SMY203U-DİJİTAL YAYINCILIK
Ünite 3: Dijital Fotoğraf
Dijital Fotoğrafın Gelişimi
Dijital teknolojilerin getirdiği yenilikler doğrultusunda fotografik görüntüyü kaydetme ve üretme aşaması bambaşka bir üretim sürecine girmiştir. Bilgisayar teknolojisine koşut ilerleyen dijital fotoğraf teknolojisinin başlangıcı televizyon teknolojisi sayesinde ortaya çıkmıştır.
Film, film banyosu, kart, karanlık oda ekipmanları ve fotoğraf kimyasallarının yerini ışığa duyarlı elektronik algılayıcılar, bilgisayar ekranları ve photoshop vb. işlemsel uygulamalar almıştır ve böylelikle fotografik görüntüye ulaşma kaydetme ve çoğaltma pratiklerimiz hız kazanarak daha kolay ulaşılabilir bir hale gelmiştir.
Dijital Fotoğrafın Temel Yapı Taşları
Geleneksel fotoğraf tekniğinin tümüyle kimyasal işlemlere dayanmasına karşılık dijital sistemde, objektiften gelen görüntüler, manyetik ortama sayısal (digit) olarak kaydedilme esasına dayalıdır bu süreçte geleneksel fotoğraf tekniğinden farklı kavramlar ortaya çıkmıştır. Bunlar:
Algılayıcılar (Sensörler)
Fotoğraf makinesinin içerisine objektiften geçerek gelen ışık, algılayıcı yani sensörün üzerine düşer ve görüntü oluşur. Geleneksel fotoğraf çekme pratiğindeki filmin işlevini dijital fotoğrafta algılayıcı yani sensör üstlenmiştir. Sensörler görüntüleri ışığa duyarlı elektronik hücreler sayesinde kaydederler. Çektiğimiz fotoğrafın görüntü kalitesini objektif ve görüntü işlemci kadar etkin şekilde belirleyen sensörlerin üzeri piksel (Picture element) adını verdiğimiz çok küçük sayıdaki ışık noktalarından oluşmaktadır.
Piksel
Her fotografik görüntü analog fotoğrafta gren/ dijital fotoğrafta ise piksel (Picture element) adını vermiş olduğumuz çok küçük ölçekli tanımlayıcı birimlerin bir araya gelmesinden oluşur.
1 megapiksel 1 milyon piksel taneciğine karşılık gelir.
Çözünürlük
Dijital fotoğraf makinemizde yer alan sensör üzerindeki 1 inç uzunluk yani 2.54 cm lik alana düşen piksel sayısı çözünürlük olarak ifade edilir ve fotoğraf makinemizin görüntü kalitesini belirler. 5 megapiksel çözünürlükteki bir fotoğraf makinesi sensörümüzün yüzeyinde 5 milyon piksel bulunduğu anlamına gelir ve sensör üzerine düzenli olarak sıralanmış 2560 yatay, 1920 dikey piksel sayısını ifade eder.
Renk Derinliği
Sayısal (dijital) bir görüntüdeki piksel başına düşen renk sayısını ifade eden renk derinliği fotografik görüntünün kalitesini etkileyen önemli faktörlerden biridir.
Dosya Formatları
Dijital fotoğraf makineleri dijital görüntüyü kaydederken genellikle üç farklı dosya formatı kullanır. Bunlar Jpeg, raw ve tiff’tir.
Dijital Fotoğraf Makineleri ve Yardımcı Ekipmanları
Temel olarak dijital fotoğraf makinelerini 3 ana grupta incelemek mümkündür:
Dijital Kompakt Fotoğraf Makineleri
a. Küçük Format Kompakt Dijital Fotoğraf Makineleri: En yaygın olarak kullanılan dijital fotoğraf makinesi türleri arasındadır. Makinenin arkasında bulunan LCD ekran sayesinde çekilen görüntü görülebilir ve tekrar edilebilir. Çoğunun gövdesinde sabit fokus zoom lensler bulunmaktadır. b. Küçük Format İleri Seviye Kompakt Dijital Fotoğraf Makineleri: Bunların küçük format kompakt dijital makinelerden ayrılan en önemli özelliği Raw dosya formatında kaydetmesidir. Böylelikle fotoğrafçıya çekim sonrasında görüntüye müdahale imkanı tanır.
DSLR Görünümlü Dijital Kompakt Fotoğraf Makineleri
Elektronik Bakaçlı EVF Makineler: Optik bakaç yerine makinenin arkasında yer alan elektronik bir ekran üzerinde görüntünün görülebildiği makinelerdir.
DSLR Fotoğraf Makineleri
Kompakt dijital makinelere göre daha geniş bir sensör boyutuna, değiştirilebilir objektif imkanı ile aynı görüntü üzerinde farklı sonuçlar alabilmeye imkan tanırlar.
a. 35 mm DSLR Fotoğraf Makineleri: Sayısal teknolojilerin ilerlemesi doğrultusunda yaşamlarımıza giren 35 mm DSLR fotoğraf makineleri bir çok profesyonel mecrada (reklamcılık, iletişim, baskı, sanat) kullanılıp tercih edilmektedir. Bu makineleri dijital kompakt makinelerinden ayıran en önemli özellik daha kaliteli objektiflerden üretilmiş olmalarıdır. b. Tam Çerçeve (Full Frame) 35mm DSLR Dijital Fotoğraf Makineleri: Film kullanan analog makinelerde olduğu gibi; görüntüyü sensör üzerine 24x36 mm’lik bir alana objektifin aktardığı şekli ile kırpma olmaksızın kaydeden makineler full frame 35 mm DSLR fotoğraf makinesi olarak adlandırılır. c. APS-C Tip Crop Frame Sensör 35 mm DSLR Fotoğraf Makineleri: Adından da anlaşılacağı gibi Türkçe karşılığı kırpılmış sensör olan bu özellikteki makineler full frame makinelere göre daha yaygın kullanılır ve daha az maliyetlidir. Üreticiler ekonomik faktörlerden dolayı sensör boyutlarını küçülterek 24x36 mm’lik bir alandan daha küçük yer kaplayan sensörler üretmişler ve
bu makinelerin yaklaşık sensör boyutu 24x16 mm’ye düşmüştür. d. APS-H Tip 35 mm DSLR Fotoğraf Makineleri: Sensör boyutu APS-C tip makinelere göre daha büyük full frame makinelere göre daha küçüktür, 28x18 mm. Hız ve seri çekim gerektiren konularda başarılı sonuçlar veren makinelerdir. e. Aynasız Dijital Fotoğraf Makineleri: DSLR makinelere göre gövde yapısı olarak çok daha hafif ve ergonomiktirler. DSLR makinelerden en büyük farkı DSLR’lerin gövdesinde bulunan ayna mekanizmasının bu makinelerde olmayışıdır. Ayna sistemi olmadığı için gövde (body) kısmı hafif ve DSLRlere göre daha küçük ebattadır. İçyapılarında görüntüyü 45 derecelik açı ile vizöre ulaştıran yansıtma aynası bulunmaz. DSLR’lerde olan optik vizörün görevini bu makinelerde elektronik vizör ve LCD ekran görür.
35 MM Dijital DSLR Fotoğraf Makinelerinde Netleme ve Pozlama
Netleme: 35 mm DSLR makinelerini analog makinelerden ayıran en önemli özelliklerinden biri netleme düzenekleridir. Bu makineler üzerinde iki çeşit netleme düzeneği bulunmaktadır;
• objektif üzerinde bulunan halka ile yapılan manuel netleme (M) • otomatik netleme (AF-Auto Focus).
Dijital fotoğraf makinelerinin üstünde AF otomatik netleme modundan başka netleme seçenekleri de bulunmaktadır. Otomatik netleme modu olan AF modu kendi içerisinde üç farklı seçenek barındırır:
1. Tekil Servo: Hareket içermeyen durağan konular (portre, manzara,) ve sabit nesneleri çekerken bu netleme modu seçilir. Deklanşörümüze yarım bastıktan sonra fotoğraf makinemiz odaklanma yapıldığına dair yanıp sönen noktacıklar ve bip sesi ile işaret verir. Bu işaret geldikten sonra deklanşöre tam basılır ve fotoğrafımız çekilmiş olur 2. Sürekli Servo: Sürekli hareket halinde olan konu ve detayların fotoğrafları çekilirken tercih edilen bir moddur. Özellikle spor ve haber fotoğrafçılığında kullanılır. 3. Değişken Servo: Çekilecek görüntünün durağan ya da hareketlilik durumuna göre anlık tekil servo ve sürekli servo modu arasında hızlı geçiş yapan bir moddur. Bu netleme modu tek çekimlik bir netleme modu olmasına rağmen hızla hareket eden bir model ya da obje algıladığı anda tekli servodan sürekli servoya geçiş yapar.
Odak Noktası: Fotoğraf makinasının odaklama yaparken kullandığı bölgedir. Bu bölge DSLR fotoğraf makinelerinde optik bakaçtan baktığımızda
görebileceğimiz odaklama yapıldığı anda görülebilecek kırmızı olarak yanan noktalar kümesidir.
Pozlama: İster analog ister dijital olsun fotoğraf demek ışık demektir. Görüntünün oluşabilmesi için film ya da algılayıcı sensör üzerine belli miktarda ışık düşmesi yani ışığa duyarlı alanın pozlandırılması gerekmektedir. Işığa duyarlı yüzeyin ışıktan ne kadar süre ve miktarda etkileneceği makinemizdeki pozlandırma seçenekleri ile belirlenir. Her bir fotoğraf, kameranın sensörü tarafından algılanmadan önce belli bir miktarda ışığa ihtiyaç duyar. Yeni kuşak DSLR fotoğraf makinelerini bir çoğu TTL ölçüm sistemi (through the lens) (objektifin içinden gelen ışık şiddetine göre ışık ölçümü) kullanarak doğru pozlama için gerekli ışık miktarına karar verir. Bu ışığın geçiş süresi miktarı ve emilim oranı diyafram ve enstantane düzenekleri tarafından belirlenir.
Dijital Fotoğraf Baskı Sistemleri ve Yardımcı Ekipmanlar
Analog bir makine ile çektiğimiz görüntüler film rulosu üstüne kaydediliyor sonrasında bu film bazı kimyasal süreçlerden geçtikten sonra karta basılıyor ve fotografik görüntünün basılmış pozitif haline ulaşılıyordu. Teknolojinin ilerlemesi ve dijital makinelerin hayatımıza girmesi ile dijital fotoğraf baskı sistemleri de gelişmiş ve baskı alma yöntemleri de değişmiştir. Kimyasal banyo ve karanlık oda süreçleri yerini hafıza kartları ve internet yolu ile aktarılan görüntülere ve çoğunluğu lazer ışınlarla çalışan yazıcı ve baskı makinelerine bırakmıştır.
Dijital Fotoğrafta Yardımcı Ekipmanlar: Dijital fotoğraf çekimleri esnasında, baskı öncesi ve baskı sonrası işlemlerimizi daha rahat ve kaliteli şekilde gerçekleştirmek amacıyla çeşitli amaçlar için üretilmiş olan yardımcı malzemelere ihtiyaç duyarız. Yardımcı malzemelerin bir kısmı analog fotoğrafçılık döneminde de kullandığımız malzemelerden bir kısmı da dijital makine ve fotoğrafların hayatımıza girmesi ile hayatımıza girmiş olan yeni teknolojilerden oluşmaktadır.
Hafıza Kartları: Dijital görüntüleri kaydeden en küçük birimler olan hafıza kartları analog fotoğraftaki filmin yerini almış belleklerdir. Görüntü kaydetme kapasiteleri ve hızlarına göre çeşitlilik gösteren hafıza kartları filmden farklı olarak 36 kareden çok fazla fotoğraf kaydedip saklayabilme kapasite ve hızına sahiptir.
Kart Okuyucular: Dijital fotoğrafçılıkla uğraşan hemen herkesin en az 1 tane hafıza kartı bulunmaktadır. Hafıza kartımızdaki verileri başka bir depolama alanına, bir cihaza ya da bilgisayara aktarmak için kart okuyuculara ihtiyaç duyulmaktadır.
Taşınabilir Diskler: Veri kaybı olasılığını en aza indiren depolama alanlarıdır. Dijital verilerimizi saklamak ve yedeklemek için ihtiyaç duyduğumuz yüksek kapasiteli kayıt ortamlarıdır. Dijital görüntülerimizin taşınabilir disklerde saklanması hafıza kartlarında kalması veya saklanmasından çok daha güvenilirdir.
Veri Aktarma Kabloları: Farklı cihazlar arasında dijital verinin kopyalanması aktarılması ve saklanmasını sağlayan bağlantı kablolarıdır. Dijital veriyi aktarma hızlarına göre farklı çeşitleri bulunmaktadır.
Yazıcılar: Dijital ortamdaki görüntüleri kağıt üzerine aktaran aletler yazıcılardır.
Tripodlar: Flu netsiz çıktılara sebep olan sonuçları engellemek amacıyla makinemizi gövdesiyle beraber üzerine oturttuğunuz üç ayaklı mekanizmanın adı tripoddur. Sağa, sola, aşağı, yukarı her yöne hareket edebilen başlığı sayesinde fotoğraf makinemizi istediğimiz şekilde kullanmamızı sağlar.
Uzaktan Kumanda Düğmesi: Makro veya teleobjektif isteyen özel çekimlerde, hareketli konuların çekimlerinde elimizin makinayı titretmesinden kaynaklanan flu görüntülere sebep olan sonuçları engellemek amacıyla fotoğraf makinesine temas etmeden çekim yapmak için makineye kablo aracılığı ile bağlanan bir düzenektir. Yıldız, ay, manzara fotoğrafları ve düşük enstantane fotoğrafları çekerken tercih sebebidir.
Fotoğraf Düzenleme Programları: Dijital fotoğrafçılığın en önemli artılarından olan çekim sonrası müdahale farklı özellikteki bilgisayar yazılımları sayesinde yapılabilmektedir. Piyasada en yaygın kullanılan yazılımlar adobe photosop, light room ve aperture dur. Farklı özellikteki bu programlar ile fotoğraflarımız üstünde değişiklik yapabilir, çekim esnasında yaptığımız hataları giderebilir ve kreatif çalışmalar ortaya çıkartabiliriz.