AÖF Soru Bankası

Sosyal Medya AraçlarıÜnite 5 Özeti

Sosyal Medyada Haber Takibi ve Paylaşımı

SMY209U-SOSYAL MEDYA ARAÇLARI

Ünite 5: Sosyal Medyada Haber Takibi ve Paylaşımı

Giriş

Birlikte yaşamın bir getirisi olarak ortaya çıkan kitleler arası iletişim, beraberinde yeni iletişim araçlarının işe koşulmasını gerektirmiştir. Bunun için kullanılmaya başlanan iletişim araçları, dijitalleşmenin de etkisiyle her geçen gün geliştirilmiş ve 21. yüzyılda birey kontrollü yapılarla hizmet sunar hâle gelmiştir. Kitle iletişim araçları bireylere neredeyse her konuda tartışmalara esas oluşturacak bilgi ve haberleri sunarken, toplumsal aklın belirginleşerek toplumun bir araya gelmesine yardımcı olmaktadır.

İlk sırada televizyon olmak üzere gazete, radyo ve dergi gibi geleneksel olarak değerlendirilebilecek kitle iletişim araçları günümüz sosyal medya uygulamalarından çok temel bir hususta ayrılmaktadır. Bu husus, yeni medya teknolojilerinin bir uzantısı olarak ortaya çıkan sosyal medya platformlarının hem çift yönlü hem de etkileşimli bir yapıya sahip olmalarından kaynaklanmaktadır. Sosyal medyanın bu temel farkı, geçmişte kitle iletişim araçlarının karşısında pasif ve edilgen olarak kalmış bireylerin aktif ve etken bir role kavuşmasının önünü açmıştır. Artık, bilgiyi sunan ve paylaşan yalnızca medya kurum ve kuruluşları değildir. Her türlü bilginin birbirinden farklı içerik türleri ile paylaşılabildiği sosyal medya ortamlarında haberinde tek kaynağı medya kurum ve kuruluşları değil, bu platformlarda kullanıcı olan bireylerdir.

Geleneksel Medyadan Yeni Medyaya Habercilik

Geleneksel medya, liberal ve eleştirel olmak üzere iki ana yaklaşım ile açıklanmaya çalışılmıştır. Liberal yaklaşımda iletişim ile etkileşim birbiriyle ilişkilidir; iletişimin gerçekleşmesi için etkileşimin meydana gelmesi gerektiği görüşü egemendir. Öte yandan, eleştirel teoriye göre ise medyanın etkisi sınırsızdır ve medya tek taraflı olarak kitleleri yönlendirmektedir. Bireylerin neyi ne kadar düşüneceği ya da nasıl yorumlayacağı kararını medya vermektedir. Medya kurum ve kuruluşları kitle iletişim araçlarını kullanarak haber sunumu yapmakta ve kitleleri yönetmektedir. Bu görüşe göre medya söz konusu aktörlerin çıkarlarını halkın kendi çıkarlarıymış gibi sunarak halkın bunu kabul etmesini ve bu düzene rıza göstermesini sağlamaya çalışmaktadır.

Geleneksel Medya ve Habercilik

Liberal yaklaşımdaki ilk model, Harold D. Laswell tarafından 20. yüzyılda geliştirilmiş hipodermik iğne modelidir. Hipodermik iğne modeli, iletişim mesajlarının izler kitlede bulunan her birey için benzer şekilde algılandığını ve izler kitlenin iletişim mesajlarına anında ve doğrudan tepki gösterdiğini ifade etmektedir. Bir diğer teori, 16. ve 17.yüzyıllarda ortaya çıkan ve medyanın siyasi aktörlerin nüfuzu altında olduğunu ileri süren otoriter medya teorisidir. Otoriter medya teorisi, medya kurum ve kuruluşlarının haber içeriklerini siyasi aktörlerin görüşleriyle uyumlu olacak bir biçimde sunduğunu ve yine siyasi aktörlerin devamlılığına hizmet ettiğini ileri sürmektedir.

Bu teorilerin yanında habercilikteki değişimi açıklayan ve 17. yüzyılın sonlarına doğru ortaya konulan liberal özgürlükçü medya teorisi ile 20.yüzyılda biçimlenen sosyal sorumluluk medya teorisi bulunmaktadır. Diğer teorilerle benzer şekilde haberin içeriği ve sunumu hususlarında yer alan aktörlerin taraflarına odaklanan söz konusu teoriler, medya ve toplum ilişkisini yakından incelemektedir. Teoriye göre kitle iletişim araçlarının topluma karşı birtakım görev ve sorumlulukları vardır. Ancak, bunların karşılanmasında ve habercilikte tarafsızlığın sağlanmasında medya kurum ve kuruluşlarının bağımsız olması gerekmektedir. Zira medya kurum ve kuruluşlarında görevli eşik bekçileri, topluma neyin haber olarak sunulup neyin sunulmayacağı hususunda karar vermekte ve çoğu zaman bu kişiler çeşitli aktörlerin görüşleriyle uyumlu hareket etmeyi tercih etmektedir.

Geleneksel medyanın söz konusu etkisi, birçok araştırmaya konu olmuş ve bu araştırmalarda “medya mı toplumu yönlendiriyor yoksa toplum mu medyayı?” sorusuna yanıt aranmıştır. Medyanın, toplumun dikkatini medya tarafından istenen konulara çektiğini savunan ve gündem oluşturma etkisi olarak bahsedilen gündem belirleme teorisi, bu sorulara yanıt olarak ortaya çıkmış bir teoridir. Öte yandan, habere erişim amacıyla kullanılabilecek bilgi kanalları için herkesin eşit imkânlara sahip olmadığı temelinden hareket edilerek bir başka teori olan bilgi açığı hipotezi geliştirilmiştir.

Elisabeth Noelle-Neumann tarafından geliştirilen sessizlik sarmalı teorisi ise, toplumsal ilişkiler ve kitle iletişimi ile fikir ve görüşlerin bireysel olarak açıklanabilmesi arasındaki ilişki temeline kurulmuştur. Teoriye göre kitle iletişim araçları ile medya kurum ve kuruluşları, toplumun hangi haberleri kabul edeceğini ve yaygınlaştırılabileceğini şekillendirebilir.

Yeni Medya ve Habercilik

İnternetin ilk dönemini temsil eden Web 1.0 altyapısı, haberi paylaşmak için bir internet sayfasına erişebilecek teknolojiye ve haberi yazabilecek bir internet sayfasına/sitesine sahip olmanın oldukça maliyetli olduğu, habere erişmenin ve sunmanın çoğu durumda bir uzmanlık gerektirdiği bir döneme işaret etmektedir. İnternet teknolojisinin gelişip yaygınlaşması aracılığıyla ağ olgusu giderek bireysel ve toplumsal yaşamın merkezinde daha şiddetli bir şekilde hissedilir olmuştur. 2000’li yıllara gelindiğinde çıktılarını vermeye başlamış Web 2.0, Web 3.0 ve Web 4.0 şeklinde birçok internet teknolojisinin ortaya konulmasında kritik bir rol oynamıştır. Ayrıca bu çıktılara paralel olarak yakın gelecekte duygusal web olarak adlandırılan Web 5.0 teknolojisinin duyulan ayak sesleri, tüm alanlarda görüldüğü üzere habercilik alanında da değişim ve dönüşümlerin devam edeceğinin temel bir göstergesidir.

Dijital platformlardan yayınlanmaya başlayan gazeteler, internet üzerinden yayın yapan radyo ve televizyon kanalları ile sosyal medya platformlarının sunduğu özellikler, haberlerin daha geniş bir kitleye ulaştırılmasına


imkân tanımıştır. Bu süreç aynı zamanda medya ile toplum arasındaki tek yönlü iletişimi çift yönlü iletişime çevirerek etkileşimli habercilik döneminin de başlamasına neden olmuştur. Sosyal medya, kullanıcıların oluşturdukları metin, resim, video, grafik ve benzeri materyalleri paylaştıkları ve benzer içeriklere ulaşabildikleri platformları temsil etmektedir. Dolayısıyla, sosyal medyayı kullanıcıların hem üretici hem de tüketici olarak sosyal medyada varlık gösterdikleri platformlar olarak tanımlamak da mümkündür.

Yeni medya teknolojileriyle birlikte gelişim gösteren canlı yayın teknolojileri de interaktif haber paylaşımı için öne çıkan unsurlardan biri olarak değerlendirilebilir. Yeni medyanın bir uzantısı olarak sosyal medya platformları, kullanıcılar için izleyici olmaktan çok geribildirim sağlayabilme, dijital hikâye anlatıcılığı yapabilme ve anlık gündemden haberdar etme yönleriyle gündemi, geleneksel eşik bekçileri gibi merkezi içerik sağlayıcılarının kontrolünden alarak toplumun kontrolüne sunmuştur. Bununla birlikte, sosyal medya platformları aracılığıyla kullanıcıların gerek geleneksel medya kanallarına geribildirim sağlayabilmesi gerekse kendi haberlerini hazırlayıp takipçi kitlelerine sunabilmesi, habercilikte bir değişimi de gündeme getirmiştir. Süreçten etkilenen medya, özellikle haber sağlayıcı ve servis edici rolünün yanı sıra, doğru ve güvenilir haber kaynağı olma sorumluluğunu da yüklenmiştir. Habere ulaşmanın yolları çeşitlenirken bir yandan da kontrolsüz haber dağıtılan bu yollardan kullanıcılara ulaşan haberlerin doğruluğu hususunda bazı sorunlar ortaya çıkmaya başlamıştır. Dünyanın neredeyse her yerinden erişilebilir olması, sosyal medyadaki bilgi kirliliğinin oluşturduğu olumsuz etkiye dair ipuçları vermektedir. Diğer taraftan, sosyal medya platformlarının tüm kullanıcılar için kamusal alanda iletişim kurmayı sağlayan özelliği sayesinde toplumsal bir katkı oluşturacağı yönünde bazı görüşler mevcuttur. Ancak, sosyal medya platformlarının sundukları olanaklarla kamusal alanın aksine dijital bölünmeye sebep olabileceğini ifade eden görüşler de söz konusudur. Bu görüşlerin karşısında ise alternatif medya olarak anılan ve sosyal medya olanakları ile bir araya gelen toplulukların kurdukları dayanışma grupları yer almaktadır. Bu topluluklar bilgi ve haber paylaşımları aracılığıyla bir siber kültür oluşturmaktadır. Böylelikle topluluklar, içerik paylaşımları aracılığıyla yeni fikir ve görüşlerin ortaya çıkmasına olanak sağlamaktadır.

Sosyal Medya ve Habercilikteki Değişim

Geleneksel medyanın tek yönlü yapısı ve taraflı sayılabilecek ilişkilerle yönlendirilebilir olmasından dolayı toplumun sesi olmaktan çıktığını savunanlar, sosyal medya platformlarının katılımcı ve çift yönlü medya ortamı olabilme özelliğinin, medyayı özgürleştirdiğine vurgu yapmaktadır. Sosyal medyanın sağladığı özgürlük, medya kurum ve kuruluşlarının haber üretmesi ile dağıtmasının da ötesine geçerek, platformun tüm kullanıcılarını birer haber üreticisi ve dağıtıcısı hâline getirmektedir.

Sosyal medyanın habere getirmiş olduğu alternatif erişim olanakları, kullanıcıların birer yurttaş gazetecisi olarak medya kurum ve kuruluşlarına geribildirim sağlayabilmelerinin yanı sıra doğrudan haberin kaynağıyla hatta haberi okuyan diğer okurlarla etkileşim kurulabilmesini kolaylaştırmıştır. Pavlik (2013)’e göre sosyal medya, haberciliği dört farklı şekilde etkilemiştir:

• Haber içeriğinin yapısındaki değişim, • Habercilik iş süreçlerinin dijitalleşmesi, • Medya endüstrisinin yapısal değişiklikleri, • Haberin tüm paydaşları arasındaki ilişkinin değişimi.

Sosyal medya platformlarının haber amaçlı kullanılmasının hız ve eşzamanlılık gibi avantajlarının yanında bazı dezavantajları da taşıdığı belirtilmelidir. Kontrolsüz ve neredeyse her kullanıcı tarafından dolaşıma konulan içerikler, gerçek dışı haberlerin hızla yayılmasına sebep olabilmektedir. Özellikle son dakika haberciliğinin yapısı gereği sosyal medya platformlarında karşılaşılan söz konusu haberlerin, hızlı bir şekilde yeniden paylaşılarak daha geniş kitlelere ulaşmasına yol açılabilmektedir. Bu da doğruluğu teyit edilmemiş haberlerin dolaşıma konulması anlamına gelmektedir. Bu bağlamda, sosyal medya haberciliğinin yararlarını şu biçimde sıralamak mümkündür:

• Haber anında servis edilmekte ve haberle alakalı güncellemeler kısa sürede yapılabilmektedir, • Haberlere zaman ve mekân fark etmeksizin istenilen anda ulaşılabilmektedir, • Haberler görsel, işitsel, görsel-işitsel ve metinsel birçok unsurla zenginleştirilebilmektedir, • Kullanıcılar beğeni, yorum ya da paylaş gibi seçeneklerle haberle etkileşime geçebilmektedir, • Haber içeriklerinde haberle ilgili detaylı bilgi için web sayfası bağlantıları paylaşılabilmekte ve kullanıcılar istediklerinde detaylı bilgiye ulaşabilmektedir, • Kullanıcılar eski haberlere erişebilmekte ve istedikleri haberleri arşivleyerek depolayabilmektedir.

Sosyal medya haberciliğinin temel özellikleri ise depolama ve arşivleme, etkileşim, hipermetin, multimedya, hızlı güncelleme ve uygun maliyet olmak üzere altı alt başlıkta ele alınmaktadır.

Sosyal Medyada Haber Paylaşımı

Sosyal medya platformlarının temel özellikleri her ne kadar paylaşım ve etkileşim olsa da her bir platform kendine özgü bazı nitelikler taşıyabilmektedir. Bu platformlardan biri olarak Instagram, daha çok fotoğraf ve kısa video türü haberlerin oluşturulup paylaşılmasına olanak verirken; YouTube, asenkron video haberlerin veya canlı yayın destekli video haberlerin yayınlanmasına imkân tanımaktadır. Twitter, çoğunlukla metin tabanlı kısa içeriklerin paylaşımına olanak tanıdığı için son dakika


gelişmeleri rolündeki haberlerin hızlıca paylaşılmasını kolaylaştırmaktadır. Facebook ise özet biçimde hazırlanan haber içeriklerinin yine görsel, işitsel ya da görsel-işitsel unsurlarla zenginleştirilerek paylaşılmasına imkân vermektedir. Görüleceği üzere haberin paylaşımında kullanılacak platform, kullanıcıların demografik ya da psikografik özelliklerinin yanı sıra platformun yapısal özelliklerine bağlı olarak da değişebilmektedir. Sosyal medya platformları kullanıcılarına sundukları özellikler bağlamında takipçi kitlesinde bazı farklılıklar gösterebilmektedir. Öyle ki, yetişkin bireyler daha çok Facebook platformunda vakit geçirirken gençler Instagram gibi platformlarda vakit geçirmeyi tercih edebilmektedir. Kullanma amaçları bağlamında ise podcast ve haber takibi için YouTube platformu ilgiyi üzerine çekerken, güncel olay ve haberler ile gündem takibi ya da bir konu hakkında yorum yapmak ve fikir paylaşmak veya şikâyet bildirmek maksadıyla Twitter platformu kullanılabilmektedir. Platformların hedef kitlesi ve kullanım amaçları değerlendirilerek ve haberin paylaşıldığı taraf ile haberin özellikleri de dikkate alınarak sosyal medyada haber paylaşımı yapılmaktadır.

Bununla birlikte, haber paylaşımında dikkat edilecek kriterlerin dışında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti “Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi” yayınlamıştır. Bu bildirgede birçok hususun yanı sıra gazetecilerin gerek geleneksel medya ortamlarında gerekse sosyal medya platformları da dahil dijital ortamlarda uymaları gereken doğru davranış kuralları yer almaktadır.

Sosyal Medya Haberciliği ve Etik

Sosyal medya platformları, kullanıcıların istedikleri içeriği özgürce paylaştığı, paylaşılan içeriklerin sistem ya da herhangi bir yapı tarafından bir denetim mekanizmasına tabi tutulmadan dolaşıma girmesini sağlayan yapısıyla, habercilik ve gazetecilik etiği açısından birtakım riskleri de beraberinde getirmektedir. Etik kavramı, çeşitli mesleklerde çalışan kişilerin uyması ya da kaçınması gereken davranışlar bütünü olarak ele alınabilmektedir. Sosyal medyada habercilik etiği ise sosyal medya platformlarında haber üretimi ve paylaşımıyla ilişkili tüm paydaşların uyması ve sergilemesi gereken davranışlar olarak ifade edilebilir. Nitekim, toplumun doğru haber alması ve çevrelerinde gelişen olaylar ya da durumlarla ilgili bilgi edinebilmesi, haberciliğin doğru davranış kuralları arasında yer almaktadır. Yaşanan dijitalleşmeyle birlikte, sosyal medya platformlarında haberin üretilmesi ve paylaşılması süreçlerinde hem haberin doğruluğu hem de güvenirliği gibi temel konularda etik sorunlar ortaya çıkmaya başlamıştır.

Haber ve habercilik alanında mevcut sorunların yaşanan dijitalleşmeyle birlikte farklı bir boyut kazandığı ve beraberinde önemli sorunları getirdiği dikkat çekmektedir. Bu konuyla ilgili yapılan çalışmalarda da sosyal medya haberciliğinde görünürlüğü yüksek olan etik sorunlar şu şekilde sıralanabilmektedir:

1. Özel yaşamın gizliliği 2. Telif hakları 3. Kaynak göstermeme 4. İçeriklerin teyit edilmeden paylaşılması 5. Kişisel verilerin güvenirliğinin sağlanamaması 6. Veri madenciliği 7. Haber ve ticari enformasyonun sınırlarının belirsizleşmesi 8. Yoğun reklam içerikleri 9. Yanıltıcı Etiketleme ve Başlık Oluşturma 10. Nefret söylemi 11. Kullanıcıların yalnızca tüketici olarak konumlandırılması

Söz konusu etik sorunların yanında sosyal medya platformlarında birçok kullanıcının sahte kimlikli hesaplarla içerik üretmesi, söz konusu hesaplardan keyfi ya da sahte paylaşımların dolaşıma konulması, sırf tıklanma oranlarını artırma amaçlı yetkinlik ya da uzmanlıktan uzak gerçeği yansıtmayan başlıkların üretilmesi, telif hakkı gözetmeksizin kopyala/yapıştır tekniğiyle içeriklerin paylaşılması, göze çarpan diğer etik sorunlardır.

Sonuç olarak haber üreten ve paylaşan bütün kullanıcıların, sosyal medyada yer alan paylaşımları habercilik etiğine uygunluğuna göre değerlendirmesi gerekmektedir. Haber olabileceği düşünülen içeriğin nesnellik özelliğine sahip olmasına, güvenilirlik ve doğruluk boyutlarında herhangi bir endişeye yol açmamasına dikkat edilmelidir. Bu yüzden sosyal medyada haber olabilecek içeriğin diğer haber kaynaklarından da doğrulanması ve doğruluğu teyit edildikten sonra bu enformasyondan yola çıkılarak haber diliyle tekrar düzenlenmesi ve şekillendirilmesi önem taşımaktadır. Doğrulama yapılmadığı durumda doğru haber verme ilkesi ihlal edilecek ve hem ulusal hem de uluslararası bağlamda yanlış bir toplumsal infial uyandırılmasına neden olunacaktır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında