SYT105U-SPORDA LİDERLİK
Ünite 6: Karar Verme Stratejileri ve Sporda Karar Verme
Giriş
Karar verme sürecinden bahsederken psikolojik ve fizyolojik etkenlerin önemi göz ardı edilmemelidir. Karar verme ve karar verme stilleri bireyin günlük yaşamında olduğu gibi, spor ortamında da büyük önem taşımaktadır. Sporda karar verme birçok faktörden etkilenir ve sporda karar verme sürecinin kendisi, birçok sistemi içeren karmaşık bir karar verme sürecidir.
Karar Verme Kavramı ve Karar Verme ile İlgili Model ve Kuramlar
Karar verme süreci birçok disiplinde farklı şekillerde ele alınan ve tanımlanan bir kavramdır. Farklı disiplinlerde ele alınan bir kavram olmasından dolayı kuramsal yaklaşımların farklılaştığı düşünülse de aynı disiplin içerisinde dahi karar verme kavramının farklı süreçler ve alt bileşenler üzerinden açıklandığı görülür. Bu bakımdan öncelikle karar verme kavramının disiplinden bağımsız, günlük kullanımı üzerinden durulduktan sonra, teorik yaklaşımlara yer vermek yararlı olacaktır.
Karar Verme Kavramı
Karar, Türkçenin zengin yapısından kaynaklı olarak bir süreci, bir durumu veya kişilik özelliğini ifade etmek amacıyla farklı anlamlarda kullanılmaktadır. Bir süreç olarak karar verme kavramı muhakeme ederek veya düşünerek bir hükme varma veya tahminde bulunma şeklinde gözlemlenen bilişsel bir süreç olarak tanımlanırken, süreklilik arz eden, devamlılığı olan, düzenli durumları tanımlamak için de kullanılan bir kavramdır. Bir kişilik özelliği olarak kararlılık, sebat ve sabır gibi kişilik özellikleri ile aynı anlamda kullanılmaktadır. Kararsızlık kavramı ise değişkenlik, huysuzluk, sabırsızlık gibi olumsuz durumları, kişilik özellikleri veya süreçleri ifade etmek için kullanılmaktadır.
Harris karar verme sürecinin iki temel özelliği üzerinden iki farklı tanıma yapmıştır. İlk tanıma göre karar verme; bireyin değer sistemini ve bireysel tercihlerine göre problem durumunu ve seçenekleri tanımlayarak alternatiflerden birini seçmesi olarak tanımlanabilir. Bu tanıma göre karar verme süreci seçeneklerin değerlendirilmesinden çok daha karmaşık bir süreçtir. Bu süreçte seçenekler sadece problem durumu uygunlukları bakımından değerlendirilmeyip aynı zamanda değer yargılarımız, duygularımız, kişilik özelliklerimiz, yaşam biçimimiz ve hedeflerimiz gibi özellikler bağlamında da değerlendirilir. İkinci tanıma göre karar verme sürecinin bilgi toplama işlevine odaklanmaktadır. Bu tanıma göre karar verilmesi gereken durum belirsizlik içeren bir durum olup seçenekler ise kesin değildir.
Karar Vermeyi Açıklayan Model ve kuramlar
Zaman içerisinde karar verme kavramının farklı disiplinlerde çalışılmasına bağlı olarak karar verme model ve teorilerinde çeşitliliğin arttığı söylenebilir. Her yeni çalışma alanında karar verme sürecinin farklı yönlerinin ele alınması kavramsal ve kuramsal zenginliğe neden olsa da
karar verme davranışını açıklamaya yönelik kuramsal yaklaşımların aşağıda kısaca açıklanan Gelatt’ın Karar Verme Modeli, Sosyal Öğrenme Kuramı, Fayda Kuramı ve Çatışma Kuramı’ndan etkilendiği söylenebilir.
Gelatt’ın Karar Verme Modeli
Gelatt’ın Karar Verme Modeli’nde, karar verme sürecini yordayıcı sistem, değer sistemi ve karar sistemi olmak üzere üç bileşen üzerinden açıklamaya çalışmıştır. İlk sistem olan yordayıcı sistem herhangi bir durum karşısında uygun eylemler, bu eylemlerin sonuçları ve bu sonuçların ortaya çıkma ihtimallerine ilişkin bilgi sahibi olmayı kapsar. İkinci sistem olan değer sisteminde olası eylemlerin sonuçları teker teker değerlendirilir. Üçüncü sistem olan karar sisteminde ise kararda ele alınması gereken öncelikler ve kararı etkileyecek kurallar bağlamında bir değerlendirme yapılır.
Krumboltz Kariyer Seçimi Sosyal Öğrenme Kuramı
Krumboltz, Kariyer Seçimi Sosyal Öğrenme Kuramı’nda, kariyer belirleme sürecini açıklamak için geleneksel karar verme süreçlerini işe koşan bir model ortaya atmıştır. Modele göre bireylerin kariyer kararlarını etkileyen değişkenleri dört ana kategori altında toplanmıştır. Bu faktörler genetik yapı ve özel kabiliyetler, çevresel faktörler, öğrenme tecrübeleri, göreve yaklaşım becerileri bileşenleri olarak sıralanmaktadır.
Fayda Kuramı
Ortaya attığı fayda kuramında Baron, karar verme sürecini kazanç ve kayıp kavramları üzerinden açıklamaya çalışmıştır. Kurama göre insanlar karar verme sürecinde en üst düzeyde kazanç ve en alt düzeyde kayıpla sonuçlanacak şekilde kararlar verme eğilimindedirler. Fayda kuramında kazançların maksimize edilmesi ve kayıpların minimize edilmesi üç alt teori üzerinden açıklanmaktadır: beklenen fayda kuramı (expected utility theory), çok nitelikli fayda teorisi (multi-attribute, utility, theory) ve faydacılık (utilitarianism).
Çatışma Kuramı
Karar verme süreci belirli alternatifler arasından birisinin seçilmesi şeklinde yaygın bir tanımla ifade edilse de bu süreç daha kompleks alt süreçlerden oluşmakta ve çeşitli bireysel faktörler bireylerin karar verme davranışlarının farklılaşmasına neden olmaktadır. Karar verme davranışlarındaki bu farklılıklar çatışmasız bağlılık, karar verme stilleri ile açıklanabilmektedir. Janis ve Mann karar verme sürecini ortaya attıkları çatışma kuramında karar verme stilleri ile bireylerin karar verme sürecindeki kaygı ve özsaygı düzeyleri ile ilişkilendirerek açıklamışlardır. Kurama göre karar verme sürecinde zaman kısıtı ile başa çıkma ve seçeneklerden kaynaklanan çelişkili durumlara çözüm üreteme gereksinimleri, bireydeki psikolojik stres düzeyini arttırır. Bu bakımdan karar verme stilleri psikolojik süreçler ile ilişkilendirilerek açıklanabilir. Kuramda çok boyutlu bir olgu olarak değerlendirilen karar verme sürecine ilişkin 5 farklı karar verme stili
tanımlanmıştır: çatışmasız bağlılık, çatışmasız değişim, savunucu kaçınma, aşırı uyarılmışlık ve ihtiyatlı seçicilik.
Karar Verme Süreci ve Karar Verme Sürecini Etkileyen Faktörler
Karar verme bir tür problem çözme süreci olarak tanımlanabilir. Birey bir problem durumu ile karşılaştığından çözüme ulaşmak için çeşitli alternatifler arasından uygun olanı seçme gereksinimi bireysel bir gerilime neden olur. Bu bakımdan karar vermek bir gereksinim olarak bireyin duygu durumundaki dengenin sağlanması için yürütülmesi gereken bir süreç olarak da tanımlanabilir.
Karar Verme Süreci
Davranış ile sonuçlanan yargı, seçenekler arasında tercih yapma, tespit etmek, hükme bağlama gibi kavramlar üzerinden tanımlanan karar verme süreci bireyin özellikleri kadar seçeneklerin niteliklerine de bağlıdır. Bu bakımdan verilen karar birey ve tercihler arasındaki etkileşime dayanan dinamik bir sürecin ürünüdür. Dolayısıyla bireyin karar verme sürecinde aktif rol oynadığı söylenebilir). Birey karar vermeden önce seçeneklerden kaynaklanan karmaşık duruma ilişkin araştırma yaparak bilgi toplar. Bu arayış sürecinde elde edilen bazı bilgiler gereksiz olarak sınıflandırılarak süreçten çıkartılırken, bazı bilgiler daha detaylı olarak incelenir ve planlama yapılır. Bireysel olarak düşünüldüğünde bireyler her karar verme sürecinde bazı alışkanlıkları sergiledikleri gözlenebilir. Bu davranış örüntüleri ise karar verme stili olarak tanımlanabilir.
Karar verme kavramını açıklamaya yönelik kuramsal yaklaşımlarda karar verme süreci genellikle çok boyutlu ve çok bileşenli bir yapı olarak ele alındığından, kuramsal yaklaşımlardaki farklılığın nedeni kuramlara dahil edilen bileşenlerdir. Zeleny ise tüm bu kuramsal farklılıklara rağmen karar verme sürecine yoğunlaşılması gerektiğini savunarak bu süreci üç evrede ayırarak incelemiştir. Zeleny bu evreleri karar öncesi evre, karar evresi ve karar sonrası evresi olarak sıralanmıştır.
Karar verme süreci, bireyi ideal duruma götürecek seçeneğin belirlenmesi şeklinde tanımlanabilir. Bu bakımdan karar verme sürecinde bireye birtakım sorumlulukların yüklediği düşünülebilir. Carney ve Wells bireyin karar verme sürecindeki görevlerini aşağıdaki gibi sıralamışlardır:
• Geçerli, güvenilir, detaylı ve güncel bilgiler toplamak, • Birden fazla seçeneğin oluşturularak beğenilen seçenekleri liste hâline getirmek • Seçenekleri detaylı bir şekilde değerlendirmek • Uygun olmayan seçenekleri eleyerek seçenek sayısını bire indirmek • Kararı gerekçelendirmek • Kararı yeniden değerlendirerek süreci gözden geçirme
Karar Verme Davranışını Etkileyen Faktörler
Karar verme, önemli yaşam becerilerinden biridir. Yerinde ve uygun verilmiş kararlar bireyin yaşamında olumlu değişimlere neden olurken, hatalı verilmiş kararlar yaşamı olumsuz yönde etkileyebilir. Bireysel kararlarda birey tek başına bir problemin varlığını hisseder, çözüm yolu için görünen seçenekleri dikkate alır ve bunu yaparken de kendi belleğine, bilgisine, değerlerine ve gerek duyduğunda diğer kaynakların bilgisine de başvurur. Ancak seçimi kendisi yapar. Bu tür kararlar bireysel kararlar gibi görünse de sonuçta bireyin bağımsız kişiliğinin ürünü değildir. Toplumsal etkenler, zaman etkeni, sınırlama, ön yargı ve kişisel eğilimler, yaş ve kişisel özellikler kararları etkileyebilen faktörlerdendir.
Karar Verme Stratejileri
Karar verme durumunda bireylerin var olan durumu, ele alma biçimleri ve sergiledikleri davranış örüntüleri karar verme stili olarak tanımlanabilir. Karar verme süreci aynı zamanda karmaşık bir problem çözme süreci olarak da değerlendirilebilir. Karar verme sürecinde, birey, bilgi toplarken, seçenekleri belirlerken, değerlendirirken, elerken, seçim yaparken ve kararı uygularken birtakım alışkanlıklar sergiler, birtakım stratejilere başvurur. Karar stratejileri, bireyin bir karar verirken, var olan durumu ele alma biçimini ve karar verme sürecinde başvurduğu yol ve yöntemleri içerir. Karar verme stratejileri farklı araştırmacılar tarafından farklı şekillerde tanımlanmıştır. Dinlage sınıflaması aşağıdaki gibi sıralanabilir:
İçtepkisel karar verme: Seçenekleri yeterince incelemede, değerlendirme yapmadan içinden geldiği gibi duygularını temel alarak, seçeneklerden hoşuna gideni tercih etme.
Kaderci karar verme: Karar verme eylemini dış koşullara, olaylara kişilere bırakma, yani süreci kaderine terk etme.
Boyun eğici karar verme: Bu diğer bireylerin tercihlerine göre hareket edere, başkalarının tercih yapmasını isteme.
Erteleyici karar verme: Sürekli olarak problemleri ele almama, karar vermeyi öteleme, erteleme.
Donup kalarak karar verme: Bu Karar verme sorumluluğu üstlenmekle beraber, karar verme gücünün olmamasından dolayı tercih yapmakta zorlanma.
Donup kalarak karar verme: Bu kişiler, zihinsel süreçler ve duygusal süreçleri karar verme sürecinde dengeli bir şekilde kullanma, seçenekleri detaylı analiz ederek birbirleri ile kıyaslama yaparak karara varma.
Gerçekten kaçan karar verme: Bireylerin bir karardan kaçındığı ya da bir cevap vermede araştırmadan saptıkları stratejilerdir.
Riske girmek istemeyen karar verme: Bu Tercihleri değerlendirirken en az risk kriterini temel alarak, farklı alternatifleri eleme yoluna giderek karar verme.
Bağımsız karar verme: Diğer bireylerin görüşlerine kulak asmadan kendi başına karar verme
Scott ve Bruce ise beş tür karar verme stilinden bahsetmişlerdir. Bunlar;
Akılcı karar verme stili: Karar verme durumunda, bireylerin karar vermesi gereken durumla ilgili araştırma ve inceleme yaparak duruma en uygun alternatifi seçmesidir. Akılcı karar verme stiline sahip bireyler, daha dikkatli bir tutum sergilerler.
Sezgisel karar verme stili: Karar verme durumlarında bireylerin içsel olarak duyguları ve sezgileri ile karar vermesidir. Sezgisel karar verme stiline sahip bireyler, diğerlerine göre daha hızlıdırlar ve önsezilerini kullanırlar.
Bağımlı karar verme stili: Karar verme durumlarında bireyin başkalarının tavsiyelerine ve yönlendirmelerine göre karar vermesidir. Bağımlı karar verme stiline sahip bireyler, kararlarının sorumluluklarını diğerlerine yansıtmaktadırlar.
Spontan karar verme stili: Karar verme durumunda bireyin o andaki ve koşuldaki durumuna göre karar vermesidir. Spontan karar verme stiline sahip bireyler, kendiliğinden ve doğal sürecine göre karar verme eğilimi gösterirler.
Kaçıngan karar verme stili: Karar verme durumunda bireyin karar vermemek için karardan uzaklaşmasıdır. Kaçıngan karar verme stiline sahip bireyler, karar verme sorumluluğundan kaçma eğilimi gösterirler.
Mann ve ark., ise dört karar verme stilinden bahsetmektedirler:
Dikkatli Karar Verme Stili: Karar verme durumunda, bireylerin karar vermesi gereken durumla ilgili araştırma ve inceleme yaparak duruma en uygun alternatifi seçmesidir. Dikkatli karar verme stiline sahip bireyler, daha dikkatli bir tutum sergilerler.
Kaçıngan Karar Verme Stili: Karar verme durumunda bireyin karar vermemek için karartan uzaklaşmasıdır. Kaçıngan karar verme stiline sahip bireyler, karar verme sorumluluğundan kaçma eğilimi gösterirler.
Erteleyici Karar Verme Stili: Bireyin kararı geçerli bir neden olmaksızın sürekli erteleme, geciktirme durumudur. Problemi askıya alırlar, problem üzerinde düşünmeyi ve eyleme geçmeyi ileri bir tarihe bırakarak ötelemeyi tercih ederler.
Panik Karar Verme Stili: Karar verme durumlarında bireylerin içsel olarak duyguları ve sezgileri ile karar vermesidir. Panik karar verme stiline sahip bireyler, diğerlerine göre daha hızlıdırlar ve önsezilerini kullanırlar.
Sporda Karar Verme Süreci
Her ne kadar her disiplinde farklı ele alınsa da sporda karar verme çalışmalarının diğer disiplinlerden farklı olduğu düşünülebilir. Glovich, sporu karar vermenin bilişsel boyutunun incelenmesinde doğal bir laboratuvar olarak değerlendirilebileceğini belirterek, karar verme süreçlerinin çalışılması için sporun diğer disiplinlere göre daha elverişli bir disiplin olduğunu savunmaktadır.
Gerçekten de spor ortamlarında insanların nasıl düşündükleri, mevcut durumu nasıl analiz ettikleri ve yargıda bulundukları, laboratuvar şartları altında ele alınabilecek önemli bir araştırma konusudur.
Spor, süreç gerektiren bir olgu olduğu için uygun karar verme hem sürece hem de sonuca etki edebilmektedir. Spor katılımcıları olumlu sonuçlar elde etmek istiyorsa, karar verme eylemini en uygun seçenek çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerektiğini bilmelidirler. Sportif başarının ortaya çıkışında salt fizyolojik, psikolojik ve teknik-taktik çalışmaların yeterli olmadığı zihinsel faktörlerin de etkili olduğu bilinmektedir. Sportif başarının belirlenmesinde bir boyut olarak karar verme yeteneği büyük önem taşımaktadır.
Gerek karar verme eyleminin doğasından kaynaklı, gerekse spor alanları arasındaki farklılıklardan kaynaklı, sporda karar verme tanımlarının ve türlerinin çeşitliliğinden söz edilebilir. Her ne kadar standart bir tanımdan söz etmek mümkün görünmese de farklı yaklaşımlarda sıklıkla söz edilen sporda karar vermeye ait bazı karakteristik özelliklerden söz edilebilir. İlk olarak sporda karar vermenin doğal bir süreç olduğu düşünülebilir. Sporda karar vermenin ikinci kilit özelliği spor esnasında verilen kararların dinamik olmasıdır. Çünkü spor esnasında seçenekler zaman içerisinde sürekli değişmektedir. Bu dinamik yapıdan dolayı sporcular müsabaka esnasında sürekli değişen durumla mücadele edebilmek için her yeni durum için yeni ve farklı bilgiye gereksinim duyarlar. Sporda karar vermenin üçüncü kilit özelliği sporda verilen kararların davranışsal olmasıdır. Çünkü sporda sergilenen davranışların çoğu müsabaka esnasında açık bir şekilde sergilenir.
Tenenbaum ve arkadaşlarının bilgi işlemleme süreçleri ile açıklamaya çalıştığı bu süreç hafıza, muhakeme, dikkat ve konsantrasyon gibi aşağıda sıralanan özellikler çerçevesinde açıklanabilir:
• Kısa ve uzun süreli bellek • Algılama gücü • Zihinsel hayaller • Dikkat • Konsantrasyon ve tecrübe
Bu yaklaşıma göre sporda karar verme süreci bireyin bilgi birikimi, duruma ilişkin tecrübe düzeyi ve algılama kapasitesi ile yakından ilişkilidir. Ayrıca sporcuların bilgi birikimi, tecrübe düzeyi ve algılama düzeyleri karar verme stillerinin de farklılaşmasına neden olmaktadır.
Sporda karar vermenin bilişsel boyutunu inceleyen Rasmussen’e göre bilişsel süreçlerin şekillendirdiği üç tür karar verme türü açıklamaktadır:
1) yetenek temelli 2) kural temelli ve 3) bilgi temelli.
Sporda karar verme sürecinin bilişsel boyutunu aşamalı olarak inceleyen Gigerenzer ve Selten ise bu aşamaları aşağıdaki gibi açıklamıştır:
1. Aşama: İlk aşama araştırma aşamasıdır. Bu aşamada birey problemin bir karar gerektirip gerektirmediğini değerlendirmek için bilgi toplar. Örneğin bir teknik direktör müsabakanın gidişatına göre oyuncu değiştirmenin sahadaki oyun üzerinde etkisi olup olmayacağını değerlendirir. Bu süreçte durum bazı basit kurallar çerçevesinde ele alınır.
2. Aşama: Var olan durumun seçeneklerden birisine karar verilerek düzeltilebileceğine ilişkin kanı oluşmuştur. Bu aşamada tasarım aşamasına geçilir. Örneğin, teknik direktör oyuncu değiştirmeye karar vermiştir ancak hangi pozisyona hangi oyuncunun geçeceğine ilişkin çeşitli tahminler ve tasarımlar yapılır.
3. Aşama: Bu aşamada karar vermek için basit kurallar kullanılır. Örneğin gol atmak isteyen bir futbol takımının teknik direktörü hücuma yönelik bir oyuncuyu belirlemeye çalışır.