SOS109U-TURİZM SOSYOLOJİSİ
Ünite 3: Turizmin Toplumsal Etkileri I
Turizm ve Sosyal Değişme
Sosyal değişme, farklı zaman dilimlerinde sosyal yapı unsurlarında ortaya çıkan nitelik ve nicelik farklılaşmasıdır. Değişimin hızı, toplumdan topluma Geleneksel toplumlarda daha yavaş olurken endüstrileşen topluluklarda daha hızlı olmaktadır. Sosyal değişme araştırmaları genellikle şu konuları kapsar:
• Nüfus hareketleri, • Gelenek ve göreneklerin değişmesi, • Rol ve statülerdeki değişmeler, • Yeni liderlerin ve ideolojilerin ortaya çıkması, • Keşif ve icatlar, • Ekonomik varlıklardaki değişimler, • Diplomatik ilişkiler, • Eğitim kurumlarındaki değişmeler, • Rejim değişikliği, • Kitle iletişim sistemlerindeki değişimler, • Aile ve akrabalık ilişkilerindeki değişimler, • Teknolojik değişmeler
Modern turizm, büyük ölçüde Batı Avrupa’da kentleşmenin bir sonucu olarak gelişmiştir. Yirminci yüzyılın başlarında ve on dokuzuncu yüzyıl boyunca turizmin gelişmesine katkıda bulunan önemli faktörler şunlardır:
• Sanayi devrimiyle yaşam standartlarında yükselmeye neden olan üretim artışı, • Ucuz ve erişilebilir seyahat etmeye neden olan ulaşım teknolojisindeki gelişmeler, • Ücretli izin hakkının verilmesi, • Çevreyle ilgili algıların değişmesi, • Eğitimdeki gelişmelerle denizaşırı seyahatlere olan arzunun artması
Turizm; ulaşım, konaklama, yeme içme, iletişim, dağıtım vb. birçok sektöre ekonomik girdi sağlamasının yanında sosyal yapıda da değişime neden olmaktadır. Seyahatlere daha fazla erişim, toplumdaki diğer bazı gelişmelere eşlik etmiş; bu da turizm deneyimlerine olan talebin artmasına veya oluşmasına katkıda bulunmuştur. Doğal olarak farklı kültürel özelliklere sahip insanlara etkileşim olanağı sağlamasıyla turizm olgusu, toplumsal değişmeye neden olan önemli bir faktördür.
Turizmin yarattığı değişim; yerel, ulusal veya küresel boyutta olabilir. Dünyanın farklı bölgelerinde meydana gelen sayısız vakada hem turistlerin hem de yerel sakinlerin sosyal yapılarında, değerlerinde, normlarında, görüşlerinde ve tutumlarında değişiklikler olduğuna yönelik çok sayıda araştırma sonucu ortaya konulmuştur. Turizmin özellikle gelişmemiş bölgelerde büyük bir gelişim göstermesi, o bölgenin de muazzam bir şekilde gelişmesine ve dolayısıyla değişmesine yol açar. Modernleşmenin bir parçası olarak bu değişimlere kadınların turizme bağlı nedenlerle istihdama katılmaları
ve ekonomik bağımsızlıklarına sahip olmaları örnek gösterilebilir.
Teknolojinin sosyal değişim üzerindeki etkisi oldukça önemlidir. Dolayısıyla turizm faaliyetlerinin artması; iletişim, ulaşım ve altyapının topluluğa fayda sağlayan yardımcı iyileştirmeler ve yeniliklerle teşvik edilen sosyal değişimin öncüleridir. Turizmin gelişmesi, ev sahibi toplumların gelir düzeylerini ve turizm sektöründe yer alan nüfusun oranını da artırmaktadır. Ayrıca bu durum toplumun tüketim alışkanlıklarını değiştirerek harcama davranışlarındaki değişiklikler nedeniyle daha fazla sosyal değişime neden olabilmektedir.
Turizmin Sosyokültürel Etkileri
Sosyokültürel değişme, bir toplumun siyasi, idari ve hukuki yapısında, bilgi ve eğitim sisteminde, maddi alet ve vasıtalar ile bunların kullanılması ve tüketilmesinde meydana gelen çeşitli değişimleri içerir. Genellikle bir kültürde değişimi etkileyebilecek üç genel faktör söz konusudur: Fiziki çevre faktörleri (yer altı ve yer üstü zenginlikleri, iklim şartları vb.), farklı kültürlerle sağlanan etkileşim, temas ve kültürün kendi içindeki gelişmeler. Toplum bilimi insanları, kültür ise insan davranışlarını incelediğinden dolayı toplumsal değişimle ilgili bazı çalışmalarda sosyokültürel değişim olarak geçer.
Genellikle toplumlarda turizmin yarattığı modernleşmenin olumsuz etkileri turizmin sosyal ve kültürel olumlu katkılarına gölge düşürmektedir. Turizmle birlikte küreselleşme güçleri ve uluslararası medya gibi farklı etkenlerin varlığı nedeniyle toplumdaki sosyokültürel değişimde turizmin önemini ve kapsamını belirlemek oldukça güçtür. Kültür ve yaşam tarzlarının değişmesi kültürel emperyalizm, gösteri etkileri ve asimilasyon olarak değerlendirilmektedir.
Turizmin başlıca olumsuz sonuçları arasında geleneklerin kültürel kimliğin zayıflaması, materyalizm, suç, sosyal çatışmalar, kalabalığın artması, çevresel bozulma ve sanayi ülkelerine bağımlılık bulunmaktadır. Turistlerin ilgisini çeken yerel yiyecek içecek kültürü, folklor, geleneksel törenler, eğlence anlayışı, konaklama tesisleri vb. unsurlar kendi özgün değerlerini kaybeder ve her yerde birbirine benzeyen bir kültür oluşur. Turizm, insan ilişkilerini ekonomik bir kazanç kaynağına dönüştürür ve ekonomik olmayan ilişkilerin oranını azaltır.
Turizmin olumsuz etkileri arasında ahlaki değerlerin zayıflaması yer alır. Turizm bir yandan ekonomik kazanç sağlarken diğer yandan ticarileşme ile sahip olunan ahlaki değerlerle yer değiştirir. Soygun, hırsızlık, tecavüz gibi suçlardaki artış, kişiliksizlik ve ticarileştirmenin bir sonucu olarak görülmektedir. Aynı zamanda turistlere karşı işlenen suçların sebebi turistlerin yaşam refahının kıskanılmasına dayandırılabilir. Araştırmalarda uluslararası turizmde elde edilen karın yabancıların elinde olması; az gelişmiş ülkelerin sanayi ülkelerine bağımlılığına, sömürgeciliğe ve kültürel köleliğe yol açtığı görülmektedir.
Turizmin olumlu etkileri ise kentsel canlandırma, imaj geliştirme, ekonomik faydalar, kültürler arası takdir ve turizm altyapısının geliştirmesi olarak beş boyutta toplanabilir. Olumsuz etkiler yanında turizmin özellikle yoksul bölgelerde olumlu etkileri de çoktur. Bölgelerin canlandırılması, yerel sanat ve zanaatların yeniden doğuşu ve geleneksel kültürel faaliyetlerin devamlılığının sağlanması, yerel mimari geleneklerin yenilenmesi, estetik ve kültürel alanların korunması ihtiyacının desteklenmesi yönüyle olumlu sosyokültürel etkileri bulunur. Aynı zamanda olumlu etkiler içinde, yeni toplumsal kurumları ortaya çıkarması, yeni meslekler oluşturması, yerel halkın tarih ve kültürel değerlerine sahip çıkma bilincini geliştirmesi, yabancı dil öğrenmeye yöneltmesi gibi faydalar sayılabilir. Bazı bölgelerde yerel halkın turistlere benzeme çabası görülür. Avustralya’nın bir köyünde köylülerin giyim tarzının değişmesi ve Pasifik’te sahte halk kültürünün kasıtlı olarak yaratılması bu duruma örnek verilebilir.
Sosyokültürel etkiler toplum katılımı, kişiler arası ilişkilerin doğası, toplumsal örgütlenmenin temelleri, sosyal yaşamın ritmi, aile hayatı, iş bölümü, tabakalaşma, güç dağılımı, gelenek görenekler ve göç olmak üzere 10 temel konu altında sınıflandırılır. Turizmin sosyal yaşamın ritmi üzerindeki etkisi önceleri ekonomik ölçütlerle düzenlenmeyen bazı yaşam alanlarının ticarileştirilmesi veya metalaşması sonucunda yerel halkın kendi aralarındaki davranışlarda da olumsuzluklar oluşturmaktadır.
Turizm gelişiminin sosyokültürel etkileri sayılamayacak kadar çoktur. Bunlar arasında turizm sektöründeki iş ve eğlence hayatı ve kadınlara yeni iş olanakları ile aile hayatına olumsuz etkisi, yeni iş fırsatları ile kentleşmeyi teşvik, girişimciler ve bireylerde yeni sosyal tabakalaşma, sosyal eşitsizlik, sektörden halktan çok yabancıların faydalanması sayılabilir. Aşağıda turizmin sosyokültürel etkileriyle ilgili dikkate alınması gereken kategoriler yer almaktadır.
Göç
Turizm bölgelerindeki istihdam fırsatları, birçok vasıflı ve vasıfsız iş gücünü kendine çeker. Turizmin hayat kazanmak için kolay ve uygun bir sektör olması, küçük işlerde girişimci olma fırsatı vermesi, turizm işinden keyif alma, diğer sektör sorunlarından kaçınma ve seyahat etmeyi işten daha önemli görme turizm bölgelerine gerçekleşen göçün kişisel yönelimli nedenleri arasındadır.
Turizm bölgelerindeki istihdam fırsatları, birçok vasıflı ve vasıfsız iş gücünü kendine çeker. Turizmin hayat kazanmak için kolay ve uygun bir sektör olması, küçük işlerde girişimci olma fırsatı vermesi, turizm işinden keyif alma, diğer sektör sorunlarından kaçınma ve seyahat etmeyi işten daha önemli görme turizm bölgelerine gerçekleşen göçün kişisel yönelimli nedenleri arasındadır.
Aile Yapısı
Turizmin düşük gelir ve kadınsı dokunuşa yatkınlığı kadınlara turizm sektöründe çalışma fırsatı vermektedir. Bu durum aile yapısı ve sosyal yapılardaki güç dengesini
özellikle kırsal bölgelerde değiştirmektedir. Böyle bir sistem birçok yerel çalışanın, aile yapısının değişimine, toplumsal mülkiyet sorunlarına, toplumun temeli olan sosyal yükümlülüklere, dinî ritüel ve festivallerine katılmasını engelleyebilir. Bu, toplumsal yaşamda bir bozulmaya yol açabilir. Ancak turizm doğru planlandığı takdirde ev sahibi nüfusun refahını artırabilir. Öte yandan kırsal turizm odaklı kadın girişimciliği kadının gelişimine, sosyoekonomik güçlenmesine, gelir ve istihdam artışına, bölgesel kalkınmaya katkı sağladığı olumlu yönleridir.
Yerel Kültür
Turizmde kültürün kullanılmasının temel noktası, kültürün otantikliği/özgünlüğü ile ilgilidir. Kültürün turizm pazarının gereksinimlerini karşılamak için değiştirilmesi paradoksu turistlere otantikliğin sahnelenmesine yol açar. Bu durum, genellikle anlamlarının değiştiği ve turistlerin zevklerine uyacak şekilde değiştirilmesi nedeniyle yerel bir kültürel ürün olarak özgünlüğünü yitirir, mesleki istikrarı bozabilir, aile ve toplum uyumunu bozabilir, “sahte halk kültürünün” yaratılmasına yol açabilir. Bununla birlikte kültürel varlıklar tüketilebilir, dini ve kültürel sembollerin değerini azaltabilir. Kültürün paketlenmesi sözde olaylara yol açarak bir tür metalaştırmaya dönüşür.
Gösteri Etkisi
Kültürleşmenin sonucunda, turistlerin ve onlarla ilişkili olan şeylerin ev sahibi toplum için model hâline gelmesinde gösteri etkisi ortaya çıkar. Gösteri etkisi, yerel halkın turistlerin davranışlarını kendilerine zarar verecek şekilde taklit etmesidir. Yerel toplumun turistlerin refahını gördükçe kıskançlık, turistlere karşı saldırganlık ve öfkeye neden olabilmektedir. Gösteri etkisi insanları eksik oldukları şeylere uyum sağlamaya teşvik ederse avantajlı olabilir. Ancak genellikle yerel toplum üzerinde olumsuz etkileri vardır.
Suç
Turizmde insan ilişkilerindeki duygusuzluk ve ticarileşme, suçların artmasına neden olabilir. Bir bölgede turistlerin varlığı, aşırı alkol tüketimi, uyuşturucu maddeler temin etme, fuhuş vb. suçları içeren bireysel faaliyetler ve kurumsal yasa dışı davranışlar olmak üzere iki düzeyde suç faaliyeti için zemin hazırlar. Bölgedeki nüfus yoğunluğu, tesisin sınıra göre konumu, ekonomik farklılıklar, turizmin gelişme düzeyi ve süregelen suç düzeyi turizm ve suç arasındaki ilişkileri etkileyen faktörlerdir.
Sosyokültürel Değişim ve Turizm İlişkisini İnceleyen Yaklaşımlar
Yerel toplum ve turistler arasındaki etkileşimin etkileri turizmde sosyal etki ve sosyokültürel değişme çalışmalarından biri Doxey’in (1975) geliştirdiği modeldir. Bu etkili modelde, bir bölgede turizm gelişimine yerel halkın verdiği tepki; coşku, ilgisizlik, rahatsızlık ve düşmanlık olmak üzere dört aşamada ele alınmıştır. Modelde yerel toplumun turizmi sindirme ve hoş görme
özelliği vurgulanır. Yerel toplumlarda turizm gelişimine karşı coşku ile başlayan tutumlar bir dizi aşamadan geçerek düşmanlık noktasına ulaştığı görülmektedir.
Bir diğer yaklaşım Butler’ın (1980) ürün yaşam döngüsü modelidir. Yeni bir ürünün satışının yavaş yavaş büyüdüğü, ardından büyümenin hızlandığı, büyüme hızının durağanlaştığı ve daha sonra düştüğü şeklinde bir döngüye dayanır. Butler (1980) bu döngüyü bir turizm bölgesinin yaşam döngüsü; keşif aşaması, katılım aşaması, gelişme aşaması, sağlamlaştırma aşaması, durgunluk aşaması, düşüş aşaması ve gençleştirme olarak yedi aşamada kavramsallaştırmıştır. Butler sosyal etkileşim sürecinin karmaşıklığını da açıklar. Bu karmaşıklık ziyaretçilerin sosyal özellikleri (kalış süresi, etnik veya ekonomik özellikleri) ve yerel toplumun taşıma kapasitesi (ekonomik gelişme düzeyi, ekonomik ve diğer faaliyetlerin mekânsal dağılımları) ile ilgilidir.
Doğan (1989) ise, turizmin etkilerine bağlı olarak yerel toplumun turizme verdiği davranışsal tepkilerle ilgili direnme, içine kapanma, sınırları vurgulama, canlandırma ve bütünleşme şeklinde bir sınıflandırma yapmıştır.
Sosyal davranışın mübadele edilen ödüller ve katlanılan bedeller kapsamında bir mübadele olduğu görüşü ortaya atılmıştır. Sosyal mübadele kuramına göre; taraflarca turizm endüstrisi kapsamında edinilen ödüllerin/faydaların katlanılan bedellerden/maliyetlerden fazla olması durumunda turizme destek verilmesi daha mümkündür. Sosyal değişim kuramı, bireysel düzeyde sektörden daha fazla ve doğrudan faydalanan turizm sektörü çalışanlarının, turistlere ve turizm gelişimine karşı olumlu tutumlara sahip olduklarını öne sürer. Toplumsal düzeyde ise ekonomik, çevresel ve sosyokültürel alanlardaki maliyetler ve faydalar, turizmin gelişmesine yönelik tutumlar üzerinde önemli etkiler olarak görülür.
Bu yaklaşımlar, sosyal etkilerin değerlendirilmesi için kavramsal temelleri geliştirmesine katkıda bulunmuştur. Turizmdeki yapısal değişiklikler ve yerel toplumun turizme açılmasının kapsam ve süresine bağlı olarak turizmin sosyokültürel etkileri zamanla değişmektedir.