AÖF Soru Bankası

Toplumsal Cinsiyet ÇalışmalarıÜnite 4 Özeti

Göç, Kentleşme ve Toplumsal Cinsiyet

gerçekleştirdiği, ulusal sınırın aşılmasıyla meydana gelen Giriş göç tipidir. Ulusal sınırlar aşıldığından, bu göç aynı

Günümüz dünyasında savaşlar, şiddet olayları ve siyasal zamanda uluslararası göç olarak da tanımlanabilmektedir. baskılar var olmaya ve büyük bir insan kitlesini zorla yerinden etmeye devam etmektedir. Özellikle Türkiye’nin Düzenli Göç-Düzensiz Göç

çevresinde yer alan ülkelerde son 20 yıldır, savaş, şiddet Göç, yasal statüsüne göre düzenli ve düzensiz göç olarak gibi çok ciddi sorunlar nedeniyle insanlar ülkelerini terk ikiye ayrılmaktadır. Düzenli göç (regular migration), etmek zorunda kalmışlardır. Bu göç hareketinden Türkiye tanınmış, yasal yollar çerçevesinde gerçekleşen göç yoğun bir şekilde etkilenmiştir. Bunun yanı sıra biçimidir. Düzensiz göç (irregular migration) ise, göçün Türkiye’nin çeşitli bölgelerindeki kırsal alanlardan başladığı ülke ile aracı ve alıcı ülkelerin düzenleme ve büyükşehirlere doğru belirli bir göç hızı var olmaya normları dışında gerçekleşen göç hareketleri olarak devam etmesine rağmen, yaklaşık 30 yıl öncesine göre tanımlanmaktadır. Düzensiz göç, kişinin farklı bir ülkeye Türkiye’nin demografik yapısı daha durağandır. yasadışı giriş yapması, orada kalması ya da çalışması Dolayısıyla, Batı ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de iç anlamına gelir. Daha açık ifadeyle, göçmen ilgili ülkenin göçün önemli bir sorun olmaktan çıktığı söylenebilir. göç düzenlemeleri çerçevesinde gerekli izin ve belgelere Ancak, Türkiye, dış göçlerden yoğun bir şekilde ve gönderici ülkeden geçerli bir pasaport ve seyahat etkilenmektedir. belgesine sahip değildir.

Göç etme ve göçün etkileri toplumsal cinsiyete göre Gönüllü Göç-Zorunlu Göç farklılaşmakta ve kadınlar bu etkileri çok daha derinden Gönüllülük esasına göre göç, gönüllü ve zorunlu göç yaşamaktadırlar. olarak ikiye ayrılmaktadır. Gönüllü göç, kişinin kendi hür

iradesi ile ekonomik eksenli olarak gerçekleştirdiği göç Göçün Tanımı ve Göç Türleri biçimidir. Daha açık ifade ile gönüllü göç, kişinin ister Savaşlar ve iç çatışmalar, çeşitli siyasal baskılar, ülkeler vasıflı ister vasıfsız olsun kendi hür iradesi ile daha iyi bir arası ekonomik ve sosyal refah düzeyi arasındaki açık iş ve gelire sahip olmak amacıyla gerçekleştirdiği göçtür. uçurum gibi nedenler, göç olgusunun daha yoğun bir şekilde gündemde yer almasını sağlamaktadır. Nitekim Zorunlu göç yani zorla göç ise, doğal ya da insan yapımı 1960’larda yaklaşık 76 milyon olan göçmen sayısı, 2000 nedenlerden kaynaklanan ve kişinin yaşamına ve refahına yılında 178 milyona, 2010 yılında yaklaşık 214 milyona yönelik bir tehdit oluşturan durumların neden olduğu ve 2015’de ise 244 milyona yükselmiştir. mecburi yer değiştirmeyi ifade eder. Zorunlu göç, ülke içinde ya da ülkeler arası olarak da gerçekleşebilir. Ülke Göç Tanımı içindeki zorunlu göçlere baktığımızda, doğal, çevresel ya

Türk Dil Kurumu, göç kavramını “Ekonomik, toplumsal, da çeşitli felaketler ile kalkınma projeleri bağlamında siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden gerçekleşen göç hareketleri ön plana çıkmaktadır. Deprem başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim sonrasında insanların deprem bölgesinden kaçması, terör yerine gitme işi” olarak tanımlamaktadır. Uluslararası Göç nedeniyle insanların göçe zorlanması, baraj yapımı Organizasyonu tarafından hazırlanan sözlükte ise göç nedeniyle köyün su altında kalması gibi nedenlerle “Uluslararası bir sınırı geçerek veya bir devlet içinde yer gerçekleşen göçler zorunlu iç göçe örnek verilebilir. değiştirmek; süresi, yapısı ve nedeni ne olursa olsun Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Sözleşme’nin 1A insanların yer değiştirdiği nüfus hareketleri” olarak (2) maddesinde yapılan 1967 yılındaki değişiklik ile tanımlanmıştır. mülteci ırkı, dini, tabiiyeti, belirli bir sosyal gruba Göç Tipleri mensubiyeti ve siyasi görüşleri yüzünden haklı bir zulüm korkusu nedeniyle vatandaşı olduğu ülkenin dışında Göç, mekânsal olarak gerçekleşme, yasal statüye bağlı bulunan ve söz konusu korku yüzünden, ilgili ülkenin olup olmama, göç edilen yerde geçirilen süre ve göçteki korumasından yararlanmak istemeyen kişi olarak gönüllülük durumuna göre farklı türlere ayrılmaktadır. Bu tanımlanmıştır. tipler açıklanmaya çalışılırken sıklıkla ikili karşıtlıklar kullanılmakta, iç göç-dış göç, daimi göç-geçici göç, Mülteciler, ilgili ülkede ulusal ya da uluslararası düzenli göç-düzensiz göç, gönüllü göç-zorunlu göç olarak düzenlemelere göre bekleme aşamasında olan kişilerdir. göç tipleri oluşturulmaktadır. Mültecilik talebi reddedilirse bu kişilere düzensiz göçmen statüsüne göre davranılabilir ve sınır dışı edilebilir. İç Göç-Dış Göç

Göçün mekânsal olarak gerçekleşme biçimine Göçün Nedenleri bakıldığında, karşımıza iç ve dış göç kavramları Göçün nedenleri makro ve mikro perspektiften çıkmaktadır. İç göç (internal migration), bireylerin yeni bir açıklanabilir. Daha açık ifade ile makro teoriler, göçün ikamete sahip olmak amacıyla ülkenin içindeki bir nedenini şartların etkisi ve zorlaması boyutunda bölgeden, başka bir bölgesine göç etmesini ifade eder. Dış açıklamaya çalışırken, mikro teoriler ise bireyi aktör göç (international migration) ise, kişilerin geçici ya da olarak ele alır ve göç sürecinde temel karar verici olarak daimi olarak başka bir ülkeye yerleşmek amacıyla bireyi tanımlar.


Literatürde göçün nedenini açıklamaya çalışan teorilerden Göç sistemleri teorisine göre ise iki ya da daha fazla ülke en çok bilineni itme-çekme teorisidir. Adından da arasında göçmen değişimiyle göç sistemi ve ilişkiler anlaşılacağı üzere teori, göç sürecinde kaynak mekândaki zinciri kurulur. Bu ilişki mesafe olarak yakın ya da uzak itici ve çekici faktörler ile hedef mekândaki itici ve çekici ülkeler arasında görülebilir. faktörlere odaklanarak göçün nedenini açıklamaya çalışır. İlişkiler ağı teorisine göre, göç alan ile veren ülkelerdeki İtme çekme teorisinde kritik nokta, itici ve çekici sosyal ağların varlığı, göçü etkileyen temel noktalardandır. faktörlerin bireylere göre farklılaştığıdır. Everett Lee Daha önce giden göçmenlerin oluşturdukları altyapı ve göçün nedenlerini açıklamaya çalıştığı teorisinde dört ağlar ile kaynak ülkede bireylere göç etme imkânı temel faktöre odaklanmıştır. Bunlar: sağlamaktadır. Yeni göçler ile bu ağ harekete geçer, yeni • Kaynak mekân ile ilgili faktörler, gelenler ilklerin tecrübesinden faydalanırlar. Zaman içinde • Hedef mekân ile ilgili faktörler, de göç bu ağlar üzerinden yürümeye devam eder.

• Engeller ve Kendi Başına Bir Olgu Olarak Kadın Göçü • Bireysel faktörler şeklinde sıralanabilir. Kadın göçü ile erkek göçü arasında bir farkın olup Göçün nedenlerini Petersen ise beş göç tipi ile açıklar: olmadığı önemli bir tartışma konusudur. Açıkçası göç

deneyimleri ve sonuçları itibariyle sadece cinsiyet bazlı • İlkel göçler: Doğa ve çevreden kaynaklanan değil, yaş, eğitim, vasıf gibi hususlara göre de bir olumsuzluklar nedeniyle gerçekleşen göçtür. farklılaşma görülmektedir. Aslında burada göçmenlerin Petersen ilkel göçü, kuraklık, kötü hava şartları homojen bir kitle olmadığını, birçok değişkene göre gibi nedenlerden kaynaklı toplu göçleri farklılaştığını belirtmek gerekir. Toplumsal cinsiyet tanımlamak için kullanmaktadır. açısından bakıldığında, kadının göç ile gittiği ve ayrıldığı • Zoraki göçler: Muhtemel göçmenlerin, göç süreci mekânda nasıl bir etkiye neden olduğu ve göçün kadını ile ilgili herhangi bir tasarrufu olmadan göç nasıl etkilediği kritik husustur. Toplumsal cinsiyet eksenli gerçekleşiyor ise bu zoraki göç olarak olarak kadın ve erkeğin göçünde bir farklılık tanımlanmaktadır. görülmektedir. Kadınların geldikleri ve hedefe ulaştıkları • Yönlendirilen göçler: Siyasal ve sosyal ortamdaki mekânlar erkeklere göre farklılaşmaktadır. Kadın ve erkek çeşitli zorlayıcı unsurlara rağmen göç edip göçünde, eğitime erişim, sosyal ve ekonomik hayattaki etmeme konusunda inisiyatif var ise bu konum, istihdam şekli ve biçimi, iş koşulları gibi yönlendirilen göç olarak tanımlanmaktadır. hususların farklılaştığı görülmektedir. • Serbest göç: Kişinin kendi iradesi ile gerçekleştirdiği göçtür. Yukarıdaki nedenlerden Göç Eden Kadınlar: Kaynak Ülkeler

üçü de toplu göçlere neden olurken, bu kategori Dünyaya bakıldığında, 1990’ların sonunda 1 milyon ise bireysel göçü açıklamaktadır. Filipinli, yarım milyon Endonezyalı ve 40 bin Taylandlı • Kitlesel göç: 5eknoloji ve ulaşımda yaşanan kadının ülkelerinin dışında çalıştığı ve bu sayının gittikçe gelişmeler sonrasında, göçün kolektif hale arttığı görülmektedir. Filipinlerde, Endonezya’da ve Sri gelmesidir. İradi bir göç sonrasında göç edilen Lanka’da kadın göçmen işçi oranı bu ülkedeki tüm yerdeki memnuniyet ve bunun yayılması göçmen işçiler arasında % 60-80 oranındadır. Pakistan’da sonrasında gerçekleşen göçtür. ve Bangladeş’te kadınların iç göçe katılım oranı erkeklerden daha yüksektir. Çin’de, Vietnam’da, Stouffer’in kesişen fırsatlar teorisine göre göçün temel Endonezya’da ve Etiyopya’da kadınlar özellikle ev nedeni bireylerin kararlarıdır. Teori, bu kararlar ve işlerinde ve bakım sektöründe çalışmak üzere kırsaldan kararlara iten nedenlere odaklanır ve göç edilecek mesafe, kente göç etmiştir. Bu durum işin ve göçün kadınlaşması hedefteki olanaklar, bunların miktarı göçü belirleyen temel olgusunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. ögelerdir. Stouffer mesafeye diğer faktörlere göre daha fazla önem vermekte, mesafenin yakınlığı, göç için kişileri Kadınların Göç Nedenleri cesaretlendirmekte, göçü olumlu etkilemektedir. Refah düzeyi yüksek ülkede yaşayanların ucuz işgücüne

Dünya sistemi teorisi ve bağımlılık teorileri göçün duydukları ihtiyaç ve yoksul ülkelerdeki potansiyel nedenini daha makro düzeyde, kaynakların dünya üzerinde göçmenlerin belirli bir gelire sahip olma arzusu, kadın eşitsiz dağılımı ekseninde açıklamaktadır. Bu yaklaşımlara göçünün temel nedenlerindendir. Özellikle hizmet göre, dünya merkez ve çevre olarak ikiye ayrışmıştır. Bu sektöründe ucuz kadın işgücüne duyulan ihtiyaç, teoride merkez ülkeler ucuz işgücü, hammadde ve üretilen kadınların göçünü etkileyen en önemli hususlardandır. mal için farklı ülkelere ihtiyaç duyar. Çevre ülkelerden Kadın göçünü etkileyen bir diğer faktör de eğitimdir. gelen hammadde, çevreden gelen ucuz işgücü ile işlenerek Eğitim kadının göç etme potansiyelini artırmaktadır. maliyet düşürülmekte ve hem ülke içinde daha ucuza Göçmenler her zaman için daha ucuz bir işgücü olarak satılmakta hem de kapitalist rekabette diğer ülkelere tanımlandığı için, eğitimli kadınlar da görece daha düşük satılmaktadır. Bundan dolayı da ucuz işgücü için çevreden ücret ile firmalar tarafından istihdam edilir. merkeze bir akış yaşanmaktadır.


Göçün Kadınlar Üzerindeki Etkisi-Sonuçları • Kadın göçmenlerin istihdam alanları, çoğunlukla Göçün kadın üzerindeki olumlu etkilerini şu şekilde ev işleri ve eğlence sektörü ile ilgili olduğundan özetlenebilir: ve kariyer ve beceri elde etme imkânı olmadığından göçmen kadınlarda vasıfsızlaşma • Göç, kadınların özgürleşmesine katkıda görülebilmektedir. bulunmaktadır. Güçlük ve zorluklarına rağmen • Çoğu kadın göçmen ev ve bakım işlerinde göç, kadınlara yeni fırsatlar ve finansal çalıştığından ve bu mekânlarda tüm gün bağımsızlık sağlar. Göç sonrasında elde edilen yaşadığından dolayı, diğer hemşerileri ile ilişki gelir ile kadının evindeki ve toplumdaki saygınlığı ve ağlar kurma imkânları sınırlanmaktadır. artar. Özellikle eğitim düzeyi düşük kadınların, Bundan dolayı da hakları konusunda çok az istihdama katılması, kendi geliri olması gibi bilgiye sahip olmakta ve sosyal destekten nedenlerle kadının statüsü yükselmektedir. Benzer yararlanamamaktadır. şekilde kadının istihdama katılımı ile geliri • İş yasası ve sosyal koruması olmayan işlerde yükselmekte ve mülk edinebilmektedir. erkeklere kıyasla daha çok kadın çalışmaktadır. • Göç sonrasında kadınların sosyal hak ve yaşam Kadın göçmenler, hakları konusunda daha az koşulları iyileşmektedir. Özellikle, refah devleti bilgi sahibidir ve hakkını talep etme konusunda uygulamaları ile öne çıkan ülkelerde göçmen otoritelerden çekinmektedirler. kadınların birçok sosyal hakka sahip olması • Kadınlar, daha çok yoksulluğu aşmak için göç geldikleri ülkeye göre daha müreffeh hayat etmektedirler, ancak gittikleri yerde sözleşmesiz sürmelerini mümkün kılmaktadır. çalıştıklarından ve yasal problemleri olduğundan • Kadınlar erkeklere göre gündelik yaşamda daha daha az ücret almaktadır ve dolayısıyla göç süresi fazla dışlanma ile karşılaşmaktadır. Bu dışlanma uzamaktadır. tecrübesi nedeniyle göçmen kadınlar, erkek göçmenlere kıyasla, göç sonrasında karşılaşılan Göç ve Kentleşme

dışlanma ile daha rahat bir şekilde baş Büyük bir nüfusun kırsal alandan kentlere doğru göç etmektedir. etmesi sürecinde, bu nüfusa hazırlıksız olan kentlerin bazı • Özellikle uluslararası göç sonrasında dil öğrenen sorunlar ile karşılaşması beklenen bir durumdur. Dünya kadın, kurduğu bağlar ve ilişkiler ile yeni bir geneline bakıldığında, gelişmiş Batı ülkelerinin sosyal ortama dahil olabilmekte ve daha rahat endüstrileşmeyle birlikte yaşanan göçler sonrasında sosyalleşmektedir. Ancak göç sonrasında, hedef kentsel mekânlarında karşılaşılan sorunlar, 20. yüzyıl ülkenin dilini öğrenemeyen kadınların ise öncesinde çözülmüştür. Genel olarak bu ülkelerde sosyalleşme imkânları kısıtlanmaktadır. kentleşme süreci tamamlanmış ve kentler daha stabil hale • Erkeklere oranla, kadın göçmenler geride kalan gelmiştir. yakınlarına maddi destek sağlamakta daha Kentleşme günümüzde halen canlılığını koruyan temel etkilidirler. Bu ise onların statüsünü olumlu meselelerden biridir. Kentleş- me sorunu ciddi bir şekilde etkilemekte, aile ve çevresinde saygınlıklarını bugün kırdan kente göçün yoğun ve hızlı bir şekilde arttırmakta, buna ilaveten, ülke ekonomisine gerçekleştiği yoksul Asya ve Afrika ülkelerinde katkı sağlamaktadır. görülmektedir. Gelişmekte olan ve büyüyen bu ülkelerde Göçün kadınlar üzerindeki olumsuz etkilerine bakıldığında kırdan kente göçün sonucu olarak hızlı bir kentleşme ise şu hususlar öne çıkmaktadır: olgusu görülmektedir. Yapılan analizlerde özellikle Afrika’da kentleşme hızının önümüzdeki yıllarda da • Özellikle yalnız göç eden kadınların güvencesiz devam edeceği tahmin edilmektedir. ve tehlikeli iş sektöründe çalışma riski vardır. Kadınların vasıfsız işlerde, ağır çalışma Kentleşme ve Göçmen Kadın koşullarında düşük ücretle çalışması ve Hızlı ve yoğun göç sonrası gerçekleşen kentleşmenin sektördeki teknolojik gelişmeler sonrasında işsiz toplumsal cinsiyet bazlı etkileri farklılaşmaktadır. Göç ve kalma riski de bulunmaktadır. kentleşmenin etkilerini kadınlar daha derinden • Yasal olmayan yollarla göç eden kadınların hissetmektedirler. Göç ve kentleşmenin özellikle yoksul sömürü ve istismara maruz kalma riski yüksektir. göçmen kadınlar üzerindeki etkisi erkeklere göre çok daha • İş hayatına dahil olmayan ve dil öğrenemeyen ağır ve zorlu bir şekilde gerçekleşmektedir. göçmen kadınların sosyal hayatları sınırlanmaktadır. Toplumsal cinsiyet açısından kentsel yoksulluk önemli bir • Göçmen kadınların toplumla entegrasyonu sorundur. Kadınlar, şehirlerin refah düzeyine emekleri erkeklere göre daha güçtür. Çünkü ailevi yoluyla önemli katkılar sağlasalar da, iş ve yaşam sorumluluklar, finansal zorluklar ve istihdam koşulları, sağlık ve eğitime erişme imkânları, kent biçimleri nedeniyle göç edilen toplum ile yönetiminde ve resmi kurumlarda temsil edilme oranları bakımından hâlen dezavantajlı bir konumdadırlar. Kent bütünleşmede sorun yaşamaktadırlar. yoksulları, yetersiz ev, yetersiz su ve temizlik hizmetleri


almaktadırlar. Yoksul kadınlar düşük ücret ve uzun çalışma saatleri, kadınlara karşı istihdam sektöründeki ayrımcılıklar nedeniyle, kentsel yoksulluğu daha derin hissetmektedirler.

Kentin ekonomik ortamında geliri olmayan kadın, her şeyin para ile alınıp satıldığı ortamda, erkeklere nazaran daha fazla güçlük ile karşılaşmaktadır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında