SMY206U-SOSYAL MEDYA VE KURUMSAL İLETİŞİM
Ünite 3: Kurumsal İletişim ve Sosyal Medyanın Endüstri 4.0 İçindeki Rolü
Kurumsal İletişim ve Sosyal Ağlar
Kurumsal iletişim, kurumun, amaç ve hedeflerine ulaşması için gereken, kurumu oluşturan bölüm ve diğer öğeler arasında; koordinasyonu, bilgi akışını, bütünleşmeyi, değerlendirmeyi, karar almayı ve denetimi sağlamak amacıyla belli kurallar içerisinde gerçekleştirilen iletişim süreci olarak kabul edilmektedir.
Günümüz teknolojisindeki gelişmeler kurumsal iletişimde tümleşik haberleşme (unified communication) kavramını ön plana çıkarmıştır. Tümleşik iletişim, birleştirilmiş olarak yönetilen iletişim anlamına gelir.
Bu nedenle kurumsal iletişim kuruluşlar için içselini ve dışsalını kapsayan tüm iletişim süreçlerinin tek boyutlu olarak yönetilmesidir. Sosyal ağ analizi gruplar ve kuruluşlardaki bireyler arasındaki etkileşimi modellemek, görselleştirmek ve analiz etmek için kullanılan bir araçtır.
Geleneksel medya araçları kullanılarak yapılan kurumsal iletişim uygulamaları, teknolojinin ve özellikle sosyal medyanın gelişmesi ile dijital ortamlarda kullanılmaya başlanmıştır. Kuruluşların yayın organları, haberlerin iletişim sağlarken belirlenmiş olan hedef tüketici kitlesine aktarıldığı süreçte kontrol ve aktarım işleminden de kurtulmaktadır. Kuruluşun satışlarını destekleme, kuruluşun içi ve dışı ile ilgili iletişimi ve ilişkileri düzenleme, pazarda üretici-üretici ilişkilerini geliştirme, tüketicilerin gözünde markanın itibarını sağlama gibi belli başlı amaçları vardır.
Richmond vd. kurumsal iletişimi formal organizasyon ortamında sözlü veya sözlü olmayan mesajlar yoluyla bireylerin diğer bireylerin zihnindeki anlamı uyardığı süreç olarak tanımlamışlardır.
Neher (1997) kurumsal iletişimin beş işlevi olduğunu belirtmiştir:
• Uyumluluk kazanma • Liderlik, motive etme ve etkileme • Duygu-yapma • Problem çözme ve karar verme • Çatışma yönetimi, müzakere ve pazarlık
Kurumsal İletişimde İletişim Tipleri
Organizasyonel Yapılarına Göre İletişim Tipleri
Formal iletişim: Böyle bir iletişim, resmi organizasyon yapısı ve resmi statüsü ya da iletişimcinin ve alıcının konumu ile ilişkilidir. Formal iletişim, bilginin sorunsuz, doğru ve zamanında akmasını sağlamak için iletişim akışını düzenlemeye yönelik zorunlu bir girişimdir.
İnformal iletişim: Gayri resmi iletişim veya “söylenti” olarak da bilinir. Taraflar arasındaki dostluk, aynı kulüp veya dernek üyeliği gibi informal ilişkilerde kullanıldığı için her türlü formaliteden muaftır.
Yöne Göre İletişim Tipleri
Aşağıya doğru iletişim: Üstlerden astlara akan iletişim, aşağı doğru iletişim olarak adlandırılır. Bu tür bir iletişim kanalı, yönetim ve çevrenin otoriter niteliğinden bahseder.
Yukarıya doğru iletişim: Yukarıya doğru iletişimde, alt düzeydeki kişilerin üstlerindeki kişilerle iletişim kurması beklenir. Bu tür iletişim, çalışanların tepkilerini, önerilerini, şikayetlerini vb. içerir.
