AÖF Soru Bankası

Spor EğitimiÜnite 1 Özeti

Eğitimin Kuramsal Temelleri

SYT107U-SPOR EĞİTİMİ

Ünite 1: Eğitimin Kuramsal Temelleri

Giriş

Bilgi ve deneyim aktarımı olarak eğitimin kurumsal yapıya kavuşma süreci, yazının bulunmasıyla başlamıştır denebilir (Güneş, 2015). Eğitim; toplumun kültürünün aktarılmasını, sonraki kuşakların hayata hazırlanmasını, yeni neslin üretici ve kendine güvenen bireyler olarak yetiştirilmesini sağlar (Özdemir, Yalın ve Sezgin, 2021). Eğitim; farklı amaç, yöntem ve süreçler ile insanlık tarihinin her döneminde farklı bir şekilde karşımıza çıkmıştır. Eski çağlarda insanoğlu; yaşamında yeme, içme, hayatta kalma gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için farklı, çeşitli ve yeni yol, yöntem, usul, araç ve gereçler geliştirmeye çalışmış, gençlerini ve çocuklarını kendi kural ve kaidelerine göre toplumun iyi birer parçası olması için eğitim vermişlerdir. Eğitim eski zamanlarda genelde yaparak-yaşayarak öğrenme yolu ile gerçekleşmekteydi. İnsanoğlu bilgi birikimini ve deneyimini, bizzat yaşantının içinde gerçekleşen eğitim yoluyla gençlerine ve çocuklarına kazandırmaktaydı. Zamanla eğitimin insanoğlunun hayatındaki önemi ve payı giderek artmış ve eğitim olgusu, toplumsal bir sürece evrilerek bugünkü anlamda sistematik ve formal bir yapıya dönüşmüştür (Çalık, 2021). Eğitimin tanımı bakış açılarına göre farklılıklar göstermektedir. Kısaca eğitim, temel olarak insanoğlu için bir hizmettir. Eğiten, öğretici, öğrenen ve eğitilen konumundan dolayı karşılıklı etkileşim hâlidir ve hayat boyu devam eder (Şişman, 2021).

Eğitim, Öğretim ve Öğrenme Kavramı

Türk Dil Kurumu Sözlükleri’nde (2022) eğitim ile ilgili farklı tanımlamalar yapılmıştır. Eğitimin çeşitli sözlük anlamları aşağıdaki şekildedir (TDK, 2022):

• Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye (Güncel Türkçe Sözlük, 2022) • İlkellerde çocukların ilerde yapacakları işleri, görevleri, davranış biçimleriyle ilgili olarak onların erginlik çağına girinceye dek aileleri, akrabaları ve toplumun yaşlı üyelerince geleneklere uygun biçimde eğitilmeleri, yetiştirilmeleri (Budunbilim Terimleri Sözlüğü, 1973) • Yeni kuşakların, toplum yaşayışında yerlerini almak için hazırlanırken, gerekli bilgi, beceri ve anlayışlar elde etmelerine ve kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme etkinliği (Eğitim Terimleri Sözlüğü, 1974). • Önceden saptanmış amaçlara göre insanların davranımlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkiler dizgesi (Eğitim Terimleri Sözlüğü, 1974)

• Belli bir konuda, bir bilgi ya da bilim dalında yetiştirme ve geliştirme (Eğitim Terimleri Sözlüğü, 1974). • Her kuşağa, geçmişin bilgi ve deneylerini düzenli bir biçimde aktarma ya da kazandırma işi (Eğitim Terimleri Sözlüğü, 1974). • Eğitim ruhbilimi, eğitim felsefesi, eğitim tarihi, öğretim programları, özel ve genel öğretim yöntemleri, öğretim teknikleri, yönetim, denetim vb. eğitim ve öğretim alanlarını kapsamak üzere öğretmen, yönetici ve eğitim uzmanı yetiştirmek amacıyla ilgililer için düzenlenen bütün kurslara ve bu kurslarla ilgili bilimsel çalışmalara verilen genel ad (Eğitim Terimleri Sözlüğü, 1974). • İnsanın yeteneklerinin, özellikle ahlak yetilerinin geliştirilmesi için ona yön ve biçim verilmesi; bu yolda yapılan bilinçli ya da bilinçsiz etkilerin tümü. İnsan gelişiminin düzenli, bilinçli olarak yönetilişi ve etkilenişi (Felsefe Terimleri Sözlüğü, 1975).

Zaman içerisinde birçok düşünür ve yazar da kendi bakış açıları ve dünya görüşlerine göre eğitimi tanımlamışlardır. Bu tanımlamalardan bazıları şunlardır (Çalık, 2021):

• Çiçero’ya göre eğitim, bir sanattır ve çocukların insan haline getirilmesi sürecidir. • Platon’a göre hem fiziksel hem de ruhsal olarak bedene hak ettiği güzelliği sunmaktır. • Rousseau’a göre eğitim, yetiştirme sürecidir. Birey doğasına göre eğitilmelidir. • Spencer’a göre eğitim, hayata hazırlama sürecidir. Bireyin ideal hayatı yaşamaya hazırlamadır. • Durkheim’e göre eğitim, aktarım sürecidir. Yetişmiş bireyler topluluklarının, olgunlaşmamış ve sosyal hayata adapte olmada zorlanacak birey toplulukları üzerinde yapılan etkilerdir.

Eğitim; temel bir insan erdemi, toplumun bir gerekliliği, iyi yaşamın temeli ve özgürlüğün işaretidir. Eğitim, farklı düşünen bireylerin birlikte yaşamı için önemlidir. Eğitimin amacı, daha iyi vatandaşlar yetiştirmektir. Eğitim, bireylere güven sağlar: Kendimize inancımız yoksa hayatta hiçbir şey elde edilemez. Bize özgüven kazandıran da eğitimdir. Eğitim, iyi bir gelecek sağlar: Eğitim, herhangi bir kişinin gizli yetenek ve becerilerini uyandırır. Bu gizli yetenek ve beceriler bize istihdam ve tamamen güvenli bir gelecek sağlar. Eğitim, iyi bir karakter gelişimi sağlar: Eğitim; sosyal becerilerin, problem çözme becerilerinin, karar verme becerilerinin ve yaratıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesine yardımcı olur.

Eğitim, etkili zaman yönetimini öğretir. Değer temelli eğitim sunar: Değerler eğitimi evde yapılabileceği gibi okullarda, hapishanelerde ve gönüllü kuruluşlarda da gerçekleştirilebilir. Değerler eğitimine yönelik iki ana yaklaşım vardır. Bunlar, toplumsal ve dini-kültürel değerlerdir. Bu değer sistemleri temelinde yapılan eğitim, bireylere kendilerini gerçekleştirme imkânı sunar.


Teknoloji; sosyal ve kültürel hayatta oluşan değişimler, insanların hayata bakış açılarını ve beklentilerini değiştirmektedir bu yüzden zaman içinde eğitimin tanımı değişiklik göstermiş ve hâlâ değişmektedir.

Eğitimin İşlevleri

Niteliklendirme, sosyalleştirme ve öznelleştirme, sadece eğitimin üç işlevi olarak değil aynı zamanda eğitim amacının üç alanı olarak da karşımıza çıkmaktadır. Bu üç amaç alanı arasında ayrım yapabilmemize rağmen bunlar gerçekte ayrılamaz.

Niteliklendirme işlevi, hiç şüphesiz formal eğitimin en önemli ögelerinden biridir ve her şeyden önce devlet destekli eğitime sahip olmak için önemli bir gerekçedir. Bu işlev, özellikle ekonomik argümanlarla yani eğitimin iş gücünün hazırlanmasında oynadığı rolle ve bu sayede eğitimin ekonomik kalkınma ve büyümeye yaptığı katkıyla bağlantılıdır fakat eğitimin niteliklendirme boyutu, sadece iş dünyasına hazırlık gibi düşünülmemelidir. Eğitimin sosyalleştirme işlevi, belirli normların ve değerlerin aktarılmasıyla ilgilidir. Eğitim, sosyalleştirme işleviyle bireyleri var olan yapma ve olma biçimlerine sokar ve bu sayede kültür ve geleneğin hem arzu edilen hem de isten- meyen yönleriyle sürdürülmesinde önemli bir rol oynar. Öznelleştirme işlevi belki de en iyi sosyalleştirme işlevinin karşıtı olarak anlaşılabilir. Öznelleştirme işlevi, bireyin ihtiyaçlarına, ilgi ve beklentilerine yönelik eğitim almasıyla ilgilidir.

Bunun yanı sıra eğitimin dört temel işlevi olduğuna dair görüşler bulunmaktadır. Bunlar; bireysel, siyasal, toplumsal ve ekonomik işlevlerdir. Bu işlevlerin yerine getirilmesi eğitim aracılığıyla olur (Ünsal, Bağçeci, Meşe ve Korkmaz, 2015; Ünsal ve Göktaş, 2020). Eğitimin işlevlerinin amaçları; vatandaşlarını toplum hayatına hazırlama, ilgilerine göre geliştirme, farklı bakış açılarını değerlendirebilme, gelecek için nitelikli insan ve gelecek için nitelikli insan gücü yaratabilmektir (Doğan, 2018).

Öğrenme

TDK’ye (2022) göre öğrenme, belirli durumlar ve sorunlara karşı olan tepki ve davranışlarımızı, araya giren başka etkinlik ve yaşantıların etkisiyle değiştirebilme (Eğitim Terimleri Sözlüğü, 1974), kavramsal düzenlemeler yapma süreci, alıştırma ve uygulamaların oldukça sürekli olan etkilerine verilen ad, belli bilgi, beceri ve anlayışlar edinme, tepki ve davranışlarda her zaman ya da kimi durumlarda yaşantıların oluşturduğu değişme (Hemşirelik Terimleri Sözlüğü, 2015) olarak tanımlanmaktadır.

Bireyler öğrenmeye farklı geçmişler ve beklentiler getirir. Her birey, her tür şeyi aynı şekilde veya eşit derecede kolayca öğrenemez. Öğrenme kavramı üzerinde durulduğunda tabii ki aklımıza ilk gelen öğrenci öğrenmesidir.

Tıpkı eğitimin tanımında olduğu gibi öğrenmenin tanımı da çok boyutludur. Farklı bakış açılarına göre farklı öğrenme tanımları yapılmıştır.

Öğrenmeyi Etkileyen Faktörler

Metin ve Özcan (2015); yaptıkları çalışmada öğrenmeyi etkileyen faktörlerin öğrenenle ilgili, öğretme-öğrenme süreci ile ilgili ve öğrenilecek konu ile ilgili olmak üzere üç grupta toplanacağını ifade etmişlerdir. Genel uyarılmışlık hâli, güdü, yaş, türe özgü hazır oluş, ön öğrenmelerin aktarılması, zekâ, hazırbulunuşluk düzeyi, fizyolojik durum, dikkat ve cinsiyet öğrenenle ilgili faktörlerdir. Öğrenmeye ayrılan zaman, dönüt, materyal kullanımı, öğrenci katılımı, öğretmen, öğretim yöntemleri ve öğrenme ortamı ise öğrenme-öğretme süreci ile ilgili faktörlerdir. Açıklık-sadelik, seviyeye uygunluk, ilgi ve ihtiyaca uygunluk, ayırt edilebilirlik, bilimsellik, tutarlılık ve anlamlı bütünlük ise de öğrenilecek konu ile ilgili faktörlerdir.

Eğitimin Türleri ve Aşamaları

İnformal eğitim; kendiliğinden oluşan, dolayısıyla bir plan ve program dahilinde gerçekleşmeyen, hem olumlu hem de olumsuz yönde gerçekleşebilen, yer ve mekândan bağımsız eğitim türüdür (Özdemir Yalın ve Sezgin, 2021).

Formal eğitim; belli bir plan ve program çerçevesinde, hedefleri belli olan, profesyonel kişiler tarafından gerçekleştirilen, belirli bir mekân ve yer içerisinde gerçekleştirilen, önceden belirlenmiş yöntem, teknik, araç, gereç ve materyallerin kullanıldığı eğitim türüdür (Özdemir vd., 2021). Kısaca okullarda ya da kurumlarda bir plan ya da program uygulanarak gerçekleştirilen eğitim, formal (resmi veya biçimlendirici) eğitim olarak tanımlanabilir (Demirel ve Kaya, 2021).

Örgün eğitim; kademeli bir şekilde olan, başlangıç kuralları ve şartları belli olan, önceden belirlenen amaç ve hedefleri gerçekleştirmek üzerine kurgulanmış ve sonunda bir diploma verilen ve genelde uzun yıllar süren bir eğitim türüdür (Özkan, 2016).

Kısaca ilkokuldan üniversiteye kadar hiyerarşik olarak yapılandırılmış, kronolojik olarak derecelendirilmiş eğitim sistemidir (Coombs, Prosser ve Ahmed, 1973).

Yaygın eğitim, örgün eğitim yanında veya dışında düzenlenen eğitim faaliyetlerinin tümünü kapsar (MEB, 1973). Yaygın eğitim; örgün eğitimde olduğu gibi bu eğitim şeklinde de amaç, plan program, süre ve mekân söz konusudur ancak yaygın eğitim ve örgün eğitim arasında farklar bulunmaktadır. Bu farklar; bireylerin becerilerini geliştirmek, bilgi ve görgülerini artırmak ayrıca mesleğe hazırlamak olarak sıralanabilir. Önemli başka bir fark ise yaygın eğitime ihtiyaç duyan bireylerin genelde örgün eğitime hiç başlamamış veya örgün eğitimin belirli bir kademesinden ayrılmış bireylerden oluşmasıdır (Özkan, 2016).

Örgün Eğitim Basamakları

Örgün eğitim kurumları; okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim kurumlarından oluşmaktadır.


Okul Öncesi Eğitim

Örgün eğitimin ilk basamağında yer almaktadır. Okul öncesi eğitim, ilk kez formal eğitime adım atılan basamaktır.

Okul öncesi eğitimin amacı; çocukların bilişsel, duyuşsal, sosyal ve psikomotor yönlerden gelişimlerini sağlamaya yardımcı olmaktır. Ayrıca okul öncesi eğitimin diğer amaçlarından biri de bir üst basamak olan ilköğretime hazırlamaktır.

İlköğretim

İlköğretim kurumu, eğitim sisteminde ilkokul ve ortaokul olmak üzere 2 basamağa ayrılmaktadır. İlköğretimin amacı öğrencilere okuma ve yazmayı öğretmek, bütün alanlarda temel bilgileri vermek ve onları hayata hazırlamak olarak yapılandırılmıştır. İlköğretim 8 yıl sürmektedir ve bu dönemden sonra öğrenciler bir üst eğitim basamağı olan or- taöğretime devam etmektedir (Metin ve Özcan, 2015).

Ortaöğretim

Lise olarak da isimlendirilen ortaöğretim basamağının amacı; öğrencilerin kendi istek, ihtiyaç ve ilgi alanlarına göre öğretim yaparak onları hem iş hayatına hem de yükseköğretime hazırlamaktır. Türkiye’de çok çeşitli ortaöğretim kurumları bulunmaktadır. Bunlardan bazıları fen liseleri, Anadolu liseleri, imam-hatip liseleri, meslek liseleridir.

Yükseköğretim

Örgün eğitimin son basamağı yükseköğretim basamağından oluşur. Ortaöğretime dayalı en az iki yıllık yüksek öğrenim veren eğitim kurumlarının tümünü kapsayan yükseköğretim kademesindeki eğitimler, üniversiteler, fakülteler, enstitüler, yüksekokullar, konservatuarlar, meslek yüksekokulları ve uygulama ve araştırma merkezleri tarafından verilmektedir (Tüzel, 2016). Ayrıca yükseköğretim süreci sonunda öğrenciler bir meslek sahibi olurlar.

Yaygın Eğitim Türleri

Yaygın eğitim; halk eğitimi, çıraklık eğitimi ve hizmet içi eğitim olmak üzere çeşitli şekillerde verilir (Tüzel, 2016). 27587 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Yaygın Eğitim Kurumları Yönetmeliği’ne göre yaygın eğitimin amaç ve görevleri; bilmeyenlere okuma-yazma öğretmek, bilenlere eksik eğitimlerini tamamlamaları için sürekli eğitim imkânları hazırlamak, Türkçenin doğru, güzel, etkili ve kurallarına uygun olarak öğretilmesi, kullanılması ve yaygınlaştırılması yönünde yurt içi ve ikili anlaşmalar çerçevesinde yurt dışı için öğretim programları hazırlamak ve uygulanmasını sağlamak, millî kültür değerlerinin korunmasına, dünya kültürüne açık olarak geliştirilmesine ve yaygınlaştırılmasına yardımcı olmak, göç edenlerin yeni ortamlarına uyum sağlamalarına yönelik eğitim çalışmaları yaptırmak, hayat boyu öğrenme anlayışıyla bireylerin; bilimsel, girişimci, teknolojik, iktisadi, sosyal, kültürel gelişmelerini ve serbest zamanlarını en iyi şekilde değerlendirme ve kullanma alışkanlıkları kazandırmak,

yeteneklerini geliştirme imkânını sağlamaktır (MEB, 2010).

Halk Eğitimi

Halk eğitimi; cinsiyet, din, kültür veya sosyal sınıf ayrımı yapılmaksızın herkese açık, ücretsiz, kamu tarafından finanse edilen ve kamu otoriteleri tarafından demokratik olarak belirlenen amaç ve ilkelere göre yönetilen ve değerlendirilen bir sistemdir (Ball ve Youdell, 2008).

Hizmet İçi Eğitim

Hizmet içi eğitim, hâlihazırda özel veya kamu kurumlarında bir işte çalışmakta olan iş görenlere, yapmakta oldukları işin gereğine uygun olarak sunulan ve temelde çalışanların yaptıkları işe ilişkin bilgi, beceri ve tutumlarını geliştirmeyi amaçlayan eğitim türüdür (Tüzel, 2016).

Çıraklık Eğitimi

Çıraklık eğitimi, 27587 sayılı kanuna göre Millî Eğitim Bakanlığı Meslekî ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğünün sorumluluğundadır (MEB, 2010). Çıraklık eğitimi, eğitim sistemi dışına çıkmış olan bireylere teknik yeterlilikler kazandırma, etik ilkelerle donatma ve bireylere sorumluluk bilinci kazandırma gibi amaçları olan eğitim türüdür (Tonbul ve Kılıçoğlu, 2013).

Uzaktan Eğitim

Uzaktan eğitim; birey ile öğretenin mesafe olarak birbirinden uzakta oldukları, buna rağmen birey ile öğreten arasında eş zamanlı (senkron) ya da ayrı zamanlı (asenkron) olarak bir iletişim aracıyla etkileşim hâlinde oldukları bir eğitim sistemidir. Türk eğitim sisteminde uzaktan eğitim, 1970’li yıllardan sonra farklı girişimlerle orta eğitim düzeyinde denenmiş ve uygulanmaya çalışılmıştır. 1980 sonrası bu uygulamalar, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesinin kurulmasıyla yükseköğretim sisteminde de yer almaya başlamıştır. Türk eğitim sisteminde uzaktan eğitimin hemen hemen tüm eğitim kademelerinde (ilköğ- retim, ortaöğretim, yükseköğretim) yaygınlaşmaya başlaması, 1980 ile 1990’lı yıllarda başlamıştır denebilir ve büyük öğrenci kitlelerine ulaşılabilecek hâle gelmiştir (Bozkurt, 2017). Uzaktan eğitim kavramı öğrenmeyi öncelikle zaman ve mekân ötesi bir niteliğe taşımıştır. Ayrıca uzaktan eğitim, teknolojinin sağladığı imkân olarak farklı bir öğrenme modeli olarak ortaya çıkmıştır (Demir, 2014).

Uzaktan eğitim, coğrafi olarak uzak olan bireyler için öğrenmeye erişim sağlama çabasıdır (Moore, Dickson-Deane ve Galyen, 2011).

Uzaktan eğitimin avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır.

Öğretim

Öğretim kavramının sosyal ve akademik hayatta kullanılan üç tanımı vardır. İlk olarak, “Din öğretileri”, “Kültür öğretileri”, “Ahi Evran öğretileri” örneklerinde olduğu gibi öğretilene bir doktrin veya bilgi bütünü olarak atıfta bulunmak için yapılan tanımdır ve bir fikirler bütününe


veya bir inanç sistemine atıfta bulunulmaktadır. İkincisi, “öğretmenlik”, bir mesleğe yeni talimat veren veya eğiten kişinin mesleğine atıfta bulunmak için kullanılır. Son olarak “öğretme” genellikle bir okulun rutininde, bir şeyi başkalarına bilinir kılmanın yollarını ifade etmek için kullanılır (Smith, 1960).

Öğretim kavramı TDK’ye (2022) göre belli bir amaca göre gereken bilgileri verme, öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işidir. Öğretmek kavramı ise bir kimseye bir konuda bilgi, beceri ve yetenek kazandırmak; bilinmeyen bir konuda bilgi sahibi olmasını sağlamak olarak tanımlanmıştır. Çalık’a (2021) göre öğretme, en geniş anlamıyla öğrenmeyi sağlama etkinlikleridir. Öğrenme, bireyin çevresi ile etkileşimi sonucu davranışlarında meydana gelen kalıcı bir değişim olduğuna göre öğretme de bireyin davranışında böyle bir değişiklik meydana getirme çabasıdır.

Öğretimin çeşitli özellikleri bulunmaktadır.

Öğretim Yöntemleri

• Anlatma (Takrir) Yöntemi • Tartışma Yöntemi • Örnek Olay Yöntemi • Problem Çözme Yöntemi • Gösterip Yaptırma Yöntemi • Bireysel Çalışma Yöntemi

Eğitim-Kültür İlişkisi

Kültür ve eğitim kavramları, birbiriyle yakından ilişkili iki alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu iki kavram arasındaki ilişki ve etkileşimden dolayı eğitim antropolojisi çalışma alanı ortaya çıkmıştır (Tezcan, 1978). Kültür ve eğitim ilişkisi bağlamında yapılan eğitim tanımları incelendiğinde eğitimin aslında toplumların geleceğini belirleyen kritik kavram olduğu söylenebilir. Bu bakış açısıyla düşünüldüğünde eğitimin amaçları, ilkeleri, hedefleri ve önemi toplumların geleceği açısından da son derece elzemdir.

Kültür, kültürleme, kültürlenme, kültürleşme ile ilgili farklı tanımlamalar yapılmıştır.

Eğitim ve kültür kavramları Türk eğitim sistemi bağlamında düşünüldüğünde ilk akla gelen isimlerden biri Ziya Gökalp’tir. Gökalp’in düşüncesinde öğretim medeniyeti, eğitim ise kültürü temsil etmektedir.

Eğitimde Temel Kavramların Beden-Spor Eğitimi ile İlişkisi

Kültür, eğitim ve spor ve her birinin birbiri ile akademik ilişkisi vardır.

Beden eğitimi veya spor eğitiminin bireylerde sağladığı avantajları bulunmaktadır.

Beden eğitimi ve spor ders programlarının, çocukların ve gençlerin hareket ihtiyacını karşılamaya ve vücudun gelişmesini sağlamaya yönelik olması gerekmektedir.

Hayatın hareketsizliğini gidermeli ve hareketli yaşamı geliştirmesi gerekmektedir (Sunay ve Sunay, 1996).

Farklı felsefi yaklaşımların genel eğitim felsefesinde olduğu gibi beden eğitimi ve spor alanı eğitiminde de etkisi bulunmaktadır. Bu bakımdan çeşitli yaklaşımlara göre yapılandırılan programların mantığı da farklı olacaktır.

5, 6, 7 ve 8. sınıflar için 2018 yılında hazırlanan beden eğitimi ve spor dersi öğretim programı incelendiğinde, “hareket yetkinliği” ile “aktif ve sağlıklı hayat” öğrenme alanları bağlamında yapılandırıldığı anlaşılmaktadır. “Hareket yetkinliği” öğrenme alanı; “hareket becerileri”, “hareket kavramları, ilkeleri ve ilgili hayat becerileri” ile “hareket strateji ve taktikleri” alt öğrenme alanlarından oluşmaktadır. “Aktif ve sağlıklı hayat öğrenme alanı” ise “kültürel birikimlerimiz ve değerlerimiz”, “fiziksel etkinlik kavramları, ilkeleri ve ilgili hayat becerileri” ile “düzenli fiziksel etkinlik” alt öğrenme alanlarından oluşmaktadır. Programın özel amaçları şu şekilde sıralanabilir (MEB, 2018);

• Öğrencilerin hayatları boyunca kullanacakları hareket becerilerini kazandırma, • Programdaki kavramlar ve stratejiler ile birlikte çocukların öz yönetim becerilerini geliştirme, • Çocukların, sosyal becerileri ve düşünme becerilerini geliştirme, • Çabukluk, dayanıklılık, koordinasyon, esneklik, kuvvet, hareketlilik ve ritim gibi becerileri öğrencilere kazandırma.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında
SYT107U Ünite 1 Özeti — Spor Eğitimi | AÖF Soru Bankası