SOS316U-MEDYA SOSYOLOJİSİ
Ünite 8: Medya ve İletişim Araştırmalarında Yöntem
Giriş
Son yıllarda, yeni medya ve iletişim araştırmalarında önemli gelişmeler ve dönüşümler yaşanmaktadır. Geleneksel araştırma yöntem ve teknikleri, çevrimiçi ortamlar için uyarlanarak yaygın bir biçimde kullanılmaktadır. Örneğin, anketler, etnografik çalışmalar ve söylem analizi gibi yöntem ve teknikler, çevrimiçi anket, çevrimiçi görüşme, dijital etnografi vb. adlandırmalarla kullanılmaktadır. Ayrıca, sosyal ağ analizi, büyük veri analizi ve istatistiksel araçlar gibi daha önceleri bilinmeyen yeni araçlar da araştırmacılar tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Örneğin, sosyal ağ analizi, büyük veri analizi, düğüm (node) ve köprü (edge) listeleri, uyum ölçümleri, ağ regresyonu ve ağ analizi için kullanılan UCINET, Gephi ve Pajek gibi tamamen yeni kavramsal, yöntemsel ve teknik bir dizi istatistiksel araç ve yazılım paketleri de artık araştırmacıların gündemindedir. Bu gelişme ve yenilikler, araştırmacıların yeni medya ve iletişim dinamiklerini daha iyi anlamalarına yardımcı olmaktadır. Bu nedenle, sosyal bilimcilerin ve öğrencilerinin, bu gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmaları bir gereklilik olarak görülmektedir.
Yeni Medya ve İletişim Çalışmalarında Metodoloji
İletişimin Dijitalleşmesi ve Yeni Medyanın Temel Özellikleri
Yeni medya, sosyal medya, mobil cihazlar, sanal gerçeklik ve diğer dijital iletişim biçimleri de dahil olmak üzere son yıllarda ortaya çıkan dijital teknolojileri ve platformları ifade etmektedir. Yeni medya, araştırmacılar için hem fırsatlar hem de zorluklar sunan hızla gelişen bir alan haline gelmiş durumdadır. Araştırma yöntemlerinin kombinasyonlarını kullanarak, araştırmacılar yeni medyanın iletişimi ve sosyal etkileşimi nasıl dönüştürdüğü hakkında fikir edinebilirler. İnternet, sosyal araştırmaları ve metodolojik yaklaşımları da kaçınılmaz olarak birçok yönden önemli ölçüde değiştirmiş ve dönüştürmüştür. İnternet bu bağlamda sosyal araştırmaları aşağıda sıralanan başlıklar etrafında etkilemektedir:
Katılımcılara daha fazla erişilebilirlik: İnternet, geleneksel veri toplama yöntemleriyle mümkün olmayan farklı konumlardan katılımcılara erişmeyi kolaylaştırmıştır. Daha çeşitli ve zengin veriler: İnternet, araştırmacılara dijital ayak izleri, çevrimiçi topluluklar ve sosyal medya platformları dahil olmak üzere çeşitli verilere erişim olanakları sağlamıştır. Yeni araştırma yöntemleri: İnternet, çevrimiçi anketler, dijital etnografi/netnografi ve çevrimiçi vaka çalışmaları gibi yeni araştırma yöntem ve tekniklerinin kullanımına yol açmıştır. Daha hızlı veri toplama ve analizi: İnternet ile araştırmacılar verileri her zamankinden daha hızlı toplayabilir ve analiz edebilir bir noktaya gelmiş durumdadırlar. Etik kaygılar: İnternet gizlilik ve bilgilendirilmiş onam ile ilgili etik kaygıları da gündeme getirmiştir.
Yeni medya ortamlarının “ne” olduğuna ilişkin başlıca özellikleri, dijitallik, etkileşim, hipermetinsellik, çoklu
ortam, kullanıcı tarafından oluşturulan içerik, mevcudiyet duygusu ve yayılım olarak sıralamak mümkündür. Bu temel özellikler, yeni medya ortamlarını araştıran bir araştırmacının, bu ortamlardaki anlatı, söylem, içerik, tutum ve davranışları, eğilimler ve metinleri araştırırken veya internetteki çeşitli ortamların kullanımlarını incelerken, internet kaynaklarının bazı özelliklerinden kaynaklanan zorluklarla karşılaşabileceği anlamına gelmektedir. Araştırmacı, araştırmasını oluşturup tasarlarken bu özellikleri dikkate almak durumundadır.
İletişim ve Medya Çalışmalarında Kullanılan Araştırma Yöntem ve Teknikleri
Yöntem ve teknik, genellikle birbirinin yerine kullanılan, ancak farklı anlamları olan ve fakat birbirleriyle de ilgili kavramlardır. Yöntem, belirli bir göreve veya soruna yaklaşmanın sistematik bir yoludur. Sorgulama, inceleme veya problem çözme sürecine rehberlik eden geniş bir yaklaşım veya stratejiyi ifade eder. Teknik, belirli bir yöntemi uygulamak için kullanılan özel araçlar veya prosedürlerdir. Teknik, bir yöntemin pratik uygulamalarıdır ve bir görevi gerçekleştirmek veya bir hedefe ulaşmak için belirli becerilerin, bilgilerin veya ekipmanın kullanılmasını içerir. Özetle, yöntem, bir sorunu çözmek için çerçeve sağlayan daha geniş bir yaklaşımken; teknik, bu yaklaşımı uygulamak için kullanılan özel bir araç veya prosedürdür.
İletişim ve medya çalışmalarında nicel ve nitel araştırma yaklaşımlarına dayalı olarak en yaygın kullanılan yöntem ve tekniklerinden bazılarını aşağıdaki gibi sıralanabilir:
İçerik analizi: Bu teknik, haber makaleleri, televizyon programları veya sosyal medya yayınları gibi medya mesajlarının içeriğini sistematik olarak analiz etmeyi ve yorumlamayı içerir.
Anket: Anketler çevrimiçi, telefonla veya yüz yüze de dahil olmak üzere çeşitli biçimlerde gerçekleştirilebilir. Anketler yoluyla toplanan veriler, tutum, davranış veya demografik özelliklerdeki kalıpları ve eğilimleri belirlemek için nicel olarak analiz edilir.
Deneysel araştırma: Bu yöntem ele alınan olguya etkide bulunabilecek değişkenler arasındaki nedensel ilişkileri test etmek için bir veya daha fazla değişkeni manipüle etmeyi içerir.
Etnografya: İnsanların inançlarını, değerlerini ve pratiklerini derinlemesine anlamak için kendini belirli bir kültürel veya sosyal bağlama yerleştirmeyi içerir.
Odak grupları: Bu teknik, belirli bir konuyu veya konuları tartışmak için küçük bir katılımcı grubunu bir araya getirmeyi içerir.
Söylem analizi: Sosyal ve kültürel fenomenlerin temsil ve inşa edilme biçimlerindeki kalıpları ve eğilimleri tanımlamak için medya mesajlarında kullanılan dili, anlatıları veya sembolleri analiz etmeyi içerir. Farklı araştırma yöntemleri ve tekniklerinin kendine özgü özellikleri bulunmaktadır ve araştırmacılar araştırma
sorusu, veri kullanılabilirliği ve pratik faktörlere göre bir veya daha fazlasını seçebilirler.
Araştırma Paradigmalarına ve Metodolojilerine Genel Bir Bakış
Araştırmacılar, yeni medya ve iletişimin etkilerini ve sonuçlarını anlamak ve değerlendirmek için çeşitli araştırma paradigmaları ve metodolojileri kullanmaktadırlar. Nitel perspektife dayalı araştırmalar, iletişim pratiklerinin altta yatan anlamları ve motivasyonları ortaya çıkarmaya yardımcı olabilmektedir. Diğer başat yöntemsel eğilim ise medya ve iletişimin etkilerini değerlendiren nicel araştırma perspektifidir. Bu araştırmacılar sayısal veri ve göstergeleri toplayarak ve derleyerek medya ve iletişimin etkileri hakkında genellemeler yapabilmektedirler. Karma araştırma ise nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı bir araştırma yöntemidir. Temel amacı, farklı araştırma yöntemlerinin üstünlüklerini birleştirerek daha kapsamlı araştırmalar yapmaktır.
Araştırma yaklaşımları ona dayanak oluşturan felsefi varsayımlardan ayrı düşünülemez. Temelde dört felsefi varsayım söz konusudur. Bunlar, epistemoloji (bilginin ne olduğu ve bilgi iddialarının nasıl doğrulandığı ile olan ilgi/ ne yaptığımızı, nasıl ve neden öğrendiğimize ilişkin süreci tanımlamamıza izin verir), ontoloji (gerçekliğin doğası ile olan ilgi/odak noktası, dünya ve gerçekliğin doğası hakkında daha fazla bilgi edinmektir), aksiyoloji (araştırmada değerlerin önemi ile olan ilgi/her adımda araştırmacının sahip olduğu değerlere bağlılık söz konusudur) ve son olarak metodoloji (araştırma süreçleri ile olan ilgi/epistemolojik ve ontolojik ilkeleri, araştırmayı yöneten yordamlar ve pratikler yoluyla nasıl yürütüleceğini bildiren çerçeveye dönüştürür) ile ilgili inançlardır.
Araştırmacılar, belirli bir konuda araştırma yaparken, araştırmanın amaçlarına ulaşmak ve sorularına cevap verebilmek için en uygun yöntem ve teknikleri seçmeye özen gösterirler. Araştırma metodolojisinde uygulanan teknikler temelde nitel ve nicel araştırma yaklaşımlarını içerir. Nitel araştırma, sonuca varmak için sözlü anlatımlara, açık uçlu görüşmelere, sözlü veya yazılı veri ve bilgilere dayalıyken nicel araştırma, sonuçlar çıkarmak için toplanan verilerin sayısal, mantıksal ve istatistiksel gözlemlerine dayalıdır.
Yeni Medya ve İletişim Araştırmalarında Nicel Yöntem ve Teknikler
Medya ve iletişim çalışmaları araştırmalarında başvurulan çeşitli nicel yöntem ve teknikler bulunmaktadır. Bunların başlıcaları anket, deneysel yöntem, araştırma motorları içeriklerinin ve enformasyon kaynaklarının nicel analizidir. Anket, bireyler veya gruplara yönelik hedef bir popülasyona yönelik sorular sorarak veri toplamayı içeren bir nicel araştırma veri toplama tekniğidir. Çevrimiçi anketlerin üstünlükleri arasında her yerden ve her zaman yapılabilmeleri, düşük maliyetli olmaları, hızlı veri toplama ve gerçek zamanlı analiz yapabilmeleri, anonimlik
sağlayarak daha dürüst yanıtlara yol açmaları ve yüksek yanıt oranlarına sahip olmaları sayılabilir. Ayrıca, çevrimiçi anketler, geleneksel yöntemlere göre daha fazla kişiye ulaşabilir, belirli demografik bilgileri hedefleyebilir, coğrafi veya mekânsal konumdan bağımsız olarak dağınık sosyal gruplara ve kimliklerini gizli tutmayı tercih eden engellilere ve savunmasız insanlar gibi damgalanmış gruplara erişebilirler. Çevrimiçi anketlerin sınırlılıkları ise; örneklem yanlılığına yol açabilmesi, kontrol veya denetim eksikliğinin olabilmesi ve teknik sorunları olarak sıralanabilir.
Deneysel yöntem, medya ve iletişim araştırmalarında en yaygın kullanılan araştırma tasarımlarından biridir. Bağımsız değişkenleri manipüle ederek bağımlı değişkenler üzerindeki etkilerini gözlemlemeyi içeren nicel bir yaklaşımdır. Bu yöntemde, araştırmacılar katılımcıları rastgele gruplara atayıp bir veya daha fazla değişkeni manipüle ederek bağımlı değişken üzerindeki etkilerini belirlerler. Deneysel yöntemin üstünlükleri; değişkenler arasındaki nedensel ilişkilerin belirlenmesine izin vermesi, sonuçları etkileyebilecek diğer değişkenleri kontrol etmeye olanak sağlaması, sonuçları daha geniş popülasyonlara genelleştirilebilir hale getirmesi, yüksek iç geçerlilik sağlamasıdır. Deneysel yöntemin medya ve iletişim araştırmalarında olası sınırlılıkları ise; deney yapmanın pahalı ve zaman alıcı olabilmesi, deneyin yapılacağı yapay ortamın gerçek dünya durumlarını yansıtmayabilmesi, değişkenlerin manipüle edilmesi veya kontrol grubu kullanımıyla ilgili etik kaygılar olması, örneklem büyüklüğü küçük veya popülasyonu temsil etmeyen örneklemle çalışıldığında sonuçların genelleştirilebilirliğinin sınırlı olabilmesidir.
Arama motoru içeriklerinin analizi, kullanıcıların arama davranışındaki örüntüleri ve eğilimleri anlamak için arama motoru sonuç sayfalarından veri toplamayı ve analiz etmeyi içerir. Bu veriler, kullanıcıların hangi bilgileri, nasıl aradıkları, hangi sorguları kullandıkları ve en ilgili buldukları içerikler hakkında bilgiler sağlar. Bilgi kaynaklarının nicel analizi ise büyük veri kümelerindeki kaynakların desenlerini istatistiksel yöntemlerle anlamlandırmayı içerir. Bu yöntem, kaynakların konu dağılımı, dil ve terminoloji kullanımı ve farklı kaynak türleri arasındaki ilişkileri gibi konuları anlamak için kullanılır.
Yeni Medya ve İletişim Araştırmalarında Kullanılan Nitel Yöntem ve Teknikler
Yeni medya ve iletişim araştırmalarında sıkça kullanılan çeşitli nitel yöntem ve teknikler bulunmaktadır. Bunlardan başlıcaları derinlemesine görüşmeler, odak grup görüşmeleri, dijital etnografi, içerik ve söylem analizidir.
Derinlemesine görüşmeler, nitel bir araştırma tekniği olup, birebir yapılan görüşmeler yoluyla katılımcıların deneyimlerini, algılarını ve inançlarını anlamayı amaçlar. Bu teknik, özellikle karmaşık ve öznel konuları araştırmak için sosyal bilimler, pazarlama ve kullanıcı deneyimi araştırmalarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Çevrimiçi derinlemesine görüşmeler, araştırmacıların daha kapsamlı
bir coğrafi aralıktaki katılımcılara erişmesine olanak tanır. Çevrimiçi görüşmeler, seyahat ve konaklama maliyetlerini ortadan kaldırdığı için çevrimdışı görüşmelere kıyasla daha az zaman alıcıdır ve daha az maliyetlidir. Bu tür görüşmeler, katılımcıların ve araştırmacıların aynı anda aynı yerde olmasını gerektirmediğinden zaman kullanımı ve planlanması açısından da daha fazla rahatlık ve esneklik sunar. Ayrıca çevrimiçi görüşmeler, katılımcılar için kendi evlerinden veya mekanlarından katılabilme olanağı sunduğundan daha rahat veya konforlu olabilir, bu da yüzyüze görüşmelerden kaynaklanan stres ve kaygıyı azaltabilir. Yüzyüze görüşmelere katılamayan bireylerle bağlantı kurma fırsatları sunar. Derinlemesine çevrimiçi görüşmelerin, çevrimdışı görüşmelere göre sınırlılıkları bulunmaktadır. Bunlar; çevrimiçi görüşmeler, araştırmacıların gözlemleyebileceği ve/veya yorumlayabileceği sözel olmayan unsurları sınırlayabilir, bu da toplanan verilerin doğruluğunu etkileyebilir. Ayrıca çevrimiçi görüşmeler sırasında ortaya çıkan internet bağlantısı, donanım ya da yazılım arızaları veya aksaklıları gibi teknik sorunlar, görüşmeyi kesintiye uğratabilir ve toplanan verilerin kalitesini etkileyebilir. Ayrıca araştırmacılar yüz yüze görüşmelerde olduğu kadar hızlı bir şekilde kişisel bir bağlantı kuramayabileceklerinden, çevrimiçi görüşmelerde katılımcılarla yakınlık ve güven oluşturmak daha zor olabilir.
Odak grupları, belirli bir konu veya sorunu tartışmak üzere bir araya getirilen küçük bir insan topluluğunu içeren nitel bir veri toplama tekniğidir. Bu teknik, tüketici tercihleri, görüşleri ve tutumları hakkında ve karar verme süreçlerini belirlemede sıklıkla kullanılır, pazarlama, ürün geliştirme, sosyal ve sağlık araştırmaları gibi birçok alanda yaygın olarak kullanılmaktadır.
Etnografik araştırma, araştırmacı ile katılımcılar arasında doğal ortamlarında gözlem ve etkileşimi içeren nitel bir araştırma yöntemidir. Dijital etnografi ise çevrimiçi veya dijital ortamlarda insan davranışını ve sosyal etkileşimleri incelemeyi içeren nitel bir araştırma yöntemidir. Katılımcı gözlem ve görüşmeler gibi geleneksel etnografik yöntemleri, veri madenciliği ve çevrimiçi içeriklerin analizi gibi dijital araçlar ve tekniklerle birleştirir. Dijital etnografi, kimi zaman “netnografi” olarak da adlandırılabilmektedir. Netnografi, etnografi ile benzerlik gösterir ancak etnografi yerine dijital ortamlara odaklanır.
İçerik analizi, yazılı, sözlü veya görsel mesajların analiz edilmesi ve yorumlanması için kullanılan bir analiz tekniğidir. Bu teknik, çevrimdışı veya çevrimiçi içerik türlerine bağlı olarak uygulanabilir. Çevrimdışı içerik analizi, kitaplar, gazeteler, dergiler veya diğer medya biçimleri gibi fiziksel veya basılı materyallerin analiz edilmesini içerir. Çevrimiçi içerik analizi web siteleri, sosyal medya platformları, bloglar veya çevrimiçi forumlar gibi dijital ortamlara odaklanır.
Söylem analizi, sosyal etkileşimlerde, metinlerde ve medyada dil kullanımını analiz ederek anlamın nasıl yaratıldığını, müzakere edildiğini ve tartışıldığını anlamak
için kullanılan eleştirel bir yöntemdir. Bu yöntem, günlük konuşmalar, medya söylemleri, siyasi konuşmalar ve edebi metinler gibi çeşitli bağlamlarda sözlü, yazılı ve görsel iletişim çalışmalarını kapsar. Söylem analizi dilin sosyal gerçekliği inşa etmek ve sosyal ilişkileri biçimlendirmek için nasıl kullanıldığını, dil kullanımının mevcut güç/iktidar yapı ve ilişkilerini nasıl yeniden ürettiğini ve bunlara nasıl meydan okunduğunu anlamaya çalışır. Söylem analizinin temel özellikleri şunlardır: Bağlamsal analiz: Söylem analizi, sosyal, kültürel ve tarihsel faktörler de dahil olmak üzere dilin kullanıldığı bağlama odaklanır. Disiplinlerarası yaklaşım: Söylem analizi, dilbilim, sosyoloji, antropoloji, psikoloji ve iletişim çalışmaları dahil olmak üzere bir dizi disiplinden yararlanır. İktidar ve ideolojiye odaklanma: Söylem analizi, dil kullanımının güç/iktidar ilişkilerini ve ideolojik inançları nasıl yansıttığı ve yeniden ürettiği ile ilgilidir. Her biri kendine özgü yaklaşımı ve odağı olan çeşitli söylem analizi türleri vardır. Bunlar arasında Foucaultcu söylem analizi, eleştirel söylem analizi, konuşma analizi ve sosyo-dilbilimsel söylem analizi biçimleri bulunur.
Foucaultcu Söylem Analizi (FSA) söylemlerin iktidar ilişkilerini nasıl yarattığına ve sürdürdüğüne ve baskın güç/iktidar yapılarına meydan okumak için nasıl kullanılabileceğine odaklanır. FSA’nin temel özellikleri; güç/iktidar ilişkilerine odaklanma, söylemsel oluşumların analizi, tarihsel bağlama odaklanma ve baskın söylemlerin eleştirisidir. Eleştirel Söylem Analizi (ESA), dil kullanımının güç/iktidar ilişkilerini ve toplumsal eşitsizlikleri nasıl yansıttığına ve yeniden ürettiğine odaklanır. ESA’nin temel özellikleri; güç/iktidar ilişkilerine vurgu, sosyal bağlama odaklanma, dilin özelliklerine odaklanmadır. Konuşma Analizi, sosyal etkileşimin yapısına ve organizasyonuna odaklanır. Katılımcıların günlük etkileşimlerde sosyal gerçekliği oluşturmak için dili nasıl kullandıklarını anlamayı amaçlamaktadır. Konuşma analizi, doğal olarak meydana gelen konuşmaların ayrıntılı analizine odaklanan insan iletişimini incelemek için kullanılan bir yöntemdir. Konuşmanın yapısının ve organizasyonunun sistematik olarak incelenmesini içerir ve konuşmayı yöneten temel kuralları ve kalıpları ortaya çıkarmayı amaçlar. Sosyo- Dilbilimsel Söylem Analizi cinsiyet, ırk, sınıf ve etnik köken konuları da dahil olmak üzere dil kullanımı ile sosyal kimlik arasındaki ilişkiye odaklanan bir söylem analizi türüdür. Sosyal kategorileri ve hiyerarşileri inşa etmek ve sürdürmek için dilin nasıl kullanıldığını ve sosyal kimliklerin dil kullanımı aracılığıyla nasıl müzakere ve icra edildiğini araştırır.
Ağ analizi, sosyal ağları ve bireyler veya gruplar arasındaki ilişkileri analiz etmek için medya ve iletişim çalışmalarında kullanılan bir araştırma yöntemidir. Sosyal süreçler ve iletişim dinamikleri hakkında fikir edinmek için bir ağ içindeki aktörler arasındaki bağlantı ve etkileşim modellerini görselleştirmeyi ve analiz etmeyi içerir. Aktörlerden (düğümler -nodes-) ve bunlar arasındaki ilişkilerden (bağlar) oluşan ağların incelenmesini içerir.