Yatay İletişim: İletişim aynı organizasyon düzeyinde çalışan iki veya daha fazla kişi arasında gerçekleştiğinde yatay iletişim olarak bilinir. Bir işletme ile satıcıları, tedarikçileri ve müşterileri arasında gerçekleşen iletişim de yatay iletişim olarak kabul edilebilir.
İfade Etme Şekline Göre İletişim Tipleri
Sözlü iletişim: Sözlü iletişim iki kişi arasında doğrudan bir iletişimdir. En önemli iletişim aracı sözlüdür ve çoğu durumda en etkilidir. Sözlü iletişim örnekleri kişisel talimatlar, anlatım, konferans, toplantı, söylentiler, mülakatlar, yüz yüze konuşma, telefon vb. araçlar ile iletişim olabilir.
Yazılı iletişim: Yazılı iletişim kurallar ve talimatlar el kitabı, mektuplar, genelgeler ve notlar, posterler, bülten ve ilan panoları, el kitapları, yıllık raporlar, kişisel mektup ve öneriler, şikayet prosedürü, resmi formlar kısacası yazılan her şeyi içerir
Sosyal Ağlar
Sosyal ağ analizi ilişkisel verilerin analizi için geliştirilen çok çeşitli metodolojik, istatistiksel ve teorik yaklaşımları kapsar.
Sosyal ağlar girişimcilik sürecinde çok önemli bir rol oynamakta ve iş modellerini ve düşüncelerini yeniden şekillendirmekte, insan etkileşimini ve kolektif davranışı benzersiz bir ölçekte incelemek için çok sayıda olanak sunmaktadır. Sosyal ağ analizi, bireysel, örgütsel ve toplumsal düzeyde ilişkiler ağını sorgulamak için araştırma ve iş alanlarında yaygın olarak uygulanan bir yöntem haline gelmiştir.
Sosyal Ağ Türleri
Sosyal ağ türleri; yatay sosyal ağlar, dikey sosyal ağlar, profesyonel sosyal ağlar, sosyal eğlence ağları, karışık dikey sosyal ağlar, üniversite sosyal ağları, sosyal haberler, blog, mikroblog ve paylaşılan içerik olarak sıralanabilir.
Endüstri 4.0 ve Kurumsal İletişim: Sosyal Medyanın Endüstri 4.0 İçindeki Rolü
Günümüzde endüstriyel üretim, küresel rekabet ve üretimin sürekli değişen pazar taleplerine hızlı bir şekilde cevap vermesi ihtiyacından kaynaklanmaktadır. Bu gereksinimler ancak mevcut üretim teknolojisindeki radikal gelişmelerle karşılanabilir. Endüstri 4.0, iş ve üretim süreçlerinin entegrasyonunun yanı sıra şirketin
değer zincirindeki tüm aktörlerin (tedarikçiler ve müşteriler) entegrasyonuna dayanan bir yaklaşımdır.
Manuel üretimden Endüstri 4.0 konseptine kadar endüstriyel üretim sistemlerinin geliştirilmesindeki aşamalar, dört sanayi devrimi süreci olarak sunulabilir.
• 1. Sanayi Devrimi: İlk Sanayi Devrimi 18. yüzyılda buhar gücü, makineleşme ve mekanik enerji üretimi ile başlamıştır. Manuel işten ilk üretim süreçlerine geçişi getirmiştir. • 2. Sanayi Devrimi: İkinci Sanayi Devrimi, elektrik ve montaj hattı üretiminin keşfiyle 19. yüzyılda başlamıştır. İkinci sanayi devrimi, sanayileşmeyi ve seri üretimi mümkün kılan elektrifikasyon ile tetiklenmiştir. • 3. Sanayi Devrimi: Üçüncü Sanayi Devrimi, 20. yüzyılda bellek programlanabilir kontroller ve bilgisayarlar kullanarak kısmi otomasyon yoluyla 1970’lerde başlamıştır. Bu teknolojilerin kullanılmaya başlanmasından bu yana, artık insan yardımı olmadan tüm üretim süreci otomatikleştirilmektedir. • 4. Sanayi Devrimi: Günümüzde uygulanan Dördüncü Sanayi Devrimi bilgi ve iletişim teknolojilerinin sanayiye uygulanması ile karakterize edilir. Üçüncü Sanayi Devrimi’nin gelişmeleri üzerine kuruludur. Halihazırda bilgisayar teknolojisine sahip üretim sistemleri bir ağ bağlantısı ile genişletilmekte ve tabiri caizse internet üzerinde dijital bir ikizi bulunmaktadır.
Endüstri 4.0’ın İlkeleri
Endüstri 4.0 uygulaması için geliştirilen altı ilke birlikte çalışabilirlik, sanallaştırma, yerinden yönetim, gerçek zamanlı yetenek, servis oryantasyonu ve modülerliktir.
Sanallaştırma: Sanallaştırma, bilgi sistemlerinin dijital verilerin sensör verilerine yapılandırılması yoluyla fiziksel dünyanın sanal kopyalarını oluşturabilmesinin sağlanmasıdır.
Yerinden yönetim: Bu ilke, siber özellikli sistemlerin bağımsız olarak kararlar verme ve özel işlevlerini yerine getirme yeteneğini ifade eder.
Gerçek zamanlı yetenek: Endüstri 4.0, her şeyi gerçek zamanlı olarak merkezlemeye odaklanmıştır. Bu ilke, sistemlerin daha iyi karar verme ve sorunlara hızlı çözümler için kapsamlı bilgi toplama ve görselleştirme yoluyla insanları destekleme becerisiyle ilgilidir.
Servis oryantasyonu: İç ve dış yönetimler, Endüstri 4.0’ın vazgeçilmez parçasına dönüşen yöneticilerin internetinin bir sonucu olan zeki işlem tesisleri tarafından ihtiyaç duyulurlar.
Modülerlik: Uyumluluk akıllı tesislerin değişen koşullara ve ön koşullara zahmetsizce uyum sağlaması için Endüstri 4.0’ın bir planlama kılavuzudur.
Endüstri 4.0’ın Bileşenleri
Endüstri 4.0’ı destekleyen bileşenleri simülasyon ve sanallaştırma, sistem entegrasyonu, nesnelerin interneti, siber güvenlik, bulut bilişim, katmanlı üretim, artırılmış gerçeklik, büyük veri ve otonom robotlar olarak sıralanabilir.
Simülasyon ve sanallaştırma: Simülasyon, gerçek bir sistemin veya bir sürecin çalışmasının benzetiminin yapılarak sanal geçmişinin üretilmesine ve gerçek sistemin karakteristik özelliklerine dair bazı yorumların çıkarılmasına olanak vermektedir. Sistemlerin simülasyonu ve sanallaştırılması, farklı senaryoların değerlendirilmesini sağlar.
Sistem entegrasyonu: Birçok sistem kendi operasyonları içinde yüksek derecede otomatiktir, ancak diğer sistemlerle iletişim kurma konusunda bu denli yetkin olmayabilir. Standartlar ve açık mimari, hem işletmeye hem de müşteriye ve/veya son kullanıcıya kolay bilgi aktarımını destekler.
Nesnelerin interneti (IoT): Nesnelerin interneti Endüstri 4.0 odaklı çözümlerde önemli bir işleve sahiptir. Nesnelerin interneti, benzersiz bir şekilde adreslenebilir nesnelerin kendi aralarında oluşturduğu, dünya çapında yaygın bir ağ ve bu ağdaki nesnelerin belirli bir protokol ile birbirleriyle iletişim içinde olmaları olarak tanımlanmaktadır.
Siber güvenlik: Kapalı sistemlerden uzaklaştıkça (IoT ve Cloud yoluyla artan bağlanabilirlik ile), bilginin güvenliği çok önemlidir. Güvenlik ve güvenilirlik, gerçekten modern ve sayısallaştırılmış bir üretim iş akışının başarılı bir şekilde uygulanmasını sağlayarak bağlantılı bir ortamın tüm avantajlarından yararlanır.
Bulut (Cloud) bilişim: Bulut bilişim, işletmelerin ürettikleri dosyaların saklanması ve dosyalara istenilen zamanda istenilen kişiler tarafından ulaşması gibi problemlerin ortadan kalkmasını sağlayan bir teknolojidir.
Katmanlı üretim: Katmanlı üretim küçük ölçekli uygulamalar veya tek tek parçaların veya kişiselleştirilmiş ürünlerin üretimi için giderek daha önemli hale gelmektedir.
Arttırılmış gerçeklik: Artırılmış gerçeklik, insanların elektronik sistemlerle daha iyi bütünleşmesini ve etkileşime girmesini sağlamak için gerçek zamanlı bilgilerin etkin bir şekilde sağlanarak kullanıma olarak tanımlanabilir.
Büyük veri: Sistemler giderek dijitalleştikçe ve bağlandıkça, toplanıp analiz edilebilecek çok fazla veri birikecektir. Özellikle nesnelerin internete bağlanma hızı ve her nesnenin üreteceği veri düşünülecek olursa veri sayısının yakın gelecekte çok daha fazla artacağı beklenen bir durumdur.
Otonom robotlar: Robotlar sağladıkları hız, kalite ve standardizasyon ile firmaların vazgeçemeyeceği bir üretim
aracıdır. Robotik, grafik iletişim endüstrisinin ilk aşamalarında olmasına rağmen, belirli üretim sistemleriyle kullanımda bir artış görülmektedir.
Endüstri 4.0’da Kurumsal İletişim ve Sosyal Ağların Rolü
Endüstri 4.0, inovasyon ile oldukça bağlantılıdır. Son on yılda mobil, bulut bilişim, sosyal medya ve büyük veri gibi kavramlarla birleşerek mükemmel bir simbiyoz oluşturan inovasyon, sanayileşme süreci için yeni bir konsept oluşturabilecek ve piyasayı yeni bir rekabet çağına geçirebilecektir.
Endüstri 4.0 bileşenlerinin kullanımı yaygınlaştıkça geleceğin fabrikalarında işbirlikleri ve iletişim önemli ölçüde artacaktır. Daha önce bahsedilen yatay ve dikey entegrasyon ve diğer organizasyonel değişikliklerin desteklediği daha fazla ekip çalışması beklentileri, hem dikey hem de yatay organizasyon ve değer zinciri boyunca doğrudan daha fazla işbirliği ve iletişime dönüşmektedir. Ağ oluşturma ve birbirine bağlılık, Endüstri 4.0’ın odak bileşenleridir.
Kurum içindeki ağlarda öğrenme eğrileri, birbirine bağlılık nedeniyle güçlü bir şekilde artacaktır. Dahası, geleceğin fabrikasındaki insanlar sadece diğer insanlarla değil, aynı zamanda nesnelerin internetindeki diğer yeni katılımcılarla, yani robotlar, makineler veya her türlü siber-fiziksel sistemler ile iletişim kuracaktır.
Siber fiziksel sistemler, ağ bağlantılı ürünler ve birbirine bağlı endüstriyel tesisler aracılığıyla iletişim dijitalleşecek ve daha esnek hale gelecektir.
Endüstri 4.0 uygulamaları ve nesnelerin interneti, siber fiziksel sistemler ve akıllı fabrikaların kullanımı sayesinde üretim hatları, ürünler ve müşteriler birbirine bağlanacak, bu ara bağlantı diğerlerinin yanı sıra makineden makineye (M2M) iletişimin ve dolayısıyla veri toplamayı ve veri analizini mümkün kılacaktır.