AÖF Soru Bankası

Sosyal Medya SosyolojisiÜnite 6 Özeti

Sosyal Medya, Popüler Kültür ve Kimlik İnşasının Yeni Biçimleri

SOS322U-SOSYAL MEDYA SOSYOLOJİSİ

Ünite 6: Sosyal Medya, Popüler Kültür ve Kimlik İnşasının Yeni Biçimleri

Giriş

Bu ünitede sosyal medya, popüler kültür ve kimlik olgusu bağlamında değerlendirilmiştir. Bu bağlamda sosyal medyanın popüler kültüre nasıl ve ne şekilde hizmet ettiği, sosyal paylaşım ağlarıyla birlikte kimliğin inşası kuramsal bir bakış açısıyla incelenmiştir. Sosyal medya ve kimlik arasındaki etkileşim oldukça önemlidir. Çünkü sosyal medyanın gelişim göstermesi ve yaygınlaşmasıyla birlikte kültür ve kimlik kavramı değişikliğe uğramıştır.

Günümüz Dünyasında Popüler Kültür Olgusu

Bir toplumun düşünüş ve duyuş birlikteliğini oluşturan, gelenek hâlini almış her türlü düşünce ve sanat varlıklarının bütünü kültürdür. Popüler kültür ise tarihsel dönemlerde çok farklı açılardan ele alınmış ve irdelenmiştir. Popüler kültürün kapsama alanı oldukça geniştir. Kökleri genel olarak yerel geleneklerde bulunan halkın temel pratiklerini, inançlarını, ticari merkezlerde üretilen kitlesel pratikleri, nesneleri içermektedir. Popüler kültür aracılığıyla bireylerde geçici rahatlamalar meydana gelmekte, gündemin yoğunluğundan uzaklaşması sağlanmaktadır.

Popüler kültür toplum açısından sürekli bir tartışma konu- su oluşturmuştur. Popüler kültürü ticari bir yalan olarak değerlendiren yaklaşımların yanı sıra bilinçaltının dışa vurumu şeklinde tasvir eden bakış açıları da mevcuttur.

Popüler kültürü aşağıdaki tanımlarla da ifade edebilmek mümkündür (Alemdar ve Erdoğan, 1994):

• Popüler kültür; orta sınıfa ait olan bir kültürdür. • Nüfusun geniş kesimine hitap edebilen ve toplumca yararlanılan ürünlerdir. • Halkın değer yargıları, davranışları, eğlence biçimi ve kültürünün bütünüdür. • Geniş bir ifadeyle popüler kültür; deyişler, sözler, nesneler, resimler, tüm eserlerdir. • Seçkinci bir kitleye ait olmayan ve genel olarak kitle iletişim araçlarıyla sunulan yaşam ögelerini kapsamaktadır.

Popüler Kültürün Doğuşu ve Gelişimi

Popüler kültür ve kapitalizm arasında sıkı bir ilişkinin olduğu bilinmektedir. İktisadi ve teknolojik bağımlılık, kapitalist sistemin başat aktörleri arasında yer almaktadır. Kültürün alınıp satılmasıyla birlikte oluşturulan sistem de popüler kültürü doğrudan tetiklemiştir.

Popüler kültürün doğuşu ve gelişimi sanayi öncesi dönemde Avrupa’da kültürel olarak meydana gelen “halk kültürü” ve “yüksek kültür” ayrımına dayanmaktadır. Modern Batı’da popüler kültür, bir toplumun nüfusunun çoğunluğu tarafından tüketilen müzik, sanat, edebiyat, moda, dans, film, siber kültür, televizyon ve radyo gibi kültürel ürünleri ifade etmektedir.

Belli bir dönem için geçerli olan popüler kültür hem hızlı üretilen hem de hızlı tüketilen kültürel özelliklerin bütünü olarak ifade edilmektedir.

Popüler Kültürün Özellikleri ve Yapısı

John Storey (2018), popüler kültürü kendine özgü bir bakış açısıyla değerlendirerek özelliklerini maddeler hâlinde aktarmıştır;

• Popüler kültür, birçok insan tarafından yaygın olarak tercih edilen veya çok sevilen bir kültürdür. Olumsuz çağrışımları yoktur. • Popüler kültür, “yüksek kültür”ün ne olduğunu belirledikten sonra geriye kalan şeydir. Diğer bir ifadeyle popüler kültür aşağılık kabul edilir, statü ve sınıfın bir göstergesi olarak işlev görür. • Popüler kültür, ayrımcılık yapmayan tüketiciler tarafından toplu tüketim için üretilen ticari nesneler olarak tanımlanabilir. Buna göre popüler kültür, elitlerin kitleleri bastırmak veya onlardan yararlanmak için kullandıkları bir araçtır. • Popüler kültür, halk kültürüdür; onlara dayatılmaktan ziyade insanlara dayanan bir şeydir. • Popüler kültür müzakere edilir. Kısmen egemen sınıflar tarafından dayatılır ve kısmen ikincil sınıflar tarafından direnilir veya değiştirilir. Baskın kültür yaratabilir, ancak astlar neyi tutacaklarına veya atacaklarına karar verir. • Popüler kültürün son özelliği, postmodern dünyada, bugünün dünyasında, “otantik” ile “ticari” arasındaki ayrım oldukça bulanıktır. Gü- nümüz popüler kültüründe, kullanıcılar birtakım üretilmiş içeriği benimsemekte, kendi kullanımları için değiştirmekte veya tamamen reddetmektedir. Kısacası bireyler kendi içeriklerini oluşturmakta özgürdür.

Popüler kültür, kitle kültürünün en somut biçimlerinden biri olup en çok alınıp satılanla ilişkilidir. Kitle kültürü ise tekelci kapitalist yapının hem imaj hem de ürün satışını gerçekleştiren, enternasyonal pazarın gereksinimlerine göre hâl alan, önceden kesilmiş, biçilmiş ve paketlenerek sunulmuş bir kültürdür.

Popüler Kültür ve Sosyal Medya İlişkisi

Sosyal medya; görüntü, fotoğraf, resim, video, haber, görüş ve düşünce vb. gibi unsurların kişiler aracılığıyla paylaşılması için kullanılan online ortamları ifade etmektedir. Bu kaynaklar arasında bloglar, vloglar, sosyal paylaşım ağları, mesaj panoları, podcastler, vikiler yer almaktadır. Yeni iletişim teknolojilerinin varlığı ve gelişim göstermesiyle birlikte popüler kültürün üretime ilişkin ayağı da giderek zenginleşmiştir. Kısacası popüler kültür ve ürünleri yeni iletişim teknolojileriyle birlikte çok daha hızlı bir şekilde yayılır duruma gelmiştir. Hızlı iletişim ve etkileşim popüler kültürün bir numaralı dayanak noktası hâline gelmiştir. Anlaşılacağı üzere medya, popüler kültürün yayılmasında başat faktör durumundadır. Eğlence ve merak unsuru popüler kültür ürünlerinin temelini oluşturmaktadır. Popüler kültür ve sosyal medya arasındaki ilişkiyi derinlemesine irdeleyen çalışmalarda bireyselliğin ön plana çıktığı ifade edilmektedir.


Dijital Çağda Kimlik Kavramı

Sosyal medya ve internet teknolojisinin gelişim göstermesiyle birlikte insan hayatının merkezine çok farklı kavramlar dâhil olmuştur. Sembolik tüketim, toplumsal kimlik, benlik, özçekim gibi kavramlar ön plana çıkmıştır. Sosyal medyada milyonlarca kullanıcı yer almaktadır. Bu kullanıcıların oluşturmuş oldukları dijital kimlikler tıpkı reel kimlikleri gibidir.

Goffman’ın ortaya atmış olduğu benlik sunumu da sosyal medyayla birlikte dönüşüme uğramaktadır. Sosyal medya, bireylerin yapısını, kişiliğini değiştirebilmekte ve hatta onlara reel kimliklerinden farklı dijital kimlikler kazan- dırmaktadır.

Sosyal medyanın dikizleme kültürü kazandırdığını belirten Niedzviecki’nin de görüşleri dikkate değerdir. Takip edildiğini bilen birey, olduğu kimliği değil, olmasını istediği kimliği sunmaktadır.

Dijital kimlik, teknolojiyle harmanlanmış tutum normlarıdır. Sosyal paylaşım ağlarında gibi ortamlarda inşa edilen kimlikler kişinin kendisini reel bir şekilde olduğundan değişik göstermesine imkân tanımamaktadır. Özünde soyut ve araçsal ağlara karşı olan kimlik, hâkim düzendeki bireyler için ana anlam kaynağı olarak hizmet sunar.

Ulusal, dinî veya cinsel kimlikler etrafında şekillenen toplumsal hareketler, değişken ağların neden olduğu istikrarsızlık ve yapısal değişim zamanlarında özerkliği yeniden sağlamaya çalışan anahtar oluşumlardır. Bu hareketler, yeni teknolojilere açık olan ve özgürlükçü kimlik politikalarına odaklanan aktif kültürel seçkinler ile geleneksel norm ve değerlere ters düşen kaynak eksikliği olan gruplar arasında farklılık gösterir.

Sosyal medya ve kimlik etkileşimi bağlamında diğer bir önemli unsur ise kültür endüstrisidir. Kültür endüstrisi, kapitalist endüstriyel üretimin mantıksal sonucudur. Asgari çaba gerektiren bir tarzda sıradanlıktan kaçış teklif ettiği iddia edilmektedir. Tüketicinin ihtiyaçları ve zevkleri, arz ve talebe göre mevcut olanı etkiler, ancak kapitalizm, hazır bir tedarik için talepler yaratarak kendisini meşrulaştıran bir ürün sağlamaya çalışır. Sosyal medya da kimlik inşası noktasında ürünlerin yayılmasına hizmet eder.

Sosyal medya ve kimlik etkileşimi ağ toplumu temelinde de değerlendirilebilir. Ağ toplumu, ağa bağlı, dijital bilgi ve iletişim teknolojilerinin yayılmasının neden olduğu sosyal, politik, ekonomik ve kültürel değişikliklerle ilgili oluşturulan bir kavramdır. Ağ toplumu kavramı, küreselleşmenin sosyal sonuçlarının yorumlanması ve elektronik iletişim teknolojilerinin toplumdaki rolü ile yakından ilişkilidir. Kavramın en önde gelen kuramcısı Manuel Castells’e göre ağ toplumu; sosyal yapısı mikro elektronik tabanlı bilgi ve iletişim teknolojileriyle desteklenen ağlardan oluşan bir toplumdur.

Sosyal Medyada Kimlik ve Benliğin Oluşumuna Etki Eden Faktörler

Günümüz dünyasında bireyler, sosyal paylaşım ağları aracılığıyla kendi hedef kitlelerin ilgisini çekmeyi amaçlamakta, sosyal medya üzerinden yapmış oldukları paylaşımlarla birlikte kendilerini beğenilir kılmaya çalışmaktadırlar. Birey, sanal ortamda kurgulanmış bir gerçek sunmakta, kendini nasıl ifade etmek istiyorsa paylaşımlarını o ölçüde gerçekleştirmektedir.

Sosyal medya ve kimlik, ağ bağlantılı bir kimlik kavramını ifade etmektedir. Ağa bağlı kimlik, sosyal bağlara yol açmaktadır. Başka bir deyişle, ağa bağlı kimlik, sosyal kimliği ifade etmektedir. Bilgisayar aracılı iletişimde, başkalarının bizi algılamasını dilediğimiz yol, gerçekte olduğumuz yolun önüne geçmektedir.

Kimlik oluşumu sosyal medya açısından ele alındığından, olguyu işlevselci ve eleştirel araştırma paradigmalarına yerleştirmek gerekmektedir. Çünkü sosyal medyadaki kimlik inşasına hedonizm, narsisizm ve egoizm etki etmektedir.

Sosyal medyanın geçici mutluluklar oluşturduğu görülmektedir. Sosyal paylaşım ağları aracılığıyla inşa edilen kimliklerde haz almak birincil derecede önemlidir. Beğeni, mutluluk ve haz üçgeni bireyin kendini sosyal medyada daha fazla olmasına zorlamaktadır. İster istemez bu durum sosyal medya bağımlılığını ortaya çıkarmaktadır.

Sosyal medya, bireysel görkemliliği sergileme fırsatı nedeniyle kimlik inşasına doğrudan etki etmektedir. Gerçekten de sosyal ağlar, bu tür platformlarda öz sunumu kontrol etme fırsatı verildiğinde narsisistik hedeflere ulaşmak için ideal ortamları temsil etmektedir. Narsistler özellikle ‘aktif’ olarak sosyal medya kullanıcısı olma eğilimindedir. Narsist bireylerin sosyal medya kullanımının arttığını öngören üç genel teorik model sınıfı vardır. Bunlara kendini geliştirme, uyum ve özellik modelleri adı verilmektedir.

Sosyal medyanın egoizmi tetiklediği yapılan araştırmalarda ortaya çıkmaktadır. Bu durum kimlik inşasına da doğrudan etki etmektedir. İnsanların kendi çıkarları doğrultusunda hareket etme eğiliminde oldukları görüşüne varsayılan egoizm denir, oysa psikolojik egoizm tüm motivasyonların yalnızca psikolojik kişisel çıkarlara dayandığını savunan doktrindir. Sosyal medyayı psikolojik bir süreç olarak değerlendirebilmek de mümkündür. Zira bireyin yapısı, tutum ve davranışları bu süreçte ortaya çıkmaktadır.

Bireyin ontolojik yapısı ve insanın temel özelliklerinden dolayı egoizm 19.yüzyıl sonrası psikolojinin, sanatın, siyasetin inceleme alanını oluşturmuştur. Tüm bu düşünsel düzlemdeki sorgulamalar ise daha sağlıklı, daha insancıl ve daha düzenli bir toplum ve insan görüşünü hedefleyen dünya görüşlerinin özlemi şeklinde meydana gelmiştir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında