AÖF Soru Bankası

Siyasi Tarih IIÜnite 5 Özeti

Yumuşama

ABD – SSCB Gerginliğini Zirve noktaya çıkaran Yumuşama Döneminin Başlaması olaylardan bir diğeri ise U-2 Olaydır. 1950’lerin ikinci

İkinci Dünya savaşının sona ermesini takip eden 10 yıl yarısında ABD, SSCB’nin uzay ve roket teknolojilerindeki içinde dünyanın pek çok ülkesi ABD ve SSCB ilerlemelerine karşı NATO’nun kitlesel karşıtlık strateji si liderliğindeki bloklar arasında bölünmüşlerdi. Bu iki çerçevesinde SSCB’ye ait olan askeri ve sanayi bloğun en önemli örgütleri olan NATO ve Varşova Paktı tesislerinin yerlerini öğrenmek amacıyla U-2 adı verilen arasındaki sınır Avrupa’daki bölünmüşlüğün simgesiydi. casus uçaklarını kullanmıştır. Bu amaçla da Peşaver ve 1962’deki Küba Bunalımına kadar ABD ve SSCB İncirlik üslerini kullanmıştır. Fakat 1 Mayıs 1960’ ta Bir arasında sertleşen, bazen ‘’bahar havası’’ diye nitelenen ABD U-2 uçağının düşürülmesi ve pilotunun canlı olarak inişli çıkışlı bir döneme girilmiştir. ele geçirilmesiyle ABD’nin bu casusluk faaliyeti gün

Yumuşama öncesi diyalog arayışları içinde yapılan yüzüne çıkmış ve SSCB cephesinde tepkiyle görüşmelerinden biri Cenevre Görüşmeleridir. Federal karşılanmıştır.

Almanya’nın Nato’ya üye olması SSCB’nin tepkisine ve ABD – SSCB Gerginliğini Zirve noktaya çıkaran Varşova Paktı’nın kurulmasına yol açmıştır. ABD ve olaylardan sonuncusu ise Küba Bunalımıdır. U-2 SSCB arasında derin bir güvensizlik havası hakim olmakla olayından sonra ABD ve SSCB arasındaki gerginlik her birlikte, Stalin ‘ in ölümünden sonra iki ülke arasında geçen gün artmaya devam etti. Bu arada ABD’nin savaş çıkma ihtimalini ortadan kaldıracak adımlar atılması başarısız domuzlar körfezi çıkarmasından sonra Küba ve amacıyla Temmuz 1944 ‘ te ABD, Fransa, İngiltere ve SSCB arasındaki askeri ilişkiler hız kazanmıştı. Castro SSCB yetkilileri Cenevre’ de bir araya gelmiştir. Bu yönetimi yeni bir istila girişimi engellemek amacıyla toplantıda iki ülke arasındaki anlaşmazlıklara çözüm SSCB’ den silah alıyordu. Hruşov ise SSCB’ye komşu bulunamadıysa da diyalog kanalı oluşturması bakımından Türkiye’ ye Jüpiter füzelerinin konmasına, Küba’ ya önemlidir. Nükleer füzeler yerleştirerek karşılık vermek istiyordu.

SSCB lideri Hruşov, dış politikada Stalin çizgisinden 1962’ de SSCB ve Küba bu konuda anlaştı Fakat bu uzaklaşarak Kapitalist blokla ve iki bloğunda dışında durum ABD’de tepkiyle karşılandı ve en ağır şekilde kalan ülkelerle iyi ilişkiler kurma yoluna gitmiştir. Kısaca tedbirler alacağı bildirildi. ‘’ Barış içinde bir arada yaşama’’ olarak adlandırılan bu Daha sonraları iki ülkede yaşanabilecek nükleer savaşın dönemde Hruşov, Stalin’ in aksine Komünist Blok ve ikisi içinde felaketle sonuçlanabileceği kararına vardılar Kapitalist Bloğun bir barış içinde yaşayabileceğini ve SSCB Türkiye’deki Jüpiter füzelerinin sökülmesiyle düşünmekteydi. Fakat yine de bu dönmede ABD’ ye kaşı Küba’ya füze yerleştirme fikrinden vazgeçti. güvensiz tavrını devam ettirmekteydi. Küba bunalımı bir yandan ABD ve SSCB’nin Soğuk Bu dönemde SSCB’nin uzay çalışmalarında ABD’nin Savaş yılları boyunca sıcak çatışmaya en çok yaklaştıkları önüne geçmesi ve kıtalar arası güdümlü füze olay olması, diğer yandan da bloklar arasında yumuşama denemelerinde başarılı olması ABD’ de endişeyle olarak isimlendirilen dönemin başlangıç noktası olması karşılandı. açısından önemlidir. Hruşov’un Moskova ziyaretinde ABD Başkan yardımcısı Nixon ile yaptığı görüşme diyalog kanallarının açık Küba Bunalımından Sonra Doğu Batı ilişkileri

olduğunu gösterdi. Daha sonra ABD ve SSCB başkanları Doğu ve Batı blokları arasındaki gerilimin azaltılması arasında yapılan bir diğer görüşmede de olumlu sonuç amacıyla ve Küba bunalımı sırasında askeri sorunları alınamamıştır. karşılıklı olarak tırmandırmanın her iki ülkeye de zarar ABD – SSCB Gerginliğini Zirve noktaya çıkaran verebileceğini gören ABD ve SSCB, krizden hemen sonra olaylardan biri Küba Devrimidir. Küba’da 1940 yılında bir daha benzer gerilimler yaşamak için ortak adımlar Fulgencio Batista’nın başkanlığa gelmesiyle ABD ve atmaya başladı. Bu çerçevede ABD başkanı ve SSCB Küba arasında iyi ilişkiler geliştirilmişti fakat Fidel Castro liderinin arasında telefon bağlantısı (Sıcak/kırmızı) hat önderliğindeki solcu gerillaların yönetimi ele geçirmesiyle kuruldu ve daha sonra yapılan bir anlaşmayla yer altı dışı Küba komünistlerin kontrolü altına girmiştir. Devrim’den mekânlarda nükleer silah denemeleri yasaklandı.

sonra tarım reformu adı altında özel mülkiyetin Yumuşama döneminde Vietnam savaşının sona ermesi, devletleştirilmesine girişildi. Amerikalıların Küba’daki ABD’ nin ÇHC ile diplomatik ilişkiler kurması ve Federal mallarına el koyulması iki ülke arasındaki diplomatik Almanya’nın Doğu bloku ile ilişkiler kurma çabaları ilişkileri kopma noktasına getirdi. ABD’ de buna karşılık Doğu- Batı diyaloğunun yeşermesine imkân verdi. ABD Kübalı mültecilerden oluşturduğu bir orduyla Küba ve SSCB’nin nükleer silahsızlanmaya ilişkin Stratejik yönetimini devirmeye çalıştı. Domuzlar körfezi denen bu silahların sınırlandırılması (SALT) görüşmelerini başlatır. olayda Castro birlikleri saldırganları püskürttü. ABD’nin Daha sonra ise bunu tamamlayıcı nitelikte SALT-2 yeni komünist Küba hükümetine karşı düşmanca tutumu görüşmeleri başlamıştır. Castro yönetiminin SSCB’ye yakınlaşmasını sağlamıştır. Yumuşama döneminde ABD ve SSCB arasında ki

ilişkilerde bariz bir iyileşme söz konusu iken SSCB ve ÇHC arasında bir ayrışma olmaktaydı. ÇHC, SSCB’nin


ABD ile yakınlaşmasını komünizme ihanet saydı. Paktı’ndan ayrılma girişimine gerekirse güç kullanarak Ardından çıkan ÇHC- Hindistan savaşında SSCB, ÇHC’ engel olacaktı. Böylece Varşova Paktı ülkelerinin ye destek vermedi. Hruşov’un 1964’te görevden egemenliklerinin SSCB tarafından sınırlandırıldığı tescil alınmasına rağmen SSCB ve ÇHC ilişkileri bir daha edilmiş oldu. düzelmedi. Mao’nun 1966’da başlattığı kültür devrimi Doğu bloğu içinde bu tarz sorunlar yaşanırken batı bloku sırasında ÇHC’ de tek adam rejimi daha da gelişti, içinde de sorunlar yaşanmaktaydı. 1956’daki Süveyş Mao’nun parti polisi Kırmızı Muhafızlar her türlü bunalımı sonrasında Mısır’dan çıkmış olan iki ülkeden biri muhalefeti aşırı şiddet kullanarak bastırmaya başladı. olan İngiltere ABD eksenine girmiş, diğeri Fransa ise Kültür devrimi sürerken ÇHC ve SSCB ilişkileri daha da ABD ile görüş ayrılıklarına düşmüştür. 1962’ deki Küba kötüleşti ve silahlı çatışmaya dönüştü. Sonrasında yapılan bunalımı sırasında da ABD’nin SSCB ile pazarlık yapması antlaşmaya ve görüşmelere rağmen ilişkiler düzelemedi. NATO müttefiklerinden Fransa’yı rahatsız etmiş ve 1969’daki Sınır Savaşının ardından ÇHC, ABD ile NATO bünyesindeki askeri yapıdan çıkmasına neden yakınlaşmaya ve asıl tehdit olarak SSCB’yi görmeye olmuştur. başladı. Daha sonraları ABD-ÇHC ilişkileri düzelerek 20 yıllık düşmanlık sona erdi. Küba bunalımında SSCB ile yapılan pazarlıklar ve Türkiye’ deki Jüpiter füzelerinin kaldırılması Türkiye’nin Küba Bunalımından Sonra Doğu Batı ilişkilerini etkileyen ABD’ ye güvenini sarstı fakat iki ülke arasındaki asıl bir diğer olay ise Vietnam Savaşıdır. 1954’ te Viet Minh sorun Türkiye’nin 1963 Kıbrıs’taki zulmü durdurmak için kuvvetleri ile Fransa arasında yapılan birinci Hind-i Çini yapmak istediği müdahalenin ABD tarafından savaşında ÇHC ve SSCB’nin Viet Minh’e destek engellenmesiyle çıktı. vermesiyle, Fransa yenilgiye uğradı. Bu yenilgi sonrasında yapılan Cenevre anlaşması sonucunda Fransa, Laos, NATO üyesi iki ülke olan Türkiye ve Yunanistan Kamboçya ve Vietnam’ın bağımsızlığını tanımak zorunda arasındaki ilişkilerde Kıbrıs sorunu dolasıyla bozulmaya kaldı. Cenevre anlaşması çerçevesinde Vietnam iki idari başladı. Daha sonraları ise bu sorun giderek derinleşti ve birime ayrılmıştı. SSCB ve ÇHC kuzeydeki Viet Minh’ e Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında da iki ülke arasındaki destek verirken, ABD ise güneydeki Ngo Dinh Diem sorunlar zirveye ulaştı.

yönetimi desteklemekteydi. Ülkede 1956’ da Avrupa Bütünleşmesi düzenlenmesi ön görülen seçimlerde Diem’in seçimi komünistlerin kazanmasından korkması yüzünden İkinci Dünya Savaşından sonra, Avrupa merkezli olarak yapılamadı. Daha sonraları da komünistlere karşı baskı ve başlayan soğuk savaşın neden olduğu önemli gelişmelerden biride Avrupa’ da bütünleşmeye yönelik tutuklamalar başladı. Vietnam’ın Komünistlerin eline girişimlerin artmasıydı. Söz konusu amaçlar geçmesinden korkan ABD, Diem’e destek amacıyla asker göndermiş ve Kuzey Vietnamlılarla savaşa girişmiştir. doğrultusunda atılan ilk adım Fransa ve Almanya’nın Fakat bu girişim başarısızlıkla sonuçlanmış ve ABD savaşı öncülüğünde Belçika, Lüksemburg, Hollanda ve İtalya’nın kaybederek çekilmiştir. Daha sonrada Kuzey Vietnam, katılmasıyla 1951’de imzalanan Paris Anlaşmasıyla güneye saldırarak ülkeyi Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti kurulan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’ydu (AKÇT). çatı altında birleştirmiştir. Kömür Çelik sektöründe uluslararası nitelikli bir örgütlenme başlangıç olarak görüldü ve kısa zamanda Dışarıdan bakıldığında SSCB’nin tam denetimi altındaki siyasi alanı da kapsayacak bir birlik kurma girişimlerine doğu Avrupa ülkelerinden oluştuğu sanılan Varşova geçildi. Bu dönemde Avrupa’nın geleceğini İngiltere ve Paktı’nda da 1960’lardan başlayarak derin çatlaklar ortaya Fransa arasındaki görüş ayrılıkları belirlemiştir. Daha çıkmaya başladı. 1955’te kurulan Varşova Paktı içindeki sonraları İngiltere’nin liderliğinde dış ticaret hedefleriyle ilk büyük gerginlik bir yıl sonra Macaristan sınırlı olmak üzere Avrupa Serbest Ticaret Alanı (EFTA) ayaklanmasıyla yaşandı. Başbakan Nagy de 1 Kasım’da oluşturuldu. Macaristan’ın Varşova Paktı’ndan çekildiğini açıkladı. Fakat Budapeşte’ye giren Sovyet tankları ayaklanmayı Avrupa Kömür Çelik Topluluğu, Avrupa Ekonomik bastırdı. SSCB ve Varşova Paktı yanlıları tekrar iktidara Topluluğu ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu adlı getirildi. Nagy ise gizlice yargılanarak 1958’de idam örgütler için, 1965’te imzalanıp 1967’de yürürlüğe giren edildi. Füzyon Anlaşması ile tek ve ortak bir konsey ve komisyon kuruldu. Bu tarihten itibaren söz konusu üç örgütü ifade Ocak 1968’de Çekoslovakya Komünist Partisi Birinci etmek için Avrupa Toplulukları terimi kullanılmaya Sekreteri olan Alexander Dubçek ekonomik ve siyasal başladı. hayatta “Prag Baharı” ad› verilen reformlar yapmaya başladı. Bireysel özgürlükleri ve basın özgürlüğünü Süveyş Bunalımı sırasındaki hezimetin üzerine Cezayir genişletti. Dubçek geri adım atmayınca, Romanya nedeniyle başlayan olaylar da eklenince Fransa’nın siyasi dışındaki Varşova paktı ülkeleri SSCB önderliğinde yapısı alt üst oldu. Daha sonra yapılan Anayasa değişikliği Çekoslovakya’ya askerî müdahalede bulundular. Ülke çerçevesinde başkanlığa Charles De Gaule getirildi. Bu işgal edildi. “Prag Baharının’’ bastırılması sırasında takip durumda Avrupa bütünleşmesinin gelişmesini önemli edilen yöntem Brejnev Doktrini olarak isimlendirildi. ölçüde etkiledi. De Gaule’ün ilk etkisi Avrupa Topluluğuna üyelik başvurusu yapan İngiltere’nin Buna göre, SSCB herhangi bir ülkenin Varşova


başvurusunun henüz hazır olmadığı gerekçesiyle ret Sonrasında da savaş büyük güçlerin dayatmasıyla edilmesiydi. Daha sonra İngiltere’nin ikinci başvurusu da antlaşmayla sona erdi. Mısır-İsrail Barış Antlaşmasıyla ret edilmişti. Böylece Avrupa Topluluğunun genişlemesi birlikte Mısır, savaşın ağır ekonomik yükünden kurtulmuş de sekteye uğradı. ve ABD’den ekonomik yardım almaya başlamıştı. AT 1970’li yıllara son derece umutlu bir başlangıç yaptı. Zamanla Mısır, ABD’nin bölgedeki en önemli Bunun en önemli nedenlerinden biri ekonomik kalkınma müttefiklerinden biri hâline gelecektir.

süreciydi. İkincisi ise Soğuk Savaştaki yumuşama İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra petrol rezervlerinin büyük süreciydi. Diğer bir nedende De Gaule’ün yerine George çoğunluğunu elinde bulunduran Arap Ülkeleri birleşerek Pompidou’nun gelmiş olmasıydı. Pampidou AT ile ilgili Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) kurdular. Arap özel bir zirve yapılmasını önerdi. 1969’da düzenlenen İsrail Savaşı sonrası, Arap ülkeleri petrolü bir silah olarak zirveyle derinleşme ve gelişme ile ilgili ilk çalışmalar kullanmış ve İsrail’i destekleyen ADB ve İngiltere’ye yapıldı. Zirve kararları uyarınca üyeler arasında dış ambargo uygulamıştı. Fakat bu durum 1974’e kadar sürdü. politikanın koordinasyonu için Avrupa siyasal İşbirliği 1979-1980 yıllarında ise İran’daki devrim sonrası mekanizması kurulması önerildi. İkinci bir karada da Humeyni’nin Batı ile bağlantısını kesmesi ve petrol üyeler Avrupa Birliğini oluşturmak yönünde girişimler sevkiyatını durdurmasıyla ikinci petrol bunalımı olmuştur. yapmak vardı. Fakat 1973’teki Arap-İsrail Savaşı bu Filistin sorunun tetiklediği bir diğer iç savaşta Lübnan’da konudaki çalışmaları yavaşlattı. oldu. Lübnan’daki heterojen nüfus yapısı iç savaşın

Orta Doğudaki Gelişmeler başlamasına zemin hazırladı. 1975 yılında Hristiyan ve Müslümanlar arasında çatışmalar çıktı. Daha sonraları ise 1950’lerin ikinci yarısından itibaren Orta Doğuya da Mısır Suriye ordusu Lübnan’a girdi. Daha sonrada İsrail ordusu Devlet Başkanı Cemal Abdül Nasır liderliğindeki Arap Lübnan’ın güneyini işgal etti. İsrail ve Suriye’nin milliyetçiliği damgasını vurdu. Nasırcılık ve Soğuk Savaş Lübnan’a girmesiyle derinleşen Lübnan iç savaşı 1990’a koşullarının bileşimi bölgede farklı bir bölünmeye yol kadar devam etti. açtı. İlki iki süper gücün bölgeyi etkilemesiydi, ikincisi ise Handan devletlerdeki bağımsızlık çabalarıydı. Bölgede Arap milliyetçiliğini besleyen en önemli nedende İsrail’in varlığıydı. Arap devletleriyle İsrail arasındaki anlaşmazlık iki Arap-İsrail savaşına yol açtığı gibi Filistinli mülteciler sorunu Ürdün ve Lübnan gibi ülkelerde iç savaşın patlamasına yol açtı.

1960’ların ikinci yarısından itibaren Filistinli gruplar İsrail’de eylem yapmaya başladılar. İsrail’de Filistin’i destekleyen Ürdün’e karşı misillemeler yapmaktaydı. İsrail’in Arap Ülkeleri üzerindeki tehdidi artınca Mısır önderliğinde İsrail’e saldırı yapılması kararlaştırıldı. İsrail yapılan saldırıları Mısır saldırılarını başarıyla püskürttü ve karşı saldırı yaparak Altı gün savaşı da denen savaşta Sina Yarımadası, Golan tepeleri Batı Şeriya, Kudüs ve Gazze Şeridini ele geçirdi. Arap Ülkeleri bu yenilgiyle büyük darbe yedi ve Nasır yönetimindeki Mısır ve Arap milliyetçiliği düşüşe geçti. Bu savaşın sonucunda ABD’nin İsrail’i desteklemesi sonucunda Arap Ülkeleri de SSCB’nin desteğini hissetti

Bu süreçte Ürdün Filistinli mültecilerin ikinci vatanı oldu. Ürdün ise bu süreçte Filistin – İsrail arasındaki duruma ılımlı bir yaklaşımda bulundu. Ayrıca ülkede ABD ile ilişkilerin bozulmasını engellemek amacıyla Filistinlilerin tasfiyesi çalışmaları başladı. Bu sebeple Ürdün Kara Eylül denen harekâtı başlattı. Bu harekât Arap ülkelerinin tepkisiyle karşılandı. Suriye ve Ürdün orduları karşı karşıya geldi. Fakat ABD’nin Ürdün’ün bağımsızlığını koruma çabaları sonucu Suriye geri çekilmek zorunda kaldı.

Ekim 1973’te Mısır ve Suriye, İsrail işgali altındaki toprakları geri almak için bir saldırı başlattı. Bu saldırılar ilk etapta başarılı olsa da daha sonra daha sonra İsrail, Mısır ve Suriye kuvvetlerini püskürtmeyi başardı.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında