AÖF Soru Bankası

Sosyal Medya YönetimiÜnite 8 Özeti

Sosyal Medya ve Yeni Teknolojiler

SMY107U-SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ

Ünite 8: Sosyal Medya ve Yeni Teknolojiler

Giriş

Gazete, dergi, radyo, TV ve sinema gibi analog dil temelinde şekillenen “geleneksel medya”, internetin hayatımıza girmesiyle “hibrit (melez) medya” haline gelmektedir. Akıllı telefon ve tablet gibi tüm geleneksel medya araçlarına erişimi bir arada sunan teknolojiler, kitle iletişim anlayışını da değiştirmiştir. Bu bağlamda birbirine yakınsayan kitle iletişim araçları, iç içe geçerek yöndeşmektedir. Tek bir araçla gazete ve dergi okuyup radyo ve TV kanallarını takip edebilen kullanıcı, “izleyici” şeklinde betimlenen pasif konumunu terk etmektedir. Akıllı telefon üzerinden birkaç tıkla canlı yayın gerçekleştirebilen “kullanıcı”, artık içerik yönetimine dahil olmaktadır. Söz konusu işleyiş “dijital yerli” olarak anılan Z kuşağı ile birlikte daha da yerleşmektedir. Bu durum kullanıcının kitle iletişim kültürü ve sosyal medya yönetimi üzerindeki rolünü ve etkisini tekrar düşündürmektedir. Yeni medya teknolojileri adına evrimsel bir gelişme olmaktan öte; devrimsel bir anlam ifade eden internet, dinamik yapısıyla dikkat çekmektedir. Birçok sosyal medya platformunu öğüten ve/veya dönüştüren bu yapı; sanal/öte evren (metaverse), nitelikli fikri tapu (NFT), sanal gerçeklik (VR), yapay zeka (AI), bulut teknolojileri, makine öğrenme (ML), büyük veri ve veri madenciliği gibi gelişmeler ekseninde sürekli güncellenmektedir. Bu bağlamda bölüm kapsamında yeni nesil teknolojiler açıklanmakta; söz konusu yeniliklerin sosyal medya pratiklerine dönük yansımaları örneklendirilmektedir.

Sosyal Medya ve Yeni Nesil Dijital Kavramlar

Yeni medya dilinin en karakterize örneklerinden biri olan sosyal medya, internetin Web 2.0 aşamasıyla birlikte hayatımıza girmiştir. Web 1.0 sürecindeki “salt okunur” ağ anlayışından, “okuyaz” web kültürüne geçişi ifade eden ikinci web sürümü; interneti sosyalleştirmektedir. Kullanıcının ürettiği içeriğe (UGC; user generated content) olanak sağlayan bu sürüm, 1990’ların sonu itibarıyla gündeme gelmiştir. Özet şekilde katılım, sohbet, çoklu ortam (multimedya), topluluk ve bağlantılılık temelinde işleyen Web 2.0 araç/platform seti olan “sosyal medya”, çevrim içi sanal etkileşim ortamlarıdır. Kullanıcılar arası (sanal) etkileşimi mümkün kılan sosyal medya türleri (sosyal ağlar, bloglar, mikrobloglar, Wikiler, sosyal oyunlar, içerik paylaşım ağları, forumlar vb), makro bir değerlendirmeyle web tabanlı paylaşım yazılımlarıdır. İnterneti ve sosyal medyayı mümkün kılan yeni medya teknolojileri, günlük hayatımızı her geçen gün daha çok şekillendirmektedir. Yapay zeka, makine öğrenme, metaverse, büyük veri, nesnelerin interneti gibi sosyal medya pratiklerini ve iş modellerini değiştiren ve gündelik yaşama direkt etki eden teknolojiler, yeni nesil dijital sözlüğümüzü oluşturmaktadır.

Multi Medya, Hiper Medya, Hibrit Medya: Medya kavramının anlamı “medium (ortam)” sözcüğünden gelmektedir. İletişimin gerçekleştiği ortama atıf içeren medya, yeni medya teknolojileri sayesinde sürekli zenginleşmektedir. Bu bağlamda “multimedya (çoklu

ortam)”; metin, fotoğraf, ses, video gibi farklı medya formatlarını bir arada sunabilen “çoklu” medya anlamı taşımaktadır. “Hibrit (melez) medya” kavramı ise yeni medya teknolojileri çerçevesinde yöndeşen araçlara ve ortamlara karşılık gelmektedir. Yani yeni medya/dijital teknoloji dili, birbirine yakınsayan ve sonra melez araçlara/ortamlara dönüşen teknolojileri beraberinde getirmektedir.

Yapay zeka (artificial intelligence; AI) ve makine öğrenme (machine learning; ML): Yeni medya dilinin Endüstri 4.0 ve Web 3.0 bağlamındaki itici gücü olan yapay zeka ve makine öğrenme, makinelerin hareket yeteneklerinin artması anlamına gelmektedir.

Nesnelerin interneti (Internet of Things; IoT) ve Sosyal Nesnelerin İnterneti (SIoT): Akıllı cihaz ve akıllı ev konseptinin her geçen gün hayatımıza daha fazla dahil olmasıyla birlikte IoT kavramı da önemini artırmaktadır. İnternete bağlı akıllı cihazların sürekli artması, nesneler arasındaki veri alışverişini ve Amazon, Apple, Google gibi markaların ekosistem kurma yarışlarını tekrar gündeme getirmektedir. Bağlantılı nesnelerin veri toplayarak “büyük veri” temelinde çalışan yapay zekalara “kaynak” oluşturması anlamına gelen “IoT”; dijital dilin getirdiği ergonomiden faydalanmaktadır.

Giyilebilir teknolojiler ve artırılmış insan (wearables and augmented humans): Akıllı bileklik ve akıllı saat gibi fitness takip cihazları ve mantığı ile başlayan “giyilebilir teknoloji”, günümüzde insan performansını iyileştirmek; daha sağlıklı, daha güvenli ve daha verimli hayatlar yaşamamıza yardımcı olmak için tasarlanmış bir endüstriye dönüşmektedir.

Büyük veri ve ileri/artırılmış analitik (big data and augmented analytics): Küresel ağ üzerinde üretilen tüm veriye; veri yığınına işaret eden “büyük veri”, galaktik ağ şeklinde betimlenen internetteki tüm akışı kapsamaktadır.

Akıllı mekanlar (intelligent spaces & smart places): IoT ile yakın ilişkili olan “akıllı alan yönetimi”; evler, ofisler ve hatta tüm şehirler gibi fiziksel alanların giderek daha fazla bağlantılı ve akıllı hale getirilmesi anlamına gelmektedir.

Blok zincirler ve dağıtılmış defterler (blockchains & distributed ledgers): Verileri depolamak, doğrulamak ve korumak adına önem arz eden blok zincirlerin ve dağıtılmış hesapların temeli 1991 yılına dayanmaktadır. İlk kez kriptografik (şifreli) olarak güvenli bir blok zinciri tanımlayan Stuart Haber ve Scott Stometta, günümüzde 200 sektörde kullanılan yöntemi ortaya koymuştur. Halka açık blok zincirlerin yolunu açan ve “bitcoin” işlemlere zemin hazırlayan blok zinciri teknolojisi, verilerin yalnızca mevcut verilere eklenebilmesini sağlamaktadır. Hiç kimsenin değiştiremediği ve silemediği bu “zincir”, şeffaf ve güvenli yapısıyla dikkat çekmektedir.

Bulut erişim ve uç bilgi işlem (cloud & edge computing): Verilerin diğer bilgisayarlarda depolandığı ve internet üzerinden erişildiği “bulut bilişim”, veriyi ve veri


analitiğini kitlelere açmaktadır. İnternet tabanlı bilişim hizmetlerinin genel adı olan bulut teknolojisi, kullanıcı verisinin, bulut bilişim sağlayıcısı (Amazon Web Services; AWS, Google Cloud Platform; GCP, Microsoft Azure gibi) tarafından yönetilen veri merkezinde depolanması anlamına gelmektedir.

Genişletilmiş gerçeklikler (extended realities): Sanal gerçekliği (Virtual reality; VR), artırılmış gerçekliği (augmented reality; AR) ve karma gerçekliği (mixed reality; MR) içine alan “genişletilmiş gerçeklik (XR)”, daha sürükleyici dijital deneyimler yaratmaya yönelik trend olarak öne çıkmaktadır. VR, tamamen bilgisayarla üretilen dijital form değeriyle gerçekliğin taklidi veya simülasyonu anlamına gelmektedir. AR, gerçek dünyanın sanal içerikle zenginleştirilmesine odaklanmaktadır. MR ise gerçek dünya ile dijital içeriğin harmanlanmasını; yani dijital nesnelerle fiziksel dünya nesnelerinin bir arada kullanılmasını ifade etmektedir.

Dijital ikizler (digital twins): Gerçek bir fiziksel nesnenin, ürünün, sürecin veya ekosistemin dijital bir kopyası olan “dijital ikiz” kavramı; sistem simülasyonu, test, izleme ve bakım gibi amaçlarla geliştirilmektedir. Bu yenilikçi teknoloji, fiziksel nesne üzerinde gerçekleştirildiğinde çok pahalı veya riskli olabilecek değişiklikleri ve ayarlamaları denemeye olanak tanımaktadır.

Hologram: Etimolojik köken itibarıyla “holos (bütün)” ve “gramma (mesaj)” sözcüklerinden oluşan “hologram” kavramı, lazer ışınlarıyla elde edilen yeni nesil üç boyutlu (3D) görüntüleme demektir.

Doğal dil işleme (natural language processing; NLP): Makinelerin insan dilini anlamasını sağlayan NLP teknolojisi, insanın makinelerle etkileşimini önemli ölçüde değiştirmektedir. Yapay zekanın alt dalı olan NLP, günümüzde özellikle sanal sesli asistan teknolojisinde kullanılmaktadır. Siri (Apple), Cortana (Microsoft) veya Alexa (Amazon) gibi akıllı kişisel asistanlara her soru sorulduğunda NLP teknolojisi devreye girmekte; asistanlar kullanıcı talebini doğru algılayıp işleyerek, ona doğal dille karşılık üretmeye çalışmaktadır.

Sesli arayüzler ve sohbet robotları (voice interfaces & chatbots): Google Asistan, Amazon Alexa veya Apple Siri gibi sohbet robotlarının akıllı mobil cihazlar sayesinde günlük yaşamımızda daha fazla yer almasıyla birlikte, sesli arayüzlerin önemi daha da artmaktadır. Sesli web arama ve sesli arayüz teknolojilerinin daha fazla entegrasyonla birlikte daha fazla işlem yapma kapasitesine sahip olacağı düşünülmektedir. Sadece sesli komutlarla çalışan cihazların artması, sesle eylem gerçekleştiren robotların tasarlanması, özel amaçlara uygun ses tabanlı uygulamaların geliştirilmesi gibi durumlar söz konusu teknolojilerin geleceğine dair ipucu verebilmektedir.

Yüz tanıma ve bilgisayarla görme (facial recognition & computer vision): Sanal asistanlar özelinde makinelerin konuşmasına alışmamız gibi yüz tanıma teknolojisi sayesinde görmelerine de alışmaktayız. Bilgisayarla görme,

özetle bilgisayara bir insan olarak görme yeteneği kazandırma sürecine denilmektedir. Makinelerin çevrelerindeki dünyayı görsel olarak yorumlamalarına olanak tanıyan bu teknoloji, Apple markasının (Iphone X ile başlayan yüz tanıma; Face ID vurgusu) yatırımlarıyla daha da popülerleşmektedir.

Robotlar ve cobotlar (robots & cobots): Robot teknolojisinin her zamankinden daha akıllı, çevrelerine yanıt vermeyi ve insan müdahalesi olmadan görevleri yerine getirmeyi öğrendiği bir dönem yaşamaktayız. Yapay zeka ve derin öğrenme ile donatılmış robotlar ve robotik uygulamalar, insanların yapabileceklerinin sınırlarını genişletmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda robotik görev otomasyonu ve robotik otomasyon teknolojisi, artık çalışanların müşteri deneyimine odaklanmasına ve rutin işlerin otomatik şekilde gerçekleştirilmesine imkan sağlamaktadır. Bazı endüstrilerde, insanlarla sorunsuz bir biçimde iş birliğine dayalı şekilde çalışan, gelişmiş özellik ve ileri teknolojisiyle yüksek hassasiyete sahip “cobot”lar (kolaboratif/işbirlikçi robotlar) bulunmaktadır. İş birliği ve robot kelimelerinin sentezinden oluşan “cobot”, insanın yapamadığı zahmetli, zor, ağır ve hassas işleri yapmaya yardımcı olmaktadır.

Otonom araçlar (autonomous vehicles): Taksi, kamyon, otobüs hatta gemi gibi her türden otonom aracın tasarlandığı günümüz yeni medya dünyası, yapay zeka sayesinde kendi başına çalışan araçlara sahne olmaktadır.

5G: Hücresel ağ teknolojisinin beşinci ve halihazırdaki son nesli olan «5G»; daha hızlı, daha akıllı, daha kararlı kablosuz ağlar sunmayı ve bu sayede bağlı cihazlar arası veri akışını zenginleştirmeyi hedeflemektedir.

Genomik ve gen düzenleme (genomics & gene editing): Yani medya teknolojileri bağlamında bilgi işlem ve analitikteki ilerlemeler, insan genomunu (kalıtım birimi; genetik şifreleme) anlamamızda sıçramalara neden olmaktadır. Farklı canlı türlerine ait genomların tüm yapısal ve işlevsel taraflarını araştıran bir bilim dalı olan “Genomik”, yeni medya teknolojileri ile tanıştıkça gen düzenleme incelemeleri de artmaktadır. Bu bağlamda kansere yol açabilecek DNA mutasyonlarını düzeltme gibi canlı organizmaların genetik yapısını değiştirmeye yönelik çalışmaların da yapıldığı “genomik”, entegre giyilebilir cihazlarla yöndeşen teknolojilere yenilerini ekleyebilecektir.

Makine ortaklı yaratıcılık ve artırılmış tasarım (machine co-creativity & augmented design): Yapay zeka (AI) sayesinde makineler/bilgisayarlar, sanat eserleri ve tasarımlar oluşturmada daha yetenekli hale gelmektedir.

Dijital platformlar: Facebook, Uber ve Airbnb gibi öne çıkan dijital platformlar, insanlar arasındaki bağlantıları ve alışverişi kolaylaştırmaktadır.

Drone’lar ve insansız hava araçları (drones & unmanned aerial vehicles): Uzaktan veya otonom olarak yönlendirilen uçaklar, askerî operasyonların çehresini değiştirmekle


kalmayıp arama ve kurtarma misyonları, yangınla mücadele, ulaşım, kargo hizmetleri, sinema, spor gibi birçok farklı alanda kullanılmaktadır. İçinde insan veya pilot bulunmayan bir çeşit hava aracı olan “drone”, yer tabanlı bir kontrolör ile uzaktan kumanda edilmektedir.

Siber güvenlik (cybersecurity): Şirketler ve kullanıcılar dijital ortamda yeni tehditlerle karşı karşıya kaldıkça, siber güvenlik tehditlerinden kaçınma ve bunları azaltma yeteneği, öncelikli konulardan biri olmaya devam etmektedir.

Kuantum bilişim (quantum computing): Öz itibarıyla kuantum bilişim, kuantum mekaniği davranışlarından (süperpozisyon, dolaşıklık ve kuantum engelleme gibi) yararlanabilen bir hesaplama türü şeklinde tanımlanmaktadır. Günümüzde kuantum hesaplamadaki çalışmalar büyük ölçüde laboratuvarlarla sınırlı olsa da kuantum bilgisayarlar, yakın gelecekte karşımıza çıkacak gibi görünmektedir.

Yazılım 2.0 (Software 2.0): Düşük kodlu veya kodsuz programlama mantığını ifade eden «Yazılım 2.0», kodlama dilindeki paradigma değişikliğini ifade etmektedir. Nöral ağlar (neural networks) ve makine öğrenme (ML) temelinde kod yazımına odaklanan bu dönem, kodlama yeteneklerinin bilgisayara devredilmesi anlamına gelebilmektedir.

Kitlesel kişiselleştirme ve mikro anlar (mass personalisation & micro-moments): Kitlesel kişiselleştirme, kitlesel ölçekte son derece kişiselleştirilmiş ürünler veya hizmetler sunma yeteneğini ifade etmektedir. Milyarlarca kullanıcının içinde “size özel” iletişim kampanyalarının ve pazarlama tekliflerinin önerilmesi, günümüzün sanal iletişim dünyasını özetlemeye yardımcı olmaktadır.

3B ve 4B baskı (3D & 4D printing): 3D veya üç boyutlu baskı teknolojisi, bilgisayarda modellenmiş nesnenin polimer, reçine, kompozit gibi malzemeler kullanılarak üretilmesi işlemidir. 3B yazıcılarda ısıl veya kimyasal işlemden geçirilerek çıktıya dönüşen nesne, sanal olarak hazırlanan katmanların üst üste gelecek şekilde basılmasıyla ortaya çıkmaktadır. 4D biyoprint baskı, aktif origami veya şekil dönüştürme sistemleri şeklinde anılan “4D” veya “dört boyutlu baskı” ise 3B basılan nesnenin su, ışık, sıcaklık ya da diğer çevresel uyarıcılar aracılığıyla başka bir yapıya dönüşmesi mantığında çalışmaktadır.

Nanoteknoloji ve temiz enerji: Nanoteknoloji, maddenin - dolayısıyla üretimin- atomik, moleküler ve supramoleküler düzeyde kontrolünü ifade etmektedir.

Meta evren ve dijital insanlar (Metaverse & Digital Humans): “Meta (sanal/öte/sonra)” ve “universe (evren)” sözcüklerinin birleşiminden oluşan “metaverse” kavramı, günümüzün yeni medya teknolojileri bağlamındaki en çok tartışılan başlıklarından birini oluşturmaktadır. Metaverse kavramındaki “meta” sözcüğü, kelimenin düz anlamından (alınır satılır mal; ticari mal) farklı şekilde kullanılmaktadır.

Sosyal Medya ve Yeni Nesil Teknolojilerin Kullanımı

Kurumlar ve kullanıcılar tarafından sosyal medyada etkileşim yaratmak ve trafik elde edebilmek adına kullanılan yeni nesil teknolojiler, sosyal medyadaki içerik akışını yönlendirebilmektedir. Bir önceki başlıkta sıralanan yapay zeka uygulamaları, nesnelerin interneti, NFT, VR, metaverse, sohbet robotları gibi teknolojiler ve bu teknolojilerle ilişkili içerikler kurumların/kullanıcıların sosyal medya yönetimi anlayışlarını dönüştürebilmektedir. Bu bağlamda netdaşlar sosyal medya gibi kitle iletişim kültürünü değiştiren yeni nesil teknolojiyi, dijital dönüşümün parçası haline getirmektedir.

“Midjourney”, “Dall-E”, “Stable Diffusion”, “WOMBO Dream”, “craiyon”, “Starry AI”, “Pixray” gibi metinden görüntü üretme yeteneğine sahip yapay zeka (AI) yazılımları, sosyal medya içerik yönetiminde gittikçe popülerleşmektedir. Örneğin 2022 yılı sosyal medya trafiğine damga vuran Midjourney AI, kendini “yeni düşünce ortamlarını keşfeden ve insan türünün yaratıcı güçlerini genişleten bağımsız bir araştırma laboratuvarı” şeklinde tanımlamaktadır. Girilen metinleri detaylı betimleme ve stil yönlendirmeleriyle canlandıran Midjourney, İstiklal Marşı dizelerini canlandırmadan, Da Vinci’nin kehanetlerini yorumlamaya; şarkı sözlerini kullanıp video klip yaratmadan, kurumsal logo dizayn etmeye kadar pek çok alanda kullanılmaktadır.

Yaratıcı kullanım potansiyeli sınırsız olan yapay zeka yazılımlar, üretim süreçlerini hızlandırmakta, maliyetleri düşürmekte ve gerçekleşmesi imkansız deneyimleri (tarihte bir zamana veya şehre yolculuk gibi) tasarlamaya yardımcı olabilmektedir. Kullanıcının yönlendirmesiyle çalışan yapay zeka teknolojileri, felsefi ve etik tartışmaları beraberinde getirmektedir.

Metinden görsel üreten AI yazılımların yanı sıra metinlerle hareketli görüntü (video) üretmeye yarayan araçlar da bulunmaktadır. Çevrimiçi video düzenleme aracı olan Runway’in “Text to video” (metinden videoya) adlı özelliği, içerikteki her sahne için sınırsızca komut veya prompt (karakter veya karakter dizisi) girmeye olanak sunmaktadır.

Google ve Meta şirketleri de söz konusu yapay zeka yazılımlara yatırım yapmakta; metinden görüntü ve video üreten algoritmalar üzerinde çalışmaktadır. Meta’nın “Make-A-Video”; Google’ın ise “Imagen Video” hizmetleri söz konusu girişimlere örnek oluşturmaktadır.

Bir diğer başarılı AI içeriğini, fotoğraf sanatçısı Alper Yeşiltaş tarafından geliştirilen fotogerçekçi çalışmalar oluşturmaktadır. VSCO, Adobe Lightroom ve yapay zeka destekli Remini gibi araçlar aracılığıyla ortaya çıkardığı görsellerle popülerleşen Yeşiltaş, hayatını kaybetmiş ünlüleri (Amy Winehouse, Prenses Diana, Kurt Kobain gibi) konu edindiği bir AI sanat projesi geliştirmiştir.


Sabit görüntü ve video geliştirmeye olanak tanıyan AI uygulamalarını yanında ses kopyalama; klonlama üzerine odaklanan yapay zekalar da mevcuttur. Örneğin Respeecher şirketi, ünlü Star Wars karakteri Dart Vader’i seslendiren aktörün (James Earl Jones) sesini yapay zekaya aktarmıştır. Bu sayede emekliye ayrılan aktörün orijinal sesi, tüm Star Wars uyarlamalarında, AI yardımıyla karaktere “ses” olabilmektedir.

İnsanlaştığı ve bilinç kazandığı yönündeki komplo teorileriyle yüzeye çıkan Google’ın «LaMDA» isimli yapay zekasının, gerçek insan gibi sohbet edebildiği ve duyguları anlayabildiği ifade edilmiştir.

Sıralanan yapay zeka temelli çalışmaların yanı sıra yapay sinir ağlarının senaryo yazması, günümüzün yeni medya teknolojisini anlamak adına karakteristik bir örnek oluşturmaktadır.

Belirtilen yapay zeka (AI) temelli örneklerin yanında sosyal medya ve yeni nesil teknolojiler başlığında bahsetmeye değer şu gelişmelere ya da örneklere de yer verebiliriz:

• Meta şirketinin Facebook ve Instagram platformlarına NFT paylaşma özelliğinin geleceğini duyurması; yine Meta’nın “Creator Week (Yaratıcı Haftası)” etkinliği kapsamında, içerik üreticilerine özel olarak sunulan yeni özellikleri (Instagram’da video ve animasyon NFT’ler, Facebook Yıldızlar ve Profesyonel Mod gibi) tanıtması, • Facebook’un metaverse konsepti çerçevesinde uzaktan çalışma imkanı sunan “Horizon Workrooms” projesini paylaşması (Şirketin VR cihazlar aracılığıyla dahil olunan sanal konferans odaları; sanal gerçeklik ofisleri geliştirmesi), • Şekerleme markası Starburst›ın TikTok kampanyası kapsamında Z kuşağına uzaydan seslenmesi (Markanın TikTok›ta “Starburst nasıl bu kadar sulu olabiliyor?” sorusuna verilen en yaratıcı cevapları, radyo dalgaları yayan teknolojiyle uzaya ışınlaması), • Oxford Üniversitesi bünyesinde geliştirilen proje kapsamında fotoğrafları üç boyutlu (3D) hale dönüştüren yazılımın geliştirilmesi (Oxford, 2020), • FIAT markasının Instagram’daki “Yakın Arkadaşlar” sekmesine özel kampanya geliştirmesi (Markanın Instagram üzerinden sadece kampanyaya katılan -yakın arkadaşların- görebileceği özel kodlarla indirimli ve uygun koşullu araç pazarlaması), • Ünlü reklam ajansı Leo Burnett (Malezya) tarafından Monopoly oyununun «Metapoly» adıyla NFT dünyasına aktarılması (Ajansın kurabiye markası «Chipsmore» için Monopoly temalı 28 mülkten oluşan NFT koleksiyonu tasarlaması),

• e-Ticaret platformu Shopify için yapay zeka (AI), sesli asistan ve artırılmış gerçeklik (AR) teknolojilerini sentezleyen yeni nesil alışveriş prototipinin geliştirilmesi (Markanın, müşteri için otomatik olarak özelleştirilmiş ürünler geliştirmeye yardımcı olacak prototip çalışmaları), • Starbucks markasının blok zincir (blockchain) tabanlı müşteri sadakat programını duyurması (Starbucks Odyssey isimli proje kapsamında markanın, Ethereum tabanlı çalışan Polygon şirketiyle anlaşma imzalaması ve NFT’ler geliştirmesi, • Mercedes-Benz markasının ünlü sanal dünya oyunu “League of Legends (LoL)” için LoL 2022 Dünya Şampiyonası kapsamında sanal otomobil tasarlaması (Markanın Riot Games ile birlikte oyun turnuvasına özel yeni ve tamamen sanal bir Mercedes modeli geliştirmesi, • Dove markasının Epic Games ile birlikte video oyunlardaki güzellik klişelerini eleştiren “gerçek kadın karakterler” tasarlaması (Oyun stüdyosu Toya’nın, oyun motoru “Unreal Engine” ile gerçek kadın hikayelerinden ilham alan ve kadının metalaşmasını reddeden avatar karakterler geliştirmesi), • “Interior AI” girişiminin kullanıcılara kendi iç mekanlarını yeniden tasarlamaları konusunda destek olması (Veri tabanında yer alan mimari stiller çerçevesinde mimarı fikirleri üreten yapay zeka platformunun mekan tasarımları gerçekleştirmesi), • Popüler sosyal medya platformu Pinterest’in Louvre Müzesi ile iş birliği yapması (İçerik paylaşım ağı veya sosyal imleme/etiketleme ağı şeklinde değerlendirilen platformun, “Louvre’a Bir Bakış” adlı 10 videodan oluşan ve kamuya açılmayan; özel sanat eserlerini kapsayan seri içerik yayınlaması), • Tesla şirketinin Yapay Zeka (AI) Günü’nde insansı (humanoid) robotu Optimus’u tanıtması (3 ila 5 yıl içinde piyasaya sürülmesi ve 20 bin doların altında bir fiyat etiketine sahip olması planlanan robotun eylem halinde; dans ederken kamuoyuna gösterilmesi), • Orient Express’in yenilenen yüzüyle yeniden hizmete açılmasını sanal gerçeklik (VR) turu ile duyurması (Ünlü tren turunun 2025’te yapılması planlanan açılışının “Paris Art Week 2022” kapsamında sanal gerçeklik içeriğiyle tanıtılması.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında