TAR131U-GENEL BİYOLOJİ
Ünite 6: Bitkilerde Üreme ve Gelişme
Giriş
Bitkilerin nesillerini devam ettirmek için kendi özelliklerini taşıyan yeni bitkiler meydana getirmelerine üreme denir. Bitkilerde eşeyli ve eşeysiz olmak üzere iki tip üreme şekli vardır.
Bitkilerde Eşeysiz Üreme
Üreme bakımından bitkiler, çiçeksiz (tohumsuz) ve çiçekli (tohumlu) bitkiler olmak üzere iki grupta incelenebilir. Çiçeksiz bitkiler; çiçek ve tohum oluşturmadan, üremelerini sporla ya da eşeysiz olarak gerçekleştirirlerken, çiçekli bitkiler; eşeyli olarak üremelerini polen tanesinin yumurta hücresini döllemesiyle (tozlaşma) oluşan embriyonun gelişerek tohumu meydana getirmesi ve tohumun da uygun ortamda çimlenerek yeni bitkiyi oluşturmasıyla gerçekleşir. Bu gruptaki bitkiler aynı zamanda eşeysiz olarak da (vejetatif) üreyebilirler. Bitkilerde eşeysiz üreme; sporla üreme ve vejetatif üreme olarak iki farklı şekilde meydana gelir.
Sporla Üreme
Spor; eğrelti otları, algler gibi tohumsuz bitkilerde eşeysiz veya eşeyli üremeyi gerçekleştirmek üzere oluşturulan, gözle görülemeyecek kadar küçük olan üreme birimidir. Spor ancak mikroskop altında görülebilecek tek hücreli bir yapıdır ve çiçeksiz bitkilerdeki üreme birimidir. Çiçeksiz bitkilerdeki sporlar hem eşeyli hem de şeysiz üreme yeteneğine sahiptir. Spor özelleşmiş, çok sağlam bir örtü ile çevrelenen olumsuz şartlara dayanıklı hücrelerdir. Spor keseciklerinde olgunlaşan sporlar bu keseciklerden çıktıktan sora rüzgâr ve su gibi taşıyıcılar sayesinde taşınarak uygun ortamlarda çimlenip yeni bitkileri oluştururlar. Eşeysiz üreyen sporlar, mitoz bölünme geçirerek “aseksüel” olarak yeni bitkiyi oluşturabilirken, eşeyli üreyen sporlar ise mayoz bölünme ile oluşan, bir erkek ve bir dişi hücrenin döllenerek zigotu oluşturması şeklinde gerçekleşir. Bu tür sporlardaki üreme “seksüel”, yani eşeyli üreme olarak isimlendirilir. Döl almaşı, sporla üreyen bitkilerin yaşam döngüsünde haploit (n kromozomlu) ve diploit (2n kromozomlu) çok hücreli yapıların birbirini takip etmesidir. Sporla üreyen bitkilerin yaşam döngüsünde döl almaşı (döl değişimi ya da metagenez) görülür. Döl almaşında genellikle sporlar mayoz bölünme ile gametler ise mitoz bölünme ile meydana gelir.
Vejetatif Üreme
Çoğunlukla vejetatif üreme, bitkinin bir kısmının (kök, gövde, dal, yaprak) ana bitkiden ayrılıp uygun ortamda köklenerek yeni bir bitki meydana getirmesidir. Ya da eşeyli ayrıma sahip olmayan sporun çimlenerek birey oluşturması olarak da gerçekleşebilir. Bazen de doku kültürü yöntemleriyle bir hücrenin basit hücre bölünmeleri ile yeni bitkileri meydana getirmesi şeklinde tanımlanabilir. Bitkilerde vejetatif üreme genel olarak ikiye bölünme, çok hücreye bölünme, tomurcuklanma ve üretken çoğalma olmak üzere dört farklı şekilde gerçekleşir. Üreme, daha ziyade çok hücreli
organizmaların eşeyli ya da eşeysiz olarak yeni bireyler meydana getirmesi olarak tanımlanır. Çoğalma ise tek hücreli bir organizmanın bir mitoz bölünme ile iki tane tek hücreli organizma meydana getirmesidir.
Mitoz Bölünme
Mitoz bölünme tek hücrelilerden çok hücreli organizmalara kadar neredeyse bütün canlılar (hücre çekirdeği bulunmayan mavi-yeşil algler hariç) tarafından gerçekleştirilebilen temel bir bölünme çeşididir. Vücut hücreleri (somatik hücreler); bir organizmanın eşey hücreleri (polen ve yumurta hücresi) hariç diğer tüm hücreleridir. Mitoz bölünme, bitkilerde büyüme ve gelişmeyi sağlayan ana hücrenin kromozom sayısının değişmediği, genetik yapının aynı kaldığı temel bölünme şeklidir. Bir hücreli organizmalarda üreme, çok hücreli organizmalarda ise büyüme, gelişme ve yaralı bölgelerin tamir edilmesi anlamına gelir. Bölünen hücrenin kalıtım materyali önce kopyalanarak iki katına çıkar, sonra da her iki yavru hücreye eşit olacak şekilde dağıtılır.
Bitki Hücrelerinde Hücre Hayat Döngüsü (Hücre Siklusu)
Organizmayı meydana getiren tüm hücreler yaşamlarını, genel olarak hücre hayat döngüsü (hücre hayat siklusu) olarak bilinen, devamlı olarak aynı şekilde tekrar eden, olayların sıralı olarak birbirini takip ettiği bir döngü içerisinde sürdürürler. Hücre hayat döngüsü interfaz (ara evre) ve mitoz olmak üzere temelde iki evrede gerçekleşir. Hücre hayat döngüsünün birinci bölümü olan interfaz; mitozdan önce hücrenin metabolik faaliyetlerinin çok olduğu evredir. İki bölünme arasındaki bu metabolik evreye interfaz veya metabolik faz denir. Hücre hayat döngüsünün birinci aşaması olarak bilinen interfaz; genelde G1, S ve G2 olmak üzere üç alt bölümde incelenir. Ana hatlarıyla; G1 evresinde hücre sitoplazma ve yüzey olarak büyür, organel sayıları artar, hücrenin normal metabolizması devam eder, S evresinde hücre artık bölünme mesajını almıştır, bu evrede kalıtsal materyal kendini eşler, G2 evresinde ise bölünme sırasında kullanılacak enzimler, proteinler ve ATP sentezlenir. Hücre hayat döngüsünün ikinci aşaması bölünme (yani mitoz ya da mayoz bölünme) evresidir. Mitoz bölünme genel olarak profaz, metafaz, anafaz ve telofaz olmak üzere dört farklı evrede incelebilir. Mitoz bölünme, karyokinez (çekirdek bölünmesi) ve sitokinez (sitoplazma bölünmesi) olmak üzere esas olarak iki aşamada meydana gelir (kitabın 170. sayfasındaki şekil 6.6'da gösterildiği gibi).
Karyokinez (Çekirdek Bölünmesi): Bölünme olgunluğuna erişen hücrenin ilk önce çekirdeği bölünerek, aynı sitoplazma içerisinde bir çekirdekten iki çekirdeğin meydana geldiği aşamadır. Mitoz bölünme sırasında, çekirdeğin bölünmesinde gerçekleşen olaylar bütününe karyokinez (çekirdek bölünmesi) denir. Profaz, metafaz, anafaz ve telofaz olarak adlandırılan dört ana safhadan oluşur.
Sitokinez (Sitoplazma Bölünmesi): Mitoz bölünme sonunda bir hücreden iki hücrenin oluşması için çekirdek bölünmesinden sonra sitoplazma bölünmesinin gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu nedenle mitoz bölünmede çekirdek bölünmesi safhasını, sitoplazma bölünmesinin takip etmesi gerekir. İki ayrı kutba çekilen iğ ipleri eriyerek kaybolur daha sonra ekvator hizasında bağlayıcı ipler meydana gelir. Bu bağlayıcı ipler çekirdeğe doğru gelişir fakat yavru çekirdeklere ulaşamadan yanlara doğru gelişip hücre çeperine değer ve hücre sitoplazması iki eşit kısma ayrılır. Bu iki hücrenin birbirinden ayrılması için hayvan hücrelerinde boğumlanma, bitki hücrelerinde ise orta lamel (ara lamel) oluşumu görülür. Sitoplazma bölünmesi sırasında bitki hücrelerinde oluşan orta lamel hücrenin orta kısmında oluşmaya başlar ve kenarlarına doğru devam eder. Hücrenin kenarlarına doğru ilerleyen orta lamel sitoplazma bölünmesini gerçekleştirir. Orta lamel zamanla bitki hücresinin, hücre çeperini meydana getirir.
Bitkilerde Eşeyli Üreme
Bir üremenin eşeyli üreme olabilmesi için her zaman iki farklı karakterdeki (erkek ve dişi) hücrenin çekirdeklerinin birleşmesi gerekmektedir. Bu iki hücre çoğunlukla iki ayrı ata organizmadan (ana ve baba) gelir. Eşeyli üremede çekirdek materyalini (genetik materyal) sağlayan hücrelere gamet, bitkilerdeki gametlere ise polen ve yumurta hücresi denir. Polen erkek karakterli üreme birimi (baba), yumurta hücresi ise dişi (anne) karakterli üreme birimidir. İki gamet çekirdeğinin birleşmesine döllenme (tozlaşma) ve bu birleşme ile oluşmuş yapıya da embriyo adı verilir.
Mayoz Bölünme
Kromozom sayısını yarıya indiren bölünmeye mayoz bölünme adı verilir. Eşeyli üreme gösteren bitkiler, tıpkı eşeyli üreyen diğer tüm canlılar gibi yeni nesilde kromozom sayılarını sabit tutmak için yaşamlarının bir yerinde, kromozom sayılarını yarıya indirmek zorundadırlar. Mayoz bölünme, bitkilerdeki eşeyli üreme organı olan çiçekte meydana gelir. Çiçeğin erkek organı olan stamenin anterlerini oluşturan tekalar içerisindeki polen ana hücrelerinde ve dişi organ olan pistilin ovaryumundaki yumurta hücrelerinde gerçekleşir. Redüksiyon (indirgenme) bölünme olarak da bilinen mayoz bölünmede, bölünecek hücreler diploit (2n) sayıda kromozomlara sahiptir ve gerçekte her bir hücre art arda iki kez (birinci mayoz ve ikinci mayoz) bölünür. Genetik materyal ise kendini sadece bir kez eşler. Bu kendini eşleme olayı; birinci mayoz bölünmede meydana gelir. İkinci mayoz bölünmede ise kalıtsal materyal kopyalanmaz sadece tipik bir mitoz bölünme gibi bir hücreden iki hücre, toplamda dört hücre meydana gelir. Böylece başlangıçta 2n (diploit) kromozomlu olan bir hücreden dört tane n (haploit) kromozomlu yavru hücre oluşur. Meydana gelen hücreler mitoz bölünmenin aksine genetik yapı bakımından birbirlerinden farklıdır. Mayoz bölünme, Mayoz I ve Mayoz II olmak üzere iki evrede meydana gelir.
Bitkilerde Yaşam Döngüleri
Tohumlu bitkilerde çiçeklerin açmasından yeni bir bireyin oluşmasına kadar olan olaylar dizisine bitkinin hayat döngüsü denir. Tozlaşma ile başlayan bu süreci, döllenme, zigot oluşumu, embriyo oluşumu, tohum oluşumu, meyve oluşumu, çimlenme, büyüme ve gelişme olayları sırasıyla takip eder. Döl almaşı olayı çiçeksiz bitkilerden eğrelti otları, kara yosunları ve su yosunlarında görülür. Bu üreme tipinde canlının hayat devrinde eşeyli ve eşeysiz üreme birbirini takip eder. Bu bitkilerde; gametofit ve sporofit döl olmak üzere iki farklı döl bulunur. Gametofit döl (n), gamet (üreme hücresi) oluşturan bireydir. Haploit (n) kromozomlu olduğu için; mitoz bölünme ile çoğalır.
İletim Demetsiz Bitkilerde Yaşam Döngüleri
Yeryüzündeki bitkiler günümüzde bilimsel olarak, damar (iletim elemanları) yapılarının ve çiçeklerinin (tohum) olup olmadığına göre; damarsız tohumsuz bitkiler, damarlı tohumsuz bitkiler, damarlı tohumlu bitkiler şeklinde gruplandırılırlar.
Damarsız Tohumsuz Bitkiler
Damarsız bitkiler üreme ve gelişme dönemlerinde çiçek ve tohum oluşturamazlar. Bu grupta gerçek yaprak, kök, gövde gibi organlar bulunmaz. Kök yerine rizoid, gövde ve yaprak yerine de tallus bulunur.
Alglerde Üreme ve Yaşam Döngüsü: Alglerde eşeyli ve eşeysiz olmak üzere iki tip üreme görmek mümkündür. Alglerde eşeysiz üreme, ya spor adı verilen hücrelerin çimlenmesiyle veya ana gövdeden bir parçanın kopmasıyla gerçekleşir.
Ciğer Otlarında Yaşam Döngüsü: Ciğer otlarında da sporofit ve gametofit evre olmak üzere iki farklı yaşam evresi vardır. Bitkinin görünen kısmı gametofit nesildir. Sporofit nesil bir parazit olarak gametofitin üzerinde gelişir. Gametofit nesil eşeyli üremek için erkek ve dişi bireyler üretir.
Likenlerde Yaşam Döngüsü: Bir mantarın, alg veya siyanobakteri ile birlikte tek bir tallus oluşturarak meydana gelen simbiyotik ortaklığa liken adı verilir. Likenler eşeysiz olarak; talluslardan ayrılan küçük parçacıkların etrafa dağılması ile çoğalırlar. Korteks parçalandıktan sonra birkaç alg hücresinden ibaret küçük gruplar, mantar hifleri tarafından sarılmış olarak ayrılırlar. Sored adı verilen bu üreme organlarında, ortaklar daha başlangıçta bir araya gelerek ortaklığın temelini atarlar ve ulaştıkları yerde yeni fertleri meydana getirirler.
Kara Yosunlarında Yaşam Döngüsü (Briyofitler): Kara yosunları döl almaşıyla eşeyli ürerler. İnce saplarının ucunda bulunan spor keselerinin içindeki sporlar olgunlaşarak spor keselerinin çatlamasıyla yayılarak çoğalırlar. Bu şekilde eşeysiz üreme yaparlar. Ertesi yıl genç kara yosunu bitkisinin ince yapraklarının arasında oluşan erkek ve dişi üreme organlarındaki erkek ve dişi üreme hücrelerinin birleşmesi sonucu zigotu oluşturur. Zigot da gelişimini tamamlayarak yeni bir kara yosununa
dönüşür. Kara yosunları ayrı eşeyli olarak çoğalırlar. Sporların (n kromozomlu) uygun ortamda çimlenmesiyle dişi ve erkek gametofitler meydana gelir. Dişi gametofit mitozla yumurtayı, erkek gametofit ise spermi oluşturur. Sperm, su hareketleri ile ilerleyerek dişi gametofit üzerindeki yumurtayı döller. Döllenme sonucu meydana gelen zigot, mitoz bölünmelerle çoğalarak sporofit bitkiyi (2n) meydana getirir.
Damarlı (İletim Demetli) Tohumsuz Bitkiler
Gerçek kök, gövde ve yapraklara sahip olan bu bitki grubu rizom adı verilen yatay gövdelere sahip olduğu gibi, iletim demetlerine de sahiptirler. Bu grup bitkiler; üreme ve gelişme evrelerinde çiçek ve tohum oluşturamazlar, üremeleri döl almaşı ile gerçekleşir.
Eğrelti Otları (Pteridophyta): Pteridophyta (Eğreltiler), vasküler bitkilerin ilkel ve tohum oluşturmayan grubudur. Eğreltiler, spor oluşturmaları, gametofit neslin ayrı olması, üremede suya bağımlılık gibi ilkel karakterlerin yanında karasal hayata uyumla ilgili önemli adaptasyonlara sahiptir.
At Kuyruklarında Yaşam Döngüsü (Equisetophyta, Sphenophyta): Genel olarak bataklıklar, akarsu yatakları ve yakınları, sulak çayırlar gibi alanlarda yaşarlar. Sporla ürerler ve döl almaşı görülür.
Kibrit Otlarında Yaşam Döngüsü (Lycopodiophyta, Sphenophyta): İlkel bitki gruplarından biridir. Tropik bölgelerde genellikle diğer bitkilerin gövdeleri üzerinde yaşarlar. Gövdenin uç kısmında yoğunlaşan sporofiller kozalak gibi görünen bir yapı oluşturur. Üremeleri eşeyli ve eşeysiz üremenin birbirini takip etmesi sonucu oluşur. Tohum oluşturmazlar sporla çoğalırlar.
Damarlı (İletim Demetli) Tohumlu Bitkiler
Damar, kök, gövde, yaprak ve çiçekleri bulunan bitkilere damarlı-tohumlu bitkiler denir. Tohumlu bitkiler oluşturdukları tohum özelliğine göre açık tohumlu ve kapalı tohumlu bitkiler olmak üzere iki grupta incelenirler.
Açık Tohumlu Bitkiler (Gymnospermler): Açık tohumlularda tohum taslağı meyve yaprakları tarafından örtülmez ve açıkta oluşur. Bu gruptaki bitkiler gerçek çiçekleri olmayan, genellikle iğne yapraklı ve rüzgâr ile tozlaşma yapan bitkilerdir. Gymnospermlerde çiçekler tek eşeylidir (diklin). Bitkiler tek evcikli (monoik) veya iki evcikli (dioik)dir. Erkek ve dişi çiçekler spiral şekilde dizilerek kozalak adı verilen yapıları meydana getirirler. Açık tohumlularda kozalak pulları, erkek çiçeklerde stamen, dişi çiçeklerde karpellere karşılık gelir. Stamenler (mikrosporofiller) pul ya da kalkan şeklindedir. Pulların alt kısımlarında polen keseleri (mikrosporangia) oluşur. Polen keselerindeki polen ana hücreleri mayoz bölünme sonucunda 4 tane polen (mikrospor) oluşturur. Bu sayede tozlaşma rüzgârla olur. Tozlaşmanın üzerinden yaklaşık bir yıl geçtikten sonra döllenme gerçekleşir.
Kapalı Tohumlu Bitkiler (Angiospermler): Bu gruptaki bitkilerde tohum taslağı meyve yapraklarıyla çevrilerek
koruyucu bir yapının içinde kapalı alanda oluşup geliştiği için kapalı tohumlular olarak adlandırılırlar. Açık tohumlu bitkilere göre daha gelişmiş yapıya sahiptirler.
Kapalı Tohumlu Bitkilerde Yaşam Döngüsü: Çiçek, bitkiler aleminin en gelişmiş grubunu oluşturan tohumlu bitkilerin (Çiçekli bitkiler, Spermatophyta) eşeyli üreme organıdır. Bitkide gövde, dal, yaprak koltuğu gibi kısımların üzerinde oluşan çiçek döllenerek tohum ve meyve oluşumunu sağlar.
Erkek Üreme Hücresinin (Polen) Oluşumu: Çiçeğin yapısındaki erkek üreme organının başçığında polen keseleri vardır. Polen kesesinde çok sayıda diploit (2n) kromozomlu polen ana hücresi bulunur. Her bir polen ana hücresi, mayoz bölünme ile mikrospor adı verilen haploit (n) kromozomlu dört hücre meydana getirir. Her mikrospor çekirdeğinin mitoz geçirmesiyle ikişer çekirdekli polenler oluşur. Bir polenin yapısında, haploit (n) kromozomlu ve aynı genetik yapıda iki çekirdek bulunur. Bunlardan üretken çekirdek (generatif) döllenmede görev yapar. Diğer çekirdek olan tüp çekirdeği ise polen tüpünün oluşmasını sağlar.
Dişi Üreme Hücresinin (Yumurta) Oluşumu: Yumurtalığın yapısında tohum taslakları bulunur. Bu taslakların üzerindeki örtüyü oluşturan, tabakalar arasında kalan açıklığa mikropil denir. Tohum taslağında bulunan diploit (2n) kromozomlu megaspor ana hücresi mayoz bölünmeyle haploit (n) kromozomlu dört megaspor hücresini meydana getirir. Bu dört megasporun üçü genellikle eriyerek kaybolur. Kalan megaspor üst üste üç kez mitoz geçirir ve n kromozomlu sekiz adet çekirdek oluşturur. Sekiz haploit çekirdekten oluşan bu yapının adı embriyo kesesidir. Embriyo kesesindeki bu çekirdekler, çok az miktarda da olsa sitoplazmaya sahip olduklarından hücre olarak kabul edilir. Bu sekiz çekirdek başlangıçta dörtlü iki grup hâlinde bulunur. Dörtlü gruplardan biri mikropil tarafında, diğeri de onun karşı tarafında yer alır. Bu gruplardan gelen birer çekirdek, merkeze yerleşerek polar çekirdekler adını alır. Mikropil tarafında kalan üç hücrenin etrafında hücre duvarı oluşur.
Tozlaşma (Bitkilerde Döllenme): Bitkilerde erkek organda olgunlaşan polenin dişi organın tepeciğine taşınmasına tozlaşma denir. Tozlaşma, çapraz ve kendi kendine tozlaşma olarak iki tiptir. Aynı türe ait bir çiçeğin yine aynı türden başka bir çiçekle tozlaşmasına çapraz tozlaşma denir. Bu şekilde tozlaşan bitkiler çevresel faktörlere daha iyi uyum sağlar. Bir çiçekteki polenin aynı çiçeğin dişi organının tepeciğine ulaşmasına kendi kendine tozlaşma denir. Kendi kendine tozlaşmada, erkek ve dişi gametlerin aynı zamanda olgun olmasıyla mümkündür. Polenlerin gelişimi tamamlandıktan sonra, polen kesesi patlar. Etrafa dağılan polenler rüzgâr, böcek ve kuş gibi taşıyıcılarla başka bir çiçeğin veya aynı çiçeğin tepeciğine taşınır. Tozlaşma ile dişi organın tepeciğine taşınan polenler, tepeciğin salgıladığı yapışkan salgı sayesinde buraya tutunur ve polenin yapısında bulunan tüp çekirdeği polen tüpünü oluşturur. Polen tüpü, mikropil açıklığına
ulaştığında polen tüpünün ucu erir. Polenin yapısındaki üretken çekirdek polen tüpünde ilerlerken, mitoz geçirerek n kromozomlu iki sperm çekirdeğini oluşturur. Sperm çekirdekleri, polen tüpünden embriyo kesesine geçerek biri yumurta hücresini döllerken, diğeri de embriyo kesesinin merkezinde yer alan polar çekirdeklerle (2n) birleşir. Yumurta ile sperm çekirdeğinin birleşmesiyle 2n kromozomlu zigot, polar çekirdeklerle diğer sperm çekirdeğinin birleşmesiyle de 3n çekirdekli endosperm oluşur. Zigot daha sonra mitoz bölünmelerle, bitki embriyosunu meydana getirir.
Bitkilerde Büyüme ve Gelişme
Bitkilerde büyüme; geri dönüşü olmayan hacim ve kütle artışı olarak tanımlanır. Gelişme ise; büyümeyle birlikte meydana gelen hücre bölünmeleri, hücre farklılaşmaları ve organizasyon çeşitliliği gibi olaylarının tümünü içine alan daha kapsamlı bir kavramdır. Büyüme ve gelişme olaylarının tamamına birden morfogenez adı verilir.
Bitki Büyüme ve Gelişimine Etki Eden Faktörler
Bitkinin yaşam döngüsünü oluşturan bu süreçte genetik faktörler, çevresel faktörler ve hormonlar bitki büyümesini etkileyen faktörlerdir.
Genetik Faktörler
Genetik özelliklerinin izin verdiği ölçülerde bitkilerin yapısal ve fonksiyonel özellikleri oluşur. Örneğin, bitkilerin sıcaklık ihtiyacı, kuraklığa dayanıklılık, ne zaman çiçek açacağı, yapraklarının şeklinin nasıl olacağı gibi sahip oldukları tüm özellikleri genleri tarafından belirlenir ve idare edilir.
Çevresel Faktörler
Sıcaklık, ışık, su, toprak, atmosferdeki gazlar ve yerçekimi gibi faktörler bitkinin büyüme ve gelişmesine etki eden çevresel faktörler olarak sayılabilir.
Bitki Büyüme Hormonları
Bitkilerdeki büyüme ve gelişme olayları, çimlenme, kök, gövde, yaprak, tohum, meyve gibi yapıların oluşması ve gelişmesi ile yaprak dökülmesi gibi olaylar bitkilerdeki hormonlar tarafından yönetilir. Bitkisel hormonlar 5 grup altında incelenir.
Oksinler
Genellikle bitkilerin uç tomurcuklarında, genç yapraklarında ve embriyoda bulunan oksinler stimulatör grubu hormonlar arasında sayılır.
Sitokininler
Sitokininler bitkide en çok kök ucunda, büyümekte olan tohum ve meyvelerde, genç yapraklarda bulunur.
Giberellinler
Daha çok gövde de az miktarda da kökte uzamayı sağlayan büyüme düzenleyicilerdir.
Absisik Asit
Absisik Asit (ABA) bitkide en fazla yaprak, gövde ve yeşil meyvelerde bulunur. Genel olarak büyümeyi engelleyici bir hormon olarak bilinmektedir.
Etilen
Etilen gaz hâlinde bulunan bir hormondur. Bitkilerin büyüme noktalarında, tomurcuk, çiçek ve olgunlaşmakta olan meyvelerde bulunur.
Bitki Büyümesinde ve Gelişiminde Bazı Önemli Durumlar
Bitkilerdeki fizyolojik süreçler, dormansi, fotoperyodizm, vernelizasyon, senesens ve absisyon olarak isimlendirilmektedir.
Dormansi
Bitkilerde metabolizma hızının en aza indirilmiş uyku (dinlenme) hâlindeki durumuna dormansi denir.
Fotoperyodizm
Bitkilerin gün uzunluğuna bağlı olarak gösterdiği gelişime fotoperyodizm denir.
Vernalizasyon
Bitkilerde çiçeklenmenin uyarılması için gerekli olan düşük sıcaklık isteğine vernalizasyon denir.
Senesens ve Absisyon
Bitkilerde bazı hücre, doku ve organların gelişimin amacına uygun olarak ölmesi olayına senesens denir. Senesens sonucu ölen yaprak, meyve ve çiçek gibi organların dökülmesi absisyon olarak isimlendirilir.
Embriyo
Zigotun gelişmesiyle tüm bir bitki oluşturma potansiyeline sahip olan embriyo oluşur.
Çimlenme
Çimlenme, yeni bir bitki meydana getirmek üzere embriyonun metabolik mekanizmasının aktif hâle gelmesidir.
Kök Gelişimi
Kök taslağının uzaması, radikula hücrelerinin devamlı bölünmesi ve bölünen hücrelerin büyümesi sonucu oluşmaktadır.
Gövde Gelişimi
Embriyoda plumuladan köken alan gövde, apikal meristemin faaliyetiyle üzerinde yaprak, dal ve generatif organlar bulunan sürgünleri oluşturmaya başlar. Sürgün taslağının uzaması da radikula hücrelerinde olduğu gibi apikal meristem bölgesinde bulunan hücrelerin devamlı bölünmesi ve bölünen hücrelerin büyümesi sonucu oluşmaktadır.