SMY201U-SOSYAL MEDYA VE PROPAGANDA
Ünite 5: Sosyal Medya ve Siyasal Kutuplaşma
Kutuplaşma Nedir?
Kutuplaşma, en genel şekilde toplum içinde siyasal görüşlerle tercihlerin en uçta yer alan iki noktada yoğunlaşması olarak tanımlanabilir. Başka bir ifadeyle, kutuplaşma, siyasal kanaatlerin birbirlerine taban tabana zıt iki noktada toplanmasıdır. Kutuplaşmış bir iklimde bireyler, belirli konulardaki kanaatlerini somut gerçeklerden daha çok kendi içinde bulundukları kesimin genel tavrıyla oluştururlar.
Kutuplaşmanın Nedenleri
Geçmişten itibaren iktidar ilişkileri bakımından belirli konulardaki görüş ayrılıkları veya davranış farklılıkları bakımından toplumların net şekilde ikiye ayrılabildiği görülmüştür. Söz konusu ayrımın en belirgin örneğiyle iktidar ilişkileri açısından karşılaşılır. Toplum içindeki en temel bölünme, yöneten ve yönetilen ayrışması, başka bir ifadeyle iktidar sahipleri ve bunların destekçileri ile muhalifler arasında ortaya çıkmıştır. Belirli farklılıkların toplum üyelerini zıt kutuplara ittiğini ileri süren ilk yaklaşımın Marksizm’in sınıf temelli analizi olduğu söylenebilir.
Sonuç olarak popülizmin toplumsal kutuplaşmaya neden olan en belirgin unsurlardan biri olduğunu söylemek mümkündür.
Kutuplaşmanın Olumlu Yüzü
Kutuplaşmanın her zaman ve her durumda olumsuz sonuçlar doğuracağını söylemek mümkün değildir. Bu bağlamda, kutuplaşmaya farklı açılardan bakılabilir. İlk olarak siyasal kutuplaşmanın her zaman olumsuz sonuçlar doğurmadığı, hatta siyasal katılımı artırmak yoluyla demokrasiyi güçlendirici yönde etki yaptığı söylenebilir. Siyasetçiler, kendi kitlelerini harekete geçirmek ve sandığa götürmek için kutuplaşmadan yararlanırlar. Kutuplaşmanın ve siyasal rekabetin güçlü olduğu yerlerde insanlar, tercihleri açısından daha fazla bilgi ve sezgilerini harekete geçirmek için çokça duygusal ipucu bulabilirler.
Buradan da anlaşılabileceği gibi kutuplaşma tek bir ülkenin ya da bölgenin sorunu değildir. Geçmişten itibaren en gelişmiş demokrasiler arasında gösterilen pek çok ülkede bile yukarıda aktarılan yeni sorunlar itibariyle kutuplaşma tartışmalarının yaşandığı dikkat çekmektedir. Bu tartışmalar aracılığıyla kutuplaşmanın siyasal düzeni ve toplumsal uyumu tehdit eden yüzüyle karşılaşılmaktadır.
Kutuplaşmanın Demokrasiye Etkileri
Bu durum, kutbun her iki tarafı açısından karşılıklı bir etki meydana getirecektir. Daha açık bir ifadeyle, her iki taraf da farklı ideolojik anlayışlara yönelen ancak sonuçta aynı otoriter yöntemleri ve dili kullanan eğilimler içine girecektir. Böylece siyasal otoritenin sahipleri, demokrasinin genel kuralları dışına çıkarak yönetim süreçlerini keyfi şekilde ve otoriter bir tarzda kullanabilecektir. Bu süreç, vatandaşların bir kısmına diğerlerinden farklı ayrıcalıklar sağlama, diğer bir kısmı
açısından ise dezavantajlı durumlar yaratma şeklinde işleyebilir. Bunun sonucu ise toplumdaki güven ve adalet duygularının sarsılmasıdır.
Çoğulcu Toplum Anlayışı ve Kutuplaşma
Kutuplaşmanın demokrasiye en büyük zararlarından biri, seçmenlerin kendi çıkarlarını savunduğunu düşündükleri parti veya liderler lehinde demokratik değerleri ve adil seçimleri bile feda edebilmeleridir. Kutuplaşan bir zeminde seçmenlerin kendi içinde bulundukları siyasal kanadın her ne pahasına olursa olsun kazanması yönünde çaba harcamaları demokratik rekabetin koşullarını ortadan kaldıracaktır. Zira kutuplaşmış bir siyasal iklimde birey, kendi içinde bulunduğu tarafın diğer kesime karşı mutlak bir ahlakî üstünlüğe sahip olduğunu düşünecektir.
Güncel Siyasal Sorunlar ve Kutuplaşma
Öte yandan son dönemde karşılaşılan kutuplaşma tartışmalarının geleneksel ayrışma noktalarından farklı olduğu açıktır. Gelişmiş demokrasiler de dahil olmak üzere dünyanın farklı yerlerinde ortaya çıkan kutuplaşma sürecinin belirli güncel sorunlarla ilişkili olduğu söylenebilir. Bu durum aslında dünya ölçeğinde görülen yeni siyasal kamplaşmalar, güvenlik anlayışındaki değişim, artan ekonomik sorunlar, refahın düşmesi, işsizlik rakamlarının yükselmesi ve yoğun göç hareketleri ile yakından ilişkilidir. Soğuk Savaş yıllarında liberal demokratik rejimlerle yönetilen ülkeler için en büyük tehdidin komünizm olduğu görülür. ABD başta olmak üzere pek çok ülkede Soğuk Savaş yıllarında gerek içte gerekse dışta komünizmle mücadele edilmesi için medyanın kullanılması ve yoğun bir endoktrinasyon da dahil olmak üzere pek çok adım atılmıştır.
Yeni İletişim Teknolojileri ve Kutuplaşma İlişkileri
Son yıllarda iletişim teknolojilerindeki gelişmeler nedeniyle medya sektöründe faaliyet göstermenin nispeten kolaylaşması kutuplaştırıcı siyaseti güçlendiren bir yüz taşır. Zira çok sayıda siyasal akım, geçmişle kıyaslandığında çok daha az maliyetli şekilde ve kolayca medya kuruluşuna sahip olabilmektedir. Bu bağlamda, her türlü siyasal görüşün kendi düşüncelerine uygun medya araçları bulabileceği görülür. Günümüzde demokratik ülkelerde gazeteler, radyo ve TV kanallarıyla giderek büyüyen internet medyası genellikle ideolojik olarak farklılaşmıştır. İnternet medyası da geleneksel medyanın siyasetle girdiği ilişkilerden muaf değildir. Ancak bu alanın denetiminin oldukça zor olması internet alanında yayın yapan sitelerin geleneksel medyanın tâbi olduğu hukuksal ya da etik kısıtlamalarla dahi kendisini bağlı görmemesi sonucunu doğurmaktadır. Ayrıca internet hukukunun henüz tam olarak gelişmemesi de bu alanda yapılan yayınların neden olabildiği sorunları büyütmektedir.
Yeni İletişim Teknolojilerinin İnsan İlişkilerine Etkisi
Geleneksel medya kuruluşlarında haber ve yorumlar belirli süzgeçlerden geçirildikten sonra yayına verilir. Farklı ellerden geçen değerlendirme sürecinin sonunda
hazırlanan çalışma hedef kitleye ulaşır. Bu sürecin her durumundadır. Ancak bunların etki alanlarının dolaşıma aşamasında farklı sorumluluklar oluşur. Oysa sosyal sokulan yalan bilgi ve haberlerin çok daha gerisinde medyada bireyler kendi kanaatlerini doğrudan ve aracısız olduğu açıktır. şekilde ortaya koyma şansına sahiptir. Üstelik pek çok sosyal paylaşım platformunda müstear isim (nickname) kullanmak mümkündür. Böylece kullanıcılar kolektif olarak yorum ve değerlendirme yapma imkânına sahiptir.
Sosyal Medyanın Kutuplaşmayı Önleme Potansiyeli
Sosyal medya aracılığıyla kişilerin geçmişte ulaşamayacakları yeni bilgi kaynaklarından beslenmeleri mümkündür. İnsanlar karşıt görüşleri tanıdıkça bunlara yönelik düşmanlıkları azalabilir; daha önce düşmanca baktıkları düşüncelerin kısmen ya da tamamen haklı olabileceğini düşünebilirler. Bu düşüncelerin hâlâ yanlış olduğunu savunsalar dahi en azından farklı yaklaşımlara daha hoşgörülü şekilde bakabilirler. Dolayısıyla sosyal medya kullanımının kutuplaşma açısından her zaman olumsuz etkiler üretmesi gerekmez. Sosyal medyanın sunduğu özgürlük ortamı kullanıcıların yeni fikirler geliştirmesinde etkili olur. Buradan hareketle, sosyal medyanın belirli zamanlarda kutuplaşmayı engelleyebileceği savunulabilir. Ancak hâlihazırdaki görünüm, sanal ortamın kutuplaşma bakımından olumsuz etkisini çok daha yoğun şekilde hissettirdiğidir.
Sosyal Medyanın Kutuplaştırıcı Etkisi
Siyasal nezaketsizlik, insanların siyasal tartışmalarda gündelik hayatlarındaki nezaketlerini bırakıp daha saldırgan bir tavır benimsemelerini ifade eden bu kavram özellikle muhatabın, kişinin doğrudan karşısında olmadığı sosyal medyada nezaket dışı bir tavır gösterebilmesini anlatmak için kullanılır.
Kutuplaşmayı Güçlendiren Bir Araç Olarak Filtre Balonları
Filtre Balonu, sosyal paylaşım sitelerinde, kullanıcılara ilgi alanlarına göre haberlerin, gönderilerin ve reklamların öne çıkarılmasını ve yine aynı kapsamda takip önerilerinin yapılmasını sağlayan algoritmaların oluşturduğu sistemdir.
Sosyal Medyada Yalan Haberlerle Kutuplaşmanın Beslenmesi
Sosyal medyanın kutuplaşma açısından bir diğer olumsuz etkisi ise “yalan haber” (fake news) yaymanın bu mecrada oldukça kolay olmasıdır.
Bu kesimlere ön yargılı yaklaşan kişinin ise haberi ya da paylaşımı okuduktan sonra olumsuz kanaatleri pekişecektir. Bu kişinin farklı kaynaktan gelen bu gönderiyi başkalarıyla da paylaşması bu yanlış bilginin giderek artmasına sebebiyet verecektir. Daha sonra yanlış bilgi düzeltilse bile en baştaki etkiyi tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir. Dünyanın hemen her yerinde sosyal medyadaki haberlerin doğruluğunu araştıran bazı sitelerin olduğu bilinmektedir. Özellikle önemli siyasal ve toplumsal olaylarla ilgili dolaşıma giren haberlerin doğru olup olmadığını araştıran siteler gerçekle ilgisi olamayan bilgilerin etkisi altında kalmamak için önemli araçlar