AÖF Soru Bankası

Osmanlı Türkçesi IIÜnite 6 Özeti

Farsça’da Fiil, Fiilden Türemiş Kelimeler, Birleşik Kelimeler

TAR112U-OSMANLI TÜRKÇESİ-II

Ünite 6: Farsça’da Fiil, Fiilden Türemiş Kelimeler, Birleşik Kelimeler

Farsçada Fiiller ve Fiilden Türetilmiş Kelimeler

Fiil Gövdeleri

Masdar ekleri olan –den ند ve –ten ﻦﺗ ekleri kaldırıldıktan sonra geriye kalan kısım asıl fiil köküdür. Bu aynı zamanda Türkçe’de olduğu gibi emir tekil 2. şahsı ifade etmektedir. Mesela git-mek masdarında masdarı yapan – mek eki atıldığında geriye kalan fiil kökü git dir ve emir tekil 2. şahıs fiilidir. Hal ve geniş zaman gövdesi de bu kökle yapılır. Fiillerin geçmiş zaman gövdesi masdarın sonundan nun ن harfinin çıkartılmasıyla elde edilir. Geçmiş Zaman Gövdesi: Farsça fiillerde geçmiş zaman gövdesi masdarların sonunda bulunan nun ن harfinin atılmasıyla ortaya çıkar. Geçmiş zaman gövdesi çekimli fiil olarak geçmiş zaman teklik üçüncü şahsı ifade eder. İsim olarak da hafifletilmiş masdar da denilen bir fiil-isimdir. Reften ﻦﺘ ﻓر= gitmek → reft ﺖﻓ ر= gitti, gitme, gidiş. Âmeden نﺪ ﻣآ= gelmek → âmed ﺪﻣ آ= geldi, gelme, geliş. Geçmiş zaman gövdesi, Osmanlı Türkçesinde hem birleşik kelimelerde hem de tek başına kullanılmıştır. Ser-âmed ﺪﻣ آ ﺮﺳ = başa gelmiş olan, başa geçmiş olan, Âmed ü reft ﺖﻓ روﺪﻣ آ= geliş-gidiş, Mâder-zâd دا زردﺎﻣ= anadan doğma, doğuştan gibi. 1. Emir veya Hâlihazır Gövdesi Masdarların emirleri burada iki şekilde ele alınacaktır: -den li masdarların emirleri: Fiilin masdar şeklinden –den ند eki kaldırıldıktan sonra kalan kökün emir tekil 2. şahsa işaret ettiği yukarıda belirtilmişti. Ancak bazı durumlarda –den ند eki kaldırıldıktan sonra kökün durumunda bir takım ses değişmeleri oluşur. Bu değişimi sağlayan çoğu zaman harflerin durumudur. Aşağıda köklerdeki ses değişimlerini sağlayan unsurlar verilmiştir. Masdardaki –den ند kaldırıldıktan sonra kalan köklerin son harfi; آ /â ile bitenlerde bu harf kaldırılır. Firistâ-den ند ﺎﺘﺳﺮﻓ = göndermek masdarında –den/ن د kalktıktan sonra firistâ / ﺎﺘ ﺳﺮﻓ yerine firist / ﺖﺳ ﺮﻓ şekli gelir. Üftâ-den ند ﺎﺘﻓا = düşmek masdarında –den/ن د kalktıktan sonra ﺎﺘ ﻓا / üftâ’daki آ/â atıldığında üft / ﺖﻓا kalır. و /û ile bitenlerde و/û kalkar ve آ/â veya یآ /ây gelir. Fermû-den ند ﻮﻣﺮﻓ = buyurmak → fermû / ﻮﻣ ﺮﻓ yerine fermâ / ﺎﻣ ﺮﻓveya fermây / یﺎ ﻣﺮﻓşekli gelir. Efzû-den ند وﺰ ﻓا = artmak → efzû / وﺰ ﻓا yerine efzâ / اﺰﻓا veya efzây / یا ﺰﻓاolur. Bu halin istisnaları da vardır. Meselâ şünû-den ند ﻮﻨﺷ = işitmek masdarının eki düştüğünde şinev / ﻮﻨ ﺷ, gunû-den ند ﻮﻨﻏ = uyuklamak, masdarının eki düştüğünde gunev / ﻮﻨ ﻏşeklini alması gibi. ر/r ile bitenlerde bazılarında رآ /âr olur, bazılarında ise yine ر/r kalır: Şümür-den ند ﺮﻤﺷ= saymak → şümür / ﺮﻤ ﺷyerine şümâr / رﺎﻤﺷ Âzür-den ند رزآ= incitmek → âzür / رز آyerine âzâr / رازآ Değişmeden ر/r olarak kalanlara birkaç örnek:

Perver-den ند روﺮپ= beslemek → perver / روﺮپ Güzâr-den ند راﺰک= geçirmek → güzâr / راﺰک Bu kurala uymayan durumlar da vardır. Meselâ: Ker-den ند ﺮک = yapmak masdarından –den/ن د eki kaldırıldığında geriye ker / ﺮک kalmaz onun yerine ﻦک / kün gelir. Bür-den ند ﺮﺑmasdarında ise aynı uygulamada ﺮﺑ / ber gelir. ن/n ile biten masdar köklerinde ن/nun aynen kalır: Hân-den نﺪ ﻧاﻮﺧ= okumak → hân / ناﻮﺧ Efgen-den نﺪ ﻨکﻓا= düşürmek → efgen / ﻦک ﻓا gibi. ی/y ile biten fiil köklerinde ی/y düşer: Bûsî-den نﺪ ﯿﺳﻮﺑ= öpmek → bûsî / یﺳ ﻮﺑyerine bûs / سﻮﺑ Nûşî-den نﺪ ﯿﺷﻮﻧ= içmek → nûşî / یﺷ ﻮﻧyerine nûş / شﻮﻧ Kural dışı olanlardan bazıları: Güzî-den نﺪ ﯾﺰک= seçmek → güz / ﺰک yerine güzîn / ﻦﯾﺰک Âferî-den نﺪ ﯾﺮﻓآ = yaratmak → âfer / ﺮﻓ آ yerine âferîn / ﻦﯾﺮﻓآ -ten’li masdarlarda görülen değişmeler: Masdardaki –ten/ﻦ ﺗ kaldırıldıktan sonra kalan köklerin son harfi; خ/hı ile bitenlerde خ kalkar ve ز gelir: Endâh-ten ﻦﺘ ﺧاﺪﻧا = atmak → endâh / خا ﺪﻧا yerine endâz /ز اﺪﻧا Gürîh-ten ﻦﺘ ﺨﯾﺮک = kaçmak → gürîh / ﺦﯾ ﺮک gürîz / ﺰﯾﺮک gelir. Kurala uymayan durumlar: Osmanlı Türkçesinde sık kullanılmış olanlardan bazıları. Fürûh-ten ﻦﺘ ﺧوﺮﻓ= satmak → fürûş / شوﺮﻓ Şinâh-ten ﻦﺘ ﺧﺎﻨﺷ= tanımak → şinâs / سﺎﻨﺷ Nişâh-ten ﻦﺘ ﺧﺎﺸﻧ= ağaç dikmek → nişân / نﺎﺸﻧ س/s ile biten köklerde س harfi; ه/h, ی/y, ن/n, ﺪﻧ /nd, یو /ûy harflerine dönüşebilir: ه/h aldığı şekle örnekler: Hâs-ten ﻦﺘ ﺳاﻮﺧ= istemek → hâs / سا ﻮﺧyerine hâh / هاﻮﺧ Res-ten ﻦﺘ ﺳر= kurtulmak → res / سر yerine reh / هر ی/y aldığı şekle örnekler: Ârâs-ten ﻦﺘ ﺳارآ= süslemek → ârâs / ﺎﺳ رآyerine ârây / یارآ Pîrâs-ten ﻦﺘ ﺳاﺮﯿ پ= süslemek → pîrây / یا ﺮﯿپgibi. یو /ûy aldığı duruma örnekler: Cüs-ten ﻦﺘ ﺴﺟ= aramak → cûy / یﻮﺟ Şüs-ten ﻦﺘ ﺴﺷ= yıkamak → şûy / یﻮ ﺷgibi. ن/n şeklini aldığı duruma örnekler: Şikes-ten ﻦﺘ ﺴکﺷ= kırmak → şiken / ﻦکﺷ ﺪﻧ /nd şeklini aldığı duruma örnekler: Peyves-ten ﻦﺘ ﺳﻮﯿپ= ulaşmak → peyvend / ﺪﻧﻮﯿپ Bes-ten ﻦﺘ ﺴﺑ= bağlamak → bend / ﺪﻨ ﺑ gibi. Not: Bazı kelimelerde س/sin sonda geldiğinde düşer ve kendinden önceki harf son harf olur. Tüvânis-ten ﻦﺘ ﺴﻧاﻮﺗ= muktedir olmak → tüvân / ناﻮﺗ Şâyes-ten ﻦﺘ ﺴﯾﺎﺷ= lâyık olmak → şây / یﺎ ﺷgibi. ش/ş ile biten köklerde ش harfi; ر/r, ﺲﯾ /îs, در /rd harflerine dönüşebilir: ش/ş den önce elif varsa ر/r harfini alır: Dâş-ten ﻦﺘ ﺷاد= mâlik olmak → dâr / راد Enbâş-ten ﻦﺘ ﺷﺎﺒﻧا= doldurmak → enbâr / رﺎ ﺒﻧاgibi. ﺲﯾ /îs aldığı şekle örnekler: Nüvîş-ten ﻦﺘ ﺸﯾﻮﻧ= yazmak → nüvîs / ﺲﯾﻮﻧ Rîş-ten ﻦﺘ ﺸﯾر= eğirmek, bükmek → rîs / ﺲﯾ ر. رد /rd aldığı şekle örnekler: Geş-ten ﻦﺘ ﺸک= dolaşmak, dönmek, gerd / دﺮک


Neveş-ten ﻦﺘ ﺷﻮﻧ= gezmek, geçmek, neverd / در ﻮﻧgibi. Kurala uymayan kök şekilleri de vardır: Küş-ten ﻦﺘ ﺸک= öldürmek → küş ﺶک Hiş-ten / ﻦﺘ ﺸھ= bırakmak, salıvermek → hil / ﻞھ gibi. ف/f ile biten köklerde ف harfi; ب/b ye dönüşür: Firîf-ten ﻦﺘ ﻔﯾﺮﻓ= aldatmak → firîb / ﺐﯾﺮﻓ Yâf-ten ﻦﺘ ﻓﺎﯾ= bulmak → yâb / بﺎ ﯾgibi. Kural dışı durumlarda bazı masdarlarda –ten / ﻦﺗ eki çıkartıldığında ف olduğu gibi kalır: Şikâf-ten ﻦﺘ ﻓﺎکﺷ= yarmak, delmek → şikâf فﺎکﺷ Bâf-ten ﻦﺘ ﻓﺎﺑ= dokumak → bâf / فﺎ ﺑgibi. Bazen –ten/ﻦ ﺗ eki çıkartıldığında ف/f ¸ و/v olur; Ref-ten ﻦﺘ ﻓر= gitmek, yürümek → rev / ور Bu kurala uymayan kelimelere örnekler: Girif-ten ﻦﺘ ﻓﺮک= söylemek, demek → gîr / ﺮﯿک Pezîref-ten ﻦﺘ ﻓﺮﯾﺰپ= kabul etmek → pezîr ﺮﯾﺰپ • Farsçada Fiilden Türemiş İsimler Farsçada fiillerin emir ve geçmiş zaman gövdelerine bazı ekler getirilerek isimler türetilir. Bunlar fiilden kaynaklanan hal ve keyfiyeti, bazen de fiilin tarzını ve şeklini açıklayan isimlerdir. Fiilden türemiş isimlere aynı zamanda hâsıl-ı masdar, ism-i masdar ve masdar-ı nev‘î adları da verilir. Fiilden isim türetmede kullanılan ekler:

ه/e: Fiilin emir gövdesinin sonuna getirilir. Hande هﺪ ﻨﺧ = gülme, gülüş (isim); handîden نﺪ ﯾﺪﻨﺧ = gülmek (masdar); hand ﺪﻨ ﺧ= gül, (emir gövdesi). Bûse ﮫﺳ ﻮﺑ = öpme, öpüş (isim); bûsîden نﺪ ﯿﺳﻮﺑ = öpmek (masdar); bûs سﻮ ﺑ= öp (emir gövdesi). -Bu ek yine fiilin emir gövdesine getirildiğinde âlet ismi (ism-i âlet) yapma fonksiyonunu da yerine getirir; Mâlîden نﺪ ﯿﻟﺎﻣ= sürmek → Mâl-e ﮫﻟ ﺎﻣ= mala Rendîden نﺪ ﯾﺪﻧر= yontmak → Rend-e هﺪ ﻧر= rende. -iş/ش : Bu da fiilin emir gövdesinin sonuna getirilir. Âmûziş شز ﻮﻣآ = öğretiş (isim), âmûhten ﻦﺘ ﺧﻮﻣآ = öğretmek (masdar), âmûz زﻮ ﻣآ= öğret (emir gövdesi) Âsâyiş ﺶﯾ ﺎﺳآ = rahat (isim), âsûden ند ﻮﺳآ = rahatlamak (masdar), âsâ/âsây ﺎﺳ آ/ی ﺎ ﺳآ= rahatla (emir gövdesi). -âr/ر آ : Hafifletilmiş masdar da denilen geçmiş zaman gövdesinin sonuna getirilir. Reftâr رﺎ ﺘﻓر= gitme (isim), reften ﻦﺘ ﻓر= gitmek (masdar), reft ﺖﻓ ر= gitti (geçmiş zaman gövdesi) Güftâr رﺎ ﺘﻔک= söz, söyleyiş (isim), güften ﻦﺘ ﻔک= söylemek (masdar), güft ﺖﻔ ک= söyledi (geçmiş zaman gövdesi). Bazı fiillerin emir gövdesi herhangi bir ek almadan da fiilden türemiş isim görevi görebilir: Hurûşîden نﺪ ﯿﺷوﺮﺧ= bağırmak → hurûş شو ﺮﺧ= feryad • Farsçada Fiilden Türemiş Sıfatlar Farsçada fiillerden kelime yapımının temelini masdarların –den/ن د ve –ten/ﻦ ﺗ eklerini attıktan sonra elde edilen emir gövdesi ile kelimelerin sonundaki n/ن harfinin atılmasıyla elde edilen geçmiş zaman gövdesi oluşturur. Sıfat-fiil yapımında da bu köklerden istifade edilir. Fiillerin emir ve geçmiş zaman gövdelerine getirildiklerinde sıfat elde etmemizi sağlayan ekler şunlardır: 1. İsm-i fâil (etken) anlamlı sıfat-fiiller yapan ekler:

هﺪ ﻧ/ende : hânende هﺪ ﻨﻧاﻮﺧ = okuyan, hânden نﺪﻧاﻮﺧ masdarından; revende هﺪ ﻧور = giden, reften ﻦﺘﻓر masdarından. نا /ân : gûyân نﺎ ﯾﻮک = söyleyen, güften ﻦﺘ ﻔک masdarından; Handân نا ﺪﻨﺧ= gülen, handîden نﺪ ﯾﺪﻨﺧmasdarından; Ek her masdar köküne eklendiğinde ism-i fâil anlamlı sıfat-fiil yapmaz. Bazı masdar köklerinin sonuna eklendiklerinde zarf-fiil görevi gören kelimeler de yapar: Üftân نﺎ ﺘﻓا= düşerek, üftâden ند ﺎﺘﻓاmasdarından; Lerzân نا زﺮﻟ= titreyerek, lerzîden نﺪ ﯾزﺮﻟmasdarından. آ/â : Bu ek geçişli fiillerin emir gövdelerine getirildikleri zaman bazen ism-i fâil manasına getirir: Gûyâ ﺎﯾ ﻮک= söyleyen; güften ﻦﺘ ﻔک= söylemek; Dânâ ﺎﻧ اد= bilen, bilici; dânisten ﻦﺘ ﺴﻧاد= bilmek gibi. 2. İsm-i mefûl anlamlı sıfat yapan ekler:

ه/e : Bu ek, fiilin geçmiş zaman gövdesine getirilmek suretiyle ism-i mef‘ûl (edilgen) anlamlı sıfat-fiiller yapar. Âferîde هﺪ ﯾﺮﻓآ= yaratılmış; âferîden نﺪﯾﺮﻓآ Efgende هﺪ ﻨکﻓا= yıkılmış, düşürülmüş efgenden نﺪ ﻨکﻓا; Nüvişte ﮫﺘ ﺷﻮﻧ= yazılmış, nüvişten ﻦﺘ ﺷﻮﻧmasdarından gibi. Geçişli fiillerde hem geçmiş zaman ism-i fâili (etken) hem ism-i mef‘ûlü bildiren görevler yapar. Meselâ; güfte ﮫﺘ ﻔک= söylemiş (geçmiş zaman ism-i fâil), söylenmiş (geçmiş zaman ism-i mef‘ûl); Dîde هﺪ ﯾد = görmüş, (geçmiş zaman ism-i fâil), görülmüş (geçmiş zaman ism-i mef‘ûl) gibi. Geçişsiz fiillerde sadece geçmiş zaman etken (ism-i fâil) manası alır: Mürde هد ﺮﻣ= ölmüş; refte ﮫﺘ ﻓر= gitmiş; puhte ﮫﺘ ﺨپ= pişmiş gibi. • Osmanlı Türkçesinde Sık Kullanılan Fiil Masdarları ve Emir Kökleri

Bu konu için bkz. Ünite 6/ Sayfa 94/ Tablo 6.1

Farsçada Birleşik Kelimeler

İki veya daha fazla kelimeden oluşan yapılara Farsçada birleşik kelimeler denilir. Bunların bir kısmı birleştiklerinde isim yaparlar ve birleşik isim adını alırlar. Bir kısmı ise birleştiklerinde sıfat yaparlar. Bunlara birleşik sıfat denilir. • Farsçada Birleşik İsimler Birkaç şekilde oluşturulma biçimi vardır. Atıf bağlacı (و u, ü) ile yapılan birleşik isimler; isim tamlaması şeklinde olup sonradan izafet kesresi (-ı,-i) kaldırılarak tek bir kelime haline gelmiş birleşik isimler gibi. Bunlar da kendi içerisinde birtakım özellikler gösterir. Şimdi bunlara kısaca değinelim: 1. و , (u, ü) bağlacı ile yapılan birleşik isimler: Aynı kökten gelip aynı anlamları taşıyan iki kelimenin و ile bağlanmasıyla yapılanları vardır. Güft ü gû ﻮک وﺖﻔ ک= dedikodu; Cüst ü cû ﻮﺟ وﺖﺴ ﺟ= araştırma, soruşturma, gibi. Anlamca birbirine yakın ve anlamı kuvvetlendirmek için yanyana getirilen kelimelerin و ile bağlanmasıyla oluşan birleşik isimler de görülür. Pîç ü tâb بﺎ ﺗوچﯿ پ= kıvrım büklüm, sıkıntı telaş; Sûz u güdâz زا ﺪکوزﻮ ﺳ= yanıp yakılma; Şâh u berg كﺮ ﺑوخﺎ ﺷ= dal budak gibi.


Anlamca birbirinin zıddı olan iki kelimenin yine و bağlacı ile bir araya getirilmesiyle oluşturulan birleşik isimler de bulunur: Âmed ü reft ﺖﻓ رو ﺪﻣ آ= gelip gitme; Zîr ü zeber ﺮﺑ زوﺮﯾ ز= alt üst; Telh ü şîrîn ﻦﯾ ﺮﯿﺷو ﺦﻠ ﺗ= acı tatlı gibi. Bir kelimenin tekrarı yapılırken baştaki harfin م/m ünsüzü ile değiştirilmesiyle yapılan tekrarlardan oluşan birleşik isimler: Herc ü merc جﺮ ﻣو جﺮ ھ= karma karışık; Târ u mâr رﺎ ﻣو رﺎ ﺗ= darmadağınık, karma karışık gibi. Bu örneklerdeki birleşik kelimeler و bağlacı olmadan da kullanılabilirler: Herc-merc جﺮ ﻣجﺮ ھ ; târ-mâr رﺎ ﻣ رﺎ ﺗ gibi. Aynı şekilde atıf bağlacı (و) kullanılmadan birleşerek birleşik isim oluşturan başka kelimeler de vardır. Âmed-şuden نﺪ ﺷﺪﻣ آ= gelip gitme; Merz-bûm مﻮ ﺑزﺮﻣ= memleket, ülke gibi. 2. İzâfet kesresi (–ı, -i) kaldırılmış isim tamlamalarından yapılan birleşik isimler: Farsçada tek kelime gibi görülen bazı birleşik isimler aslında zamanla izafet kesresi (-ı, -i) kalkmış ve birleşik kelime olarak kullanılan yapılardır. Bunlardan bazılarında izafet kesresinin (-ı, -i) kaldırılması yanında tamlamalar da ters çevrilerek birleşik isimler yapılmıştır. Bazı örnekler: Ser-hadd ﺪﺣ ﺮﺳ= sınır, hudud; Ser-kâtib ﺐﺗ ﺎکﺮﺳ=baş kâtib; Der-sa‘âdet تد ﺎﻌﺳرد= İstanbul; Mîr-livâ اﻮ ﻟﺮﯿﻣ= sancak beyi gibi. Tamlamaların ters çevrilmesiyle yapılan birleşik isimlere örnekler: Gül-deste ﮫﺘ ﺳﺪﻠک= gül demeti (deste-i gül’den); Bîmâr-hâne ﮫﻧ ﺎﺧرﺎﻤﯿﺑ= hastahane (hâne-i bîmâr’dan); Kütüb-hâne ﮫﻧ ﺎﺨﺒﺘک= kitap evi (hâne-i kütüb’den) gibi. • Farsçada Birleşik Sıfatlar Birleşik sıfatlar iki ismin yan yana gelmesiyle yapılabildiği gibi bir sıfat ile ismin bir araya gelmesiyle de yapılabilir. Genel olarak iki ana şekilde meydana getirilirler. Birincisi isim ve sıfat tamlamalarının yer değiştirmeleri ve izâfet kesresinde yapılan değişikliklerle elde edilenlerdir. İkinci grup ise fiil köklerine yapılan ilavelerle elde edilen sıfatları yani sıfat-fiilleri kullanarak yapılan birleşik sıfatlardır.

1. İsim ve sıfat tamlamalarında değişikliklerle yapılan birleşik sıfatlar:

İzâfet kesresi (-ı, -i) kaldırılarak yapılan birleşik sıfatlar: Bunlar daha çok benzetme ifade eden birleşik sıfatlardır. Mâh-rû ور هﺎ ﻣ= ay yüzlü; Mâh-peyker ﺮک ﯿپهﺎ ﻣ= ay yüzlü; Cennet-mekân نﺎ کﻣﺖﻨ ﺟ= mekânı cennet olan gibi. İsim tamlaması tersine çevrilerek yapılan birleşik sıfatlar: Perî-peyker ﺮک ﯿپیﺮ پ= peri yüzlü; Ferîdûn-vakar رﺎ ﻗونو ﺪﯾﺮﻓ= Ferîdun vakarlı; Melek-sîmâ ﺎﻤ ﯿﺳﻚﻠ ﻣ= melek yüzlü gibi. Sıfat kesresi kaldırılarak yapılan birleşik sıfatlar:

Bunlarda tamlama tersine çevrilmeden isim ve sıfat arasındaki izâfet kaldırılmak suretiyle yapılır. Rû-siyâh هﺎ ﯿﺳور = yüzü kara, (rû-yı siyâh’dan kısaltma); Ser-bülend ﺪﻨ ﻠﺑﺮﺳ = şanlı (ser-i bülend’den kısaltma) gibi. Sıfat tamlaması tersine çevrilerek yapılan birleşik sıfatlar: Normalde tamlayanı sıfat olan tamlamalara sıfat tamlaması diyoruz. Birleşik sıfat yaparken bu tamlamalardaki izâfet kesresi (-ı, -i) kaldırıldığı gibi tamlayan sıfatı başa alınır. Vâlâ-kadr رﺪ ﻗﻻا و= kadri yüce (kadr-i vâlâ yerine); Teng-dil لد ﻚﻨ ﺗ= acı sözlü (dil-i teng yerine) gibi.

2. Fiil Gövdesi ve bunlara yapılan eklerden oluşan sıfat ve sıfat-fiillerle yapılan birleşik sıfatlar:

Birleşik sıfatlarda isimlerden sonra fiillerin emir gövdesinden sıfat-fiil elde edildiği Fiiller bahsinde anlatılmıştı. Burada emir gövdesinin kendisi sıfat olabildiği gibi, هﺪ ﻧا/ende veya نآ /ân ekleri aldığında da sıfat anlamı kazanmaktaydı. Emir gövdesinin kendisi veya bunlara نآ /ân eki getirilerek yapılan kelimeler ism-i fâil (etken) olabiliyordu.

Geçmiş zaman gövdesine ه/e eki getirildiğinde ise ism-i mef‘ûl (edilgen) kelimeler elde ediliyordu. Bunlardan birleşik sıfat elde edilme şekilleri şunladır: İsm-i fâil (etken) kelimelerle yapılanlar: Bunlar نآ /ân eki alarak yapılmış sıfat-fiil kelimelerle yapılan birleşik sıfatlardır. Bu tür birleşik sıfatlarda isim önce sıfat sonra gelir. Ciğer-sûzân نا زﻮﺳﺮک ﺟ= ciğer yakan (ism-i fâ‘il), sûhten ﻦﺘ ﺨﺳ= yakmak fiil masdarından ﻦﺗ /ten eki atıldığında sûz زﻮ ﺳ= yak emir gövdesi elde ediliyordu. Sûz / زﻮ ﺳköküne نآ /ân eki getirildiğinde sûzân sıfat-fiili haline gelerek ism-i fâil görevi yapan birleşik sıfat olmaktadır. Diğer örnekler: Cân-sitân نﺎ ﺘﺳنﺎ ﺟ= cân alan, Şeref-resân نﺎ ﺳﺮﻓﺮﺷ= şeref erişdiren gibi. İsm-i fâille (etken) yapılan birleşik sıfatlar Osmanlı Türkçesinde yaygın olarak kullanılmamışlardır.

İsm-i mef‘ûlle yapılan birleşik sıfatlar:

Bunlar geçmiş zaman gövdesine yapılmış eklerle elde edilen kelimelerle (ism-i mef‘ûl, edilgen) yapılan birleşik sıfatlardır. Masdarın sonundaki ن/n ünsüzünün kaldırılmasıyla geçmiş zaman gövdesi elde ediliyordu.

Böylece elde edilen geçmiş zaman gövdesine ه/e eki ilâve edilmesiyle ism-i mef‘ûl (edilgen) kelimeler oluşturuluyordu. Bunlar da isim sıfattan önce veya sonra gelebilmektedir. Bu tür birleşik sıfatlar Osmanlı Türkçesinde daha yaygın kullanılmıştır. Dil-şikeste ﮫﺘ ﺴکﺷلد = gönlü kırık (ism-i mef‘ûl), şikesten ﻦﺘ ﺴکﺷ= kırmak masdarının sonundaki ن/n çıkartıldığında geriye kalan şikest / ﺖﺴ کﺷ geçmiş zaman fiil gövdesi

olur. Geçmiş zaman fiil tabanına ه/e eklendiğinde şikeste = ﮫﺘ ﺴکﺷ kırılmış sıfat-fiili (ism-i mef‘ûl) elde edilir. لد / Dil ismiyle birleştiğinde birleşik sıfat halini almış olur;


Dil-dâde هد اﺪﻟد= gönül vermiş; Felâket-zede هد ﺰﺘکﻼﻓ= felâkete uğramış; Umûr-dîde هﺪ ﯾدرﻮﻣا= iş görmüş, tecrübeli gibi. Bu yapıda bazen de sıfatlar önce gelir: Küşâde-dil لد هد ﺎﺸک= gönlü açık, şen olan; Şikeste-tâli ‘ﻊ ﻟ ﺎطﮫﺘ ﺴکﺷ= talihi kırık, talihsiz gibi. Geçmiş zaman gövdesi ile yapılan birleşik sıfatlar: Hafifletilmiş masdar da denilen geçmiş zaman gövdeleri hiçbir ek almadan da kendi başlarına sıfat-fiil (ism-i

mef‘ûl) anlamı taşırlar. Sonlarına ه/e eki almayan ism-i mef‘ûllerdir. Bunlarla da birleşik sıfat yapılır ve isim önce sıfat sonra gelir. Sâl-hurd دﺮ ﺧلﺎ ﺳ= yaş geçirmiş, ihtiyar; Sâye-perverd در وﺮپ ﮫﯾ ﺎﺳ = gölgede büyütülmüş, tembel; Dâmen-âlûd دﻮ ﻟآﻦﻣ اد= eteği bulaşık, iffetsiz gibi. Emir gövdesi (hal-geniş zaman) ile yapılan birleşik sıfatlar: Emir gövdesi ism-i fâil anlamı veren fiil tabanıdır. Farsça fiillerin emir gövdeleri aynı zamanda sıfat-fiil anlamı taşırlar. Dolayısıyla birleşik sıfat yapımında en fazla bu yapı kullanılmıştır. Bu tür birleşik sıfatlarda isim önce sıfat-fiil (emir gövdesi) sonra gelir. Cihân-ârâ ار آ نﺎ ﮭﺟ = cihânı süsleyen (ism-i fâil). Ârâsten ﻦﺘ ﺳارآ= süslemek masdarından ﻦﺗ /ten eki atıldığında kalan ârâ/ârây یا رآ/ ار آ= süsle emir gövdesi. İsimle birleştiğinde birleşik sıfat. Diğer örnekler: Dil-âşûb بﻮ ﺷآلد = gönlü karıştıran güzel; Müşkil-pesend ﺪﻨ ﺴپﻞک ﺸﻣ= zor beğenen; Kalem-tırâş شا ﺮﺗﻢﻠ ﻗ= kalem yontan gibi. • Farsçada Zarf Grupları: Farsçada ön eklerle yapılan isimler bahsinde de işlendiği gibi bazı kelimelere getirilen ön ve son eklerle bazı isim ve sıfatlar yapılıyordu. آ/â-, ب/be-, ﺎﺗ /tâ- gibi ön eklerle yapılan kelime grupları bazen zarf görevi gören yapılardır.

آ/â- : Dem-â-dem مد ﺎﻣد= sık sık, her dem, Ser-â-ser ﺮﺳ اﺮﺳ= baştan başa, Dûr-â-dûr رو دارود= uzaktan uzağa gibi. ب/be- : Ser be-ser ﺮﺴ ﺑﺮﺳ= başbaşa, Dest be-dest ﺖﺳ ﺪﺑﺖﺳ د= el ele, Sû be-sû ﻮﺴ ﺑﻮﺳ = taraf taraf gibi. ﺎﺗ /tâ- : Ser tâ-ser ﺮﺳ ﺎﺗﺮﺳ= baştan başa, Ser tâ-pâ ﺎپ ﺎﺗﺮﺳ= baştan ayağa gibi.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında