülke hâline gelmiştir. XV. yüzyıldan itibaren ise gemicilik tekniğini • Brezilya ve Amazon kıyı kesiminden Rio de geliştirmeleri sayesinde özellikle Afrika kıyılarında Plata’ya kadar olan Güney Amerika topraklarını, yayılma faaliyetlerine başladılar. • Afrika’nın batı kıyılarında yer alan Maderia, Asor Adaları, Gine ve Angola’daki Hindistan Portekiz Prensi Denizci Henry (1394-1460), Portekiz yolu konaklama bölgeleri, Kongo çevresi ile sömürgeciliğini başlatan isimlerden biridir. Kendisi ile Ümit Burnu’nun doğusundaki Delagoa, Sofala ve birlikte hareket eden bilim adamı Azurara’nın eserinde Mozambik’i içine alan Afrika topraklarını, Portekizlilerin muhtemel keşiflerle ilgili hedefleri şu • Madagaskar Adası’nı, şekilde özetlenebilir: • Basra Körfezi girişinde, Hürmüz’deki ticaret

1. Kanarya Adaları’nın ve Bojador Burnu’nun merkezlerini, ötesinde ne olduğunu öğrenmek, • Koçin, Seylan, Pegu, Malakka ve Macao’yı içine 2. Söz konusu yerlerde eğer bir Hristiyan topluluk alan Doğu Hint Adaları’nı kapsamaktaydı. varsa bir ticaret yolu açarak ülkesine yarar Portekiz, I. Emanuel (1495-1521) zamanında gücünün sağlamak, zirvesine çıktı. Ancak sömürge siyasetinin devam 3. Afrika’da yıllardır mücadele ettikleri ve ettirilebilmesi için yapılan savaşlar ve bunların ağır aralarında hiç Hristiyan bulunmayan Moorların maliyetlerine 1521 yılında meydana gelen salgın hastalık gücünün belirlenmesi, eklenince Portekiz, hububat ithal eden ülke durumuna 4. Afrika’da yapılacak seferlerle muhtemel düştü. müttefikleri aramak, 5. Hristiyanlığı yaymak. Kral Sebastian’ın (1557-1578) Fas üzerindeki hâkimiyet mücadelesi sırasında maiyetindekilerle birlikte Lizbon, XV. yüzyıl sonuna doğru dünyanın en önemli öldürülmesiyle başlayan siyasî kriz 1580 yılında ticaret merkezlerinden birisi olmuştur. Portekiz’in İspanya’yla birleşmesi ile sona erdi. 1640

Portekiz’in sömürgecilik yolu ile topraklarını yılında ortaya çıkan ayaklanmalar neticesinde Portekiz, genişletmesinde Cenevizlilerin önemli rolü bir vardır. İspanyadan ayrıldı. Osmanlı Devleti’nin İstanbul’u fethi ve Doğu İspanyollar ve Portekizlilerin denizlerde sağladığı Akdeniz’deki egemen olmasıyla Cenevizliler banka, borsa egemenlik ve kurdukları tekel özellikle Fransa ve simsarlıkları vb. açarak İspanya ve Portekiz’in her yerine İngiltere’nin harekete geçmesi ile sarsılmaya başladı. nüfuz ettiler. İngilizleri İspanyollara karşı ekonomik rekabetin yanında Batı’yı keşifler yapmaya zorlayan bir başka etken de harekete geçiren bir diğer husus da dinî farklılığın etkili kıymetli madenlere duyulan ihtiyaçtır. XV. yüzyılın ikinci olmasıdır (Katolik-Protestan ayrılığı). yarısında Avrupa’nın darlık yaşaması denizaşırı 1578 yılında İngiltere Kraliçesinden Yeni Dünya’da arayışların başlamasında etkili oldu. koloni kurma izni alan Humphrey Gilbert, Newfoundland Hindistan’a gidecek yolu bulma ve dünyayı çepeçevre (Kanada) kıyılarına ulaşarak İngiltere’nin ilk denizaşırı dolaşma fikri, Lizbon’da giderek yaygınlaştı. Bu fikri kolonisine sahip oldu. hayata geçirmek isteyenlerden biri de 1451’de Ceneviz’de İngilizlerin Kuzey Amerika’ya gelmesiyle açlık, asayiş ve doğmuş olan Kristof Kolomb’tu. Uzak Doğu’ya dinî baskılar gibi nedenlerle Avrupa’dan binlerce kişi bu ulaşılabileceğine düşünen Kolomb Portekiz yönetiminden yeni topraklara akın etmiştir. olumlu cevap alamayınca 1485 yılında İspanya’ya gitti ve İspanya’nın desteği ile çıktığı yolculuklar sonunda Dünya Savaşı sonunda toprak büyüklüğü bakımından Amerika’ya ulaştı. Portekiz sömürge imparatorluğu dünyada üçüncü sıradaydı. Parçalanma 1973 Karanfil Devrimi ile hızlandı Portekizliler Afrika’yı dolaşma fikrine daha sıcak (S:5, Harita 1.1). baktıklarından bu yolda ilerlediler. Nitekim Kolomb’un İspanya himayesinde yola çıkmasından önce 1485 yılında Afrika’da Portekizliler Bartolomeu Dias, Ümit Burnu’nu dolaşarak Hindistan Portekizlilerin Afrika’daki ilk hedefleri Batı Afrika yolunu açtı. sahilleri oldu. 1492 yılında Kongo kralını vaftiz ederek işe

Portekizlilerin Ümit Burnu’nu dolaşmaları (1487) ve başladılar. 1493 yılındaki “Inter Caetera” adlı Papalık Kolomb’un İspanya adına Amerika kıtasına ulaşması fermanı ile Afrika’daki Hristiyanlaştırmanın tekelini de (1492) üzerine Papa VI. Aleksander’ın aracılığı ile dünya elde ettiler. Papalık, 1494 yılından itibaren Afrika ve bir bakıma bu iki devlet arasında Tordesillas Antlaşması Hindistan’ın Portekiz tekelinde olduğunu tanımıştı.

ile (1494) paylaşıldı. 1501’de zenci köle ticareti İspanyollar tarafından

başlatıldı. Kızılderililerin de katledilmeleri ile tarla ve


madenlerde çalışacak insana olan ihtiyaç Afrika’dan Brezilya’da Portekizliler karşılandı. 1500’de Alvares Cabral komutasındaki Portekiz filosu,

Ümit Burnu’nu keşfettikten sonra burada bulunan halkı Brezilya’nın Porto Seguro sahillerine ulaştı. Bölgeye kuzeye göç etmek mecburiyetinde bırakan Portekizliler, Brezilya ismini veren Cabral, Tordesillas ile çizilen sınırın birbirlerini iten halk yığınlarının karışmasına ve var olan doğusunda yer aldığı için buraya el koydu.

dünyanın çöküşüne sebep oldular. Diğer taraftan bu Portekizliler, bu geniş coğrafyada yerlilerden önemli bir karışım Afrika’da asırlarca devam edecek sınır direniş görmedikleri için dağınık ve birbirinden uzakta kavgalarına da sebep oldu. yerleşim birimleri oluşturdu. Bölgenin iklimi ve Afrika’ya

Portekizlilerle birlikte başlayan ve diğer Avrupa devletleri yakınlığı XIX. yüzyıl sonuna kadar başlıca yerleşim tarafından devam ettirilen köle ticareti ile siyasî varlığı merkezi olmasına neden oldu.

bitmiş olan “Kara Kıta” en büyük darbeyi yedi. XVIII. yüzyıl başlarında dünyanın en büyük altın Amerika’da başlayan vahşi sömürgecilik ile üretiminin yapıldığı bu topraklarda, yerlileri köleleştirerek Kızılderililerin yok edilmesi ya da ağır çalışma şartları veya yok ederek ilerleyen Portekizliler, bu madenlerin altında sayılarının azalması ve kalanların da çalışmamak çevrelerinde büyük yerleşim merkezleri oluşturdular. için direnmeleri ile meydana gelen iş gücü açığını kapatmak için Afrika’dan getirilen kölelerin sayısı 1703 yılında Portekiz ile İngiltere arasında imzalanan ve korkunç rakamlara ulaştı. Brezilya ticaretinin İngiltere tekeline girmesi ile sonuçlanan Methuen Anlaşması’ndan sonra Brezilya Gine-Bissau tüccarları pirinç, tütün, boya maddeleri ve şeker kamışı

Orta Batı Afrika’da Senegal’in hemen güneyinde bulunan ekimini tekrar canlandırdılar. Gine-Bissau, Portekiz sömürgelerinden bir tanesiydi. XIX. yüzyıl başında burayı kendi egemenlik alanları olarak ilan XVIII. yüzyıl sonunda başlatılan yenileşme hareketleri ile edip ilerlemelerini iç bölgelere taşıdılar. yerlilerin köle olarak alınıp satılması yasaklandı.

II. Dünya Savaşı sonrası Afrika’daki bağımsızlık Bu arada sayıları giderek azalan yerliler, gelen göçmenler hareketlerinin de etkisi ile 1956 yılında kurulan Partido ve köleler ile karışık bir toplum yapısı meydana geldi. Africano da Independencia da Guine Bissau e Cabo Verde Yeni oluşan bu melez ırka “Caboclo” ismi verildi. isimli örgüt 1971e kadar ülkenin tamamına yakınında Napolyon’un Portekiz’i işgalinden Fransızların ülkeden kontrolü ele geçirdi. Gine-Bissau 24 Eylül 1973’te kovulduğu 1820 yılına kadar Brezilya’da kalan Portekiz bağımsızlığını ilan etti ve bu durumu 10 Eylül 1974’te Kralı IV. Joao’nın oğlu Dom Pedro, Brezilyalı büyük Portekiz de tanıdı. toprak sahiplerinin de baskısı ile bağımsızlığını ilan ederek imparator olarak tahta çıktı. Böylece Brezilya, Angola ve Mozambik Portekiz’den ayrılarak müstakil bir devlet hâline geldi.

Angola’da Portekiz boyunduruğundan kurtulmak için ilk Hint Deniz Yolu ve Sömürgeler olarak 1954 yılında Kuzey Angola Halklar Birliği kuruldu. Yapılan mücadelelerle 1974’te bağımsızlık kazanılsa da Ümit Burnu’ndan doğuya doğru Portekizlilerin Hint ülkedeki iç savaş uzun yıllar sürdü. İmparatorluğu toprakları başlamaktaydı. Baş şehri Goa olan bu imparatorluk; Diu, Malakka gibi topraklarla Mozambik Hindistan yolu için Portekiz sömürgeciliğinin Seylan gibi üs merkezlerini ve Çittagong, Macao, Banten en önemli merkezlerinden birisi hâline gelmiştir. ve Makassar gibi ticaret merkezlerini kapsamaktaydı.

1750’de merkezi Goa’da bulunan Hindistan sömürgelerine Portekizliler Hint Okyanusuna vardıklarında burada, bağlayıp ardından onları müstakil sömürge hâline Müslüman Arap ve İranlıların kurduğu geniş ve çok canlı getirdiler. bir ticaret ağı ile karşılaştılar. Portekizliler buraya

Portekizlilerin Afrika’daki en önemli ticari faaliyeti olan yerleşirken kendinden başka bir ticaret ağının yaşamasına köle ticareti, yasaklandığı XIX. yüzyıl ortalarına kadar izin vermeyerek Müslüman tüccarların ve diğerlerinin asırlarca Mozambik Adası üzerinden yapıldı. 1924 yılında faaliyetlerini durdurup tekelleşmeye gitti.

ise Mozambik’i tümüyle sömürge hâline getirdi. Bu dönemde Memluklular ve Osmanlılar, birlikte Yüzyıllarca Mozambiklileri köle ve işçi olarak pazarlayan Kızıldeniz ve Basra Körfezi’ne donanma göndererek Hac Portekiz, burayı tamamıyla sömürgeleştirdikten sonra iş Yolu’nun güvenliğini sağlamak üzere Portekizlilere karşı gücü ihtiyacını Avrupa’dan göçmen getirerek çözmeye savaştılar. çalıştı. XVI. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Portekizliler, Mozambik’te 1949 yılında Portekiz sömürgeciliğine karşı üstünlüklerini yitirmeye başlayıp Hindistan ve Afrika’da ilk mücadele başlatıldı. 1974 yılında Portekiz’de meydana savunmaya geçtiler. Portekiz tekelinin yıkılması ise gelen darbe sonrası, direnişçilerle yapılan görüşmeler bölgeye gelen iki Avrupalı güç ile oldu. Hollandalılar, sonucu 25 Haziran 1975’te Mozambik’in bağımsızlığı ilan XVII. yüzyıl başından başlayarak Ambon, Malakka, edildi. Colombo ve Koçin’i işgal ederken İngilizler ise Hürmüz


ve Maskat’ı ele geçirerek Hindistan ticaret yolundaki 1524 yılında Selman Reis komutasındaki Osmanlı önemli merkezleri ele geçirdiler. donanması Kızıldeniz’den çıkarak Yemene vardı, Portekiz üssü bulunan Kamran Adası’nı zapt etti. Portekizliler, Hindistan’a vardıklarında; Hindistan’da hüküm süren Müslüman devletlerin yardım • Biri Hint geleneğinden beslenen, istemeleri üzerine Osmanlı Devleti’nin ilk ve son büyük • Diğeri Müslüman olan iki siyasî güç hüküm Hint Seferi olan bu yolculuk, Portekizlilerin bölgedeki sürmekteydi. hâkimiyetini kırma yolunda büyük bir adımdır.

Ancak Hindistan içine nüfuz edemeyen Portekizliler, Osmanlı Devleti ile Portekiz’i karşı karşıya getiren bir denizde genişlemek için faaliyetlerini hızlandırdılar. diğer bölge ise Habeşistan oldu. Habeşistan’da Müslüman Özellikle Endonezya ilk hedefleri oldu ve burada onlarca ve Hristiyan ahâli arasında meydana gelen anlaşmazlık üs kurmayı başardılar. Osmanlı Devleti ile Portekiz’e buraya müdahale imkânı

Portekizlilerle birlikte ilk olarak Goa’da piskoposluk verdi. 1542 yılında Müslümanlar, Osmanlı teçhizat ve kurulduktan sonra onlarca misyoner bu bölgeye geldi. asker desteği ile Portekizlilere ağır bir darbe vurdular.

Avrupalı denizcilerin varmak istedikleri hedef Marco Osmanlı Devleti 1555 yılında stratejik önemi büyük Polo’nun anlattığı Çin idi. Yolculukların başlaması ile Habeşistan topraklarını ele geçirmek için harekete geçti.

Amerika’ya, Hindistan’a ulaşılmış ancak Çine 1578 yılından itibaren bölgede Portekiz’in yerini alan ulaşılamamıştı. Portekizliler, Hindistan’daki üslerinden İspanya’nın Osmanlı güney eyaletlerinde istila hareketine Çin ile ticarî ilişki kurmaya başladılar ve 1511’de girişebileceği endişesi ile önlemler almaya çalışmıştır. Malakka’ya (Malezya) yerleştikten sonra Çin İmparatorluğu ile doğrudan bağlantı sağladılar. İspanyol Sömürgeciliği

Endonezya adaları ise XVI. yüzyılın başından itibaren İspanya, XV. yüzyılda coğrafî bir kavramdı. Bu bölgedeki Avrupalı sömürgeci devletlerin nüfuzu altına girmeye en büyük siyasî yapılar Aragon ve Kastilya Krallıklarıydı. başlamıştır. Portekizliler bu adalarda ticarî faaliyetler ile 1474’te İsabella’nın Kastilya Kraliçesi olması ve 1479’da birlikte misyonerlik faaliyetlerini de beraber yürüttüler. Aragon Kralı olarak tahta çıkan Ferdinand ile evlenmesi Ancak bu kârlı ticaret diğer Avrupalı devletlerin bölgeye İspanya tarihi için bir dönüm noktası niteliğindeydi.

ilgisini arttırdı ve 1595 yılında Hollandalılar da bölgeye Kastilya’nın ilk deniz aşırı toprağı Kanarya Adaları’ydı. yöneldiler. Bu arada Endülüs Emevileri’nin son kalesi olan Granada,

Portekizliler, bölgede kalıcı olabilmek ve ticareti 1492’ye kadar ayakta kalmayı başarmış fakat Katolik tamamıyla tekellerine alabilmek için kıyılar boyunca deniz krallar tarafından Granada’nın alınmasıyla Müslümanlar üsleri ve kaleler kurdular. İspanyadan tamamıyla çıkarılmışlardır.

Avrupalıların gittikleri ülkelerde yaptıklarına dair bir İspanya’nın en önemli dış siyaset açılımı Uzak Doğu’nun başka kaynak da İspanyol Bartolomeo de Las Casas zenginliklerine sahip olmak amacıyla yeni ticaret yolları (1474-1536) tarafından Kızılderililere yapılan zulümleri arama girişimi birçok yerin keşfedilmesiydi. İspanyollar, yazdığı rapordur. Uzak Doğu’ya ulaşmak için alternatif bir yol bulmak amacıyla Kristof Kolomb’u desteklediler ve gerçekleşen Portekiz-Osmanlı Mücadelesi sefer sonunda farkında olmaksızın yeni bir Dünya’ya Portekizliler Hint Okyanusu’na nüfuz etmeye başladıkları (Amerika) ulaştılar (S:13, Harita1.2).

dönemde ilk olarak Kızıldeniz girişindeki Socatra Adası İspanyol Sömürgeciliğinin Temelleri ile Basra Körfezi girişindeki Hürmüz Boğazı’nı işgal ederek Doğu mallarının Akdeniz’e girmesini engellediler Kolomb’un 1485’te Endülüs’ün Palos Limanı’na ayak (1514). 1517’de Portekizlilerin Cidde’ye asker çıkaracak basması İspanyol sömürgeciliği adına mühim bir adım kadar ileri gitmeleri üzerine Osmanlılar tarafından yardım oldu. Kolomb’un amacı Asya’ya ulaşmak ve Doğu’nun gönderilmiş ve Selman Reis, Portekizlileri Cidde’den zenginliklerinden pay almaktı.

çıkarmıştır. Mısır’ın fethi ile birlikte artık sorun Osmanlı Kristof Kolomb, 1492’de İspanyol Krallığı adına Devleti’nin sorunu hâline gelmiştir. Mısır fethedildiğinde seferlerine çıktı. 12 Ekim 1492’de Bahama Osmanlı Devleti bitmek üzere olan bir Kızıldeniz ve Doğu takımadalarından olan Guanahani Adası veya Kolomb’un Akdeniz ticareti bulurken daha sonra Portekizlilerle isimlendirmesiyle San Salvador’a ulaştı. girişilen mücadele ve bu rekabet sırasında Basra ve Kızıldeniz ticaret yollarının açık tutulması Doğu Akdeniz 1493’te Papa VI. Aleksandre Borgia, “Inter Caetera” adlı ticaretinin tekrar canlanması ile sonuçlanmıştır. fermanıyla İspanya ve Portekiz’in etki alanlarını belirledi. 1494’te imzalanan Tordesillas Anlaşması’yla paylaşım Osmanlı Devleti ile Hindistan Müslümanları arasındaki netleşti. Böylelikle İspanyolların Batı Hindistan münasebetler XV. yüzyılda başlamasına rağmen egemenliği başlarken Orta ve Güney Amerika’yı istila Portekizlilerin bölgede görülmeleri ile daha da yoğunlaştı. etmelerinin yolu da açılmış oluyordu. Kolomb diğer


seferinde Japonya’yı aradığı sırada Jamaika’yı keşfeder. Ancak İspanya’da bu kıymetli madenlerin sağladığı refah Kolomb, 20 Mayıs 1506’da ölmüştür. süreklilik göstermedi.

Yeni Dünya’daki (Amerika) Keşifler ve İşgaller İspanyollar, Yeni Dünya’nın kaynaklarını sömürürken Yeni Dünya’da ilk İspanyol yerleşmeleri Büyük yerlileri de eritmek istedi. Kızılderililerin kültürel ve dinî Antiller’de oluştu. Ardından Hispaniola Adası, Porto Riko olarak asimile edilmeleri tasarlandı. Yerliler angarya ve ve 1513’te Florida ele geçirildi. Aynı tarihlerde Küba da haraca bağlandılar ve köleleştirildiler. Zamanla yerli İspanyol idaresine girdi. nüfusunda azalma olunca bunların yerine Afrikalı zencilerin istihdamı başladı. Böylece zenci köle ticaretiyle 1499’da Amerika Vespuçi’nin de dâhil olduğu filo XVI. ve XVII. yüzyılda Avrupa’nın zenginleşmesini Venezuella’daki ilk kolonileşmeyi başlatırken burası temin eden üçgen ticareti de başlamış oldu. Venedik’e benzerliği sebebiyle “Küçük Venedik” anlamına gelen “Venezuella” olarak adlandırıldı. Asimilasyon siyaseti, eğitim ve Hristiyanlaştırma girişimini de içermekteydi. 1512’den 1546’ya kadar Seyyah Vasco Nunez de Balboa’nın 1512’de Panama’dan onlarca piskoposluk kuruldu. Büyük Okyanus’a geçmesiyle İspanyol Krallığı adına Büyük Okyanus’a el konuldu. Sömürge İmparatorluğunun Çöküşü

Avrupalı diğer devletler, İspanyolların sömürgelerindeki Kılıç, zırh, at ve ateşli silahların getirdiği teknik üstünlük tekelci ve tek yanlı uygulamalarından çok rahatsızlardı. ile Hernando Cortes, 1521 yılında Aztek Devleti’ni İspanyol Amerikasında kaçakçılık Batı Hindistan (Meksika) İspanya adına işgal etti. Hollanda şirketinin önemli bir faaliyet alanı oldu. 1532’de Peru’daki İnka Devleti, Francisco Pizarro İngilizler gerek kaçakçılıkla gerekse Asiento önderliğindeki İspanyolların eline geçti. Sözleşmeleriyle İspanya’nın Amerika’daki sömürgelerine sızmaya başladılar, Honduras ve Panama’yı kontrol altına İspanyollar daha sonra güneye inerek Şili topraklarına aldılar. girdi. Başkent Santiago, 1541 yılında kuruldu ve bölge İspanyolların hareket üssü oldu. Bu durumla baş etmek isteyen İspanya ilk iş olarak tüm imparatorluktaki yönetim kadrolarını artırdı. Fransız İspanyolların, Latin Amerika’da ilerlemeleri sürecinde kurumlarını örnek alan krallık görevlileri kurumu Peru, Kolombiya ve Paraguay toprakları da ele geçirildi. oluşturuldu ve kilise-okul-üniversite ağı güçlendirilmeye Ardından Arjantin ve Amazon ormanları işgal edilerek bu çalışıldı. Ancak Fransız İhtilali ve Kuzey Amerika topraklarda Buenos Aires gibi yeni şehirler kuruldu. sömürgelerinin İngiltere boyunduruğundan kurtulmaları

İspanya’nın, Amerika kıtasının yanı sıra Asya kıtasında da bu çabaları sonuçsuz bıraktı. Bu gelişmeler üzerine sömürgeleri vardı. Bunların başında Filipinler İspanya, sömürgelerde başlayan ayaklanma hareketini gelmekteydi. İspanya, 1571’de burayı işgal etti. durduramadı.

İspanyollar, egemenliklerini Kuzey Afrika’ya da taşımak İspanya 1824’ten başlayarak Amerika imparatorluğundan istedi. Kuzey Afrika istikametine düzenlenen seferlerin en fiilen vazgeçti. Büyük Okyanus’taki İspanyol hâkimiyeti önemli amacı deniz ticaretini aksatan korsanlık çöktü. İspanyol sömürge imparatorluğu artık sadece bir faaliyetlerini engelleyebilmekti. Afrika imparatorluğu hâline geldi.

Sömürgelerde Yönetim II. Dünya Savaşı sonrasında İspanyol sömürge imparatorluğu da deniz aşırı halkların kurtuluş Başlangıçta ele geçirilen topraklar, kâşifleri tarafından hareketinden etkilendi. yönetilirken bu özerk yönetim biçimi XV. yüzyılın ikinci yarısından itibaren merkezîleştirilmeye çalışıldı. Doğrudan İspanya kralına bağlı krallık ve eyaletlerin başında ise kaptanlar vardı. Ayrıca şehirlerde belediyeler oluşturularak sömürgelerde ortaya çıkan sorunları önleyebilmek için uzman idari birimler kuruldu.

Sömürgecilik Faaliyetleri

İdeoloji ve zenginlik hırsı emperyalizmi besleyen iki önemli faktördü. İspanyol sömürgeciliği bir yanda İslamiyet’e ve “dinsiz yerlilere” karşı açılmış bir haçlı seferi özelliği taşırken bir yandan da deniz aşırı toprakların zenginliklerinin açıkça sömürülmesini başlatmıştı.

Ekonomik planda işgalcilerin öncelikli hedefi yerli toplulukların sahip olduğu altın ve değerli madenlerdi. Bu nedenle tek taraflı ticaret tekeli politikası ağırlık kazandı.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında