AÖF Soru Bankası

Turizm SosyolojisiÜnite 6 Özeti

Sosyal Adalet, Sosyal Eşitsizlik ve Turizm

SOS109U-TURİZM SOSYOLOJİSİ

Ünite 6: Sosyal Adalet, Sosyal Eşitsizlik ve Turizm

Turizmde Sosyal Adalet

Sosyal bir güç olarak tarihsel gelişimi içinde turizm 17.yüzyılda çoğunlukla üst sınıftan genç erkeklerin eğitim ve Batı medeniyetinin köklerini tanımak için Grand Tur yapmalarıyla başlar. Daha sonra İngiltere’de Thomas Cook ile başlayan modern kitle turizmi demokratikleşme ve emekçilerin yaşamlarının iyileştirilmesi için bir araç olarak görülür. Modern çağda din turizmi, kültür turizmi ve eğitim değişimleri gibi biçimlerle bu alanlara katkıda bulunacağı düşünülür. Ancak 1980’lerden sonra neoliberal ideolojinin etkisi arttıkça turizmin bir sosyal güç olarak düşünülmesi azalmaya başlamıştır.

Turizm gelişmekte olan ülkelerin istihdam, döviz ve ekonomik büyüme hedefleri için fırsat sağladığı düşünülse de küresel ticaretin eşitsiz ilişkilerini yansıtır. Turizmde diğer bir eşitsizlik ise turizme katılma konusunda toplumsal tabakalar arasındaki eşitsizliktir. Oysaki seyahat etme hakkı, tüm insanların dinlenme ve tatil yapma hakkı temel insan haklarından biridir. Turizmde Global Etik İlkeler de bu konuya vurgu yapar.

Turizm ve seyahatin bir insan hakkı olması, tüm insanların turizme katılımının sağlanması, sosyal adaletin ve eşitliğin merkezde olduğu, turizm endüstrisinin dayanışma ve karşılıklı anlayışı hedeflediği bir dizi sosyal turizm çeşidi geliştirilmiştir. Bunlar sorumlu turizm, yoksul yanlısı turizm, turizm adil ticaret, gönüllü turizm, gerçek turları ve uluslararası dayanışma hareketleri olarak sıralanabilir (bakınız Şekil 6.1).

Sorumlu turizm: Turistler ve ev sahipleri arasında sorumlu bir ilişki gerektirir.

Yoksul yanlısı turizm: Turizmin faydalarını ev sahibi toplumlardaki yoksullara yönlendirmeye çalışır.

Turizm adil ticaret: Ev sahibi toplum adına daha adil sonuçlar elde etmek için adil ticaret ölçütleri oluşturur.

Gönüllü turizm: Turistleri destinasyondaki (gittikleri turistik yer) sosyal ve çevresel projelere katkıda bulunmaya yönlendirir.

Gerçek turları: Turistler ile adaletsizliğe maruz kalan ev sahibi toplulukların yaşanmış gerçekliğini yüzleştirir.

Uluslararası dayanışma hareketleri: Adaletsizliğin olduğu yerlerde adaleti sağlamak için turistlerle ev sahibi toplulukları örgütler.

Yukarıda verilen adil turizm çeşitleri dayanışmanın en az olduğu sorumlu turizmden dayanışmanın en yüksek olduğu uluslararası dayanışma hareketine kadar uzanan bir yelpazede yer alır.

Turizme erişim konusunda eşitlikçi bir topluma ulaşmak için öneriler:

• Yeni sosyal turizm biçimleri geliştirmek • Dinlenme ve ücretli tatil hakkını desteklemek, pekiştirmek ve uygulamak

• Yaşlılar ve engelliler için uygun fiziksel hizmet ortamları yaratmak • Vize politikalarını ve önlemlerini yeni, ziyaretçi dostu bir şekilde ele almak ve bu bağlamda siyasi veya etnik ön yargıyı ortadan kaldırmak

Turizm ve Eşitsizlik

Turizm, gelişmiş kapitalist ülkelerin çok uluslu şirketlerinin gelişmekte olan ülkelere yatırım yaparak ekonomik gücü ve kaynakları elinde tutması yönüyle eşitsizliği sürdürmektedir.

Turizm hizmeti veren ve alan toplumlarda sosyal, ekonomik, politik, ekolojik ve kültürel süreçlerin bir parçası olan ve hızla büyüyen turizm, sosyal eşitsizliklerin daha belirgin hale gelmesine zemin oluşturur. Turizmde eşitsizlikler kültürel bağlam, sosyal sınıf, cinsiyet, etnik köken, yaş ve engellilik açısından farklı şekillerde yaşanmaktadır.

Turizmde Bölgesel Eşitsizlik

Bölgesel eşitsizlik ve gelir eşitsizliği konusunda turizm bu eşitsizliklerin önemli bir belirleyicisi olabileceği gibi bölgesel ekonomiyle bütünleşme ve ekonomik sızıntının oluşma derecesine bağlı olarak gelişmiş ve az gelişmiş bölgeler arasındaki boşluğu da azaltabilir.

Turizmin dengeli bölgesel kalkınmanın sağlanması amacıyla kullanımı sosyo-politik huzursuzluk ve temel altyapı eksikliğinin yaşandığı refah seviyesinin düşük olduğu bölgelerde zor olabilir. Alt yapı eksikliğinin giderilmesi için ağır sermaye yatırımı gerekir. Bu bölgelerde alt yapıya yatırım yapmak yerine gelişmiş alt yapıya yatırım yapmak daha cazip olacaktır. Diğer taraftan daha varlıklı bölgelerde yaşayan insanların genellikle kalkınma projelerinde daha etkin bir şekilde lobi yapabilecek siyasi gücü bulunur.

Turizmde Cinsiyet Eşitsizliği

Turizmde cinsiyet eşitsizliği temel olarak iki alanda ortaya çıkar: kadın emeği ve istihdam, cinsel taciz ve seks turizm

Dünya Turizm Örgütünün Turizmde Kadın Üzerine Küresel Raporu’na göre turizmde kadın istihdamının yapısı:

• Kadınlar, dünyadaki turizm iş gücünün çoğunluğunu oluşturmaktadır. • Turizmde toplumsal cinsiyet ücret farkı, küresel düzeyde geniş ekonomide olduğundan daha dardır. • Turizm istihdamı hem erkekler hem de kadınlar için geniş ekonomideki ortalama ücretlerden daha düşüktür. • Turizm sektörü, kadın girişimciliği için geniş ekonomiden daha büyük fırsatlar sunabilir. • Kadınlar, geniş ekonomide serbest meslek sahiplerinin çoğunu oluştururken turizmde serbest meslek sahiplerinin çoğunu oluşturmazlar.


• Kadınların turizmde serbest meslek payları, geniş ekonomideki serbest meslek paylarından daha düşüktür. • Kadın girişimciliği için elverişli bir yasal ortam sadece kadın girişimciliğinin artmasına olanak sağlamakla kalmaz. Aynı zamanda bu artış, turizm sektöründe geniş ekonomiye göre daha yüksektir. • Kadınlar için ve genel olarak sektör genelinde eğitime yapılan yatırım, cinsiyet eşitliği için daha büyük sonuçlara imkân yaratmaktadır. • Turizm sektöründe cinsiyet paritesindeki ilerleme diğer sektörlere göre yavaştır. • Siyasi irade esastır. • Ayrımcı yasalar ve kurumlar da dahil olmak üzere yapısal engeller, kadınların politikacı veya özel sektör lideri olarak kariyer yapma seçeneklerini sınırlandırmaktadır. • İş birliği şarttır. • Turizm, turizm işçisi olsun ya da olmasın, turizm merkezlerinde yaşayan kadınların yaşamlarını etkiler.

Turizmde cinsiyet eşitsizliğinin en belirgin konularında bir diğeri kadınlara yönelik cinsel tacizdir. Cinsel taciz, cinsiyetçi güç ilişkilerinin ve kadınların metalaştırılmasının bir tezahürü; turizm alanlarının ve çalışanlarının cinselleştirilmesinin bir ürünüdür. Kadın çalışanlar, özellikle genç veya göçmen iseler genellikle güvencesiz işçilerdir. Kıyafet kodları ve üniformalar genellikle kadınların çekiciliğini artırmak için tasarlanmakta ve kadınların hizmet karşılaşmalarında cinselliklerini vurgulamaları, müşteriye sosyal olarak çekici ve arkadaş canlısı olmaları ve cinsel bir varlık olmaları için teşvik edilmektedir. Yapılan araştırmalara göre konaklama işletmelerinde çalışan her dört kadından en az biri iş yerinde taciz edilmektedir.

Kadınlar için istihdam yaratılması, ataerkil yapıları değiştirmez; cinsiyetler arasındaki ücret farkını azaltmaz veya cinsel tacizle mücadele etmez. Kadınları, ucuz bir iş gücü ve ataerkil bir organizasyon yapısı içinde eşitsiz bir şekilde kullanan endüstri, cinsel taciz ve diğer istismar biçimlerini artırır.

Diğer taraftan kadın turistlerin taciz edilmesi de oldukça yaygın ve küreseldir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde cinsel tacizin çeşitli biçimleri (sokak tacizi, küçük düşürme, cinsel şakalar, istenmeyen akşam yemeği davetleri vs.) turizm alanının genel bir özelliği olmuştur.

Kadınların bir meta olarak turizm endüstrisine hizmet ettiği diğer bir alan seks turizmidir. Seks turizmi üç faktöre dayanmaktadır: yoksulluk, turistlerin az gelişmiş ülkelerdeki kadınları cinsel açıdan uygun görmesi, seks turizmini destekleyen uluslararası bir sistem.

Seks turizmi aynı zamanda ırksallaştırılmış cinsiyet kalıp yargılarını barındırarak özellikle siyahi kadınların

orantısız bir şekilde mağdur edildiği yüksek oranda bir ırkçı görünüm sergiler.

Turizmde Engellilerin Eşitsizliği

Engelliler ve diğer dezavantajlı gruplar turizme erişimde sayısız zorluklarla karşılaşmaktadır. Engelli bireylerin turizm faaliyetlerine katılımda karşılaştıkları belli başlı sorunlar:

• İyi uyarlanmış otel odalarının olmaması • Erişilebilir havaalanı transferi eksikliği • Tekerlekli sandalyeyle erişilebilir araçların eksikliği • Erişilebilir restoran, bar vb. eksikliği • Erişilemeyen veya yalnızca kısmen erişilebilen web siteleri • Restoranlarda ve halka açık yerlerde uyarlanmış tuvalet eksikliği • Erişilemeyen sokaklar (kaldırımda park eden arabalar vb.) • Erişilebilirlik sorunları hakkında bilgi verebilecek ve tavsiyede bulunabilecek profesyonel personelin eksikliği • Engellilik ekipmanı eksikliği • Belirli bir cazibe merkezinin erişilebilirlik seviyesi hakkında güvenilir bilgi eksikliği

Bu sorunlar erişilebilir turizm kavramının önemini ortaya koyar. Erişilebilir turizm, hareketlilik, görme, işitme ve bilişsel erimiş boyutları da dahil olmak üzere erişim gereksinimleri olan kişilere evrensel olarak tasarlanmış turizm ürün, hizmet ve ortamlar sunarak onların bağımsız, eşit ve insan onuruna yakışır şekilde işlev görmelerini sağlar.

Erişilebilir turizmde insanlar yaşamları boyunca bu hizmetlerden yararlanabilmelidir. Erişilebilir turizmde gereksinimi olanlara, kalıcı ve geçici engelli bireylere, yaşlılara, obezlere, küçük çocuklu ailelere, daha güvenli ve sosyal olarak sürdürülebilir şekilde tasarlanmış ortamlar sunulur. Bu ortamlarla yardımcı olacak çalışanlar da bulunmaktadır.

Erişilebilir turizm için temel oluşturmanın yolları, evrensel tasarım kavramı aracılığıyla bulunabilir. Evrensel tasarım uyum sağlamaya ya da özel bir tasarım yapmaya gereksinim duymadan herkes tarafından kullanılabilecek ürün ve ortamların tasarımı şeklinde tanımlanabilir.

Evrensel tasarım ilkeleri:

• Adil kullanım: Tasarımın farklı yetenek düzeyindeki kişiler için pazarlanabilir ve kullanışlı olması • Kullanımda esneklik: Tasarımın çok çeşitli bireysel tercihleri ve yetenekleri barındırması • Basit ve sezgisel kullanım: Tasarımın kullanımının kullanıcının deneyimi, bilgisi, dil


becerileri veya var olan dikkat seviyesinden bağımsız olarak anlaşılması • Algılanabilir bilgi: Tasarımın ortam koşullarına veya kullanıcının duyusal yeteneklerine bakılmaksızın gerekli bilgileri kullanıcıya etkili bir şekilde iletmesi • Hata toleransı: Tasarımın kazara veya istenmeyen eylemlerin tehlikelerini ve olumsuz sonuçlarını en aza indirmesi • Düşük fiziksel çaba: Tasarımın verimli, konforlu ve en az çabayla kullanılması • Yaklaşım ve kullanım için boyut ve alan: Kullanıcının vücut ölçüsüne, duruşuna veya hareketliliğine bakılmaksızın yaklaşım, erişim ve kullanım için uygun boyut ve alan sağlanmasıdır

Engellilere yönelik engellerin nedenleri:

İçsel engeller

• Boş zamanını nasıl geçireceğine yönelik bilgi eksikliği • Turist faaliyetlerini sınırlayan sağlık sorunları • Engellilerin sosyal iletişim alanında verimsizliği • Engellilerin başkalarına fiziksel ve psikolojik bağımlılığı

Çevresel engeller

• Bazı “yapabilen” bedenlerin tutumu • Mimari • Ekolojik engeller • Ulaşım • Kurallar ve yasal düzenlemeler

Etkileşimli engeller

• Engellilerin becerilerinin yaptıkları/yapacakları faaliyet türü ve biçimine göre ayarlanamaması • İletişim

Engelsiz erişim sadece engelli bireyler için değil, daha önce de belirtildiği gibi çok küçük çocukları olan aileler, hamile kadınlar, geçici engelli bireyler ve yaşlılar için de önemlidir.

Turizmde evrensel erişilebilirlik için öneriler:

• Turizme erişim konusunda ilgili yönetmeliklerin, standartların ve iyi uygulama kodlarının uygulanmasının yanı sıra engellilik gruplarıyla da iş birliği yapmak • Özel olarak iş gücü eğitimini, uygun tasarımın kullanımını, gerekli fiziksel altyapının geliştirilmesini ve özel ihtiyaçları olan ziyaretçiler için özel bilgi verilmesini içeren faaliyetleri teşvik etmek • Ekonomik olarak dezavantajlı olan veya diğer sosyal dışlanma biçimlerini deneyimleyen kişilere seyahat olanakları sağlamak. Sosyal turizm programları geliştirmek için hükümetler,

turizm işletmeleri ve STK’ların ortak hareket etmesi

Turizmde Eşitsizliğin Dönüşümü

Turizm endüstrisinde farklı sosyal konumlara sahip birçok insanın kültürel geçmişleriyle doğrudan ve kişisel olarak temas kurulabilmesi, turizmin etkileşim sağlama açısından belirleyici bir unsurudur. Bu tür etkileşimlerin ırk, sınıf, kültür temelli eşitsizlikleri ortaya çıkarma kapasitesi, gizlenmiş güç ilişkilerini ortaya koyma açısından da önemlidir. Tahakküm ve güç ilişkilerinden kaçınmak için geliştirilen alternatifler yeni turizm çeşitlerinde ve uygulamalarında da gözlenebilir. Bunlardan en önemlileri Yoksul Yanlısı Turizm ve Yoksulluk Turizmidir.

Yoksul Yanlısı Turizm

Yoksulluk olgusu mutlak ve göreli yoksulluk olarak iki farklı biçimde tanımlanabilir. Mutlak yoksulluk bireyin geçimini sağlayabilmek için ihtiyaç duyduğu kaynaklardan yoksun kaldığı veya sadece yaşamını sürdürebilmesi için gerekli en temel ihtiyaçlarını karşılayabildiği bir durumdur. Göreli yoksulluk ise temel ihtiyaçlarını karşılayabilmelerine rağmen kişisel kaynaklarının yetersizliğinden dolayı bulundukları toplumun genel refah düzeyinin altında yaşayan ve topluma sosyal açıdan katılmaları engellenmiş kimselerin durumunu ifade eder.

1990’lı yıllarda yoksullara odaklanan kalkınma yaklaşımlarında, yoksulluğun ortadan kaldırılması için turizm uygulamaları üzerinde de durulmaya başlandı. Turizmi yoksulluğun üstesinden gelmek için bir strateji olarak gören yaklaşıma göre turizm, yoksulların endişelerini ve ihtiyaçlarını dikkate alan, sürdürülebilir geçim kaynaklarını destekleyen, olumsuz etkileri en aza indirerek yerel halk için olumlu etkileri en üst düzeye çıkarmayı amaçlayan ve adil ticaret ilkelerine uyan bir sektördür. Bu düşüncenin savunucularına göre yoksul yanlısı turizmin dört potansiyel avantajı vardır:

• Yoksul yanlısı büyümeyi kolaylaştıracak ekonomik bir sektör olması • Turizmin emek yoğunluğu • Yoksul ülkelerdeki turizm potansiyeli • Doğal ve kültürel varlıklar üzerine turizm inşa etme yeteneği

Turizmin yukarıda belirtilen ve avantaj olarak görülen potansiyeline rağmen yoksul yanlısı turizm yaklaşımının hayata geçirilmesiyle tüm yoksul halk değil, sadece küçük bir azınlık düzenli olarak istihdam edilmektedir.

Yoksul yanlısı büyüme için turizmin avantajları:

• Turizm tüketicileri ürüne veya hizmete götürdüğü için pazarlara yerel erişimi kolaylaştırabilir, yerel işletmeler ve yoksul üreticilerle potansiyel bağları geliştirebilir. • Hava yolculuğundaki vergilerde turizm tarife engelleriyle karşılaşmaz.


• Tarım ve balıkçılık gibi diğer sektörlerle iş birliği yaparak ev sahibi ülkelerdeki turizm gelirlerinin oranını artırabilir. • Bir büyüme sektörü haline gelebilir. • Yüksek kültürel değerlere, vahşi yaşam ve peyzaj değerlerine sahip, geliştirilme potansiyeli olan uzak alanları etkiler. • Emek yoğun bir sektördür. Küçük ölçekli işletmelere fırsatlar tanır, yüksek oranda kadın istihdam eder. • Fakir ülkeler için önemli bir ihracat fırsatı sağlayabilir. • Turizm ürünleri, bazı yoksulların sahip olduğu doğal kaynaklar ve kültür üzerine inşa edilebilir. • Turizmin gelişmesi ile altyapının da gelişmesi kırsal topluluklara temel hizmetler götürülmesini sağlar. • Turizmden yüksek gelir sağlanabilir. Bu nedenle oldukça hızlı büyüyen bir pazar sunar. • Farklı girdileri kullanarak farklı biçimler alabilir. Böylece çeşitli ülkeler ya da bir ülkedeki çeşitli bölgeler tarafından kullanılabilir. • Konaklamadan eğitime kadar birçok farklı sektörden oluşur. Geniş katılımlı, büyük sermaye gerektirmeyen, el emeğiyle üretilen ürünlerin rahatlıkla üretilip satılabileceği olanaklar yaratır.

Yoksul yanlısı turizm, bir turizm çeşidi değildir. Bir yaklaşımdır.

Turizmi de dahil eden yoksullar için fırsat yaratma stratejileri:

Ekonomik fayda stratejileri

• İş fırsatlarını genişletmek • İstihdam olanaklarını artırmak • Kolektif faydaları artırmak

Ekonomik olmayan stratejiler

• Kapasite geliştirme, eğitim ve güçlendirme • Turizmin yoksullar üzerindeki çevresel etkisini azaltmak • Turizmin sosyal ve kültürel etkilerine değinmek

Politika/süreç reformuna odaklanan stratejiler

• Daha destekleyici bir politika ve planlama çerçevesi oluşturmak • Katılımı teşvik etmek • Özel sektörü yoksul yanlısı ortaklıklara sokmak

Yoksulluk Turizmi

Yoksulluk turizmi, dezavantajlı ve marjinal kentsel alanların değerlendirilerek yerel halkın turizme katılmasını ve yoksulluklarını azaltmayı amaçlayan bir turizm çeşididir. Finansal olarak ayrıcalıklı durumda olan turistlerin yoksulluğa ilk elden şahit olmak için yoksul toplumları ziyaret ettikleri durumları ifade eder.

Yoksulluk turizminin özellikleri:

• Ziyaretçiler ve ziyaret edenler arasında dayanışma sağlar • Eşitliğe dayalı karşılıklı anlayışı ve ilişkileri teşvik eder • Yerel toplulukların kendi kendine yeterliliklerini ve kendi kaderlerini tayin etmelerini destekler • Yerel ekonomik, kültürel ve sosyal faydaları en üst düzeye çıkarır

Temel olarak kentsel yoksullukların metalaştırılmasını içeren yoksulluk turizmi; gecekondu turizmi veya getto turizmi olarak da adlandırılır.

Diğer turistik karşılaşmalarda örtük olan eşitsizlikler, yoksulluk turizminde turist deneyiminin temelini oluşturur.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında