SMY209U-SOSYAL MEDYA ARAÇLARI
Ünite 4: Sosyal Medyada İçerik Geliştirme
Giriş
Bu bölümde Web 2.0 araçları yardımıyla geliştirilen içerikler ile bu içeriklerin sosyal medya ortamlarında öğrenme ve öğretme amaçlı kullanımına dikkat çekilmiştir. Kitabınızın 3. ünitesinde yer alan sosyal medya araç ve uygulamaları hakkında verilen hem teorik hem de pratik bilgiler aracılığıyla akademik ve bilimsel altyapısı güçlü içerik geliştirilmesi, bu bölümün çatısını oluşturmaktadır. Bunun için öncelikle veri, enformasyon, bilgi ve bilgelik kavramlarına sosyal medya ortak paydasında değinilmiştir ki tasarımın en önemli basamağı olan analiz aşaması için gerekli verinin enformasyon, bilgi ve bilgeliğe dönüşme süreçlerindeki operasyonel farklılıklarının sosyal medya perspektifinden önemi vurgulanabilsin. Ayrıca geçmişten günümüze bilginin mağara duvarlarından çevrimiçi öğrenme ortamlarına serüveni de içerik geliştirme unsurları açısından akademik ve bilimsel bir temelde incelenmiştir. Bu temel, görsel tasarım ve çoklu ortam ilkeleri ile açıklanmıştır. İlgili bölümün devamında, farklı açılardan sosyal medya içerik ve uygulamalarına değinilmiş olup; kitabınızın 3. ünitesinde ele alınan sosyal medya araç ve uygulamalarının öğretimsel tasarım bağlamı; dijital içerik geliştirmeye yönelik senaryo temelli etkileşimli bir uygulama temelinde ele alınmıştır.
Sosyal Medya Ortak Paydasında Veri, Enformasyon ve Bilgi
Sosyal medya ortamlarında geliştirilen ve sunulan içeriklerin öğrenme ve öğretme bağlamında ele alınması; ilgili içeriklerin etkili bir şekilde tasarımı gerekliliği; veri, enformasyon, bilgi ve bilgelik ortak paydasında bir araya gelmektedir. Özellikle öğretim tasarımı sürecinde geliştirilecek içerikler söz konusu olduğunda; sosyal medya ortamlarındaki veri, enformasyon ve bilgi kavramlarına ait tanımların operasyonel farklılıkları ile bilgeliğe giden yolda öğrenen açısından anlamının; öğretim tasarımı sürecinin öncelikle analiz basamağında nasıl ele alınabileceği, bu bölümde incelenmektedir.
Veri
Günlük hayatımızın hemen her yerinde doğrudan veya dolaylı; bilincinde olduğumuz veya olmadığımız hâlde; her türlü davranışlarımızın girdisi ve/veya çıktısı olabilecek her şey “veri”dir. İngilizcesi “data” olarak ifade edilmektedir. Veri henüz yapılandırılmamış bilimsel gerçeklerdir. İster fen bilimleri ister eğitim bilimleri isterse de sosyal ve sağlık bilimleri alanında olsun; veri ölçüm, sayım, deney, gözlem ya da araştırma yolu ile elde edilen henüz işlenmemiş; fakat bir araştırma, tartışma ve/veya akıl yürütme sürecinde, sonuca ulaşabilmek için gereken ilk bilgidir.
Enformasyon
İngilizcesi “information” olarak ifade edilen enformasyon kavramı “bilgi” kavramı ile sıklıkla karıştırılmaktadır. Enformasyon, bir bağlam içerisinde yer alan veridir. Verinin organize edilmiş hâlidir. Elde edilen veriden çıkarım yapılabilmesi için enformasyona ihtiyaç duyulur.
Enformasyon tüketilebilir veridir ve veriye göre daha fazla yapılandırılmıştır. Aynı zamanda enformasyon, bilginin hammaddesidir. Sosyal medya ortamlarında maruz kaldığımız enformasyondur ve hızlı tüketilebilirdir. Dijital bilgi çağında ortaya çıkan web teknolojileri ve internet; bilginin oluşması, saklanması, erişilmesi ve yayılması konusunda bilinen tüm tanımların yeniden yapılmasına neden olmuştur. Web devrimiyle mevcut enformasyona dayalı bilginin üretilmesi ile durmadan gerçek zamanlı olarak toplanılması, sunulması ve paylaşılması; devamında ise bir Web 2.0 aracı olan sosyal medyada veriye dayalı enformasyonun oluşturulması mümkün olmuştur. Sosyal medya araç ve uygulamalarının kullanılarak enformasyon oluşturulması noktasında önemli bir sorumluluk ortaya çıkmaktadır. Bu sorumluluk web ortamında içeriği hem alıcısı hem de üreticisi olan tüm kişiler için önem arz etmektedir. Enformasyonun geçerliği ve güvenirliği kanıtlanmış araçlar ile toplanan verilere dayalı olması oldukça önemlidir. Aksi durumda toplumda bir kaos oluşması söz konusu olabilir ki bu durumun oluşmaması için sosyal medya okuryazarlığının altı çizilmektedir.
Bilgi
Bacon’un ifadesinden hareketle ifade edilen bilgi bilimsel bilgidir. Veriye ve enformasyona dayalı bilgiden bahsedilmektedir. Enformasyon statik bir yapıdayken; bilgiye yüklenen anlam bilgiyi dinamik yapmaktadır. Veriye dayalı olarak elde edilen bilgi, farklı açılardan bakılarak deneyim yoluyla oluştuğundan veri ve enformasyonun aksine bugünü ilgilendirmektedir. Bilginin elde edilmesi kimi zaman bireysel yaşantılara, kimi zaman akla ve kimi zaman da başkalarının deneyimleri veya uzmanların görüşüne dayalı olabilmektedir. Ancak, belirtilen tüm bu yolların elde edilen bilginin geçerli ve güvenilir olduğuna ilişkin kanıt sunmada yetersiz özen ve elverişten uzak olduğunu söylemek gerekir. Bilimsel bilgiye ulaşmanın en doğru ve güvenilir yolu bilimsel yöntemden geçmektedir. Bilimsel yöntem gözleme, deneye ve akla dayanarak sistematik yollarla elde edilen bilgileri tanımlamakta ve belirli aşamalardan geçmektedir. Zira bilim, inanca değil, akla; öznel gözlemlere değil, deney ve nesnel gözlemlere dayanır.
Sosyal medya araç ve uygulamaları kullanılarak elde edilen ve/veya üretilen bilginin bilimselliği oldukça önemlidir. Bilgi, bilimsel ve teknolojik gelişmelere temel olacak sistematikte bilimsel yöntemler ışığında üretilmelidir. Bilgiyi üretme yolları, tümevarım ve tümdengelimdir. Hangi bilginin sosyal medya araç ve uygulamalarının kullanılarak elde edileceği, bilimsel yollarla denenmelidir ki insanların varoluşundan bu yana büyük bir sabır ve tutku ile doğaya egemen olma arzusu gerçekleşebilsin: Doğal afetler ya da salgın hastalıklar gibi tüm toplumu etkileyebilen durumlardan korunabilsin. Bilimsel bilginin üretilmesi kadar yayılması ve kullanılması da global bir köy hâline gelen dünyamız için oldukça önemli bir unsurdur.
Bilgelik
Hammaddesi bilgi olan bilgelik; veri, enformasyon ve bilginin aksine gelecek ile ilgilidir. Bunun yanında tıpkı bilgi gibi de kişiyle anlam bulur. Bilgelik, anlamanın en son aşamasıdır. Kişinin içinde yaşar. Çok bilmekten ziyade bilgiyi doğru yerde kullanmak anlamına gelir ve bunun dolayı karar mekanizmasını içerisinde barındırır. Bilimsel yolla üretilmiş bilgi de olsa; bilginin doğru yerde ve insanlık yararına kullanılması bilgelik ile ilgilidir. Bilge kişilerin, sosyal medya ortamlarında oluşturdukları içeriklerin katma değerinin yüksek olduğu unutulmamalıdır. Bu kişiler çok şey bilmekten ziyade; veriye dayalı elde edilen enformasyon temelinde oluşturdukları bilgiyi kararında ve yerinde kullanırlar.
Bilginin Serüveni: Mağara Duvarlarından Çevrimiçi Ortamlara
Söz konusu bilgi olduğunda; -burada bahsedilen bilimsel bilgidir- elde ediliş yöntemi, geçerliği, güvenirliği ve doğruluğu ile geçmişten günümüze oldukça önemli olduğuna işaret etmektedir. Mağara duvarlarından çevrimiçi öğrenme ortamlarına uzanan bilginin bu süreçteki yolculuğunda geriye dönmek her zaman mümkün olmayabilir. Bu durumda içinde bulunulan çağın dinamikleri doğrultusunda bilgiyi elde etme ve bilgiye dayalı içerik geliştirmenin gerek geleneksel öğrenme ortamlarında gerekse Web 2.0 teknolojilerinin sunduğu imkânlar ile çevrimiçi öğrenme ortamlarında geleceğe bırakılan bir iz olduğu; gelecekten de geçmişe uzanan bilimsel bir çalışma süreci için kıymetli bir veri olabileceği unutulmamalıdır. Bilginin serüvenine göz atacak olursak; mağara duvarlarından çevrimiçi öğrenme ortamlarına uzanan süreçte iletişim ve paylaşım hep temel olmuştur.
Geliştirilen dijital içeriklerin akademik ve bilimsel niteliği ile öğrenme ve öğretme ortamlarına entegrasyonu, bilginin geçerliği ve güvenirliğine yapılan vurgudan hareketle; öğrenme açısından yük oluşturmayacak şekilde tasarımlanmalıdır. Dijital ortamlarda geliştirilen içeriğin öğrenende bilişsel yük oluşturmayacak şekilde tasarlanması oldukça önemlidir. Bu da görsel tasarım ilke ve ögeleri ve çoklu ortam tasarım ilkeleri doğrultusunda mümkündür.
Görsel Tasarım İlke ve Ögeleri
Dijital ortamların hangisi olursa olsun içerik geliştirme söz konusu olduğunda; görsel tasarım işe koşulmaktadır. Zira yaşadığımız dünya içerisindeki hatıralarımız ve içinde yaşadığımız her şeyle ilgili izlenimlerimiz, duyu organları ile algılarımıza dayanmaktadır. Algılarımızın oluşması üzerinde de görüntüler oldukça önemlidir. Bu görüntülerin ise tasarımı; etkililiği, verimliliği ve çekiciliği açısından sadece öğrenme ortamları açısından değil; günlük hayatımızda etkileşimde olduğumuz her şey için geçerlidir.
Görsel tasarım ilkeleri bütünlük, denge, vurgu, oran- orantı/hiyerarşi, görsel devamlılık/ritim ve zıtlık olmak üzere altı tanedir. Bütünlük ilkesi, her bir parçanın ayrı ayrı olmasından ziyade bir bütün olarak anlam kazanmasıdır.
İçerik ile etkileşime giren öğrenen/kullanıcı, tasarımı bir bütün olarak algılar ve anlamlandırır. Denge ilkesine göre görsel ağırlık eşit olarak dağıtılmakta ve tasarımı oluşturan parçalar dengeli ve estetik bir açı ile yerleştirilmekte olup; simetrik ve asimetrik denge olarak tasarımda yer bulmaktadır. Vurgu ilkesi aracılığıyla tasarım içerisinde öğrenenin belirli bir noktaya odaklanması sağlanır. Oran- orantı/hiyerarşi ilkesi; tasarımda yer alan şekillerin denge hâli olarak ifade edilir. Ritim ilkesi ise, farklı ögelerin sırayla belirli aralıklarla birbirlerini takip etmesidir. Tasarıma ilgiyi artırmada çelişki oluşturmak amacıyla zıtlık ilkesinden faydalanılır. Görsel tasarım ögeleri; nokta, çizgi, renk, doku, şekil (biçim), form ve espas (boşluk) olmak üzere 97 Sosyal Medya Araçları 4 yediye ayrılmaktadır. Kısaca bahsetmek gerekirse; nokta, boyutu olmayan ilk düzen elemanıdır ve tasarımı başlatan bir ögedir. Çizgi, belirlenen bir noktanın doğrusal uzantısıdır. Renk, birçok ışığın göz retinası üzerinde sinirleri uyarması ile meydana gelen fizyolojik bir olay olup; insanlar üzerinde renklerin psikolojik etkileri vardır. Doku ögesi, görsel üzerinde biçimsel etki (örneğin, pürüzlü) bırakır. Şekil, çizgilerle oluşturulur ve iki boyutlu tanımlanmış bir alandır. Form/biçim ögesi, bir yüzeyin sınırlanarak ötekisinden ayrılmasıdır. Espas ise boşluk anlamına gelmektedir ve tasarımda bilinçli olarak bırakılan alanlardır
Çoklu Ortam Tasarım İlkeleri
Sözcüklerin ve görsellerin sunum materyalinde kullanılması anlamına gelen çoklu ortam; farklı ortamların birlikte kullanılması olarak da açıklanmaktadır. Çoklu ortam tasarım elemanları işitsel ögeler, fotoğraf, resim, hareketli görüntüler, grafik, şema ve tablo olabilmektedir. Dijital içerik geliştirirken bu ögelerin kararında ve ayarında kullanılması oldukça önemlidir. Çoklu ortam uygulamalarında kullanılan işitsel ögeler müzik, insan sesi işitsel efekt olabilirken; en çok kullanılan görsel materyaller ise fotoğraf ve resimdir. Bununla birlikte, video, hareketli gif, animasyonlar da hareketli görüntüler olarak ele alınabilirken; grafik, şema ve tablolar da bir başka görsel ögeler olabilmektedir.
Mayer’in çoklu ortam öğrenmede tasarım ilkelerini; konu dışı işlemleri azaltma ilkeleri, temel süreçleri yönetme ilkeleri ve üretici süreçleri geliştirme ilkeleri olmak üzere üç kategoride inceleyebiliriz: Konu dışı işlemleri azaltma ilkeleri: Bu ilkeler
a) tutarlılık b) dikkat çekme c) gereksizlik d) konumsal ve zamansal yakınlık
olmak üzere dört adettir.
Temel süreçleri yönetme ilkeleri: Bu ilkeler
a) parçalara bölme b) ön alıştırma c) biçim
olmak üzere üç adettir.
Üretici süreçleri geliştirme ilkeleri: Bu ilkeler
a) çoklu ortam b) kişileştirme c) ses d) resim
olmak üzere dört adettir.
Dijital İçerik Geliştirmeye Yönelik Senaryo Temelli Etkileşimli Bir Uygulama Örneği
Bu bölüm ışığında dijital içerik geliştirmeyle alakalı hususlar,
1) öğretim tasarımı 2) teknoloji entegrasyonu 3) çoklu ortam ve görsel tasarım ilkeleri 4) sosyal medya araç ve uygulama dinamikleri
çerçevesinde ele alınmıştır.
Örnek Uygulama
Bu bölümde, Anadolu Üniversitesi bünyesinde Sosyal Ağlar ve Dijital Güvenlik alanında eğitim, araştırma ve uygulama faaliyetlerini aktif olarak bir Instagram profili üzerinden yürüten Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim, Araştırma ve Uygulama Merkezi (SODİGEM) tarafından paylaşılan akademik ve bilimsel içeriklerin öğrenme ve öğretme süreçlerine entegrasyonu sağlanmıştır. Farklı sosyal araç ve uygulamaların kullanılması ile çoklu ortam ve görsel tasarım ilkelerinin dikkate alınmasıyla geliştirilmiş bir dijital içerik söz konusudur. İlgili içeriğin konu kazanımları kapsamında öğrenme ve öğretme süreçlerine entegrasyonu önemlidir. Bu bölümde sunulan entegrasyon çalışması, belirli bir konu kazanımını gerçekleştirmeye yönelik öğrenen ve öğreten sorumluluklarına vurgu yaparak etkileşimli bir senaryo temelinde gerçekleştirilmiştir.