AÖF Soru Bankası

Sporcu Sağlığı ve EgzersizÜnite 5 Özeti

Sporda İlkyardım

SYT208U-SPORCU SAĞLIĞI VE EGZERSİZ

Ünite 5: Sporda İlkyardım

Giriş

İnsan hayatının iyileştirilmesine yönelik uygulamalar ve teknolojik gelişmeler paralelinde insan yaşamı uzamaktadır. Buna paralel olarak nüfus da artmaktadır. Nüfus artışına bağlı olarak artan hastalıklar ve yaralanmalar, hayat kurtarıcı temel ilkyardım özelliklerine sahip ilkyardımcılara olan gereksinimi de artırmaktadır. İlkyardımın bilinmemesi veya yanlış uygulamalar nedeniyle birçok insan yaşamını kaybetmekte çok daha fazla sayıda insan ise oluşan sakatlıklar nedeniyle yaşam kalitesini ve üretken yaşam biçimini sürdürememektedir. İyi bir eğitimin sağlayacağı bilgi ve beceri birikimi, ilkyardım müdahalesinin etkinliğini ve doğruluğunu sağlayacaktır.

İlkyardım ile İlgili Genel Bilgiler

Kazalar, baş harfi “N” ile başlayan 5 sorudan oluşan beş bilinmeyenli bir denklem gibi betimlenebilir. 1. Ne zaman meydana geleceği, 2. Nasıl meydana geleceği ve nasıl devam edeceği, 3. Nerede meydana geleceği, 4. Ne şiddette meydana geleceği, 5. Ne kadar zarar vereceği ve ne kadar insanın etkileneceği belli değildir.

Kazaları önlenmek ve azaltmak, daha çok kişinin sakat kalmasını engellemek için başlangıç harfleri “E” şeklinde olan 4 önemli ilkesi de bulunmaktadır. Bunlar 1. Education (eğitimsel ilke), 2. Enforcement (yasal düzenleme ilkesi), 3. Engineering (tekniksel ilke) ve 4. Emergency Care and First Aid (acil yardım veya ilkyardım ilkesi) şeklinde sıralanabilir.

Temel yaşam desteği, kalbi veya solunumu olmayan kişinin, yapay olarak gerçekleştirilen solunum aracılığı ile akciğerlerine oksijenin ulaşmasını, dışarıdan kalp masajı yapılarak da kalbin kanı vücuda pompalayabilmesini sağlamak amacıyla yapılan ilaç ve tıbbi malzeme kullanılmayan uygulamalar olarak tanımlanır.

İlkyardım ise bir olay, kaza veya hayatı tehlikeye sokan durumlarda, sağlık ekipleri olay yerine gelinceye kadar, hasta veya yaralıların yaşamının kurtarılması veya durumlarının daha da kötüleşmemesi için ilkyardım eğitimi almış kişiler tarafından olayın gerçekleştiği yerde, ortamda bulunan araç gereçlerle yapılan ilaçsız acil önlem girişimleridir. İlkyardım hasta veya yaralının bilincini korumak, yaşamını kurtarmak, durumunun daha kötüye gitmesini engellemek ve iyileşmesine destek sağlamak amacıyla yapılır.

İlkyardımın temel amaçları hastanın veya yaralının yaşamsal işlevlerinin devam ettirilmesini sağlayabilmek, hasta veya yaralının mevcut durumunu kontrol ederek daha kötüye gitmesini engellemek, hasta veya yaralının iyileştirmesini desteklemek ve kolaylaştırmaktır.

Acil yardım, hasta veya yaralılara tıbbi donanımla, doktor ve sağlık personeli tarafından olay yerinde ya da hastanede, acil tedavi ünitelerinde yapılan acil tıbbi girişimlerdir.

İlkyardımcı, ilkyardım konusunda ulusal ve uluslararası kuruluşlar tarafından belirlenen ilkyardım temel eğitimi ve

ilkyardım sertifikası almış, hasta veya yaralıya olayın gerçekleştiği ortamdaki mevcut araçlar ve gereçlerle acil ilkyardım girişiminde bulunan kişilerdir.

Hastalık veya herhangi bir kaza durumunda kişinin hayatını kurtarmak ve sağlığını devam ettirebilmek amacıyla gerçekleştirilen girişimlerin hepsine yaşam desteği denilmektedir. Yaşam desteği A. İlkyardım ve Temel yaşam desteği, B. İleri yaşam desteği acil yardım olmak üzere iki şekilde sağlanabilir.

İlkyardım ve Temel Yaşam Desteği

Acil durumlarda 112 acil sağlık ekibinin ulaşmasını beklemek her şeyin sonu olabilir. Bu bağlamda ilkyardım girişimlerine başlayacak kişilerin 112 acil servisini nasıl haberdar edileceğinden, yaralıya yaklaşıma ve yaşam kurtarma bilgisine kadar bazı temel bilgilere sahip olması gerekmektedir. İlkyardımda baş harfleri T ile başlayan 6 ilke son derece önemlidir. Bunlar Tehlike (Kaza yerinin kontrol altına alınması, kazazedenin güvenliğinin sağlanması), Tanı (solunum, dolaşım, kanama, şok, ağır yaralanma gibi durumların belirlenmesi), Tedavi (acil ilkyardım uygulamaları, canlandırma, yaşam kurtarma girişimleri. ABC: Airway-Hava yollarının açık tutulması, Breathing-Solunumun sağlanması, Circulation-Kalp ve dolaşım sağlanması), Telekominikasyon (Olayın acil yardım ekibine haber verilmesi), Triaj (Öncelik durumuna göre yaralıya acil ilkyardımın uygulanarak yaşamın devamlılığının sağlanması) ve Taşıtma (hastanın uygun bir pozisyonda taşınması) ilkeleridir.

İlkyardımda hızlı bir şekilde ilk yapılacak işlemler belli bir sıra içinde (LAST) yapılır. Locate: Hasta/yaralının konumunun belirlenmesi, Access: Hastaya/yaralıya yaklaşma, Stabilize: Hasta/yaralının durumunun tespiti ve düzeltilmesi, Transport: Hasta/yaralının transferi.

Türk acil tıp derneği (TATD) ilkyardım çantası içerisinde künt ucu olan makas, çiftli lateks eldiven, üçgen bandaj, farklı boyutlarda gazlı bez, ağzı kapanabilen plastik poşet, çengelli iğne, solunum için ağızlık, el kitabı, kırığın tespiti için mukavva/tahta, farlı ölçülerde boyunluk gibi malzemelerin bulunması gerektiğini, bunların sayı ve niteliklerini sıralamaktadır.

Ayrıca bir ilkyardımcıda ilkyardımın bir insanlık görevi olduğuna inanması, temel ilkyardım eğitimi alması, sağlık personelini bilgilendirmesi, hastaya/yaralının hayatını korumaya ve durumunun kötüye gitmesini engellemeye çalışması, kaza/olay çevresindeki bireyleri yönlendirebilmesi, paniğe kapılmaması, duygu ile değil bilgi ile hareket etmesi, çabuk karar verip uygulaması gibi çok sayıda nitelik aranmaktadır.

Genel olarak bir ilkyardımcının yapması gerekenler öncelikle olay yerinin güvenliğinden emin olma, yaralının yaşam bulgularını en kısa sürede kontrol etme, bilinç düzeyini ve yaşam belirtilerini değerlendirmenin yanı sıra endişe ve korkularını giderme, ilkyardım müdahalesinde yardımcı olabilecek bireyleri belirleme ve organize etme, hastanın/yaralının durumunun daha kötüye gitmesini


engelleme amaçlı ilkyardım müdahalesinde bulunma, burkulma/kırık/çıkık/kanama gibi durumlara yerinde müdahale etme, yaralının yaralı bölgeyi görmemesine dikkat etme, hastayı/yaralıyı hareket ettirmeme, müdahale sonrası en yakın sağlık kuruluşuna taşınmasını sağlama gibi görevleri bulunmaktadır.

Ayrıca kendisini ve hastayı/yaralıyı korumak için ellerini sabun ve su ile yıkaması, varsa eldiven takması, koruyucu elbise giymesi, temiz bez ve bandaj kullanması, hasta/yaralının vücut sıvılarına temas etmemesi, yaranın üzerine üflemekten/öksürmekten kaçınması, kesici/delici nesneler için plastik saklayıcı kullanması ve üzerlerine tehlikeli olduğunu belirten işaret koyması gerekmektedir.

İlkyardımın temel uygulamaları kısaca KBK, yani koruma, bilgilendirme, kurtarma olarak bilinmektedir. Koruma ilkesi, olaya veya kaza yerinde durumun daha kötüye gitmesini önlemek, olabilecek tehlikeleri belirleyerek tekrar kaza olma riskini ortadan kaldırmak, kendisinin ve hasta veya yaralının emniyeti açısından güvenli bir çevre oluşturmak için olay yerinin değerlendirilmesini kapsar. İlkyardımcının hızla acil yardım kuruluşlarını bilgilendirmesi ve haber vermesi bilgilendirme ilkesinin açılımıdır. Acil yardım kuruluşları ile iletişim sırasında olayın gerçekleştiği tam adres, bildiren kişinin telefon numarası, kazanın ne zaman nasıl olduğu, hasta/yaralı sayısı, hasta/yaralılara ilişkin bilgi, temel yaşam desteği ile ilgili bilgi paylaşılır. Kurtarma ise olay veya kaza yerinde hasta ya da yararlılara yapılan ilkyardım müdahalelerini kapsar. Acil durumda hasta veya yaralının yaşam bulgularının en kısa sürede sakin ve dikkatlice kontrol edilmesi birinci değerlendirmedir. İlkyardımcı tarafından yaşam belirtileri; bilinç, solunum, hareket ve öksürük olarak değerlendirilmelidir. Hasta veya yaralının bilinç düzeyinin kontrol edilmesi, yaşam belirtilerinin değerlendirilmesi ve yaralanmanın öneminin anlaşılması açısından gereklidir. Yine solunum yolu açık mı, nefes alma esnasında herhangi bir gürültü var mı, kanama gibi benzer risk faktörleri var mı kontrol edilmelidir. Bir bireyin dakika solunum sayısı dikkate alınarak bak, dinle, hisset yöntemi ile solunum değerlendirmesi yapılmalıdır. Hasta veya yaralının yaşam belirtilerini kontrol etmek “10 saniyeden fazla zaman kaybetmemek koşulu ile bak, dinle, hisset metodu, hasta veya yaralıda normal öksürük, hırıltı, solunum veya herhangi bir hareket olup olmadığını kontrol etmek” anlamına gelmektedir.

İkinci değerlendirmede solunum kontrol altına alınmasıyla ilkyardımcının hasta veya yaralıyı baştan aşağıya kontrol etmesi ilk değerlendirmede fark edilmeyen yaraların saptanması açısından önemlidir. Hasta veya yaralının sırasıyla başı, yüzü, boynu, karnı, kalçası, sırtı, bacakları ve kolları kontrol edilmelidir.

Yaşam zinciri, hayati fonksiyonlarını kaybetmiş bir kişinin tekrar hayata döndürülmesi için yapılması gereken işlemlerin sırasını tanımlar. İç içe geçmiş ve bir diğerini takip eden dört halkadan oluşur. Bunlar erken uyarı, erken kalp ve solunum desteği, erken şok uygulaması ve erken

ileri yaşam desteği uygulamalarıdır. Çok kısa zaman öncesine kadar temel yaşam desteği sadece ilk iki halkayı içeren işlemleri tanımlarken son yılarda üçüncü halka da uygulamaya girmiştir. Bunlar erken uyarı, erken kalp solunum desteği ve erken şok uygulamalarıdır.

Yaşam Desteğinin Gerekli Olduğu Durumlar

Kişiye yaşam desteğinin gerekli olduğu durumlar A. Havayolunun tıkanması, B. Kalp durması, C. Şiddetli kanamalar, D. Şok yaşam desteği gerektiren durumlardır.

Havayolu tıkanmaları solunum sistemini zorlar veya devre dışı bırakır. Havayolu tıkanmaları kısmi tıkanmalar ve tam tıkanmalar şeklinde gerçekleşebilir. Kısmi tıkanmalarda hırıltılı kalın bir soluk sesi duyulurken tam tıkanmalarda ses kaybolur, morarma ve bilinç kaybı gerçekleşir. Üst solunum yolları iç nedenler, dış nedenler, yabancı cisimler ya da merkezi sistemle ilgili nedenlerle tıkanabilir. Kalp durması olmaksızın solunum durması akut astım, kafa travması veya elektrik-yıldırım çarpmalarında görülebilir. Ancak solunum tıkanması olan hastalarda kalp durması beynin oksijensiz kalması nedeniyle kaçınılmazdır.

Çeşitli nedenlerle kalp durabilir. Dolaşım sisteminin devre dışı kalması, hızlı ve yaygın doku ölümüne yol açar. Nabzın kaybolması, bilincin 10-20 saniye kaybolması, solunumun 15-30 saniyede durması, 60-90 saniyede gözbebeklerinin ışığa reaksiyonunun kaybolması gibi belirtileri vardır. Kalp durması kardiak nedenler, solunumsal nedenler veya dolaşımsal nedenlerle gerçekleşebilir. Kalp durmasında ilkyardımda en önemli şey kalbin durmasından sonraki 3 ila 5 dakikalık dönemdir. Böyle bir durumda vücutta kan dolaşımının hemen başlatılıp devam ettirilmesi, ilk olarak sinir sisteminin harabiyetini engeller. Ayrıca ilkyardımcı tarafından yapılan kalp masajı uygulamasının başarısını da artırmış olur. Fakat kalp masajının yapılacağı zaman çok iyi belirlenmelidir. Uygun olmayan zamanda yapılan kalp masajı uygulaması, kalbin durmasına neden olur.

Kanama, herhangi bir nedenle damar bütünlüğünün bozulması ile kanın damar dışına akmasıdır. Damar yaralanmaları nadiren tek başına oluşur. Genellikle diğer yaralanmalarla birliktedir. Kanamalar, ilgili damarın yapısına uygun karakterde gerçekleşir. Atardamar kanamalarında kan, basınçla fışkırır şekilde dışarıya çıkar. Toplardamar kanamaları, yavaş bir kanamadır. Kan mavimsi koyu renktedir. Kılcal damar kanamaları ise sızıntı şeklindedir. Deri soyulmalarında ve sıyrıklarda görülür.

Kanama şekilleri dış kanamalar, iç kanamalar, gözle görülebilen iç kanamalar, gözle görülmeyen iç kanamalar şeklinde sınıflandırılmaktadır. Herkesin ara ara küçük kesik ve sıyrık deneyimleri olmasına rağmen ciddi kan kayıpları hızla bilinç kaybı hatta ölüme yol açabilen son derece ciddi bir durumdur. Kanamalarda ilkyardım, kanmanın en kısa sürede durdurulmasıdır. İlkyardım alanı içinde imkanlar kullanılarak kanama durdurulur. Bir kanamada şu genel kurallar sırası ile uygulanır. Kanayan yaraya basınç yapma, anatomik yapı uygunsa kanayan damar özellikle arter ise parmak ile sert dokulardan birisi arasına sıkıştırılır.


Kanayan yerde basınçlı bandaj uygulanabilir. Kanayan yeri kalp seviyesinden yukarıda tutma olabilir, turnike uygulanabilir, soğuk uygulama gibi fiziki etkenlerden yararlanılabilir. Ciddi kanamalar için ise 112 aranarak tıbbi yardım gelinceye kadar yaralı kişinin pozisyonunun ayarlanması, yara üzerindeki kir ve atıkların uzaklaştırılması, yaranın üzerine basınç uygulanması, kanama duruncaya kadar basıncın korunması, gazlı bez ve bandajın çıkarılmaması, kanama duruncaya kadar yaralı vücut bölgesinin hareketsiz tutulması gibi önlemler hayata geçirilebilir.

Şok yani sarsıntı, kariyovasküler sistemindeki kanın farklı sebeplerle azalması sonucu dokulara yeterli oksijenin ulaşamaması ile meydana gelir. Bu sebeple doku kanlanması bozulur. Şokta ağır bilinç kayıpları gerçekleşir. Kardiyojenik şok, hipovolemik şok, nörojenik şok, septik şok, anafilaktik şok, ilaçlara bağlı olan anafilaktik şok, hayvan zehirlerine bağlı olan anafilaktik şok gibi şekillerde gelişebilir. Şok durumunda ilkyardım şok çeşitlerine göre değişmektedir.

İleri Yaşam Desteği Acil Yardım

Yasam desteğine gereksinim duyan insanlar için örgütlü bir şekilde sağlık ekiplerinin yaptığı müdahalelere acil yardım veya ileri yaşam desteği denilmektedir. Hasta veya yaralı bakımından, ileri yaşam desteğinin tıbbi araçlar ve gereçler ayrıca ambulans ile verilmesi en uygun olanıdır. Amerikan Cerrahlar Birliği’nin ileri yaşam desteği acil yardım sisteminin belirttiği üç temel acil yardım ilkesi bulunmaktadır. Bunlar birincil yaklaşım ve canlandırma (A: Havayolu açıklığı ve boyun omurlarının kontrolü, B: Solunum kontrolü, C: Kan dolaşımının kontrolü, D: Hareket kaybı kontrolü, E: Giysiler çıkarılarak değerlendirmenin daha kapsamlı yapılması), ikincil yaklaşım (yaşamı tehdit eden diğer durumların belirlenmesi), kesin yaklaşım (oluşturulan program doğrultusunda gerekli tıbbi tedavinin sürdürülmesi) şeklinde özetlenebilir.

Hasta ve Yaralıların Taşınması ve Triaj

Hasta veya yaralıların taşınması iki temel sınıfa ayrılır. Birincisi kolayca ulaşılabilecek yerde olan hasta veya yaralılardır. İkincisi ise kurtarıcıyı ve zor ulaşılabilen bir yerde olan hasta veya yaralıları tehlikeye sokabilecek durumunda çıkarılıp taşınması gerekenlerdir. Dolayısıyla ilkyardımda hastanın transferi çok hassas ve önemli bir basmaktır. Bu nedenle ilkyardım, kimi uzmanlarca “3T sistemi” olarak tanımlanır. Bunlar: tanı, tedavi ve taşımadır. Hastalık ya da kaza durumunda kişinin nakli iki nedenle yapılır: 1. Kazazedenin olay yerinden daha güvenli başka bir yere taşınması. 2. Acil yardım merkezine veya hastaneye taşınmasıdır.

Hasta ve Yaralı Taşınmasına İlişkin Temel Bilgiler

Hasta veya yaralı ayrıca kurtarıcı güven altına alındıktan sonra ve olayın meydana geldiği yer güvenli duruma geldiğinde hızlı bir şekilde hayati tehlikesi olan duruma yönelmek gerekir. İyi bir taşıma organizasyonu en hızlı

şekilde ve en iyi imkânlarla yapılmalıdır. Aslında hasta veya yaralının daha güvenli bir yere taşınması zorunluluğu yoksa haber verilen acil yardım ekibi ulaşana kadar kazazedeye temel yaşam desteği verilir. Fakat hiçbir zaman yerinden hareket ettirilmez.

İlkyardımcı sadece rahatça taşıyabileceği hasta/yaralıları taşımalı, gereksiz risk almamalıdır. Bulunduğu ortamdan sürüklenemeyen hastalar kaldırılarak taşınmalıdır. Hasta taşınmadan önce onun zarar görmeyeceği en uygun pozisyon belirlenmelidir. Sakin olunmalı ve hastaya karşı nazik olunmalıdır. Birden çok kişinin taşıma yapması gerekiyorsa bir kişinin komutu ile eş zamanlı hareket edilmelidir. Ağırlık kaldırma ilkelerine uyulmalı, ağırlık mümkün olduğunca vücuda yakın tutulmalıdır. İlkyardımcılar vücutlarını kullanım biçimlerine dikkat etmeli, en güvenli ve etkin biçimde kurtarma ve transfer işlemlerini gerçekleştirmelidir. Hasta/yaralının baş kısmı gidiş yönünde olmalıdır. Çocuklar taşınırken sedye boyutlarına, yaşlılar taşınırken fiziksel kısıtlarına dikkat edilmelidir.

Hasta Taşıma Yöntemleri

Taşıma teknikleri duruma bağlı olarak tercih edilir. Kazazede yürüyebilecek durumda ise pansuman ve uygun tespit yapıldıktan sonra olay yerinden yürüyerek ayrılabilir. Bunun dışındaki hasta ve yaralıların çeşitli taşıma teknikleri ile olay yerinden transfer edilmesi gerekir. Yangın, patlama, gaz sızması…vb. durumlarında kazazedenin en kısa sürede olay yerinden uzaklaştırılması amacıyla acil taşıma teknikleri kullanılır. Tek ilkyardımcı ile taşıma (sürükleme, battaniye ile sürükleme, rentek manevrası, kucakta taşıma, sırtta taşıma, itfaiyeci taşıyışı, yan koltuk desteği taşıma) ya da iki veya daha çok ilkyardımcı ile taşıma (el oturağı veya altın beşik, iki taraflı kucaklama, karga tulumba, sandalye ile taşıma) teknikleri bulunmaktadır. Öte yandan katlanır sedye, ayarlı sedye, tekerlekli sedye, bez sedye gibi çeşitli sedyelerle yaralı taşımak ilkyardım açısından ideal olanıdır. Kaşık tekniği, köprü tekniği, tekerlekli sedye ile taşıma, tahta sedye ile taşıma, sedyeden yatağa taşıma gibi çeşitleri bulunmaktadır. Sedye ile taşımada ideal olan her uçtan bir kişi olmak üzere dört kişiyle taşımadır. Sedye taşıyıcılar, kaldırma ve hareket etmede bir kişinin komutuyla birlikte hareket ederler. Düşmeye karşı kişi sedyeye bağlanmalıdır. Taşımada kişinin baş kısmı gidiş yönünde tutulmalıdır. Güçlü olan ilkyardımcı baş kısımda yer almalıdır. Önde bulunan ilkyardımcı sağ ayakla, arkada bulunan ilkyardımcılar sol ayakla yürümeye başlamalıdır. Kitabınızda bazı özel durumlara yönelik alternatif taşıma yöntemleri de sıralanmıştır.

Triaj

Fazla sayıda hasta veya yaralının olduğu olaylarda, öncelikli olarak nakledilmesi ve tedavi edilmesi gerekenlerin belirlenmesi amacıyla olay yerindeki ve ulaştırıldıkları sağlık merkezlerindeki süratli bir şekilde yapılan seçme ve kodlama işlemine triaj denilmektedir. Amaç, çok fazla hasta veya yaralının olduğu olaylarda


eldeki kısıtlı olanaklarla maksimum düzeyde yaşamı kurtarmaktır. Triaj, hastane öncesi alanda, ambulansta ve acil serviste yapılan dinamik bir süreçtir. Basit bir yöntemle tüm hasta ve kazazedelere uygulanması, hasta ve kazazede sabitlenmesine olay yerinde başlanması, yapılacak her tıbbi uygulamada gerçekleştirilmesi, eğitim almış ve deneyimli bir sorumlu tarafından gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Olay yeri ve saha triajının primer triaj aşaması, sekonder triaj aşaması ve tersiyer triaj aşaması olmak üzere üç aşaması söz konusudur.

Sporda İlkyardım ve Ön Tedavi

Sporda ilkyardım, küçük yaralanmaları, burkulmaları, kalp durmasına bağlı sarsıntıları ve diğer olası yaşamı tehdit eden yaralanmaları kapsayabilir. Spor sahalarında ilkyardım ve tıbbi destek, o spor dalına özgü şartlar göz önünde tutularak planlanır. Antrenman ve karşılaşmalarda çok sayıda kas iskelet sistemi yaralanması, kanamalar ve bazen de çok ciddi yaşamı tehdit eden hasarlar görülebilir. Daha basit düzeydeki hasarlarda takımların doktor, fizyoterapist ve masörleri hazır tuttukları tıbbi malzemeyle saha şartlarında müdahalede bulunur. Spor sahalarında yapılan ilkyardım o spor dalı için olabilecek kaza ve yaralanmalara hazırlıklı ve bilinçli kişilerce yapılır. Daha ciddi yaralanmalarda ise acil yardım ekibi ambulansla birlikte hazır bekletilir.

Sporda ilkyardımda yaşanan bazı yaralanmalara iç ve dış kanamalar, kardiyopulmoner resüsitasyon (CPR), kas ve eklem yaralanmaları, kırıklar, çıkıklar ve burkulmalar, astım atakları ve nöbetler, kafa yaralanmaları ve sarsıntı, göğüs ağrıları ve kalp krizleri, boğulma, kanama, aşil yaralanmaları veya krampları, yanıklar, bilinç kaybı örnek verilebilir. İlkyardım, duruma göre saha içinde ya da saha dışında yapılır. Spor branşlarında saha içerisinde ilkyardımın uygulanması spor branşına özel oyun kuralları ile belirlenmiştir.

Sporda İlkyardımın Önemi

Sporda ilkyardım eğitimi almanın temel üç sebebi vardır: 1. Yaralanmaların ve rahatsızlıkların ilerlemesini önlemeye yardımcı olur. 2. Oyuncular, ilkyardım uygulamak için uy- gun bilgi ve becerilerle donatılmıştır. 3. İlkyardım eğitimi, potansiyel riskleri belirlemenize yardımcı olur.

Spor sakatlıkları ve yaralanmalarının önemli bir bölümü, ön tedavi yöntemleri ile çözümlenebilecek sağlık problemlerdir. Spor yaralanmaları ve sakatlıklarında meydana gelen ağrı, şişlik, duyarlılık, kızarıklık, vb. belirtileri kontrol etmek amacı ile gerçekleştirilen ön tedavi yöntemleri saha içerisindeki veya müsabaka sırasındaki ilkyardımın bir parçasıdır.

Yaralanmış bir iskelet kasının (veya bu konuda herhangi bir yumuşak doku yaralanmasının) acil tedavi yönetimi için “RICE” ilkesi izlenmelidir. Ön tedavi yöntem ilkesi, İngilizce baş harflerinden oluşan “RICE” yani “Rest, Ice, Compression, Elevation” olarak belirtilir. Bazı Türkçe kaynaklarda ise bu “ESKİ” yani “Elevasyon, Soğuk, Kompresyon, İstirahat” olarak ifade edilmektedir.

Yaralanmadan sonraki ilk 24 ila 48 saat iyileşme açısından kritik bir dönem olarak kabul edilir ve aktivitelerin azaltılması gerekir. Yaralı dokunun metabolik ihtiyaçlarını azaltmak ve böylece kan akışının artmasını önlemek için dinlenme gereklidir. Soğuk uygulama yöntemi, enflamasyon gelişen dokudaki ısının azaltılması dolayısıyla dokunun soğutulmasına yönelik bir uygulamadır. Soğuk tedavisi değişik araçlarla yapılabilir. Buz masajı, buzlu suya daldırma, soğutucu sprey, soğutucu kompresyon makineleri ve soğuk paketleri: buz paketleri, jel torbaları, dondurulmuş sebze paketleri, endotermal paketler kullanılabilir. Kompresyonun amacı, yaralanan veya sakatlanan bölgedeki kanamayı durdurmak ve ödemi azaltmaktır. Hasarlı kılcal damarlardan dokuya sıvı sızıntısının neden olduğu ödem miktarını sınırlamak için kompresyon uygulanır. İnflamatuar miktarın kontrol edilmesine, skar dokusu üretiminin azaltılmasına ve yaralanan bölgedeki doku sıvısının ozmotik basıncını kontrol edilmesine yardımcı olur. Sakatlıklarda ön tedavi yöntemleri içerisinde yer alan diğer bir yöntem de elevasyon yani sakatlanan bölgenin kalp seviyesinin üzerinde yukarıya kaldırılma uygulamasıdır. Bu şekilde yukarıya kaldırılma uygulaması ile özellikle üst ve alt ekstremiteki ödemin azaltılması sayesinde dolaşım sistemi desteklenir.

Temel Yaşam Desteği

Yaşamsal fonksiyonlar solunum ve dolaşım sistemleridir. Solunum; yabancı bir cismin hava yolunu tıkaması, dil kökünün hava yolunu tıkaması, solunum sistemiyle ilgili hastalıkların şiddetli sonuçları, larinks ödemi ya da spazmı, solunum sistemini etkileyen yanıklar ya da yaralanmalar, elektrik çarpması, kalp durması, alkol, suda boğulma, zehirlenme, uyuşturucu ve uyutucu ilaçların aşırı derecede kullanılması ile durabilir. Solunum durması sonucunda göğüs kafesinde solunum hareketleri görülmez, ağız ve burundan nefes sesi duyulmaz, nefes sıcaklığı hissedilmez. Solunum durmasına bağlı olarak bir süre sonra dolaşım sistemi de durur. Dolaşım ise temel olarak kalp durması ile durur. Kalbi duran kişide nabız alınamaz. Aşırı kan kaybı, elektrik çarpması, şiddetli travma-darbe, kan akımı yetersizliği, kalbin beslenme bozukluğu, çeşitli kalp hastalıkları, solunum durması, hava embolisi, sıvı eksikliği, hipoksi, aşırı beden ısısı düşümü, boğulma, zehirlenme, damarlarda tıkanma, kapakçık sorunları, hipertansiyon gibi durumlara bağlı olarak kalp durabilir. Kalp durmasının belirtileri bilinç kaybı, solunum olmaması, nabzın alınamaması, deri renginin solması ve cildin soğumasıdır. Hangi sebeple olursa olsun solunum ve dolaşım sistemlerinin kısa süreli durması dahi bedende kalıcı hasarlara yol açacaktır. Temel yaşam desteği uygulamasında kişinin fiziksel boyutuna göre farklılıklar bulunmaktadır. Bu farklılıklar yetişkinlerde, çocuklarda ve bebeklerde ilkyardım olarak başlıklar halinde anlatılmıştır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında