AÖF Soru Bankası
TAR103U · Ünite 5

Hulefâ-yi Raşidin Dönemi-I (Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer)

İslam Tarihi ve Medeniyeti I dersi, ünite 5 özeti

başladı. Esved el-Ansî, Hz. Peygamber’in rahatsızlığını Hulefâ-yi Râşidin Kavramı fırsat bilip “rahmânü’l-yemen’’ sıfatıyla peygamberlik

Hz. Peygamberin vefatından sonra Kur’an-ı Kerim’in iddiasıyla ortaya çıktı. Yemen’deki Ans ve Mezhic ayetleri ile belirlenen İslamiyet’in esaslarını tebliğ etme kabilelerinin desteği ve Necran bölgesinden topladığı 600- ve bu esasları bizzat yerine getirmek için yine Hz. 700 süvariden oluşan kuvvetleriyle San’a üzerine yürüdü. Peygamberin kurduğu ancak siyasi olarak adı konulmayan Hz. Peygamber Esved’i İslam’a davet etmiş ancak sonuç devletin başına kimin geçeceği belirlenmeliydi. Hz. alamayınca ortadan kaldırılmasını emretmiştir ve emri Peygamber’in vefatının akabinde Hz. Ebû Bekir’e biat yerine getirilmiştir. edilmesiyle başlayan (632) ve daha sonra Hz. Ömer, Hz. Osman’ın hilafetlerinin sürüp Hz. Ali ile sonra eren Hz. Ebû Bekir halife seçilince peygamberlik iddiasında döneme Hülefâ-yi Râşidin dönemi denilir. bulunanlarla ve irtidat eden kabilelerle uğraşmak zorunda kaldı. Bu dönemdeki ridde olaylarında dinî olduğu kadar Hz. Ebû Bekir Dönemi siyasi sebeplerin de rolü vardı. İrtidat hareketlerinde etkin Hz. Ebû Bekir 572 yılında Mekke’de doğmuştur. Resul-i olan yalancı peygamberler birer manevî önder olmaktan Ekrem’den iki üç yaş küçük olan ve Hz. Peygamberin çok Medine’nin siyasî egemenliğine başkaldıran soyundan gelen Hz. Ebû Bekir Atîk veya Sıddîk maceraperest kabile reisleriydi.

lakaplarıyla bilinir. Hz. Ebû Bekir ilk Müslümanlardandır İçlerindeki bazı kabileler ise zekat verme konusunda ve bazı kaynaklarda elbise, kumaş ticaretiyle meşgul ihtilafa düşmüştür. Hz. Ebû Bekir zekat vermeyen olduğu bildirilir. kabilelere de müdahale etmiştir. Başkaldıran bu

Hz. Ebû Bekir, Resûl-i Ekrem’in peygamberlik görevi kabilelerle mücadelede ordunun başına önce kendisi başlamasından itibaren her zaman yanında yer aldı. geçmiş ardından da Halid b. Velid’i komutaya getirerek Savaşlarda, hicrette ve Veda Haccın da dahi beraberlerdi. Medine’ye dönmüştür. Halid b. Velid bazı kabileleri irşad Mekke’de yapılan baskılara rağmen hiçbir zaman Hz. yoluyla İslam’a döndürerek bazılarını ise savaş yoluyla Peygamberin sözünden çıkmamış, hep yanında olmuştur. olayları bastırmıştır.

Hz. Ebû Bekir’in Halife Seçilmesi ve İcraatları Hz. Ebû Bekir’in yalancı peygamberlerle savaş ve zekât Hz. Peygamberin vefatının ardından devletin başına kimin vermeyenlerin cezalandırılması, devletin siyasî merkez ve geçeceğini belirtmemiştir. Bu nedenle Medineliler kendi güç olarak kurumlaşmasında önemli rol oynamıştır.

aralarından birinin devlet başkanı seçilmesi gerektiğini İslam Fetihlerinin Başlaması düşündüler ve Sa’d b. Ubâde’yi aday gösterdiler. Ancak Hz. Ebû Bekir, ridde olaylarını bastırdıktan sonra İslâm Hz. Ebû Bekir Medinelileri İslamiyet’i ilk kabul eden dinini tebliğ etme konusunda Hz. Peygamberin başlattığı topluluğun muhacirler olduğunu ve bu nedenle devlet stratejiyi devam ettirerek Bizans, Irak, Gassâniler ve başkanının ensardan değil muhacirlerden olması gerektiği Sâsânîlerle mücadeleye girişti. Bu amaçla Halid b. Velid, konusunda sahabeleri ikna etti. Ebû Ubeyde b. Cerrah ve Amr b. Âs orduların başında

Hz. Ömer ve Ebû Ubeyde b. Cerrah’ın teklifi üzerine Hz. görevlendirilerek ;

Ebû Bekir halife seçildi. Medinede’ki Müslümanların 1. Basra Körfezindeki önemli yerleşim yerleri çoğu da bu karara biat etti. fethedildi.

Üsâme b. Zeyd Kumandasındaki Ordunun Gönderilmesi 2. Hîre ve Sâsânîler için önemli bir erzak ve silah Hz. Ebû Bekir halife olduktan sonraki ilk icraatı, Üsâme ambarı olan Enbâr barış yoluyla alındı. b. Zeyd’in kumandasında sefere hazırlanan orduyu 3. Suriye ve Arabistan çölünün birleştiği Aynüttemr göndermek oldu. Hz. Peygamber, vefat etmeden önce fethedildi. Nisan 632’de Mûte Savaşı’nda şehit olanların intikamını 4. Ükeydir b. Abdülmelik, Hz. Peygamberle yaptığı almak için Suriye’ye göndermek üzere bir ordu anlaşmayı bozduğu için Dûmetülcendel hazırlamıştı. Ancak vefatı sonrası ordu harekete fethedildi. geçememişti. 5. Vâdilarabe, Filistin’deki Kaysâriye ve Gazze şehirleri fethedildi. Hz. Ebû Bekir 26 Haziran 632 tarihinde Üsâme ordusuna 6. Havran bölgesi fethedildi. hareket emrini verdi. Ordu Suriye’nin Belka bölgesine 7. Theodoros kumandasındaki 80.000 kişilik kadar ilerledi. Düşmanla sıcak temasa girmeyen ordu, orduya karşı kazanılan Ecnâdeyn Savaşı ile bazı başkaldırıcı kabileleri yola getirerek İslam ordusunun Müslümanlara Filistin ve Suriye kapıları açıldı. güçlü olduğunu gösterdi. Böylelikle Suriye bölgesinde İslam fetihlerinin ilk adımı atıldı. Hz. Ebû Bekir’in Kişiliği ve Yönetim Anlayışı

Hz. Ebû Bekir 23 Ağustos 634 yılında 63 yaşındayken Ridde Hareketleri ve Bastırılması vefat etti. Güzel ahlâkı, merhameti, doğruluğu ve

Hz. Peygamber’in Vedâ Haccı’ndan dönüp Medine’de cömertliğiyle gerek Mekke, gerekse Medine dönemlerinde rahatsızlandığı günlerde bazı yalancı kimselerin dost düşman herkesin takdir ve saygısını kazandı. peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkmasıyla ridde olayları


Hz. Ebû Bekir, Müslümanları ilgilendiren bütün Suriye Cephesi gelişmelerde Hz. Peygamber’in fikirlerine en çok Hz. Ömer, Bizans İmparatorluğu’na karşı Suriye başvurduğu ve çoğunlukla tekliflerini uygun bulduğu cephesindeki savaşlara da ara verilmeden devam kişilerdendi. Şahsiyetinin merkezinde İslâm’a samimi edilmesini emretti. Fihl, Mercüssuffer, Mercürrûm inancı ve Hz. Peygamber’e derin sadakati olan Hz. Ebû Savaşlarından galibiyetle ayrılan İslam kuvvetleri, Bekir halifeliği sırasında mütevazı kişiliğinin yanı sıra Dımaşk, Humus, Ba’lebek ve Hama’yı fethederek Bizans gerektiğinde cesaretin de en canlı örneklerini vermiştir. kuvvetlerini ağır kayıplara uğratmıştır.

İdari hayatında ise her zaman İslamiyet ve Kur’an-ın Bu başarılar üzerine Bizans İmparatoru 50.000-100.000 evrensel esaslarına dayanmış, prensip olarak istişare kişilik büyük bir ordu hazırladı. Ancak hazırlıkları kararlılık, hoşgörü, ehliyet gibi unsurlara dikkat etmiş ve öğrenen Halid b. Velid 25.000’i aşkın bir kuvvetle 20 insan haklarına saygılı olmuştur. Ağustos 636 günü Yermük Savaşı olarak bilinen olayda

Hz. Ömer Dönemi Bizans ordusunun üstüne yürüdü ve savaşı kazandı.

Hz. Ömer bazı kaynaklara göre 582 bazılarına göre 585 Filistin ve Mısır’ın Fethi yılında Mekke’de doğmuştur. Çoğu Kureyşli gibi ticaretle Yermük Savaşı’nın ardından bölgede güçlenen meşgul olan Hz. Ömer’in lakabı hak ile batılı ayıran Müslümanlar Ebû Ubeyde b. Cerrâh kumandasındaki anlamına gelen “Faruk”tur. orduyla Kudüs’ü kuşattı. Herhangi bir savaş olmadan

Hz. Ömer Müslüman olduktan sonra katıldığı seriyyeler şehrin anahtarı Hz. Ömer’e teslim edilmiş, Hz. Ömer de dışında Resûl-i Ekrem’in yanından hiç ayrılmamıştır. Kudüs’e gelerek halka güvence vererek şehri teslim Olaylara karşı net ve tavizsiz tavır koyduğu bilinen Hz. almıştır. Filistin’in Müslümanların eline geçmesiyle Ömer tarihi roller üstlenmiştir. Bizans ile karadan bağlantısı kalmayan Mısır’ın fethi kolaylaşmıştır. Hz. Ömer’den izin alarak Amr B. Âs Hz. Ömer’in Halife Seçilmesi Bizans ve Sâsânîlerle komutasındaki ordu ile Medine’den gönderilen Zübeyr b. Mücadelenin Yoğunlaşması Avvâm komutasındaki ordu birleşerek:

Hz. Ebû Bekir’in halifeliği döneminde ona müşavirlik ve • Babilon Kalesi, kadılık yapan Hz. Ömer, sahabelerle yapılan istişareler • İskenderiye, sonucu veliaht halife seçilmiştir. Hz. Ebû Bekir’in vefatı • Feyyum ve sonrası Hz. Ömer Mescid-i Nebevî’de hilafeti için biat alarak hutbe okumuştur. • Asvan gibi stratejik yerleri alarak üç yıl kadar kısa bir sürede Mısır’ı tamamen fethettiler. Irak Cephesi Hz. Ömer’in Vefatı ve Kişiliği Hz. Ömer Bizans ve Sâsânîler ile Hz. Ebû Bekir zamanında başlayan mücadeleyi kesintiye uğratmadan Hz. Ömer 644 yılında haccını eda edip Medine’ye sürdürdü. döndükten sonra, verdiği bir hükümden memnun olmayan Ebû Lü’lü tarafından Mescid-i Nebevî’deki sabah Irak cephesinde Ebû Ubeyd komutasındaki Müslüman namazında altı yerinden bıçaklanmıştır. Yaralandıktan üç ordusu Köprü Savaşı denilen olayda Sâsânîler’e mağlup gün sonra 3 Kasım 644 günü vefat etmiştir. olarak bu cephedeki ilk yenilgisini aldı. Bu savaşta Ebû Ubeyd ve bir çok asker şehit olmuştur. Bunun üzerine Hz. Aşere-i mübeşşereden olup vahiy kâtipliği de yapan Hz. Ömer kaybedilen savaşta elde kalan orduya hemen Ömer sert mizaçlı, gür sesli ve etkileyici biriydi. Hz. takviye istedi ve başına Sa’d b. Ebû Vakkâs’ı tayin etti. Peygamber ‘’Ümmetimin içinde onlara en merhametli olan Ebû Bekir, Allah’ın emri konusunda en şiddetli olan Yaklaşık 3 ay süren hazırlıklar sonucu 637 yılının Mart da Ömer’dir’’ sözüyle Hz. Ömer’i tasvir etmiştir. ayında 9-10.000 kişilik İslam kuvvetleri 70-80.000 kişilik Sâsâniler’i Kâdisiye Savaşı’nda mağlup etti. Bu savaşla: Hz. Ömer’in Yönetimi ve Kurumsallaşma

Hz. Ömer devlet idaresinde büyük başarı göstermiş, 1. Irak’ın kapıları Müslümanlara açılmıştır. yalnızca İslâm tarihine değil, dünya tarihine de damgasını 2. İran’ın düşüşünün başlangıcı hazırlanmıştır. vuran ölümsüz şahsiyetlerden birisi olduğunu kabul 3. Sâsâniler’in başşehri Medâin fethedilmiştir. ettirmiştir. Hz. Ömer:

İslam kuvvetleri bu savaşın ardından ilerlemeye ve a. Fetihlerin organizesi, orduların sevki ve kaybedilen şehirleri geri almaya çalışan Sâsâni savaşların idaresinde, kuvvetleriyle mücadeleye devam etmiştir. b. Ortaya çıkan problemlerin çözümlerinde,

Derbent, Herat, Belh gibi şehirler fethedilerek Hz. c. Yeni şehirlerin kurulmasında Ömer’in hilafetini son yılında Horasan bölgesi tamamen d. İslamiyet’in tebliğ ve öğretilmesinde birçok ele geçirilmiş olup İran tamamen Müslümanların eline ilklere imza atmıştır.

geçmiş ve ateşperest Sâsâni İmparatorluğu tarihe Devlet idaresindeki becerisine ise: karışmıştır. • Medine’de merkezi bir idare kurması,


• Ele geçirilen yerleşim yerlerinde kalıcı hakimiyet kurmak için tedbirler alması, • Fethedilen yerlere ilk olarak cami inşa ettirmesi, • Kanallar açtırarak şehirlere su getirmesi, • Limanlarla kara yolları bağlantılarını kurarak deniz ticaretini canlandırması başlıca örnekler olarak verilebilir.

Hz. Ömer her kararında adaletten yana olmuş ve adaletli icraatlarıyla insanlık tarihine geçmiştir.

Hz. Ömer’in Divan Teşkilatını Kurması

Hz. Ebû Bekir tarafından başlatılan fetihleri iktidarı süresince devam ettiren Hz. Ömer, fethedilen yerlerde kalıcı olmayı amaçlamıştır. Bu amaçla sulh ya da fetih yoluyla alınan her yere göre bir planlama oluşturmuştur. Sulh ile alınan yerlerde verilen sözlere sadık kalındıkça herhangi kötü bir muameleye tutulmayacaklarına dair teminatlar vermiştir. Öte yandan ele geçirilen bölgelerdeki farklı millet ve dinlere mensup insanlara İslami usullere bağlı kalarak zekât ve cizye ödemelerine tabi tutmuştur. Savaş ganimetleri de yine İslami usullerle dağıtılmıştır. Devlet bütçesinden ihtiyaç sahiplerine erzak yardımı yapmış ve yardım edilecek kişilerin tespiti ve dağıtım için 30 kişiyi görevlendirmiştir. Taşradaki valilere veya amillere de aylık erzak dağıtım için görevlendirmeler yapmıştır.

641 yılında kurulan divan teşkilatıyla da divan defterlerine beytülmal gelirlerinin ve harcamaların kaydedilmesini sağlayarak adeta bir bütçe geleneği oluşturmuştur.

Ünite 5 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç