SMY209U-SOSYAL MEDYA ARAÇLARI
Ünite 8: Sosyal Medya Hukuku ve Etiği
Giriş
Sosyal medya araçlarını kullanım amaçları fark etmeksizin yapılan tüm işlemler, sosyal medya profili olarak isimlendirilen kişisel sayfalar üzerinden yapılmaktadır. Sosyal medya araçlarında temel olarak üç profil türünün kullanıldığı söylenebilir. Bunlar kişisel profiller, profesyonel profiller ve karma profillerdir.
Sanal kimlik; sosyal medya kullanıcılarının kendi tercihleri doğrultusunda yapılandırdıkları dijital kimliklerdir. Sanal kimlikler kullanım itibariyle kendi içinde paylaşım, beğeni, gizlilik ve güvenlik başlıkları altında incelenmektedir.
Paylaşım: Sosyal medya kullanıcılarının, düşüncelerini yazıya dönüştürerek, ses ve fotoğraflar aracılığıyla medya içerikleri oluşturarak veya sosyal medya ortamında dağıtılmış diğer içerikleri kullanma yoluyla diğer kullanıcılara gösterme biçimidir.
Beğeni: Sosyal medya kullanıcılarının profillerinin ve paylaşımlarının diğer kullanıcılar tarafından sevilme, kabul görme ve takdir edilme durumlarının sanal bir dünyada ifade ediliş şeklidir.
Gizlilik: Temel olarak kullanıcılarının profil bilgilerini diğer kullanıcılardan gizleme veya gösterme davranışlarıyla ilgilidir ve kullanıcılar açısından önemli bir güvenlik unsurudur.
Güvenlik: Sosyal medya kullanıcılarının diğer kullanıcılardan ve etik sorunlardan uzak durma güdüsüyle ilişkilidir
Sosyal Medya Hukuku
Her ortamda olduğu gibi sosyal medyanın kamusal bir alan hâlini alması, kamusallığa özgü hukuki unsurların sosyal medyaya da yansımasına neden olmaktadır. Sosyal medya bilişim alanındaki hukuksal düzenlemenin odağında yer almaktadır. Her ne kadar sosyal medya üzerinden düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti vatandaşlara hak olarak tanımlanmış olsa da bu hakkın belirli durumlar için sınırlandırılabilmesi de söz konusudur.
Sosyal medya üzerinden oluşacak hukuksal sorunların Türk Ceza Kanunu’nun birçok maddesiyle doğrudan ilişkili olabilecek bir boyutu bulunmaktadır. Bireylerin, sosyal medya platformlarında yaptıkları her paylaşım ve faaliyetten ötürü, hukuki ve cezai sorumlulukları bulunmaktadır.
Sosyal medya aracılığıyla işlenen suçlara ilişkin yapılan araştırmalar, Facebook ve Twitter aracılığıyla işlenen suçlar arasında hakaret suçunun birinci sırada geldiğini belirtmiştir.
Günümüzde en yaygın kullanılan sosyal medya platformları kullanıcı sayılarının fazla olması nedeniyle Facebook, YouTube, WhatsApp, Instagram, WeChat, TikTok ve Facebook Messenger olarak karşımıza
çıkmaktadır. Bu platformlarda profil oluşturma temelinde paylaşım yapılabilmekte ve kullanıcılar belirli izinler dâhilinde birbirlerinin profillerini takip edebilmektedir. Bu takip davranışı, kişinin alenileştirdiği (erişime açtığı) kişisel verilerine erişmeyi de olanaklı kılmaktadır. Ancak, sosyal medya platformlarında kullanıcılar, takipçilerinin görebileceği biçimde saklamaya gerek duymadıkları verilerini yayınlama suretiyle alenileştirebilirler. Buradaki alenileştirmede açık rızadan söz edilebilir. Fakat bu kişilerin kendi bilgilerini paylaştıkları zamanki rızaları, o bilgi ve görsellerin başkaları tarafından yayılmasını kapsamamaktadır.
Kişinin rızası alınmadan sosyal medya ortamından alınan kişisel verilerinin yayılması, her halükârda TCK 136 kapsamında suç oluşturmaktadır.
Hukuki açıdan bakıldığında sosyal medya platformlarında yaşanacak bir hukuksal sorun ya da mağduriyet durumu için özgür irade ve açık rıza kavramları önemli belirleyicilerdir. Sosyal medyada kullanıcıların özel hayatlarını ihlal edebilecek unsurlar, başkalarının erişimine açılmamalıdır.
Sosyal medya platformlarının çeşitlenmesiyle birlikte sanal topluluklar ortaya çıkmakta ve bu sayede dijital bir kamuoyu oluşmaktadır. Sosyal medyada kamuoyu oluşumu gerçek dünyaya göre daha hızlıdır. Sosyal medya ortamlarında toplumsal ifade özgürlüğünün bilgi edinme ve dayanışma gibi olumlu yönlerinin yanında hakaret, iftira, karalama, linç, kişisel hakların ve özel hayatın gizliliğini ihlal etme gibi hukuki koruma gerektirecek olumsuz boyutları bulunmaktadır.
Sosyal Medya Kullanım İhlalleri
Sosyal medya platformlarında gündeme gelebilecek hak ihlalleri en genel ifadeyle üç kategori altında ele alınmaktadır:
• Servis sağlayıcısından kaynaklı ihlaller, • Kullanıcılardan kaynaklanan ihlaller, • Üçüncü parti kişi veya paydaşlardan kaynaklı ihlaller.
Servis Sağlayıcısından Kaynaklı İhlaller
Sosyal medya platformlarında kullanıcılar, servis sağlayıcıların kullanım koşullarını kabul ederek bu platformları kullanabilmektedir. Servis sağlayıcıları tarafında gerçekleşebilecek en riskli ihlal durumlarından biri kişisel verilerin gizliliğinin ihlal edilmesi durumudur.
Kullanıcıların cihazlarına servis sağlayıcılar tarafından entegre edilen “çerez” (cookie) uygulamaları tarafından da takip edilme ve yönetilme olanakları bulunmaktadır. Çerez uygulamaları her ne kadar zararlı yazılım kapsamında değerlendirilmese de kullanıcı verilerini barındırma ve üçüncü parti yazılımlar tarafından da erişilebilme potansiyelleri nedeniyle kişisel verilerin ihlaline neden olabilecek risk durumlarının oluşmasına neden olabilmektedir.
Kullanıcı Kaynaklı İhlaller
Sosyal medya platformlarında veri ihlalleri günden güne artmaktadır. Platformlarda kişilik ve veri ihlalleri; kullanıcı yorumları, kullanıcı paylaşımları, e-Posta içerikleri, telif hakkı ihlalleri ve ahlaka aykırı içeriklerin dağıtımı gibi oldukça farklı biçimlerde gerçekleşebilmektedir.
Kullanım amaçları her ne kadar veriye hızlı ulaşma, bireyler arası etkileşimi destekleme ve bireylerin iletişim gereksinimlerini farklı olanaklar ile destekleme olsa da sosyal medya platformlarında kullanıcılar, gerçekleştirdikleri her bir faaliyet ve paylaşım için cezai ve hukuki olarak sorumluluk sahibidir. Platformlarda sıklıkla vurgulanan “özgürlük” kavramı, herhangi bir kullanıcının kişilik haklarının ihlal edilmemesi süresince geçerlidir.
Üçüncü Parti Yazılım, Kişi veya Paydaş Kaynaklı İhlaller
Verilerin üçüncü parti yazılım veya uygulamalar ile paylaşılmış olması, artık kişisel verilerin hem kullanıcı hem de ilgili sosyal medya platformunun kontrolünden çıktığı anlamına gelir. Sosyal medya platformları aracılığıyla paylaşılan herhangi bir veri, artık yalnızca paylaşan kullanıcıya ait değildir. Kullanıcıların sosyal medya platformlarında bir paylaşımda bulunmadan önce herhangi bir şekilde diğer kullanıcıların veya toplulukların kişisel verilerini ve haklarını ihlal edip etmediğine dikkat etmeleri gerekmektedir.
Günümüzde fikri mülkiyet ihlalleri, dijital pazarlamaya yönelik ihlaller ve çocuk haklarına yönelik ihlaller de söz konusu olabilmektedir.
Fikri Mülkiyet İhlalleri
Fikir ve sanat unsuru faaliyetlerinde bulunmak anayasal bir hak olarak tanımlanmıştır. Bir düşüncenin, yazının, fotoğrafın, çizimin, sesin ya da müziğin sosyal medya platformlarında dolaşımı oldukça kolay olsa da bu kolaylık zaman zaman fikri mülkiyet ihlallerine zemin oluşturabilmektedir. Fikri mülkiyet, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında güvence altına alınmıştır. Sosyal medyada bir içeriğin erişime açık olması, sahibinin rızası dâhilinde alenileştirildiğinin de göstergesidir. KVKK’ya göre kişisel verinin kişinin kendisi tarafından erişilebilir şekilde alenileştirildiği durumlarda, ilgili kişiden açık rıza alınmasına gerek yoktur.
Bilişim teknolojilerinin yaygın olarak kullanıldığı günümüzde “Bilişim Sistemine Girme Suçu” bilişim suçları içerisinde işlenmesi en basit olan suç tipi olup örneğin, bir kişinin Facebook, Twitter, Instagram veya e-Posta adreslerine izni olmadığı halde, güvenlik önlemlerini devre dışı bırakarak erişmek, bilişim sistemine girme suçu olarak cezalandırılır. Sosyal medya üzerinden, tescil edilmiş bir fikir ve sanat eserinin paylaşılması durumu ise 5846 numaralı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında değerlendirilmektedir. Telif haklarıyla korunan bir edebi ya da sanatsal eserin sosyal medyada ya
da herhangi bir mecrada izinsiz paylaşımı kısıtlanmaktadır.
Dijital Pazarlamaya Yönelik İhlaller
Sosyal medya platformlarında kullanıcılara sunulan reklam içerikleri, kullanıcıların sosyal medya kullanımları süresince gerçekleştirdikleri veri etkileşimlerinden hareketle belirlenmektedir. Sosyal medya kullanıcıları, servis sağlayıcılarla hangi bilgileri paylaştıklarına dikkat etmeli ve kişisel veriler açısından tehdit unsuru oluşturabilecek herhangi bir girişimde bulunmaktan kaçınmalıdır.
Çocuk Hakları İhlalleri
Paylaşılan içerikte yer alan bireylerin kişilik hakları gözetilmeden herhangi bir paylaşımın yapılması, yasal olarak suç teşkil etmektedir. Ancak, paylaşılan içerikte yer alan bireylerden izin alınarak paylaşım yapılmasında sakıncalı bir durum bulunmamaktadır. Çocukların kendi haklarını korumaları ve hak ihlallerini tespit ederek duruma karşı eyleme geçmeleri söz konusu değildir. Çocuklara ait hassas verilerin de sıklıkla paylaşıldığı sharenting, her ne kadar ebeveynlerce kabul görmüş olsa da bu konuda ebeveynlerin bilgilendirilmesi ve çocuğa ait mahremiyet kriterinin göz ardı edilerek hareket edilmesinin engellenmesi gerekmektedir.
Sosyal Medyada Güvenlik ve Etik
Sosyal medya platformlarındaki ihlaller; kullanıcı hesaplarına yönelik saldırılara karşı uygulanan güvenlik yöntemleri ile yakından ilişkilidir. Kötü amaçlı yazılımlar kullanan bireysel veri hırsızları veya servis sağlayıcıların sistemlerini ele geçirmeyi başaran hacker grupları, bu bağlamda en yüksek risk unsurunun oluşmasında rol oynamaktadır. Sosyal medya kullanıcılarının kişisel verilerine yönelik saldırı mahiyeti taşıyan herhangi bir açıklama, paylaşım, yorum veya görselin paylaşımından sorumlu olan bireylerin cezai ve hukuki sorumluluğu bulunmaktadır.
Kullanıcıların herhangi bir hak ihlali konusunda sosyal medya platformuna ait servis sağlayıcı ile iletişim kurarak destek alması, pratik ve hızlı bir çözüm yolu oluşturabilmektedir. Ancak, kullanıcı talebi ve hak ihlalinin varlığına rağmen sosyal medya platformu servis sağlayıcısının herhangi bir girişimi olmadığı durumlarda ise ivedilikle hukuki koruma konusunda başvuru yapılması gerekmektedir. Diğer taraftan, sosyal medya üzerinden gerçekleşen kimi olumsuz durumların hukuki yaptırımı tanımlanmamış olmasına karşın etik sorunlara neden olabilecek önemli bir boyutu da bulunmaktadır. Bu yönüyle etiğin hukuki bir yaptırım yerine ilkesel bir yaptırım içerdiği söylenebilir. Bilişim etiğinin kapsamı diğer mesleklere ilişkin etik ilkelerden farklıdır. Doğrudan bilişim sektöründeki mesleklere yönelik değil tüm paydaşlara yönelik olduğu için kapsamı da oldukça geniştir. Günümüzde kullanılan bilgi ve iletişim teknolojilerine dayalı tüm teknolojiler ile internet uygulamaları, akıllı cihazlar, giyilebilir teknolojiler,
artırılmış ve sanal gerçeklik ortamları, hologram, yapay zekâ, robotik vb. tüm yenilik alanları bilişim etiğinin kapsamı içinde yer almaktadır. Bilişim alanına yönelik etik sorunları Gizlilik (Privacy), Doğruluk (Accuracy), Fikri Mülkiyet (Property) ve Erişilebilirlik (Accesibility) olmak üzere dört boyutta ele almıştır.
• Gizlilik: Bireylerin kendilerine ya da erişebilecekleri kişilere ait bilgileri hangi koşullar altında hangi güvenceyle ve ne ölçüde paylaşabileceklerini tanımlamaktadır. • Doğruluk: Bir bilginin doğruluğundan ve güvenirliğinden kimin sorumlu olduğunu tanımlamakta olup yanlış bilgilerin sorumluluğunu vurgulamaktadır. • Fikri Mülkiyet: Adından da anlaşılacağı üzere bilginin ya da fikrin kime ait olduğunu tanımlamaktadır. • Erişilebilirlik: Bireylerin hangi koşullar altında hangi bilgilere ne ölçüde erişim haklarının olduğunu tanımlamaktadır.