AÖF Soru Bankası

Sosyal Medya ve PropagandaÜnite 3 Özeti

Sosyal Medyada Dezenformasyon ve Algı Yönetimi

SMY201U-SOSYAL MEDYA VE PROPAGANDA

Ünite 3: Sosyal Medyada Dezenformasyon ve Algı Yönetimi

Bilgi Çağında Enformasyon ve Bilgi Kirliliği

Fransızcadan dilimize yerleşmiş olan enformasyon kavramı, Türk Dil Kurumu Sözlüğüne göre “Haber alma, haber verme, haberleşme” gibi anlamlara gelmektedir. Bilgi kavramının sözlük anlamı ise “İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü; öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek” olarak tanımlanmaktadır.

Herhangi bir olguya dair doğru ya da yanlış herhangi bir şey bilmek enformasyonu, enformasyonu çeşitli zihinsel süzgeçlerden geçirerek bir fikre dönüştürmek ise bilgiyi oluşturmaktadır.

Enformasyon, özellikle günümüzde insanoğlunun zihnine giderek artan bir hızda, zaman ve mekân gözetmeksizin aktarılabilmektedir. Teknoloji devrimi ve internet sayesinde cep telefonlarından kişisel bilgisayarlara, televizyondan diğer iletişim araçlarına kadar denetlenmesi zor pek çok kaynaktan bireylere enformasyon akışı sağlanabilmektedir.

Geçmişte tek bir enformasyondan farklı bilgiler üretebilen insanoğlu, günümüzde birbirinden farklı sayısız enformasyon akışından tek ve doğru bilgiye ulaşma gayreti içinde bulunmaktadır. Bu noktada enformasyonun bilgiye dönüşmesinde temel etmen, belli bir amaç doğrultusunda kullanabileceği sistematik süzgeçlerden geçirme yöntemini bulması üzerine odaklanmaktadır. Bilgi toplumunda enformasyon yığınını istenilen zamanda istenildiği kadar, gereksiz tekrarlardan arındırılmış ve kavranabilir bilgiye dönüştürmek ise giderek güçleşmektedir.

Bilgi Kirliliği

Bilgi kirliliği, günümüzde kamuoyunun yanlış etkilenmesine neden olduğu için, bu sorunla mücadele hükûmetlerin siyasal hayatta öncelik verdikleri bir konudur. Zira bilgi kirliliği gündelik hayata ciddi biçimde tesir eden bir sorun oluşturmaktadır. Özellikle yanlışlığının gösterilmesi mümkün olmayan komplo teorilerinin üretilerek bilgi kisvesi adı altında yayılması, toplumda bireylerin kendilerini hiçbir şeyi değiştirme ve dönüştürme gücü elinde bulunmayan güçsüz ve çaresiz kişiler olarak hissetmeleri gibi ciddi sonuçlar doğurabilmektedir.

Bilgi kirliliği adı altında asıl kastedilen kavramın enformasyon kirliliği olduğu, önemle vurgulanması gereken bir gerçektir. Keza bölümün başında bahsedilen bilgi ve enformasyon terimleri arasındaki farktan hareketle, bilgi kirliliği olarak dilimize yerleşmiş terimin ihtiva ettiği anlam itibariyle enformasyon kirliliğine işaret ettiğinin göz önünde tutulması gerekmektedir. Özellikle sosyal medya kullanımında yayılan enformasyonun insanların tutum ve davranışlarını değiştirme noktasındaki etkisi aynı zamanda manipülasyonun da gücüne işaret etmektedir.

Bilgi Kirliliği Türleri

Bilgi kirliliği aslında bir biçimde gerçekle ilgilidir ancak evrensel olarak kabul edilmiş gerçeğe ulaşmak neredeyse

imkânsızdır. Enformasyonun birbirinden çeşitli kaynaktan aynı anda çok kısa sürede üretilebilmesi ve doğru enformasyon üretmede etik sorumluluğun yok denecek az olması sebebiyle bilgi kirliliği, özellikle sosyal medya ile özdeşleştirilmektedir (Kumar ve Geethakumari, 2014, s.3). Sosyal medyadaki bilgi kirliliğinin temel olarak üç çeşidinden söz etmek mümkündür: (a) Yanlış bilgi (b) Zararlı Bilgi ve (c) Dezenformasyon.

Bilgi Kirliliği Türleri Arasındaki Farklar

Yanlış bilgi, zararlı bilgi ve dezenformasyon arasındaki temel farkları Karlova ve Fisher (2013) beş temel unsura dayandırmaktadır: Objektif gerçeklik, algılanan gerçeklik, bütünlük, geçerlilik ve aldatıcılık. Söz konusu ayrımdan yola çıkarak yanlış bilginin objektif gerçeklik unsurlarını diğerlerine göre daha fazla barındırdığı, algılanan gerçekliğin objektif gerçekliğe daha yakın olduğu, ancak gerçeğin sadece bir kısmını içerdiği, geçerliliğinin daha kolay kanıtlanabileceği ve aldatma amacının olmadığı söylemek mümkündür. Zararlı bilgide ise objektif gerçeklik yanlış bilgiden çok daha az olup algılanan gerçeklik objektif gerçeklikten daha fazladır. Zararlı bilgi kendi içinde tutarlı bir bütünlüğe sahip olabilir, geçerliliğini kanıtlamak bu tutarlılıktan dolayı yanlış bilgiye göre daha zordur.

Diğer taraftan dezenformasyona baktığımızda objektif gerçekliğin ortadan kaybolduğu, enformasyonu üretenin hedeflediği algının yerleştirildiği, kendi içinde bütünlük ve geçerliliğe çoğu zaman sahip olduğu ancak diğer bilgi kirliliği türlerinden farklı olarak doğrudan aldatma amacıyla kasti olarak üretildiğini söylemek mümkündür. Atatürk’ü karalama maksadıyla onun hiç söylemediği ve toplumun dini ya da manevi değerleriyle ilgili hassasiyetlerini zedelemek için Atatürk’e atfedilen bir söz üretmek ise dezenformasyondur.

Dezenformasyonun Üretilmesi ve Yayılması

Günümüzde dünya genelinde haberciliğin değişen uygulamalarıyla birlikte özellikle internet erişimi vatandaşların haber üretme ve habere yorum katma noktasında aktif katılımını da sağlamaktadır. Maliyeti az web siteleri ve açık kaynak içerik yönetim sistemleri gibi çevrim içi kanallar kişilere profesyonel görünümlü web siteleri oluşturmak için de bir fırsat vermektedir. Bu çerçevede internet çok sayıda kullanıcının tek bir kablo sayesinde ürettikleri enformasyonu tüm dünya ile paylaşmasını sağlayarak farklı bir diyalog zemini geliştirmesine olanak sağlamaktadır. Dezenformasyonun üretilmesi ve yayılmasında haberi üreten, üretilen mesaj ve iletilen mesajı alan kişilerin bir arada sistematik biçimde yönetildiği görülmektedir.

Dezenformasyon kampanyaları genellikle toplumların kültürel, dini, milli ve diğer kimlik unsurlarına zarar verme amacıyla hassasiyetlerini zedeleyecek ve özgür iradeleriyle karar vermelerine engel taşıyacak manipülasyonları hedeflemektedir. Dezenformasyonun hedefine göre kampanya süreleri de değişkenlik


göstermektedir. Örneğin ülkedeki seçim sonuçlarını manipüle etme hedefiyle oluşturulan dezenformasyon kampanyaları olay bazlı ya da kısa süreli iken kültürel değişimleri hedefleyen dezenformasyon kampanyaları uzun vadeli sürdürülebilmektedir. Dezenformasyonda üretilmiş bilginin yorumlayıcı üzerinde bırakacağı etki, diğer bir deyişle kişinin mesajı okuma biçimi- stratejik olarak önceden belirlenmektedir. Kişilerin bazen kendilerine ulaşan dezenformasyonun ülkedeki hâkim ideoloji tarafından mı muhalif ideoloji tarafından mı üretildiğini tahmin edebilmelerine imkân tanınır.

Sistematik Bir Dezenformasyon Olarak Algı Yönetimi

Dezenformasyon yoluyla algı yönetimini ifade etmek için Bilgi Savaşı, Melez Savaş, Propaganda gibi kamuoyu tarafından sıklıkla kullanılan diğer kavramlar da bulunmaktadır. Diğer taraftan akademik çalışmalarda bahsi geçen kavram yerine Psikolojik Operasyon, Psikolojik Harekât gibi terimlerle de sıklıkla karşılaşılmaktadır.

Algıların gerçekleri üretirken sınırlı veri kaynaklarından beslendiği kabulü aynı zamanda algının yanılabileceği gerçeğini de içermektedir. Zira algı yönetimi kavramından bahsediliyor olunması bile başlı başına algının yönetilebilecek (değiştirilebilecek/yönlendirilebilecek) bir gerçeklik esasına dayandığına işaret etmektedir. İşte tam da bu noktada algı yönetimi ile dezenformasyonun birbiriyle kesiştiğini söylemek mümkündür.

Dezenformasyon ve Algı Yönetimi İlişkisi

Dezenformasyonun devletler arası ilişkilerde bir güç unsuru olarak kullanılmasının Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğine (SSCB) dayandığı ileri sürülebilir. Dezenformasyonun bir çeşit savaş silahı olarak kullanılmasındaki önemli unsur, hedef ülkenin haber kanallarını yanlış bilgiler veya hayali belgelerle beslemek, hedef ülkenin istihbarat servislerini kendi amaçlarına uygun olarak uygun adımlar atmaya teşvik etmektir.

1990’lı yılların ortasında internet, gündelik hayata hızla girişiyle birlikte dezenformasyon yoluyla algı yönetimi araçlarının başında yerini almıştır. İnsanların davranışlarını değiştirmek için en kolay, ucuz ve zahmetsiz bir yöntem olan algı yönetimi operasyonları için öncelikle enformasyona anlam yüklemek maksadıyla internet geniş bir imkân sağlamaktadır. Algı yönetiminin iki unsuru aldatma ve dezenformasyondur. Aldatma ile kişiler herhangi bir doğrunun gerçek olmadığı konusunda ikna edilmekte; dezenformasyonla ise istenilen şeye inandırmak için yanlış bilgiler üretilmektedir.

Dezenformasyon yoluyla algı yönetiminin en sık kullanıldığı alanların başında siyasi davranışın etkilenmesi gelmektedir. Algı yönetiminin temel hedefi bireyin tutum ve davranışlarını yaratılan sahte gerçeklikler üzerinden istenilen şekliyle yeniden inşa etmek olduğu için oy kullanma davranışının değiştirilmesinde dezenformasyona dayalı algı yönetimi oldukça başarılı sonuçlar verebilmektedir.

Dünyada Bilgi Kirliliğiyle Mücadele Çalışmaları

2018 yılının Mart ayında Avrupa Komisyonu bünyesinde kurulan bir üst düzey araştırma grubu ülkeler genelinde dezenformasyonla mücadele konusunda yapılanlarla ilgili bir rapor yayımlamıştır (Funke ve Flamini, 2018). 2017’nin Kasım ayı içerisinde ise dezenformasyona dayalı artan endişelerin Avrupa Birliği’nin (AB) gündemine gelmesiyle buna yönelik politikaların oluşturulması maksadıyla oluşturulan araştırma komisyonunun raporunda çeşitli ülkelerin yanlış bilgilendirme akışını önlemek için izledikleri politikalar bir araya getirilmiştir.

Özellikle başkanlık seçimi kampanyaları aşamasında Fransa, dezenformasyonla mücadele konusunda en aktif ülkelerden biri olmuştur. 2018 yılının Kasım ayında, Cumhurbaşkanı Macron tarafından önerilen ve akabinde kabul edilen yasa ile seçimin gidişatını etkileyecek yanlış iddialar, yorumlar ya da sistematik dezenformasyon faaliyetlerini önlemek için kamu kurumlarına önemli yetkiler verilmiştir

İngiltere de son yıllarda dezenformasyonla mücadelede önemli adımlar atan ülkeler arasında gösterilmektedir. İngiltere Parlamentosu Dijital, Kültür, Medya ve Spor Komitesinin 29 Temmuz 2018’de yayınladığı raporda sahte haber terimi reddedilerek iki kavramın bir arada kullanılmasının dezenformasyona bir haber değeri kattığı bildirilmiştir

Rus hükûmetinin dünyadaki dezenformasyon ve algı yönetimi operasyonlarının ana kaynağı olmasına ilişkin tartışmaların ortasında, Rusya 2018 yılının ortalarında Rus halkının kendi ülkelerine yönelik yanlış bilgi üretmesinin önüne geçmek maksadıyla bir yasa çıkarmıştır.

Dezenformasyonla mücadelede Çin’in dünyadaki en katı yasalara sahip olduğu söylenebilir. 2016 yılında yürürlüğe giren bir yasayla Çin Hükûmeti ülkede ekonomik ve sosyal düzeni kötüleyen söylentiler yaratma veya yayma suçunu iç hukukuna dâhil etmiştir.

Ocak 2019’da Kanada Hükûmeti aynı yılın sonbaharında gerçekleşecek seçimler öncesinde halkın yanlış bilgilendirilmesiyle mücadele etmek maksadıyla “Seçim Eleştirileri Kamu Protokolü” yayımlamıştır.

Avustralya’da 2018 yılının Haziran ayı içerisinde yaklaşan seçimlere ilişkin kampanyaların ülke dışından yabancı etkiler ve potansiyel siber eylemlerden korunması maksadıyla hükûmet tarafından bir görev gücü oluşturularak medyada doğru habercilik kampanyası başlatılmıştır. Brezilya’da yine yaklaşan seçimler öncesinde ülkenin federal polis birimi içerisinde oluşturulan bir görev gücü tarafından Ocak 2018’de yanlış haber üreten ve sosyal medya hesapları üzerinden yayanlar hakkında para cezası uygulanacağı duyurulmuştur. İsrail hükûmeti, 9 Nisan 2019 seçimlerinden önce herhangi bir platformda açıkça ismi belirtilmeyen kişilerin paylaşım yapmasını yasaklamıştır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında