AÖF Soru Bankası

Genel Uygarlık TarihiÜnite 6 Özeti

Değişim ve Etkileşim: Yeniçağ’da Avrupa ve Osmanlı (15-18. Yüzyıl)

Coğrafi keşiflerle birlikte 1540’lardan itibaren Yeniçağ’da Batı Avrupa’da Yaşanan Ekonomik sömürgelerden ucuza elde edilen değerli madenler, ve Sosyal Değişim Avrupa’ya taşınmaya başlandı. Özellikle Aztek ve İnka

Ortaçağda kendi içine kapalı ve tüketime yönelik bir uygarlıklarına ait hazineler ile Meksika ve Peru’dan üretim vardı. Bu ekonomik yapı Haçlı Seferleri ile getirilen çok miktarda altın ve gümüş, değerli madenlerin başlayan ve sonrasında hızlanan ticaret sayesinde değişti. fiyatının düşmesine ve malların fiyatlarının yükselmesine Karayolu dışında deniz yolunu da kullanarak sefer yapan yol açtı. Haçlılar Akdeniz’e kıyısı olan ticaretin temellerini attı ve Bütün bu değişimler Avrupa’da ekonomik ve sosyal ticaretin gelişimine katkı sağlanmış oldu. Ticaret yapıyı tamamen değiştirerek yeni bir çağı başlatmıştır ve sayesinde zenginleşen, kentlerde oturan burjuvazi 15. bu çağ Yeniçağ olarak adlandırılmıştır. Yeniçağ’ın yüzyıldan itibaren yükselişe geçti. Aristokratların başlangıcı için bir tarih vermek gerekirse, genellikle kabul zenginliği toprağa dayalıyken burjuvazi ticaretle gören iki tarih biçimi vardır: 1453 (İstanbul’un Türkler zenginleşiyordu. Ticarette sınır olmadığı için burjuvazi tarafından fethi ve Doğu Roma İmparatorluğu’nun sınıfın ekonomik yapıdaki etkinliği kaçınılmaz oldu. Bu yıkılması) ve 1492 (Amerika Kıtası’nın keşfi ve değişime ayak uydurmaya çalışan aristokratlar İspanya’daki Müslüman Devlet Gırnata’nın tarihe topraklarındaki serfleri çıkarmaya, toprakları çayır haline karışması). getirmeye ve burada koyun yetiştirmeye başladılar. Elde ettikleri yünü satarak ihtiyaçlarını karşılama yoluna Yeniçağ’da Batı Avrupa’nın Düşünce Yapısında gittiler. Yün dokuma sanayi için önemli bir ham madde Yaşanan Değişim idi ve nitekim dokuma sanayi ilk sırada gelişen sanayi Yeniçağ Batı Avrupa’sında yaşanan ekonomik ve kollarından biri haline geldi. Bu dönemde imalathaneler toplumsal değişim, üstyapının değişimini de sağlayacak örgütlendi ve uzak pazarlara yönelik üretim başladı. Kısa ve yeni bir düşünsel yapı şekillenecektir. Ortaçağ’ın sürede ucuz ve standart mal üretilmeye ve bunların ticareti feodal dinsel ideolojisine karşı tepki olarak, Yeniçağ ’da yapılmaya başlandı. Bu durum kendi araçlarıyla üretim bilimsel siyasal düşünüş gelişmeye başlayacak, din yapan zanaatçıların dükkânlarını kapatmasına ve merkezli düşüncenin yerini, insan merkezli, aklı ve bilimi imalathanelerde parça başına iş yapmaya başlamalarına esas alan bir düşünce sistemi alacaktır. Burada esas olan sebep oldu. Bunun sonucunda topraklarından çıkarılan, bir önceki düşünce sistemini reddederek, yaşanan işsiz bırakılan serfler ve zanaatçılar işçileşti. Dokuma değişimle ortaya çıkan yeni egemen sınıfın ideolojisini sanayi dışında gelişme gösteren bir diğer sanayi kolu oluşturmaktır. Döneme damgasını vuran egemen sınıfın maden sanayidir. Madenlerin işletilmesi sermayenin daha amacı ise kendi dünya görüşüne uygun bir üstyapının da artmasını sağladı. Maden sanayinin gelişmesiyle ateşli şekillenmesiydi. Böylece düşünsel yapı, değişen silahlar kullanılmaya başlandı. ekonomik ve sosyal yapının ihtiyaçlarına cevap Ticaretle zenginleşen burjuvazi sınıfının yükselişe verebilecekti. Bu aslında egemen sınıfın gücünü geçmesi, imalathanelerin örgütlenmesi ve işçilerin ortaya meşrulaştıracak ve sürekliliğini sağlamış olacaktı. çıkmasıyla kapitalizme geçiş süreci başladı. Kendi Yeniçağdaki siyasal yapılanmaya bakıldığında, ilk kendine yeterli, kapalı ekonomik yapı, yerini dışa açık, aşamada mutlak monarşilerin oluşum süreci görülür. Bu ticarete ve sermaye birikimine dayalı bir sisteme bıraktı. süreçte Ortaçağ’daki çok başlı feodal siyasal yapının Ekonomik yapıdaki bu değişim, sosyal yapıdaki değişimi değiştirilmesi ve iktidarın tek elde toplanması de beraberinde getirdi. Bu sistemde üretici güçler üretim amaçlanmıştır. araçlarından ayrıldılar ve girişimci sınıfın örgütlediği Genel olarak 15 ve 16. yüzyıllarda Batı Avrupa imalathanelerde ücretli olarak çalışmaya başladılar. devletlerinin hepsinin amacı merkezi mutlak siyasal Böylece işçi sınıfı ortaya çıkmaya başladı. Burjuvazi ise yapılanmaya gitmekti. Düşünürler de geliştirdikleri bu dönemde yükselen sınıfı temsil etti. Değişen bu kuramlarla, mutlak monarşiyi savunan görüşler ileri sistemde sürekliliği sağlamak için coğrafi keşifler başladı. sürdüler. Aynı dönemlerde İtalya’da Niccola Machiavelli Keşfedilen yerlerden getirilen ham madde, iş gücü ve (1469-1527), İngiltere’de Thomas Hobbes (1588-1679), değerli madenler ile sistemin devamlılığı sağlandı. Büyük Fransa’da Jean Bodin (1530-1596) mutlak monarşiyi sömürge imparatorlukları kuruldu. Coğrafi keşiflerle savunan kuramlar geliştirdiler. Böylece farklı ülkelerde, birlikte devletlerarası siyasal birliğin sağlanması yoluna birbirine yakın görüşler ileri sürülmüş; hepsi de içinde gidildi. Siyasal birliğini en erken sağlayan Portekiz, bulundukları siyasal duruma çözüm olarak mutlak coğrafi keşiflere ve sömürgecilik faaliyetlerine ilk monarşik yönetimleri öngörmüş ve bunu savunmuşlardır. başlayan Avrupa ülkesi oldu. Portekiz, Afrika kıyılarına 16. yüzyılda amaç iç karışıklıklara son verecek güçlü bir yönelik seferleri sonucunda 1442 yılında köle ve altın yönetimin kurulma arzusudur. ticareti yapmaya başladı. Portekiz’den sonra İspanya da siyasal birliğini sağlayarak sömürgeci yarışına girdi. Hümanizm İspanya hizmetinde yola çıkan Kristof Kolomb yeni bir Yeniçağ’da düşünsel yapıya insanı merkez alan kıta buldu ve bu kıtada sömürgeye yönelik faaliyetler hümanizm akımının hâkim olduğu görülmektedir. devam etti. Ortaçağ’daki feodal-dinsel ideolojiyi esas alan


skolastizme karşı, Yeniçağ’da insanı temel alan akla çatışmalar, çelişkiler, savaşlar ve uzun mücadeleler dayalı bir düşünce sistemi gelişmeye başlayacaktır. yaşandı. Böylece Avrupa’nın Aydınlanma Çağı’nı Döneme damgasını vuran Rönesans’ın ideolojisini yaşaması için gerekli altyapı hazırlanmış oldu. hümanizm akımı oluşturacaktır. Aydınlanma Çağı’nın Temel Özellikleri ve Rönesans ve Reform Aydınlanma Felsefesi

Rönesans, 15. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar olan dönemi Aydınlanma Felsefesi İngiltere’de başlayarak Fransa’ya kapsar. Bu dönem, düşüncede akılcı ve bilimci, sanatta da geçmiş ve Fransız İhtilali’nin düşünsel yönünü akılcı ve gerçekçi eğilimlerin görüldüğü bir dönemdir. oluşturmuştur. Aydınlanma düşünürleri 1789 Fransız Rönesans, İtalya’da Floransa merkezli olarak ortaya Devrimi’nin öncüleri olmuşlardır. Almanya’yı da çıkmıştır. Rönesans döneminde her türlü sanat dalında en etkileyen Aydınlanma Felsefesi, her ülkede o ülkenin güzel eserler verilecektir. Klasik dönem Rönesans sosyo-politik yapısına göre şekillenmiştir. Aydınlanma sanatçıları arasında Leonardo da Vinci (1452-1519), Felsefesinin temelini bireyin özgürlüğü düşüncesi Michealangelo (1475-1565) ve Rafaello (1483-1520) oluşturmuştur. Aydınlanma Felsefesi akılcılığa dayanarak sayılabilir. Bu dönem sanatçılarının birçoğu hem bilim peşin yargıları yıkmayı amaçlamıştır. Dolayısıyla hedefi, adamı hem de sanatçıdır. Bu da bilim ve sanatın henüz Katolikliğin getirdiği peşin yargılar ile siyasal peşin ayrılmadığını ve uzmanlık alanlarının belirginleşmediğini yargılardır. Bu peşin yargılara karşı çıkış Rönesans ve gösterir. Bu dönemde sanat, uluslararası bir nitelik Reform hareketleriyle başlamış ve 18. Yüzyıl Aydınlanma kazanmıştır. Ayrıca insanın zayıflığını temsil eden Çağı’nın hazırlayıcısı olmuştur. Ortaçağ heykellerinin aksine bu dönemde güçlü, kahraman insanı temsil eden heykeller yapılmaya Aydınlanma Felsefesi kısaca şöyle ifade edilebilir: başlanmıştır. Ancak hümanist bireyciliğin iflasıyla Avrupa’da 17. yüzyıl ortalarından 19. yüzyılın ilk yarısına yaşanan çelişki sanata da yansıyacaktır. Bazı yerlerde kadar süren Rönesans, Reform, Hümanizma akımlarıyla tepki olarak Katolikliğin öne çıktığı görülür. Aynı bağlantılı bir fikir hareketidir. Aydınlanma Çağı’nın, dönemlerde sanat eserlerinde, gerçek boyutlardan siyaset bilimine önemli katkısı, siyasi iktidarın kaynağının uzaklaşılan, abartılı ve özenticiliğin hâkim olduğu sanat tanrısal kökenli olmayıp halka ait olduğunun kabul anlayışı olan “maniyerizm” anlayışı ortaya çıkar. edilmesidir.

Reform, Katolik Kilisesini hedef aldığı için dini boyutu Aydınlanma Çağı’na Etki Eden Bazı Düşünürler

öne çıkarılan sosyal bir harekettir. Ama aynı zamanda Aydınlanma Çağı’na etki eden bazı düşünürler şunlardır: Katoliklik, feodalizmin ideolojisi olduğundan, onu yıkıp, değişen yapıya uygun düşen bir ideoloji yaratma amacı da • J. Locke (1632-1704): Locke, liberal bireycilikten ve mutlak iktidarın vardır. Reformun hümanist fikirlerle yakından ilişkisi sınırlandırılmasından yana görüşler ileri vardır. Hümanizm akımı ve matbaa yoluyla düşüncelerin sürmüştür. Temel hak ve özgürlüklerin özellikle geniş kitlelere iletilmesi, kutsal kitap çevirilerinin de mülkiyet hakkının güvence altına alınmasını yapılarak halka ulaştırılması, reformu hızlandırıcı bir etki istemiş; aksi halde insanlara baş kaldırma yapmıştır. Hümanist fikirlerin halka indirgenmesi ve hakkını tanımıştır. Böylece burjuvazinin eyleme dönüşmesi reform hareketi ile olmuştur. Martin isteklerinin tercümanı olmuştur. Ayrıca yasaları Luther (1483-1546), John Calvin (1509-1564) ve Thomas yapan ve uygulayan güçlerin ayrı ellerde Münzer önemli reformcu düşünürlerdir. toplanması gerektiğini savunarak Reformla birlikte, Hristiyanlıkta bölünmeler oldu. Yeni demokratikleşme yolunda önemli bir adım mezhepler ortaya çıktı. Katolik Kilisesinin mutlak atmıştır. otoritesi kırılmış oldu. Papalığın ve din adamlarının • Montesquieu (1699-1755): Montesquieu da aracılığı reddedildi. Ruhban sınıfından olanlarla iktidarın sınırlandırılmasına ilişkin görüşler ileri olmayanlar arasındaki fark ortadan kaldırıldı. Reform, sürmüş, aristokratik liberalizmi savunmuştur. kilise dışındaki ekonomik, sosyal yaşamı ve düşünce Onun demokrasiye en önemli katkısı, kuvvetler yapısını da etkiledi. Bilim, sanat ve kültür gelişiminin önü ayrılığına ilişkin görüşleridir. Ona göre kuvvet açılmış oldu. Ekonomik yapıda ise kapitalizmin daha da kuvveti durdurmalıdır. Özgürlüklerin güçlenmesiyle sonuçlandı. Protestanlık, kapitalizmle iç sağlanmasının ön koşulu budur. Onun bu görüşü içe gelişti. Öte yandan reform, mezhep çatışmalarına yol demokrasinin temeli olacaktır. açtı. Katoliklerle Protestanlar arasında yoğun mücadeleler • J. J. Rousseau (1712-1778): Rousseau ise halkın yaşandı. iktidarını ve her alanda eşitliği yani mutlak

Sonuç olarak, Yeniçağ’da ekonomik, sosyal ve siyasal demokrasiyi savunmaktadır. Onun amacı, yapıda meydana gelen değişim, düşünsel yapıyı etkiledi eşitlikçi, demokratik bir toplum düzeni ve bir dönüşüm yaşandı. Avrupa Rönesans ve Reformu oluşturmaktır. yaşadı. Coğrafi keşifleri gerçekleştirdi. Dünyaya ve • Voltaire (1699-1778): Döneme damgasını vuran evrene ilişkin görüşler değişti. Bütün bunlar olurken düşünürlerden biri de Voltaire’dir. Düşünce ve ifade özgürlüğüne ilişkin görüşleriyle


kendisinden sonraki dönemleri de etkileyen yasalarını bulma amacı yatmaktadır. Buna göre doğanın Voltaire, somut reform önerileriyle de dikkat bir makine olduğu ve insanın da bu doğa yasalarına bağlı çekmektedir. Özellikle düşünce özgürlüğünü bulunduğu ileri sürülüyordu. Bu konuda Descartes (1596- sağlamak için verdiği mücadele nedeniyle 18. 1650) ve Newton (1642-1727)’un görüşleri büyük yankı yüzyıl “Voltaire Çağı” olarak anılmaktadır. bulmuştur.

Aydınlanma Felsefesinin İlkeleri Bu dönemde yaşanan, doğa ile ilgili bilimsel gelişmeler 1. Bilim, Doğa ve Felsefe: Bu dönemde doğa sonucunda, evrenin tam bir uyum ve düzen içinde olduğu bilimlerine duyulan ilgi artmış, uygulama ön ve bu düzenin doğa yasaları sayesinde mükemmel bir saat plana çıkmıştır. Voltaire matematikle, Diderot, gibi işlediği düşüncesi hâkim olmuştur. Bu düşünce, anatomi, fizyoloji ve kimya ile J. J. Rousseau Aydınlanma Çağı düşünürlerinin kuramlarının temelini botanikle uğraşmıştır. Bu dönem astronomi, fizik oluşturacak ve Modern Çağ’a geçişi sağlayan bir dönüm ve kimya alanlarında bilimsel gelişmelerin noktası olacaktır.

olduğu bir dönemdir. Örneğin, Newton’un çekim Newton’un doğa yasasına ilişkin düşüncelerinin kuramı, düşünceye yenilik getirir; Lagrange ve ekonomik yaşama uygulanmasıyla yeni bir toplum bilim Laplace gök mekaniği ile ilgili önemli veriler dalı olarak politik ekonomi gelişmeye başlamıştır. Bu elde ederler; Lavoisier kimya alanında önemli alanda görüş ileri süren düşünürler, ekonomik yaşamın da atılımlar yapar; Buffon (1707-1788) ise doğa kendine özgü kuralları olduğunu savunmuşlardır. bilimleriyle ilgili pozitif ve laik görüşler ileri Görüşlerinin temelini, her türlü müdahaleden uzak bir sürer. Bir yandan bilimsel gelişmeler yaşanırken, ekonomik yaşam biçimi oluşturuyordu. Fizyokratlar bir yandan da yeni felsefi kuramlar olarak anılan bu düşünürler, ekonomide “Laissez-faire” geliştirilmiştir. 18. yüzyıl filozoflar yüzyılı (bırakınız yapsınlar) ilkesini geliştirdiler. olmuştur. Voltaire 14. Louis’in Yüzyılı adıyla ilk tarih kitabını yazar. Montesquieu, iklimin ve Öte yandan Adam Smith (1727-1790) de ekonomik coğrafi yapının, yönetim yapısı üzerindeki yaşamın doğal yasalara bağlı bulunduğunu savunmuş etkisini inceleyerek sosyal bilimin olasılığını ancak ulusların zenginliğinin kaynağının doğa değil emek gösterir. Locke ise liberalist görüşleri ile siyaset olduğunu ileri sürmüştür. Nitekim 1776’da yayınlanan biliminin temellerini ortaya koyar. Ulusların Zenginliği adlı ünlü eseri kapitalizmin temel 2. Akıl: Akılcılık, Aydınlanma Çağı’na damgasını kitabı olacaktır.

vurmuş olan en önemli ilkedir. Bu dönemde akıl, Aydınlanma Çağı’nda Edebiyat, Sanat ve Müzik geleneğin ve tanrı iradesinin yerine geçer. İnsanlığın mutluluğunun ancak akıl ile Aydınlanma Çağı edebiyatta düz yazı çağı olarak sağlanabileceği düşüncesi, döneme hâkim anılmaktadır. Özellikle matbaanın yaygınlaşması ve olmuştur. eserlerin ulusal dillere çevrilmeye başlanması edebî 3. Laiklik: Aydınlanma Çağı’nda her şeyin aklın eserlerin geniş çevrelere ulaşmasını sağlamıştır. Bu rehberliğinde, bilimsel bir metotla incelenmesi dönemde edebiyata ve sanata duyulan ilgi ekonomik ve laik temele oturtulması esas olmuştur. Din, gelişmişlikle de paralellik gösterir. 18. yüzyıl Fransız ahlak ve siyaset laikleştirilmeye çalışılmıştır. edebiyatında Voltaire, Condorcet ve Rousseau öne çıkan 4. Mutluluk: Aydınlanma Çağı’nın amaçlarından isimler arasındadır. Aydınlanma Çağı’nda İngiltere’de biri de insanın bu dünyada mutlu olmasını özellikle yergi alanında Jonathan Swift (1667-1745)’in ve sağlamaktır. Samuel Johnson (1709-1784)’ın ismi geçmektedir. Alman 5. Özgürlük: İnsanın düşünme ve düşündüğünü edebiyatında öne çıkan isim ise Gotthold Lessing (1739- ifade etme özgürlüğü vardır. Peşin yargılar ve 1781)’dir.

sınırlamalar olmaksızın insanın kendini, Aydınlanma Çağı’nın sanat anlayışının hazırlık evresi evrendeki yerini ve doğayı anlama çabası, Rönesans Dönemi olmuştur. Ancak bu yüzyılda aklın akılcılığın gereklerindendir. egemenliği sanat anlayışına da yansımış ve resim sanatı 6. Kendine Güven: Değişim ve ilerlemenin ancak daha demokratik bir içerik kazanmıştır. Heykelde ise daha insan aklına duyulan güvenle sağlanabileceği duygusal ve hareketli figürler öne çıkmıştır. Mimaride düşüncesi öne çıkmıştır. klasik Rönesans mimarisi ile Barok üslubun birleştirilerek 7. Hukuk: Aydınlanma Çağı’nın amaçlarından biri yeni bir tarzın oluşturulduğu görülür. de hukuk ilkelerini akla uygun, eşitlikçi, adaletçi bir hale getirmek; hukuk reformunu Rönesans Dönemi’nde İtalya’da din dışı müziğin ilk gerçekleştirmektir. örneği olarak ortaya çıkan opera, 18. yüzyılda da egemenliğini sürdürmüştür. Ancak bu dönemde Georg Doğa Yasası ve Ekonomik Liberalizm Friedrich Handel (1685-1759), Christoph Gluck (1714- Aydınlanma Çağı’nda bilimsel alanda devrim olarak 1787) ve Wolfgang Amedeus Mozart (1756-1791) gibi nitelendirilebilecek gelişmeler yaşanmıştır. Bu daha çok Alman sanatçılar öne çıkmıştır.

gelişmelerin temelinde, insanı ve evreni düzenleyen doğa


Osmanlı ve Avrupa İçiçeliği: İletişim ve Etkileşim Aynı coğrafyada yaşayan; birbirleriyle siyasi ve ticari Osmanlı ve Avrupa devletleri arasında uzun yıllar ilişkiler içinde bulunan Osmanlı Devleti ile Avrupa ekonomik, sosyolojik, kültürel, siyasi, dini etkileşim devletleri arasında kültürel etkileşim de olmuştur. olmuştur. Osmanlı Devleti, 16. yüzyılda dorukta olan Batı’dan ilk aktarımlar teknik alanda ve silahlarda siyasi gücünü ve nüfuzunu müttefiki olan Avrupalı olmuştur. Devletin kendini ve halkını korumak amacıyla devletler üzerinde etkin bir şekilde kullanmıştır. Osmanlı savunmaya yönelik teknik yeniliklerin alınması öncelikli Devleti, 16. yüzyılda Avrupa’daki kuvvetler dengesini olmuştur.

sağlayan önemli bir siyasi güç olarak görülüyordu. Osmanlı ve Avrupa olmak üzere iki kültür arasında ticaret Osmanlıların Avrupa siyaseti üzerinde oynadıkları bu yoluyla başlayan ekonomik ve sosyal iletişim de kültür etkin rol, 1580’den sonra da İngiltere ve Hollanda aktarımını kolaylaştırıcı bir etki yapmıştır. Klasik üzerinden devam etmiştir. Dönemde, Osmanlı topraklarına gelen göçmenler aynı

Avrupa’nın Doğu’dan edindiği ve coğrafi keşifleri zamanda kültür taşıyıcısı olmuşlardır. Özellikle 1492’de mümkün kılan bilgi birikimi ve tecrübelerin ayrı bir İspanya’dan kovulan Yahudilerin Osmanlıya göçü, tekstil, önemi vardır. Haritaların yapılması, limanların tespiti, silah yapımı gibi alanlarda teknoloji transferine yol Hint Okyanusu’ndaki akıntılar, rüzgârlar, yıldızlar, yön açmıştır. Denizcilik alanında İtalyan kentlerinin teknik tespiti ile ilgili bilgi ve deneyimler Arap coğrafyacıları deneyimi ileri düzeyde olduğu için Osmanlı bu alanda aracılığıyla Batı’ya aktarılmıştır. Batı Avrupa’da yaşanan İtalya’nın tecrübesinden faydalanmıştır. İtalyanlardan bu büyük dönüşümün temelinde Osmanlı’nın ve İslam’ın sonra, 16-18. yüzyıllarda Fransız etkisi görülmüştür. izlerini görmek mümkündür. Bu dönüşümün ekonomik Özellikle 19. yüzyılda giderek artan ticari ilişkiler ayağı ise coğrafi keşiflerle tamamlanmıştır. sonucunda Osmanlı yüksek sınıfı Avrupa yaşam tarzını taklit etmeye başlamıştır. İslam aracılığıyla Batı’ya taşınan bir başka değer de, İslam dünyasında tanınan, Yunan bilim ve felsefesidir. Osmanlı ve Avrupa’nın bir arada yaşamasının bir sonucu Batının İslam aracılığıyla yeniden keşfettiği bu felsefe, olarak Avrupa kültüründe de Osmanlı etkisi kendini Batı Rönesans’ına giden süreci başlatacaktır. Yine göstermiştir. 1482’den başlayarak 16. yüzyıl sonlarına İstanbul’un Osmanlılar tarafından fethi üzerine İtalya’ya kadar, Avrupa saraylarını ziyaret eden Osmanlı elçilerinin giden Rum aydınlar tarafından getirilen antik dönem kıyafetleri büyük ilgi uyandırmış, bu ülkelerde Türk eserleri de, Roma kültürünün yeniden canlandırılmasında modasını başlatmıştır. Kılık kıyafet dışında Osmanlı’nın etkili olmuştur. Böylece antik Yunan felsefesi ve eserleri kullandığı halılar da Avrupa'nın dikkatini çekmiş ve bu Avrupa’ya yayılmıştır. halılar Avrupa saraylarında kullanılır hale gelmiştir. Osmanlı kültürü Avrupalıların sosyal yaşamını da Osmanlı bilim geleneğinin oluşmasında; özellikle etkilemiş ve Avrupalılar taklit yoluyla Osmanlıdan medreselerin kurulması, maddi destek, eserlerin telifi gibi kahvehane kültürünü almıştır. pek çok konuda doğrudan padişahların ve aynı zamanda diğer devlet erkânının önemli katkıları olmuştur. Osmanlıların 16. yüzyıldaki askeri zaferleri, Avrupalıları İmparatorluğun en ihtişamlı döneminde; en iyi eserlerini derinden etkiledi ve onları Osmanlı ordusu ve savaş ortaya koyan klasik bilim geleneği, Osmanlı eğitim yöntemi hakkında araştırmalar yapmaya itti. Askeri kurumları ile İslam bilim geleneği üzerine kurulup alanda Osmanlıya üstünlük sağlayan bir başka özellik ise gelişmiştir. Bu gelenek, Osmanlı’nın Batı ile teması Osmanlı ordusunun manevra kabiliyeti yüksek askeri bir sonrasında da yaşamış ve 19. yüzyılın ikinci yarısına güce sahip olmasıydı. Avrupalılar, Osmanlıyı örnek kadar bazı temel unsurlarıyla devam etmiştir. aldılar ve askerlerinin manevra kabiliyetini arttırmak için piyadelerinde zırh kullanımını azalttılar. Osmanlı Devleti, geniş bir coğrafi alana hükmetmesi ve Batı Avrupa ülkeleriyle sınır komşusu olması dolayısıyla Sanat alanında da Osmanlı ve Avrupa arasındaki etkileşim Batı dünyasındaki gelişmelerin dışında kalmamıştır. güçlü olmuştur. Siyasal ilişkilerin yanı sıra Batı ile kültür Dolayısıyla Batı Avrupa ülkelerinde yaşanan değişimin alışverişine giren ilk Osmanlı padişahı Fatih Sultan izlerini ve etkilerini Osmanlı Devleti üzerinde görmek Mehmet olmuştur. Antik tarihe ve kültüre ilgi duyan mümkündür. Örneğin, 16. yüzyılda Osmanlı haritacılığı Fatih, kütüphanesini tarih, coğrafya, tıp, felsefe Piri Reis’in eserleriyle gelişmiştir. Piri Reis 1513’te konularında yazılmış çok çeşitli dillerdeki eserlerle çizdiği büyük ölçekli dünya haritasını, Kristof Kolomb’un doldurmuştur.

Amerika haritası ile Avrupa ve İslam haritalarından Osmanlı tarihi ile Avrupa tarihi birbirine paralel gelişen yararlanarak hazırlamıştır. Piri Reis ile başlayan Osmanlı aynı coğrafyada yaşayan toplumların tarihidir. Bugün Coğrafyacılığı Cihannüma’yla gelişmiş ve bu akım 19. Balkan dillerinde yaşayan çok sayıdaki Türkçe yüzyıla kadar devam etmiştir. Özellikle 17. yüzyıldan kelimelerin varlığı kültürel etkileşimin açık bir itibaren Avrupa dillerinden tercüme edilen bilimsel eserler göstergesidir. Güneydoğu ve Doğu Avrupa’da yerleşmiş öne çıkmaktadır. Bu tercüme eserlerle, Osmanlı bilim ve 500 yıl yaşamış bir devlet olan Osmanlı devleti hiç dünyasına, Batılı kavramlar girmeye başlamıştır. kuşkusuz bu coğrafyada sadece siyasi değil kültürel

anlamda da derin izler bırakmıştır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında