SOS322U-SOSYAL MEDYA SOSYOLOJİSİ
Ünite 8: Türkiye ve Sosyal Medya: Kavram, Kullanım ve Endüstri
Sosyal Medya Kavramı, Kullanımı ve Endüstrisi
Sosyal medya, sanal topluluklar ve ağlar aracılığıyla bilgi, fikir, kariyer çıkarları ve diğer ifade biçimlerinin oluşturulmasını ve paylaşılmasını kolaylaştıran interneti bir araç olarak kullanan teknolojilerdir.
Sosyal medya, kullanıcıların haber veya makalelerin içeriğini oluşturmasına ve paylaşmasına ya da sosyal ağlara katılmasına izin veren bir web sitesi ve uygulama olarak tanımlar. Facebook, Twitter, Instagram, Line ve Vine sosyal medyaya örnektir.
Sosyal medya; ana akım medyadan farklı olarak herkesin yaratıcılığına ve paylaşımına açık, ana akım medyaya oranla çok daha ucuz ve hızlı uygulamaları ile yeni medya anlayışıdır.
Fruchter sosyal medyayı ‘’5C’’ ile betimlemektedir; Conversation (sohbet, iletişim), Community (topluluk), Commenting (yorumlamak), Collaboration (uyum, iş birliği) ve Contribution (katkı)’dan oluşur.
Dünyanın her yerinde kullanılan sosyal medya platformlarının Türkiye’de çok ciddi bir kullanım oranına ve etkiye sahip oldukları kabul edilmektedir.
Sosyal medya, adında medya olmasına rağmen geleneksel medyadan çok farklı özellikler taşımaktadır. Bilgisayar tabanlı sistemler, mobil (taşınabilir) yayıncılık sosyal medyanın güç kazanmasını sağlamış, yaşamın her noktasında çevrimiçi kalabilmek ve sanal topluluklar içerisinde yer alabilmek sosyal medya ile birlikte mümkün kılınmıştır.
Sosyal Medya Kavramının Özellikleri
Ana akım medya olarak tanımlanan geleneksel medyanın yanında gelişen sosyal medya kavramının en belirgin ve belirleyici özelliği sınırsız iletişimdir.
Sosyal medya kavramının alışılagelmiş tek boyutlu aktarımcı iletişim biçiminin dışında seyreden ve bireyi ön plana alan yeni anlayışının diğer bir özelliği de serbestliktir.
Sosyal medya, teknolojinin sosyal yaşama kattığı yeni bir teknolojik olanaktır.
Sosyal medya bir alternatiftir.
Sosyal medya bir sosyalleşme zeminidir.
Sosyal medya; dili, kuralları, ilkeleri, davranış kalıpları ve ritüelleri olan bir kültüre sahiptir.
Sosyal medya mizahtır.
Sosyal medya anlık tepkilerin kalıcı olduğu bir arşivdir.
Sosyal medya bireysellik temellidir.
Sosyal medya sürekliliktir.
Sosyal medya aracılığıyla veri toplamak ve ölçümlemek daha kolay olmaktadır.
Sosyal medyaya erişim kolaydır.
Sosyal medyaya erişim hakkı temel insan haklarından biri olarak kabul edilmektedir.
Sosyal Medya Okuryazarlığı
Genel olarak internet ve özellikle sosyal medya, sosyalleşme, bilgi edinme ve öğrenme yöntemlerimizde giderek daha önemli bir rol oynamaktadır. Medya okuryazarlığı bilginin çevrimiçi veya çevrimdışı ortamlarda analizi ve değerlendirilmesine odaklanmaktadır; sosyal medya okuryazarlığı ise çevrimiçi bilginin üretimi, paylaşımı, iş birliğiyle oluşturulması ve istenildiği zaman işlenmesi üzerine odaklanır (Jenkins, 2009; Kaplan & Haenlein, 2010). Sosyal medya okuryazarlığı sosyal ağlarda etkin dijital kimlik yönetimi, bilinçli olarak içerik üretme, sosyal ağlarda paylaşılan içerikleri/mesajları analiz etme ve anlamlandırabilme becerisi olarak tanımlanabilir (Castells, 2013; Vanwynsberghe, Boudry & Verdegem, 2011).
Sosyal medya okuryazarlığı, vatandaşlara kişisel, mesleki ve toplumsal faaliyetlere katılmak için çeşitli biçimlerde, çeşitli araçları kullanarak eleştirel, etik ve etkili bir şekilde erişme, anlama, değerlendirme, kullanma, oluşturma ve paylaşma yetkisi veren bir dizi yetkinliktir.
Vanwynsberghe, Boudry ve Verdegem’e (2011) göre sosyal medya okuryazarlığı üç temel boyuttan oluşur. Bu boyutlar aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
1. Sosyal medyaya erişim 2. Sosyal medya yeterlilikleri 3. Sosyal medya kullanımı
Türkiye’de Sosyal Medya Kullanımı
Türkiye’de sosyal medya kullanıcılarının sayısı 54 milyona ulaşmıştır, elde edilen verilere göre Türkiye nüfu- sunun %64ü aktif sosyal medya kullanıcısıdır. Bu yüksek ilgi de Türkçenin sosyal medyada en çok kullanılan 8. dil olmasını da sağlamıştır (We are social, 2020).
Türkiye’de sosyal medya kullanımının yaş dağılımı incelendiğinde en yüksek kullanım oranının 25-34 yaş arasında olduğu tespit edilmiştir.
We are Social tarafından 2014 yılında hazırlanmış İnternet ve Sosyal Medya Kullanım İstatistiklerine göre ise Türkiye’de en çok kullanılan sosyal medya platformu Facebook (%93)’tur. Sırasıyla bunu Twitter (%72), Google+ (%70) ve LinkedIn (%33) takip etmektedir.
Türkiye’de Sosyal Medya Endüstrisi
Sosyal medya, bireylerin yaşam şekillerini büyük ölçüde değiştirmiş ve neredeyse her endüstrinin iş yapma şeklini etkilemiştir. Son dönemde özellikle Web 2.0 teknolojisinin gelişmesi ile birlikte sosyal medya alanında birçok uygulama ve bu uygulamaların markaları ortaya çıkmıştır. Sosyal medya endüstrisinin bir parçası olmaya
çalışan bütün şirketlerin, kurum içi sosyal medya departmanları vardır veya bir sosyal medya stratejisi geliştirmelerine, ürünlerini pazarlamalarına ve çeşitli sosyal medya türlerindeki profillerini yönetmelerine yardımcı olmak için danışmanlık firmaları tutmaktadırlar. Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar ve devlet kurumları ise sosyal medyayı, programları ve hizmetleri hakkında bilgi yaymak için kullanırlar.
Pazarlama profesörleri Andreas Kaplan ve Michael Haenlein (2010), sosyal medyanın bir endüstri oluşturmasında ayrı ayrı etkileri ve özellikleri olan 7 farklı sosyal medya türünü tanımlamaktadır;
1. Ortaklaşa yapılan projeler 2. Bloglar 3. Mikrobloglar 4. İçerik grupları 5. Sosyal ağ siteleri 6. Sosyal imleme 7. Sosyal haberler
Sosyal medya endüstrisi farklılık yaratma ve hedef kitle arayışları ile öne çıkma stratejilerini öncelikle kullanmaktadır.
Sosyal medya endüstrisinde ayakta durma ve yer edinebilmenin aslında iki basit kuralı bulunmaktadır. Bunlar, yeni özellikler ile yeni üyeler bulma ve eski üyelerin kaybedilmeden sistemde tutulabilmesidir.
Sosyal Medyada Taraflar
Sosyal medyanın tüm toplumlarda çok yaygınlaşması, günlük hayatın, iş hayatının bir parçası olması, bireylerin bu mecralarda harcadıkları zamanın giderek artması ve bireysel içerik üretiminin farklı alanlarda anlamlı bir şekilde görünürlük kazanması; sosyal medya ile ilgili çeşitli bakış açılarının oluşmasına neden olmuştur. Bilgisayar ve internet gibi araçlara dönük eleştirel ve destekleyici tutumlar sosyal medyada da görülmektedir. Bu tutumlar; sosyal medya karşıtları (eleştirel-karşıtlar) ve sosyal medya taraftarları (savunucu-taraftarlar) şeklinde düzenlenebilir.
Sosyal Medya Karşıtları (Eleştirel-Karşıtlar)
Sosyal medya karşıtlarının en önemli argümanı sosyal medya ara yüzlerinin sosyalleşmeyi olumsuz etkilediği ve ilişkilerin mekanik bir şekilde dijitalize edildiğidir.
Sosyal medyanın ortaya çıkardığı sanal ortamlarda sosyalleşmeye alışan ve burada sanal ilişkiler kuran bireylerin gerçek hayatta zamanla daha az zaman geçirdiği ve gerçek ilişkilerden uzaklaştığı savunulmaktadır. Ayrıca sosyal medyanın, zamanla temel iletişim becerilerinin körelttiği bireylerin gerçek hayatta asosyal varlıklar hâline gelmesine neden olduğu düşünülmektedir.
Sosyal Suskunluk Sarmalı
Suskunluk Sarmalı Kuramı’na göre kamuoyunda ya da herhangi bir topluluk içerisinde kabul gören fikirlere sahip
olan bireyler kendilerini daha güvende hissedebilirler ve fikirlerini rahat bir biçimde ifade edebilirler (Türk, 2013). Ancak farklı fikirlere sahip olan bireyler kendilerinden daha az emindirler ve dolayısıyla fikirlerini ifade etmeyi ertelemekte veyahut fikirlerini bir kenara bırakarak suskunluğa bürünmektedirler (Algül ve Üçer, 2013).
Azınlık olan fikirler daha az ifade edildikçe dile getirilme şansları da zaman içinde daha da azalır; işte bu noktada da bir Suskunluk Sarmalı ortaya çıkar.
Sosyal Medyada Kimlik Arayışı ve Kimlik Karmaşası
Sosyal medya kullanımında bir profil yaratma ve bununla tutarlı olma isteği, bireyi muhtemel tedirginliklerden uzak tutmaktadır. Ancak özne (kullanıcı) bu süreçte aslında şekilsizdir ve duruma, zamana, kültüre, karşısındaki kişiye, çıkarına vb. birçok niteliğe göre farklı davranabilir. Birey sanal kimliğine kendi kimliklerini vermeye başladığında başka bir forma girmiş olur. O artık sadece bir sayı ve sanal grubun sosyal bir üyesi olarak beklenen davranışları göstermesi gereken bir nesne hâlini alır. Böylece sonuç olarak entropik süreç zayıflar, belirginlik artar, ancak tezat bir şekilde özgürlüğü de elden gider (Hazar, 2011).
Sosyal Medya ve Etik Olmayan Davranışlar
Sosyal medya karşıtları bu platformlarda birçok etik ihlalin söz konusu olduğunun ve bu durumun önlenemez ve düzeltilemez bir biçimde bireylere zarar verdiğinin altını çizmektedirler.
Sosyal Medya ve Dil Kullanımı
Kısaltma ile konuşan ve zamana karşı yarışan bireyler uzun metinleri okuma, kavrama ve analiz etmede problemler yaşayabilmektedir (Saussure, 2001). Bu da elbette, eleştirel ve yaratıcı düşüncenin gelişmemesine, bireylerin entelektüel olarak farklı bakış açıları kurgulayamamalarına neden olmaktadır.
Sosyal Medya Taraftarları (Savunucu-Taraftarlar)
Sosyal medya savunucularının ortaya koydukları ilk tez sosyal medyanın sunduğu özgürlük ve demokratik alandır. Sosyal medya sayesinde dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen bir olay ya da gelişme aynı anda bütün dünyanın elde edebileceği bilgiye dönüşmektedir. Sosyal medya sayesinde artık hiçbir şey gizli kalmamaktadır. Sosyal medya iletişimi küreselleştirmekte ve sosyalleşmeyi sağlamaktadır. Sosyal medya ve uygulamaları bireyleri birbirine bağlar. Sosyal medya doğrudan bir halkla ilişkiler zeminidir.
Sosyal Medya: Fırsatlar ve Riskler
Sosyal medya çeşitli avantajlar ve dezavantajlar sun- maktadır.
Sosyal Medyada Fırsatlar
Sosyal Medyada Haberleşme ve İletişim
Sosyal medya genel olarak bireylerin internette birbirleriyle yaptığı diyaloglar ve paylaşımlar sosyal
medyayı oluşturur. Farklı sosyal medya sitelerinde kullanım ve kullanıcı davranışı farklı olsa da tüm sosyal ağ sitelerinin veya sosyal medya platformlarının haberleşme ve iletişim olanağı açısından ortak avantajları şu şekildedir: Çok fazla sayıda bireye ulaşım sağlama, kullanıcılar arasında doğrudan bir bağlantı kurabilme, sınırsız ağ oluşturma, anında haber ve bilgi sağlama, farkındalık ve aktivizm, fikir alışverişi ve işbirliği.
Sosyal Medya ve Ekonomi
Sosyal medyanın bir şekilde toplumdaki her bireye hitap eden ortamları ve etkileşimli yapısı, geleneksel reklamcılık modelini bozmuş ve onu piyasa değeri ile dünyanın en büyük şirketlerinden biri hâline getirmiştir.
Ekonomik bir perspektiften bakıldığında, sosyal medya, kısa sürede geniş bir müşteri tabanına etkin bir şekilde ulaşılmasını sağlayan reklam kolaylığıyla ekonomiyi yönlendirmeye yardımcı olur. Şirketler, sosyal ağlarda reklam vererek yeni müşteriler bulur ve böylece markaların bilinirliğini artırır.
Sosyal Medya ve Toplumsal Aidiyet
Aidiyet, bir grubun kabul edilmiş bir üyesi olma hissi ve insanın duygusal bir gereksinimidir.
Sosyal ağ siteleri, İnternet ve Web tabanlı platformları kullanarak kişiler arası iletişimi ve iş birliğini destekleyen Bilgi Sistemleri’dir (IS). “Sosyal olmak” ve sosyal medya platformlarının meydana getirdiği küresel toplumun bir parçası olma ihtiyacı milyonlarca bireyin çevrimiçi olarak bağlanmasına neden olmaktadır. Bu web siteleri, kullanıcılara ve üyelere makale yayınlama, resim ve video paylaşma, tartışmalara katılma, mesaj bırakma ve çevri- miçi olarak aile, arkadaş, cemiyet ve dâhil olunan diğer topluluklarla veya bunların hizmetlerinin bir kombinasyonuyla tanışma ve bağlantı kurma olanağı sağlar.
Sosyal Medyada Riskler
Sosyal medya kanalı aracılığıyla her birey istediği amaca uygun bir paylaşım yaparak diğer bireylere veya toplumlara ulaşabilmektedir. Benzer şekilde sosyal medya, bireylerin nefret söylemi, hakaret, siber saldırı gibi amaçlarla kullanımına açık bir ortam oluşturabilmektedir. Her iki durumda sosyal medyanın ciddi bir risk unsuru olmasına sebebiyet vererek bireylerin zarar görmesine de sebep olabilmektedir.
Sosyal Medyada Algı Yönetimi
Bireylerin düşünce, davranış, duygu ve tutumlarının oluşturulması ve ortaya konması sürecinin birincil basamağı ve en temel bileşeni olan algı kavramının sosyal medya platformları tarafından etkilenebiliyor olması sosyal medya kullanımının ortaya koyduğu en olumsuz dezavantajlardan biri hâline dönüşebilmektedir.
Algı yönetimi, bireylerin belirli amaçlarına hizmet etmek amacıyla toplumların ve /veya diğer bireylerin duygularını, motivasyonlarını etkilemek için yapılan
yayınlar, ortaya konan söylem ve göstergeler gibi eylemler bütünüdür.
Günümüzde sosyal medya aracılığıyla uygun teknolojiler ve kurgu teknikleri ile çok kısa zamanda çok sayıda kişiye bir tek kişinin hazırladığı algı malzemesi ulaştırılmaktadır. Bir başka deyişle artık sosyal medya araçları kullanılarak toplumsal olan bütün hareketlerde bireyler tek başlarına başlatıcı ve yönetici olabilmektedir.
Sosyal Medya Saldırganlığı
Toplumsal yaşamın bir parçası hâline gelmiş olan sosyal medyanın kişiler arası ilişkilerde kullanım süreci yalnızca olumlu fikir alışverişi ve iletişim ile sonuçlanmamış, aynı zamanda agresif ve potansiyel olarak zararlı içeriğin yaygın bir şekilde yayılmasına yol açmıştır. Bu olumsuz süreçler içindeki saldırgan davranışlar da sanal iletişim alanlarına aktarılmıştır (Eraslan, Kukuoğlu, 2019). Sosyal medya platformlarının erişimi ve kapsamı aracılığıyla zorbalık, saldırganlık veya nefret söylemi gibi potansiyel olarak zararlı olayların yayılması, milyarlarca insanın yaşamını etkileyecek benzeri görülmemiş bir güç ve etki sağlamıştır (Grigg, 2010).
Sosyal medyada fiziksel olarak bir saldırganlık davranışının sergilenmesi mümkün olmasa da günümüzde sosyal ağlar üzerinden psikolojik saldırganlık davranışlarının üst boyutlarda sergilenebildiği görülmektedir.
Sosyal Medya Saldırganlığı (SMS); sosyal medya kanallarını kullanarak bir birey ya da gruba, özel ya da tüzel bir kişiliğe karşı çeşitli amaçlar güdülerek, sistematik ya da bireysel yapılan hakaret, tehdit, şantaj, toplu mesaj, nefret suçu ve teknik saldırı gibi zarar verme davranışlarının tümüdür.